<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:g="http://base.google.com/ns/1.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
>

    <channel>
        <title>Gazetekritik.com</title>
        <link>https://www.gazetekritik.com</link>
        <description>Türkiye&#039;nin Özgür Haber Sitesi</description>
        <atom:link href="https://www.gazetekritik.com/rss/categorynews/meclis" rel="self" type="application/rss+xml" />
        <lastBuildDate>Mon, 22 Jun 2026 15:16:48 +0300</lastBuildDate>
        <category>News</category>
        <language>tr</language>
        <generator>Gazete Kritik</generator>
        <ttl>1</ttl>
                        <item>
                      <title>TİP&#039;li Sera Kadıgil’den özel okul patronlarına sert çıkış: “Boykot çağrısı yapacağız”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/tipli-sera-kadigilden-ozel-okul-patronlarina-sert-cikis-boykot-cagrisi-yapacagiz/412731</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/tipli-sera-kadigilden-ozel-okul-patronlarina-sert-cikis-boykot-cagrisi-yapacagiz/412731</guid>
            
            <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 15:16:46 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/5534-tipli-sera-kadigilden-ozel-okul-patronlarina-sert-cikis-boykot-cagrisi-yapacagiz.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/5534-tipli-sera-kadigilden-ozel-okul-patronlarina-sert-cikis-boykot-cagrisi-yapacagiz.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ TİP&#039;li Sera Kadıgil’den özel okul patronlarına sert çıkış: “Boykot çağrısı yapacağız” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/tipli-sera-kadigilden-ozel-okul-patronlarina-sert-cikis-boykot-cagrisi-yapacagiz/412731"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/5534-tipli-sera-kadigilden-ozel-okul-patronlarina-sert-cikis-boykot-cagrisi-yapacagiz.jpg" /></a>
               TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, TÖDER’in Babalar Günü paylaşımına tepki göstererek özel sektör öğretmenlerinin taleplerinin karşılanmaması halinde özel okul ve kurslara yönelik ifşa ve boykot çağrısı yapacaklarını açıkladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Kadıgil’den TÖDER’in Babalar Günü paylaşımına tepkiTürkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği’nin (TÖDER) Babalar Günü paylaşımını alıntılayarak özel sektörde çalışan öğretmenlerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti.Kadıgil, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, özel okul ve kurslarda görev yapan öğretmenlerin hak kayıplarına işaret ederek TÖDER’in paylaşımına sert sözlerle tepki gösterdi. Kadıgil, “Öğretmenlerin yerlerde sürüklendiği gün pişkin pişkin Babalar Günü kutlayan, profiline utanmadan Atatürk koyan bu kurum Türkiye'deki özel okul patronlarının derneği” ifadelerini kullandı.“Öğretmen emeği düşük ücretlerle sömürülüyor”Kadıgil açıklamasında yalnızca TÖDER’i değil, Özel Öğretim Derneği’ni de hedef aldı. Özel okul ve kurslardan milyonlarca lira gelir elde eden patronların, öğretmenlerin emeğini düşük ücretlerle sömürdüğünü savunan Kadıgil, bu kurumların öğretmenlerin sendikasıyla masaya oturmadığını belirtti.TİP’li Kadıgil, özel sektör öğretmenlerinin taleplerinin görmezden gelindiğini ifade ederek, Çalışma Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın da bu süreçte patron derneklerinin etkisi altında kaldığını öne sürdü.“İkisinin de başkanı Cumhurbaşkanlığı Eğitim Politikaları Kurulu Üyesi”Kadıgil, TÖDER ve ÖZDER’e yönelik eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:“Tanıştırayım, öğretmenlerin yerlerde sürüklendiği gün pişkin pişkin babalar günü kutlayan, profiline utanmadan Atatürk koyan bu kurum Türkiye’deki özel okul patronlarının derneği.Bir de ÖZDER var. Özel okullardan, kurslardan her yıl milyonlarca lira para kazanan ama üç beş istisna dışında öğretmenlerin emeğini üç kuruşa sömürerek semiren sonra da tenezzül edip öğretmenlerin sendikasıyla masaya bile oturmayan, Çalışma Bakanının da Milli Eğitim Bakanının da ağzının içine baktığı patronların dernekleri. Bu iki kurumun ortak özelliği ne biliyor musunuz? İkisinin de başkanı Cumhurbaşkanlığı Eğitim Politikaları Kurulu Üyesi!”“İfşa ve boykot çağrısıyla geçireceğiz”Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın taleplerinin karşılanması gerektiğini vurgulayan Kadıgil, aksi halde özel okul ve kurslara yönelik ifşa ve boykot çağrısı yapacaklarını söyledi.Kadıgil açıklamasında şu ifadeleri kullandı:“Buradan ilan ediyoruz; haklarını gasbettiği öğretmenlerin 7 gündür açlık grevinde olmasının, dün işkenceye maruz kalmalarının başlıca müsebbipleri duysun. Ya siz derhal Özel Sektör Öğretmenleri Sendikasının yerden göğe haklı taleplerini duyacaksınız ya da bilin ki biz öğretmenleri sömüren özel okulları, kursları yani pek kıymetli (!) üyelerinizi ifşa ve boykot çağrısıyla geçireceğiz önümüzdeki ‘altın’ aylarınızı. Temmuzda, ağustosta iyice alevlenen o yeni müşteri telaşenizi kursağınıza tıkacağız. Patronlar bu sesi ya duyacak ya duyacak.” ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İstanbul Milletvekili Celal Fırat’tan Tokat’taki Köy Yolu İçin Soru Önergesi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/istanbul-milletvekili-celal-firattan-tokattaki-koy-yolu-icin-soru-onergesi/412724</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/istanbul-milletvekili-celal-firattan-tokattaki-koy-yolu-icin-soru-onergesi/412724</guid>
            
            <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 13:21:27 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/4058-istanbul-milletvekili-celal-firattan-tokattaki-koy-yolu-icin-soru-onergesi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/4058-istanbul-milletvekili-celal-firattan-tokattaki-koy-yolu-icin-soru-onergesi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İstanbul Milletvekili Celal Fırat’tan Tokat’taki Köy Yolu İçin Soru Önergesi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/istanbul-milletvekili-celal-firattan-tokattaki-koy-yolu-icin-soru-onergesi/412724"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/4058-istanbul-milletvekili-celal-firattan-tokattaki-koy-yolu-icin-soru-onergesi.jpg" /></a>
               DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Tokat’ın Zile ilçesi Yıldıztepe ile Reşadiye ilçesi arasındaki yaklaşık 30 kilometrelik yolun bakım ve onarım sorunlarını TBMM gündemine taşıdı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Tokat ili Zile ilçesi Yıldıztepe ile Reşadiye ilçesi arasında bulunan yaklaşık 30 kilometrelik yolun durumuna ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru önergesi sundu.Fırat, önergesinde söz konusu yolun Tokat İl Özel İdaresi sorumluluğunda olduğunu belirterek, güzergâhın bölgesel ulaşım açısından hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.Ağır tonajlı araçlar ve köy ulaşımı için ana güzergâhÖnergede yer alan bilgilere göre Yıldıztepe-Reşadiye yolu, Artova’dan Ankara, Yozgat ve Çorum istikametine çimento taşıyan ağır tonajlı araçlar tarafından yoğun biçimde kullanılıyor. Aynı zamanda yol, Yozgat’ın Kadışehri ilçesi ile Zile’ye bağlı yaklaşık 20 köyün temel ulaşım hattı olma özelliği taşıyor.Celal Fırat, bu köylerin yaklaşık 15’inin Alevi köyü olduğunu belirterek, bölgede yaşayan yurttaşlardan aktarılan bilgilere göre yolda yaklaşık iki yıldır bakım ve onarım sorunu yaşandığını kaydetti.“Yol çukur mezarlığına dönmüş durumda”Soru önergesinde, yolun mevcut halinin vatandaşların günlük yaşamını olumsuz etkilediği vurgulandı. Fırat, yolun “çukur mezarlığı” haline geldiğine dikkat çekerek, güzergâhta kazalar yaşandığını ve araçlarda maddi hasar meydana geldiğini belirtti.Önergede ayrıca ambulans ve itfaiye gibi acil müdahale ekiplerinin de yolun kötü durumu nedeniyle köylere ulaşmakta geciktiği ifade edildi. Normal şartlarda 20 dakikada ulaşılabilen köylere, mevcut yol koşulları nedeniyle 40 dakikadan önce gidilemediği aktarıldı.Bakım ve asfaltlama çalışmaları sorulduCelal Fırat, yolun tamamen düz bir güzergâh olmasına rağmen bakım ve onarım çalışmalarının yapılmadığını belirterek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle çeşitli sorular yöneltti.Fırat, Tokat ili Zile ilçesi Yıldıztepe-Reşadiye arasında bulunan yaklaşık 30 kilometrelik yolda bakım çalışmalarının neden iki yılı aşkın süredir yapılmadığını sordu. Yolun bakım, onarım ve asfaltlama çalışmalarının ne zaman gerçekleştirileceğine ilişkin de açıklama talep etti.Kazalar, araç hasarları ve acil hizmet gecikmeleri gündemdeÖnergede, yolun mevcut durumu nedeniyle meydana gelen trafik kazaları, araç hasarları ve acil sağlık hizmetlerinde yaşanan gecikmelere ilişkin Bakanlıkta herhangi bir veri kaydı bulunup bulunmadığı da soruldu.Celal Fırat ayrıca, köylere yönelik yol ve altyapı yatırımlarının inanç grupları, nüfus yapısı, bölgesel farklılıklar veya sosyoekonomik göstergeler temelinde değerlendirilip değerlendirilmediğine dair bir çalışma olup olmadığını gündeme getirdi.Alevi köylerine yönelik altyapı iddiaları da önergeye girdiFırat, Alevi yurttaşların yoğun olarak yaşadığı köylerde yol ve altyapı çalışmalarının yetersiz yapıldığı yönündeki iddialara ilişkin Bakanlığın bir analiz çalışması yapıp yapmayacağını da sordu.Önergede son olarak, köy yollarının asfaltlanmasına yönelik yatırımların ayrımsız biçimde yapılmasını planlayan birimlerin denetlenip denetlenmediği ve bu konuda bir mekanizma bulunup bulunmadığı hakkında bilgi talep edildi.  ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>TBMM&#039;de Yoğun Görüşmelere Devam: Yeni Yargı Paketi ve Eğitim Sunumları Bekleniyor</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/tbmmde-yogun-gorusmelere-devam-yeni-yargi-paketi-ve-egitim-sunumlari-bekleniyor/412701</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/tbmmde-yogun-gorusmelere-devam-yeni-yargi-paketi-ve-egitim-sunumlari-bekleniyor/412701</guid>
            
            <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 13:24:23 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/6714-tbmmde-yogun-gorusmelere-devam-yeni-yargi-paketi-ve-egitim-sunumlari-bekleniyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/6714-tbmmde-yogun-gorusmelere-devam-yeni-yargi-paketi-ve-egitim-sunumlari-bekleniyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ TBMM&#039;de Yoğun Görüşmelere Devam: Yeni Yargı Paketi ve Eğitim Sunumları Bekleniyor ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/tbmmde-yogun-gorusmelere-devam-yeni-yargi-paketi-ve-egitim-sunumlari-bekleniyor/412701"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/6714-tbmmde-yogun-gorusmelere-devam-yeni-yargi-paketi-ve-egitim-sunumlari-bekleniyor.jpg" /></a>
               TBMM, bu hafta enerji anlaşmaları ve yargı düzenlemeleri gibi önemli konuları görüşecek. Ayrıca Şanlıurfa ve Kahramanmaraş&#039;daki okul saldırılarıyla ilgili sunumlar yapılacak. CHP&#039;nin grup toplantısı ise mutlak butlan sonrası merakla bekleniyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ TBMM’de bu hafta, Genel Kurul ve komisyonlarda yoğun mesai devam decek. TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmekte olan 26 maddelik torba kanun teklifinin 13 maddesi kabul edilmişti. TBMM’de geçen perşembe günü bu teklifin görüşmelerine ara verilip Suudi Arabistan’ın Türkiye’de enerji santralleri kurmasına ilişkin hükümetler arası anlaşmanın görüşmelerine geçilmiş, anlaşmanın oylanması sırasında muhalefet yoklama talep etmişti. Yoklama sırasında AK Partili 79 vekilin salonda olmadığı halde salondaymış gibi pusula gönderdiği belirtilmiş ve muhalefetin tepkisi üzerine oylamaya geçilemeden Genel Kurul kapatılmıştı. Bu hafta anlaşmanın Genel Kurul’da görüşülüp görüşülmeyeceği merak ediliyor.Emniyet ve basınla ilgili düzenlemeler içeren kanun teklifinin görüşmelerinin bu hafta tamamlanması halinde, Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine başlanması öngörülüyor.TBMM Genel Kurulunda bu hafta, görev süresi 25 Haziran’da sona erecek Sayıştaş Başkanı’nın yerine yeni başkan seçilmesi bekleniyor. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda geçen hafta yapılan seçimde, mevcut Başkan Metin Yener’in yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Bütçe Genel Müdürü Bahtiyar Sazlık aday olarak belirlenmişti.ARAŞTIRMA KOMİSYONUNDA EĞİTİMLE İLGİLİ KURULUŞLAR SUNUM YAPACAKTBMM’de bu hafta Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarını araştırmak üzere kurulan komisyonda, Türk Eğitim Derneği (TEDMEM), Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği, İlke İlim Kültür Eğitim Vakfı ile Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı temsilcileri sunum yapacak.Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Karma Komisyonda, bu hafta Kamu Denetçiliği Kurumunun kararlarına olumlu yönde cevap veren bazı kamu kurum ve kuruluşlarının üst düzey temsilcileri dinlenecek.AK PARTİ 12. YARGI PAKETİNİ SUNMAYA HAZIRLANIYORAK Parti, hazırlıkları uzun süredir devam eden 12. Yargı Paketi’ni bu hafta TBMM’ye sunmaya hazırlanıyor.Teklifte, ağırlıklı olarak “yargının etkin ve verimli işlemesine yönelik” düzenlemeler öngörülüyor. Bu kapsamda davaların daha kısa sürece sonuçlanması amacıyla hukuk yargılamalarında ön inceleme duruşmalarının ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla yapılabilmesi, Yargıtay tarafından, bölge adliye mahkemeleri hariç, ilk derece mahkemelerinin sadece görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle bozma kararı veremeyeceğine yönelik hükümlerin yer alması planlanıyor. Duruşmalar arası sürenin 3 aydan fazla olmaması hedefleniyor.Pakette Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen maddelere ilişkin maddelerin yer alması planlanıyor. Bu düzenlemeler arasında, kanuni faiz oranının yüzde 24 yerine Merkez Bankası'nın belirlemiş olduğu reeskont oranının yüzde 80’ine karşılık gelen yüzde 31 üzerinden belirlenmesi; iki duruşma arasındaki sürenin en fazla üç ay olması; kaçak sanığa bizzat mahkemede hazır bulunması kaydıyla yargılamanın yenilenmesini talep etme hakkı; suç soruşturması kapsamında ilgililerden alınan kan, saç, tırnak gibi örneklerin sonuçlarının ne kadar süreyle saklanacağı ve Türkiye Adalet Akademisi tarafından verilecek eğitim ve sınavlarla ilgili hükümler bulunuyor.Pakette kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak bilinen, hesaplarını başkanlarına kullandıran ancak farkında olmadan dolandırılanlara düzenlemenin yer alması bekleniyor. Bu durumdakilere "nitelikli dolandırıcılık" yerine yeni suç tanımı yapılması planlanıyor.GRUP TOPLANTILARITBMM’de salı ve çarşamba günleri partilerin grup toplantıları yapılacak.TBMM’de, mutlak butlan kararının ardından yaşanan gelişmeler nedeniyle son üç haftadır olduğu gibi bu hafta da gözler CHP’nin grup toplantısında olacak. CHP grup toplantısı geçen hafta yapılmamıştı. CHP Sözcüsü Müslüm Sarı, geçen hafta düzenlediği basın toplantısında soru üzerine, bu hafta salı günü grup toplantısının gerçekleştirileceğini açıklamıştı.AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çarşamba günü AK Parti grup toplantısında konuşacak. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Aralarında Özgür Özel&#039;inde bulunduğu 12 milletvekilinin dokunulmazlığı Meclis&#039;e sunuldu</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/aralarinda-ozgur-ozelinde-bulundugu-12-milletvekilinin-dokunulmazligi-meclise-sunuldu/412667</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/aralarinda-ozgur-ozelinde-bulundugu-12-milletvekilinin-dokunulmazligi-meclise-sunuldu/412667</guid>
            
            <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 21:39:49 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/7484-tbmmye-12-milletvekilinin-dokunulmazlik-dosyasi-sunuldu-gozler-karma-komisyonda.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/7484-tbmmye-12-milletvekilinin-dokunulmazlik-dosyasi-sunuldu-gozler-karma-komisyonda.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Aralarında Özgür Özel&#039;inde bulunduğu 12 milletvekilinin dokunulmazlığı Meclis&#039;e sunuldu ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/aralarinda-ozgur-ozelinde-bulundugu-12-milletvekilinin-dokunulmazligi-meclise-sunuldu/412667"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/7484-tbmmye-12-milletvekilinin-dokunulmazlik-dosyasi-sunuldu-gozler-karma-komisyonda.jpg" /></a>
               TBMM&#039;ye sunulan 14 dokunulmazlık dosyasının 12&#039;si milletvekillerine ait. Cumhurbaşkanlığı, 8 CHP&#039;li dahil 12 milletvekilinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını talep etti. Dosyalar, Karma Komisyon&#039;a havale edildi. Özgür Özel ve Mustafa Sarıgül de dosyaları bulunan vekiller arasında. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ TBMM'ye ikisi CHP Grup Başkanı Özgür Özel'e ait olmak üzere, 12 milletvekiline ait toplam 14 dokunulmazlık dosyası sunuldu.Meclis Başkanlığı, 8'i CHP'li toplam 12 milletvekilinin yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki Cumhurbaşkanlığı tezkerelerini, Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden kurulu Karma Komisyon'a havale etti. CHP Grup Başaknı Özgür Özel ile Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül'e ait ikişer adet dokunulmazlık dosyası bulunuyor.Dokunulmazlığının kaldırıması istenen vekiller şöyle:CHP Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, CHP Grup Başkanı Özgür Özel, CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, CHP İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt, Yeni Yol Partisi (Saadet Partisi) Ankara Milletvekili Mesut Doğan, CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Meclis&#039;te Öğretmen Gerginliği: Mülakat ve Taban Maaş Önergesi AK Parti ve MHP Oylarıyla Reddedildi!</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/mecliste-ogretmen-gerginligi-mulakat-ve-taban-maas-onergesi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi/412654</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/mecliste-ogretmen-gerginligi-mulakat-ve-taban-maas-onergesi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi/412654</guid>
            
            <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 19:17:06 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/2147-mecliste-ogretmen-gerginligi-mulakat-ve-taban-maas-onergesi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/2147-mecliste-ogretmen-gerginligi-mulakat-ve-taban-maas-onergesi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Meclis&#039;te Öğretmen Gerginliği: Mülakat ve Taban Maaş Önergesi AK Parti ve MHP Oylarıyla Reddedildi! ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/mecliste-ogretmen-gerginligi-mulakat-ve-taban-maas-onergesi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi/412654"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/2147-mecliste-ogretmen-gerginligi-mulakat-ve-taban-maas-onergesi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi.jpg" /></a>
               İYİ Parti tarafından TBMM&#039;ye sunulan; atanamayan, mülakat mağduru, engelli ve özel sektör öğretmenlerinin yaşadığı sorunların meclis düzeyinde araştırılmasını talep eden önerge, AK Parti ve MHP&#039;nin oylarıyla reddedildi. Meclis kürsüsünden iktidara seslenen muhalefet vekilleri, Ankara&#039;da günlerdir hak arayan eğitimcilere yönelik sert polis müdahalesine ve düşük maaş politikalarına büyük tepki gösterdi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan’ın yönetiminde toplandı. Gündemde yer alan Emniyet Teşkilatı ve basınla ilgili yeni düzenlemeleri barındıran kanun teklifinin görüşmelerine geçilmeden hemen önce, siyasi partilerin grup önerileri masaya yatırıldı. Bu kapsamda İYİ Parti Grubu; eğitim sisteminin en büyük yaralarından biri haline gelen atanmayan öğretmenler, mülakat mağdurları, engelli öğretmenler ve özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlerin maruz kaldığı ağır çalışma şartları ile mobbing iddialarının araştırılması için bir önerge sundu. Ancak milyonlarca eğitimcinin ve ailenin gözünün çevrildiği bu Meclis Araştırması önerisi, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedilerek gündemden düşürüldü."Apaçık Hukuksuzluk Yapıyorsunuz"Önergenin reddedilmesi öncesinde gerekçeyi açıklamak üzere kürsüye gelen İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksek Selçuk Türkoğlu, iktidarın eğitim politikalarını sert bir dille eleştirdi. Türkiye'de 1 milyona yakın öğretmenin perişan halde olduğunu belirten Türkoğlu, özel okul öğretmenlerinin asgari ücretin dahi altında çalıştırılarak sömürüldüğünü, engelli öğretmenlerin ise "kontenjan" bahanesiyle bekletildiğini ifade etti.Ankara'nın göbeğinde, TBMM Çankaya Kapısı önünde seslerini duyurmaya çalışan eğitimcilere yönelik polis müdahalesine de değinen Türkoğlu, "Günlerdir 1.611 mülakat mağduru öğretmen meramını anlatmaya çalışıyor. Haklarını gasbettiniz, mahkemeler de bunu biliyor. Neden bu hakları vermiyorsunuz? Apaçık hukuksuzluk yapıyorsunuz. İnsanlar hak aramaya geldiğinde eylemcileri otellerinden çıkarmıyorsunuz. Hiç mi Allah korkunuz yok?" diyerek iktidar sıralarına tepki gösterdi."Öğretmenlik Son 24 Yılda En Çok İtibar Kaybeden Meslek Oldu"Önerge üzerine söz alan Yeni Yol Grubu Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan ise konuyu mesleki itibar ve ekonomik boyutlarıyla ele aldı. İktidarın, hak arayan öğretmenleri dinlemek yerine üzerlerine panzer ve biber gazı göndermesini eleştiren Çalışkan, "Devletin iptal edeceği tek bir büyük ihalenin bedeli, bu öğretmenlerin tüm taleplerini karşılamaya yeter" dedi.Mülakat sisteminin şekil değiştirerek akademi adı altında yıllara yayıldığını savunan Çalışkan, "Son 24 yılda en çok itibar kaybeden meslek maalesef öğretmenlik oldu. Eskiden öğretmenlerin açlık sınırındaki maaşlarını konuşuyorduk, şimdi açlık grevlerini ve mobbing yüzünden yaşanan intiharları konuşuyoruz. Bakanlık kör, sağır ve dilsizi oynuyor" ifadelerini kullandı.Özel Sektör Öğretmenlerinin 'Taban Maaş' ve '9 Aylık Sözleşme' İsyanıCumhuriyet Halk Partisi (CHP) Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı da Meclis kürsüsünden özel sektör öğretmenlerinin yaşadığı dramı dile getirdi. Günlerdir Ankara'nın çeşitli parklarında ve Meclis çevresinde dertlerini anlatmaya çalışan eğitimcilere sürekli engel olunduğunu hatırlatan Halıcı, özel okul öğretmenlerinin kamudaki meslektaşlarıyla aynı haklara sahip olmak istediklerinin altını çizdi.Halıcı, özel sektör öğretmenlerinin ayrıcalık değil, sadece insanca yaşanabilir bir düzen istediklerini belirterek şunları kaydetti: "Bu öğretmenlerimiz 1965 yılında kendilerine verilen ancak 2014 yılında ellerinden alınan 'taban maaş' hakkını geri istiyor. Asgari ücretin altında ezilmek istemiyorlar. Sadece 9 aylık sözleşmelerle çalıştırılıp yaz aylarında, nisan ve mayısta işsiz kalmak istemiyorlar. Sendikal haklarının doğru tanımlanmasını talep ediyorlar." ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP&#039;li Türeli&#039;den Türkiye&#039;de Çeteleşme ve Organize Suç Krizine Karşı Acil Eylem Çağrısı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-tureliden-turkiyede-cetelesme-ve-organize-suc-krizine-karsi-acil-eylem-cagrisi/412647</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-tureliden-turkiyede-cetelesme-ve-organize-suc-krizine-karsi-acil-eylem-cagrisi/412647</guid>
            
