<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:g="http://base.google.com/ns/1.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
>

    <channel>
        <title>Gazetekritik.com</title>
        <link>https://www.gazetekritik.com</link>
        <description>Türkiye&#039;nin Özgür Haber Sitesi</description>
        <atom:link href="https://www.gazetekritik.com/rss/categorynews/meclis" rel="self" type="application/rss+xml" />
        <lastBuildDate>Fri, 07 Aug 2026 13:49:47 +0300</lastBuildDate>
        <category>News</category>
        <language>tr</language>
        <generator>Gazete Kritik</generator>
        <ttl>1</ttl>
                        <item>
                      <title>Cem Avşar, çocuk adalet sistemini eleştirdi: &quot;Güvenlikçi politikalar yetersiz&quot;</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/cem-avsar-cocuk-adalet-sistemini-elestirdi-guvenlikci-politikalar-yetersiz/413829</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/cem-avsar-cocuk-adalet-sistemini-elestirdi-guvenlikci-politikalar-yetersiz/413829</guid>
            
            <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/455-cem-avsar-cocuk-adalet-sistemini-elestirdi-guvenlikci-politikalar-yetersiz.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/455-cem-avsar-cocuk-adalet-sistemini-elestirdi-guvenlikci-politikalar-yetersiz.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Cem Avşar, çocuk adalet sistemini eleştirdi: &quot;Güvenlikçi politikalar yetersiz&quot; ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/cem-avsar-cocuk-adalet-sistemini-elestirdi-guvenlikci-politikalar-yetersiz/413829"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/455-cem-avsar-cocuk-adalet-sistemini-elestirdi-guvenlikci-politikalar-yetersiz.jpg" /></a>
               Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, Çocuk Haklarını Koruma Kanunu&#039;ndaki güvenlikçi yaklaşımları eleştirdi. Çocuk adalet sisteminde sorunlar göz ardı edilip cezalandırıcı politikalar ön plana çıkarılırken, temel sebeplerin ele alınmadığını vurguladı. Avşar, çözümün çocukları suçdan korumakta olduğunu belirtti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, Çocuk Haklarını Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 4.Maddesi üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisinde söz aldı.Konuşmasında, kanun teklifinde güvenlikçi politikaların esas alınmasını eleştiren Avşar, 25 yılın sonunda sorunlar ayyuka çıkınca, iktidarın uyandığını ancak, teklifte Komisyon Raporundan yararlanılmadığını, çocuk adalet sisteminin temel taşı olan koruyucu, önleyici ve onarıcı yaklaşımın terk edilerek, çocuklara yönelik cezalandırıcı ve güvenlikçi bir anlayışın merkeze alındığını belirtti.Bu yönüyle eksik ve yetersiz olduğunu belirten Avşar, asıl meselenin çocuğun suçla temasına yol açan kök sebeplerin bertaraf edilmesi olduğunu ifade etti. ‘25 yılın sonunda sorunlar ayyuku çıkınca’Suça Sürüklenen Çocukların Araştırmasına İlişkin Komisyon Raporuna dikkat çeken Avşar; “Elimde gördüğümüz Meclis’te kurulan ve 4 ay boyunca çalışan ‘Suça Sürüklenen Çocukların Araştırmasına İlişkin Komisyonun Raporu, tam 790 sayfa. Süreç boyunca toplantılar ve saha çalışmaları gerçekleşmiş, bakanlık temsilcileri, yargı mensupları, akademisyenler, meslek grupları, yerel yönetimler dinlemiş ve sorunların tespiti yapılarak ilgili kurumların ödevleri ortaya konulmuştur.Ancak bütün bunlar ne zaman yapılıyor? 25 yılın sonunda, sorunlar ayyuku çıkınca, yeni nesil suç örgütleri mantar gibi türeyince ve sokak ortasında çocuklarımızın canına kıyılınca….”,dedi.‘Aylık ortalama organize suç artış oranı %236,4’Suç bilançosuna değinen Avşar, İçişleri Bakanlığının Komisyonda verdiği bilgilere göre; 2020-2025 yılları arasında aylık ortalama suça sürüklenen çocuk olay sayısının kişilere karşı işlenen suçlarda %58,9, organize suçlarda %236,4 artığını ve suça sürüklenen çocukların en çok karıştığı ilk beş suç türünün sırasıyla; kasten yaralama (%44,5), hırsızlık (%12,8), uyuşturucu (%8), tehdit (%6,6) ve cinsel suçlar (%4,3) olduğunun ifade edildiğini söyledi.Avşar, uyuşturucu suçlarına ilişkin çocuk dosyalarında ise; yüzde 21,6 oranında artış yaşandığını ve yalnızca mahkeme aşamasındaki çocuk dosya sayısı 14.224’e ulaştığını belirtti.‘Komisyon raporundan faydalanıldı mı?’Kanun teklifle ilgili iki hususun dikkat çekici olduğunu belirten Avşar; “Görüşmekte olduğumuz kanun teklifine baktığımızda, kafamızı iki soru kurcalamakta; birincisi, Görüşmekte olduğumuz Kanun teklifi, hazırlanmış ve genel kurula sunulmuş, peki bu külliyattan (komisyon raporu) faydalanıldı mı? Şayet faydalanmadıysa bu rapor neden hazırlandı?”, dedi.‘İlgili Kurumlar rapordan paylarına düşeni alacak mı?’Devamında ikinci hususun ise Meclisin arşivi böyle kalın kalın raporlarla dolup taştığını, halbuki bu raporların kurumlara bir dizi ödev ve sorumluluk getirdiğini belirten Avşar; “Önemli olan, bu raporlardan ilgili kurumlar paylarına düşeni alacak mı? İlgili kurumların ödevlerini hakkıyla yapıp yapmadıkları takip edebilecek mi? Yoksa bunlar da diğer raporların kaderini mi yaşayacak?”, şeklinde konuştu.İktidarın çözümü; ‘güvenlikçi tedbirler’Avşar, Kanun metnine baktığımızda, genel gerekçede; etkin koordinasyon, çok disiplinli müdahale ve izleme, veri paylaşım, vaka bazlı yönlendirme, koruyucu ve destekleyici hizmetler, çocuğun üstün yararları gibi yerinde, doğru ve olması gereken tedbirlerden bahsetse de bu örtü altında kanun maddelerinde iktidarın yine çözümü; güvenlikçi tedbirleri ve müeyyideleri arttırmada bulduğunu ve olayın kök sebeplerine ve çözümüne ilişkin kayda değer bir düzenleme yapmadığını belirtti.“Ceza” 73 kez geçerken, “çocuk yoksulluğu” hiç yokAvşar sözlerine şöyle devam etti; “Sunulan kanun teklifi, çocuk adalet sisteminin temel taşı olan koruyucu, önleyici ve onarıcı yaklaşımı terk ederek, çocuklara yönelik cezalandırıcı ve güvenlikçi bir anlayışı merkeze almıştır.Örneğin bu metinde ‘ceza’ kavramı 73 kez tekrarlanırken, ‘çocuk yoksulluğu’ hiç geçmemektedir.”‘İktidar, sebepleri yok etmek yerine sonuçlarla ilgili’Halbuki, olayın en önemli kök sebebi ortak kanaatle ‘yoksulluktur’, olduğunu ifade eden Avşar, Yani iktidarın, sebeplerle değil her zaman olduğu gibi yine sonuçlarla ilgilendiğini, bataklığı kurutmak yerine sinek avında olduğunu ve Teklifin istisnasız tüm maddelerinin de sonuçlar ortaya çıktıktan sonra işleme alınacak cezai müeyyidelere ve alınacak koruyucu tedbirlere ilişkin olduğunu belirtti.4. madde; ‘….verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır’4. maddeye dikkat çeken Avşar; “Üzerinde konuştuğumuz 4. madde de aynı durum söz konusudur. Maddede; ‘…. Faile bu madde uyarınca verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır’, şeklinde ebeveynlere verilecek cezaları artıran ibareler bunun açık bir göstergesidir. Bu maddenin ilk üç fıkradaki ceza artırımları caydırıcılık yönünden savunulsa da çocuğun işlediği bağımsız ve kasıtlı bir suçun faturası, ‘bakım yükümlülüğünü ihlal ettikleri’ gerekçesiyle anne ve babaya kesilmektedir. Ailenin ihmali ile çocuğun kasten adam öldürmesi arasındaki illiyet bağı ceza hukuku anlamında doğrudan ve kusura dayalı bir bağ değildir.”, şeklinde konuştu.‘Aileye kusursuz sorumluluk yükü’Avşar, Kanunun bütününde olduğu gibi, suçun işlenmesindeki sosyal etkenler göz ardı edilerek aileye objektif sorumluluk (kusursuz sorumluluk) yüklendiğini, çocuğun suça sürüklenmesiyle ebeveynin yükümlülük ihlali arasında otomatik veya varsayımsal bir ilişki kurulması hataya sebep olacağını ifade etti.‘Başarı, çocuğu suçtan korumaktır’Avşar, sistemin başarısının; güvenlikçi politikalarla kaç çocuğun mahkûm edildiğiyle veya verilen cezaların uzunluğuyla ölçülemeyeceğini ancak, kaç çocuğun suçla temasının önlendiği, kaç çocuğun resmî ceza sisteminin dışında tutulduğu, kaç çocuğun okuluna geri döndüğü ve yeniden suça sürüklenme oranının ne ölçüde azaltıldığıyla ölçülebileceğini söyledi.‘Kanun metni yetersiz ve çözümden uzak’En başarılı adalet sistemi, en fazla ceza veren değil; en fazla çocuğu suçtan, damgalanmadan ve adli sistemden uzak tutabilen sistem olduğunu söyleyen Avşar, bu gerekçelerle, kanun metnin yetersiz ve sorunu çözmeyeceğini belirtti.  ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP&#039;li Kadim Durmaz, orman yangınlarına karşı yeni mücadele modeli çağrısında bulundu</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-kadim-durmaz-orman-yanginlarina-karsi-yeni-mucadele-modeli-cagrisinda-bulundu/413808</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-kadim-durmaz-orman-yanginlarina-karsi-yeni-mucadele-modeli-cagrisinda-bulundu/413808</guid>
            
            <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/8804-kadim-durmaz-orman-yanginlarina-karsi-yeni-mucadele-modeli-cagrisinda-bulundu.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/8804-kadim-durmaz-orman-yanginlarina-karsi-yeni-mucadele-modeli-cagrisinda-bulundu.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP&#039;li Kadim Durmaz, orman yangınlarına karşı yeni mücadele modeli çağrısında bulundu ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-kadim-durmaz-orman-yanginlarina-karsi-yeni-mucadele-modeli-cagrisinda-bulundu/413808"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/8804-kadim-durmaz-orman-yanginlarina-karsi-yeni-mucadele-modeli-cagrisinda-bulundu.jpg" /></a>
               CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, TBMM&#039;de orman yangınlarıyla mücadelede iklim krizine uygun yeni stratejilerin gerekliliğini vurguladı. Yangınla mücadelede personel yetersizliği, eğitim eksiklikleri ve koordinasyon sorunlarına dikkat çekerek, iyileştirme çağrısında bulundu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Türkiye'de artan orman yangınlarına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, mevcut yangınla mücadele anlayışının iklim krizinin oluşturduğu yeni koşullara göre yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi.İklim değişikliği nedeniyle orman yangınlarının hem hızının hem de yıkıcı etkisinin arttığını belirten Durmaz, buna rağmen yangınla mücadelede aynı yöntemlerin sürdürüldüğünü ifade etti.Orman işçilerinin ağır çalışma koşullarına dikkat çeken Durmaz, personel yetersizliği, uzun vardiyalar, eğitim eksikliği ve koruyucu ekipman sorunlarının çözülmesi gerektiğini vurguladı. Arazözlerde personel eksikliği bulunduğunu, enerji nakil hatlarının yeterince denetlenmediğini, kuru ot temizliği ile yangın emniyet şeritlerinin bakımının ihmal edildiğini dile getiren Durmaz, kurumlar arasındaki koordinasyonun da çoğu zaman yangın başladıktan sonra sağlandığını söyledi.Türkiye'de yalnızca Antalya'da bulunan Yangın Eğitim Merkezi'nin ihtiyacı karşılamadığını, Buca Yangın Eğitim Merkezi'nin ise kapalı olduğunu hatırlatan Durmaz, yangınlarla mücadelede eğitim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.Konuşmasının sonunda Tarım ve Orman Bakanına seslenen Durmaz, şu soruyu yöneltti:"Personel açığının kapatılması, orman işçilerinin tam donanımla görev yapması ve iklim krizine uygun ortak mücadele sisteminin kurulması için daha kaç ormanın yanması, kaç orman emekçisini kaybetmemiz gerekiyor?"Durmaz, iklim krizinin oluşturduğu yeni riskler karşısında, yangın öncesi hazırlığı esas alan, kurumlar arası koordinasyonu güçlendiren ve orman emekçilerinin çalışma koşullarını iyileştiren bütüncül bir mücadele modelinin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP&#039;li Yazgan: Orman yangınları sorun zihniyetin yansıması, öncelik önleme olmalı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-yazgan-orman-yanginlari-sorun-zihniyetin-yansimasi-oncelik-onleme-olmali/413807</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-yazgan-orman-yanginlari-sorun-zihniyetin-yansimasi-oncelik-onleme-olmali/413807</guid>
            
            <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 12:26:13 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/1094-chpli-yazgan-orman-yanginlari-sorun-zihniyetin-yansimasi-oncelik-onleme-olmali.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/1094-chpli-yazgan-orman-yanginlari-sorun-zihniyetin-yansimasi-oncelik-onleme-olmali.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP&#039;li Yazgan: Orman yangınları sorun zihniyetin yansıması, öncelik önleme olmalı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-yazgan-orman-yanginlari-sorun-zihniyetin-yansimasi-oncelik-onleme-olmali/413807"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/1094-chpli-yazgan-orman-yanginlari-sorun-zihniyetin-yansimasi-oncelik-onleme-olmali.jpg" /></a>
               CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, TBMM&#039;de orman yangınlarının önlenmesi gerektiğini vurguladı. Yangınların sıradan olaylar olmadığını belirterek, zihniyet değişikliği talep etti. Türkiye&#039;nin orman yangınlarıyla mücadelede gelişmiş ülkelerden daha geri olduğunu ifade etti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, orman yangınlarının çıkmasının önlenmesi ve büyümesinin önlenmesi konusunda Meclis’te yaptığı konuşmada, “Tehlike bilinmektedir. Risk haritaları ortadadır. Sorun zihniyet sorunudur” dedi.CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada şunları söyledi:“Artık hepimiz biliyoruz ki orman yangınları istisnai olaylar değildir. Türkiye, iklim krizinin etkilerini en yoğun hisseden ülkelerden birisidir. Dolayısıyla bugün karşı karşıya olduğumuz tabloyu yalnızca bir ‘doğal afet’ olarak tanımlamak eksik kalır.Ne yazık ki ülkemiz hâlâ yangın çıktıktan sonraki yapılan müdahale ile övünüyor. Oysa gelişmiş ülkeler artık yangını söndürmeyi değil, yangının çıkmasını önlemeyi esas alan politikalar geliştiriyor. Resmî veriler de bu gerçeği doğruluyor. 2021 yılında 139 bin 503 hektar alan, 2025 yılında 81 bin 473 hektar orman alanı yandı. Ne kadar azalmış olsa da ormanlarımızın tükendiğini bu tablo bize gösteriyor. Yalnızca yangınların sayısı değil, büyüklüğünü ve yıkıcılığını da konuşmak zorundayız.Ülkemizdeki ormanların yüzde 54’ü birinci ve ikinci derece yangına hassas alanlardan oluşuyor. Yani tehlike bilinmektedir. Risk haritaları ortadadır. O hâlde sorumluluk da ortadadır. Sorun zihniyet sorunudur.Örneğin; Edirne’mizin Meriç nehrinin batısı Yunanistan ve Bulgaristan, doğusunda ise biz varız. Meriç’in batısında yoğun ormanlık alan bulunurken, doğusunda bundan eser yok. O yüzden diyoruz ki bu bir zihniyet sorunu. Böyle geldi diye böyle gitmek zorunda değil.Orman yangınları yalnızca ağaçların yanması değildir. Bir orman yandığında su havzaları zarar görür. Toprak verimliliği azalır. Yaban hayatı yok olur. Kırsal ekonomi ağır yara alır. Turizm olumsuz etkilenir ve iklim krizi derinleşir. Yanan her alan; toprağını, geçimini ve geleceğini kaybeden vatandaşımız demektir.Örneğin; geçtiğimiz yıl Enez ilçemizde, Büyükevren ve Gülçavuş köylerinde çıkan yangınlar, tüm şehrimiz ve bölgemizin seferber olmasına rağmen çok zor bir şekilde kontrol altına alındı. Bazı yerleşim birimleri dahi yandı. Belki iyi bir analiz olsaydı, engellenebilirdi.Bir başka önemli konu ise şeffaflıktır. Gelişmiş ülkelerde her büyük afet aynı zamanda bir öğrenme sürecidir. Beklentimiz açıktır. Yangınla mücadelede bilim esas alınmalıdır. Yangın öncesi hazırlık çalışmaları bağımsız biçimde denetlenmelidir. Risk haritaları düzenli olarak güncellenmelidir. Yapay zekâ destekli erken uyarı sistemleri, insansız hava araçları ve uydu teknolojileri çok daha etkin kullanılmalıdır. Bütçe planlaması günü kurtarmak üzerine değil, uzun vadeli risk yönetimine dayanmalıdır.Orman politikaları günlük siyasi tartışmaların da konusu olmamalıdır. Çünkü ormanların siyasi görüşü olmaz. Bugün konuştuğumuz mesele; çocuklarımızın nefesidir, su kaynaklarımızdır, toprağımızdır, geleceğimizdir. Ormanlarımız ve geleceğimiz için ilgili gereken her adım atılmalıdır.”  ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Rızvanoğlu&#039;ndan av turizmi programına yangın tepkisi: Yaban hayatı korunmalı!</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/rizvanoglundan-av-turizmi-programina-yangin-tepkisi-yaban-hayati-korunmali/413805</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/rizvanoglundan-av-turizmi-programina-yangin-tepkisi-yaban-hayati-korunmali/413805</guid>
            