            <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 15:24:07 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/5546-chpli-tureliden-turkiyede-cetelesme-ve-organize-suc-krizine-karsi-acil-eylem-cagrisi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/5546-chpli-tureliden-turkiyede-cetelesme-ve-organize-suc-krizine-karsi-acil-eylem-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP&#039;li Türeli&#039;den Türkiye&#039;de Çeteleşme ve Organize Suç Krizine Karşı Acil Eylem Çağrısı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-tureliden-turkiyede-cetelesme-ve-organize-suc-krizine-karsi-acil-eylem-cagrisi/412647"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/5546-chpli-tureliden-turkiyede-cetelesme-ve-organize-suc-krizine-karsi-acil-eylem-cagrisi.jpg" /></a>
               Türkiye&#039;de giderek artan organize suç örgütleri ve çeteleşme faaliyetleri, hukuk devleti ilkesini ve toplumsal huzuru ciddi şekilde tehdit etmeye başladı. Özellikle derin yoksulluk ve işsizlik kıskacındaki gençlerin suça sürüklenmesi korkutucu istatistiklerle gözler önüne serilirken, bu yapısal sorunun çözümü için sadece polisiye önlemlerin değil, kapsamlı sosyal ve ekonomik reformların hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli bir basın açıklaması yaptı.İşte Türeli'nin o açıklaması:Türkiye’yi Bekleyen Organize Suç TehlikesiTürkiye'de suç örgütlerinin ve çeteleşme faaliyetlerinin ulaştığı boyut, artık yalnızca bir asayiş sorunu olmaktan çıkarak, ülkenin ekonomik ve sosyal düzenini derinden sarsan yapısal bir krize dönüşmüş durumda. Adalet Bakanlığı’nın resmi verileri, suçun toplum içinde nasıl kitleselleştiğini ve ürkütücü boyutlara ulaştığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Paylaşılan son verilere göre, 2025 yılı sonu itibarıyla “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma” suçlarından yürütülen ve kovuşturma evresine geçen dosya sayısı 7 bin 665’e ulaştı. Bu dosyalarda yargılanan sanık sayısı 61 bin 157 olarak kayıtlara geçerken, işlendiği belirtilen suç sayısı ise 77 bin 144 gibi korkutucu bir rakama dayandı. Kamuoyunda büyük infial yaratan bu tablo karşısında ilgili bakanlıkların sessiz kalması ve sorunun çözümüne yönelik somut adımların henüz atılmamış olması, tehlikenin boyutunu daha da artırıyor.Giderek Derinleşen Yoksulluk Gençleri Suça İtiyorTablonun bu denli vahim bir hal almasının arkasındaki temel nedenlere bakıldığında, karşımıza derin yoksulluk ve sosyal izolasyon çıkıyor. Eğitim sisteminin dışına itilmiş, işsiz kalmış ya da merdiven altı atölyelerde asgari ücretin bile altında ağır şartlarda çalıştırılan gençler, yaşadıkları dışlanmışlığın ve haksızlığın faturasını ne yazık ki şiddete yönelerek kesiyor. Özellikle büyükşehirlerin çeperlerinde, kentsel dönüşümün uğramadığı, devletin sosyal olarak boşluk bıraktığı kenar mahallelerde yaşayan gençler, suç örgütlerinin sahte güç ve hızlı para vaatleri arasında sıkışıp kalıyor. İddianamelere yansıyan istatistiklerde 2000 ile 2008 yılları arasında doğan gençlerin suç şebekelerinde ağırlıklı olarak yer alması, geleceğimiz olan nesillerin derin yoksulluk ve güvencesizlik yüzünden nasıl bir bataklığa çekildiğinin en net kanıtı olarak değerlendiriliyor.Sadece Polisiye Tedbirler Yeterli Değil: Sosyal Devlet VurgusuGiderek büyüyen bu organize suç dalgasıyla mücadelenin sadece polis operasyonları, gözaltılar ve cezaevi süreçleriyle çözülemeyeceği artık net bir şekilde görülüyor. Çeteleşme; ekonomik eşitsizliklerden ve sosyal adaletsizlikten beslenen bir sonuçtur. Güvenlik güçlerinin yakaladığı ve yargının cezalandırdığı süreç, aslında koca bir zincirin sadece en son halkasıdır. Gerçek ve kalıcı çözüm; nitelikli okullar, güvenli ve aydınlık sokaklar, güvenceli istihdam olanakları ve adil bir sosyal devlet politikasından geçiyor. Bu noktada, risk altındaki bölgelerde eğitim kalitesinin artırılması, deneyimli öğretmen atamalarının yapılması ve okulların sadece ders işlenen mekanlar olmaktan çıkarılıp gençleri sanatla, sporla buluşturan güvenli limanlar haline getirilmesi büyük bir zorunluluk taşıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı uzmanlarının sokak sokak gezerek risk haritaları çıkarması ve gençlere proaktif destek sağlaması, suçu daha oluşmadan önlemenin en kritik adımı olarak öne çıkıyor.Suçla Mücadelede Kapsamlı Eylem Planı ŞartÇocukların ve gençlerin çetelerin elinden kurtarılması için bütüncül bir eylem planının acilen devreye sokulması gerekiyor. Özellikle suç örgütlerinin lojistik üs olarak kullandığı gettolaşmış bölgelerde, kentsel dönüşüm sadece bina yenilemek olarak görülmemeli, bu alanlar suçtan arındırılarak gençlik merkezleri ve kütüphanelerle donatılmalıdır. Çocukların "yaşları küçük olduğu için az ceza alacakları" yalanıyla tetikçi olarak kullanılması gerçeğine karşı, çocuk ceza adalet sisteminin çok daha koruyucu bir yapıya bürünmesi şarttır. Cezaevinden çıkan veya suça sürüklenme riski taşıyan gençlere, yerel yönetimler ve iş dünyası iş birliğiyle hibe destekleri sunulmalı, istihdam garantili eğitim programları açılmalıdır. Ayrıca, infazını tamamlayan gençlerin en az 2 yıl boyunca uzmanlardan oluşan bir "Sosyal Takip Grubu" tarafından izlenerek rehabilitasyonlarının sağlanması, onları yeniden aynı karanlık sarmala düşmekten koruyacaktır. Ülke geleceğini tehdit eden bu soruna karşı vakit kaybetmeksizin, sivil toplum ve akademinin de dahil olduğu ulusal bir seferberlik başlatılmalıdır. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP&#039;li Orhan Sümer, Sağlık Çalışanlarının &#039;Mesai ve İzin&#039; İsyanını Meclis Gündemine Taşıdı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-orhan-sumer-saglik-calisanlarinin-mesai-ve-izin-isyanini-meclis-gundemine-tasidi/412646</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-orhan-sumer-saglik-calisanlarinin-mesai-ve-izin-isyanini-meclis-gundemine-tasidi/412646</guid>
            
            <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 15:11:57 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/1068-chpli-orhan-sumer-saglik-calisanlarinin-mesai-ve-izin-isyanini-meclise-tasidi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/1068-chpli-orhan-sumer-saglik-calisanlarinin-mesai-ve-izin-isyanini-meclise-tasidi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP&#039;li Orhan Sümer, Sağlık Çalışanlarının &#039;Mesai ve İzin&#039; İsyanını Meclis Gündemine Taşıdı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-orhan-sumer-saglik-calisanlarinin-mesai-ve-izin-isyanini-meclis-gundemine-tasidi/412646"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/1068-chpli-orhan-sumer-saglik-calisanlarinin-mesai-ve-izin-isyanini-meclise-tasidi.jpg" /></a>
               Sağlık personelleri arasında uygulanan çalışma saati farklılıkları ve bayram tatillerindeki idari izin mağduriyetleri Türkiye Büyük Millet Meclisi&#039;ne taşındı. Nöbet usulü çalışan personelin 125 saat, normal mesai yapanların ise 112 saat üzerinden değerlendirilmesi büyük tepki çekerken, Adana başta olmak üzere pek çok ilde artan personel eksikliğine karşı Sağlık Bakanlığı&#039;na acil çözüm çağrısı yapıldı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Türkiye'nin dört bir yanında, hastanelerde ve acil servislerde gece gündüz demeden halk sağlığı için ter döken sağlık çalışanlarının yaşadığı sistemsel mağduriyetler, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nun en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Özellikle aynı çatı altında, omuz omuza görev yapan personeller arasında uygulanan farklı mesai hesaplamaları ve izin haklarındaki uçurumlar, meclis kürsüsünden yüksek sesle dile getirildi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Orhan Sümer, sağlık sisteminin belkemiği olan nöbet usulü çalışan sağlık personellerinin ve hemşirelerin karşı karşıya kaldığı haksızlıkları tüm şeffaflığıyla ortaya koydu. Eşitlik ilkesinin çalışma barışı için vazgeçilmez olduğuna vurgu yapan Sümer, aynı kurumda ter döken çalışanlar arasında ayrımcılık yaratacak her türlü uygulamanın hukuka ve vicdana aykırı olduğunu kesin bir dille ifade etti.Saat Farkı Çıkmazı: 112 Saate Karşılık 125 Saatlik YükSağlık emekçilerinin çalışma planlamalarında göze çarpan en büyük adaletsizliklerden biri, mayıs ayı nöbet çizelgeleri ve mesai hesaplamalarında gün yüzüne çıktı. Yapılan incelemeler ve meclise sunulan verilere göre, hastanelerde standart mesai usulüyle görev yapan personelin aylık çalışma süresi 112 saat üzerinden hesaplanıp planlanırken, sistemin en ağır yükünü çeken, acil servislerde ve yoğun bakımlarda nöbet usulüyle çalışan hemşire ve diğer sağlık profesyonellerinin çalışma süresi 125 saat üzerinden değerlendirmeye tabi tutuluyor. Aradaki bu belirgin saat farkı, halihazırda bedensel ve ruhsal olarak yıpratıcı bir tempoda çalışan nöbetçi personelin iş yükünü haksız bir şekilde daha da ağırlaştırıyor. Bu durumun kurum içi adaletsizlik hissini derinleştirdiğini belirten Sümer, mesai hesaplamalarındaki bu dengesizliğin ve çifte standardın acilen düzeltilmesi gerektiğini savundu.Bayramda Kesintisiz Mesai Yapanlara İdari İzin DarbesiSağlık çalışanlarının mağdur edildiği bir diğer kritik nokta ise resmi tatil ve bayram dönemlerinde uygulanan idari izin prosedürleri olarak öne çıkıyor. Toplumun genelinin sevdikleriyle bayramlaştığı, dinlenme fırsatı bulduğu tatil günlerinde kesintisiz bir şekilde 7/24 sağlık hizmeti sunmaya devam eden nöbetçi personeller, ne yazık ki diğer kamu çalışanlarına tanınan idari izin haklarından mahrum bırakılıyor. Bu durumun açık bir hak gaspı olduğunu ve personelin motivasyonunu ciddi şekilde zedelediğini vurgulayan Orhan Sümer, konuyla ilgili tepkisini sert bir dille meclis kürsüsünden duyurdu. Gece gündüz demeden, ailelerinden ve sevdiklerinden büyük fedakarlıklar ederek şifa dağıtan sağlık kahramanlarının idari izin kapsamı dışında bırakılmasının kabul edilemez olduğunun altını çizen milletvekili, eşitlik ve hakkaniyet ilkelerinin sağlık sektöründe eksiksiz işlemesi gerektiğine dikkat çekti.Adana Şehir Hastanesi'nde Artan İş Yükü ve Personel AlarmıTürkiye genelindeki bu sistemsel ve idari sorunların yanı sıra yerel düzeydeki krizlere de ayna tutan Sümer, seçim bölgesi olan Adana'daki sağlık altyapısında yaşanan sıkıntıları detaylarıyla paylaştı. Bölgenin en büyük sağlık komplekslerinden biri konumunda olan devasa kapasiteli Adana Şehir Hastanesi başta olmak üzere, kentteki pek çok sağlık kuruluşunda çok ciddi boyutlarda personel eksikliği yaşandığı ifade edildi. Yeterli kadro atamasının yapılmaması, emekli olan ya da tayinle giden personelin yerinin doldurulamaması nedeniyle, halihazırda sahada görev yapan sağlık çalışanlarının omuzlarındaki iş yükü her geçen gün daha da katlanılamaz bir boyuta ulaşıyor. Hemşire, sağlık teknikeri ve hekim kadrolarındaki bu yetersizliğin hem mevcut çalışanların hızlıca tükenmişlik sendromu yaşamasına zemin hazırladığı hem de hastalara sunulan sağlık hizmetinin kalitesi üzerinde risk oluşturduğu uyarısı yapıldı.Sağlık Bakanlığı'na Kritik Çağrı: Çözüm İçin Harekete GeçinMeclis kürsüsünden yapılan bu kapsamlı durum tespitinin ve sahanın sesinin duyurulmasının ardından, çözümün asıl muhatabı olan Sağlık Bakanlığı'na net ve kararlı bir çağrıda bulunuldu. Hemşirelerin ve nöbet usulü görev yapan tüm sağlık çalışanlarının yaşadığı derin mağduriyet tablosunun daha fazla görmezden gelinemeyeceği belirtilerek, bakanlık yetkililerinin ivedilikle inisiyatif alması istendi. Orhan Sümer'in Sağlık Bakanlığı'na yönelttiği çağrının temelinde; çalışma sürelerindeki matematiksel adaletsizliğin ortadan kaldırılarak eşitliğin sağlanması, bayram ve resmi tatillerdeki idari izin haklarının sağlık çalışanlarına eksiksiz iade edilmesi ve başta Adana Şehir Hastanesi olmak üzere tüm Türkiye'deki sağlık tesislerinde giderek büyüyen personel açığının hızlı ve planlı atamalarla kapatılması talepleri yer aldı. Sağlık ordusunun hak ettiği saygın ve adil çalışma koşullarına kavuşması için gerekli tüm yasal adımların atılması bekleniyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP’li Ali Öztunç’tan aile yapısı uyarısı: “İnsanlar artık hayatta kalmanın hesabını yapıyor”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-ali-oztunctan-aile-yapisi-uyarisi-insanlar-artik-hayatta-kalmanin-hesabini-yapiyor/412243</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-ali-oztunctan-aile-yapisi-uyarisi-insanlar-artik-hayatta-kalmanin-hesabini-yapiyor/412243</guid>
            
            <pubDate>Fri, 29 May 2026 13:13:22 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/4583-chpli-ali-oztunctan-aile-yapisi-uyarisi-insanlar-artik-hayatta-kalmanin-hesabini-yapiyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/4583-chpli-ali-oztunctan-aile-yapisi-uyarisi-insanlar-artik-hayatta-kalmanin-hesabini-yapiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP’li Ali Öztunç’tan aile yapısı uyarısı: “İnsanlar artık hayatta kalmanın hesabını yapıyor” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-ali-oztunctan-aile-yapisi-uyarisi-insanlar-artik-hayatta-kalmanin-hesabini-yapiyor/412243"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/4583-chpli-ali-oztunctan-aile-yapisi-uyarisi-insanlar-artik-hayatta-kalmanin-hesabini-yapiyor.jpg" /></a>
               CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, TÜİK’in “İstatistiklerle Aile, 2025” raporunu değerlendirerek tek kişilik hane sayısının 5 milyon 522 bine yükseldiğini belirtti. Öztunç, ekonomik güvensizliğin aile yapısını derinden etkilediğini söyledi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı “İstatistiklerle Aile, 2025” raporuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de aile yapısında yaşanan değişime dikkat çeken Öztunç, tek kişilik hane sayısının 2025 yılı itibarıyla 5 milyon 522 bine yükseldiğini belirtti.Öztunç, tek başına yaşayanların sayısındaki artışın yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağını savundu. Ekonomik güvensizlik, işsizlik, yüksek kira fiyatları ve geçim sıkıntısının aile yapısını doğrudan etkilediğini ifade etti.“Aile yapısı çöküyorsa nedeni ekonomik güvensizliktir”Ali Öztunç, Türkiye’de aile yapısının ciddi bir baskı altında olduğunu belirterek, bu durumun temelinde ekonomik sorunların bulunduğunu söyledi. Gençlerin işsizlikle, çalışanların ise yoksullukla mücadele ettiğini dile getiren Öztunç, barınma krizinin de evlilik ve çocuk sahibi olma kararlarını zorlaştırdığını ifade etti.Öztunç, “Bir ülkede aile yapısı çöküyorsa bunun temel nedeni ekonomik güvensizliktir. Gençler işsiz, çalışanlar yoksul, kiralar astronomik seviyede. İnsanlar bırakın çocuk büyütmeyi, kendi yaşamını sürdürmekte zorlanıyor” değerlendirmesinde bulundu.Evlilik oranları düşüyor, nüfus yaşlanıyorTÜİK verilerine işaret eden Öztunç, Türkiye’de evlilik oranlarının gerilediğini, doğurganlık oranının düştüğünü ve nüfusun giderek yaşlandığını belirtti. Son 10 yılda ortalama hane büyüklüğünün 3,57’den 3,08’e gerilediğine dikkat çeken Öztunç, bu tablonun yalnızca demografik bir değişim olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.Öztunç’a göre çocuk sayısındaki azalma ve nüfusun yaşlanması, ekonomik ve sosyal sorunların bir yansıması olarak öne çıkıyor. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde Türkiye’nin gelecekte üretim gücü zayıflamış, sosyal güvenlik sistemi daha fazla baskı altına girmiş ve yaşlı nüfusa bakacak genç nüfusu azalmış bir tabloyla karşılaşabileceğini ifade etti.“Gençler geleceğini Türkiye’de göremiyor”Ali Öztunç, iktidarın ekonomi politikalarını eleştirerek milyonlarca insanın yalnızlığa, yoksulluğa ve umutsuzluğa sürüklendiğini savundu. Gençlerin evlenmekte zorlandığını, çocuk sahibi olmaktan çekindiğini ve geleceğini Türkiye’de göremediğini belirtti.Ekonomik krizin aile kurma kararları üzerinde doğrudan etkili olduğunu dile getiren Öztunç, vatandaşların artık çocuk yetiştirmenin değil, hayatını sürdürebilmenin hesabını yaptığını söyledi.Eğitim ve güvenlik kaygısı da aileleri etkiliyorÖztunç, ailelerin yalnızca geçim sıkıntısıyla değil, güvenlik ve eğitim kaygılarıyla da karşı karşıya olduğunu ifade etti. Okullarda yaşanan şiddet olaylarının toplumda endişe yarattığını belirten Öztunç, anne babaların çocuklarını iyi bir eğitimle geleceğe hazırlama konusunda büyük kaygı taşıdığını söyledi.Ekonomik şartlar nedeniyle birden fazla çocuk sahibi olmanın birçok aile açısından ciddi bir risk olarak görüldüğünü belirten Öztunç, çocukların eşit eğitim alamadığı, gençlerin umutlarını kaybettiği bir ortamda ailelerin gelecek korkusuyla çocuk yapmaktan kaçındığını ifade etti.“Aile yapısını korumak için sosyal adalet şart”Boşanma oranlarının arttığını, evlenme oranlarının ise düştüğünü belirten Ali Öztunç, mevcut ekonomik koşullarda aile yapısının korunmasının güçleştiğini söyledi. Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını, emeklilerin geçinemediğini ve barınma krizinin büyüdüğünü dile getirdi.Öztunç, Türkiye’nin güçlü bir aile yapısına, geleceğe güvenle bakan gençlere ve sosyal adaleti sağlayan bir yönetime ihtiyaç duyduğunu belirtti. Bunun yolunun baskıdan değil; liyakat, adalet, refah ve halkı önceleyen sosyal devlet anlayışından geçtiğini ifade etti. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Numan Kurtulmuş’tan Demokrasi Mesajı: “Demokrasiyi Göz Bebeğimiz Gibi Korumalıyız”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/numan-kurtulmustan-demokrasi-mesaji-demokrasiyi-goz-bebegimiz-gibi-korumaliyiz/412069</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/numan-kurtulmustan-demokrasi-mesaji-demokrasiyi-goz-bebegimiz-gibi-korumaliyiz/412069</guid>
            
            <pubDate>Wed, 20 May 2026 15:47:01 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/8861-numan-kurtulmustan-demokrasi-mesaji-demokrasiyi-goz-bebegimiz-gibi-korumaliyiz.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/8861-numan-kurtulmustan-demokrasi-mesaji-demokrasiyi-goz-bebegimiz-gibi-korumaliyiz.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Numan Kurtulmuş’tan Demokrasi Mesajı: “Demokrasiyi Göz Bebeğimiz Gibi Korumalıyız” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/numan-kurtulmustan-demokrasi-mesaji-demokrasiyi-goz-bebegimiz-gibi-korumaliyiz/412069"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/8861-numan-kurtulmustan-demokrasi-mesaji-demokrasiyi-goz-bebegimiz-gibi-korumaliyiz.jpg" /></a>
               TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türk modernleşmesinin ele alındığı uluslararası sempozyumda yaptığı konuşmada demokrasi vurgusu yaptı. Kurtulmuş, demokrasinin gelişmesiyle millet ve devletin bütünleşmeye başladığını söyledi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Çağdaşlaşma: Küresel Karşılaştırmalar ve Alternatif Arayışlar Işığında Türk Modernleşmesi” başlıklı uluslararası sempozyumun açılış programına katıldı. Hilton İstanbul Bomonti Otel’de düzenlenen programda konuşan Kurtulmuş, Türk modernleşmesi, demokrasi, uluslararası sistem ve çağdaşlaşma tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Kurtulmuş, TBMM olarak üniversitelerle iş birliği içinde önemli toplantılar ve sempozyumlar düzenlediklerini belirtti. Daha önce “ceditçilik hareketi” üzerine uluslararası bir sempozyum yaptıklarını hatırlatan Kurtulmuş, bu kez Türk modernleşmesini küresel karşılaştırmalar ve alternatif arayışlar ışığında ele aldıklarını söyledi.“Modernleşme Taklitçilik Olarak Görülmemeli”Konuşmasında Türkiye’nin modernleşme sürecine geniş bir perspektiften yaklaşılması gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, modernleşme meselesinin yalnızca geçmişte tartışılmış bir konu olmadığını vurguladı. Kurtulmuş’a göre modernleşme ve çağdaşlaşma, bugün Türkiye’de disiplinler arası çalışmaların yürütüldüğü önemli bir bilimsel alan haline geldi.Her ülkenin modernleşme sürecinde benzer sancılar yaşasa da kendi özgün şartlarına sahip olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, hiçbir milletin başka bir milleti taklit ederek ayakta duramayacağını söyledi. Kurtulmuş, modernleşmenin bir “mukallitlik serüveni” olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.Ceditçilik Hareketi ve Türk Dünyası VurgusuTBMM Başkanı Kurtulmuş, Türk dünyasında önemli fikir insanlarının ortaya koyduğu ceditçilik hareketine de değindi. Yusuf Akçura, Musa Carullah Bigiyef, Zeki Velidi Togan ve Ziya Gökalp gibi isimlerin fikirlerinin bugün de taze sözler içerdiğini ifade etti.Kurtulmuş, ceditçilik hareketinin Türk dünyasına ve özellikle Türkiye’ye ciddi fikri katkılar sunduğunu belirtti. Ayrıca “Türkiye’de İslamcılık serüveni, İslamcılık fikrinin gelişimi ve bugünkü durumu” başlığıyla üçüncü bir uluslararası sempozyumun da kısa zamanda yapılacağını açıkladı.“Uluslararası Sistemin Terminolojisi Hak ile Yeksan Oldu”Kurtulmuş, konuşmasında modern değerler üzerine kurulan uluslararası sistemin bugün ciddi bir kriz içinde olduğunu söyledi. Batı’nın fikri ve medeni hakimiyeti üzerine inşa edilen uluslararası anlayışın artık çöküşe geçtiğini dile getiren Kurtulmuş, dünyadaki birçok kurumun ya işlevsiz hale geldiğini ya yenilenme ihtiyacı içinde olduğunu ya da miadını doldurduğunu belirtti.İnsan hakları, kural bazlı uluslararası sistem ve devletlerin egemen eşitliği gibi kavramların bugün derin biçimde tartışıldığını ifade eden Kurtulmuş, mevcut terminolojinin günümüz meselelerini anlamakta ve çözmekte yetersiz kaldığını söyledi.İnsanlığın Hayrına Ortak Söz ÇağrısıKurtulmuş, modernleşme çabalarının yalnızca ulusal ölçekte değil, evrensel sonuçlar üretmek zorunda olduğunu belirtti. Türkiye’nin aydınlarının, milletin lehine olacak sözleri geliştirirken insanlığın faydasına olacak ortak teklifleri de ortaya koyması gerektiğini ifade etti.Dünyanın zor bir dönemden geçtiğini söyleyen Kurtulmuş, açlık, kuraklık, kıtlık, çevre felaketleri ve uluslararası göç krizinin insanlık açısından önemli sorunlar haline geldiğini kaydetti. Bu sorunların alışılmış sözlerle tanımlanamayacağını ve klasik yöntemlerle çözülemeyeceğini vurguladı.“Demokrasiyi Göz Bebeğimiz Gibi Korumalıyız”Kurtulmuş’un konuşmasında en dikkat çeken başlıklardan biri demokrasi oldu. Cumhuriyet’e uzanan süreçte Türk modernleşmesinin en önemli alanlarından birinin demokrasi olduğunu belirten Kurtulmuş, demokrasinin korunması gerektiğini söyledi.Türkiye’nin demokrasi mücadelesinin kolay kazanılmadığını ifade eden Kurtulmuş, darbelerin yaşandığı, başbakanların idam edildiği, hükümetlerin askeri müdahalelerle düşürüldüğü dönemleri hatırlattı.Kurtulmuş, demokrasiye yönelindiğinde yalnızca demokratik kazanımlar elde edilmediğini, aynı zamanda milletle devletin birbirine yaklaştığını söyledi. Demokrasinin gelişmesiyle birlikte millet ve devletin bütünleşmeye başladığını belirten Kurtulmuş, demokrasinin Türkiye açısından vazgeçilmez bir değer olduğunu vurguladı.  ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP’li Gizem Özcan’dan 19 Mayıs mesajı: Gençlerin sesi güçlendikçe Cumhuriyet yükselecek</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gizem-ozcandan-19-mayis-mesaji-genclerin-sesi-guclendikce-cumhuriyet-yukselecek/412046</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gizem-ozcandan-19-mayis-mesaji-genclerin-sesi-guclendikce-cumhuriyet-yukselecek/412046</guid>
            
            <pubDate>Tue, 19 May 2026 11:49:37 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/1905-chpli-gizem-ozcandan-19-mayis-mesaji-genclerin-sesi-guclendikce-cumhuriyet-yukselecek.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/1905-chpli-gizem-ozcandan-19-mayis-mesaji-genclerin-sesi-guclendikce-cumhuriyet-yukselecek.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP’li Gizem Özcan’dan 19 Mayıs mesajı: Gençlerin sesi güçlendikçe Cumhuriyet yükselecek ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gizem-ozcandan-19-mayis-mesaji-genclerin-sesi-guclendikce-cumhuriyet-yukselecek/412046"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/1905-chpli-gizem-ozcandan-19-mayis-mesaji-genclerin-sesi-guclendikce-cumhuriyet-yukselecek.jpg" /></a>
               CHP Muğla Milletvekili Avukat Gizem Özcan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, bağımsızlık mücadelesinin simgesi olan 19 Mayıs’ın gençlere emanet edilen çağdaş Türkiye idealini temsil ettiğini vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Cumhuriyet Halk Partisi Muğla Milletvekili Avukat Gizem Özcan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı. Özcan, mesajında 19 Mayıs 1919’un yalnızca bir tarih olmadığını, aynı zamanda bağımsızlık ve özgürlük yolunda atılan en önemli adımlardan biri olduğunu belirtti.19 Mayıs’ın, halkın umutla, cesaretle ve kararlılıkla ayağa kalktığı bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Özcan, bu özel günün Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan büyük mücadelenin başlangıcı niteliği taşıdığını vurguladı. Özcan’a göre Bandırma Vapuru ile Samsun’a çıkışla başlayan süreç, millet iradesinin etrafında büyüyerek Cumhuriyet’in kuruluşuna giden yolu açtı.“Bağımsızlık mücadelesinin ilk adımıdır”Gizem Özcan, yayımladığı mesajda 19 Mayıs 1919’un Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde tarihi bir eşik olduğunu dile getirdi. Halkın özgürlük iradesinin bu tarihle birlikte daha güçlü biçimde ortaya çıktığını belirten Özcan, 19 Mayıs’ın umut, cesaret ve kararlılığın tarihe geçtiği günlerden biri olduğunu kaydetti.Özcan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla başlayan mücadelenin yalnızca askeri bir süreç olmadığını, aynı zamanda halkın kendi geleceğine sahip çıkma iradesinin de simgesi olduğunu ifade etti. Bu iradenin Cumhuriyet’in temelini oluşturduğuna dikkat çeken Özcan, 19 Mayıs’ın bugün de aynı anlam ve sorumlulukla hatırlanması gerektiğini belirtti.Gençlere emanet edilen çağdaş Türkiye vurgusuCHP’li Özcan, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs’ı gençlere armağan etmesinin büyük bir anlam taşıdığını söyledi. Bu özel günün çağdaş, demokratik ve bağımsız Türkiye idealinin güçlü bir sembolü olduğunu ifade eden Özcan, gençlerin Cumhuriyet’in en büyük güvencesi olduğunu vurguladı.Gençlerin özgür düşünceyle yetiştiği, bilimle, sanatla ve sporla güçlendiği bir ülkenin Cumhuriyet’in geleceği açısından hayati önem taşıdığını belirten Özcan, Türkiye’nin yarınlarının gençlerin umudu, enerjisi ve kararlılığıyla şekilleneceğini dile getirdi.“Gençlerin umudunu büyüten bir Türkiye inşa etmeliyiz”Gizem Özcan, mesajında bugünün sorumluluğuna da dikkat çekti. Gençlerin geleceğe güvenle bakabildiği bir Türkiye’nin hep birlikte kurulması gerektiğini ifade eden Özcan, eğitimde fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi, liyakatin esas alınması ve gençlerin umutlarının büyütülmesinin temel görevlerden biri olduğunu belirtti.Özcan, gençlerin sesinin daha güçlü duyulduğu bir ülkede demokrasinin de güçleneceğini ifade ederek, Cumhuriyet’in bu sayede daha da yükseleceğini söyledi. Gençlerin yalnızca geleceğin değil, bugünün de en önemli gücü olduğunu vurgulayan Özcan, onların özgür, eşit ve güvenli bir ülkede yaşamasının toplumsal ilerlemenin temel koşullarından biri olduğunu kaydetti.19 Mayıs kutlaması ve anma mesajıMesajının sonunda başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm silah arkadaşlarını, şehitleri ve gazileri saygı, minnet ve rahmetle andığını belirten CHP Muğla Milletvekili Avukat Gizem Özcan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladı.Özcan’ın mesajında, 19 Mayıs’ın taşıdığı tarihsel anlamın yanı sıra gençlere duyulan güven, Cumhuriyet değerlerine bağlılık ve demokratik Türkiye hedefi öne çıktı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Vekil Seyithan İzsiz&#039;in öncülüğünde Kemal&#039;in askerlik hayali, duygusal bir törenle gerçek oldu</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/vekil-seyithan-izsizin-onculugunde-kemalin-askerlik-hayali-duygusal-bir-torenle-gercek-oldu/412035</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/vekil-seyithan-izsizin-onculugunde-kemalin-askerlik-hayali-duygusal-bir-torenle-gercek-oldu/412035</guid>
            