            <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 12:06:19 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/5593-rizvanoglundan-av-turizmi-programina-yangin-tepkisi-yaban-hayati-korunmali.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/5593-rizvanoglundan-av-turizmi-programina-yangin-tepkisi-yaban-hayati-korunmali.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Rızvanoğlu&#039;ndan av turizmi programına yangın tepkisi: Yaban hayatı korunmalı! ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/rizvanoglundan-av-turizmi-programina-yangin-tepkisi-yaban-hayati-korunmali/413805"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/5593-rizvanoglundan-av-turizmi-programina-yangin-tepkisi-yaban-hayati-korunmali.jpg" /></a>
               YENİ Parti Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, Tarım ve Orman Bakanlığı&#039;nın 2026-2027 Av Turizmi Programı&#039;na sert tepki gösterdi. Rızvanoğlu, orman yangınları sonrası ekosistemlerin korunması gerektiğini ve av ihalelerinin iptal edilmesi gerektiğini vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ YENİ Parti İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, orman yangınları devam ederken Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açıklanan 2026-2027 Av Turizmi Programına sert tepki gösterdi. Yangınlardan ağır şekilde etkilenen ekosistemlerde av organizasyonlarının yeniden planlanmasını eleştiren Rızvanoğlu, kamu otoritelerinin önceliğinin yaban hayatını korumak olması gerektiğini vurguladı. Geçtiğimiz yıl Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün orman yangınlarını gerekçe göstererek bazı bölgelerde av organizasyonlarını iptal ettiğini hatırlatan Rızvanoğlu, Bakanlığın kendi yaklaşımıyla çeliştiğini ifade etti. Rızvanoğlu, başta orman yangınlarından etkilenen bölgeler olmak üzere 2026-2027 Av Turizmi Programı kapsamındaki tüm av ihalelerinin iptal edilmesi çağrısında bulundu."Bugün yapılacak tek bir silah atışı bile yeni bir yangın riski demektir."Orman yangınlarının yalnızca ağaçları değil, tüm ekosistemi yok ettiğini belirten Rızvanoğlu, sıcak hava ve kuraklık koşullarında av faaliyetlerinin yangın riskini de artırabileceğine dikkat çekerek şunları söyledi: "Türkiye'nin dört bir yanında ormanlar yanıyor. Günlerdir alevlerle mücadele ediyoruz. Böyle bir dönemde devletin bütün imkânlarıyla yaban hayatını korumasını beklersiniz. Üstelik bugün ormanda yapılacak tek bir silah atışı bile yeni bir yangın riski demektir. Sıcak havada, kurumuş otların arasında tek bir kıvılcım bile yeter. Böyle bir dönemde yapılması gereken avı teşvik etmek değil, yangın riskini de en aza indirmektir.""Av turizmi değil, av ihalesi değil; utanç."Tarım ve Orman Bakanlığının 2026-2027 Av Turizmi Programı kapsamında Anadolu yaban koyunu, yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ keçisi, kızıl geyik ve melez yaban keçileri için ihale sürecini başlattığını hatırlatan Rızvanoğlu, bazı av sahalarının yangınlardan etkilenen bölgeleri de kapsadığına dikkat çekti."Bunun adı av turizmi değil. Av ihalesi değil, utanç. Çünkü yangından yeni çıkmış bir ekosistemde yapılması gereken, hayatta kalmayı başaran canlıları korumaktır. Onları ihaleye çıkarmak değil.""Geçen yıl yangını gerekçe göstererek av organizasyonlarını iptal eden Bakanlık bugün neden aynı hassasiyeti göstermiyor?"Geçtiğimiz yıl Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün orman yangınlarını gerekçe göstererek bazı bölgelerde av organizasyonlarını iptal ettiğini hatırlatan Rızvanoğlu, Bakanlığın kendi yaklaşımıyla çeliştiğini ifade etti."Geçen yıl aynı kurum, 'yaban hayatı zarar gördü' diyerek yangından etkilenen bölgelerde av organizasyonlarını iptal etti. Demek ki yangınların yalnızca ağaçları değil, yaban hayatını ve ekosistemi de yok ettiğini biliyorlardı. Peki bugün ne değişti? Yangınların etkisi ortadan mı kalktı? Ekosistem kendini bir yılda tamamen toparladı mı? Yoksa değişen tek şey doğaya bakışınız mı?""Bilimsel veri yokken av sezonu açmak ne bilime ne vicdana sığar."Yangınların yaban hayatı üzerindeki gerçek etkisine ilişkin kapsamlı bilimsel verilerin hâlâ bulunmadığını belirten Rızvanoğlu, bu belirsizlik ortamında av organizasyonlarının yeniden başlatılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi: "Bugün hâlâ yangınların yaban hayatı üzerindeki gerçek etkisini bilmiyoruz. Kaç canlıyı kaybettik? Hangi türler ne kadar zarar gördü? Buna ilişkin kapsamlı bilimsel veriler bile ortada yok. Bilimsel veri bulunmayan, kayıpların boyutu dahi bilinmeyen böylesine büyük bir felaketin ardından av sezonunu yeniden açmak ne bilime sığar ne de vicdana.""Doğa Koruma ve Milli Parklar'ın görevi korumaktır."Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün asli görevinin yaban hayatını korumak olduğunu vurgulayan Rızvanoğlu, Bakanlığa çağrıda bulundu: "Doğa Koruma ve Milli Parklar'ın görevi yaban hayatını korumaktır. Adında da bu yazıyor: Koruma. İhale değil. Av değil. Gelir hesabı değil. Bugün ihtiyacımız olan şey av turizmi değil, yaban hayatını yeniden ayağa kaldıracak bilimsel koruma politikalarıdır."Rızvanoğlu, başta orman yangınlarından etkilenen bölgeler olmak üzere 2026-2027 Av Turizmi Programı kapsamındaki tüm av ihalelerinin derhal iptal edilmesi çağrısında bulunarak sözlerini şöyle tamamladı: "Çünkü doğa bir ihale dosyası değildir. Ormanlar para kazanılacak alanlar değildir. Yaban hayvanları hiçbir zaman bir gelir kalemi olamaz. Onlar bu ülkenin doğal mirasıdır. Devletin görevi de o mirası korumaktır."  ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>&quot;Vatandaşın yılbaşından bu yana bankalara borcu 1 trilyon 43 milyar lira arttı&quot;</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/vatandasin-yilbasindan-bu-yana-bankalara-borcu-1-trilyon-43-milyar-lira-artti/413666</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/vatandasin-yilbasindan-bu-yana-bankalara-borcu-1-trilyon-43-milyar-lira-artti/413666</guid>
            
            <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 11:44:20 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/2154-vatandasin-yilbasindan-bu-yana-bankalara-borcunun-1-trilyon-43-milyar-lira-artti.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/2154-vatandasin-yilbasindan-bu-yana-bankalara-borcunun-1-trilyon-43-milyar-lira-artti.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ &quot;Vatandaşın yılbaşından bu yana bankalara borcu 1 trilyon 43 milyar lira arttı&quot; ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/vatandasin-yilbasindan-bu-yana-bankalara-borcu-1-trilyon-43-milyar-lira-artti/413666"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/2154-vatandasin-yilbasindan-bu-yana-bankalara-borcunun-1-trilyon-43-milyar-lira-artti.jpg" /></a>
               CHP’li Ömer Fethi Gürer, vatandaşların borçlarının artarak 7 trilyon liraya çıktığını ve icra dosyalarının sayısının 25 milyona yükseldiğini açıkladı. Ekonomik zorluklar nedeniyle kredi kullanmanın zorunluluk haline geldiğini vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, vatandaşların banka borçlarına ilişkin açıklama yaptı. Kredi kullanımındaki yükselişin bir refah göstergesi değil, zorunluluktan kaynaklanan bir tablo olduğunu belirten Gürer, 2026 yılının ilk haftası ile 24 Temmuz haftası arasında vatandaşların tüketici kredileri ve bireysel kredi kartı borçlarının 5 trilyon 728 milyar liradan 6 trilyon 677 milyar liraya yükseldiğini belirtti. Aynı dönemde takibe düşen borç tutarının 242 milyar liradan 337 milyar liraya çıktığını ifade eden Gürer, varlık yönetim şirketlerine devredilen borçların da 132 milyar liraya ulaştığını söyledi."GELİR ARTIŞI YAŞAM PAHALILIĞININ ÇOK GERİSİNDE KALDI"Vatandaşların borç yükünün her geçen gün daha da ağırlaştığına dikkat çeken Gürer, yılbaşından bu yana vatandaşların bankalara olan borç tutarını 1 trilyon 43 milyar lira artırdığını belirtti. Gürer, 2026 yılının ilk haftasında vatandaşlarımızın bankalara 6 trilyon 103 milyar lira olan toplam borcunun, 24 Temmuz haftası itibarıyla 7 trilyon 146 milyar liraya yükseldiğini kaydetti. Gürer, şunları kaydetti:"Vatandaşın yılbaşından buyana bankalara olan borcu 1 trilyon 43 milyar lira, bankalara tarafında zamanında tahsil edilemediği için takibe alınan borç tutarı ise 95 milyar lira arttı. Vatandaş borçlanarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Gelir artışı, yaşam pahalılığının çok gerisinde kaldığı için insanlar kredi kartına, kredili mevduat hesabına ve tüketici kredilerine yönelmek zorunda kalıyor. Bankalar aracılığıyla sağlanan finansman, artık yatırımın değil, temel ihtiyaçların karşılanmasının bir aracı hâline gelmiş durumda.""İCRA DAİRELERİNDEKİ DOSYA SAYISI ARTIYOR"Gürer, ekonomik sıkıntıların icra dairelerindeki dosya sayılarında da açık biçimde görüldüğünü belirterek, 2026 yılının başında derdest dosya sayısının 23 milyon 993 bin 843 olduğunu, 31 Ağustos itibarıyla bu sayının 25 milyon 793 bin 379'a yükseldiğini söyledi.Bu yıl içinde icra dairelerine gelen yeni dosya sayısının 5 milyon 936 bin 310'a ulaştığını vurgulayan Gürer, "İcra dairelerindeki yoğunluk, vatandaşın ekonomik olarak ne kadar zorlandığının en somut göstergelerinden biridir. İnsanlar borçlarını çevirmekte güçlük çekiyor, ödeme tarihleri geldiğinde yeni bir borçla eski borcunu kapatmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı."MİLYONLARCA VATANDAŞ İLK KEZ BORÇLANMAK ZORUNDA KALDI"Bireysel kredi kullanan kişi sayısının son bir yılda yaklaşık 1 milyon 900 bin kişi artarak 44 milyon 300 bine ulaştığını ifade eden Gürer, ortalama kredi bakiyesinin ise 153 bin lira seviyesine yükseldiğini belirtti. 2026 yılının ilk beş ayında ilk kez kredi kullanan vatandaşların sayısına ilişkin verileri de değerlendiren Gürer, 973 bin kişinin ilk kez kredili mevduat hesabı kullandığını, 855 bin kişinin ilk kez kredi kartı edindiğini, 584 bin kişinin ilk kez tüketici kredisi kullandığını, 72 bin kişinin ilk kez konut kredisi çektiğini ve 43 bin kişinin ilk kez taşıt kredisi kullandığını söyledi.Toplamda yaklaşık 2 milyon 527 bin kişinin ilk kez finansal sisteme dâhil olarak kredi kullandığını belirten Gürer, "Bu tabloyu ekonomik büyümenin bir göstergesi olarak sunmak mümkün değildir. İnsanlar yatırım yapmak, üretime katkı sağlamak ya da birikimlerini değerlendirmek için değil, ay sonunu getirebilmek için borçlanıyor" dedi."KREDİLER ÖDENEMİYOR, TAKİBE ALINIYOR"Gürer, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarında takibe dönüşüm oranının yüzde 5,65'e yükseldiğine dikkat çekti. Gürer, şöyle devam etti:"Dar ve sabit gelirli vatandaş, emekli, işçi, çiftçi, esnaf ve gençler giderek daha ağır ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Ücretlerdeki artış, enflasyonun gerisinde kalıyor. Her kesim cebindeki para küçülürken borç yükü büyüyor. Yurttaşlar artık geleceğini planlayamıyor. Gelinen noktada kredi kartları, kredili mevduat hesapları ve tüketici kredileri bir tercih değil, zorunluluk hâline gelmiş durumda. Ekonomide kalıcı çözümler üretilmediği sürece borçluluk artacak, icra dosyaları çoğalacak ve milyonlarca vatandaşın yaşadığı sorunlar daha da derinleşecektir" ifadesini kullandı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İYİ Partili Selçuk Türkoğlu’ndan öğretmenlerin mazeret tayini mağduriyeti için MEB’e çağrı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/iyi-partili-selcuk-turkoglundan-ogretmenlerin-mazeret-tayini-magduriyeti-icin-mebe-cagri/413598</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/iyi-partili-selcuk-turkoglundan-ogretmenlerin-mazeret-tayini-magduriyeti-icin-mebe-cagri/413598</guid>
            
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 15:51:09 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/4743-iyi-partili-selcuk-turkoglundan-ogretmenlerin-mazeret-tayini-magduriyeti-icin-mebe-cagri.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/4743-iyi-partili-selcuk-turkoglundan-ogretmenlerin-mazeret-tayini-magduriyeti-icin-mebe-cagri.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İYİ Partili Selçuk Türkoğlu’ndan öğretmenlerin mazeret tayini mağduriyeti için MEB’e çağrı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/iyi-partili-selcuk-turkoglundan-ogretmenlerin-mazeret-tayini-magduriyeti-icin-mebe-cagri/413598"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/4743-iyi-partili-selcuk-turkoglundan-ogretmenlerin-mazeret-tayini-magduriyeti-icin-mebe-cagri.jpg" /></a>
               İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, 2023 yılında ataması yapılan ancak göreve eylül ayında başlatılan öğretmenlerin mazerete bağlı yer değiştirme sürecinde yaşadığı sorunu TBMM gündemine taşıdı. Türkoğlu, tayin işlemlerinin eğitim yılı başlamadan tamamlanmasını ve il emri uygulamasının hayata geçirilmesini istedi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, 2023 yılında ataması gerçekleştirilen ancak göreve eylül ayında başlatılan binlerce öğretmenin mazerete bağlı yer değiştirme sürecinde yaşadığı mağduriyeti Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına yazılı soru önergesi sunan Türkoğlu, öğretmenlerin karşı karşıya kaldığı sorunun Bakanlığın uyguladığı takvimden kaynaklandığını savundu.Türkoğlu, ataması mayıs ayında yapılan öğretmenlerin fiilen eylül ayında göreve başlatıldığını belirterek, mazeret tayini için gerekli çalışma süresinin hesaplanmasında ortaya çıkan bir aylık farkın öğretmenlerin aile birliği kurmasının önünde engel oluşturduğunu ifade etti.“İdarenin hatasının bedeli öğretmenlere ödetiliyor”Yaşanan duruma tepki gösteren Türkoğlu, öğretmenlerin kendi tercihlerinden veya kusurlarından kaynaklanmayan bir uygulama nedeniyle mağdur edildiğini söyledi.Türkoğlu, “Ataması Mayıs ayında yapılan öğretmenleri Eylül ayında göreve başlatan Bakanlık, şimdi de aradaki yalnızca bir aylık süreyi gerekçe göstererek bu insanların aile birliğini kurmasını engelliyor. Bunun adı adalet değildir; bunun adı, idarenin yaptığı hatanın bedelini öğretmenlere ödetmektir.” ifadelerini kullandı.Öğretmenlerin uzun süredir sosyal medya kampanyaları ve sendikalar aracılığıyla seslerini duyurmaya çalıştığını hatırlatan Türkoğlu, Millî Eğitim Bakanlığının eylül ayında mazeret tayini yapılacağını açıklamasının soruna tam anlamıyla çözüm getirmediğini belirtti.Eylül ayında yapılacak tayine tepkiMazerete bağlı yer değiştirme işlemlerinin okullar açıldıktan sonra yapılmasının yeni sorunlara yol açacağını savunan Türkoğlu, öğretmenlerin aileleri, öğrencileri ve yaşam düzenleri arasında bırakıldığını dile getirdi.Türkoğlu, “Eylül ayında yapılacak tayin, okullar açıldıktan sonra gerçekleşecektir. Öğretmenler hem öğrencilerini hem ailelerini hem de yaşam düzenlerini aynı anda düşünmek zorunda bırakılmaktadır. Üstelik il emri uygulanıp uygulanmayacağı bile belirsizdir. İnsanlar eşlerine kavuşup kavuşamayacaklarını dahi bilmiyor.” dedi.Öğretmenlerin tayin sonuçları belli olmadığı için taşınma planı yapamadığını kaydeden Türkoğlu, görev yapılan illerde kirada yaşayan çok sayıda öğretmenin ev sahiplerinin tahliye talepleriyle de karşı karşıya kaldığını ifade etti.Yaşanan belirsizliğin öğretmenler üzerinde hem ekonomik hem de sosyal açıdan ağır bir yük oluşturduğunu belirten Türkoğlu, sorunun eğitim-öğretim yılı başlamadan çözülmesi gerektiğini vurguladı.“Aile birliği idari takvime kurban edilemez”Öğretmenlerin devlet tarafından görevlendirilen kamu çalışanları olduğunu hatırlatan Türkoğlu, atama ve göreve başlama takviminden kaynaklanan sorumluluğun öğretmenlere yüklenemeyeceğini söyledi.Türkoğlu, “Bu insanlar devletin görevlendirdiği öğretmenlerdir. Hiçbir kusurları yokken hem ailelerinden ayrı bırakılıyor hem de ekonomik ve sosyal açıdan ciddi mağduriyet yaşıyorlar. Anayasa’nın güvence altına aldığı aile birliği hakkı, idari bir takvime kurban edilemez.” açıklamasında bulundu.MEB’e il emri çağrısıMillî Eğitim Bakanlığına çağrıda bulunan Selçuk Türkoğlu, mazerete bağlı yer değiştirme işlemlerinin okullar açılmadan önce gerçekleştirilmesini istedi.Türkoğlu ayrıca, öğretmenlerin eşlerinin bulunduğu illere atanabilmesinin önünü açacak il emri uygulamasının da devreye alınması gerektiğini belirtti.Öğretmenlerin ayrıcalık talep etmediğini ifade eden Türkoğlu, “Öğretmenler ayrıcalık istemiyor; kendi hatalarından kaynaklanmayan bir mağduriyetin giderilmesini istiyor. Devlet, kendi yaptığı planlamanın yükünü vatandaşına taşıtamaz.” dedi.Türkoğlu’nun soru önergesinde, öğretmenlerin aile birliği, barınma ve taşınma sorunlarının giderilmesi için Bakanlığın atacağı adımların açıklanması istendi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Cem Avşar, tekstil krizini Meclis gündemine taşıdı, 110 bin istihdam kaybı yaşandığını belirtti</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/cem-avsar-tekstil-krizini-meclis-gundemine-tasidi-110-bin-istihdam-kaybi-yasandigini-belirtti/413597</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/cem-avsar-tekstil-krizini-meclis-gundemine-tasidi-110-bin-istihdam-kaybi-yasandigini-belirtti/413597</guid>
            
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 15:48:30 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/7186-cem-avsar-tekstil-krizini-meclis-gundemine-tasidi-110-bin-istihdam-kaybi-yasandigini-belirtti.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/7186-cem-avsar-tekstil-krizini-meclis-gundemine-tasidi-110-bin-istihdam-kaybi-yasandigini-belirtti.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Cem Avşar, tekstil krizini Meclis gündemine taşıdı, 110 bin istihdam kaybı yaşandığını belirtti ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/cem-avsar-tekstil-krizini-meclis-gundemine-tasidi-110-bin-istihdam-kaybi-yasandigini-belirtti/413597"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/7186-cem-avsar-tekstil-krizini-meclis-gundemine-tasidi-110-bin-istihdam-kaybi-yasandigini-belirtti.jpg" /></a>
               CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, tekstil ve hazır giyim sektöründeki krizi TBMM gündemine taşıdı. Avşar, sektördeki istihdam kaybı ve ekonomik daralmayı eleştirerek, hükümetten kapsamlı tedbirler talep etti. Uygulanan yanlış politikaların sektörü olumsuz etkilediğini vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, hazır giyim ve tekstil sektöründe yaşanan sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine taşıdı.Avşar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kaçır tarafından cevaplaması istemiyle konuya ilişkin yazılı soru önergesi verdi.Önergede, tekstil ve hazır giyimin ülkemiz açısından stratejik bir sektör olduğuna dikkat çeken Avşar, iktidarın yanlış politikaları sebebiyle ağır bir krizle karşı karşıya olduğunu, sektörde son bir yılda en az 110 bin istihdam kaybı ve büyük daralma yaşandığını belirtti.Çıkış yolu için atılması gereken tedbirlerin alınıp almadığını soran Avşar, Bakan Kacır’a konuya ilişkin birtakım soru yöneltti.‘Stratejik bir sektör’Hazır giyim ve tekstil sektörü, Türkiye'nin en yüksek katma değerli üretim alanlarından biri olduğu belirten Avşar, toplam imalat sanayi istihdamının yaklaşık 1/4’nü oluşturan ve hazır giyim alanında çalışanların yarısından fazlasının kadınlardan oluşan sektörün; üretim kapasitesi, yatırım hacmi ve ihracat gücü ile ülke ekonomisinin en stratejik alanlarından biri konumunda olduğunu ifade etti.‘Yüksek katma değer üreten bir sektör’Avşar; “Yaklaşık 845 bin kişiye doğrudan, 2 milyona yakın vatandaşımıza dolaylı istihdam sağlayan; 45 milyar doların üzerinde üretim yapan, 26 milyar doların üzerinde ihracat potansiyeline sahip ülkemizin en yüksek katma değer üreten sektörlerinden biridir.”, dedi.‘Sektör, ağır bir krizle karşı karşıya’Avşar, aektör temsilcileri ve uzmanların endişeyle takip ettikleri ve ifade ettikleri üzere; sektörün Türkiye ekonomisi için hayati bir rol üstlenmesine karşın; yüksek enflasyona bağlı maliyet artışları, kur istikrarsızlığı, finansmana erişim zorlukları ve küresel rekabet gücündeki erime sebebiyle ağır bir krizle karşı karşıya kaldığını ifade etti.‘110 binden fazla istihdam kaybı’Sektörde, son bir yıl içerisinde yüksek maliyet baskısı ve rekabet gücündeki aşınma neticesinde 110 binden fazla istihdam kaybı yaşandığını. 2026 yılı ilk çeyrek sonu itibarıyla hazır giyim sektöründeki istihdam 491.987, tekstil sektöründeki istihdam ise 342,000 seviyesine gerilediğini, toplam sektör SGK'lı çalışan sayısının yaklaşık: 833.000 kişiye düştüğünü ve bu durumun Türkiye'nin küresel tedarik zincirindeki stratejik konumunu ciddi şekilde tehdit etiğini belirtti.‘Dünya %4,3 büyürken, Türkiye %5,58 küçüldü’Avşar sözlerine şöyle devam etti; “Bu çerçevede 2025'te dünyada hazır giyim ticareti yüzde 4,35 büyürken, Türkiye'de yüzde 5,58 küçülmüştür. 2022 yılında 21,2 milyar dolar olan hazır giyim ihracatı 2025 yılında 16,8 milyar dolara gerilemiştir yani ihracatta yüzde 21'lik kayıp yaşanmıştır, buna karşılık ithalat yüzde 73 artmıştır. Yaklaşık beş yıllık süreçte 377 bin kişi işini kaybetmiş.”‘Yaklaşık 10 bin firma kapandı’Avşar, 10 bine yakın firmanın kapandığını,  son bir yılda toplam kayıtlı istihdamın yaklaşık 840 bin kişi seviyesine düştüğünü, on yıl öncesine kadar kayıtlı, kayıtsız ve dolaylı istihdamın 2 milyonun üzerinde olduğunu söyledi.‘Her geçen gün daralma devam ediyor’İhracat boyutuna dikkat çeken Avşar, 2025 yılı genel Türkiye ihracatının 273,4 milyar dolar olarak gerçekleştiği dikkate alındığında, tekstilin toplam ihracattaki payı yaklaşık %4,1 seviyesinde kaldığını, en temel ihracat pazarı konumunda olan Avrupa Birliği (AB) ülkelerine gerçekleştirilen satışlarda ilk sırada yer alsa da genel daralma eğiliminin devam ettiğini belirtti.‘Kriz, sosyal bir soruna dönüşüyor’ Hazır giyim ve tekstil sektöründeki kriz yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ciddi bir sosyal sorun olduğuna değinen Avşar; “kadın istihdamı daralmakta, hane gelirleri düşmekte, toplumsal cinsiyet eşitliği olumsuz etkilenmekte, genç işsizlik ve kayıt dışı istihdam riskleri artmakta ve bölgesel kalkınma dengeleri bozulmaktadır.”,dedi.‘Türkiye, rekabet gücünü kaybediyor’ Avşar sözlerine şöyle devam etti; “Üreticinin maliyeti dolar bazında yüzde 26 artarken, ihracat satış fiyatları sadece yüzde 10 civarında artmıştır. Dünyada hazır giyim pazarı büyümeye devam etmektedir. Sorun, Türkiye'nin rekabet gücünü kaybetmesidir. Tekstil ve hazır giyim sektörü dünyada rekabeti kaybetmedi, yanlış ekonomi politikaları yüzünden rekabet gücü kayboldu.”, şeklinde konuştu.“%12,5 ek verdi kabul edilemez”Avşar, sektör temsilcilerinin ifade ettiği üzere, ABD yönetiminin Section 301 kapsamında yürürlüğe koyduğu yeni vergi düzenlemesini, Türk tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörleri açısından adil, dengeli ve karşılıklılık esasına dayalı ticaret anlayışıyla bağdaştırmanın mümkün olmadığını, Türkiye’den ithal edilen ve istisna listesinde yer almayan ürünlere, mevcut en çok kayrılan ülke vergilerinin üzerine yüzde 12,5 oranında ilave gümrük vergisi uygulanması; Türk sanayicisinin, ihracatçısının ve üreticisinin üzerine haksız ve ağır bir yük bindirdiği ve toplamda yüzde 25-30 bandında bir gümrük vergisi yükü bindirdiğini belirtti ve Bakan Kacır’a bir dizi soru sordu.‘Sektör daralmasının kök sebeplerine ilişkin bir araştırma yapıldı mı?’Son 3 yılda tekstil ve hazır giyim sektöründe meydana gelen daralma yüzde kaçtır? Söz konusu daralmanın kök sebeplerine ilişkin ilgili paydaş kurum ve kuruluşlarla ortak bir araştırma yapılmış mıdır? Bu kapsamında iflas eden, konkordato ilan eden firma sayısı kaçtır ve kaç kişi işsiz kalmıştır?‘Çıkış için bir yol haritası var mı?’Söz konusu sektöründe yaşanan yapısal sorunların, istihdam kayıplarının, ihracat performansındaki daralmanın, artan maliyetlerin ve finansmana erişimdeki sıkıntıların çok yönlü biçimde incelenmesi; kamu desteklerinin etkinliğinin değerlendirilmesi ve sektörün yeniden rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını sağlayacak bir yol haritası oluşturmak bağlamında diğer paydaş kurumların iş birliğinde ne tür tedbirler alınmıştır? Bu hususta ortak bir eylem planı var mıdır? ‘Fason üretimden markalaşmaya geçiş için bir eylem planı var mı?’Ülkemizin dünyanın en entegre 2. tekstil tedarik zincirine sahip olması, jeopolitik konumu, kaliteli üretim kapasitesi gibi birçok avantaj kullanılarak tekstil ve hazır giyim sektörünü yeniden ayağa kaldırmak bakımından sektör temsilcilerin önerdiği üzere “Türkiye’nin fason üretimden markalaşmaya geçmesi” ve “tasarımın ve teknik tekstilin desteklenmesi” gibi hususlarda bir çalışmanız var mıdır? Buna ilişkin ne tür tedbirler planlanmaktadır?‘Bir destek paketi planlanıyor mu?’Bahse konu sorunların bertaraf edilmesi bakımından; KOBİ'lerin yeşil dönüşümünün finanse edilmesi, Eximbank kredi miktarının artırılması, faiz yükünün azaltılması, kayıt dışılıkla etkin mücadele edilmesi, yeni ihracat pazarları için kapsamlı ticaret diplomasisinin yürütülmesi gibi tedbirler alınması hususundaki yaklaşımınız nedir? Bu anlamda ne tür çalışmalar yapılmaktadır? ‘Döviz dönüşüm ve imalat desteği artırılacak mı?’    Avrupa Birliğiyle, Gümrük Birliği Anlaşmasını gözden geçirme ve gereklerini yerine getirme, döviz dönüşüm desteğini arttırma (%3’ten-5’e çıkarma) istihdamı korumak için imalat sektörüne verilen 3.500 liralık desteği artırma ve şartlarını iyileştirme gibi tedbirlerin alınmasına ilişkin paydaş kurumlarla ne tür çalışmalar yapılmaktadır?   ‘Ulusal Tekstil Programı hazırlanacak mı?Avrupa Yeşil Mutabakatının, tekstil sektörünü yeşil ve dijital dönüşümünün öncelikli sektörlerinden biri hâline getirmesi hedefi dikkate alınarak ülkemizde söz konusu dönüşüme uygun bir Ulusal Tekstil Programını (üretim, istihdam, pazarlama vb.) hazırlamaya ilişkin bir çalışma var mıdır? Bu çerçevede KOBİ'lere ve imalat sektörüne dijital dönüşüm hibeleri sağlanması, ortak dijital ürün pasaportu altyapısı kurulması, nitelikli ve kalifiye iş gücünün yetiştirilmesi gibi hususlarda paydaş kurumların eş güdümünde ne tür çalışımlar yapılmaktadır? ‘ABD’nin ilave gümrük vergisine karşı ne tür tedbirler alındı?’ ABD yönetiminin Section 301 kapsamında yürürlüğe koyduğu, Türkiye’nin vergisiz tarife kontenjanına dahil edilmesi, toplam tarife yüküne üst sınır getirilmesi ve ülkemizin ticari gerçekliklere uygun biçimde yeniden değerlendirilmesi için ne tür girişimlerde bulunmaktadır? Bu hususta diğer paydaş kurumlarla ortak bir diplomasi çalışması yürütülecek midir?  ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Süper İzin Yasası ile maden ruhsatlarında endişe verici artışlar konusunda YENİ Partili Rızvanoğlu uyardı!</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/super-izin-yasasi-ile-maden-ruhsatlarinda-endise-verici-artislar-konusunda-yeni-partili-rizvanoglu-uyardi/413596</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/super-izin-yasasi-ile-maden-ruhsatlarinda-endise-verici-artislar-konusunda-yeni-partili-rizvanoglu-uyardi/413596</guid>
            
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 15:46:42 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8796-super-izin-yasasi-tartismalarinda-maden-ruhsatlarinin-artisi-ve-cevresel-kaygilar-on-planda.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8796-super-izin-yasasi-tartismalarinda-maden-ruhsatlarinin-artisi-ve-cevresel-kaygilar-on-planda.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Süper İzin Yasası ile maden ruhsatlarında endişe verici artışlar konusunda YENİ Partili Rızvanoğlu uyardı! ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/super-izin-yasasi-ile-maden-ruhsatlarinda-endise-verici-artislar-konusunda-yeni-partili-rizvanoglu-uyardi/413596"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8796-super-izin-yasasi-tartismalarinda-maden-ruhsatlarinin-artisi-ve-cevresel-kaygilar-on-planda.jpg" /></a>
               YENİ Parti İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, TBMM&#039;de &quot;Süper İzin Yasası&quot;nı eleştirerek, yasayla birlikte Türkiye&#039;deki maden ruhsatlarının hızla arttığını ve çevresel sorunlar yarattığını vurguladı. Rızvanoğlu, iktidarın çevreye karşı sorumsuzluğunu ve halkın mülksüzleşmesini kınadı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ YENİ Parti İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, TBMM Genel Kurulu'nda DEM Parti Grubu tarafından sunulan süper izin yasasının etkinliği ve bu yasayla birlikte yaşanan idari değişikliklerin araştırılmasıyla ilgili önerge üzerinde konuşma yaptı. Rızvanoğlu, Türkiye'nin mega maden ruhsatlarıyla parçalandığını vurgulayarak, “Tam olarak bu yasanın yıl dönümünde, 52 ilde 115 yeni maden sahasının ihaleye çıkarılmasına ilişkin karar alındı” ifadesini kullandı. Ayrıca, “Sonuç olarak vatandaşın eline kalan mülksüzleştirme, yoksullaşma ve çevre sürgünüdür” dedi.Meclis Araştırma Önergesi Üzerine DeğerlendirmelerTBMM Genel Kurulu'ndaki oturumda konuşmasına devam eden Rızvanoğlu, kamuoyunda "Süper İzin Yasası" olarak bilinen yasanın yürürlüğe girdiği günü hatırlatarak, o dönem yaptıkları uyarılara dikkat çekti. Yasa, yalnızca madencilik ile ilgili değil, aynı zamanda Türkiye'nin doğal kaynaklarını ve yaşam alanlarını şirketlerin kısa vadeli çıkarlarına devreden bir düzenleme olarak tanımlandı. “O günden bu yana Türkiye’nin dört bir yanından gelen yurttaşlar, doğa savunucuları ve üreticiler, Meclis’in yakınındaki parkta bu duruma karşı durduklarını gösterdiler” diyen Rızvanoğlu, o insanların sadece kendi köylerini değil, Türkiye'nin ortak geleceğini savunduklarını vurguladı. Rızvanoğlu, bu uyarıların zamanla ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.Ruhsatların Patlaması ve İhalelerRızvanoğlu, sözlerini sürdürürek, süper izin yasasının kabul edilmesinin ardından maden ruhsatlarındaki hızlı artışa karşı duyduğu endişeyi dile getirdi. “Yasanın birinci yılı dolmadan, Türkiye'nin mega maden ruhsatlarıyla parsel parsel bölündüğünü görüyoruz” şeklinde konuştu. MAPEG’in 317’nci grup ihale ilanıyla birlikte 67 ilde toplam 485 maden sahasının ihaleye açıldığını belirten Rızvanoğlu, bu sahaların toplam alanının 318 bin 604 hektar olduğunu söyledi. Bu miktarın neredeyse Zonguldak'ın yüzölçümüne eşdeğer olduğunu belirtti. Daha önceki gün yapılan maden ihalesinin de yasanın yıl dönümüne denk geldiğinin altını çizen Rızvanoğlu, bu durumun Türkiye'nin doğal varlıklarının satılmasına işaret ettiğini vurguladı.Yeni İktidar Anlayışı ve Çevre MücadelesiKonuşmasının devamında Rızvanoğlu, mevcut iktidarın şehirleri değil, sadece ruhsat sahalarını gördüğünü ifade etti. “Bu rakamlar iktidarın önceliklerini net bir şekilde ortaya koyuyor” diyen Rızvanoğlu, Türkiye’de çevre mücadelesinin artık çok daha yaygın ve güçlü bir şekilde gerçekleştirildiğini belirtti. Giresun, Ordu, Muş ve Akbelen gibi bölgelerde yaşayanların yaşam alanlarını korumak için halk hareketi başlattıklarını dile getiren Rızvanoğlu, “Çevresel Etki Değerlendirmesi süreçleri neredeyse sadece formaliteden ibaret hale geldi” dedi. Halkın katılımı toplantılarının yapılmadığını, bilim insanlarının uyarılarının göz ardı edildiğini, yargı kararlarının bile dikkate alınmadığını ifade etti.Halkın Yaşadığı SorunlarEvrim Rızvanoğlu, şirketler lehine yürütülen uygulamaların vatandaşlara yarar sağlamadığını belirtti. "İktidar, şirketlere sınırsız ayrıcalıklar sunmakta ve bunun sonucunda halk mülksüzleşmektedir" diyen Rızvanoğlu, bu durumun sonunda çevresel sorunlar ve yoksulluk getirdiğini açıkladı. YENİ Parti olarak, bu hukuksuz ve dengesiz madencilik uygulamalarına karşı durduklarını ifade eden Rızvanoğlu, iktidarın kanunları şirketler için değiştirdiğini ve doğal kaynakların koruma statülerinin düşürüldüğüne dikkat çekti. "Biz, halkı ve doğayı koruyacak bir maden hukuku oluşturmayı amaçlıyoruz” şeklinde özetledi.Yeni Çevre Politikaları ve HedeflerRızvanoğlu, YENİ Parti'nin çevre politikalarını belirterek, Türkiye'nin yeni bir çevre politikasına acil ihtiyaç duyduğunu ifade etti. “Ekolojik dengeyi esas alan yeni bir maden hukuku inşa etmeye kararlıyız” diyen Rızvanoğlu, ayrıca ÇED süreçlerini sadece bir onay mekanizması olmaktan çıkaracaklarını ve bilimsel verileri karar alma süreçlerinin merkezine koyacaklarını belirtti. Yöre halkının iradesinin bu süreçlerde aktif bir şekilde yer alması gerektiğini vurguladı ve vatan toprağının rant için harcanmaması gerektiğini ifade etti. Rızvanoğlu, konuşmasının sonunda destekledikleri Meclis araştırma önergesini belirterek Genel Kurulu selamladı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP’li Cevdet Akay: 2,7 trilyon liralık kayıt dışı ekonomi bütçe açığına ve faiz giderine denk</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-cevdet-akay-27-trilyon-liralik-kayit-disi-ekonomi-butce-acigina-ve-faiz-giderine-denk/413456</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-cevdet-akay-27-trilyon-liralik-kayit-disi-ekonomi-butce-acigina-ve-faiz-giderine-denk/413456</guid>
            
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 13:39:01 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9697-chpli-cevdet-akay-27-trilyon-liralik-kayit-disi-ekonomi-butce-acigina-ve-faiz-giderine-denk.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9697-chpli-cevdet-akay-27-trilyon-liralik-kayit-disi-ekonomi-butce-acigina-ve-faiz-giderine-denk.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP’li Cevdet Akay: 2,7 trilyon liralık kayıt dışı ekonomi bütçe açığına ve faiz giderine denk ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-cevdet-akay-27-trilyon-liralik-kayit-disi-ekonomi-butce-acigina-ve-faiz-giderine-denk/413456"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9697-chpli-cevdet-akay-27-trilyon-liralik-kayit-disi-ekonomi-butce-acigina-ve-faiz-giderine-denk.jpg" /></a>
               CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, TBMM Genel Kurulu’nda kayıt dışı ekonomi nedeniyle oluştuğunu belirttiği 2,7 trilyon liralık vergi kaybına dikkat çekti. Akay, söz konusu tutarın 2026 yılı bütçe açığına ve faiz giderine yakın olduğunu belirterek, “Kaynak var, tercih yanlış” dedi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Karabük Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Cevdet Akay, kayıt dışı ekonomiyle etkin mücadele edilmemesinin kamu maliyesinde ciddi kayıplara yol açtığını söyledi. TBMM Genel Kurulu’nda konuşan Akay, kayıt dışılık nedeniyle oluştuğunu belirttiği 2,7 trilyon liralık vergi kaybının hem bütçe açığını hem de faiz giderlerini karşılayabilecek büyüklüğe ulaştığını ifade etti.Kayıt dışı ekonominin, yasal yükümlülüklerin yerine getirilmediği geniş bir ekonomik alan oluşturduğunu belirten Akay, bu yapının kamu bütçesi üzerindeki etkisinin görmezden gelindiğini savundu. Kayıt dışı ekonomiyle kararlı ve etkin şekilde mücadele edilmesi hâlinde bütçe dengesinin önemli ölçüde iyileştirilebileceğini söyleyen Akay, sosyal destekler için kaynak yetersizliği gerekçesinin de geçerliliğini yitireceğini kaydetti.“Vergi kaybı bütçe açığına yakın”Cevdet Akay, tahminlere göre kayıt dışı ekonominin gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 3 ila 4’üne ulaştığını belirtti. Bu büyüklüğün yaklaşık 2,7 trilyon liralık vergi kaybı anlamına geldiğini ifade eden Akay, söz konusu rakamı 2026 yılı bütçe verileriyle karşılaştırdı.Akay, 2,7 trilyon liralık vergi kaybının 2026 yılı bütçesinde öngörülen 2 trilyon 712 milyar liralık bütçe açığına ve 2 trilyon 742 milyar liralık faiz giderine neredeyse eşit olduğunu söyledi.“Demek ki kayıt dışı ekonomiyle etkin ve kararlı mücadele edilse bütçe açığını önemli ölçüde ortadan kaldırmak, hatta bir kalemde faiz giderlerini karşılayabilecek bir kaynak oluşturmak mümkündür” diyen Akay, kamu maliyesindeki kaynak sorununun tercih meselesi olduğunu savundu.“Kaynak var, tercih yanlış”Emeklilere hak ettikleri refah payının verilmemesinin gerekçesi olarak sürekli kaynak yetersizliğinin gösterildiğini belirten Akay, kayıt dışı ekonominin vergilendirilmesiyle milyarlarca liralık kaybın önlenebileceğini ifade etti.Akay, kayıt dışı alanda etkili denetim mekanizmalarının kurulması ve Mali Suçları Araştırma Kurulu başta olmak üzere ilgili kurumların koordinasyon içinde çalışması gerektiğini söyledi.“Emekliye hak ettiği refah payını veremedik deniliyor. Gerekçe ise hep aynı: ‘Kaynak yok.’ Oysa kayıt dışı ekonomi etkin şekilde vergilendirilse, bu alanda güçlü denetim mekanizmaları kurulsa, MASAK başta olmak üzere ilgili tüm kurumlar koordinasyon içinde çalıştırılsa milyarlarca liralık vergi kaybı önlenebilir” ifadelerini kullandı.“Esnafın peşine düşmek çözüm değil”Vergi denetimlerinin kayıt dışı ekonominin merkezine yönelmesi gerektiğini vurgulayan CHP’li Akay, küçük esnafın sürekli denetlenmesiyle vergi adaletinin sağlanamayacağını belirtti.Kayıt altında faaliyet gösteren esnafın ayda birkaç kez veya yılda defalarca denetlenmesinin gönüllü vergi uyumunu zedelediğini söyleyen Akay, devletin görevinin kayıtlı çalışanları cezalandırmak değil, kayıt dışı çalışanları sisteme dâhil etmek olduğunu ifade etti.Akay, “Kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almak yerine ayda birkaç kez, yılda defalarca esnafın kapısını çalarak vergi tahsil etmeye çalışırsanız vergi adaletini sağlayamazsınız. Bu yaklaşım gönüllü vergi uyumunu da zedeler” dedi.“Vergi yükünü dar gelirli taşıyor”Kamu maliyesinde tasarruf gerekçesiyle sosyal desteklerin azaltıldığını ancak kayıt dışı ekonomiyle aynı kararlılıkla mücadele edilmediğini söyleyen Akay, bu politikanın bedelini emekli, işçi, üretici ve dar gelirlilerin ödediğini savundu.Devletin Sosyal Güvenlik Kurumuna yaptığı katkıyı azalttığını, İşsizlik Sigortası Fonu’na yönelik devlet katkısını ise yüzde 1’den binde 5’e düşürdüğünü belirten Akay, buna karşın kayıt dışı ekonomiye yönelik mücadelenin yetersiz kaldığını ifade etti.Akay, kayıt dışı ekonomiyle mücadele edilmediği sürece vergi adaletinin sağlanamayacağını ve vatandaşlara sunulan sosyal desteklerin sürdürülebilir hâle getirilemeyeceğini belirtti.Türkiye’nin ihtiyacının vergiyi sürekli aynı kesimlerden toplamak olmadığını söyleyen Akay, kayıt dışılığı ortadan kaldıran, adil ve etkin bir vergi sisteminin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP’li Semra Dinçer: “Kadın cinayetleri siyasi bir tercihin sonucudur”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-semra-dincer-kadin-cinayetleri-siyasi-bir-tercihin-sonucudur/413455</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-semra-dincer-kadin-cinayetleri-siyasi-bir-tercihin-sonucudur/413455</guid>
            