            <pubDate>Mon, 18 May 2026 19:19:03 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/4232-kemalin-askerlik-hayali-duygusal-bir-torenle-gercek-oldu.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/4232-kemalin-askerlik-hayali-duygusal-bir-torenle-gercek-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Vekil Seyithan İzsiz&#039;in öncülüğünde Kemal&#039;in askerlik hayali, duygusal bir törenle gerçek oldu ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/vekil-seyithan-izsizin-onculugunde-kemalin-askerlik-hayali-duygusal-bir-torenle-gercek-oldu/412035"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/4232-kemalin-askerlik-hayali-duygusal-bir-torenle-gercek-oldu.jpg" /></a>
               İstanbul’da yaşayan down sendromlu Kemal’in &quot;vatan borcu&quot; hayali, AK Parti İstanbul Milletvekili MKYK Üyesi Seyithan İzsiz’in öncülüğünde gerçeğe dönüştü. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Kına gecesinden yemin törenine kadar her aşamada Kemal’in yanında yer alan İzsiz, “Siyaset sadece proje üretmek değil, bir gencin gözündeki o ışığa ortak olmaktır” dedi.İstanbul’da yaşayan ve en büyük hayali kutsal askerlik görevini yerine getirmek olan down sendromlu Kemal için, AK Parti İstanbul Milletvekili Seyithan İzsiz harekete geçti. Kemal’in hayalini gerçekleştirmek amacıyla ilgili kurumlarla resmi yazışmaları yürüten ve süreci başından sonuna kadar bizzat takip eden İzsiz, bir gencin hayalinin gerçeğe dönüşme hikayesinde başrolü üstlendi. Kına Gecesiyle Başlayan HeyecanKemal için düzenlenen kına gecesi, mahalle halkının yoğun katılımıyla adeta bir şölene dönüştü. Duygu dolu anların yaşandığı gecenin ardından, Kemal yaklaşık 50 araçlık bir konvoy eşliğinde dualarla asker ocağına uğurlandı. Askerlik süreci boyunca Kemal’i bir an olsun yalnız bırakmayan Milletvekili Seyithan İzsiz, hem aileyi hem de Kemal’i bu gururlu yolculuklarında destekledi. Alemdağ’da Duygu Dolu Yemin TöreniKemal’in birliğine teslim olmasının ardından, süreç Alemdağ Jandarma Komando Tugay Komutanlığı’ndaki yemin töreniyle zirveye ulaştı. Törende üniformasıyla komutanlarının ve silah arkadaşlarının karşısında dimdik duran Kemal’in mutluluğu, törene katılan herkesi duygulandırdı. Yemin töreninde Kemal’e sarılarak bu gururu paylaşan Vekil İzsiz, vatan toprağına emanet edilen her gencin hayalinin kıymetli olduğunu vurguladı. "Siyasetin Kalbi Gönüllere Dokunmaktır"Organizasyon sonrası açıklamalarda bulunan AK Parti İstanbul Milletvekili Seyithan İzsiz, şu ifadeleri kullandı: "Bizler için makamlar, vatandaşımızın derdiyle dertlenmek, hayallerini inşa etmek için birer araçtır. Kemal evladımızın askerlik hayali, vatan sevgisinin hiçbir engele takılmayacağının en güzel kanıtı oldu. Onun gözlerindeki o parıltı ve gurur, dünyadaki tüm siyasi başarılardan daha değerlidir. Bize düşen, bu vatanın her evladının hayaline kapı aralamaktır."Kemal’in bu anlamlı hikayesi, sosyal medyada da kısa sürede binlerce beğeni alarak toplumun her kesiminde büyük takdir topladı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Bayram Öncesi Ulaşım Fiyatları Meclis Gündeminde: “5 Kişilik Ailenin Van Yolculuğu 35 Bin Liraya Çıkıyor”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/bayram-oncesi-ulasim-fiyatlari-meclis-gundeminde-5-kisilik-ailenin-van-yolculugu-35-bin-liraya-cikiyor/412004</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/bayram-oncesi-ulasim-fiyatlari-meclis-gundeminde-5-kisilik-ailenin-van-yolculugu-35-bin-liraya-cikiyor/412004</guid>
            
            <pubDate>Sun, 17 May 2026 12:31:47 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/9723-bayram-oncesi-ulasim-fiyatlari-meclis-gundeminde-5-kisilik-ailenin-van-yolculugu-35-bin-liraya-cikiyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/9723-bayram-oncesi-ulasim-fiyatlari-meclis-gundeminde-5-kisilik-ailenin-van-yolculugu-35-bin-liraya-cikiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Bayram Öncesi Ulaşım Fiyatları Meclis Gündeminde: “5 Kişilik Ailenin Van Yolculuğu 35 Bin Liraya Çıkıyor” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/bayram-oncesi-ulasim-fiyatlari-meclis-gundeminde-5-kisilik-ailenin-van-yolculugu-35-bin-liraya-cikiyor/412004"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/9723-bayram-oncesi-ulasim-fiyatlari-meclis-gundeminde-5-kisilik-ailenin-van-yolculugu-35-bin-liraya-cikiyor.jpg" /></a>
               CHP İstanbul Milletvekili Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, 9 günlük Kurban Bayramı tatili öncesinde şehirler arası ulaşım maliyetlerindeki artışı Meclis gündemine taşıdı. İlgezdi, yüksek bilet fiyatlarının vatandaşın seyahat hakkını lüks hale getirdiğini söyledi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Kurban Bayramı tatili öncesinde şehirler arası ulaşım fiyatlarında yaşanan artış, siyaset gündemine taşındı. Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, 9 günlük bayram tatili öncesinde vatandaşların karşı karşıya kaldığı yüksek ulaşım maliyetlerine dikkat çekti.Bayramda ailesini ziyaret etmek ya da memleketine gitmek isteyen yurttaşların bilet fiyatları nedeniyle büyük zorluk yaşadığını belirten İlgezdi, ulaşım maliyetlerinin artık geniş kesimler için karşılanamaz hale geldiğini ifade etti. Özellikle emekliler, asgari ücretliler, öğrenciler ve kalabalık ailelerin bu tablo karşısında seyahat planı yapmakta zorlandığını söyledi.“Seyahat Hakkı Artık Lüks Tüketim Kalemi Haline Geldi”Ekonomik krizin en görünür olduğu alanlardan birinin otogarlar olduğunu belirten Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, şehirler arası otobüs biletlerinde oluşan fiyatların vatandaşın seyahat özgürlüğünü fiilen sınırladığını dile getirdi.İlgezdi, İstanbul’dan farklı şehirlere gitmek isteyen ailelerin karşılaştığı maliyetlere örnek vererek, İstanbul’dan Edirne’ye yapılacak bir yolculuğun bile bir aileye 7 bin liraya mal olduğunu söyledi. Muğla için bu tutarın 14 bin lira, Rize için 18 bin 500 lira seviyesine çıktığını belirten İlgezdi, İstanbul’dan Van’a gitmek isteyen 5 kişilik bir ailenin yalnızca gidiş-dönüş bilet maliyetinin 35 bin liraya ulaştığını ifade etti.Bu tablonun asgari ücretli ve emekliler açısından büyük bir yük oluşturduğunu vurgulayan İlgezdi, “İnsanlarımız artık tatil planı değil, hayatta kalma planı yapıyor” değerlendirmesinde bulundu.“Asgari Ücretli ve Emekli Memleketine Gidemiyor”Dr. İlgezdi, artan ulaşım maliyetlerinin yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını, aynı zamanda sosyal hayatı da doğrudan etkilediğini belirtti. Bayramların ailelerin bir araya geldiği, akrabaların ziyaret edildiği ve dayanışma duygusunun güçlendiği özel dönemler olduğunu hatırlatan İlgezdi, yüksek bilet fiyatlarının bu buluşmaları zorlaştırdığını söyledi.Emekli maaşıyla geçinmeye çalışan bir yurttaşın Van yolculuğu için 35 bin lirayı karşılamasının mümkün olmadığını belirten İlgezdi, öğrencilerin ailelerinin yanına gitmekte zorlandığını, emeklilerin ise evlerine kapanmak zorunda bırakıldığını ifade etti.Ulaşım Sektöründe Maliyetler KatlandıBilet fiyatlarındaki artışın yalnızca firmaların tercihiyle açıklanamayacağını belirten Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, ulaşım sektörünün de ciddi bir maliyet baskısı altında olduğunu söyledi. İlgezdi, iktidarın ekonomi politikalarının hem vatandaşı hem de otobüs işletmecilerini zor durumda bıraktığını savundu.Sektörün en büyük gider kalemlerinden biri olan mazot fiyatının 80 liraya dayandığını belirten İlgezdi, bir otobüsün yıllık trafik sigortasının 200 bin lirayı bulduğunu, yıllık Motorlu Taşıtlar Vergisi ödemesinin ise 56 bin liraya ulaştığını açıkladı.İşletmecilerin her 30-40 bin kilometrede bir 25 bin lira bakım masrafı yapmak zorunda kaldığını aktaran İlgezdi, yalnızca bir lastiğin fiyatının 17 bin lira olduğunu söyledi. Bayram dönemlerinde gidişlerin dolu, dönüşlerin ise boş olmasının da maliyetleri daha da artırdığını ifade etti.Otogar, Köprü ve Komisyon Giderleri Esnafı ZorluyorDr. Akkuş İlgezdi, otobüs firmalarının karşı karşıya olduğu bir diğer önemli maliyet kaleminin otogar giriş ücretleri olduğunu belirtti. Otogar giriş ücretlerinin 500 liradan başlayarak 2500 lira bandına kadar çıktığını söyleyen İlgezdi, köprü ve otoyol geçiş ücretlerinin de sefer başına binlerce liraya ulaştığını dile getirdi.Yazıhane kiralarının aylık 100 bin lira seviyesinde olduğunu ifade eden İlgezdi, bilet satışlarının büyük bölümünün dijital uygulamalar üzerinden yapılmasının da firmalar üzerinde ek yük oluşturduğunu belirtti. Biletlerin yaklaşık yüzde 80’inin dijital platformlar aracılığıyla satıldığını aktaran İlgezdi, bu uygulamaların aldığı yüzde 15’lik komisyon nedeniyle firmaların elinde çok sınırlı bir pay kaldığını söyledi.“Vatandaşın Sesine Kulak Verin” ÇağrısıCHP İstanbul Milletvekili Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, mevcut tablonun sürdürülebilir olmadığını belirterek hükümete çağrıda bulundu. İlgezdi, hem vatandaşın hem de ulaşım esnafının ekonomik baskı altında ezildiğini ifade etti.Bayram sevincinin yüksek ulaşım maliyetleri nedeniyle hüzne dönüştüğünü belirten İlgezdi, halkı yoksulluğa, ulaşım sektörünü ise iflasa sürükleyen düzenin değişmesi gerektiğini söyledi. Otogarlarda bilet fiyatını gören vatandaşın gerçek enflasyonu doğrudan hissettiğini ifade eden İlgezdi, ekonomi politikalarının sahadaki gerçeklerle uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP’li Gülcan Kış’tan Emekli İkramiyesi Tepkisi: “Bir Kurbanlık Bile Alınamıyor”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gulcan-kistan-emekli-ikramiyesi-tepkisi-bir-kurbanlik-bile-alinamiyor/411978</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gulcan-kistan-emekli-ikramiyesi-tepkisi-bir-kurbanlik-bile-alinamiyor/411978</guid>
            
            <pubDate>Fri, 15 May 2026 12:25:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/1395-chpli-gulcan-kistan-emekli-ikramiyesi-tepkisi-bir-kurbanlik-bile-alinamiyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/1395-chpli-gulcan-kistan-emekli-ikramiyesi-tepkisi-bir-kurbanlik-bile-alinamiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP’li Gülcan Kış’tan Emekli İkramiyesi Tepkisi: “Bir Kurbanlık Bile Alınamıyor” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gulcan-kistan-emekli-ikramiyesi-tepkisi-bir-kurbanlik-bile-alinamiyor/411978"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/1395-chpli-gulcan-kistan-emekli-ikramiyesi-tepkisi-bir-kurbanlik-bile-alinamiyor.jpg" /></a>
               CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Kurban Bayramı öncesi emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekti. Bayram ikramiyesinin yetersiz kaldığını belirten Kış, emeklilere verilen ikramiyenin en az asgari ücret seviyesine çıkarılması çağrısı yaptı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Kurban Bayramı öncesinde emeklilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik tabloyu gündeme taşıdı. Artan hayat pahalılığı, yükselen kurbanlık fiyatları ve emeklilere ödenen bayram ikramiyesinin yetersizliği üzerinden iktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Kış, milyonlarca emeklinin bayram hazırlığı yapmak yerine geçim hesabı yaptığını söyledi.Kış, emeklilere verilen 4 bin liralık bayram ikramiyesinin mevcut ekonomik koşullarda anlamını büyük ölçüde yitirdiğini belirtti. Kurbanlık fiyatlarının geldiği seviyeye dikkat çeken Kış, bugün bir emeklinin maaşıyla birlikte bayram ikramiyesini alsa dahi bir kurbanlık satın alamadığını ifade etti.“Emekli artık bayram değil geçim hesabı yapıyor”TBMM kürsüsünden konuşan Gülcan Kış, Türkiye’de milyonlarca emeklinin bayramı ekonomik kaygılarla karşıladığını dile getirdi. Yıllarca çalışarak ülkeye emek veren insanların bugün temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyleyen Kış, emeklilerin yalnızca kurban kesememekle değil, evine et götürmekte de güçlük çektiğini vurguladı.Kış, emeklilerin içinde bulunduğu durumu anlatırken, bayramların artık birçok yurttaş için sevinçten çok hesap kitap anlamına geldiğini belirtti. Emeklilerin torunlarına harçlık veremediğini, bayram sofrasını nasıl kuracağını düşündüğünü ifade eden Kış, insanların hayatlarının sonunda huzur yerine yoksullukla mücadele etmek zorunda bırakıldığını söyledi.“4 bin liralık ikramiye hayat pahalılığı karşısında eridi”CHP’li Kış, emeklilere ödenen 4 bin liralık bayram ikramiyesinin alım gücü karşısında yetersiz kaldığını belirtti. Kurbanlık fiyatlarının 25 bin lirayı aştığını hatırlatan Kış, bu rakamların emeklilerin bayram öncesindeki ekonomik çaresizliğini açık biçimde ortaya koyduğunu dile getirdi.Kış’a göre emekliler için bayram ikramiyesi, gerçek ihtiyaçları karşılamaktan uzak bir seviyede kaldı. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bayram ikramiyesinin en az bir asgari ücret düzeyine çıkarılması gerektiğini savunduklarını belirten Kış, bu düzenlemenin emekliler açısından zorunlu hale geldiğini ifade etti.İktidarın ekonomi politikalarına sert eleştiriKonuşmasında iktidarın ekonomik tercihlerini de eleştiren Gülcan Kış, “Emekliye, asgari ücretliye kaynak yok” denilirken başka alanlarda farklı düzenlemeler yapıldığını söyledi. Kış, vergisini zamanında ödeyen vatandaşların ayakta kalmaya çalıştığını, buna karşın iktidarın rantı ve ayrıcalığı koruyan düzenlemeler getirdiğini savundu.CHP’li vekil, ekonomik kaynakların emekliler, asgari ücretliler ve dar gelirli vatandaşlar için kullanılmadığını belirterek, bu yaklaşımın toplumda adalet duygusunu zedelediğini ifade etti. Kış, özellikle bayram öncesinde emeklilerin yaşadığı sıkıntıların görmezden gelinmemesi gerektiğini söyledi.Emekli ikramiyesi için ortak önerge çağrısıGülcan Kış, konuşmasının sonunda tüm milletvekillerine çağrıda bulundu. Emeklilerin bayram ikramiyesinin en az bir asgari ücret seviyesine çıkarılması için Meclis’te ortak önerge verilmesini isteyen Kış, bu konuda siyasi ayrım gözetmeden adım atılması gerektiğini belirtti.Kış, “Gelin hep birlikte bir önerge verelim, emeklilerimize bu bayramda gerçekten bayram yaşatalım.” sözleriyle çağrısını yineledi. CHP’li vekilin açıklamaları, Kurban Bayramı öncesinde emekli maaşları, bayram ikramiyesi ve hayat pahalılığı tartışmalarını bir kez daha gündeme taşıdı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP&#039;li Uzun, Muğla&#039;da kömür madenlerinde Afgan işçi iddiaları Meclis&#039;e taşıdı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-uzun-muglada-komur-madenlerinde-afgan-isci-iddialari-meclise-tasidi/411965</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-uzun-muglada-komur-madenlerinde-afgan-isci-iddialari-meclise-tasidi/411965</guid>
            
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 14:45:56 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/4295-muglada-komur-madenlerinde-afgan-isci-iddialari-meclise-tasindi-sorusturma-yollari-araniyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/4295-muglada-komur-madenlerinde-afgan-isci-iddialari-meclise-tasindi-sorusturma-yollari-araniyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP&#039;li Uzun, Muğla&#039;da kömür madenlerinde Afgan işçi iddiaları Meclis&#039;e taşıdı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-uzun-muglada-komur-madenlerinde-afgan-isci-iddialari-meclise-tasidi/411965"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/4295-muglada-komur-madenlerinde-afgan-isci-iddialari-meclise-tasindi-sorusturma-yollari-araniyor.jpg" /></a>
               Uzun; İçişleri Bakanlığına, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına ayrı ayrı soru önergesi vererek, Afganistan uyruklu işçiler hakkında ortaya atılan iddiaları bakanlara sordu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Muğla’nın Milas ilçesinde Limak Enerji ve IC İçtaş Enerji ortaklığındaki Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. tarafından işletilen kömür madenlerinde yaşandığı ileri sürülen olayları Meclis gündemine taşıdı.Uzun; İçişleri Bakanlığına, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına ayrı ayrı soru önergesi vererek, Afganistan uyruklu işçiler hakkında ortaya atılan iddiaları bakanlara sordu.“10 Afgan işçinin örgüt üyesi olduğu için sınır dışı edildiği doğru mu?”Kamuoyuna yansıyan iddialara göre, söz konusu maden sahasında çalışan 10 Afganistan uyruklu işçi hakkında jandarma tarafından işlem yapıldığı, bu kişilerin Afganistan’da bir örgütle bağlantılı oldukları gerekçesiyle sınır dışı edilmek üzere idari gözetim altına alındığı veya tutuklandığı ileri sürüldü.Cumhur Uzun, İçişleri Bakanlığına yönelttiği sorularda bu iddiaların doğru olup olmadığını, söz konusu kişiler hakkında hangi işlemlerin yapıldığını, güvenlik tahkikatı veya risk değerlendirmesi yürütülüp yürütülmediğini sordu.Uzun, “Milas’taki maden sahalarında çalışan kişilere ilişkin güvenlik denetimi nasıl yapılıyor? Türkiye’ye girişte, çalışma sürecinde ve maden sahasına erişimde hangi kurumlar sorumluluk üstlendi?” sorularına yanıt istedi.“Sahte belgeyle çalışan Afgan işçiler işten atıldıysa onları işe kim aldı?”Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına verilen önergede ise yaklaşık 50 Afganistan uyruklu işçinin sahte evrakla çalıştığının tespit edildiği ve işlerine son verildiği iddiası gündeme taşındı.Uzun, bu kişilerin çalışma izni, kimlik, ikamet, mesleki yeterlilik, SGK kaydı veya başka belgeler üzerinden mi çalıştırıldığının açıklanmasını istedi. Ayrıca işveren şirket, taşeron firma veya aracı kişiler hakkında idari işlem yapılıp yapılmadığını sordu.Cumhur Uzun, “Sahte belgeyle çalışan işçiler işten çıkarıldıysa, bu kişileri işe alan, sahaya sokan, çalıştıran ve denetlemekle yükümlü olanlar kimlerdir? Bu tablo yalnızca işçilerin üzerine yıkılamaz. Burada şirket, taşeron ve kamu denetimi zinciri birlikte incelenmelidir.” değerlendirmesinde bulundu.“Denetim zinciri nerede koptu? Sorumlular kim?”Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına verilen önergede ise iddiaların taşeron denetimi ve ruhsat yükümlülükleri ve çevresel etkenleri bakımından araştırılması istendi.Cumhur Uzun, sahte belgeyle çalıştığı ileri sürülen kişilerin üretim, bakım, patlatma, nakliye, kazı, cevher hazırlama veya benzeri kritik görevlerde çalıştırılıp çalıştırılmadığını sordu. Ayrıca MAPEG, EPDK veya Bakanlık birimlerince olağanüstü denetim yapılıp yapılmadığının açıklanmasını talep etti. Uzun açıklamasında şu ifadeleri kullandı:“Akbelen’de yıllardır doğa, yaşam alanı ve kamu yararı üzerinden ciddi bir mücadele yürütülüyor. Şimdi aynı sahadan güvenlik, sahte belge, kayıt dışı istihdam ve denetimsizlik iddiaları yükseliyor. Bu iddialar doğruysa ortada münferit bir aksaklık yok; şirketten taşerona, çalışma izinlerinden güvenlik denetimine kadar uzanan ağır bir yönetim sorunu vardır.Kamu gücü; yurttaşın toprağını, zeytinini, ormanını korumak için aynı kararlılıkla işletmelerin denetiminde de görev yapmak zorundadır. Akbelen’de gerçeklerin üzeri kapatılamaz. Hangi işçi hangi belgeyle çalıştı, kim işe aldı, kim denetledi, kim göz yumdu; bütün bu soruların yanıtı kamuoyuna açık biçimde verilmelidir.” ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP&#039;li Kış sert eleştiriler: Kültür Yolu Festivali AKP propaganda şovuna mı dönüştü?</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-kis-sert-elestiriler-kultur-yolu-festivali-akp-propaganda-sovuna-mi-donustu/411933</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-kis-sert-elestiriler-kultur-yolu-festivali-akp-propaganda-sovuna-mi-donustu/411933</guid>
            
            <pubDate>Wed, 13 May 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/5834-kultur-yolu-festivali-akp-propaganda-sovuna-mi-donustu-chpli-kis-sert-elestirilerde-bulundu.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/5834-kultur-yolu-festivali-akp-propaganda-sovuna-mi-donustu-chpli-kis-sert-elestirilerde-bulundu.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP&#039;li Kış sert eleştiriler: Kültür Yolu Festivali AKP propaganda şovuna mı dönüştü? ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-kis-sert-elestiriler-kultur-yolu-festivali-akp-propaganda-sovuna-mi-donustu/411933"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/5834-kultur-yolu-festivali-akp-propaganda-sovuna-mi-donustu-chpli-kis-sert-elestirilerde-bulundu.jpg" /></a>
               CHP&#039;li Gülcan Kış, Mersin&#039;de düzenlenen Kültür Yolu Festivali&#039;nin siyasi ayrımcılığa alet olduğunu belirterek, AKP iktidarını eleştirdi. Muhalefet ve STK&#039;ların dışlandığı festivale dikkat çeken Kış, Mersin&#039;in birleştirici kimliğine zarar verildiğini vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Mersin’de başlayan üzerinden AKP iktidarına sert tepki gösterdi. Festivalin kamuya ait bir kültür organizasyonu olmaktan çıkarılıp siyasi ayrımcılığın aracı hâline getirildiğini belirten Kış, “Kültür Yolu Festivali ne yazık ki AKP’nin propaganda şovuna dönüştürüldü” dedi.Kış, iktidarın yıllardır toplumu kutuplaştırarak siyaset yaptığını belirterek, kültür ve sanat alanında da aynı anlayışın sürdürüldüğünü ifade etti. Genel Kurul kürsüsünden konuşan Kış, “Yıllardır milleti kutuplaştırarak ayakta kalmaya çalışan AKP, kültürü böldü, sanatı ayrıştırdı. Organizasyonu yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mersin’de akılalmaz bir siyasi ayrımcılığa imza attı” ifadelerini kullandı.“MUHALEFET VE STK’LER NEDEN DIŞLANDI?”Festival sürecinde muhalefet belediye başkanlarının, muhalefet milletvekillerinin ve sivil toplum kuruluşlarının dışlandığını söyleyen Kış, bunun kabul edilemez olduğunu vurguladı. Kış, “Bu festivale halkın iradesini temsil eden belediye başkanları, muhalefet milletvekilleri ve STK’ler neden davet edilmedi?” diye sordu.“MERSİN, BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜNÜN EN GÜÇLÜ OLDUĞU KENTLERDEN BİRİDİR”Mersin’in tarihsel kimliğine dikkat çeken CHP’li Kış, festival üzerinden yaratılan ayrıştırıcı yaklaşımın kentin ruhuna zarar verdiğini söyledi. Kış, “Mersin birlikte yaşama kültürünün en güçlü olduğu kentlerden biridir. Bu topraklar yüzyıllardır medeniyetlerin, kültürlerin ve inançların buluşma noktası olmuştur. Böyle bir kentte ayrımcılık yapılması Mersin’in birlikteliğine zarar verir” dedi.“MERSİN HALKI BU AYRIMCI ANLAYIŞI ASLA AFFETMEYECEK”Kış, konuşmasının devamında AKP iktidarının kültür ve sanat organizasyonlarını dahi siyasi kutuplaşmanın parçası hâline getirdiğini belirterek, “Mersin halkı sizin kurmaya çalıştığınız nefret düzenine teslim olmayacaktır. Birlik ve beraberliğe zarar veren bu ayrımcı anlayışı da asla affetmeyecektir” ifadelerini kullandı.CHP’li Gülcan Kış konuşmasını, “Sandık geldiğinde vatandaşımız, devleti AKP’nin arka bahçesine çeviren bu anlayışı önüne katıp gönderecektir” sözleriyle tamamladı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Hatay’daki deprem mağduriyetleri Meclis gündeminde: “Kira yardımı evler teslim edilene kadar sürmeli”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/hataydaki-deprem-magduriyetleri-meclis-gundeminde-kira-yardimi-evler-teslim-edilene-kadar-surmeli/411902</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/hataydaki-deprem-magduriyetleri-meclis-gundeminde-kira-yardimi-evler-teslim-edilene-kadar-surmeli/411902</guid>
            