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 13:35:12 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9330-chpli-semra-dincer-kadin-cinayetleri-siyasi-bir-tercihin-sonucudur.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9330-chpli-semra-dincer-kadin-cinayetleri-siyasi-bir-tercihin-sonucudur.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP’li Semra Dinçer: “Kadın cinayetleri siyasi bir tercihin sonucudur” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-semra-dincer-kadin-cinayetleri-siyasi-bir-tercihin-sonucudur/413455"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9330-chpli-semra-dincer-kadin-cinayetleri-siyasi-bir-tercihin-sonucudur.jpg" /></a>
               CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Semra Dinçer, TBMM Genel Kurulu’nda kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri hakkında konuştu. Adana’da aynı gece öldürülen Hatice Mine K. ile Reyhan A.’yı anan Dinçer, kadın cinayetlerinin münferit olmadığını belirterek Meclis’i sorumluluk almaya ve harekete geçmeye çağırdı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Semra Dinçer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri ve kadınların ekonomik bağımsızlığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dinçer, konuşmasına Adana’da aynı gece yaşamını yitiren Hatice Mine K. ile Reyhan A.’yı anarak başladı.Boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından evinde uyuduğu sırada tabancayla vurulan Hatice Mine K. ile sokakta yürürken tanımadığı bir kişinin silahlı saldırısı sonucu hayatını kaybeden Reyhan A.’nın ölümüne dikkat çeken Dinçer, iki kadının farklı yerlerde ve farklı kişiler tarafından öldürüldüğünü söyledi.Dinçer, “Biri evinde, biri sokakta… Biri eşinin elinden, biri bir yabancının elinden… Bu iki kadının tek ortak noktası, ikisinin de bu ülkede güvende olmayı hak ettiği hâlde güvende olamamış olmasıdır” ifadelerini kullandı.“Kadın cinayetleri münferit değil”Kadın cinayetlerinin birbirinden bağımsız ve münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Dinçer, 2026 yılının ilk altı ayında 150 kadının cinayete kurban gittiğini, 151 kadının ölümünün ise “şüpheli” olarak kayıtlara geçtiğini belirtti.Yıllardır akıbeti aydınlatılamayan Gülistan Doku’yu da konuşmasında anan Dinçer, öldürülen kadınların yüzde 61’inin kendi evlerinde yaşamını yitirdiğini söyledi. Kadınların en güvende olmaları gereken yerde şiddete maruz kaldığını vurgulayan Dinçer, iktidarın aile politikalarını eleştirdi.AKP iktidarının “Aile Yılı” söylemiyle kadınlara ev, aile ve bakım sorumluluğu yüklediğini ileri süren Dinçer, “Veriler apaçık gösteriyor: Kadın en çok o evde öldürülüyor. Bu bir tesadüf değil, AKP iktidarının kurmaya çalıştığı toplumsal düzenin bir sonucudur” dedi.Kadınların ekonomik bağımsızlığına dikkat çektiKadına yönelik şiddetin yalnızca fiziksel boyutuyla ele alınamayacağını ifade eden Semra Dinçer, kadınların ekonomik bağımsızlıktan yoksun bırakılmasının şiddet ortamından uzaklaşmalarını da zorlaştırdığını kaydetti.Yaklaşık yarım milyon kadının, çocuk ve yaşlı bakım sorumluluğu nedeniyle çalışma hayatından ayrılmak zorunda kaldığını belirten Dinçer, Türkiye’nin kadın istihdamında OECD ülkeleri arasında son sıralarda bulunduğunu söyledi.Dinçer, “Kadını ekonomik olarak bağımlı hâle getiren bu düzen, kadını şiddetin karşısında da savunmasız bırakıyor. Ekonomik kriz derinleştikçe şiddet farklı bahanelerle karşımıza çıkıyor ve bundan en çok kadınlar mağdur oluyor” ifadelerini kullandı.Af ve ceza indirimlerini eleştirdiCHP’li Dinçer, af düzenlemeleri, cezalarda yapılan indirimler ve uzaklaştırma kararlarının etkisiz kalması nedeniyle şiddet geçmişi bulunan kişilerin yeniden sokaklarda dolaştığını savundu. Bu kişilerin ilk hedeflerinin yeniden savunmasız kadınlar olduğunu belirten Dinçer, mevcut uygulamaların kadınların güvenliğini sağlamada yetersiz kaldığını ifade etti.Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin ardından kadın cinayetlerinin arttığını söyleyen Dinçer, yaşananların bir rastlantı olarak değerlendirilemeyeceğini dile getirdi.“İşte bu bir rastlantı değil, siyasi bir tercihin sonucudur” diyen Semra Dinçer, konuşmasının sonunda Hatice Mine K., Reyhan A., Gülistan Doku ve yaşam hakkı elinden alınan bütün kadınları andı.Dinçer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne seslenerek kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini söyledi. Meclis’i sorumluluk almaya çağıran Dinçer, kadınların yaşam hakkının korunması için derhal harekete geçilmesini istedi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Yeni Partili Ayhan Barut: &quot;Karanlık tablonun sorumlusu AKP, çiftçi kazanırsa herkes kazanır&quot;</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/yeni-partili-ayhan-barut-karanlik-tablonun-sorumlusu-akp-ciftci-kazanirsa-herkes-kazanir/413452</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/yeni-partili-ayhan-barut-karanlik-tablonun-sorumlusu-akp-ciftci-kazanirsa-herkes-kazanir/413452</guid>
            
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 13:03:08 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/856-yeni-partili-ayhan-barut-karanlik-tablonun-sorumlusu-akp-ciftci-kazanirsa-herkes-kazanir.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/856-yeni-partili-ayhan-barut-karanlik-tablonun-sorumlusu-akp-ciftci-kazanirsa-herkes-kazanir.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Yeni Partili Ayhan Barut: &quot;Karanlık tablonun sorumlusu AKP, çiftçi kazanırsa herkes kazanır&quot; ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/yeni-partili-ayhan-barut-karanlik-tablonun-sorumlusu-akp-ciftci-kazanirsa-herkes-kazanir/413452"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/856-yeni-partili-ayhan-barut-karanlik-tablonun-sorumlusu-akp-ciftci-kazanirsa-herkes-kazanir.jpg" /></a>
               YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, Meclis&#039;te artan hayat pahalılığına ve tarım sektöründeki sorunlara yönelik sert eleştirilerde bulunarak, iktidarı üreticiyi desteklemeye çağırdı. Barut, çiftçinin kazanmasının herkes için faydalı olacağını vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[  YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, Meclis'te artan hayat pahalılığına, üreticilerin feryadına ve iktidarın kayıtsızlığına sert sözlerle tepki gösterdi. "Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana" diyen Barut, tarımsal üretim ve üreticinin desteklenmesiyle ülke ekonomisi ve tüketicinin de desteklenmiş olduğunu belirterek iktidarı göreve çağırdı."KARANLIK TABLONUN SORUMLUSU AKP"TBMM Genel Kurulu'nda toplumun tüm kesimlerini derin bir uçuruma sürükleyen sorunlarla ilgili konuşan YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, "Bugün 'Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana, bunu gören yürek nasıl dayana?' sözü acı bir gerçeği anlatıyor. Tarlada alınteri döken çiftçimiz, ürettiği patatesi, soğanı ve diğer ürünleri hak ettiği değere satamıyor. Pazara çıkan vatandaşımız ise aynı ürünleri yüksek fiyatlar nedeniyle alamıyor. Bu karanlık tablonun sorumlusu AKP iktidarıdır" dedi.  "ÇİFTÇİ KAZANIRSA HERKES KAZANIR"İktidarın yanlış tarım ve ekonomi politikalarını eleştirip önerilerini paylaşan Barut, "Üretimi planlamak, çiftçiyi desteklemek ve tarımı güçlendirmek yerine ithalata doymayanlar yüzünden herkes acı çekiyor. Üretime destek verin, üreticiyi güçlendirin. Çiftçi kazanırsa üretim artar, tüketici de daha uyguna alır. Biz, alınterinin değer gördüğü, üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, halkın refah içinde yaşadığı bir Türkiye istiyoruz. Hep birlikte üreteni de tüketeni de koruyan, adil ve sürdürülebilir bir düzeni kuracağız" diye konuştu.  ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP’li Nermin Yıldırım Kara’dan nakliyeciler için taban navlun çağrısı: “Zararına taşımacılık engellenmeli”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-nermin-yildirim-karadan-nakliyeciler-icin-taban-navlun-cagrisi-zararina-tasimacilik-engellenmeli/413451</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-nermin-yildirim-karadan-nakliyeciler-icin-taban-navlun-cagrisi-zararina-tasimacilik-engellenmeli/413451</guid>
            
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:55:02 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8247-chpli-nermin-yildirim-karadan-nakliyeciler-icin-taban-navlun-cagrisi-zararina-tasimacilik-engellenmeli.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8247-chpli-nermin-yildirim-karadan-nakliyeciler-icin-taban-navlun-cagrisi-zararina-tasimacilik-engellenmeli.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP’li Nermin Yıldırım Kara’dan nakliyeciler için taban navlun çağrısı: “Zararına taşımacılık engellenmeli” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-nermin-yildirim-karadan-nakliyeciler-icin-taban-navlun-cagrisi-zararina-tasimacilik-engellenmeli/413451"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8247-chpli-nermin-yildirim-karadan-nakliyeciler-icin-taban-navlun-cagrisi-zararina-tasimacilik-engellenmeli.jpg" /></a>
               CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, TBMM Genel Kurulu’nda nakliye sektörünün artan akaryakıt, sigorta ve bakım maliyetleri karşısında yaşadığı sorunları gündeme getirdi. Kara; bölgesel fiyatlandırma yapılmasını, taban navlun ücretinin belirlenmesini ve kayıt dışı çalışan işletmelere yönelik denetimlerin artırılmasını istedi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, kara yolu taşımacılığı sektöründe maliyetleri karşılamayan navlun fiyatlarının bireysel nakliyecileri ekonomik açıdan zor durumda bıraktığını söyledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda konuşan Kara, sektörün sürdürülebilirliği için taban navlun fiyatı uygulamasının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.Kara, 28 Temmuz 2026 tarihli TBMM Genel Kurulu birleşiminde yaptığı açıklamada, Hatay başta olmak üzere Türkiye genelindeki kara yolu taşımacılarının serbest piyasada oluşan fiyatlar nedeniyle giderlerini karşılamakta zorlandığını ifade etti. Akaryakıt, araç tamiri ve sigorta gibi zorunlu harcamaların bölgelere göre farklılık gösterdiğine dikkat çeken Kara, navlun ücretlerinin belirlenmesinde bölgesel şartların dikkate alınması gerektiğini savundu.Bölgesel fiyatlandırma önerisiNakliye sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin maliyet yapılarının her şehirde aynı olmadığını belirten Kara, mevcut fiyatlandırma sisteminin küçük ve bireysel taşımacıları korumakta yetersiz kaldığını dile getirdi.Kara’ya göre akaryakıt tüketimi, güzergâh mesafesi, araç bakım giderleri, sigorta ücretleri ve bölgesel çalışma koşulları değerlendirilerek yeni bir fiyatlandırma modeli oluşturulmalı. Böylece nakliyecilerin maliyetlerinin altında taşıma yapmak zorunda kalmasının önüne geçilmeli.CHP’li Kara, özellikle kendi aracıyla çalışan bireysel nakliyeciler ile toplu olarak nakliye hizmeti gerçekleştiren işletmeler için bir alt fiyat sınırının belirlenmesinin gerekli olduğunu söyledi.Taban navlun fiyatı talebiKara’nın Meclis gündemine taşıdığı çözüm önerilerinin başında taban navlun fiyatı uygulaması yer aldı. Uygulamanın hayata geçirilmesi hâlinde, taşımacılık hizmetleri belirlenen maliyet seviyesinin altında gerçekleştirilemeyecek.Taban fiyat düzenlemesinin yalnızca tavsiye niteliğinde kalmaması gerektiğini vurgulayan Kara, belirlenen ücretin altında taşıma yaptıran nakliye şirketlerine yaptırım uygulanmasını istedi. Kara, denetim ve yaptırım mekanizmalarının devreye alınmaması durumunda düşük fiyat baskısının devam edeceğini ve bireysel taşımacıların serbest piyasada daha da güçsüz hâle geleceğini ifade etti.Kara’nın önerisine göre taban navlun ücretinin belirlenmesinde taşımacının gerçek giderleri esas alınmalı. Fiyatlandırma yapılırken yalnızca akaryakıt maliyeti değil; araç amortismanı, bakım ve onarım giderleri, zorunlu sigorta ödemeleri ile güzergâha bağlı maliyetler de değerlendirmeye alınmalı.Kayıt dışı taşımacılığa denetim çağrısıNermin Yıldırım Kara, nakliye sektöründe kayıt dışı ve faturasız faaliyet gösteren işletmelerin oluşturduğu haksız rekabete de dikkat çekti. Vergi kaybına yol açan işletmelerin sıkı biçimde denetlenmesini isteyen Kara, mevzuata aykırı faaliyetler hakkında gerekli mekanizmaların çalıştırılması gerektiğini söyledi.Kayıt dışı işletmelerin vergi, sigorta ve diğer yasal yükümlülükleri yerine getirmeden hizmet sunabildiğini belirten Kara, bu durumun bütün yasal sorumluluklarını karşılayan nakliyeciler üzerinde ilave fiyat baskısı oluşturduğunu savundu.Kara’nın TBMM’de gündeme getirdiği dört temel talep; taşımacılık maliyetlerine göre bölgesel fiyatlandırma yapılması, taban navlun fiyatı belirlenmesi, taban fiyatın altında taşıma yaptıran şirketlere yaptırım uygulanması ve kayıt dışı ya da faturasız çalışan işletmelerin denetlenmesi olarak sıralandı.Nakliye sektörünün üretim, ihracat, tarım ve ticaret zincirinin önemli bir bölümünü oluşturduğuna işaret eden Kara, taşımacıların artan maliyetler karşısında korunması için kapsamlı bir düzenlemeye ihtiyaç bulunduğunu belirtti. Kara’nın açıklamasıyla birlikte, nakliyecilerin uzun süredir dile getirdiği taban navlun ve kayıt dışı taşımacılık sorunları bir kez daha Meclis gündemine taşındı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Cem Avşar, Türkiye&#039;deki riskli yapı stoku için Meclis&#039;te soru önergesi verdi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/cem-avsar-turkiyedeki-riskli-yapi-stoku-icin-mecliste-soru-onergesi-verdi/413426</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/cem-avsar-turkiyedeki-riskli-yapi-stoku-icin-mecliste-soru-onergesi-verdi/413426</guid>
            
            <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 14:01:03 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/3724-cem-avsar-turkiyedeki-riskli-yapi-stoku-icin-mecliste-soru-onergesi-verdi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/3724-cem-avsar-turkiyedeki-riskli-yapi-stoku-icin-mecliste-soru-onergesi-verdi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Cem Avşar, Türkiye&#039;deki riskli yapı stoku için Meclis&#039;te soru önergesi verdi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/cem-avsar-turkiyedeki-riskli-yapi-stoku-icin-mecliste-soru-onergesi-verdi/413426"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/3724-cem-avsar-turkiyedeki-riskli-yapi-stoku-icin-mecliste-soru-onergesi-verdi.jpg" /></a>
               CHP Milletvekili Cem Avşar, Türkiye&#039;nin riskli yapı stoku ve deprem riski üzerine Meclis&#039;e yazılı soru önergesi sundu. Avşar, mevcut yapıların güvenlik durumu ve acil dönüşüm planları hakkında yetkililerin vermesi gereken yanıtları vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, ülkemizin riskli ve çok riskli yapı stokunu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine taşıdı.Avşar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından cevaplaması istemiyle konuya ilişkin yazılı soru önergesi verdi.Önergede, afet potansiyeli yüksek bir coğrafyada yüksek riskli yapı stokunun ulusal bir güvenlik meselesi oluşturduğuna dikkat çeken Avşar, yapı stoku envanterinin çıkarılmasının Anayasal ve kamusal asli bir sorumluluk olmasına rağmen 25 yıllık iktidar sürecinde yapı stokunun henüz tanınmadığı, bilinçli bir planlamanın ve güvenli bir yapılaşmanın sağlanmadığı ve hazırlanan birçok planın da sonuçlanmadığını belirtti. İstanbul başta olmak üzere ülkemizin birçok yerinde ‘kendiliğinden yıkılabilecek’ durumda-riskli/çok riskli- yüz binlerce konuta ilişkin bir acil dönüşüm eylem planının olup olmadığını soran Avşar, Bakan Kurum’a konuya ilişkin bir dizi soru yöneltti.‘Riskli yapı stoku, ulusal güvenlik meselesidir’  Anayasa ve ilgili mevzuata değinen Avşar, başta Anayasa olmak üzere meri mevzuat hükümleri gereği; deprem riskine karşı tedbir almak, riskli yapıları ve afet riski olan bölgeleri belirlemek, riskli yapıların risk durumuna göre güçlendirilmesini ya da yıkımını sağlayarak güvenli ve sağlıklı yaşama çevreleri teşkil etmek devletin asli ve devredilemez görevi olduğunu ve bu bağlamda yapı stoku envanterinin çıkarılması; anayasal ve kamusal asli bir sorumluluk olduğunu belirtti.‘El birliğiyle çözülmesi gereken kamusal bir görevdir’Mevcut yapı stokunun bilimsel yöntemlerle ortaya konulması, izlenmesi ve sürekli güncellenmesi herhangi bir kurumun tercihine bırakılabilecek teknik bir faaliyet olmadığını ifade eden Avşar; “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile AFAD başta olmak üzere yerel yönetimler, ilgili kamu kurumları, üniversiteler ve meslek kuruluşlarının eşgüdüm içinde yürütmesi gereken temel bir kamusal görevdir.”, şeklinde konuştu.‘UDSEP’e göre 2017 yılnda tamamlanmalıydı’Konuya ilişkin 08.09.2025 tarihinde ilgili bakanlıklara verdiğimiz yazılı soru önergelere hala cevap verilmediğini belirten Avşar, AFAD tarafından Ulusal Deprem Strateji ve Eylem Planına (UDSEP 2012- 2023) göre 2017 yılına kadar ülkemizdeki yapı stokunun envanterinin çıkarılıp bunlara müdahale edilmesi gerektiğini, ne yazık ki, 2026 Türkiye’sinde eski yönetmeliklere göre inşa edilen, mühendislik hizmeti almayan, denetimsiz değişikliklere uğrayan, kaçak eklentiler yapılan veya imar aflarıyla kâğıt üzerinde yasal hale getirilen milyonlarca yapının gerçek durumu hala bilinmemediğini, hatta hangi yapıların ne ölçüde risk taşıdığına ilişkin ülke çapında güvenilir ve bütüncül bir veri tabanının bulunmadığını ifade etti.‘Afet potansiyeli yüksek bir coğrafyadayız’Ülkemizin depremselliği ve riskli yapı stokuna dikkat çeken Avşar; “86 milyon nüfusun yüzde 71’i deprem riski taşıyan bölgelerde yaşamaktadır. Ülkemizde ortalama iki yılda yıkıcı bir deprem meydana gelmektedir. Bununla birlikte, Bakan Kurum’un açıklamalara göre Türkiye'de 6 milyon bağımsız birim risk altında ve 2 milyonunun acil dönüşüm beklemektedir. İstanbul’da ise toplam 7,5 milyon ev ve iş yerinden 1,5 milyonu mühendislik hizmeti almamış ve zemin nedeniyle de ileri derecede risk altındadır. Bunların 600 bini her an kendiliğinden çökebilecek bir vaziyettedir.”, dedi.‘Yapı stokumuzu tanımıyoruz’Avşar, ilgili meslek odaları ve uzmanların “Birçok yapı için; projelerinin arşivlerde bulunup bulunmadığını, hangi deprem yönetmeliğine göre tasarlanıp inşa edildiğini, kullanılan malzemenin niteliğini, taşıyıcı sistemine sonradan müdahale edilip edilmediğini, güçlendirme işlemi görüp görmediğini, yapı kayıt belgesine sahip olup olmadığını ve bu belgenin hangi aykırılığı kapsadığını, mevcut kullanımının ruhsat ve projeleriyle uyumlu olup olmadığını ve en önemlisi de olası bir tasarım depremindeki performansını çoğu zaman kesin olarak bilemiyoruz.”, dediklerini belirtti.‘Çözüm, bütüncül kamu yaklaşımı’Konuya ilişkin çeşitli tarihlerde verdikleri yazılı soru önergelerinin cevapsız kaldığını belirten Avşar, depreme dirençli kentler yalnızca yeni binalar inşa ederek oluşturulamayacağını ancak; mevcut yapı stokunu tanıyan, riskleri sürekli izleyen ve bilimsel verilere dayanan bütüncül bir kamu yönetimiyle mümkün olacağını ifade etti ve Bakan Kuruma birtakım soru sordu.‘Ülkemizde kaç riskli bağımsız birim var?’Halihazırda başta kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet alanları olmak üzere riskli ve çok riskli durumda olan toplam bağımsız birim sayısı kaçtır? Bu birimlerin bölge ve il bazında dağılımı nasıldır? Söz konusu birimlerin kaçında hala faaliyet sürdürülmektedir?‘Kendiliğinde yıkılabilecek yapılar için bir acil eylem planı var mı?’Mevcut yapı stokunun bilimsel yöntemlerle ortaya konulması, izlenmesi ve sürekli güncellenmesi herhangi bir kurumun tercihine bırakılabilecek teknik bir faaliyet olmadığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile AFAD başta olmak üzere yerel yönetimler, ilgili kamu kurumları, üniversiteler ve meslek kuruluşlarının eşgüdüm içinde yürütmesi gereken temel bir kamusal görev olduğu gerçeğinden hareketle bu hususta ne tür çalışmalar yapılmaktadır? Türkiye genelinde 2 milyon ve İstanbul’da 600 bin olduğu resmi makamlarca belirtilen ‘kendiliğinde yıkılabilecek’ durumda olan riskli bağımsız birimlere ilişkin planlı bir çalışma bulunmakta mıdır? Bu hususta ‘bir acil eylem planı’ var mıdır? ‘UDSEP hedefleri ne ölçüde gerçekleşti?’Deprem riskini azaltmak ve depreme karşı dirençli bir toplum oluşturmak için AFAD koordinasyonunda Ulusal Deprem Strateji ve Eylem Planı (UDSEP 2012- 2023) hazırlanmıştır. Bu rapora göre 2017 yılına kadar ülkemizdeki yapı stokunun envanterinin çıkarılıp bunlara müdahale edilmesi hedeflenmiştir. (Konuya ilişkin ilgili bakanlıklara verdiğimiz yazılı soru önergeleri ise cevapsız kalmıştır.) Söz konusu planın hedeflerine (eski yönetmeliklere göre inşa edilen, mühendislik hizmeti almayan, denetimsiz değişikliklere uğrayan, kaçak eklentiler yapılan veya imar aflarıyla kâğıt üzerinde yasal hale getirilen milyonlarca yapının gerçek durumu, hangi yapıların ne ölçüde risk taşıdığına ilişkin ülke çapında güvenilir ve bütüncül bir veri tabanın oluşturulması gibi)ne ölçüde ulaşılmıştır? Konuya ilişkin paydaş kurumlarla kamuoyuna ortak bir açıklamada bulunulacak mıdır?‘Yapı envanterine ilişkin bir rapor var mıdır?’Çeşitli meslek örgütleri ve uzmanların ifade ettiği “Birçok yapı için; projelerinin arşivlerde bulunup bulunmadığını, hangi deprem yönetmeliğine göre tasarlanıp inşa edildiğini, kullanılan malzemenin niteliğini, taşıyıcı sistemine sonradan müdahale edilip edilmediğini, güçlendirme işlemi görüp görmediğini, yapı kayıt belgesine sahip olup olmadığını ve bu belgenin hangi aykırılığı kapsadığını, mevcut kullanımının ruhsat ve projeleriyle uyumlu olup olmadığını ve en önemlisi de olası bir tasarım depremindeki performansını çoğu zaman kesin olarak bilemiyoruz.”, şeklindeki ifadelere ilişkin görüşünüz nedir? Bu hususta ne tür tedbirler alınmaktadır/alınacaktır?‘Kurumsal bir yapı inşa edilecek mi?’Güvenli şehirler için mevcut yapı stokunu tarayan, riskleri bilimsel yöntemlerle ortaya koyan ve bu bilgiyi karar alma süreçlerine yansıtan kararlı ve süreklilik arz eden diğer ilgili paydaş kurumlarla ortak yürütülen bir kurumsal yapı inşa edilmesi hususunda bir çalışmanız var mıdır? Bu husustaki yaklaşımınız nedir? ‘99 depremi öncesine ait konut sayısı nedir?’Ülkemizde milat olarak kabul edilen 17 Ağustos 1999 Depremi’nden önce inşa edilen ve hala içinde faaliyet sürdürülen konut/hizmet alanı sayısı kaçtır? Söz konusu konutların/hizmet alanlarının risk durumu nedir?‘İstanbul, depreme hazır mı?’Muhtemel bir Marmara depremine ilişkin bir acil eylem planınız bulunmakta mıdır? Bu plan kapsamında tahliye koridorları, kaçış planı, acil müdahale ve ilk yardım, toplanma ve barınma alanları, iletişim, arama ve kurtarma vb. hususlara ilişkin ne tür hazırlıklar yapılmıştır? Bu hususta bir eğitim programı ve tatbikat yapılmış mıdır?‘2027 yılı bütçesine ek kaynak konulacak mı?’Ülkemizin depremselliği ve riskli konut stoku göz önüne alınarak 2027 yılı bütçesi kapsamında özellikle riskli ve çok riskli yapı stokunu önceleyen bir bütçe yaklaşımıyla Bakanlığın ile Kentsel Dönüşüm Başkanlığının bütçelerini artırmaya ilişkin bir çalışmanız var mıdır? Bu hususta ne tür tedbirler planlanmaktadır? Örneğin söz konusu ihtiyaç karşısında uluslararası bağlamda alternatif kaynak oluşturmaya yönelik bir girişiminiz bulunmakta mıdır? ‘Bütüncül bir deprem kanunu hazırlama planı var mı?’Meri mevzuatın ülkemizin depremselliği karşısında yeterli olduğunu düşünüyor musunuz? Bu hususta bütüncül bir yaklaşımla, tüm paydaşlar arasında iş bölümünün yapıldığı, görev ve sorumluluklarının tespit edildiği; meslek odalarının, özel sektörün ve halkın dahil edildiği, kaynak planlamasını içeren ülkemizin depremselliğine uygun bir Deprem Kanunu çıkarmaya ilişkin bir planlamanız var mıdır?  ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Mehmet Emin Ekmen: Çerçeve yasa taslağına dair toplantı bekleniyor, metin Cuma ya da Pazartesi gelecek</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/mehmet-emin-ekmen-cerceve-yasa-taslagina-dair-toplanti-bekleniyor-metin-cuma-ya-da-pazartesi-gelecek/413342</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/mehmet-emin-ekmen-cerceve-yasa-taslagina-dair-toplanti-bekleniyor-metin-cuma-ya-da-pazartesi-gelecek/413342</guid>
            
            <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 20:06:21 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/827-mehmet-emin-ekmen-cerceve-yasa-taslagina-dair-toplanti-bekleniyor-metin-cuma-ya-da-pazartesi-gelecek.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/827-mehmet-emin-ekmen-cerceve-yasa-taslagina-dair-toplanti-bekleniyor-metin-cuma-ya-da-pazartesi-gelecek.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Mehmet Emin Ekmen: Çerçeve yasa taslağına dair toplantı bekleniyor, metin Cuma ya da Pazartesi gelecek ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/mehmet-emin-ekmen-cerceve-yasa-taslagina-dair-toplanti-bekleniyor-metin-cuma-ya-da-pazartesi-gelecek/413342"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/827-mehmet-emin-ekmen-cerceve-yasa-taslagina-dair-toplanti-bekleniyor-metin-cuma-ya-da-pazartesi-gelecek.jpg" /></a>
               Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, TBMM&#039;ye sunulacak &quot;çerçeve yasa&quot; taslağının önümüzdeki günlerde geleceğini ve grup koordinatörleri toplantısının bu metin üzerinden yapılacağını belirtti. Yasal sürecin temmuz ağustos aylarında tamamlanması bekleniyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Yeni Yol Partisi Grup Başkanı ve DEVA Partisi Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM tatile girmeden çıkarılması beklenen “çerçeve yasa” ile ilgili kendilerine bir taslak metin iletilmesini beklediklerini ifade ederek, “Bir taslak metin sunulmadan grup koordinatörlerinin toplanacağı düşünülemez. Taslak metnin de cuma ya da pazartesi geleceğini varsayıyoruz. Grup koordinatörleri önerilen metin üzerinde müzakere etmek ve mümkünse ortaklaşmak üzere toplanacaktır” diye konuştu.2013-2015 yıllarında yürütülen “Çözüm Süreci”nde ve TBMM’de oluşturulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda görev yapan Mehmet Emin Ekmen, ANKA Haber Ajansı’na, süreçle ilgili son gelişmelere ilişkin açıklama ve değerlendirmelerde bulundu.Henüz kendileriyle “çerçeve yasa” ile ilgili taslak metin paylaşılmadığını söyleyen Ekmen, “Bir metnin gelmesini bekliyoruz, metni de muhtemelen önce AK Parti sunacak. Daha sonra da Numan Bey'in moderatörlüğünde, grup temsilcilerinin metin üzerinde çalışacağı yönünde bir intibamız var” dedi.TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile dün görüştüklerini hatırlatan Ekmen, “Görüşmemizde, arka plandaki gelişmeler bir miktar anlatıldı. Mutabakata oldukça yakın bir yerde olunduğu, Meclis kapanmadan önce mümkünse temmuz, değilse ağustos ayının başında yasanın çıkartılmasının arzu edildiği ifade edildi” şeklinde konuştu.“İNFAZ BAŞTA OLMAK ÜZERE, BAZI KONULAR BAŞKA YASAL DÜZENLEMELERE ERTELENEBİLİR”Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı ortak raporun 6’ncı bölümündeki genel yaklaşımla örtüşen bir yasa teklifi olacağını söyleyen Ekmen, “Ortak raporda yer aldığı ve tavsiye edildiği gibi yürütmede bir mekanizmanın ve Meclis’e bilgilendirme işleyişinin oluşturulması gibi mevzular bulunuyor. Ayrıca başta infaz düzenlemesi olmak üzere, bazı konuların ikinci ya da üçüncü yasal düzenlemelere ertelendiği yönünde bir kanaat oluştu. Ancak elimizde bir metin bulunmadığı için şu aşamada daha somut veya ileri değerlendirmelerde bulunmamız mümkün değil.” ifadelerini kullandı.“Sunulacak teklif metninin AK Parti tarafından mı yoksa partiler tarafından grup koordinatörlerinin yapacağı toplantıda ortak mı hazırlanacağı” sorusuna Ekmen, şu yanıtı verdi:“Yeni Yol Partisi Grubu olarak sunulacak metin üzerinden görüş bildireceğiz. Muhtemelen MİT Başkanlığı, Adalet Bakanlığı ve AK Parti Grubu’nun, doğal olarak MHP ve belki DEM Parti ile de çalışarak hazırladıkları bir metni deyim yerindeyse yorumlayacağız. Yani rapor yazım sürecinde olduğu gibi grup temsilcileri metin yazmak üzere toplanmayacak. Önerilen metin üzerinde müzakere etmek ve mümkünse ortaklaşmak üzere toplanacak.”“BELLİ AŞAMALARIN GEÇİLDİĞİ ANLAŞILIYOR”TBMM Başkanı Kurtulmuş’un yaptığı bilgilendirme çerçevesinde metnin içeriğinde neler yer alacağı konusunda Mehmet Emin Ekmen, şunları kaydetti:“Sayın Kurtulmuş’un bizimle yaptığı görüşmenin yanı sıra, basın toplantısında da kapsamlı bir değerlendirmesi oldu. Ayrıca İmralı Heyeti ve DEM Parti gibi bu sürecin detaylarına daha fazla vakıf olan isimlerin açıklamalarına baktığımızda, düzenlemeyle öncelikle mekanizmaların oluşturulmasının öngörüldüğü; silahların bırakıldığının tespiti, teyidi ve ilanına ilişkin meselenin ise artık büyük ölçüde çözüldüğünün, yani belirli aşamaların geride bırakıldığının kabul edildiği anlaşılıyor.Yasaya başvurularla ilgili bir süre konulacaktır. Başvurular kapsamında adliyede yürütülecek işlemlere ilişkin de bir düzenleme yapılacaktır. Zira başvuruda bulunan herkes için bir dosya açılacak ve aynı zamanda bu kişilerin hangi süreçlere tabi olacağı belirlenecektir.”Ekmen, daha önceki Çözüm Süreci döneminde 2014 yılında çıkarılan 6551 sayılı Kanun’u hatırlatarak, planlanan çerçeve yasa teklifinde yer alacak konularla ilgili şunları kaydetti:“O yasada olduğu gibi, muhtemelen Cumhurbaşkanı’na, ‘re-entegrasyon’, ‘topluma kazandırma’ ya da benzeri bir ad altında, gelen kişilerin hukuki statülerinin ötesinde onlarla ilgili yürütülecek çalışmalara ilişkin genel bir yetki verilecektir. Bu çalışmaların neleri kapsadığı ve nasıl yürütüleceği ise büyük ihtimalle ayrıntılı biçimde düzenlenmeyecek, sürecin dinamiklerine bağlı olarak şekillenecektir diye düşünüyoruz.Tabii yurtdışında olanlar, cezaevlerinde hükümlü, tutuklu olanlar, duruşması devam edenler var. Tartışmalara bakıldığında bu kişilerle ilgili de bir düzenleme olacağı kanaati oluşuyor. Abdullah Öcalan’a statü meselesinin metne girmeyeceği, genel ya da özel af anlamına gelebilecek yaklaşımlardan kaçınıldığı da anlaşılıyor.Muhtemelen bir çeşit kademelendirme de tercih edilecektir. Yani örgüt üyesi olmakla birlikte eylemlere karışmayan; asker, polis, sivillere yönelik saldırılardan sorumlu tutulmayan kişilerle ilgili ilk aşamada bir yasal düzenleme olacaktır. Süreç olumlu yönde ilerledikçe de durumu daha ağır olanlarla ilgili de bir gözden geçirme niyet ve iradesinin olduğu anlaşılıyor.”Teklif Genel Kurul’da kabul edildikten hemen sonra yürürlüğe girip girmeyeceği sorusu üzerine Ekmen, “Kanunlar, Cumhurbaşkanı tarafından imzalanınca yürürlüğe girer. Ancak tespit-teyit-ilan ve Cumhurbaşkanı’nın görevlendirmesiyle kurulacak mekanizmalarla ilgili birtakım aşamalar olabilir mi, olabilir. Ama bunun, bugüne kadar olduğu gibi, bir sorun olarak algılanmadığı kanaatindeyim. Yani geri çekilme, mağaraların boşaltılması, silahsızlanma ve Suriye’ye ilişkin başlıklar gibi noktaların çözüldüğü kabul ediliyor. Ve “Artık biz bir yasa çıkarabiliriz” yaklaşımının benimsendiği anlaşılıyor. O yüzden yasanın yürürlüğe girmesini bir tür prosedür olarak değerlendirmek gerekir. ‘Bu yasayı yayımlayalım, diğer başlıklara ise daha sonra tekrar bakarız’ şeklinde bir yaklaşımın olmadığı gözüküyor ” dedi.TBMM Başkanı Kurtulmuş’un verdiği bilgiler doğrultusunda taslakta itiraz ettikleri noktalar olup olmadığı konusunda Ekmen şunları söyledi:“Bize bir metin sunulmadığı sürece herhangi bir itirazdan ya da uzlaşıdan söz etmek mümkün değil. Bu tür kanunlar, doğaları gereği, bir virgülün yeri ya da ‘ve’ yerine ‘veya’ yazılması gibi küçük görünen ayrıntılarla bile çok önemli sonuçlar doğurabilir. O yüzden bize bir metin sunulmadıkça ‘Şuna itiraz ettik, bu olmaz dedik’ ya da ‘Bunu onayladık’ diyebileceğimiz bir durum yok. Metnin gelmesiyle birlikte bu durum netleşecektir.”Grup koordinatörleri toplantısının ne zaman yapılacağına ilişkin henüz bir bilgilendirmede bulunulmadığını ifade eden Ekmen, “Taslak metin sunulmadan koordinatörlerin toplanacağı düşünülemez. Taslak metnin de cuma ya da pazartesi geleceğini varsayıyoruz. metin gelirse grupların değerlendirme için alacağı ek süreden sonra bir toplantıyla kanaatler iletilecektir” diye konuştu.Teklif Meclis’e sunulduktan sonra komisyon ve Genel Kurul aşamalarının ne kadar sürebileceği sorusunu Ekmen şöyle yanıtladı:“Kanun teklife dönüştüğünde, Meclis Başkanlığı bunu ilk fırsatta, önümüzdeki hafta içinde ilgili komisyona sevk edecektir. Adalet Komisyonu’nun bugüne kadar başladığı kanun tekliflerini yaklaşık 40-45 saatlik bir çalışma süresiyle tamamladığı bir pratiği bulunuyor. Sunulacak teklifin de 12-14 maddeden oluşacağını varsayıyoruz. Bu nedenle 15 maddelik bir paketin komisyondaki görüşmelerinin yaklaşık 24 saatte tamamlanabileceği öngörülebilir. Ardından teklifin Genel Kurul’a sevki için rapor yazımı ve muhalefet şerhlerinin hazırlanması süreci başlayacak. Bu aşama için 48 saatlik bir süre var. Rapor hazırlandıktan ve muhalefet şerhleri verildikten sonra, ayrıca 24 saatlik süre tanınması halinde bu 48 saatlik süre geriye çekilebilir. En iyi ihtimalle teklif önümüzdeki hafta komisyondan geçerse, bir sonraki hafta, yani Ağustos’un ilk haftasında Genel Kurul’da öncelikli olarak ele alınabilir.” ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>TBMM&#039;de Ahbap Eleştirisi: AK Partili Gül ve CHP&#039;li Emir Arasında Sert Tartışma</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/tbmmde-ahbap-elestirisi-ak-partili-gul-ve-chpli-emir-arasinda-sert-tartisma/413339</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/tbmmde-ahbap-elestirisi-ak-partili-gul-ve-chpli-emir-arasinda-sert-tartisma/413339</guid>
            