            <pubDate>Mon, 11 May 2026 13:05:46 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/9302-hataydaki-deprem-magduriyetleri-meclis-gundeminde-kira-yardimi-evler-teslim-edilene-kadar-surmeli.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/9302-hataydaki-deprem-magduriyetleri-meclis-gundeminde-kira-yardimi-evler-teslim-edilene-kadar-surmeli.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Hatay’daki deprem mağduriyetleri Meclis gündeminde: “Kira yardımı evler teslim edilene kadar sürmeli” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/hataydaki-deprem-magduriyetleri-meclis-gundeminde-kira-yardimi-evler-teslim-edilene-kadar-surmeli/411902"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/9302-hataydaki-deprem-magduriyetleri-meclis-gundeminde-kira-yardimi-evler-teslim-edilene-kadar-surmeli.jpg" /></a>
               Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Hatay ve deprem bölgesinde devam eden sorunlara dikkat çekti. Çalışkan, tarihî mirasın korunmasından barınma krizine, mahalle kültüründen kira yardımlarına kadar birçok alanda mağduriyetlerin sürdüğünü söyledi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Hatay ve deprem bölgesinde devam eden sorunları yeniden gündeme getirdi. Depremin üzerinden üç buçuk yıl geçmesine rağmen bölgede birçok temel başlıkta ciddi mağduriyetlerin sürdüğünü belirten Çalışkan, özellikle Hatay’ın tarihî kimliği, barınma sorunu, mahalle kültürü ve kira yardımları konusunda acil çözüm çağrısında bulundu.Çalışkan, Hatay’ın yalnızca bir yerleşim alanı değil, aynı zamanda çok katmanlı tarihî ve kültürel mirasa sahip bir kent olduğunu vurguladı. Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde bu kimliğin yeterince korunmadığını savunan Çalışkan, yürütülen çalışmaların bölgenin bütününü kapsayacak şekilde planlanması gerektiğini ifade etti.“Hatay’ın tarihî kimliği yalnız bırakıldı”Depremde Antakya’daki tarihî alanların büyük bölümünün yıkıldığını hatırlatan Çalışkan, yeniden inşa sürecinde tarihî ve kültürel mirasın ihmal edildiğini söyledi. Avrupa Birliği fonlarıyla yalnızca belirli noktalarda vitrin niteliğinde çalışmalar yapıldığını savunan Çalışkan, bu yaklaşımın Hatay’ın tarihî dokusunu korumak için yeterli olmadığını dile getirdi.Çalışkan, Kurtuluş Caddesi’nde restorasyon çalışmaları yürütülürken arka sokaklardaki tarihî yapıların kaderine terk edildiğini belirtti. Uzun Çarşı’da restorasyon çalışmalarının sürdüğünü ancak bölgenin otopark sorunlarının çözülmediğini ifade etti.Hatay’ın yeniden ayağa kalkması için yalnızca görünen alanların değil, kentin tarihî bütünlüğünü oluşturan tüm sokakların, çarşıların ve yapıların birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.“Vakıf camilerinin yerleri kayboldu”Necmettin Çalışkan, rezerv alan uygulamaları sonrasında birçok vakıf eserinin ve caminin yerinin ortadan kalktığını söyledi. Hacı Mevlüde ve Osmaniye Camii gibi yapıların yeniden inşa edilmediğini belirten Çalışkan, bu eserlerin yalnızca ibadet mekânı değil, aynı zamanda Hatay’ın medeniyet hafızasının önemli parçaları olduğunu ifade etti.Vakıf eserlerinin korunmasının kültürel süreklilik açısından büyük önem taşıdığını dile getiren Çalışkan, bu yapıların yeniden inşa sürecinde göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Hatay’ın tarihî kimliğinin korunması için camiler, çarşılar, sokaklar ve vakıf yapılarının bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiğini vurguladı.Mahalle kültürü için uyarıÇalışkan, Hatay’ın Affan, Şirince ve Alpagot mahallelerini kapsayan bölgelerde vatandaşların kendi evlerini yapmalarına izin verilmediğini belirtti. Bu bölgelerde yaşayan insanların uzak noktalardaki TOKİ projelerine yönlendirildiğini söyleyen Çalışkan, bunun yalnızca barınma meselesi olmadığını, aynı zamanda sosyal dokuyu etkileyen ciddi bir sorun olduğunu ifade etti.Mahalle kültürünün, komşuluk ilişkilerinin ve demografik yapının bu süreçten zarar gördüğünü dile getiren Çalışkan, binlerce yıldır aynı bölgede yaşayan insanların şehir dışına itilmek istendiğini savundu.Yeniden yapılanma sürecinde yerel dinamiklerin dikkate alınmadığını belirten Çalışkan, Hatay’ın tarihî mahallelerinin yalnızca fiziksel yapılarla değil, orada yaşayan insanların kültürü ve hafızasıyla anlam kazandığını söyledi.“Hatay Mozaik Müzesi hâlâ kapalı”Hatay’ın kültürel mirası açısından büyük önem taşıyan Hatay Mozaik Müzesi’nin hâlâ kapalı olmasına da tepki gösteren Çalışkan, müzenin çevresinin harabe görüntüsü verdiğini ifade etti.Dünyanın önemli kültürel mirasları arasında gösterilen müzenin kapalı kalmasının Hatay turizmi açısından büyük kayıp olduğunu belirten Çalışkan, bölgenin yeniden turizme kazandırılması için acil restorasyon çalışması yapılması gerektiğini söyledi.Çalışkan’a göre Hatay’ın ayağa kalkması yalnızca konut yapımıyla sınırlı görülmemeli; kültürel mirasın korunması, turizm alanlarının canlandırılması ve kentin tarihî kimliğinin yeniden görünür hale getirilmesi de sürecin temel başlıkları arasında yer almalı.“Kira yardımı kesilmemeli”Depremzedelerin en önemli sorunlarından birinin kira yardımları olduğunu belirten Çalışkan, konut teslimleri tamamlanmadan bu desteklerin kesilmesini eleştirdi. Vatandaşların kira yardımını yalnızca barınma amacıyla değil, temel ihtiyaçlarını karşılamak için de kullandığını söyledi.Çalışkan, birçok depremzedenin çocuklarının günlük ihtiyaçlarını dahi bu desteklerle karşılamaya çalıştığını belirterek, yardımların erken kesilmesinin mağduriyeti artıracağını ifade etti.Depremzede vatandaşlar evlerine yerleşinceye kadar kira yardımlarının devam etmesi gerektiğini vurgulayan Çalışkan, Hatay ve deprem bölgesinde kalıcı çözüm için barınma, sosyal destek, tarihî miras ve yerel yaşam alanlarının birlikte ele alınması çağrısında bulundu. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP’li Türeli iş cinayetlerini Meclis’e taşıdı: “Güvenli çalışma ortamı anayasal zorunluluktur”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-tureli-is-cinayetlerini-meclise-tasidi-guvenli-calisma-ortami-anayasal-zorunluluktur/411901</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-tureli-is-cinayetlerini-meclise-tasidi-guvenli-calisma-ortami-anayasal-zorunluluktur/411901</guid>
            
            <pubDate>Mon, 11 May 2026 12:50:32 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/8772-chpli-tureli-is-cinayetlerini-meclise-tasidi-guvenli-calisma-ortami-anayasal-zorunluluktur.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/8772-chpli-tureli-is-cinayetlerini-meclise-tasidi-guvenli-calisma-ortami-anayasal-zorunluluktur.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP’li Türeli iş cinayetlerini Meclis’e taşıdı: “Güvenli çalışma ortamı anayasal zorunluluktur” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-tureli-is-cinayetlerini-meclise-tasidi-guvenli-calisma-ortami-anayasal-zorunluluktur/411901"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/8772-chpli-tureli-is-cinayetlerini-meclise-tasidi-guvenli-calisma-ortami-anayasal-zorunluluktur.jpg" /></a>
               CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, iş cinayetlerine ilişkin hazırladığı soru önergesini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye sundu. Türeli, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’na rağmen işçi ölümlerinin önlenemediğini belirterek sistemin köklü biçimde yenilenmesi gerektiğini söyledi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, Türkiye’de çalışma yaşamının en ağır sorunlarından biri olan iş cinayetlerini Meclis gündemine taşıdı. Türeli, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, iş sağlığı ve güvenliği sisteminin mevcut haliyle işçi ölümlerini önleyemediğini vurguladı.Türeli, yaptığı açıklamada Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği sorununun yalnızca bürokratik bir aksaklık olarak görülemeyeceğini belirtti. Her yıl binlerce işçinin yaşamını yitirdiğini ifade eden Türeli, bu tablonun kronik bir toplumsal yara haline geldiğini söyledi.30 Haziran 2012 tarihinde büyük iddialarla yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın aradan geçen 13 yıla rağmen can kayıplarını engelleyemediğini kaydeden Türeli, ölümlerin artarak sürdüğünü dile getirdi. Kamuoyunda artık “iş cinayetleri” olarak adlandırılan bu durumun, yasal düzenlemelerin sahada yeterli karşılık bulmadığını gösterdiğini ifade etti.“İstatistiklerin ötesinde ağır bir bilanço var”Rahmi Aşkın Türeli, iş cinayetlerine ilişkin verilerin yalnızca sayılardan ibaret olmadığını, her bir ölümün büyük bir toplumsal kayıp anlamına geldiğini belirtti. İSİG Meclisi verilerine dikkat çeken Türeli, 2013-2026 Nisan döneminde toplam 25 bin 49 işçinin iş cinayetleri nedeniyle hayatını kaybettiğini aktardı.Verilere göre 2013 yılında 1.235, 2014 yılında 1.886, 2015 yılında 1.730, 2016 yılında 1.970, 2017 yılında 2.006, 2018 yılında 1.923, 2019 yılında 1.736, 2020 yılında 2.427, 2021 yılında 2.170, 2022 yılında 1.843, 2023 yılında 1.932, 2024 yılında 1.897, 2025 yılında 2.105 ve 2026 yılının ilk dört ayında 189 işçi yaşamını yitirdi.Türeli’ye göre bu tablo, 6331 sayılı yasanın iş cinayetlerini azaltmada etkili olmadığını ortaya koyuyor. Yüksek ölümlü iş kazalarının devam etmesi, kağıt üzerinde var olan mevzuatın sahadaki denetimsizlik ve kâr odaklı çalışma düzenini engelleyemediğini gösteriyor.“Piyasa yönelimli denetim sistemi iflas etti”CHP’li Türeli, mevcut iş sağlığı ve güvenliği modeline de sert eleştiriler yöneltti. Sistemin en temel sorunlarından birinin iş sağlığı ve güvenliğinin piyasa koşullarına bırakılması olduğunu belirten Türeli, iş güvenliği uzmanları ile işyeri hekimlerinin ücretlerini doğrudan işverenden almasının ciddi bir çıkar çatışması yarattığını söyledi.Türeli, denetimin özel şirketler eliyle yürütüldüğü “işyeri eksenli” modelin işlemediğini savundu. Kendi maaşını ödeyen işvereni denetlemek zorunda kalan profesyonellerin, sistemin koruyucu unsuru olmaktan uzaklaştığını ifade etti.Bu yapının cezasızlık algısını güçlendirdiğini belirten Türeli, işçinin yaşam hakkını öncelemeyen piyasacı yaklaşımların yeni iş cinayetlerine zemin hazırladığını söyledi.Kamu denetiminin ertelenmesine tepkiRahmi Aşkın Türeli, iş sağlığı ve güvenliği sistemine kamu kurumlarının etkin şekilde dahil edilmesi gerektiğini vurguladı. Ancak bu yöndeki düzenlemelerin yasal değişikliklerle sürekli ertelendiğini belirten Türeli, bunun siyasi iradenin sorunu çözme konusundaki kararsızlığını gösterdiğini ifade etti.Kamu ayağı eksik, denetimi özel sektöre bırakılmış ve bedeli işçinin canıyla ödenen bir modelin sürdürülemez hale geldiğini söyleyen Türeli, Türkiye’nin iş sağlığı ve güvenliği sistemini vakit kaybetmeden yeniden ele alması gerektiğini belirtti.“Radikal dönüşüm artık zorunlu”Türeli, iş cinayetlerinin önlenmesi için mevcut sistemde küçük değişikliklerin yeterli olmayacağını, köklü bir dönüşüme ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Bu kapsamda iş güvenliği profesyonellerinin işverenden ekonomik olarak tamamen bağımsız hale getirilmesi gerektiğini söyledi.CHP’li Türeli’ye göre iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimlerinin ücretleri kamu tarafından finanse edilen bir havuzdan ödenmeli. Böylece denetim mekanizması işveren baskısından uzak, bağımsız ve etkili bir yapıya kavuşturulmalı.Türeli ayrıca iş cinayetlerinin yoğunlaştığı inşaat, tarım ve madencilik işkolları için özel düzenlemeler yapılması gerektiğini vurguladı. Uluslararası Çalışma Örgütü normlarına uygun, yaşam hakkını merkeze alan ve kamusal denetimi esas alan özerk bir otorite kurulması çağrısında bulundu.Bakan Işıkhan’a 8 soru yönelttiRahmi Aşkın Türeli, soru önergesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a iş kazalarının nedenlerinden mevcut sistemin işleyişine kadar birçok başlıkta sorular yöneltti.Türeli, yüksek ölümlü iş kazalarının nedenlerinin açıklanmasını istedi. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın bugüne kadar işçi sağlığı ve güvenliği açısından katkı sağlayıp sağlamadığını sordu.Önergede, iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimlerinin işverenle ücret ilişkisi içinde olmasının yarattığı sorunlar da gündeme getirildi. Türeli, piyasa yönelimli özel şirketlerce yürütülen işyeri eksenli denetim sisteminin işlemediği yönündeki tespitlere Bakanlığın katılıp katılmadığını sordu.Kamu kurumlarının sisteme dahil edilmesine ilişkin yürürlük tarihlerinin sürekli ertelenmesini de gündeme getiren Türeli, Türkiye’nin iş sağlığı ve güvenliği sistemini yeniden gözden geçirmesi gerektiği konusundaki Bakanlık görüşünü talep etti.İnşaat, tarım ve madencilik için özel düzenleme çağrısıTüreli’nin önergesinde, iş kazalarının en yoğun görüldüğü inşaat, tarım ve madencilik işkolları için özel düzenlemelerin gündemde olup olmadığı da soruldu. Ayrıca iş kazalarının önlenmesi amacıyla giderleri kamu tarafından karşılanan, özerk bir düzenleme ve denetleme otoritesine dayalı model kurulmasına ilişkin Bakanlığın yaklaşımı öğrenilmek istendi.CHP’li Türeli, çalışma hayatında iş kazalarının önlenmesi ve azaltılması için ikincil yasal ve kurumsal adımların ne zaman atılacağını da sordu.Türeli, güvenli çalışma ortamının bir lütuf değil anayasal zorunluluk olduğunu vurgulayarak, işçinin yaşam hakkını koruyamayan mevcut anlayışın yeni iş cinayetlerine davetiye çıkardığını ifade etti. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP’den yoksulluk çıkışı: “Çocuklu evlerde tablo ağırlaşıyor”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpden-yoksulluk-cikisi-cocuklu-evlerde-tablo-agirlasiyor/411891</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpden-yoksulluk-cikisi-cocuklu-evlerde-tablo-agirlasiyor/411891</guid>
            
            <pubDate>Mon, 11 May 2026 10:58:16 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/7586-chpden-yoksulluk-cikisi-cocuklu-evlerde-tablo-agirlasiyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/7586-chpden-yoksulluk-cikisi-cocuklu-evlerde-tablo-agirlasiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP’den yoksulluk çıkışı: “Çocuklu evlerde tablo ağırlaşıyor” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpden-yoksulluk-cikisi-cocuklu-evlerde-tablo-agirlasiyor/411891"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/7586-chpden-yoksulluk-cikisi-cocuklu-evlerde-tablo-agirlasiyor.jpg" /></a>
               CHP İstanbul Milletvekili Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, TÜİK’in 2025 yılı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarını değerlendirerek, Türkiye’de yoksulluğun özellikle çocuklu hanelerde derinleştiğini söyledi. İlgezdi, bu tabloya rağmen sürdürülen “3 çocuk” söyleminin gerçek hayatla bağdaşmadığını vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Açıklanan verilerin, Türkiye’de yoksulluğun yalnızca gelir kaybıyla sınırlı olmadığını gösterdiğini belirten İlgezdi, özellikle çocukların bu tablodan ağır biçimde etkilendiğini ifade etti.TÜİK verilerinde yoksulluk oranının yüzde 13 olarak açıklandığını hatırlatan Dr. Akkuş İlgezdi, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski oranının ise yüzde 27,9’a ulaştığını belirtti. İlgezdi’ye göre bu tablo, toplumun geniş bir kesiminin temel yaşam koşulları bakımından ciddi risk altında olduğunu ortaya koyuyor.Sağlık ve sosyal politikaların birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan İlgezdi, yoksulluğun artık yalnızca ekonomik bir başlık olarak değerlendirilemeyeceğini, çocukların eğitimden sağlığa, beslenmeden güvenli yaşam koşullarına kadar pek çok alandaki geleceğini doğrudan etkileyen yapısal bir sorun haline geldiğini söyledi.“Yoksulluğun en ağır yükünü çocuklar taşıyor”Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, açıklamasında çocuklu hanelerde yoksulluk riskinin belirgin şekilde arttığına dikkat çekti. Bağımlı çocuğu olan ailelerde yoksulluk oranının daha yüksek seyrettiğini ifade eden İlgezdi, özellikle tek ebeveynli haneler ile birden fazla çocuğun bulunduğu ailelerde sorunun daha da derinleştiğini belirtti.İlgezdi, bu tür hanelerde yoksulluk oranının yüzde 30’ların üzerine çıktığını vurgulayarak, çocuk sayısı arttıkça yoksulluk riskinin de katlandığını söyledi. Bu durumun bireysel tercihlerle açıklanamayacak kadar geniş kapsamlı bir sosyal sorun olduğunu dile getiren İlgezdi, çocukların yaşam koşullarının doğrudan risk altında olduğunu ifade etti.Açıklamasında, “Yoksulluk oranı yüzde 13 olarak açıklanıyor ancak geniş tanımla bakıldığında her 4 kişiden biri yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında yaşıyor. Bu tablonun içinde en ağır yükü çocuklar taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.“Türkiye OECD ortalamasının gerisinde”CHP’li Dr. Akkuş İlgezdi, Türkiye’nin çocuk yoksulluğu konusunda uluslararası karşılaştırmalarda da olumsuz bir noktada bulunduğunu söyledi. OECD verilerine işaret eden İlgezdi, gelişmiş ülkelerde çocukların karşı karşıya kaldığı yoksulluk riskinin daha düşük seviyelerde olduğunu, Türkiye’de ise bu oranın ciddi biçimde yüksek seyrettiğini ifade etti.Bu farkın, sosyal devlet mekanizmalarının ne kadar zayıfladığını gösterdiğini belirten İlgezdi, çocukların korunması için daha güçlü sosyal politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.“3 çocuk söylemi gerçeklikten kopuk”Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, iktidarın uzun süredir dile getirdiği nüfus politikalarına da tepki gösterdi. Çocuklu hanelerde yoksulluğun derinleştiği bir ortamda “3 çocuk” söyleminin gerçek hayatla bağdaşmadığını belirten İlgezdi, ailelerin mevcut çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyledi.İlgezdi, “Bir yanda çocuklu hanelerde derinleşen yoksulluk, diğer yanda sürekli tekrar edilen ‘3 çocuk’ söylemi var. Bu iki tablo arasında hiçbir bağ yok” ifadelerini kullandı.Ailelere daha fazla çocuk önerilmeden önce mevcut çocukların sağlıklı, güvenli ve insanca koşullarda büyüyebilmesi için politikalar geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.“Yoksulluk çocukların kaderi haline getiriliyor”Açıklamasının sonunda yoksulluğun kuşaklar arası aktarımına dikkat çeken Dr. Akkuş İlgezdi, mevcut tabloya müdahale edilmemesi halinde sorunun daha da büyüyeceğini söyledi. İlgezdi’ye göre açıklanan veriler yalnızca istatistik değil, aynı zamanda geleceğe ilişkin ciddi bir uyarı niteliği taşıyor.Çocukların yoksulluk içinde büyüdüğü bir ülkede fırsat eşitliğinden söz edilemeyeceğini belirten İlgezdi, sosyal politikaların güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yoksulluğun çocukların kaderi haline getirilmemesi için etkili, kalıcı ve bütüncül politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>“Koruma Saltanatı” Tepkisi: “Milletin Vergileriyle Sağlanan Bu İmtiyazların Sınırı Nedir?”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/koruma-saltanati-tepkisi-milletin-vergileriyle-saglanan-bu-imtiyazlarin-siniri-nedir/411840</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/koruma-saltanati-tepkisi-milletin-vergileriyle-saglanan-bu-imtiyazlarin-siniri-nedir/411840</guid>
            
            <pubDate>Thu, 07 May 2026 16:27:36 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/3494-koruma-saltanati-tepkisi-milletin-vergileriyle-saglanan-bu-imtiyazlarin-siniri-nedir.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/3494-koruma-saltanati-tepkisi-milletin-vergileriyle-saglanan-bu-imtiyazlarin-siniri-nedir.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ “Koruma Saltanatı” Tepkisi: “Milletin Vergileriyle Sağlanan Bu İmtiyazların Sınırı Nedir?” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/koruma-saltanati-tepkisi-milletin-vergileriyle-saglanan-bu-imtiyazlarin-siniri-nedir/411840"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/3494-koruma-saltanati-tepkisi-milletin-vergileriyle-saglanan-bu-imtiyazlarin-siniri-nedir.jpg" /></a>
               CHP Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada eski Tarım Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu’nun koruma eşliğinde dolaşmaya devam etmesini gündeme taşıdı. Kanko, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin şeffaflık çağrısında bulundu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Mühip Kanko, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada dikkat çeken açıklamalarda bulundu. CHP’li vekil, görevinden ayrılan eski Tarım Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu’nun koruma eşliğinde dolaşmaya devam ettiğini belirterek uygulamanın gerekçesini sorguladı.Kanko, kamuoyunda bu durumun ciddi soru işaretleri yarattığını ifade ederek, devlet imkanlarının kişisel ayrıcalık görüntüsü oluşturacak şekilde kullanılmaması gerektiğini söyledi.“Hangi Yetkiyle Koruma Sağlanıyor?”Genel Kurul konuşmasında doğrudan hükümete ve ilgili kurumlara çağrıda bulunan Kanko, koruma uygulamasının hangi mevzuata dayandığının açıklanmasını istedi.Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan’a seslenen Kanko, eski bir bakan yardımcısına yönelik güvenlik tedbirlerinin devam etmesinin kamu vicdanında rahatsızlık oluşturduğunu savundu.Kanko, “Görevi sona ermiş bir bakan yardımcısı hangi gerekçeyle hâlâ korumalarla dolaşıyor?” sorusunu gündeme taşıdı.“Bu Bir Zorunluluk mu, Ayrıcalık mı?”CHP’li vekil, Tarım Bakanlığı’nın milli güvenlik açısından kritik bir kurum olmadığını belirterek, buna rağmen koruma uygulamasının sürmesinin nedeninin kamuoyuna açık şekilde anlatılması gerektiğini söyledi.Kanko, devlet kaynaklarının kullanımında şeffaflığın esas olması gerektiğini vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:“Bu bir zorunluluk mudur yoksa ayrıcalık mıdır? Milletin vergileriyle sağlanan bu imtiyazların sınırı nedir?”Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada kamu görevi sona eren kişilere yönelik güvenlik uygulamalarının hangi kriterlere göre sürdürüldüğünün açıklanmasını talep eden Kanko, İçişleri Bakanlığı’nın bu konuda kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini ifade etti.“Kamu Vicdanı Rahatsız Oluyor”Mühip Kanko, devlet ciddiyetinin kişisel imtiyaz algısıyla zarar görmemesi gerektiğini söyledi. Kamu kaynaklarının belirli kişilere yönelik ayrıcalıklı biçimde kullanıldığı yönündeki algının toplumdaki adalet duygusunu zedelediğini belirten Kanko, şeffaf yönetim anlayışının önemine dikkat çekti.Kanko, “Bu tablo kamu vicdanını rahatsız etmektedir. Ayrıcalık algısı giderek derinleşmektedir” ifadelerini kullandı.Meclis’e Bilgilendirme ÇağrısıCHP’li vekil konuşmasının sonunda ilgili kurumlara çağrıda bulunarak uygulamanın gerekirse sona erdirilmesini istedi. Ayrıca TBMM’nin konu hakkında bilgilendirilmesi gerektiğini dile getirdi.Kanko, kamu kaynaklarının kullanımında hesap verebilirlik ilkesinin esas alınması gerektiğini belirterek, devlet imkanlarının kişisel ayrıcalık görüntüsü oluşturmasının toplumda güven kaybına yol açabileceğini ifade etti.TBMM’de gündeme gelen açıklamalar, kamu kaynaklarının kullanımı ve eski kamu görevlilerine sağlanan koruma uygulamalarıyla ilgili yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Saadet Partili Şerafettin Kılıç’tan Sert Ekonomi Çıkışı: “Bayram İkramiyesi Sadaka Düzenine Döndü”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/saadet-partili-serafettin-kilictan-sert-ekonomi-cikisi-bayram-ikramiyesi-sadaka-duzenine-dondu/411831</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/saadet-partili-serafettin-kilictan-sert-ekonomi-cikisi-bayram-ikramiyesi-sadaka-duzenine-dondu/411831</guid>
            