            <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 18:46:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/6906-tbmmde-deprem-elestirisi-gul-ve-emir-arasindaki-sert-ahbap-tartisma.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/6906-tbmmde-deprem-elestirisi-gul-ve-emir-arasindaki-sert-ahbap-tartisma.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ TBMM&#039;de Ahbap Eleştirisi: AK Partili Gül ve CHP&#039;li Emir Arasında Sert Tartışma ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/tbmmde-ahbap-elestirisi-ak-partili-gul-ve-chpli-emir-arasinda-sert-tartisma/413339"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/6906-tbmmde-deprem-elestirisi-gul-ve-emir-arasindaki-sert-ahbap-tartisma.jpg" /></a>
               TBMM&#039;de, 6 Şubat depremlerindeki devlet kurumlarına yönelik eleştiriler gündem oldu. AK Parti temsilcisi Abdulhamit Gül, itibar yıpratmalarına dikkat çekerken, CHP&#039;li Murat Emir, Kızılay ve AFAD&#039;a yöneltilen eleştirileri savundu ve alternatif yardım kuruluşlarına yönelimin sebeplerini sorguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ TBMM Genel Kurulu'nda AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, 6 Şubat depremleri sırasında devlet ve kurumlarına yönelik "itibarsızlaştırma" girişimleri olduğunu savunurken, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, "Ahbap üzerinden Kızılay'ı, AFAD'ı temize çıkarmaya çalışıyorlar. İnsanlar niye Ahbap gibi diğer seçeneklere yönlendirildi? Hatırlayın, Kızılay depremzedeye çadır sattı bu ülkede, Kızılay bu ülkede depremzedeye gıda maddesi sattı" diye tepki gösterdi.TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya çıkarılmasına ilişkin düzenlemenin de yer aldığı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri devam edecek.Adan, gündeme geçmeden önce grup başkanvekillerine yerlerinden söz verdi.AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Hatay'ın ana vatana katılışının 87'nci yıl dönümünü kutlayarak, "Hatay'ımızın ana vatanımıza katılışının 87'nci yıl dönümünü de kutluyorum. Kadim bir kültüre, insanının müşfik ve kadirşinas yüreğe sahip o güzel toprakların, Hatay'ımızın, kadim şehrimizin tüm hemşehrilerine, tüm kardeşlerimize Gazi Meclis'ten muhabbetlerimizi iletiyoruz. Hatay'ımız ana vatana katılarak, ay yıldızlı bayrağımızı 23 Temmuz 1939'da göndere çektiğinde çok büyük bir gururu bu millet yaşamıştır. Bugün de şanlı vatanımızın ayrılmaz bir parçası olarak bir karış toprağımızı bile, bir damla mavi vatanımızı bile feda etmeyeceğimiz birlikteliğimizde çok önemli birliğimizin ana vatanla kucaklaşmasının bu tarihi yıl dönümünü kutluyorum" dedi.GÜL: BELLİ MİHRAKLARIN BİLİNÇLİ SİSTEMATİK OLARAK DEVLET VE KURUMLARINI YIPRATMA GİRİŞİMLERİ OLDUKonuşmasında 6 Şubat depremlerine de değinen Gül, deprem sürecinde devletin tüm kurumlarıyla sahada olduğunu belirterek, şunları söyledi:"Hatay deyince tabii aklımıza 6 Şubat gelmektedir. 6 Şubat'ta Hatay'ımız için bütün devletimiz, tüm kurumlarımız seferber oldu. O gün milletimiz, devletimiz bu seferberlik içerisindeyken 'Devlet nerede?', 'Kızılay nerede?', 'AFAD nerede?' diye devletimizin kurumlarının ve bu önemli çabaların ortadan kaldırılmasını ve bu duyguların pozitif olarak desteklenmesi yerine engellenmesini, 'Devlet yok, devletin kurumlarına güvenmeyin' çağrılarını da hepimiz çok yakinen yaşadık. Maalesef, asrın felaketinde hep beraber kenetlenme çabası yapmak yerine bazılarının ülkemizin göz bebeği, ay yıldızlı bayrağımızla, önemli kurumlarımızla bu asrın felaketinde milletimizin yardımına koşma çabalarının karşısında devleti ve kurumlarını bu anlamda tahrif eden, alternatif şeyler öngörerek bu güveni, itibarı zedeleme çabalarına karşı belli mihrakların bilinçli, sistematik olarak yıpratma girişimlerini de elbette hatırlıyoruz. O andan itibaren tüm kurumlarıyla, Kızılay'ıyla, AFAD'ıyla ve diğer sivil toplum kuruluşlarıyla milletimiz ve devletimiz bu asrın felaketini, yaramızı beraber sarma girişiminde oldu."Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde devletin milletin yanında olmaya devam ettiğini söyleyen Gül, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimiz her zaman milletimizin yanında, tüm kurumlarımızla milletimizin yaralarını sarma çabası içerisinde olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Bu kurumlar kimsenin tekelinde değildir. Bu çabaları desteklemek, eksikleri de ifade etmek elbette çok kıymetlidir" dedi.CHP'Lİ EMİR: İNSANLAR NİYE AHBAP GİBİ DİĞER SEÇENEKLERE YÖNLENDİRİLDİ?CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise Gül'ün konuşmasına yönelik söz talebinde bulunarak Ahbap Derneği'ne yönelik iddialara ilişkin şunları söyledi:"Tabii, Sayın Abdulhamit Gül'ün konuşmasını biraz da hayretle dinledik. Ahbapla ilgili bir tereddüt, şu anda görülmekte olan bir soruşturma var, oradaki toplanan 158 milyon dolarlık kaynağın nasıl harcandığına dönük iddialar var, hepimiz kaygılıyız gerçekten ama bunu denetlemesi, gözetlemesi, zamanında buna izin vermemesi gereken kim? AKP iktidarı, İçişleri Bakanlığı, valilik, dernekler masası; siz seyretmişsiniz. Şimdi, dönüp bunun üzerinden, Ahbap üzerinden Kızılay'ı, AFAD'ı temize çıkarmaya çalışıyorlar. İnsanlar niye Ahbap gibi diğer seçeneklere yönlendirildi? Hatırlayın, Kızılay depremzedeye çadır sattı bu ülkede, Kızılay bu ülkede depremzedeye gıda maddesi sattı."Deprem sürecine ilişkin eleştirilerini sürdüren Emir, "Kızılay görevlileri depremde 'Kızılay' ismi yazan iş gömleklerini giyemediler utançlarından, vatandaşın tepkisinden. Depremzedeler günlerce, haftalarca, aylarca çadır beklediler. İnsanlar feryat ettiler 'AFAD nerede?' diye, feryatlar içerisinde göçük altında öldüler. Devlet gecikti, yapamadı, beceremedi; nepotizm, liyakatsizlik, ellerine yüzlerine bulaştırdılar, vatandaş da başka bulabildiği seçeneklere sarıldı. Şimdi, o seçenekte sorun çıkınca kendilerini aklamaya çalışıyorlar. O seçenekte sorun çıktıysa denetlemeyen yani sizler sorumlusunuz" ifadelerini kullandı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>EMEP Milletvekili Sevda Karaca: Mikroplastik Kirliliği Halk Sağlığını Tehdit Ediyor</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/emep-milletvekili-sevda-karaca-mikroplastik-kirliligi-halk-sagligini-tehdit-ediyor/413331</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/emep-milletvekili-sevda-karaca-mikroplastik-kirliligi-halk-sagligini-tehdit-ediyor/413331</guid>
            
            <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 13:01:08 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9028-emep-milletvekili-sevda-karaca-mikroplastik-kirliligi-halk-sagligini-tehdit-ediyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9028-emep-milletvekili-sevda-karaca-mikroplastik-kirliligi-halk-sagligini-tehdit-ediyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ EMEP Milletvekili Sevda Karaca: Mikroplastik Kirliliği Halk Sağlığını Tehdit Ediyor ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/emep-milletvekili-sevda-karaca-mikroplastik-kirliligi-halk-sagligini-tehdit-ediyor/413331"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9028-emep-milletvekili-sevda-karaca-mikroplastik-kirliligi-halk-sagligini-tehdit-ediyor.jpg" /></a>
               EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Akdeniz&#039;deki mikroplastik kirliliği ve sağlık etkileri üzerine TBMM&#039;ye soru önergesi verdi. Karaca, Türkiye&#039;nin plastik atık ithalat merkezi haline geldiğini ve çevre sağlığını tehdit eden çeşitli faktörlere dikkat çekti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[  EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Akdeniz kıyılarında artan mikroplastik kirliliğinin çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi.Emek Pratisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Karaca, çevre örgütlerinin Türkiye'nin başta Avrupa olmak üzere dünyanın çöplüğü haline getirildiğini belirttiğini ifade ederek, Çin'in plastik atık ithalatını büyük ölçüde durdurmasının ardından Türkiye'nin gelişmiş ülkelerden gelen plastik atıkların ithalat merkezi haline geldiğini öne sürdü.12 Aralık 2025'te gerçekleştirilen TAİEX çalıştayında Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan sunuma göre, 2024 yılında 1 milyon 290 bin ton plastik atık ithalatı yapıldığını belirten Karaca, başta Mersin ve Adana illerinde faaliyet gösteren geri dönüşüm tesislerinin sayısının her yıl arttığı belirterek, bu tesislerde parçalama ve yıkama işlemleri sonrasında suya karışarak denize ulaşan mikroplastiklerin kirliliğin başlıca nedenlerinden biri olduğunu ifade etti.Karaca, mikroplastik kirliliğinin ayrıca sanayi faaliyetleri, yetersiz atık yönetimi, deniz taşımacılığı, gemiler, sınır aşan kirlilik ve artan plastik atık ithalatının ortak sonucu olarak ortaya çıktığını savundu.Karaca, kontrolsüz ve yasa dışı atık yakmalarının ise dioksin, furan ve karbon monoksit gibi kirleticiler nedeniyle hava kalitesini ve halk sağlığını tehdit ettiğini vurguladı."TÜRKİYE'NİN SIFIR ATIK POLİTİKASININ GÖRÜNMEYEN YÜZÜ" RAPORUKaraca, Mersin ve Adana sahillerinde, Hatay ve Antalya kıyılarında ise kısmen görülen mikroplastik kaynaklı kirliliğin deniz ve kıyılarda ciddi boyutlara ulaştığını belirtti. Greenpeace'in "Türkiye'nin Sıfır Atık Politikasının Görünmeyen Yüzü" raporuna göre Akdeniz'e her gün 146 ton plastik çöp sızdığı, incelenen balıkların yüzde 44'ünün, midyelerin ise yüzde 91,2'sinin sindirim sistemlerinde mikroplastik tespit edildiğini aktardı.EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca,  verdiği önergede meslek örgütlerinin mikro ve nanoplastiklerin deniz ürünleri, sofra tuzu ve sular aracılığıyla insan vücuduna ulaşabildiğini belirttiği; taşıdıkları fitalatlar, Bisfenol A (BPA), kalıcı organik kirleticiler (POPs) ve ağır metallerin hormon sistemi, bağışıklık sistemi ve uzun vadede insan sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturabildiğine dikkat çekildi."KİRLİLİK HALK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR"Karaca, Adana, Antalya, Hatay ve Mersin kıyılarında hızla artan mikroplastik kirliliğinin Alanya sahillerine kadar ulaştığını, deniz ekosistemini, tarımı, balıkçılığı, turizmi, gıda güvenliğini, bölge ekonomisini ve halk sağlığını tehdit ettiğini belirterek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'na şu soruları yöneltti:"-Akdeniz kıyılarında deniz yüzeyini kaplayan plastik atık kirliliğinin nedeni nedir ve bu kirliliğin giderilmesi için hangi çalışmalar yürütülmektedir?-Denizlerdeki kirliliğin ne kadarının geri dönüşüm tesislerinden, ne kadarının deniz taşımacılığı ve gemilerden kaynaklandığına ilişkin araştırma yapılmış mıdır, yapılacak mıdır?-Doğu Akdeniz'deki mikroplastik kirliliğinin güncel düzeyinin yeniden ölçülmesi ve kamuoyuyla paylaşılması için ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü veya diğer kamu kurumları görevlendirilecek midir?-Mikroplastik kirliliğinin çevresel ve ekonomik etkilerine ilişkin hangi çalışmalar yürütülmektedir?-Atık ithalatı ve geri dönüşüm tesislerine çevresel ve sağlık etkileri nedeniyle sınırlama getirilecek midir?-Geri dönüşüm tesislerinden kaynaklanan mikroplastiklerin denize karışmasını önlemek amacıyla tesisler ve yerel yönetimlere yönelik hangi önlemler alınmaktadır?-Kontrolsüz ve yasa dışı atık yakmalarıyla ilgili hangi işlemler ve yaptırımlar uygulanmaktadır, bugüne kadar kaç olayda sorumlular tespit edilmiştir?-2020 ile 2023 yılı ortasına kadar atık tesislerinde çıkan 372 yangının nedenlerine ilişkin araştırma yapılmış mıdır, kasıt tespit edilen olaylarda hangi yaptırımlar uygulanmıştır?-Atık ithalatı ve geri dönüşüm tesislerinin neden olduğu çevresel kirlilik ile buna bağlı sağlık sorunlarına ilişkin araştırma yapılmış mıdır, yapılacak mıdır?-Başta Mersin ve Adana olmak üzere Akdeniz kıyılarında mikroplastiklerin halk sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin bilimsel araştırma veya bulgu bulunmakta mıdır, yeni bir çalışma yapılacak mıdır?" ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Evrim Rızvanoğlu: Türkiye&#039;nin yapay zekada dijital bağımsızlık için strateji geliştirmesi şart!</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/evrim-rizvanoglu-turkiyenin-yapay-zekada-dijital-bagimsizlik-icin-strateji-gelistirmesi-sart/413311</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/evrim-rizvanoglu-turkiyenin-yapay-zekada-dijital-bagimsizlik-icin-strateji-gelistirmesi-sart/413311</guid>
            
            <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 13:27:28 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/5867-evrim-rizvanoglu-turkiyenin-yapay-zekada-dijital-bagimsizlik-icin-strateji-gelistirmesi-sart.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/5867-evrim-rizvanoglu-turkiyenin-yapay-zekada-dijital-bagimsizlik-icin-strateji-gelistirmesi-sart.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Evrim Rızvanoğlu: Türkiye&#039;nin yapay zekada dijital bağımsızlık için strateji geliştirmesi şart! ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/evrim-rizvanoglu-turkiyenin-yapay-zekada-dijital-bagimsizlik-icin-strateji-gelistirmesi-sart/413311"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/5867-evrim-rizvanoglu-turkiyenin-yapay-zekada-dijital-bagimsizlik-icin-strateji-gelistirmesi-sart.jpg" /></a>
               İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, Türkiye&#039;nin yapay zeka alanında stratejik bir yol haritası belirlemesi gerektiğini vurguladı. Dışa bağımlılığın milli güvenlik riski oluşturduğunu belirten Rızvanoğlu, tarımsal yapay zeka ve kritik alanlara odaklanılmasını önerdi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, sosyal medya hesabında yaptığı yazılı açıklamada Türkiye’nin yapay zekâ alanında nasıl bir rekabet stratejisi izlemesi gerektiğine ilişkin kapsamlı bir yol haritası ortaya koydu. Rızvanoğlu, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir yarış olmadığını; ekonomik bağımsızlık, milli güvenlik ve dijital egemenlik açısından da stratejik bir mesele haline geldiğini vurguladı. Türkiye’nin mevcut durumda yapay zekâ alanında net bir stratejik yön ortaya koyamadığını belirten Rızvanoğlu, “Eğer bugünkü yaklaşım devam ederse, teknoloji üreten değil teknoloji tüketen; kuralları koyan değil başkalarının koyduğu kurallara uyan bir ülke haline geliriz. Bu da bizi dijital bağımlılığa, hatta dijital sömürgeleşmeye sürükleyebilir.” dedi.“Orta güçlerin önünde dört stratejik seçenek bulunuyor”Küresel yapay zekâ yarışının yalnızca ABD ile Çin arasındaki rekabet olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Rızvanoğlu, süper güç olmayan ülkelerin dijital egemenliklerini koruyabilmek için farklı stratejiler geliştirdiğini belirtti.Rızvanoğlu, uzmanlaşma, büyük teknoloji bloklarıyla hizalanma, bölgesel iş birlikleriyle ortak standartlar oluşturma ve ulusal yapay zekâ modelleri geliştirme yaklaşımlarının dünyada öne çıktığını ifade ederek, Türkiye’nin kendi koşullarına uygun çok boyutlu bir strateji oluşturması gerektiğini söyledi.“Türkiye her alanda yarışmak zorunda değil”Türkiye’nin her alanda dev yapay zekâ modelleri geliştirmeye çalışmasının gerçekçi olmadığını belirten Rızvanoğlu, şu değerlendirmede bulundu:“Türkiye’nin önceliği; otonom sistemler, kritik altyapı güvenliği, tarımsal yapay zekâ, hassas veri analitiği ve benzeri stratejik alanlarda uzmanlaşmak olmalıdır. Doğru alanlarda derinleşmek, her alanda yüzeysel rekabet etmeye çalışmaktan çok daha güçlü sonuçlar doğuracaktır.”“Yapay zekâda dışa bağımlılık milli güvenlik riski oluşturur”Yapay zekâ teknolojilerinde dışa bağımlılığın yalnızca ekonomik sonuçlar doğurmayacağını belirten Rızvanoğlu, bankacılık, enerji, savunma ve kamu hizmetleri gibi kritik alanlarda yabancı teknoloji altyapılarına aşırı bağımlılığın ciddi milli güvenlik riskleri yaratabileceğini söyledi.Rızvanoğlu, “Jeopolitik krizlerde yazılım ambargoları, bulut hizmetlerine erişim kısıtları veya kritik sistemlerin dış müdahalelere açık hale gelmesi ihtimalini görmezden gelemeyiz.” ifadelerini kullandı.“Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi’nin sonuçları açıklanmalı”2021-2025 Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi’nde belirlenen hedeflerin gerçekleşme düzeyine ilişkin kamuoyuna kapsamlı bir değerlendirme sunulmadığını belirten Rızvanoğlu, teknoloji politikalarında hesap verebilirliğin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.“Beyin göçünü tersine çevirecek somut programlara ihtiyaç var”Türkiye’nin yapay zekâ alanında yetişmiş insan kaynağını koruyamadığını belirten Rızvanoğlu, yalnızca strateji belgelerinin yeterli olmayacağını söyledi. Araştırmacılara güçlü hesaplama altyapısı, uluslararası düzeyde araştırma imkânları ve ekonomik öngörülebilirlik sağlayacak bütçeli programların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.Tarımda yapay zekâ stratejik fırsat olabilirİklim krizinin tarım üzerindeki etkilerine dikkat çeken Rızvanoğlu, Türkiye’nin tarımsal yapay zekâ ve hassas tarım teknolojilerinde önemli bir rekabet avantajı yakalayabileceğini belirtti.Uydu verileri, sensör teknolojileri ve yapay zekâ destekli analizlerle hem su kullanımının azaltılabileceğini hem de tarımsal verimliliğin artırılabileceğini ifade eden Rızvanoğlu, bu alandaki teknolojilerin Türkiye için önemli bir ihracat potansiyeli oluşturabileceğini söyledi.Dört temel politika önerisiRızvanoğlu, Türkiye’nin dijital egemenliğini güçlendirmek amacıyla şu önerileri sıraladı: “Tarımsal yapay zekâ ve hassas tarım teknolojilerine öncelik verilmesi, Türkçe ve Türk dilleri ailesine uyumlu açık kaynaklı ulusal temel yapay zekâ modelinin geliştirilmesi,  Yapay zekâ araştırmacıları için bütçeli tersine beyin göçü programının oluşturulması, Kritik altyapılarda nihai karar yetkisinin insanda kalmasını esas alan “Human-in-the-Loop” ilkesinin yasal güvence altına alınması.”“Türkiye masada yer almalı”Açıklamasını değerlendirmeyle tamamlayan Rızvanoğlu, “Önümüzdeki on yılın küresel rekabeti yapay zekâ üzerinden şekillenecek. Kendi verisini yöneten, kendi teknolojisini geliştiren ve kendi insan kaynağını koruyan ülkeler geleceğin kurallarını belirleyecek. Türkiye’nin tercihi dijital bağımlılıktan değil, dijital egemenlikten yana olmalıdır. Hedefimiz geleceğin kurallarını belirleyen ülkeler arasında yer almak olmalıdır.” ifadelerini kullandı.  ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP&#039;li Şevkin&#039;den Emekli Maaşları Çıkışı: &quot;Bu Maaşla Yaşanmaz&quot;</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-sevkinden-emekli-maaslari-cikisi-bu-maasla-yasanmaz/413310</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-sevkinden-emekli-maaslari-cikisi-bu-maasla-yasanmaz/413310</guid>
            
            <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 13:23:50 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2942-chpli-sevkinden-emekli-maaslari-cikisi-bu-maasla-yasanmaz.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2942-chpli-sevkinden-emekli-maaslari-cikisi-bu-maasla-yasanmaz.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP&#039;li Şevkin&#039;den Emekli Maaşları Çıkışı: &quot;Bu Maaşla Yaşanmaz&quot; ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-sevkinden-emekli-maaslari-cikisi-bu-maasla-yasanmaz/413310"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2942-chpli-sevkinden-emekli-maaslari-cikisi-bu-maasla-yasanmaz.jpg" /></a>
               CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, TBMM&#039;de emeklilerin ekonomik sıkıntılarını dile getirerek, maaş ve bayram ikramiyelerinin yetersizliğine dikkat çekti. Emeklilerin insanca yaşam talep ettiğini vurguladı. Talepleri arasında en düşük emekli maaşının 40 bin lira olması da var. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları gündeme getirdi. Emeklilerin taleplerini Meclis kürsüsünden dile getiren Dr. Şevkin, emekli aylıkları ve bayram ikramiyelerinin yetersizliğine dikkat çekti."EMEKLİLERİN ORTAK MESAJI ÇOK NET: BU MAAŞLA YAŞANMAZ"Adana'da emeklilerle bir araya geldikten sonra mecliste ilk iş olarak emeklilerin haykırışlarını yansıtan Dr. Şevkin, “Emeklilerin ortak mesajı çok net! Bu maaşla yaşanmaz” diye konuştu.Yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş insanların bugün pazara çıkamadığını, torununa meyve alamadığını, tatil yapmayı bırakın temel ihtiyaçlarını bile karşılayamadığını belirten Dr. Şevkin, "Emeklilerimiz sadaka değil alın terlerinin karşılığını istiyor" dedi.Dr. Şevkin, "Talepleri açık. En düşük emekli aylığı en az 40 bin lira olmalı, bayram ikramiyeleri ise en az asgari ücret seviyesinde olmalı" ifadelerini kullandı."BU MECLİS EMEKLİNİN HAYKIRIŞINI DUYMAK ZORUNDADIR"Rakamların hayatın çok gerisinde kaldığını kaydeden Dr. Şevkin, "Kira, pazar, ilaç, fatura ortada, yüzde 17,76'lık artış enflasyonun altında eziliyor. Bu komik zam emeklinin yoksulluğunu kalıcı hâle getiriyor" diye konuştu.Emeklilerin taleplerini yineleyen Dr. Şevkin, "Emekli sadaka değil, insanca bir yaşam istiyor, intibak istiyor, sağlık desteği istiyor. Bu Meclis emeklinin haykırışını duymak zorundadır" dedi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>TBMM, Türk askerinin Somali görev süresini 2026&#039;dan itibaren 2 yıl uzattı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/tbmm-turk-askerinin-somali-gorev-suresini-2026dan-itibaren-2-yil-uzatti/413302</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/tbmm-turk-askerinin-somali-gorev-suresini-2026dan-itibaren-2-yil-uzatti/413302</guid>
            
            <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/1325-tbmm-turk-askerinin-somali-gorev-suresini-2026dan-itibaren-2-yil-uzatti.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/1325-tbmm-turk-askerinin-somali-gorev-suresini-2026dan-itibaren-2-yil-uzatti.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ TBMM, Türk askerinin Somali görev süresini 2026&#039;dan itibaren 2 yıl uzattı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/tbmm-turk-askerinin-somali-gorev-suresini-2026dan-itibaren-2-yil-uzatti/413302"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/1325-tbmm-turk-askerinin-somali-gorev-suresini-2026dan-itibaren-2-yil-uzatti.jpg" /></a>
               TBMM, Türk Silahlı Kuvvetleri&#039;nin Somali&#039;deki görev süresinin 27 Temmuz 2026&#039;dan itibaren iki yıl uzatılmasını onayladı. Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi, Türkiye-Somali ilişkileri ve bölgedeki güvenlik iş birliğine vurgu yaparak, deniz haydutluğu ve terörizmle mücadeleyi hedefliyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ TBMM Genel Kurulu'nda, Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının Somali'deki görev süresinin 27 Temmuz 2026 tarihinden itibaren 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi kabul edildi.TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da, Somali’deki Türk askeri varlığının görev süresinin 27 Temmuz 2026 tarihinden itibaren 2 yıl daha uzatılmasına dair Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi ele alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Meclis Başkanlığına sunulan tezkerede, Somali ile Türkiye arasındaki tarihsel ilişkilere, stratejik iş birliğine ve bölgedeki güvenlik ihtiyaçlarına dikkati çekildi.Tezkerede, Somali’nin Hint Okyanusu ve Aden Körfezi’ne kıyısı bulunan stratejik konumunun tüm bölge için önem taşıdığı belirtilerek, kökleri tarihten gelen yakın ilişkilerle dost ve kardeş bir ülke olduğu vurgulandı.Türkiye’nin 2011 yılından bu yana Somali Federal Hükümeti ile çok yönlü iş birliği tesis ettiği ifade edilen tezkerede, iki ülke arasında yürürlükte bulunan Askeri Alanda Eğitim, Teknik ve Bilimsel İşbirliği Çerçeve Anlaşması, Askeri Eğitim İşbirliği Anlaşması, Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşması ve Askeri Mali İşbirliği Anlaşması kapsamında eğitim, yardım ve danışmanlık faaliyetlerinin sürdürüldüğü kaydedildi. Ayrıca TSK deniz unsurlarının, Aden Körfezi, Somali açıkları ve Arap Denizi’nde yürütülen deniz haydutluğu ile denizde terörizmle mücadeleye 2009 yılından bu yana etkin destek verdiği hatırlatıldı."SOMALİ HÜKÜMETİ TSK DESTEĞİ DAHİL YARDIM TALEP ETTİ"Somali savunma ve güvenlik kuvvetlerinin ekonomik zorluklar nedeniyle istenen seviyeye ulaşamadığı aktarılan tezkerede, Somali Federal Hükümeti’nin ekonomik açıdan değerlendirilemeyen deniz yetki alanlarında kontrol sağlamayı amaçladığı ve 8 Şubat 2024 tarihinde imzalanan Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması doğrultusunda Türkiye’den yardım talep ettiği aktarıldı.Somali ile gerçekleştirilecek iş birliğinin Türkiye’nin milli menfaatlerine ve bölge istikrarına katkı sağlayacağı vurgulanan tezkerede, şöyle denildi:"Somali'yle gerçekleştirilecek bu iş birliği sayesinde, Somali'nin ekonomik kaynaklarının güvence altına alınması ve dış ticaretimiz ile deniz taşımacılığımız açısından kilit önemdeki bölgede istikrara ve güvenliğe katkıda bulunulması ve Somali'yle dostluğumuzun tahkim edilmesi, ayrıca uluslararası barış ve istikrarı tehlikeye düşüren ve milli menfaatlerimizi de olumsuz yönde etkileyebilen Aden Körfezi, Arap Denizi ve mücavir bölgelerdeki terörizm, deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemlerine karşı yürütülen çabalara ülkemizin desteğinin pekiştirilmesi sağlanacaktır."GÖREV SÜRESİ 27 TEMMUZ 2026'DAN İTİBAREN 2 TIL UZATILACAKAnayasa’nın 92’nci maddesi uyarınca TBMM’nin 27 Temmuz 2024 tarihli kararıyla verilen iznin süresinin uzatılması talep edilen tezkere metninde şu ifadelere yer verildi:"Hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına ve uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerimize uygun bir biçimde, gerektiğinde üçüncü ülkeler ve uluslararası örgütlerle iş birliği imkanları da kullanılarak, Somali ile ülkemiz arasında akdedilen milletlerarası anlaşmaların uygulanması kapsamında, Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının, Somali'nin terörizm, deniz haydutluğu, yasadışı balıkçılık, her türlü kaçakçılık ve diğer tehditlere karşı güvenliğinin sağlanması faaliyetlerine destek verilmesi amacıyla Somali'nin deniz yetki alanları dâhil olmak üzere iki ülke tarafından müştereken belirlenecek bölgelerinde ve münhasıran tespit edilecek kurallarla görevlendirilmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için Anayasa'nın 92'nci maddesi uyarınca 27 Temmuz 2024 tarihli ve 1423 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla verilen iznin süresinin 27 Temmuz 2026 tarihinden itibaren iki yıl uzatılması hususunda gereğini bilgilerinize sunarım."TORUN: SOMALİ'YE BİR DOSYA ÜZERİNDEN DEĞİL GEÇİRDİĞİM YILLAR ÜZERİNDEN BAKIYORUMTBMM Genel Kurulu'nda Somali Tezkeresi üzerindeki görüşmelerde Yeni Yol Grubu adına Bursa Milletvekili ve eski Somali Büyükelçisi Cemalettin Kani Torun söz aldı. Torun, tezkereye ilişkin yaptığı konuşmada Türkiye-Somali ilişkilerinin geçmişine, sahadaki tecrübelerine ve bölgedeki aktörlerle sürdürülen diyaloğun önemine dikkati çekti.Görüşülen metnin sıradan bir askeri yetki belgesi olmadığını vurgulayan Torun, Somali'nin Türkiye'nin son 15 yılda en fazla emek ve yatırım yaptığı, uluslararası alanda güç kazandığı ülkelerden biri olduğunu hatırlattı. Birkaç ay önce yine kürsüden uyarılarda bulunduğunu dile getiren Torun, "Somali'nin bugün en fazla ihtiyaç duyduğu şeyin yeni bir siyasi gerilim değil diyalog, dayatma değil uzlaşı olduğunu söylemiştim. Memnuniyetle görüyoruz ki mayıs ayından itibaren bu uyarılar dikkate alınmaya başlanmış, Türkiye de taraflar arasındaki diyaloğun sürdürülmesi yönünde daha aktif bir rol üstlenmiştir. Sayın MİT Başkanının Somali'ye gerçekleştirdiği ziyaret bu bakımdan doğru bir adımdır, bu yaklaşımın devam etmesini temenni ediyorum ancak şunun altını özellikle çizmek isterim: Somali'de atılacak her adım Türkiye'nin bugüne kadar oluşturduğu güveni koruyacak şekilde atılmalıdır çünkü Somali'de kazandığımız en büyük güç, askeri varlığımız değil bütün tarafların bize duyduğu güvendir" dedi.Eski Somali Büyükelçisi olması dolayısıyla konuya saha tecrübesiyle yaklaştığını kaydeden Torun, Somali'nin uzun yıllar diktatörlük yaşadığını, ardından devlet otoritesini tamamen kaybederek onlarca yıl iç savaş yükü taşıdığını aktardı. Devleti yeniden inşa etmenin masa başında alınan kararlarla olamayacağını vurgulayan Torun, "Türkiye'nin Somali'deki başarısı da tam burada yatmaktadır. Biz hiçbir zaman Somalililere hazır reçeteler sunmadık, bir grubu diğerine karşı destekleyen bir politika izlemedik; tam tersine, Somalililerin kendi geleceklerine kendilerinin karar verebileceği zemini oluşturmaya çalıştık. Türkiye'yi diğer ülkelerden ayıran en önemli özellik de bu olmuştur" diye konuştu.Tezkere üzerine gruplar adına milletvekillerinin değerlendirmesinin ardından yapılan oylamada tezkere kabul edildi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP’li Türeli’den MESEM Tepkisi: “MEB Kendi Kendini Yalanlıyor, Gerçekler Saklanıyor”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-tureliden-mesem-tepkisi-meb-kendi-kendini-yalanliyor-gercekler-saklaniyor/413299</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-tureliden-mesem-tepkisi-meb-kendi-kendini-yalanliyor-gercekler-saklaniyor/413299</guid>
            
            <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 12:46:35 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2423-chpli-tureliden-mesem-tepkisi-meb-kendi-kendini-yalanliyor-gercekler-saklaniyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2423-chpli-tureliden-mesem-tepkisi-meb-kendi-kendini-yalanliyor-gercekler-saklaniyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP’li Türeli’den MESEM Tepkisi: “MEB Kendi Kendini Yalanlıyor, Gerçekler Saklanıyor” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-tureliden-mesem-tepkisi-meb-kendi-kendini-yalanliyor-gercekler-saklaniyor/413299"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2423-chpli-tureliden-mesem-tepkisi-meb-kendi-kendini-yalanliyor-gercekler-saklaniyor.jpg" /></a>
               CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, Mesleki Eğitim Merkezlerinde yaşanan iş kazaları ile Ustalık Telafi Programı kapsamındaki usulsüz ödeme iddialarını gündeme taşıdı. Milli Eğitim Bakanlığının farklı tarihlerde açıkladığı kaza verileri arasında ciddi çelişki bulunduğunu savunan Türeli, MESEM’de 2016’dan bu yana 3 bin 80 iş kazası yaşandığını ve 13 öğrencinin hayatını kaybettiğini açıkladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP’li Türeli’den MESEM AçıklamasıCHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, Mesleki Eğitim Merkezleri ve Ustalık Telafi Programı kapsamında yaşanan iş kazaları, öğrenci ölümleri ve usulsüz ödeme iddiaları hakkında açıklamalarda bulundu.MESEM uygulamasının kâğıt üzerinde gençlere mesleki beceri kazandırmak amacıyla oluşturulduğunu belirten Türeli, sistemin zaman içerisinde çocukların tehlikeli işlerde çalıştırıldığı ve işletmelere ucuz iş gücü sağlandığı bir yapıya dönüştüğünü savundu.Türeli, Milli Eğitim Bakanlığının soru önergelerine verdiği yanıtların MESEM’e yönelik eleştirileri ortadan kaldırmak yerine yeni soru işaretleri oluşturduğunu söyledi. Bakanlığın açıkladığı iş kazası ve ölüm verileri arasında ciddi farklılık bulunduğunu belirten Türeli, çelişkinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.MEB’in Açıkladığı Kaza Verileri Arasında FarkRahmi Aşkın Türeli, Milli Eğitim Bakanlığının 5 Mayıs 2026 tarihli yanıtında, 31 Aralık 2025 itibarıyla MESEM kapsamında 10’u ölümlü toplam 2 bin 68 iş kazası meydana geldiğinin bildirildiğini hatırlattı.Söz konusu yanıtta, kazalara karışan öğrencilerin yüzde 96,1’inin ayakta tedavi edildiği veya herhangi bir tedaviye ihtiyaç duymadığı bilgisine yer verilmişti.Türeli, kendilerine ulaşan son Bakanlık yanıtında ise 2016 yılından bu yana MESEM kapsamındaki toplam iş kazası sayısının 3 bin 80 olarak açıklandığını belirtti. Son yanıta göre kazalarda 13 öğrenci hayatını kaybederken onlarca öğrenci hastanelerde tedavi görmek zorunda kaldı.İki açıklama arasında binden fazla iş kazası ve üç ölüm farkı bulunduğuna dikkati çeken Türeli, bu tablonun yalnızca basit bir veri güncellemesi olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.“Bu Kadar Kaza Hayatın Olağan Akışına Aykırı”Bakanlığın paylaştığı verilerin birbiriyle çeliştiğini savunan Türeli, kısa süre içinde binden fazla yeni iş kazasının meydana gelmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ifade etti.Türeli, “Eğer verilen bu rakamlar basit bir veri çelişkisi değilse, bu kadar kısa süre içerisinde binden fazla yeni iş kazasının yaşanmış olması ve ölümlerin artması hayatın olağan akışına tamamen aykırıdır. Bu çelişkinin nedeni kamuoyuna açıklanmalıdır” dedi.Ortaya çıkan rakamların MESEM’deki denetim ve iş güvenliği önlemlerinin yeniden sorgulanmasını zorunlu hale getirdiğini belirten Türeli, Bakanlığın hangi tarih aralığını ve hangi olayları esas aldığını ayrıntılı biçimde açıklaması gerektiğini söyledi.“MESEM Çocuk İşçi Fabrikasına Dönüştü”MESEM’in eğitim odaklı bir model olmaktan uzaklaştığını ileri süren CHP’li Türeli, öğrencilerin tehlikeli ve ağır işlerde çalıştırılmasına yönelik eleştirilerin Bakanlığın paylaştığı verilerle daha da güçlendiğini savundu.Türeli, sistemin devlet desteğiyle işletmelere ucuz veya ücretsiz iş gücü sağlayan bir mekanizmaya dönüştüğünü ifade ederek MESEM’i “çocuk işçi fabrikası” olarak nitelendirdi.Öğrencilerin mesleki eğitim adı altında iş kazası riski bulunan işletmelere gönderildiğini belirten Türeli, yalnızca sigorta yapılmasının çocukların güvenliğinin sağlandığı anlamına gelmediğini kaydetti.Türeli, öğrencilerin çalıştığı işletmelerde gerçekleştirilen denetimlerin, uygulanan yaptırımların ve iş kazalarının ardından yapılan incelemelerin sonuçlarının da kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.Ustalık Telafi Programı İçin Usulsüzlük İddiasıRahmi Aşkın Türeli’nin gündeme getirdiği bir diğer başlık, yetişkin çalışanların da dahil edildiği Ustalık Telafi Programı oldu.Türeli, program kapsamında işletmelerin çalışanlarına ilişkin maaş yükünün İşsizlik Sigortası Fonu üzerinden karşılandığını ve böylece şirketlerin maliyetlerinin kamu kaynaklarıyla azaltıldığını savundu.Milli Eğitim Bakanlığının müfettiş incelemeleri sonucunda bazı işletmelere yersiz ödemeler yapıldığını kabul ettiğini belirten Türeli, usulsüzlüklerin toplam boyutu hakkında yeterli bilgi verilmediğini söyledi.Bakanlığın MESEM kapsamındaki kişilerin yaş ve cinsiyet dağılımı gibi ayrıntılı verileri paylaşmasına rağmen yersiz ödeme yapılan işletmelerin isimlerini, aktarılan tutarları ve oluşan kamu zararını açıklamadığını belirtti.“Kamu Zararı Israrla Gizleniyor”CHP’li Türeli, hangi işletmelere ne kadar usulsüz kaynak aktarıldığının, devletin toplam zararının ve yersiz ödemelerin ne kadarının geri tahsil edildiğinin kamuoyundan saklandığını öne sürdü.Milli Eğitim Bakanlığını şeffaf davranmamak ve çelişkili bilgilerle hedef saptırmakla suçlayan Türeli, kamu kaynaklarının usulüne uygun kullanılmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu vurguladı.Türeli, MESEM ve Ustalık Telafi Programı üzerinden işletmelere bugüne kadar aktarılan toplam kaynağın açıklanmasını istedi. Müfettişler tarafından tespit edilen usulsüzlüklerin, yersiz ödeme yapılan işletmelerin ve ortaya çıkan net kamu zararının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.Türeli’den MEB’e Şeffaflık ÇağrısıRahmi Aşkın Türeli, Milli Eğitim Bakanlığına çağrıda bulunarak MESEM’de yaşanan iş kazalarına ilişkin farklı verilerin nedenini açıklamasını istedi.Bakanlığın 2 bin 68 ve 3 bin 80 olarak açıkladığı kaza sayıları arasındaki farkın hangi dönemden veya hangi kayıt yönteminden kaynaklandığının ortaya konulması gerektiğini belirten Türeli, hayatını kaybeden öğrencilere ilişkin verilerin de tüm ayrıntılarıyla paylaşılmasını talep etti.Türeli, “MEB derhal gerçekleri açıklamalı; MESEM ve Ustalık Telafi Programı üzerinden bugüne kadar işletmelere aktarılan toplam tutarı, tespit edilen usulsüzlükleri ve oluşan net kamu zararını tüm şeffaflığıyla kamuoyuyla paylaşmalıdır” ifadelerini kullandı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Danıştay, Kısa Süreli Kiralamalarda Vergi Uygulamasına &quot;Dur&quot; Dedi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/danistay-kisa-sureli-kiralamalarda-vergi-uygulamasina-dur-dedi/413274</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/danistay-kisa-sureli-kiralamalarda-vergi-uygulamasina-dur-dedi/413274</guid>
            