            <pubDate>Thu, 07 May 2026 15:08:10 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/5682-saadet-partili-serafettin-kilictan-sert-ekonomi-cikisi-bayram-ikramiyesi-sadaka-duzenine-dondu.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/5682-saadet-partili-serafettin-kilictan-sert-ekonomi-cikisi-bayram-ikramiyesi-sadaka-duzenine-dondu.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Saadet Partili Şerafettin Kılıç’tan Sert Ekonomi Çıkışı: “Bayram İkramiyesi Sadaka Düzenine Döndü” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/saadet-partili-serafettin-kilictan-sert-ekonomi-cikisi-bayram-ikramiyesi-sadaka-duzenine-dondu/411831"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/5682-saadet-partili-serafettin-kilictan-sert-ekonomi-cikisi-bayram-ikramiyesi-sadaka-duzenine-dondu.jpg" /></a>
               Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, düzenlediği basın toplantısında emekli maaşlarından esnafın yaşadığı ekonomik krize kadar birçok başlıkta hükümeti eleştirdi. Kılıç, Kurban Bayramı öncesinde vatandaşın temel ihtiyaçlarını bile karşılayamadığını söyledi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, gündeme ilişkin yaptığı basın açıklamasında Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntıların toplumun her kesimini derinden etkilediğini ifade etti. Kurban Bayramı öncesinde vatandaşın geçim mücadelesi verdiğini belirten Kılıç, artan hayat pahalılığı nedeniyle insanların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyledi.Kılıç, vatandaşların pazara ve markete gitmekte zorlandığını, faturalarını ödeyemediğini ve çocuklarına harçlık veremediğini belirterek, ülkede alın terinin karşılığının verilmediğini savundu.Özellikle emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çeken Kılıç, Türkiye’de ortalama emekli maaşının 20 ila 25 bin lira arasında olduğunu, buna karşılık dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 34 bin lirayı geçtiğini ifade etti.“4 Bin Liralık İkramiye Yetersiz”Kurban Bayramı öncesinde emeklilere verilecek bayram ikramiyesinin yine 4 bin lira olarak belirlenmesini eleştiren Kılıç, bu rakamın günümüz ekonomik şartlarında hiçbir ihtiyacı karşılamadığını söyledi.Bayram ikramiyesinin artık destek olmaktan çıktığını ifade eden Kılıç, emeklilerin bu parayla ne kurban kesebileceğini ne de torunlarına bayram harçlığı verebileceğini dile getirdi.Vergilere, kiralara, enerji giderlerine ve ulaşıma sürekli zam yapıldığını söyleyen Kılıç, buna rağmen emekli ikramiyelerinin aynı seviyede tutulmasını eleştirdi. Saadet Partisi olarak en düşük emekli maaşının en az asgari ücret seviyesine çıkarılması gerektiğini savunduklarını belirtti.Asgari Ücret ve Kurbanlık Fiyatları GündemdeBasın toplantısında asgari ücretli çalışanların yaşadığı ekonomik zorluklara da değinen Kılıç, açlık sınırının altında kalan maaşlarla vatandaşların yalnızca temel giderlerini karşılayabildiğini ifade etti.Kurbanlık fiyatlarının 20 ila 25 bin liraya ulaştığını belirten Kılıç, milyonlarca ailenin bu yıl da kurban kesemeyeceğini söyledi. Dar gelirli vatandaşların bayram tatillerinde memleketlerine gitmekte bile zorlandığını dile getiren Kılıç, ulaşım maliyetlerinin ciddi şekilde arttığını vurguladı.İktidarın ekonomik tablo karşısında sessiz kaldığını öne süren Kılıç, kamu kaynaklarının vatandaş yerine belirli çevrelere aktarıldığını savundu.“Esnaf Ayakta Kalma Mücadelesi Veriyor”Şerafettin Kılıç, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin ekonomik verilerin esnaf açısından ciddi bir tablo ortaya koyduğunu belirtti. Yılın ilk üç ayında Türkiye genelinde on binlerce esnaf ve işletmenin kepenk kapattığını ifade eden Kılıç, bunun yalnızca ekonomik bir veri değil, aynı zamanda büyük bir sosyal sorun olduğunu söyledi.Artan kira giderleri, enerji maliyetleri, yüksek girdi fiyatları ve ekonomik belirsizlik nedeniyle esnafın ayakta kalmakta zorlandığını belirten Kılıç, piyasadaki daralmanın işletmeleri kapanma noktasına getirdiğini savundu.Vergi muafiyeti limitlerinin artırılmasının tek başına çözüm olmayacağını ifade eden Kılıç, asıl sorunun esnafın gelir elde edememesi olduğunu söyledi.“Vatandaş Borçla Yaşıyor”Ekonomideki borç yüküne de dikkat çeken Kılıç, bütçe açığı, faiz ödemeleri ve kredi kartı borçlarının Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu tabloyu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.Vatandaşların artık geçinmek için değil, borçlarını çevirebilmek için yaşam mücadelesi verdiğini savunan Kılıç, icra dosyalarının hızla arttığını belirtti.Enflasyon nedeniyle memur ve emeklilerin maaş zamlarının kısa sürede eridiğini söyleyen Kılıç, ekonomik sistemin vatandaşın yükünü hafifletmek yerine daha da ağırlaştırdığını öne sürdü.“Çözüm Adil Düzen”Saadet Partisi olarak üretime dayalı ve adil paylaşımı esas alan bir ekonomik model savunduklarını ifade eden Kılıç, mevcut ekonomik düzenin sürdürülemez olduğunu söyledi.Faiz odaklı ekonomi anlayışının vatandaş üzerindeki yükü artırdığını belirten Kılıç, işçi, memur ve emeklilerin artık sabır değil, adil bir gelir düzenlemesi beklediğini dile getirdi.Kılıç, konuşmasının sonunda sosyal adaletin güçlendirilmesi, yoksulluğun azaltılması ve vatandaşın refah seviyesinin yükseltilmesi gerektiğini belirterek, ekonomik sorunların çözümü için yeni bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğunu ifade etti. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>AK Partili Osman Mesten’den sokak köpeği çıkışı: “Can dost değil, ittir”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/ak-partili-osman-mestenden-sokak-kopegi-cikisi-can-dost-degil-ittir/411823</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/ak-partili-osman-mestenden-sokak-kopegi-cikisi-can-dost-degil-ittir/411823</guid>
            
            <pubDate>Wed, 06 May 2026 18:34:50 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/7528-ak-partili-osman-mestenden-sokak-kopegi-cikisi-can-dost-degil-ittir.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/7528-ak-partili-osman-mestenden-sokak-kopegi-cikisi-can-dost-degil-ittir.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ AK Partili Osman Mesten’den sokak köpeği çıkışı: “Can dost değil, ittir” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/ak-partili-osman-mestenden-sokak-kopegi-cikisi-can-dost-degil-ittir/411823"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/7528-ak-partili-osman-mestenden-sokak-kopegi-cikisi-can-dost-degil-ittir.jpg" /></a>
               AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, sahipsiz köpeklerle ilgili yaptığı açıklamada kullanılan kavramlara tepki gösterdi. Mesten, “Köpek, ittir. Can dost veya patili dost değildir” ifadelerini kullandı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, sahipsiz köpeklerle ilgili yaptığı açıklamada dikkat çeken ifadeler kullandı. Mesten, köpekler için “can dost” ve “patili dost” gibi tanımlamaların kullanılmasına karşı çıkarak, “Köpek, ittir. Can dost veya patili dost değildir” dedi. Açıklama, sosyal medyada kısa sürede tartışma yarattı.Osman Mesten’den sahipsiz köpek açıklamasıAK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, sahipsiz köpek sorununa ilişkin yaptığı değerlendirmede kullanılan dil ve kavramlar üzerinden dikkat çeken bir çıkış yaptı. Mesten, köpekler için toplumda yaygın olarak kullanılan “can dost” ve “patili dost” ifadelerinin doğru olmadığını savundu.Mesten, açıklamasında köpeğe kendi adıyla hitap edilmesi gerektiğini belirterek, “Köpek, ittir. Can dost veya patili dost değildir” ifadelerini kullandı. AK Partili vekil, bu sözlerin hakaret amacı taşımadığını, “it” kelimesinin Türkçede köpeğin karşılığı olduğunu ileri sürdü.“Köpeğe kendi ismiyle hitap etmek hakaret değildir”Mesten, açıklamasında köpeklere yönelik kullanılan ifadelerin toplumda yanlış bir algı oluşturduğunu savundu. AK Partili vekil, inek, koyun ya da kuzu gibi hayvanlardan söz edilirken “evladımız” ya da “dostumuz” denilmediğini belirterek, köpekler için de benzer bir kişileştirmenin doğru olmadığını söyledi.Mesten, “Köpeğe kendi ismiyle hitap etmek hakaret değildir” diyerek, tartışmanın dil ve kavramlar üzerinden başladığını ifade etti. Açıklamasında “mama” kelimesinin de bilinçaltına yerleştirilmiş bir kullanım olduğunu savunan Mesten, köpeklerin yiyeceği için “yal” ya da “hayvan yemi” ifadelerinin kullanılmasının daha doğru olduğunu öne sürdü.“Sokakta tek bir başıboş köpek kalmamalı”Osman Mesten’in açıklamasında yalnızca kavram tartışması değil, sahipsiz köpek sorunu da yer aldı. Mesten, sokaklarda başıboş köpek kalmaması gerektiğini belirterek, bu meselenin yalnızca hayvanlarla ilgili bir başlık olarak görülemeyeceğini savundu.AK Partili vekil, sahipsiz köpeklerin özellikle çocuklar, yaşlılar ve kadınlar açısından risk oluşturduğunu ifade etti. Mesten, köpeklerin tabiatı gereği çoğaldıkça sürüleştiğini ve zayıf gördüğü kişilere zarar verebildiğini söyledi.Açıklama sosyal medyada tartışma yarattıMesten’in “can dost değil, ittir” sözleri sosyal medyada kısa sürede gündem oldu. Bazı kullanıcılar açıklamaya tepki gösterirken, bazı kullanıcılar ise sahipsiz köpek sorununa ilişkin daha sert önlemler alınması gerektiğini savundu.Hayvan hakları savunucuları ve sokak hayvanları konusunda farklı görüşlere sahip gruplar arasında tartışma yeniden alevlendi. Mesten’in açıklaması, sahipsiz hayvanlara yönelik yasal düzenlemeler, belediyelerin sorumlulukları ve toplumda kullanılan dil üzerinden yeni bir polemik başlattı.“Milli güvenlik” vurgusuOsman Mesten, sahipsiz köpek meselesinin yalnızca sokak hayvanları başlığıyla sınırlı olmadığını savunarak, konuyu milli güvenlik ve toplumsal düzen açısından da değerlendirdi. Mesten’e göre sahipsiz köpek sorunu; çocukların, yaşlıların ve vatandaşların günlük yaşam güvenliğini etkileyen ciddi bir mesele haline geldi.Mesten’in bu çıkışı, son dönemde sahipsiz köpek saldırıları, belediyelerin toplama ve barınak kapasitesi, hayvan hakları ve kamu güvenliği başlıklarında süren tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.Son durumAK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten’in sahipsiz köpeklerle ilgili açıklaması sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Mesten, köpekler için “can dost” ve “patili dost” ifadelerinin kullanılmasına karşı çıkarak, “Köpek, ittir” dedi. Açıklama, sahipsiz köpek sorunu, hayvan hakları ve toplumda kullanılan dil üzerinden yeni bir tartışma başlattı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP’li Veli Ağbaba&#039;dan “Varlık Barışı” Tepkisi: “Kara Para Riski Var, Şeffaflık Yok!”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-veli-agbabadan-varlik-barisi-tepkisi-kara-para-riski-var-seffaflik-yok/411822</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-veli-agbabadan-varlik-barisi-tepkisi-kara-para-riski-var-seffaflik-yok/411822</guid>
            
            <pubDate>Wed, 06 May 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/618-chpden-varlik-barisi-tepkisi-kara-para-riski-var-seffaflik-yok.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/618-chpden-varlik-barisi-tepkisi-kara-para-riski-var-seffaflik-yok.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP’li Veli Ağbaba&#039;dan “Varlık Barışı” Tepkisi: “Kara Para Riski Var, Şeffaflık Yok!” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-veli-agbabadan-varlik-barisi-tepkisi-kara-para-riski-var-seffaflik-yok/411822"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/618-chpden-varlik-barisi-tepkisi-kara-para-riski-var-seffaflik-yok.jpg" /></a>
               TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülecek “varlık barışı” düzenlemesine CHP’den sert eleştiriler geldi. CHP’li Veli Ağbaba, teklifin kara para aklama riskini artırabileceğini savunurken, düzenlemenin geçmiş uygulamalarına ilişkin şeffaf veri bulunmadığını vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülecek “varlık barışı” düzenlemesine CHP’den sert eleştiriler geldi. CHP’li Veli Ağbaba, teklifin kara para aklama riskini artırabileceğini savunurken, düzenlemenin geçmiş uygulamalarına ilişkin şeffaf veri bulunmadığını vurguladı. TBMM’de Kritik Teklif GörüşülüyorTürkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, şirketlere vergi avantajları sağlayan ve kamuoyunda “varlık barışı” olarak bilinen düzenlemeleri içeren kanun teklifi ele alınıyor. Komisyon toplantısı öncesinde Veli Ağbaba, basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu.Ağbaba, söz konusu düzenlemenin daha önce birçok kez yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, yeni teklifin kapsamı ve sonuçlarına ilişkin ciddi soru işaretleri bulunduğunu ifade etti. “Vergisiz Para Girişi Teşvik Ediliyor” İddiasıAğbaba, düzenleme kapsamında 31 Temmuz 2027’ye kadar yurt dışından getirilecek varlıklardan vergi alınmayacağını belirterek, bu durumun tartışmalı sonuçlar doğurabileceğini savundu. Getirilecek paranın kaynağına dair denetim mekanizmasının zayıf olabileceğini öne süren Ağbaba, “Paranın nereden geldiği sorgulanamayacak bir sistem kuruluyor” değerlendirmesinde bulundu.Ağbaba ayrıca, gelecekteki yönetimlerin bu varlıkların kaynağını sorgulamakta zorlanabileceğini ifade ederek, düzenlemenin uzun vadeli etkilerine dikkat çekti. “Geçmiş Uygulamaların Sonuçları Belirsiz”Varlık barışının geçmişte sekiz kez uygulandığını belirten Ağbaba, bu süreçlerde ülkeye ne kadar para girdiği ve bu paranın niteliğine ilişkin kamuoyuna net veriler sunulmadığını dile getirdi. “Kim ne kadar getirdi, bu paranın kaynağı neydi sorularının cevabı yok” diyen Ağbaba, şeffaflık eksikliğini eleştirdi.Bu durumun güven sorununa yol açtığını savunan Ağbaba, ekonomik politikalarda hesap verilebilirliğin önemine vurgu yaptı. “Ekonomik Güven Ortamı Zedeleniyor” EleştirisiAğbaba, bir yandan mülkiyet hakkına yönelik tartışmaların yaşandığını, diğer yandan ise yurt dışından sermaye çağrısı yapıldığını belirterek bu yaklaşımı çelişkili bulduğunu ifade etti. Türkiye’de yatırım ortamının güvene dayalı olması gerektiğini dile getiren Ağbaba, mevcut uygulamaların bu güveni zedeleyebileceğini savundu.Ayrıca bazı büyük ölçekli satış işlemlerine ilişkin örnekler vererek, kamuoyunda tartışma yaratan işlemlerin yatırımcı güvenini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. “Kara Para ve Suç Gelirleri Riski” UyarısıAğbaba, düzenlemenin kayıt dışı veya yasa dışı gelirlerin sisteme dahil edilmesine zemin hazırlayabileceği yönünde endişe taşıdıklarını belirtti. Özellikle uluslararası suç gelirleri ve yasa dışı bahis gibi alanlara dikkat çeken Ağbaba, Türkiye’nin bu tür risklere karşı daha hassas olması gerektiğini ifade etti.Benzer bir eleştiri Cevdet Akay tarafından da dile getirildi. Akay, düzenlemenin bu haliyle kabul edilmesi durumunda uluslararası suç örgütlerinin Türkiye’ye yönelme riskinin artabileceğini öne sürdü. “Gri Liste Riski Gündemde”Ağbaba ve Akay, Türkiye’nin uluslararası finans sistemindeki konumuna da dikkat çekti. Özellikle kara para aklama ile mücadele kapsamında ülkelerin değerlendirildiği gri liste riskinin yeniden gündeme gelebileceğini ifade eden CHP’li isimler, bu durumun ekonomiye olumsuz yansımaları olabileceğini dile getirdi.Vergi cennetleriyle mücadele konusunda da eleştirilerde bulunan Ağbaba, geçmişte açıklanması beklenen listelerin kamuoyuyla paylaşılmadığını hatırlattı. “Düzenleme Gözden Geçirilmeli” ÇağrısıCHP’li vekiller, söz konusu kanun teklifinin özellikle “varlık barışı” maddesinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ekonomik istikrar ve uluslararası güven açısından daha şeffaf ve denetlenebilir bir sistem kurulması gerektiğini vurgulayan muhalefet temsilcileri, teklifin mevcut haliyle riskler barındırdığını savundu.Komisyon görüşmelerinde bu konuların detaylı şekilde ele alınması beklenirken, düzenlemenin ilerleyen süreçte nasıl şekilleneceği merak konusu olmaya devam ediyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Orman Yangınları İçin CHP&#039;den Meclis Hamlesi: “İklim Kriziyle Büyüyen Tehdit Araştırılsın”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/orman-yanginlari-icin-chpden-meclis-hamlesi-iklim-kriziyle-buyuyen-tehdit-arastirilsin/411817</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/orman-yanginlari-icin-chpden-meclis-hamlesi-iklim-kriziyle-buyuyen-tehdit-arastirilsin/411817</guid>
            
            <pubDate>Wed, 06 May 2026 14:30:09 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/8858-orman-yanginlari-icin-chpden-meclis-hamlesi-iklim-kriziyle-buyuyen-tehdit-arastirilsin.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/8858-orman-yanginlari-icin-chpden-meclis-hamlesi-iklim-kriziyle-buyuyen-tehdit-arastirilsin.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Orman Yangınları İçin CHP&#039;den Meclis Hamlesi: “İklim Kriziyle Büyüyen Tehdit Araştırılsın” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/orman-yanginlari-icin-chpden-meclis-hamlesi-iklim-kriziyle-buyuyen-tehdit-arastirilsin/411817"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/8858-orman-yanginlari-icin-chpden-meclis-hamlesi-iklim-kriziyle-buyuyen-tehdit-arastirilsin.jpg" /></a>
               CHP İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, Türkiye’de artan orman yangınlarının nedenleri ve etkilerinin tüm yönleriyle incelenmesi için TBMM’ye araştırma önergesi sundu. Teklifte, yangınların iklim değişikliğiyle bağlantısına dikkat çekildi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, son yıllarda Türkiye genelinde artış gösteren orman yangınlarına ilişkin kapsamlı bir araştırma yapılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na başvuruda bulundu. Özdemir’in önergesinde, yangınların yalnızca sayısal artışına değil, aynı zamanda nedenlerine, müdahale kapasitesine ve uzun vadeli etkilerine dikkat çekildi.Hazırlanan teklifte; yangınların çıkış sebepleri, iklim değişikliği ile olan ilişkisi, kullanılan teknolojik altyapı, müdahale süreçleri ve yangınların ekosistem üzerindeki etkilerinin detaylı biçimde incelenmesi talep edildi.Veriler Riskin Boyutunu Ortaya KoyuyorÖnergede yer alan bilgilere göre Türkiye’de orman varlığı 23 milyon hektarın üzerinde bulunuyor ve bu alanların yüzde 60’tan fazlası yangına hassas bölgelerden oluşuyor. Son yıllara ait veriler ise yangın riskinin giderek büyüdüğünü ortaya koyuyor.2022 yılında 2 bin 160 yangında 12 bin 799 hektar alan zarar görürken, 2023’te bu rakam 2 bin 579 yangın ve 15 bin 520 hektara yükseldi. 2024’te ise 3 bin 797 yangın sonucu 27 bin 485 hektarlık alan etkilendi. Geçtiğimiz yıl kayıtlara geçen 3 bin 224 yangında ise 81 bin hektardan fazla orman alanının zarar gördüğü ifade edildi.Bu artışın, iklim değişikliğine bağlı olarak yükselen sıcaklıklar, artan kuraklık ve değişen rüzgâr rejimleriyle doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı.“Sorun Çok Boyutlu”Nimet Özdemir, orman yangınlarının yalnızca ekolojik bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Yangınların ekonomik ve sosyal etkilerine de dikkat çekilen başvuruda, yaşanan afetlerin yerleşim alanlarını da ciddi şekilde etkilediği ifade edildi.İzmir, Bilecik ve Manisa’da yaşanan yangınların ardından çok sayıda konut ve işyerinin zarar gördüğü, afetzedeler için 21,6 milyon TL’nin üzerinde destek sağlandığı hatırlatıldı. Bu durumun, yangınların toplum üzerindeki etkisinin ne denli geniş olduğunu ortaya koyduğu ifade edildi.Can Kayıpları ve Müdahale Kapasitesi TartışmasıTeklifte en dikkat çeken başlıklardan biri de geçtiğimiz yıl yaşanan can kayıpları oldu. 23 Temmuz’da çıkan büyük bir yangında 5 orman işçisi ile 5 AKUT gönüllüsünün hayatını kaybettiği hatırlatılarak, bu durumun müdahale kapasitesi ve koordinasyon süreçlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiği belirtildi.Yangınlara müdahale sürecinde kullanılan yöntemlerin ve risk yönetimi stratejilerinin kapsamlı şekilde ele alınması gerektiği vurgulandı.Kiralama Modeli ve Teknoloji Kullanımı İncelensinÖnergede, yangın söndürme uçakları ve helikopterlerinin önemli bir kısmının kiralama yöntemiyle temin edilmesinin yarattığı sorunlara da dikkat çekildi. Sezonluk kiralama modelinin, uzun vadeli planlama açısından eksikliklere yol açabileceği ve kritik anlarda müdahaleyi zorlaştırabileceği ifade edildi.Ayrıca insansız hava araçları, erken uyarı sistemleri ve gözetleme kulelerinin yeterliliğinin de araştırılması gerektiği belirtildi. Teknolojik altyapının güçlendirilmesinin yangınlarla mücadelede kritik rol oynadığı vurgulandı.Ekosistem ve Yaban Hayatı Üzerindeki EtkilerYangınların yalnızca orman varlığını değil, aynı zamanda tüm ekosistemi etkilediği ifade edilen teklifte, yaban hayatı üzerindeki olumsuz sonuçlara dikkat çekildi. Yangınların birçok canlı türü için geri dönüşü olmayan habitat kayıplarına yol açtığı belirtildi.Bu nedenle yangın sonrası rehabilitasyon ve restorasyon süreçlerinin bilimsel yöntemlerle ele alınmasının önemine işaret edildi.Meclis Araştırması TalebiNimet Özdemir, tüm bu başlıkların ayrıntılı şekilde incelenmesi, mevcut eksikliklerin tespit edilmesi ve iklim değişikliğiyle uyumlu sürdürülebilir bir orman yönetim modeli oluşturulması için TBMM bünyesinde bir araştırma komisyonu kurulmasını talep etti.Özdemir, yangın riskinin artık geçici bir sorun değil, yapısal bir tehdit haline geldiğini belirterek, bu konuda kapsamlı ve kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini vurguladı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP’li Semra Dinçer’den “Aile ve Nüfus On Yılı”na Tepki: “Nüfus Politikası Ortak Akılla Belirlenmeli”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-semra-dincerden-aile-ve-nufus-on-yilina-tepki-nufus-politikasi-ortak-akilla-belirlenmeli/411812</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-semra-dincerden-aile-ve-nufus-on-yilina-tepki-nufus-politikasi-ortak-akilla-belirlenmeli/411812</guid>
            
            <pubDate>Wed, 06 May 2026 14:07:24 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/5187-chpli-semra-dincerden-aile-ve-nufus-on-yilina-tepki-nufus-politikasi-ortak-akilla-belirlenmeli.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/5187-chpli-semra-dincerden-aile-ve-nufus-on-yilina-tepki-nufus-politikasi-ortak-akilla-belirlenmeli.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP’li Semra Dinçer’den “Aile ve Nüfus On Yılı”na Tepki: “Nüfus Politikası Ortak Akılla Belirlenmeli” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-semra-dincerden-aile-ve-nufus-on-yilina-tepki-nufus-politikasi-ortak-akilla-belirlenmeli/411812"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/5187-chpli-semra-dincerden-aile-ve-nufus-on-yilina-tepki-nufus-politikasi-ortak-akilla-belirlenmeli.jpg" /></a>
               CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, 2026-2035 dönemini kapsayan “Aile ve Nüfus On Yılı” genelgesini eleştirerek TBMM’ye araştırma önergesi sundu. Dinçer, nüfus politikalarının tek taraflı kararlarla değil, demokratik katılım ve sosyal devlet anlayışıyla şekillenmesi gerektiğini vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, Cumhurbaşkanı kararıyla yayımlanan ve 2026-2035 yıllarını kapsayan “Aile ve Nüfus On Yılı” genelgesine yönelik eleştirilerini kamuoyuyla paylaştı. Dinçer, söz konusu planın Türkiye’nin geleceğini doğrudan ilgilendirdiğini belirterek, bu tür kapsamlı politikaların yalnızca yürütme organı tarafından belirlenmesinin demokratik ilkelere aykırı olduğunu ifade etti.Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na araştırma önergesi sunduğunu açıklayan Dinçer, nüfus politikalarının tüm siyasi partilerin, akademisyenlerin ve ilgili kurumların katılımıyla şekillenmesi gerektiğini vurguladı. Dinçer, “Bu kadar geniş kapsamlı ve uzun vadeli bir planın Meclis devre dışı bırakılarak hazırlanması kabul edilemez. Ortak akıl ve demokratik katılım bu süreçte vazgeçilmezdir” dedi.Türkiye’de Doğurganlık Oranı Alarm VeriyorDinçer, Türkiye’nin demografik yapısına ilişkin önemli verilere dikkat çekerek, nüfusun kendini yenileme eşiğinin altına düştüğünü söyledi. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre toplam doğurganlık hızının 1,48’e gerilediğini hatırlatan Dinçer, bu oranın ülke tarihinde kaydedilen en düşük seviyelerden biri olduğunu belirtti.Nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli eşik değerin 2,1 olduğuna dikkat çeken Dinçer, mevcut durumun ciddi bir demografik risk oluşturduğunu ifade etti. Türkiye’nin doğurganlık oranının Fransa, Hollanda ve Almanya gibi Avrupa ülkelerinin bile gerisinde kaldığını söyleyen Dinçer, bu tablonun yalnızca istatistiksel bir veri olmadığını, aynı zamanda toplumun geleceği açısından önemli bir uyarı niteliği taşıdığını dile getirdi.Boşanma Oranlarındaki Artış Dikkat ÇekiyorSemra Dinçer, nüfus azalmasının yanı sıra aile yapısında da önemli sorunlar yaşandığını belirtti. 2025 yılı verilerine göre her üç evlilikten birinin boşanmayla sonuçlandığını ifade eden Dinçer, bu durumun aile birliğinin ekonomik ve sosyal baskılar altında zayıfladığını gösterdiğini söyledi.Aile kurumunun toplumun temel yapı taşlarından biri olduğuna dikkat çeken Dinçer, artan boşanma oranlarının çok boyutlu bir sorun olduğunu belirtti. Dinçer’e göre bu tablo, nüfus politikalarının yalnızca teşviklerle değil, kapsamlı ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.“Sosyal Devlet Yaklaşımı Şart”CHP’li Dinçer, nüfus politikalarının yalnızca doğum teşvikleriyle çözülemeyeceğini belirterek, ekonomik ve sosyal politikaların da bu sürecin önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Kadınların ve çocukların yaşam koşullarının iyileştirilmeden doğurganlık oranlarının artırılmasının mümkün olmadığını ifade etti.Dinçer, ekonomik zorluklar, iş güvencesi, eğitim ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Nüfus krizi genelgelerle değil, güçlü bir sosyal devlet anlayışıyla çözülebilir” dedi.Ayrıca, Meclis bünyesinde kurulacak bir komisyon aracılığıyla nüfus politikalarının tüm yönleriyle ele alınması gerektiğini dile getiren Dinçer, bu sürecin bilimsel veriler ışığında ve katılımcı bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini söyledi.“Bilimsel ve Kapsayıcı Yaklaşım Olmadan Başarı Mümkün Değil”Semra Dinçer, nüfus politikalarının başarıya ulaşabilmesi için kapsayıcı ve bilimsel bir perspektifle hazırlanması gerektiğini belirtti. Mevcut yaklaşımın bu özelliklerden uzak olduğunu savunan Dinçer, ekonomik ve sosyal politikaların toplum üzerindeki etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.Dinçer, kadınlara ve çocuklara yönelik politikaların, doğum oranlarını doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer aldığını vurgulayarak, bu alanlarda yapılacak iyileştirmelerin kritik öneme sahip olduğunu söyledi.CHP’li Dinçer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Toplumun geleceğini belirleyen nüfus politikaları, dar bir çerçevede değil; bilimsel, katılımcı ve sürdürülebilir bir anlayışla ele alınmalıdır. Aksi halde atılan adımların kalıcı bir çözüm üretmesi mümkün değildir.”  ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İYİ Partili Erhan Usta: “Emekli ve çalışan açlık sınırının altında”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/iyi-partili-erhan-usta-emekli-ve-calisan-aclik-sinirinin-altinda/411797</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/iyi-partili-erhan-usta-emekli-ve-calisan-aclik-sinirinin-altinda/411797</guid>
            
            <pubDate>Tue, 05 May 2026 19:58:37 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/2820-iyi-partili-erhan-usta-emekli-ve-calisan-aclik-sinirinin-altinda.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/2820-iyi-partili-erhan-usta-emekli-ve-calisan-aclik-sinirinin-altinda.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İYİ Partili Erhan Usta: “Emekli ve çalışan açlık sınırının altında” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/iyi-partili-erhan-usta-emekli-ve-calisan-aclik-sinirinin-altinda/411797"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/2820-iyi-partili-erhan-usta-emekli-ve-calisan-aclik-sinirinin-altinda.jpg" /></a>
               İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda ekonomi programını eleştirdi. Usta, emeklilerin ve çalışanların önemli bölümünün açlık sınırının altında gelir aldığını belirterek, “Ücret politikası sıkı olsun demenin kime ne faydası var?” dedi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faaliyetlerine ilişkin yapılan bilgilendirme toplantısında ekonomi politikaları tartışıldı. İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, mevcut ekonomi programını eleştirerek emekli ve çalışanların alım gücündeki düşüşe dikkat çekti. Usta, “Emeklilerin yüzde 80’i açlık sınırının altında gelir alırken hâlâ ‘ücret politikası sıkı olsun’ demenin kime ne faydası var?” ifadelerini kullandı.TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda ekonomi gündemiTürkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın sunumunun ardından milletvekilleri ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda döviz kuru, enflasyon, Türk lirasındaki değer kaybı, artan maliyetler ve vatandaşın alım gücündeki düşüş öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.Komisyon toplantısında muhalefet milletvekilleri ekonomi yönetimine yönelik eleştirilerini dile getirirken, iktidar kanadından da enflasyonla mücadele sürecine ilişkin değerlendirmeler yapıldı.Erhan Usta’dan ekonomi programı eleştirisiİYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, komisyondaki konuşmasında ekonomi programının sahadaki gerçeklerle uyumlu olmadığını savundu. Usta, enflasyonla mücadelenin yalnızca Merkez Bankası’nın atacağı adımlarla başarıya ulaşamayacağını belirterek, hükümetin bütüncül bir program ortaya koyması gerektiğini ifade etti.Usta, mevcut ekonomi politikalarının vatandaşın gelir kaybını telafi etmekten uzak olduğunu söyledi. İktidarın Türkiye’nin ekonomik gerçeklerini doğru okuyamadığını savunan Usta, emekliler ve çalışanların gelir seviyesinin açlık sınırının altında kaldığını vurguladı.“Emekli ve çalışan açlık sınırının altında”Erhan Usta’nın konuşmasında en dikkat çeken bölüm, ücret politikalarına yönelik eleştirisi oldu. Usta, emeklilerin yüzde 80’inin, çalışanların ise önemli bir bölümünün açlık sınırının altında gelir elde ettiğini belirterek, sıkı ücret politikası söyleminin toplumun geniş kesimlerinde karşılık bulmadığını söyledi.Usta, “Emeklilerin yüzde 80’i açlık sınırının altında gelir alırken hâlâ ‘ücret politikası sıkı olsun’ demenin kime ne faydası var? Uzun süredir Türkiye krizde, alım gücü düşüyor” ifadeleriyle ekonomi programına tepki gösterdi.“Alım gücü düşüyor”İYİ Partili Usta, Türkiye’de uzun süredir devam eden ekonomik sıkışmışlığa dikkat çekti. Usta’ya göre enflasyon, hayat pahalılığı ve gelir kaybı vatandaşın günlük yaşamını doğrudan etkiliyor.Asgari ücret, emekli maaşı ve memur gelirlerinin geçim maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını belirten Usta, gelir politikalarının yalnızca enflasyon hedefleri üzerinden değil, vatandaşın gerçek yaşam maliyeti dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini savundu.TBMM kayıtlarında yer alan önceki komisyon konuşmalarında da Usta’nın, yaşam maliyeti endeksi oluşturulması ve asgari ücret ile emekli maaşları için bu göstergenin esas alınması gerektiğini dile getirdiği görülüyor.Enflasyon politikasına tepkiKomisyonda enflasyonla mücadele başlığı da tartışılan konular arasında yer aldı. Erhan Usta, enflasyonun düşürülememesine ilişkin gerekçelerin sürekli dış etkenlerle açıklanmasını eleştirdi.Usta, enflasyon için zaman zaman “kuraklık var” ya da “savaş var” gibi gerekçelerin öne sürüldüğünü belirterek, ekonomi yönetiminin kalıcı çözüm üretmesi gerektiğini söyledi.Komisyonda farklı partilerden ekonomi değerlendirmesiToplantıda yalnızca İYİ Parti değil, farklı siyasi partilerden milletvekilleri de ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Türk lirasındaki değer kaybına ve artan maliyetlere dikkat çekerken, DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç da enflasyon artışına sürekli bahane bulunduğunu savundu.Yeni Yol Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık ise iktidarın sürekli “enflasyon düşecek” mesajı verdiğini belirterek ekonomik sorunların reel sektöre etkisini gündeme taşıdı. AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş ise Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele ettiğini, bu sürecin kolay olmadığını ifade etti.Son durumTBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yapılan toplantıda ekonomi programı, enflasyonla mücadele, ücret politikası ve alım gücü kaybı ana gündem maddeleri arasında yer aldı. İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, emekli ve çalışanların açlık sınırının altında gelir aldığını belirterek sıkı ücret politikası söylemine tepki gösterdi.Usta’nın “Ücret politikası sıkı olsun demenin kime ne faydası var?” sözleri, komisyon toplantısında ekonomi programına yönelik eleştirilerin öne çıkan başlıklarından biri oldu. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP’li Gülcan Kış’tan Gıda İthalatı Tepkisi: “Hikâye Değil, Hesap İstedik”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gulcan-kistan-gida-ithalati-tepkisi-hikye-degil-hesap-istedik/411789</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gulcan-kistan-gida-ithalati-tepkisi-hikye-degil-hesap-istedik/411789</guid>
            
            <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:01:58 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/9372-chpli-gulcan-kistan-gida-ithalati-tepkisi-hikaye-degil-hesap-istedik.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/9372-chpli-gulcan-kistan-gida-ithalati-tepkisi-hikaye-degil-hesap-istedik.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP’li Gülcan Kış’tan Gıda İthalatı Tepkisi: “Hikâye Değil, Hesap İstedik” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gulcan-kistan-gida-ithalati-tepkisi-hikye-degil-hesap-istedik/411789"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/5/9372-chpli-gulcan-kistan-gida-ithalati-tepkisi-hikaye-degil-hesap-istedik.jpg" /></a>
               CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gıda ve tarımsal ürün ithalatına ilişkin yazılı soru önergesine verdiği yanıtı eleştirdi. Kış, ürün bazlı ithalat miktarları, ülke dağılımı ve döviz yükü gibi temel sorulara somut veriyle yanıt verilmediğini belirterek, “Bu bir cevap değil, denetimden kaçıştır” dedi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gıda ithalatına ilişkin yazılı soru önergesine verdiği yanıtı sert sözlerle eleştirdi. Türkiye’nin gıda ve tarımsal ürün ithalatına dair yönelttiği 10 maddelik soru önergesine gelen cevabın, soruların temel amacını karşılamadığını ifade eden Kış, bakanlığın somut veri paylaşmak yerine genel açıklamalarla konuyu geçiştirdiğini söyledi.Kış, önergesinde özellikle hangi ürünlerden ne kadar ithalat yapıldığı, bu ürünlerin hangi ülkelerden alındığı, ithalatta öne çıkan ilk 10 kalemin ne olduğu ve Türkiye’ye döviz cinsinden maliyetinin ne kadar olduğuna ilişkin açık bilgiler istediğini belirtti. Ancak gelen yanıtta bu başlıklara net ve ölçülebilir cevap verilmediğini savundu.“Somut Veri Yerine Genel İfadeler Kullanıldı”Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yanıtında Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi, destekleme politikaları ve üretim artışlarına ilişkin genel bilgilere geniş yer verildiğini belirten Gülcan Kış, asıl soruların ise cevapsız bırakıldığını dile getirdi.Kış, bakanlık yanıtına tepki göstererek, “Hangi üründen ne kadar ithalat yapıldı dedik, yok. Hangi ülkeden alındı dedik, yok. İlk 10 ithalat kalemi nedir dedik, yok. Ödenen döviz ne kadar dedik, yine yok. Ama sayfalarca ‘üretim arttı’ anlatısı var” ifadelerini kullandı.CHP’li Kış’a göre kamuoyunun ihtiyaç duyduğu bilgi, genel politika metinleri değil, anlaşılır ve denetlenebilir verilerden oluşan net bir tablo. Kış, bakanlığın bu yaklaşımının şeffaflık beklentisini karşılamadığını söyledi.“Kendine Yeten Ülke Söylemiyle İthalat Çelişiyor”Bakanlık yanıtında Türkiye’nin birçok üründe kendine yeter durumda olduğunun ifade edildiğini hatırlatan Kış, bu söylem ile artan gıda ve tarımsal ürün ithalatı arasında çelişki bulunduğunu belirtti.Gülcan Kış, bir ülkenin kendine yeter olduğu iddia edilirken aynı zamanda ithalatın neden arttığının açıklanması gerektiğini vurguladı. Kış, “Bir yandan ‘kendine yeten ülkeyiz’ diyorsunuz, diğer yandan ithalat neden artıyor sorusuna cevap veremiyorsunuz. Bu çelişkiyi açıklamak yerine konuyu dağıtmayı tercih ediyorsunuz” dedi.Kış, gıda ithalatının yalnızca ekonomik bir başlık olmadığını, aynı zamanda tarımsal üretim, çiftçinin gelir durumu, dışa bağımlılık ve gıda güvenliği açısından da stratejik önem taşıdığını ifade etti.“TÜİK’e Bakın Demek Sorumluluktan Kaçmaktır”Bakanlığın ithalat verileri için TÜİK’i işaret etmesini de eleştiren Kış, bu yaklaşımın kamuoyunu aydınlatmak yerine sorumluluğu başka bir kuruma yönlendirmek anlamına geldiğini savundu.CHP’li Kış, dağınık veriler yerine derlenmiş, analiz edilmiş ve vatandaşın anlayabileceği açık bir tablo talep ettiklerini belirtti. Kış, “Biz zaten dağınık veriyi değil, derlenmiş, analiz edilmiş, kamuoyunun anlayacağı net tabloyu istiyoruz. ‘TÜİK’e bakın’ demek bu sorumluluktan kaçmaktır” sözleriyle tepkisini dile getirdi.“Yazılı Soru Önergesi Denetim Aracıdır”Gülcan Kış, yazılı soru önergelerinin Meclis’in anayasal denetim yollarından biri olduğunu vurgulayarak, bakanlıkların bu sorulara açık ve doğrudan yanıt vermesi gerektiğini söyledi.Verilen yanıtın denetim mekanizmasını zayıflattığını savunan Kış, “Yazılı soru önergesi anayasal bir denetim aracıdır. Ama siz soruya cevap vermek yerine genel politika metni gönderiyorsanız, bu denetimden kaçmaktır. Biz sayfa sayfa hikâye istemedik. Somut, net, ölçülebilir veri istedik” dedi.“Gerçek Tablo Açıklanana Kadar Sormaya Devam Edeceğiz”CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, gıda ithalatına ilişkin gerçek tablonun kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirterek şeffaflık çağrısını yineledi. Kış, Türkiye’de çiftçi üretim yaparken hangi ürünlerde ithalata ihtiyaç duyulduğunun, dışa bağımlılığın hangi kalemlerde arttığının ve bunun ekonomik bedelinin kimler tarafından ödendiğinin açıklanması gerektiğini ifade etti.Kış, gıda ve tarımsal ürün ithalatının Türkiye için kritik bir mesele olduğunu belirterek, “Bu ülkenin çiftçisi üretirken neden ithalat yapılıyor? Hangi ürünlerde dışa bağımlılık artıyor? Bunun bedelini kim ödüyor? Bu soruların cevabını alana kadar sormaya devam edeceğiz” sözleriyle açıklamasını tamamladı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP’li Türeli’den Vergi Cennetleri Tepkisi: “20 Yıldır Liste Yayımlanmıyor”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-tureliden-vergi-cennetleri-tepkisi-20-yildir-liste-yayimlanmiyor/411707</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-tureliden-vergi-cennetleri-tepkisi-20-yildir-liste-yayimlanmiyor/411707</guid>
            
            <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 11:16:49 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/9775-chpli-tureliden-vergi-cennetleri-tepkisi-20-yildir-liste-yayimlanmiyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/9775-chpli-tureliden-vergi-cennetleri-tepkisi-20-yildir-liste-yayimlanmiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP’li Türeli’den Vergi Cennetleri Tepkisi: “20 Yıldır Liste Yayımlanmıyor” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-tureliden-vergi-cennetleri-tepkisi-20-yildir-liste-yayimlanmiyor/411707"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/9775-chpli-tureliden-vergi-cennetleri-tepkisi-20-yildir-liste-yayimlanmiyor.jpg" /></a>
               CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, vergi cennetlerine yapılan para transferlerinde uygulanması gereken vergi kesintisine ilişkin düzenlemenin 20 yıldır hayata geçirilmediğini belirterek, Cumhurbaşkanlığı’nın liste yayımlamamasına tepki gösterdi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, vergi cennetleri olarak bilinen offshore ülkelere yapılan para transferleriyle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Türeli, Türkiye ekonomisinin yapısal sorunlarla mücadele ettiği, bütçe açıklarının büyüdüğü ve yeni vergi yüklerinin özellikle dar gelirli vatandaşların omuzlarına bindiği bir dönemde, kayıt dışı sermaye hareketlerini ve vergi kayıplarını önleyecek düzenlemelerin uygulanmadığını söyledi.Türeli, 21 Haziran 2006 tarihinde yürürlüğe giren 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30’uncu maddesinin 7’nci fıkrasına dikkat çekti. Söz konusu hükme göre Türkiye’den “vergi cenneti” olarak adlandırılan ülkelere yapılan her türlü para transferinden yüzde 30 oranında vergi kesintisi yapılması gerektiğini belirten Türeli, buna karşın uygulamanın hayata geçirilmediğini ifade etti.“Vergi Cenneti Ülkeler Listesi 20 Yıldır Yayımlanmadı”Rahmi Aşkın Türeli, kanundaki hükmün uygulanabilmesi için gerekli olan “Vergi Cenneti Ülkeler Listesi”nin 20 yıldır yayımlanmadığını vurguladı. Listenin önce Bakanlar Kurulu, ardından Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanması gerektiğini belirten Türeli, bu adımın atılmaması nedeniyle yasal düzenlemenin kâğıt üzerinde kaldığını savundu.CHP’li Türeli’ye göre liste eksikliği, devlet hazinesini önemli bir gelirden mahrum bırakıyor. Vergi cennetlerine yapılan para transferlerinden kesinti yapılmamasının yalnızca teknik bir eksiklik olarak görülemeyeceğini belirten Türeli, bu durumun vergi adaleti ve kamu gelirleri açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu dile getirdi.“Liste Eksikliği Geçiştiriliyor”Türeli, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yöneltilen sorulara verilen yanıtlarda asıl meselenin yeterince açıklığa kavuşturulmadığını söyledi. Bakanlığın, “liste eksikliği” konusunu geçiştirdiğini öne süren Türeli, OECD iş birliği ve uluslararası bilgi değişimi protokollerinin bu konuda birer gerekçe olarak kullanıldığını ifade etti.CHP’li Türeli, esas sorunun Türkiye ekonomisinin yapısal cari açığını kapatmak için ihtiyaç duyduğu “kaynağı belirsiz sıcak para” akışının kesilmesinden duyulan endişe olup olmadığını sordu. Türeli, bu sorunun yanıtlanması gerektiğini belirterek, vergi cennetlerine yönelen sermaye hareketlerinin vergilendirilmemesinin kamu maliyesi açısından kabul edilemez olduğunu savundu.“Dürüst Vergi Mükellefine Karşı Adaletsizlik”Vergi cennetlerine giden paranın vergilendirilmemesinin dürüst vergi mükellefleri açısından büyük bir adaletsizlik yarattığını belirten Türeli, bu tablonun devletin mali disiplin hedefleriyle de çeliştiğini söyledi.Türeli, vatandaşın üzerindeki vergi yükünün arttığı bir dönemde, offshore hesaplara giden kaynakların vergiden muaf kalmasının toplumsal adalet duygusunu zedelediğini ifade etti. Dar gelirli yurttaşların dolaylı vergiler ve ek yüklerle karşı karşıya kaldığını belirten Türeli, buna karşın büyük sermaye hareketlerinin yeterince denetlenmediğini dile getirdi.“Hazine ve Maliye Bakanlığı Görevini Yapmalı”Rahmi Aşkın Türeli, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın kanunla kendisine verilen görevleri yerine getirmesi gerektiğini söyledi. Bakanlığın vergi adaletini sağlamak yerine belirli sermaye gruplarının vergi avantajlarını koruyan bir sessizliğe büründüğünü öne sürdü.Türeli, halkın bütçesini savunmanın yalnızca kamu harcamalarını denetlemekten ibaret olmadığını vurguladı. Tahsil edilmesi gereken vergilerin peşine düşülmesinin de kamu yararını korumanın temel şartlarından biri olduğunu ifade etti.“Vergi Gelirlerinin Takipçisi Olacağız”CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, vergi cennetlerine yapılan transferler konusunda yaşanan sessizliğin kabul edilemeyeceğini belirtti. Türeli, kamu gelirlerinin offshore hesaplarda kaybolmasına izin veren anlayışın takipçisi olacaklarını söyledi.Türeli, açıklamasında “Tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan vergi gelirlerinin offshore hesaplarda buharlaşmasına izin veren bu yönetim anlayışının takipçisi olmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.Vergi adaleti, kamu gelirleri ve mali disiplin tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde yapılan açıklama, vergi cennetleriyle ilgili listenin neden yayımlanmadığı sorusunu yeniden gündeme taşıdı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP’li Cem Avşar’dan Tapu Kanunu Teklifine Sert Tepki: “Mülkiyet Hakkına Saldırı Var”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-cem-avsardan-tapu-kanunu-teklifine-sert-tepki-mulkiyet-hakkina-saldiri-var/411702</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-cem-avsardan-tapu-kanunu-teklifine-sert-tepki-mulkiyet-hakkina-saldiri-var/411702</guid>
            
            <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 10:34:20 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/2224-chpli-cem-avsardan-tapu-kanunu-teklifine-sert-tepki-mulkiyet-hakkina-saldiri-var.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/2224-chpli-cem-avsardan-tapu-kanunu-teklifine-sert-tepki-mulkiyet-hakkina-saldiri-var.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP’li Cem Avşar’dan Tapu Kanunu Teklifine Sert Tepki: “Mülkiyet Hakkına Saldırı Var” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-cem-avsardan-tapu-kanunu-teklifine-sert-tepki-mulkiyet-hakkina-saldiri-var/411702"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/2224-chpli-cem-avsardan-tapu-kanunu-teklifine-sert-tepki-mulkiyet-hakkina-saldiri-var.jpg" /></a>
               CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, TBMM’de görüşmeleri süren Tapu Kanunu teklifine yönelik eleştirilerde bulundu. Avşar, düzenlemenin deprem ve yapı güvenliği gerekçesiyle sunulduğunu ancak yetkinin merkezde toplandığını ve mülkiyet hakkının hedef alındığını savundu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, TBMM’de görüşmeleri devam eden Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin birinci bölümü üzerine partisi adına söz aldı.Avşar, kamuoyunda “Tapu Kanunu” olarak anılan teklifin yalnızca tapu düzenlemeleriyle sınırlı olmadığını belirtti. Teklifin 15 farklı kanunda değişiklik öngördüğünü ifade eden Avşar, düzenlemenin genel gerekçesinde deprem, yapı güvenliği ve kaçak yapılaşmayla mücadele başlıklarının öne çıkarıldığını ancak maddelere bakıldığında farklı bir tabloyla karşılaşıldığını söyledi.CHP’li Avşar, teklifin denetim, yetki ve gücü tek elde toplamaya dönük hükümler içerdiğini savunarak, bunun mülkiyet hakkı açısından ciddi riskler barındırdığını dile getirdi. Avşar, düzenlemeyi “torba kanun” olarak nitelendirirken, bazı maddelerin açık şekilde yetki gaspı anlamına geldiğini öne sürdü.“Denetim, Güç ve Yetki Merkeze Çekiliyor”Kanun teklifinin deprem ve yapı güvenliği gerekçesiyle gündeme getirilmesini eleştiren Avşar, bu başlıkların hayati önemde olduğunu ancak teklifin içeriğinde bu alanlara yönelik yeterli ve somut düzenlemeler bulunmadığını söyledi.Avşar, teklifin denetimi ve yetkiyi merkeze toplamaya hizmet eden maddeler içerdiğini belirterek, yerel yönetimlerin yetki alanlarının daraltıldığını savundu. Özellikle belediyelerin görev ve sorumluluk alanlarına müdahale edildiğini ifade eden Avşar, düzenlemenin yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliği açısından sorunlu olduğunu dile getirdi.“Yapı Güvenliği Çeyrek Asır Sonra Hatırlanıyor”Deprem gerçeğinin Türkiye için tartışmasız bir öncelik olduğunu belirten Avşar, teklifin gerekçesinde ülkenin deprem kuşağında olduğunun ve yapı güvenliğinin artırılması gerektiğinin yazıldığını hatırlattı.Ancak Avşar’a göre bu tespitlerin uzun yıllar sonra yapılması dikkat çekici. CHP’li vekil, iktidarın geçmişte çıkardığı imar aflarına işaret ederek, kaçak yapılaşmanın önüne geçileceği yönündeki ifadeleri eleştirdi. Avşar, yıllar boyunca uygulanan politikaların ardından bugün yapı güvenliği ve kaçak yapılaşma gerekçesiyle düzenleme yapılmasının inandırıcılıktan uzak olduğunu savundu.“Torbada Her Şey Var, Deprem Yok”Avşar, teklifin depremle mücadele ve riskli yapıların dönüşümü konusunda yeterli düzenleme içermediğini ileri sürdü. Kanun teklifinde acele kamulaştırma ve belediyelerin mal varlıklarına yönelik düzenlemelerin bulunduğunu belirten Avşar, buna karşın riskli alanların tespiti ve dönüşümü konusunda güçlü bir adım atılmadığını söyledi.CHP’li Avşar, “Bu torba kanunda acele kamulaştırma var, belediyelerin malına göz dikmek var; fakat riskli alanların tespiti ve dönüşümüyle ilgili dişe dokunur bir şey yok” sözleriyle teklifin içeriğine tepki gösterdi.“Mülkiyet Hakkı İhlal Ediliyor”Teklifin 6’ncı maddesine dikkat çeken Avşar, kooperatif ortaklarının taşınmazları üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlanmasının öngörüldüğünü söyledi. Hak sahiplerinin tümüne anahtar teslimi yapılmadan, dairesini alan veya hissesini üçüncü kişilere devretmek isteyen kişilerin tasarrufunun engellendiğini belirten Avşar, bu düzenlemenin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini savundu.Avşar, bu maddenin Anayasa’nın 35’inci maddesiyle çeliştiğini ifade etti. Ayrıca 11’inci maddeyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına geniş yetkiler verilmesini de eleştiren Avşar, bunun mülkiyet hakkına yönelik açık bir müdahale olduğunu ileri sürdü.Belediyelere Yönelik Düzenlemeler Tepki ÇektiKanun teklifinin 17’nci maddesine de değinen Avşar, belediyelerin ve bağlı kuruluşlarının yeni şirket ya da kooperatif kurmasının, ortaklık oluşturmasının, sermaye koymasının veya hisse edinmesinin Cumhurbaşkanı iznine bağlanmak istendiğini söyledi.Avşar, bu düzenlemeyi “açık yetki gaspı” olarak değerlendirdi. Belediyelerin zaten Sayıştay denetimine tabi olduğunu belirten Avşar, belediyelerde bir aksaklık varsa bunun mevcut kamu yönetimi sistemindeki sorunlarla birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.“Söz ile Eylem Uyuşmuyor”CHP’li Cem Avşar, iktidarın sık sık “Deprem siyaset üstüdür” dediğini ancak belediyelerin kaynaklarının kısıtlandığını, idari yetkilerinin daraltıldığını ve yerel yönetimlere yönelik siyasi baskı uygulandığını savundu.Avşar, depremle mücadelede finansman ve yetişmiş insan kaynağının temel unsurlar olduğunu belirterek, belediyelerin bu alanlarda zayıflatıldığını ifade etti. 2026 bütçesinde Çevre Bakanlığına ayrılan kaynağın çok üzerinde bir bütçenin faize ayrıldığını dile getiren Avşar, bu durumun afetlere hazırlık açısından ciddi bir çelişki yarattığını söyledi.Avşar, konuşmasını bütçe ve insan kaynağına dikkat çekerek sürdürdü. Kaynakların doğru kullanılmaması ve yetişmiş kadroların devre dışı bırakılması halinde Türkiye’nin olası büyük depremlere karşı ağır bedeller ödeyebileceğini belirtti. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>TOKİ İstanbul kurasında dikkat çeken iddia: 1 milyon üzeri sıra numarası olanlar listeye giremedi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/toki-istanbul-kurasinda-dikkat-ceken-iddia-1-milyon-uzeri-sira-numarasi-olanlar-listeye-giremedi/411697</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/toki-istanbul-kurasinda-dikkat-ceken-iddia-1-milyon-uzeri-sira-numarasi-olanlar-listeye-giremedi/411697</guid>
            
            <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 15:09:12 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/803-toki-istanbul-kurasinda-dikkat-ceken-iddia-1-milyon-uzeri-sira-numarasi-olanlar-listeye-giremedi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/803-toki-istanbul-kurasinda-dikkat-ceken-iddia-1-milyon-uzeri-sira-numarasi-olanlar-listeye-giremedi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ TOKİ İstanbul kurasında dikkat çeken iddia: 1 milyon üzeri sıra numarası olanlar listeye giremedi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/toki-istanbul-kurasinda-dikkat-ceken-iddia-1-milyon-uzeri-sira-numarasi-olanlar-listeye-giremedi/411697"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/803-toki-istanbul-kurasinda-dikkat-ceken-iddia-1-milyon-uzeri-sira-numarasi-olanlar-listeye-giremedi.jpg" /></a>
               TOKİ’nin İstanbul’da yapılan “İlk Evim” kura çekimiyle ilgili dikkat çeken bir iddia gündeme geldi. Sıra numarası 1 milyonun üzerinde olan 72 bin 659 vatandaş arasından hiçbir kişinin kazanan listesinde yer almaması tartışma yarattı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ TOKİ’nin “Yüzyılın Konut Projesi – İlk Evim” kapsamında İstanbul için gerçekleştirdiği kura çekimi, sonuçların açıklanmasının ardından kamuoyunda tartışmalara neden oldu. 27 Nisan 2026 Pazartesi günü Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde yapılan İstanbul ili “Diğer” kategorisi kura çekiminde 577 bin 564 kişilik başvuru havuzundan 22 bin 714 hak sahibi belirlendi.Ancak kura sonuçlarının ardından yapılan değerlendirmelerde dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı. İddiaya göre, başvuru sıra numarası 1 milyonun üzerinde olan vatandaşlar kazanan listelerinde hiç yer almadı. Bu durum, kura yazılımının yedi haneli sıra numaralarını kapsayıp kapsamadığı yönünde soru işaretlerine yol açtı.72 bin 659 kişi kazanan listesine giremediPaylaşılan verilere göre İstanbul “Diğer” kategorisi başvuru havuzunda sıra numarası 1.000.000 ve üzerinde olan toplam 72 bin 659 vatandaş bulunuyordu. Ancak resmi sonuçlara göre bu gruptan tek bir kişinin dahi kurada hak sahibi olamaması dikkat çekti.Kura çekiminde böyle bir sonucun ortaya çıkması, özellikle istatistiksel açıdan olağan dışı bulundu. Sıra numarası yedi haneli olan başvuru sahiplerinin tamamının kazanan listelerinin dışında kalması, çekilişin tüm hak sahiplerini kapsayıp kapsamadığı sorusunu gündeme taşıdı.CHP’li Hasan Öztürk’ten Bakan Kurum’a soru önergesiCHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, konuyla ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a yazılı soru önergesi verdi. Öztürk, kura yazılımının 999 bin 999’a kadar olan sıra numaralarını gördüğü, ancak 1 milyon ve üzerindeki numaraları görmediği iddiasının aydınlatılması gerektiğini belirtti.Öztürk, “Yedi haneli sıra numarasına sahip 72 bin 659 vatandaşımız kuraya dahi sokulmadı mı?” sorusunu gündeme getirerek, yaşanan durumun kamuoyuna açıklanmasını istedi. İddianın doğru olması halinde kura sürecinin adil şekilde işlemediğini savunan Öztürk, konunun araştırılması gerektiğini ifade etti.“Bu sonucun tesadüf olma ihtimali yok denecek kadar düşük”Hasan Öztürk, ortaya çıkan tabloyu vatandaşların daha kolay anlayabilmesi için yazı-tura örneği verdi. Öztürk, bir bozuk paranın 4 bin 200 kez havaya atıldığını ve her seferinde aynı yüzünün gelmesinin beklendiğini belirterek, TOKİ kurasında ortaya çıkan sonucun tesadüf olma ihtimalini bu örnekle kıyasladı.Öztürk’e göre, sıra numarası 1 milyonun üzerinde olan 72 bin 659 kişi arasından tek bir kişinin bile kazanmaması, sıradan bir istatistiksel sonuç olarak değerlendirilemez. CHP’li vekil, iddiaların doğru olması halinde kuranın adil çekilmediği yönündeki şüphenin güçleneceğini dile getirdi.Yapay zekâya da yorumlatıldıÖztürk, söz konusu istatistiği yapay zekâya da yorumlattığını belirtti. Buna göre, 72 bin 659 kişilik gruptan hiçbir kişinin kazanan listesinde yer almaması; altı yüzlü bir zarın 1.630 kez atılıp her defasında aynı sonucun gelmesi, Sayısal Loto’da 6 numarayı 160 hafta üst üste bilmek ya da sokakta rastgele karşılaşılan 390 kişiyle aynı doğum gününe sahip olmak gibi ihtimallerle karşılaştırıldı.Bu benzetmelerle sonucun ne kadar olağan dışı olduğuna dikkat çeken Öztürk, kura çekimine ilişkin şüphelerin giderilmesi gerektiğini söyledi.Kuranın yenilenmesi ve tüm illerin incelenmesi istendiCHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, İstanbul “Diğer” kategorisi kurasının iptal edilerek yeniden yapılmasını talep etti. Öztürk ayrıca, aynı yazılımın kullanıldığı tüm illerdeki kura sonuçlarının da incelenmesi gerektiğini ifade etti.Sürecin sorumluları hakkında idari ve cezai işlem başlatılması gerektiğini savunan Öztürk, kura çekiminin adil, şeffaf ve tüm başvuru sahiplerini kapsayacak şekilde yapılmasının önemine dikkat çekti.TOKİ İstanbul kurasına ilişkin bu iddia, konut sahibi olma umuduyla başvuru yapan binlerce vatandaşın süreci yakından takip etmesine neden oldu. Gözler şimdi, Bakanlık ve TOKİ tarafından yapılacak olası açıklamalara çevrildi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP&#039;li Gürsel Erol’dan Elazığ’daki Sağlık Arazilerinin Satışına Sert Tepki</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gursel-eroldan-elazigdaki-saglik-arazilerinin-satisina-sert-tepki/411655</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gursel-eroldan-elazigdaki-saglik-arazilerinin-satisina-sert-tepki/411655</guid>
            
            <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 13:06:50 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8750-chpli-gursel-eroldan-elazigdaki-saglik-arazilerinin-satisina-sert-tepki.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8750-chpli-gursel-eroldan-elazigdaki-saglik-arazilerinin-satisina-sert-tepki.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP&#039;li Gürsel Erol’dan Elazığ’daki Sağlık Arazilerinin Satışına Sert Tepki ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gursel-eroldan-elazigdaki-saglik-arazilerinin-satisina-sert-tepki/411655"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/8750-chpli-gursel-eroldan-elazigdaki-saglik-arazilerinin-satisina-sert-tepki.jpg" /></a>
               CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Elazığ’da sağlık alanı olarak planlanan bazı kamu arazilerinin satışa çıkarılmasına tepki gösterdi. Erol, kararın şehir adına büyük bir skandal ve geleceğe dönük telafisi zor bir planlama hatası olduğunu söyledi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı sonrası Elazığ’da sağlık alanı olarak planlanan bazı arazilerin satışa çıkarılmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Erol, Özelleştirme İdaresi tarafından satış kapsamına alınan alanların, kentin geleceği açısından kritik öneme sahip olduğunu belirterek karara sert sözlerle tepki gösterdi.Söz konusu karar kapsamında Elazığ’da Çaydaçıra ve Rızaiye mahallelerinde bulunan eski devlet hastanesi arazileri ile Rızaiye Mahallesi’nde yer alan eski askeri hastane arazisinin satışa çıkarıldığı ifade edildi. Gürsel Erol, bu alanların geçmişte ve bugün kamu hizmeti açısından önemli işlevler üstlendiğini vurguladı.“Şehrimiz Adına Büyük Bir Skandal”Gürsel Erol, sağlık alanı olarak planlanan arazilerin satışa çıkarılmasını “şehrimiz adına büyük bir skandal” olarak değerlendirdi. Kararın yalnızca bugünü değil, Elazığ’ın gelecekteki sağlık planlamasını da doğrudan etkileyebileceğini belirten Erol, bunun telafisi zor bir planlama hatası olduğunu söyledi.Erol, açıklamasında özellikle eski devlet hastanesi ve eski askeri hastane arazilerinin durumuna dikkat çekti. Daha önce 100 yataklı hastane yapılacağı duyurulan askeri hastanenin, depremde hasar görmesi nedeniyle İl Sağlık Müdürlüğü’ne hizmet binası olarak tahsis edildiğini hatırlattı. Buna rağmen bu alanın satış kapsamına alınmasını eleştirdi.“Bu Arsaların Satışı Hangi Gerekçeyle İzah Edilebilir?”CHP’li Erol, açıklamasında kamuya ait arazilerin satışına ilişkin önemli sorular yöneltti. Yüzlerce yatan hastanın bulunduğu ve tüm bölgeye hizmet veren Akıl ve Ruh Hastalıkları Hastanesi’nin yer aldığı arsanın satışa çıkarılmasını eleştiren Erol, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kullanılan eski devlet hastanesi arazisinin de aynı kapsamda değerlendirilmesine tepki gösterdi.Erol, mülkiyetleri kamuya ait olan ve üzerlerinde önemli kamu hizmetleri yürütülen bu arsaların hangi mantıkla satışa çıkarıldığını sordu. Bu alanların satılmasının hangi gerekçelerle açıklanabileceğinin kamuoyuna izah edilmesi gerektiğini belirtti.İktidar Milletvekillerinin Açıklamasına EleştiriGürsel Erol, kararın ardından Elazığ’daki iktidar milletvekilleri tarafından yapılan açıklamaları da eleştirdi. Erol’a göre bu açıklamalar, sürecin doğrudan muhatabı olması gereken iktidar milletvekillerinin konudan yeterince haberdar olmadığını ortaya koydu.Daha önce iktidar partisi milletvekillerinin, Elazığ’daki Sağlık Bakanlığı mülkiyetlerinin satışından elde edilecek gelirin eski SSK Hastanesi’nin ikinci basamak sağlık tesisi olarak yapılmasında kullanılacağını defalarca dile getirdiğini hatırlatan Erol, Cumhurbaşkanlığı kararının farklı bir tablo ortaya koyduğunu söyledi.“Gelirler Sağlık Bakanlığı Genel Bütçesine Aktarılacak”Erol, yayımlanan karardan anlaşıldığı kadarıyla satıştan elde edilecek gelirlerin doğrudan Elazığ’daki sağlık yatırımlarında kullanılmayacağını belirtti. CHP’li vekil, bu gelirlerin Sağlık Bakanlığı’nın genel bütçesine aktarılacağını ve Türkiye genelinde yapımı süren hastaneler için kullanılacağını ifade etti.Bu durumun Elazığ açısından büyük bir hayal kırıklığı yarattığını dile getiren Erol, karar sürecinde Elazığ’ı temsil eden iktidar milletvekillerinin etkisiz ve habersiz kaldığını savundu. Erol, bakanlıklar ve üst düzey bürokrasi tarafından kentin geleceğini ilgilendiren kararlar alınırken, yerel temsilcilerin sürece yeterince müdahil olmadığını söyledi.“Elazığ Halkı Yanıltıldı”Gürsel Erol, özellikle sağlık yatırımlarını siyasi söylem hâline getiren iktidar temsilcilerinin hem kendisini hem de Elazığ halkını yanılttığını ifade etti. Elazığlıların, eski SSK Hastanesi’nin yeniden yapılması başta olmak üzere sağlık alanındaki sorunlara çözüm olacak yatırımların müjdesini beklediğini belirten Erol, bunun yerine kamu arazilerinin satışa çıkarıldığını söyledi.Erol, bu kararın şehrin geleceğinin göz göre göre elden çıkarılması anlamına geldiğini savundu. Açıklamasında, yalnızca bu konunun değil, Elazığ’ın yıllardır çözüm bekleyen tüm kronik sorunlarının takipçisi olacağını vurguladı.“Elazığ’ın Sorunlarının Takipçisi Olacağım”CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, açıklamasının sonunda muhalefet partisinden bir milletvekili olarak kentin sorunlarını takip etmeye devam edeceğini belirtti. Erol, başta sağlık arazilerinin satışı olmak üzere Elazığ’ın geleceğini ilgilendiren tüm konularda açık ve net bir duruş sergileyeceğini ifade etti.Erol’un açıklaması, Elazığ’da sağlık yatırımları, kamu arazilerinin geleceği ve planlama süreçlerine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP&#039;nin Cemevleri İçin İbadethane Statüsü Teklifi Meclis Gündeminde</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpnin-cemevleri-icin-ibadethane-statusu-teklifi-meclis-gundeminde/411653</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpnin-cemevleri-icin-ibadethane-statusu-teklifi-meclis-gundeminde/411653</guid>
            
            <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/9465-chpden-cemevleri-icin-ibadethane-statusu-teklifi-meclis-gundeminde.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/9465-chpden-cemevleri-icin-ibadethane-statusu-teklifi-meclis-gundeminde.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP&#039;nin Cemevleri İçin İbadethane Statüsü Teklifi Meclis Gündeminde ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpnin-cemevleri-icin-ibadethane-statusu-teklifi-meclis-gundeminde/411653"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/9465-chpden-cemevleri-icin-ibadethane-statusu-teklifi-meclis-gundeminde.jpg" /></a>
               CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi amacıyla kanun teklifi sundu. Avşar, düzenlemeyle eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü ve toplumsal uzlaşmanın güçlendirilmesini hedeflediklerini belirtti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi konusunu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Avşar, konuya ilişkin hazırladığı kanun teklifiyle cemevlerinin yasal olarak ibadethane kabul edilmesini amaçladıklarını ifade etti.Teklifin gerekçesinde, Türkiye’de yaşayan 20 milyonu aşkın Alevi yurttaşın tüm vatandaşlık görevlerini yerine getirdiği vurgulandı. Buna karşın, Anayasa’da güvence altına alınan eşit yurttaşlık, inanç ve mezhep özgürlüğü ilkelerine rağmen Alevi yurttaşların gerekli hizmetlerden yeterince yararlanamadığı belirtildi.Avşar, cemevlerinin ibadethane statüsü kazanmasına yönelik kanun teklifinin, hem hukuki hem de toplumsal açıdan önemli bir adım olduğunu dile getirdi.“İnanç ve Mezhep Hürriyeti Anayasa ile Güvence Altında”Kanun teklifinin gerekçesinde Anayasa’nın ilgili hükümlerine de yer verildi. Cem Avşar, Anayasa’nın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez hükümleri arasında yer alan 2. maddesinde devletin laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak tanımlandığını hatırlattı.Avşar ayrıca, Anayasa’nın 10. maddesinde herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğunun açıkça ifade edildiğine dikkat çekti. Anayasa’nın 24. maddesinde ise herkesin vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahip olduğunun güvence altına alındığını belirtti.Bu çerçevede cemevlerinin ibadethane olarak tanınmasının, Anayasa’da yer alan eşitlik ve inanç özgürlüğü hükümleriyle doğrudan bağlantılı olduğu ifade edildi.“Alevi Toplumunun Talepleri Ertelenemez”Cem Avşar, Türkiye’nin önemli bir bölümünü oluşturan Alevi toplumunun eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü taleplerinin daha fazla ertelenemeyeceğini söyledi. Avşar’a göre bu talepler, toplumsal uzlaşmanın ve çoğulcu demokrasinin gereği olarak karşılanması gereken anayasal haklar arasında yer alıyor.Avşar, Alevi yurttaşların uzun yıllardır dile getirdiği taleplerin barışçıl, demokratik ve eşitlikçi bir zeminde ele alınması gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda kamusal hizmetlerde ayrımcılığın sona erdirilmesi için somut adımlar atılmasının zorunlu olduğunu belirtti.AİHM, Yargıtay ve Danıştay Kararlarına Dikkat ÇekildiTeklifte, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin cemevlerinin ibadethane niteliğine ilişkin kararlarına da dikkat çekildi. Avşar, AİHM kararlarının devletin tüm inanç topluluklarına eşit yaklaşma yükümlülüğünü açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.Avşar ayrıca Yargıtay ve Danıştay kararlarının da cemevlerinin ibadethane olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Bu nedenle yargı kararlarıyla oluşan hukuki zeminin yasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini söyledi.“Eşit Yurttaşlık İlkesine Aykırı”Cem Avşar, Alevi-Bektaşi inancının tarihsel ve toplumsal varlığıyla Türkiye’nin asli inanç topluluklarından biri olduğunu ifade etti. Cemevlerinin ise Alevi yurttaşların ibadetlerini yerine getirdikleri temel mekânlar olduğunu vurguladı.Buna rağmen cemevlerinin yasal olarak ibadethane statüsünde kabul edilmemesinin eşit yurttaşlık ilkesine ve laiklik anlayışına aykırı olduğunu söyledi. Avşar, Alevilerin Türkiye’de yaşayan diğer inanç gruplarına tanınan haklardan ve sağlanan desteklerden yararlanmasının temel bir hak olduğunu belirtti.Cemevlerinin Yaşadığı Sorunlar Gündeme TaşındıAvşar, Türkiye’nin birçok bölgesinde hizmet veren yüzlerce cemevinin resmi ibadethane olarak tanımlanmadığı için çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Bu sorunların başında imar problemleri ve temel giderlere ilişkin sıkıntıların geldiğini belirtti.Kanun teklifinde, mevcut mevzuatta yer alan “ibadet yeri” ifadesine açıklık getirilmesi gerektiği ifade edildi. Hangi yerlerin ibadet yeri olarak kabul edileceğinin açık biçimde düzenlenmesi ve bu tanımın diğer kanunlardaki ibadet yeri ifadelerini de kapsaması gerektiği vurgulandı.“Toplumsal Uzlaşmayı Güçlendirmeyi Hedefliyoruz”Cem Avşar, sundukları kanun değişikliği teklifiyle ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını ve cemevlerinin ibadethane statüsüne kavuşmasını amaçladıklarını açıkladı.Avşar, düzenlemenin yalnızca hukuki bir adım olmadığını, aynı zamanda toplumsal barış ve uzlaşma açısından da önemli olduğunu belirtti. Teklifle, uluslararası insan hakları hukukunun gereklerinin yerine getirilmesi, eşitlik ilkesinin güçlendirilmesi ve inanç özgürlüğünün daha sağlam bir zemine oturtulmasının hedeflendiğini ifade etti. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP’li Gülcan Kış’tan Çocuk Politikaları Eleştirisi: “Yasaklar Tek Başına Çözüm Değil”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gulcan-kistan-cocuk-politikalari-elestirisi-yasaklar-tek-basina-cozum-degil/411642</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gulcan-kistan-cocuk-politikalari-elestirisi-yasaklar-tek-basina-cozum-degil/411642</guid>
            
            <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 13:15:17 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/3084-chpli-gulcan-kistan-cocuk-politikalari-elestirisi-yasaklar-tek-basina-cozum-degil.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/3084-chpli-gulcan-kistan-cocuk-politikalari-elestirisi-yasaklar-tek-basina-cozum-degil.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP’li Gülcan Kış’tan Çocuk Politikaları Eleştirisi: “Yasaklar Tek Başına Çözüm Değil” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gulcan-kistan-cocuk-politikalari-elestirisi-yasaklar-tek-basina-cozum-degil/411642"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/3084-chpli-gulcan-kistan-cocuk-politikalari-elestirisi-yasaklar-tek-basina-cozum-degil.jpg" /></a>
               CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen kanun teklifi üzerine yaptığı konuşmada çocukların güvenliği, eğitimi ve geleceğine ilişkin dikkat çeken eleştirilerde bulundu. Kış, çocuk politikalarında parçalı değil bütüncül bir yaklaşım gerektiğini söyledi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin geçici 1’inci maddesi üzerine söz aldı. Konuşmasında çocukların güvenliği, eğitim ortamları ve sosyal yaşam koşulları üzerinden iktidara eleştiriler yönelten Kış, mevcut politikaların sorunları bütüncül biçimde ele almadığını ifade etti.Kış, çocukların yaşamının yalnızca tek bir başlık üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek, çocukların güvenliği, eğitimi, sosyal desteklere erişimi ve gelecek umudunun birlikte düşünülmesi gerektiğini vurguladı. “Çocukların hayatı bir bütündür. Siz bir alanı düzenleyip diğerini yok sayarsanız sorunları çözemezsiniz” sözleriyle hükümetin çocuk politikalarına yaklaşımını eleştirdi.“Çocuklar Okulda Bile Güvende Değil”Konuşmasına Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarını anarak başlayan Kış, olaylarda hayatını kaybeden öğrenciler ve öğretmen için başsağlığı diledi. Bu saldırıların yalnızca münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Kış, yaşananların toplumda derin bir güvenlik kaygısı oluşturduğunu söyledi.Ailelerin çocuklarını okula gönderirken endişe yaşadığını dile getiren Kış, okul güvenliğine ilişkin ciddi bir sorunla karşı karşıya olunduğunu savundu. “Bu ülkede aileler artık çocuklarını okula uğurlarken ‘Acaba geri dönebilecek mi?’ sorusuyla yaşıyor” diyen Kış, çocukların en temel hakkı olan güvenli eğitim ortamının sağlanması gerektiğine dikkat çekti.“23 Nisan’ı Kutlarken Gerçeği Görmezden Gelemeyiz”Gülcan Kış, konuşmasında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na da değindi. Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu özel günün anlamına işaret eden Kış, çocukların güvende olmadığı bir ortamda bayramın gerçek anlamının eksik kaldığını söyledi.Kış, çocuklara adanmış bir bayramın kutlandığı günlerde, çocukların yaşadığı güvenlik sorunlarının ve eşitsizliklerin görmezden gelinemeyeceğini belirtti. “Çocuklara armağan edilmiş bir bayramı konuşurken, çocukların güvende olmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Bu çelişkiyi görmeden politika üretemezsiniz” ifadelerini kullandı.“Ekran Süresiyle Değil, Yaşam Koşullarıyla Yüzleşin”Dijital düzenlemelere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kış, çocukların ekran süresini sınırlamaya yönelik adımların tek başına yeterli olmayacağını söyledi. Çocukların karşı karşıya olduğu sorunların yalnızca dijital alanla sınırlandırılamayacağını belirten Kış, asıl meselenin yaşam koşulları olduğunu vurguladı.Bir çocuğun aç okula gitmesi, eşit eğitim imkânlarına ulaşamaması ya da güvenli bir okul ortamına sahip olmaması halinde ekran süresini sınırlamanın o çocuğun hayatında köklü bir değişim yaratmayacağını ifade etti. Kış’a göre çözüm, yasaklardan çok eğitim, rehberlik, sosyal destek ve fırsat eşitliği temelinde kurulmalı.“AKP Krizden Sonra Konuşur, Önceden Önlem Almaz”İktidarın yönetim anlayışını da eleştiren Kış, Türkiye’de yaşanan büyük sorunların ardından önlem tartışmalarının gündeme geldiğini söyledi. Deprem, yangın ve kadın cinayetleri gibi olaylardan sonra benzer bir yaklaşım sergilendiğini belirten Kış, önceden planlanmış güçlü ve kalıcı politikaların eksikliğine dikkat çekti.“Deprem olur, sonra önlem konuşulur. Yangın olur, sonra önlem konuşulur. Kadın cinayetleri olur, toplum sarsılır, yine sonrasında önlem konuşulur” diyen Kış, krizler yaşanmadan önce önleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.“Çocukların Korkmadan Büyüdüğü Bir Türkiye Mümkün”Kanun teklifine ilişkin genel değerlendirmesinde torba yasa yaklaşımını da eleştiren Kış, birkaç doğru düzenlemenin genel yaklaşımda var olan sorunları gizleyemeyeceğini söyledi. Meselenin artık tek tek maddelerden öte bir yönetim anlayışı sorunu olduğunu dile getirdi.Konuşmasının sonunda çocukların korkmadan büyüdüğü, gençlerin umutla yaşayabildiği bir Türkiye hedeflediklerini belirten Kış, CHP olarak bu doğrultuda mücadele ettiklerini söyledi. Çocukların güvenliği, geleceği ve eşitliği için parçalı düzenlemeler yerine güçlü, kalıcı ve bütüncül sosyal politikalara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Kış, söz konusu kanun teklifine karşı olduklarını ifade etti. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP’li Kanko’dan Schengen Vizesi Tepkisi: “Vatandaşın Milyarlarca Lirası Boşa Gidiyor”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-kankodan-schengen-vizesi-tepkisi-vatandasin-milyarlarca-lirasi-bosa-gidiyor/411626</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-kankodan-schengen-vizesi-tepkisi-vatandasin-milyarlarca-lirasi-bosa-gidiyor/411626</guid>
            
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 15:18:30 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/5597-chpli-kankodan-schengen-vizesi-tepkisi-vatandasin-milyarlarca-lirasi-bosa-gidiyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/5597-chpli-kankodan-schengen-vizesi-tepkisi-vatandasin-milyarlarca-lirasi-bosa-gidiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP’li Kanko’dan Schengen Vizesi Tepkisi: “Vatandaşın Milyarlarca Lirası Boşa Gidiyor” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-kankodan-schengen-vizesi-tepkisi-vatandasin-milyarlarca-lirasi-bosa-gidiyor/411626"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/5597-chpli-kankodan-schengen-vizesi-tepkisi-vatandasin-milyarlarca-lirasi-bosa-gidiyor.jpg" /></a>
               CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, Türkiye’den yapılan Schengen vize başvurularındaki ret oranının yıllar içinde ciddi şekilde arttığını belirterek, vatandaşların hem zaman hem de büyük maddi kayıp yaşadığını söyledi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, Türkiye’den Avrupa ülkelerine seyahat etmek isteyen vatandaşların yaşadığı Schengen vizesi sorununa ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kanko, AKP hükümetinin izlediği politikalar nedeniyle vatandaşların vize süreçlerinde ciddi mağduriyetler yaşadığını belirtti.Kanko’ya göre, Türkiye’nin 2010 yılında yüzde 3 seviyesinde olan Schengen vize ret oranı, 2025 yılı itibarıyla yüzde 17’ye yükseldi. Bu artışın vatandaşların Avrupa’ya seyahat sürecini daha zor hale getirdiğini ifade eden Kanko, son 10 yılda yaklaşık 1,5 milyon Türk vatandaşının vize başvurusunun reddedildiğini söyledi.“27 Milyar Lira Boşa Harcandı”Prof. Dr. Mühip Kanko, vize başvuruları için ödenen ücretlerin de vatandaşlar açısından büyük bir yük oluşturduğunu vurguladı. Açıklamasında, son yıllarda yapılan başvurular kapsamında toplam 27 milyar liranın, yaklaşık 511 milyon avronun karşılıksız kaldığını belirtti.Kanko, başvuru ücretlerinin ret durumunda iade edilmemesi nedeniyle vatandaşların yalnızca seyahat hakkı konusunda değil, ekonomik açıdan da mağdur edildiğini ifade etti. Avrupa’ya gitmek isteyenlerin başvuru sürecinde ciddi masraflar yaptığını belirten Kanko, sonuç olumsuz olduğunda vatandaşın hem parasını hem de zamanını kaybettiğini dile getirdi.Randevu Bulmak Zor, Ücretler YüksekKanko’nun açıklamasında vize sürecinin yalnızca ret oranlarıyla sınırlı olmadığına da dikkat çekildi. Vatandaşların randevu bulmakta büyük zorluk yaşadığını belirten Kanko, başvuru sürecinin aylar sürebildiğini ve yüksek ücretlerin ciddi bir ekonomik baskı oluşturduğunu söyledi.Mevcut tabloda vatandaşların önce randevu bulmak için uzun süre beklediğini, ardından yüksek başvuru ücretleri ödediğini ifade eden Kanko, tüm bu çabaya rağmen birçok kişinin ret yanıtı aldığını belirtti. Bu durumun özellikle Avrupa’ya eğitim, iş, akademik çalışma ya da ticari faaliyet amacıyla gitmek isteyenleri olumsuz etkilediğini vurguladı.“Vize Serbestisi İçin 6 Kriter Kaldı”CHP’li Kanko, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile vize serbestisi sürecinde yerine getirmesi gereken 72 kriterden yalnızca 6’sının kaldığını hatırlattı. Buna rağmen hükümetin gerekli adımları atmadığını savunan Kanko, bu konuda yeterli siyasi iradenin ortaya konulmadığını söyledi.Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü’nün de vize serbestisinin Türkiye’nin atacağı adımlara bağlı olduğunu açık şekilde ifade ettiğini belirten Kanko, iktidarın bu süreci görmezden gelmemesi gerektiğini dile getirdi.Gençler, Öğrenciler ve Akademisyenler Mağdur OluyorVize krizinden en çok etkilenen kesimlerin başında gençler, öğrenciler, iş insanları ve akademisyenler geliyor. Kanko, Avrupa’da eğitim almak, bilimsel etkinliklere katılmak, iş görüşmesi yapmak ya da ticari bağlantılar kurmak isteyen vatandaşların vize engeline takıldığını ifade etti.Bu sürecin yalnızca bireysel mağduriyet yaratmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin eğitim, ticaret ve akademik ilişkilerini de olumsuz etkilediğini belirten Kanko, vatandaşların kapılarda bekletildiğini ve ciddi zaman kaybı yaşadığını söyledi.“Hükümet Somut Adım Atmalı”Prof. Dr. Mühip Kanko, hükümetin görevinin vatandaşların yaşadığı bu sorunu görmezden gelmek olmadığını belirtti. Vize başvurularında yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi ve vize serbestisinin sağlanması için acilen somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti.Kanko, vatandaşların Avrupa’ya seyahat edebilmek için hem maddi hem de manevi açıdan büyük bedeller ödediğini belirterek, mevcut tablonun sürdürülemez olduğunu söyledi. Açıklamasında, vize sorununun çözümü için siyasi irade gösterilmesi ve kalan kriterlerin tamamlanması çağrısında bulundu. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP’li Nimet Özdemir’den komisyonda sert çıkış: “Suçlu hayvanlar değil, ihmaldir”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-nimet-ozdemirden-komisyonda-sert-cikis-suclu-hayvanlar-degil-ihmaldir/411597</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-nimet-ozdemirden-komisyonda-sert-cikis-suclu-hayvanlar-degil-ihmaldir/411597</guid>
            
            <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 14:24:34 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/3240-chpli-nimet-ozdemirden-komisyonda-sert-cikis-suclu-hayvanlar-degil-ihmaldir.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/3240-chpli-nimet-ozdemirden-komisyonda-sert-cikis-suclu-hayvanlar-degil-ihmaldir.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP’li Nimet Özdemir’den komisyonda sert çıkış: “Suçlu hayvanlar değil, ihmaldir” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-nimet-ozdemirden-komisyonda-sert-cikis-suclu-hayvanlar-degil-ihmaldir/411597"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/3240-chpli-nimet-ozdemirden-komisyonda-sert-cikis-suclu-hayvanlar-degil-ihmaldir.jpg" /></a>
               TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda Hayvanları Koruma Kanunu’nun sahadaki etkileri görüşülürken söz alan CHP İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, mevcut uygulamalara sert tepki gösterdi. Özdemir, sorunun kaynağının hayvanlar değil, yıllardır yerine getirilmeyen yükümlülükler olduğunu savundu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda Hayvanları Koruma Kanunu’nun sahaya yansımaları ele alınırken, toplantının en dikkat çeken konuşmalarından biri CHP İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir’den geldi. İçişleri Bakanlığı Bakan Müşaviri Veteriner Ahmet Yavuz Karaca’nın sunumunun ardından söz alan Özdemir, mevcut uygulamalara yönelik eleştirilerini açık ifadelerle dile getirdi.Konuşmasının başında tartışmayı siyasi bir polemik olarak görmediğini vurgulayan Özdemir, burada ele alınan meselenin doğrudan yaşam hakkıyla ilgili olduğunu söyledi. Komisyonda bulunan herkesin vicdan sahibi olduğuna inandığını belirten Özdemir, bu başlığın sadece teknik ya da idari bir konu olarak değil, toplumsal sorumluluk ve etik çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.“Hayvanlar değil, ihmaller bu noktaya getirdi”Sokak hayvanı popülasyonundaki artıştan doğrudan hayvanların sorumlu tutulamayacağını belirten Özdemir, mevcut tablonun temelinde ihmal olduğunu dile getirdi. Hayvanların kısırlaştırılmaması ve gerekli önlemlerin zamanında alınmaması nedeniyle sorunun büyüdüğünü ifade eden Özdemir, bu aşamaya gelinmesinin nedeninin görevini yapmayanlar olduğunu söyledi.Özdemir, “Bu hayvanlar ‘kısırlaştırılmak istemiyoruz’ mu dedi?” sorusuyla dikkat çekerken, ortaya çıkan sonuçlar karşısında cezalandırılan tarafın yine hayvanlar olmasına tepki gösterdi. Bu yaklaşımın adil olmadığına işaret eden Özdemir, sorunun kaynağına inilmeden yalnızca sonuçlar üzerinden politika kurulmasının yanlış olduğunu savundu.Toplama politikasına halk sağlığı eleştirisiKomisyondaki konuşmasında özellikle “topla ve barınağa kapat” anlayışını eleştiren Özdemir, bu yöntemin yalnızca hayvan hakları açısından değil, halk sağlığı bakımından da risk taşıdığını ifade etti. Aşılı ve kısırlaştırılmış hayvanların bulunduğu yerlerden alınmasının “vakum etkisi” yarattığını belirten Özdemir, bunun sonucunda kırsal ve ormanlık alanlardan gelen aşısız hayvanların şehir merkezlerine indiğini söyledi.Bu durumun başta kuduz olmak üzere zoonoz hastalık riskini artırdığını kaydeden Özdemir, sokaktaki doğal dengenin bozulduğunu savundu. Aşılı hayvanlar ortamdan çekildiğinde, yerlerine kontrolsüz ve hastalık taşıma riski daha yüksek hayvanların geldiğini ifade eden Özdemir, bu nedenle uygulamanın hem sahadaki düzeni hem de toplum sağlığını olumsuz etkilediğini dile getirdi.Barınak verileri üzerinden dikkat çeken tabloNimet Özdemir, konuşmasında bakanlık verilerine de değinerek barınaklardaki tabloyu gündeme taşıdı. Verilere göre 452 bin 587 köpeğin toplandığını, 239 bin 466 köpeğin kısırlaştırıldığını ve 58 bin 802 köpeğin sahiplendirildiğini ifade eden Özdemir, bu rakamlar ışığında en az 149 bin 785 hayvanın akıbetinin belirsiz olduğunu söyledi.Bu noktada “Bu hayvanlar nerede?” sorusunu yönelten Özdemir, ortaya çıkan tablonun koruma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini açık biçimde gösterdiğini savundu. Hayvanların yalnızca toplanmasının değil, sonrasındaki süreçlerin de şeffaf ve denetlenebilir olması gerektiğini belirten Özdemir, belirsizliğin kamuoyunda ciddi soru işaretleri yarattığını dile getirdi.“Hayvana şiddet artıyor, merhamet duygusu zedeleniyor”Özdemir, konuşmasında Adalet Bakanlığı verilerine de atıfta bulunarak, kanun sonrasında hayvanlara yönelik suçlarda ciddi artış yaşandığını söyledi. Soruşturma dosyası sayısında yüzde 15, şüpheli sayısında yüzde 23 ve suç sayısında yine yüzde 23 artış yaşandığını ifade eden Özdemir, bu tabloyu şiddetin normalleşmesiyle ilişkilendirdi.Hayvana şiddetin olağanlaştırılmasının toplumdaki merhamet duygusunu aşındıracağını belirten Özdemir, bunun yalnızca hayvanlarla ilgili bir mesele olmadığını, aynı zamanda toplumsal güvenlik meselesi olduğunu vurguladı. Ona göre merhametin zayıfladığı bir ortam, yalnızca hayvanlar açısından değil, toplumun genel huzuru açısından da risk taşıyor.Sahiplendirme sürecine bürokrasi eleştirisiKonuşmasında sahiplendirme sistemindeki sorunlara da değinen Özdemir, barınaklardan hayvan sahiplenmenin ciddi bürokratik engeller nedeniyle zorlaştığını söyledi. Bu sistemin insanları teşvik etmek yerine caydırdığını belirten Özdemir, dikkat çeken bir örnek vererek, milletvekili olmasına rağmen kendisinin bile barınaktan köpek sahiplenemediğini ifade etti.Bu örnek üzerinden mevcut sistemin ne kadar kilitlendiğini anlatan Özdemir, sahiplendirme süreçlerinin daha erişilebilir ve işlevsel hale getirilmesi gerektiğini savundu.Çözüm önerisi: Kısırlaştırma ve aşılama seferberliğiNimet Özdemir, eleştirilerinin yanı sıra çözüm önerilerini de açık biçimde sıraladı. Buna göre ülke genelinde kapsamlı bir kısırlaştırma seferberliği başlatılması, aşılama kampanyalarının hızlandırılması ve gönüllülerin yeniden sürece dahil edilmesi gerekiyor.Her şehirde günde 11 köpek kısırlaştırılması halinde iki yıl içinde sorunun büyük ölçüde çözülebileceğini belirten Özdemir, kalıcı çözümün öldürme ya da toplama politikalarında değil, önleyici ve sistemli uygulamalarda olduğunu dile getirdi. Özellikle bakım, takip ve iş birliği süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.“Bu mesele vicdan meselesidir”Özdemir, konuşmasının sonunda “tehlikeli ırk” olarak tanımlanan hayvanların öldürülmesine yönelik uygulamalara da tepki gösterdi. Barınakta yer olan bir hayvanın neden öldürüldüğünü sorgulayan Özdemir, bunun hem hukuka hem de vicdana aykırı olduğunu söyledi. Yetkililere çağrıda bulunarak bu uygulamalara şerh düşülmesini istedi.Konuşmasını güçlü bir çağrıyla tamamlayan Özdemir, merhametin kaybedilmesi halinde toplumun da kaybedileceğini ifade etti. Hayvan sevgisinin ve doğa sevgisinin çocuklara yeniden öğretilmesi gerektiğini söyleyen Özdemir, konunun sadece hayvan hakları değil, aynı zamanda toplumsal değerler açısından da önemli olduğunu vurguladı.CHP’li Özdemir ayrıca, 21 Nisan’da konuyla ilgili TBMM araştırma önergesi verdiğini açıklayarak, tartışmanın Meclis gündeminde daha geniş şekilde ele alınmasını talep etti. Bu çıkışın, önümüzdeki günlerde hem siyasi hem de toplumsal düzeyde daha geniş yankı uyandırması bekleniyor.   ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP&#039;li Gülcan Kış’tan TBMM’de dikkat çeken çıkış: “Ev kadınlarının emeği hâlâ yok sayılıyor”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gulcan-kistan-tbmmde-dikkat-ceken-cikis-ev-kadinlarinin-emegi-hl-yok-sayiliyor/411593</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gulcan-kistan-tbmmde-dikkat-ceken-cikis-ev-kadinlarinin-emegi-hl-yok-sayiliyor/411593</guid>
            
            <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 14:12:23 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/6026-chpli-gulcan-kistan-tbmmde-dikkat-ceken-cikis-ev-kadinlarinin-emegi-hala-yok-sayiliyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/6026-chpli-gulcan-kistan-tbmmde-dikkat-ceken-cikis-ev-kadinlarinin-emegi-hala-yok-sayiliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP&#039;li Gülcan Kış’tan TBMM’de dikkat çeken çıkış: “Ev kadınlarının emeği hâlâ yok sayılıyor” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gulcan-kistan-tbmmde-dikkat-ceken-cikis-ev-kadinlarinin-emegi-hl-yok-sayiliyor/411593"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/6026-chpli-gulcan-kistan-tbmmde-dikkat-ceken-cikis-ev-kadinlarinin-emegi-hala-yok-sayiliyor.jpg" /></a>
               CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda Sosyal Hizmetler Kanunu teklifi görüşülürken yaptığı konuşmada, ev kadınlarının sosyal güvenceye erişememesini sert sözlerle eleştirdi. Kış, bakım emeğinin tanınması ve ev kadınları için sosyal güvence sağlanması amacıyla Meclis araştırması açılmasını istedi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen Sosyal Hizmetler Kanunu teklifi sırasında yaptığı konuşmayla ev kadınlarının yaşadığı sosyal güvence sorununu gündemin merkezine taşıdı. Kış, yıllardır evin yükünü omuzlayan, çocuk, yaşlı ve engelli bakımını üstlenen milyonlarca kadının mevcut düzenlemelerde karşılık bulamadığını belirterek, bu tablonun kabul edilemez olduğunu dile getirdi.Konuşmasında sosyal hizmet alanının en büyük yükünü çoğu zaman ev kadınlarının çektiğini vurgulayan Kış, buna rağmen hazırlanan düzenlemelerde bu emeğin görünmez kılındığını ifade etti. Ev içinde sürdürülen bakım emeğinin yalnızca aile içi bir sorumluluk gibi ele alınmasının yanlış olduğunu söyleyen Kış, kadınların aslında devletin üstlenmesi gereken çok sayıda bakım hizmetini fiilen sırtlandığını belirtti.“Milyonlarca kadının emeği sistemin dışında bırakılıyor”Gülcan Kış, Meclis kürsüsünden yaptığı değerlendirmede, ev kadınlarının yıllardır büyük bir yük taşımasına rağmen sosyal güvence sisteminin dışında bırakıldığını söyledi. Evi çekip çeviren, çocuğuna, yaşlısına ve engellisine bakan kadınların mevcut düzenlemelerde yer bulamadığını dile getiren Kış, bu durumun sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını savundu.Kış’ın açıklamalarında öne çıkan en güçlü başlıklardan biri, ev içi emeğin hâlâ görünmez kabul edilmesi oldu. Kadınların gündelik yaşamı ayakta tutan temel unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Kış, buna rağmen sigorta ve emeklilik gibi en temel sosyal haklara erişimde ciddi bir eşitsizlik yaşandığını ifade etti. Bu nedenle sorunun yalnızca bireysel değil, toplumsal ve kamusal bir mesele olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.“Seçim vaadi verildi, ancak somut adım atılmadı”Konuşmasında 2023 seçim sürecinde ev kadınlarına yönelik verilen sigorta ve emeklilik vaatlerini de hatırlatan Kış, aradan geçen zamana rağmen herhangi bir somut adım atılmadığını söyledi. Bu konuda iktidarı sert sözlerle eleştiren Kış, seçim meydanlarında verilen sözlerin uygulamaya dönüşmediğini dile getirdi.Kış, vatandaşın beklentiye sokulduğunu ancak sonuç alınamadığını ifade ederek, söylem ile icraat arasındaki farkın giderek büyüdüğünü savundu. Ev kadınlarına sosyal güvence sağlanacağı yönündeki vaatlerin karşılıksız bırakıldığını belirten Kış, bu durumun toplumda güven duygusunu zedelediğini kaydetti.“Hak temelli sistem yerine muhtaçlık anlayışı öne çıkıyor”Gülcan Kış’ın konuşmasında dikkat çeken bir diğer başlık da mevcut sistemin yapısına yönelik eleştiriler oldu. Ev kadınlarının sosyal güvence yerine yardıma mahkûm edildiğini söyleyen Kış, yürürlükteki yaklaşımın hak temelli olmadığını, daha çok “muhtaçlık” anlayışı üzerine kurulduğunu ifade etti.Kadınların yıllarca emek vermesine rağmen herhangi bir destek alabilmek için muhtaç olduğunu kanıtlamak zorunda bırakıldığını söyleyen Kış, bunun sosyal devlet ilkesiyle örtüşmediğini belirtti. Ona göre kadınların ev içinde yürüttüğü bakım emeği, kişisel bir yardım beklentisi üzerinden değil, doğrudan hak ekseninde değerlendirilmek zorunda.Bu yaklaşımın değişmesi gerektiğini savunan Kış, kadınların ancak hak sahibi bireyler olarak kabul edildiği bir düzenlemenin gerçek anlamda sosyal adaleti sağlayabileceğini vurguladı.Meclis araştırması için önerge verdiCHP’li Gülcan Kış, konuşmasıyla birlikte ev kadınlarının sosyal güvenceye erişimi ve bakım emeğinin tanınması amacıyla Meclis araştırması açılması için önerge de sundu. Verilen önergede, ev içi emeğin görünmez hale getirildiği, milyonlarca kadının sigorta ve emeklilik hakkından mahrum kaldığı ve mevcut sistemin sürdürülebilir olmadığı vurgulandı.Önergede ayrıca devlet destekli sigorta modellerinin geliştirilmesi ve bakım hizmetlerinin kurumsallaştırılması gerektiği de ifade edildi. Böylece ev kadınlarının bugüne kadar çoğu zaman görünmeyen emeğinin sosyal güvenlik sistemi içinde tanınması ve kalıcı çözümler üretilmesi çağrısı yapıldı.“Bu emek bireysel değil, kamusal bir emektir”Gülcan Kış, konuşmasının sonunda ev kadınlarının yürüttüğü bakım emeğinin mutlaka güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Ev kadınlarının sigortalanması gerektiğini vurgulayan Kış, bakım emeğinin tanınmasını ve primlerin devlet tarafından karşılanmasını istedi.Bu emeğin yalnızca aile içinde kalan bireysel bir sorumluluk olarak görülemeyeceğini dile getiren Kış, bunun kamusal bir emek olduğunu ifade etti. Kadınların üstlendiği bakım yükünün toplumun tamamını ilgilendirdiğini belirten Kış, bu nedenle devletin daha güçlü ve daha kapsayıcı bir sorumluluk alması gerektiğini savundu.TBMM Genel Kurulu’nda yapılan bu konuşma, ev kadınlarının sosyal güvence, sigorta ve emeklilik hakkı konusundaki tartışmaları yeniden öne çıkarırken; bakım emeğinin görünür hale getirilmesi yönündeki çağrıyı da daha güçlü biçimde gündeme taşıdı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Haydar Altıntaş’tan TBMM’de eğitim çıkışı: “Eğitim siyasi müdahalelerden arındırılmalı”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/haydar-altintastan-tbmmde-egitim-cikisi-egitim-siyasi-mudahalelerden-arindirilmali/411592</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/haydar-altintastan-tbmmde-egitim-cikisi-egitim-siyasi-mudahalelerden-arindirilmali/411592</guid>
            
            <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 14:10:20 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/816-haydar-altintastan-tbmmde-egitim-cikisi-egitim-siyasi-mudahalelerden-arindirilmali.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/816-haydar-altintastan-tbmmde-egitim-cikisi-egitim-siyasi-mudahalelerden-arindirilmali.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Haydar Altıntaş’tan TBMM’de eğitim çıkışı: “Eğitim siyasi müdahalelerden arındırılmalı” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Aylin Emir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/haydar-altintastan-tbmmde-egitim-cikisi-egitim-siyasi-mudahalelerden-arindirilmali/411592"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/4/816-haydar-altintastan-tbmmde-egitim-cikisi-egitim-siyasi-mudahalelerden-arindirilmali.jpg" /></a>
               Demokrat Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada eğitim sistemindeki yapısal sorunlara dikkat çekti. Altıntaş, eğitimin kurumsal akılla yönetilmesi gerektiğini vurgulayarak siyasi ve ideolojik müdahalelerin sona erdirilmesi çağrısında bulundu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Demokrat Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada eğitim sistemine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Son dönemde Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olayların eğitim alanındaki yapısal sorunları yeniden görünür hale getirdiğini belirten Altıntaş, kamuoyunda çoğu zaman sorunların sebeplerinden çok sonuçlarının tartışıldığını söyledi.Altıntaş’a göre eğitimde yaşanan aksaklıklar, yalnızca okul binaları ya da güvenlik başlığıyla sınırlı değil. Toplumsal yapıdan ekonomik koşullara, aile düzeninden öğretmenlerin çalışma şartlarına kadar geniş bir alana yayılan sorunlar, eğitim sisteminin genel niteliğini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle eğitim alanında kalıcı bir iyileşme için günübirlik çözümler yerine daha köklü ve bilimsel bir yaklaşım gerektiğini ifade etti.Ekonomik sorunların eğitim üzerindeki etkisine dikkat çektiKonuşmasında toplumdaki gelir dağılımı bozukluğuna da değinen Altıntaş, ekonomik sorunların aile yapısını olumsuz etkilediğini, bunun da doğrudan eğitim sistemine yansıdığını dile getirdi. Ailelerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların çocukların eğitim süreçlerini etkilediğini vurgulayan Altıntaş, eğitimde yaşanan sorunların toplumsal koşullardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini ortaya koydu.Okulların ödenek yetersizliği nedeniyle kendi kaynaklarını oluşturmak zorunda kaldığını söyleyen Altıntaş, bunun eğitim kurumlarının asli işlevi dışında bir yük üstlenmesine neden olduğunu ifade etti. Eğitim kurumlarının finansman sıkıntısıyla karşı karşıya kalmasının, okul yönetimlerinden öğretmenlere kadar birçok alanda baskı oluşturduğunu belirten Altıntaş, mevcut tablonun eğitimde kalite ve eşitlik hedeflerini zayıflattığını kaydetti.Öğretmenlerin hak kaybı ve liyakat tartışması öne çıktıHaydar Altıntaş’ın konuşmasında en dikkat çeken başlıklardan biri de öğretmenlerin özlük hakları ve atama süreçleri oldu. Öğretmenlerin ekonomik ve sosyal haklarında yaşanan gerilemenin, mesleğin saygınlığını zedelediğini ifade eden Altıntaş, bu durumun eğitim sisteminin genel niteliğini de olumsuz etkilediğini söyledi.Öğretmen atamalarında liyakat ilkesinden uzaklaşıldığını belirten Altıntaş, özellikle mülakat uygulamalarının yoğun eleştirilere neden olduğunu dile getirdi. Eğitim politikalarında sık sık yapılan değişikliklerin de istikrarsızlığa yol açtığını vurgulayan Altıntaş, pedagojik formasyon yetersizliğinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Ona göre eğitim politikaları, kişisel ya da ideolojik tercihlerle değil; kurumsal akıl ve bilimsel esaslarla şekillendirilmeli.“Andımız” ve ÇEDES vurgusuAltıntaş, konuşmasında eğitim sisteminin niteliğini etkilediğini düşündüğü bazı uygulamalara da değindi. “Andımızın kaldırılması ve ÇEDES gibi uygulamalar, eğitim sistemimizin vasıflarını yok etmiştir” değerlendirmesinde bulunan Altıntaş, bu tür değişikliklerin eğitim alanında tartışmaları derinleştirdiğini belirtti.Bu eleştiriyi, eğitimde yön belirleyen politikaların sık değişmesiyle birlikte değerlendiren Altıntaş, sistemin daha tutarlı ve uzun vadeli bir yapıya kavuşturulması gerektiğini savundu. Eğitim gibi toplumun tamamını ilgilendiren stratejik bir alanda, günübirlik müdahalelerin ve ideolojik tartışmaların değil; ortak aklın ve kurumsal anlayışın esas alınması gerektiğini söyledi.“Okula siyaset sokmayınız” hatırlatmasıKonuşmasında Süleyman Demirel’in “Okula, kışlaya, mektebe siyaset sokmayınız” sözünü hatırlatan Altıntaş, eğitimin siyasetin etkisinden çıkarılması gerektiğini vurguladı. Eğitim kurumlarının toplumsal kutuplaşmanın değil, ortak geleceğin inşa edildiği alanlar olması gerektiğini belirten Altıntaş, çocukların ve gençlerin daha özgür, daha nitelikli ve daha güvenli bir eğitim ortamında yetişmesinin önemine işaret etti.Mustafa Kemal Atatürk’ün “fikri hür, vicdanı hür nesiller” vurgusuna da konuşmasında yer veren Altıntaş, güçlü bir Türkiye’nin ancak güçlü bir eğitim sistemiyle mümkün olacağını söyledi. Bu çerçevede eğitimin her türlü siyasi etkiden uzak, bilimsel esaslara dayalı ve fırsat eşitliğini gözeten bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade etti.Güvenlik tedbirlerine eleştiri: Asıl nedenler konuşulmalıAltıntaş, okullarda güvenlik önlemleri kapsamında gündeme gelen bazı uygulamaları da eleştirdi. Okulları x-ray cihazları ve turnikelerle donatmanın en son başvurulması gereken yöntem olduğunu söyleyen Altıntaş, asıl tartışılması gereken konunun bu güvenlik ihtiyacını doğuran sosyal ve yapısal sorunlar olduğunu ifade etti.Bu değerlendirme, eğitimde güvenlik tartışmasının yalnızca teknik önlemlerle sınırlı kalmaması gerektiğine işaret etti. Altıntaş’a göre öğrencileri, öğretmenleri ve okul iklimini etkileyen temel problemler çözülmeden alınacak fiziki tedbirler, sorunun özüne inmeye yetmeyecek.Bilimsel esaslara dayalı yeni yapı çağrısıKonuşmasının sonunda eğitim sisteminin bilimsel esaslara göre yeniden yapılandırılması gerektiğini söyleyen Altıntaş, Talim ve Terbiye Kurulu’nun güçlendirilmesi, öğretmenlerin ekonomik ve sosyal haklarının iyileştirilmesi ve fırsat eşitliğinin sağlanması çağrısında bulundu.Demokrat Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, eğitim alanında kalıcı çözümün ancak kurumsal istikrar, liyakat, bilimsel yaklaşım ve sosyal adaletle mümkün olacağını vurgularken, konuşmasının sonunda 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluş yıl dönümünü de kutladı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

        
    </channel>

</rss>