            <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/462-danistay-kisa-sureli-kiralamalarda-vergi-uygulamasina-dur-dedi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/462-danistay-kisa-sureli-kiralamalarda-vergi-uygulamasina-dur-dedi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Danıştay, Kısa Süreli Kiralamalarda Vergi Uygulamasına &quot;Dur&quot; Dedi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/danistay-kisa-sureli-kiralamalarda-vergi-uygulamasina-dur-dedi/413274"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/462-danistay-kisa-sureli-kiralamalarda-vergi-uygulamasina-dur-dedi.jpg" /></a>
               Danıştay, turizm amaçlı kısa süreli konut kiralamalarındaki yeni vergi uygulamasına dur dedi. CHP&#039;li Cevdet Akay, Maliye&#039;nin idari yorumlarla getirdiği yükümlülüklerin hukuka aykırı olduğunu belirtip, vergi sisteminde adalet ve hukukun üstünlüğünün önemini vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Danıştay'ın, turizm amaçlı kısa süreli konut kiralamalarının vergilendirilmesine ilişkin iptal kararına dair TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay'ın açıklama yaptı.Danıştay, Maliye'nin Yorumla Vergi Anlayışına "Dur" Dedi"1 Ocak 2024'te yürürlüğe giren düzenlemeyle turizm amaçlı kısa süreli konut kiralamaları kayıt altına alındı. Ancak 24 Ocak 2025'te Gelir İdaresi Başkanlığı, yayımladığı genel yazıyla izin belgesi alan vatandaşları doğrudan ticari kazanç mükellefi olarak değerlendirmeye başladı. Böylece kanunda yer almayan bir yükümlülük, idari yorumla fiilen uygulanır hale getirildi.Bu kapsamda binlerce konut sahibi, herhangi bir yasal düzenleme yapılmaksızın ticari kazanç mükellefi kabul edildi. KDV mükellefiyetleri tesis edildi, vergi incelemeleri başlatıldı, geriye dönük vergi ve ceza uygulamalarının önü açıldı.İdare, kanunun açık hükmünü uygulamak yerine kendi yorumuyla yeni bir vergilendirme anlayışı oluşturdu. Bir başka ifadeyle Maliye, kanunun kapsamını idari yorumla genişletti. Böylece bireysel olarak konutunu kiraya veren vatandaş ile otel veya apart işletmeciliği yapan ticari işletmeler aynı kefeye konuldu.Kayıt dışılıkla mücadele elbette gereklidir. Ancak kayıt dışılığı önlemek adına kanunun kapsamını idari yorumlarla genişletemezsiniz. Birkaç kez konutunu kiraya veren vatandaş ile profesyonel konaklama işletmeciliği yapan mükellefi aynı şekilde değerlendiremezsiniz. Vergi hukukunda esas olan idarenin yorumu değil, kanunun açık hükmüdür.Nitekim, konu yargıya taşındı ve Danıştay, Gelir İdaresi Başkanlığının bu uygulamasına "dur" dedi. Verilen kararla, kısa süreli kiralamanın tek başına ticari faaliyet sayılamayacağı ortaya konuldu ve idarenin hukuki dayanağı tartışmalı uygulaması durduruldu.Bu karar, yalnızca evini uygulamalar üzerinden kısa süreli kiraya veren vatandaşları ilgilendiren teknik bir vergi uyuşmazlığı değildir. Aynı zamanda Hazine ve Maliye Bakanlığının son dönemde benimsediği vergi anlayışına yönelik önemli bir hukuk dersidir. Maliye, yorumla vergi koymaya çalışmaktan vazgeçmeli; bütçe açıklarını hukuki sınırları zorlayarak değil, israfı önleyerek, vergide adaleti sağlayarak ve herkesin mali gücü oranında vergilendirildiği adil bir sistemi hayata geçirerek kapatmalıdır. Çünkü güçlü bir ekonomi ancak güçlü bir hukuk devleti ve güven veren bir vergi sistemiyle mümkündür.Sayın Mehmet Şimşek göreve geldiği günden bu yana kayıt dışılıkla mücadeleyi en önemli politika başlıklarından biri olarak açıklıyor. Kayıt dışılıkla mücadeleye kimsenin itirazı yoktur. Ancak bu mücadele, kanunda yer almayan yükümlülüklerin idari yorumlarla oluşturulmasının, vatandaşın peşinen ticari kazanç mükellefi gibi değerlendirilmesinin ve hukuki belirliliğin ortadan kaldırılmasının gerekçesi olamaz.Bugün bütçedeki bozulmanın ve yanlış ekonomi politikalarının bedeli, sürekli yeni denetimler, yeni yorumlar ve yeni vergi uygulamalarıyla vatandaşa yüklenmeye çalışılıyor. Oysa kamu maliyesinde güven, idarenin yorumlarıyla değil; hukukun üstünlüğü ve vergide kanunilik ilkesiyle sağlanır.Cumhuriyet Halk Partisi olarak kayıt dışı ekonomiyle etkin mücadeleyi destekliyoruz. Ancak vatandaşın hukuki güvencesini zedeleyen, öngörülebilirliği ortadan kaldıran ve vergi sistemine olan güveni sarsan hiçbir uygulamayı doğru bulmuyoruz. CHP olarak Danıştay'ın bu kararını destekliyor; vergi uygulamalarında hukuk devleti ilkesinin, vergide kanunilik ilkesinin ve vatandaşın hukuki güvenliğinin esas alınması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz." ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP&#039;li Türeli: Yeni çocuk koruma teklifi Anayasa ve BM ilkelerine aykırı!</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-tureli-yeni-cocuk-koruma-teklifi-anayasa-ve-bm-ilkelerine-aykiri/413224</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-tureli-yeni-cocuk-koruma-teklifi-anayasa-ve-bm-ilkelerine-aykiri/413224</guid>
            
            <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 12:06:27 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/7540-chpli-tureli-yeni-cocuk-koruma-teklifi-anayasa-ve-bm-ilkelerine-aykiri.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/7540-chpli-tureli-yeni-cocuk-koruma-teklifi-anayasa-ve-bm-ilkelerine-aykiri.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP&#039;li Türeli: Yeni çocuk koruma teklifi Anayasa ve BM ilkelerine aykırı! ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-tureli-yeni-cocuk-koruma-teklifi-anayasa-ve-bm-ilkelerine-aykiri/413224"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/7540-chpli-tureli-yeni-cocuk-koruma-teklifi-anayasa-ve-bm-ilkelerine-aykiri.jpg" /></a>
               CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, çocuklara yönelik cezaları ağırlaştıran bir kanun teklifinin Anayasa ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu belirtti. Türeli, çözümün cezaları artırmak değil, yoksulluk ve sosyal hizmet eksikliklerini ele almak olduğuna vurgu yaptı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülen "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin çocuklara yönelik cezai yaptırımları ağırlaştırdığını belirterek, "Bu teklif, Anayasa'nın temel hükümlerine ve Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin ilkelerine aykırıdır" değerlendirmesinde bulundu.CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşmeleri başlayan "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, teklifin çocuk adalet sisteminde köklü değişiklikler öngördüğünü ifade etti.Teklifte tekerrür hükümlerinin 15 yaşa indirilmesi, cezaların başlangıçta kapalı ceza infaz kurumlarında infaz edilmesi ve bazı suçlarda infaz indirimlerinin kaldırılması gibi düzenlemelerin yer aldığını aktaran Türeli, bunların çocuklara yönelik cezai yaptırımları önemli ölçüde ağırlaştırdığını kaydetti.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2'nci maddesinin sosyal hukuk devleti ilkesini, 41'inci maddesinin devletin çocukları koruma yükümlülüğünü ve 90'ıncı maddesinin uluslararası sözleşmelerin üstünlüğünü açıkça hükme bağladığını kaydeden Türeli, şu ifadelere yer verdi:"Bu teklif, Anayasa’nın bu temel hükümlerine ve Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ilkelerine aykırıdır. Çocuklar, Anayasa ve uluslararası hukuka göre hak öznesi olarak kabul edilmelidir. BM Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocuk adaletinin çocuğun gelişim düzeyini, yaşam koşullarını ve topluma yeniden kazandırılmasını merkeze almasını öngörürken, teklif daha uzun infaz sürelerini, kapalı ceza kurumlarını ve yetişkinlere benzer ceza yaptırımlarını ön plana çıkarmaktadır.Teklif, sorunun yalnızca sonuçlarına odaklanmakta, kök nedenlerini ise yok saymaktadır. Çocukların suça sürüklenmesinin ardındaki yoksulluk, dezavantajlı aile yapıları, eğitimden kopuş, barınma ve sağlık hizmetlerine erişim eksikliği ile riskli mahalle koşulları gibi yapısal sorunlar teklif kapsamında ele alınmamıştır. Kriminolojik araştırmalar, bu yapısal faktörlerin çocuk suçluluğundaki belirleyici rolünü uzun yıllardır ortaya koymaktadır. Teklif ise bu gerçekleri nesnel verilerle analiz etmek yerine tek taraflı görüş ve beyanlara dayalı, dar bir perspektiften hazırlanmıştır."TEKLİF, YOKULLUK, BAĞIMLILIK, KAMU HİZMETLERİN ERİŞİMDEKİ ENGELLERİ GÖRMEZDEN GELİYOR"Geniş toplum kesimleri, ilgili sivil toplum kuruluşları, çocuk hakları uzmanları, barolar ve saha araştırması yapan akademisyenlerin görüşleri teklifte yeterince yer almamıştır. Bu durum hem demokratik meşruiyeti zedelemekte hem de uluslararası çocuk hakları standartlarını göz ardı etmektedir. BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre devletlerin asli görevi, ailelere sosyal destek, eğitim, danışmanlık ve koruyucu hizmetler sunarak çocukların güvenli ve sağlıklı ortamlarda büyümesini sağlamaktır. Teklif ise bu yükümlülüğü yerine getirmek yerine yoksulluk, bağımlılık veya nitelikli kamu hizmetlerine erişimdeki engelleri görmezden gelmektedir.Suça Sürüklenen Çocuklar olgusu çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Bilimsel çalışmalar, cezaların ağırlaştırılmasının tek başına çocuk suçluluğunu önleyemediğini, aksine damgalanma ve yeniden suç işleme riskini artırabileceğini göstermektedir. Bir çocuk ağır bir suç işledikten sonra verilen daha sert ceza ne yaşanan acıyı telafi etmekte ne de başka çocukların aynı yola sürüklenmesini engellemektedir."BÜTÜNCÜL EYLEM PLANI" ÇAĞRISIGerçek çocuk koruma politikası, suç işlendikten sonra değil, suça sürüklenmeden önce devreye girmelidir. Şiddeti erken tespit eden, ebeveynleri güçlendiren, eğitimden kopuşu önleyen, psikolojik destek hizmetlerini yaygınlaştıran ve risk altındaki her çocuğa zamanında ulaşan bütüncül bir sistem kurulmalıdır. Bu nedenle teklifin sadece cezaları artırıp artırmadığını değil, çocukları gerçekten daha güvende kılacak önleyici, koruyucu ve katılımcı mekanizmaları içerip içermediğini kamuoyuyla birlikte tartışmaya açıyoruz. 160 kurumdan oluşan çocuk hakları savunucuları, TBMM’de yaptıkları basın açıklamasında yasa teklifinin geri çekilmesini talep etmiştir.Çağrımız şudur: Çocuklarımızın geleceği daha ağır cezalarla değil, eşit fırsatlar, güçlü sosyal destek sistemleri ve hak temelli politikalarla güvence altına alınmalıdır. Bu doğrultuda bütüncül bir eylem planı hazırlanmalı, dezavantajlı bölgelerde pozitif ayrımcılık uygulanmalı, eğitim, istihdam, barınma ve sağlık hizmetlerine daha fazla kamu kaynağı ayrılmalıdır. Risk altındaki mahallelerde öncelikli yatırımlar, okul terkini önleyen destek programları ve ailelere yönelik ekonomik güçlendirme tedbirleriyle yarınlarımızın güvencesi olan çocuklarımızı suça karşı korumak, gerçek bir çocuk koruma politikası olacaktır." ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Ankara&#039;da Esenboğa Metrosu hala belirsiz, DEVA Partisi&#039;nden Bakan Uraloğlu&#039;na sert eleştiri!</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/ankarada-esenboga-metrosu-hala-belirsiz-deva-partisinden-bakan-uralogluna-sert-elestiri/413216</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/ankarada-esenboga-metrosu-hala-belirsiz-deva-partisinden-bakan-uralogluna-sert-elestiri/413216</guid>
            
            <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 19:25:03 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/1849-ankarada-esenboga-metrosu-hala-belirsiz-deva-partisinden-bakan-uralogluna-sert-elestiri.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/1849-ankarada-esenboga-metrosu-hala-belirsiz-deva-partisinden-bakan-uralogluna-sert-elestiri.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Ankara&#039;da Esenboğa Metrosu hala belirsiz, DEVA Partisi&#039;nden Bakan Uraloğlu&#039;na sert eleştiri! ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/ankarada-esenboga-metrosu-hala-belirsiz-deva-partisinden-bakan-uralogluna-sert-elestiri/413216"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/1849-ankarada-esenboga-metrosu-hala-belirsiz-deva-partisinden-bakan-uralogluna-sert-elestiri.jpg" /></a>
               DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Esenboğa Metrosu ihalesinin iptaline tepki gösterdi. Ankaralıların ulaşım sorunlarına dikkat çeken Şahin, bakan Uraloğlu&#039;na inşaat takvimi ve ihale tarihleri hakkında net bilgiler talep etti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Esenboğa Metrosu ihalesinin açıklanan tarihlerde gerçekleştirilememesi üzerine Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'na, "Ankaralı artık yeni bir müjde duymayı değil icraat bekliyor" diyerek tepki gösterdi.Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ankara'nın geçtiğimiz hafta NATO Zirvesi kapsamında 32 ülke liderini ağırladığını hatırlatarak, buna rağmen başkentte havalimanına metro ile ulaşılamadığını belirtti."Ankaralı artık yeni bir müjde duymayı değil, icraat bekliyor" diyen Şahin, zirve sürecinde protokol geçişleri için yolların kapatıldığını ve her türlü hazırlığın yapıldığını, ancak Ankaralıların Esenboğa'ya yine otobüsle ya da özel araçlarıyla gitmek zorunda kaldığını ifade etti.Şahin, Esenboğa Metrosu için daha önce açıklanan takvimlerin sürekli değiştiğini belirterek, "2023'te metronun 2026'da tamamlanacağını söylediniz. 2024'te bitiş tarihini 2028'e taşıdınız. 2025'in sonunda bu kez '2026'da inşaata başlayacağız' dediniz. 22 Mayıs'ta ihale için 30 Haziran gününü verdiniz. O gün gelmeden ihaleyi iptal ettiniz" dedi.Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'na seslenen Şahin, bugün itibarıyla ortada ne yeni bir ihale tarihi ne de inşaat takvimi bulunduğunu söyledi.İptal edilen ihalede yapım süresinin 1.800 gün olarak belirlendiğini hatırlatan Şahin, "Bu durumda 2028 hedefi nasıl gerçekleşecek? '2026'da ilk kazma’ sözünüz hâlâ geçerli mi?" diye sordu. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Siyasi Partiler Meclis&#039;teki 15 Temmuz Anma Programına Katıldı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/siyasi-partiler-meclisteki-15-temmuz-anma-programina-katildi/413193</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/siyasi-partiler-meclisteki-15-temmuz-anma-programina-katildi/413193</guid>
            
            <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 15:42:22 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/3161-siyasi-partiler-meclisteki-15-temmuz-anma-programina-katildi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/3161-siyasi-partiler-meclisteki-15-temmuz-anma-programina-katildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Siyasi Partiler Meclis&#039;teki 15 Temmuz Anma Programına Katıldı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/siyasi-partiler-meclisteki-15-temmuz-anma-programina-katildi/413193"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/3161-siyasi-partiler-meclisteki-15-temmuz-anma-programina-katildi.jpg" /></a>
               TBMM, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla anma programı düzenleyerek, şehitler için Mevlid-i Şerif okuttu ve anıtlara karanfil bıraktı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, birlik vurgusu yaparak, şehitleri unutmama ve demokrasi için mücadele çağrısı yaptı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ TBMM'de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla düzenlenen anma programında şehitler ve hayatını kaybeden gaziler için Mevlid-i Şerif okutuldu, 15 Temmuz Şehitler Anıtı ile Anı Taşı'na karanfil bırakıldı. Program kapsamında üç ayrı serginin açılışını yapan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Bu ülkenin geleceğine, istiklaline ve istikbaline kasteden düşmanlara karşı yekvücut olarak birlikte olacağız" dedi.TBMM'de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla anma programı düzenlendi. Program kapsamında, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla Meclis Camisi'nde 15 Temmuz şehitleri ve hayatını kaybeden gaziler için Mevlid-i Şerif okutuldu. Mevlid programına, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ile Kamu Denetçiliği Kurumu Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca da katıldı. Arpaguş, mevlidin ardından dua etti.15 TEMMUZ ŞEHİTLER ANITI VE ANI TAŞI'NA KARANFİL BIRAKILDIMevlid programının ardından Kurtulmuş, TBMM 15 Temmuz Şehitler Anıtı'nı ziyaret etti. Kurtulmuş ve milletvekilleri anıta karanfil bıraktı.Anıttaki programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TBMM Başkanvekilleri Celal Adan, Pervin Buldan ve Tekin Bingöl, CHP Grup Başkanı Özgür Özel, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, siyasi partilerin grup başkanvekilleri, milletvekilleri ile 15 Temmuz gazileri katıldı. Heyet daha sonra TBMM Ana Bina Şeref Holü'nde bulunan Anı Taşı'na da karanfil bıraktı.MECLİS'TE 15 TEMMUZ SERGİLERİTBMM Başkanı Kurtulmuş'un katılımıyla TBMM Şeref Holü'nde "15 Temmuz Milli İradenin Zaferi Dijital Gösterim Sergisi", Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının "15 Temmuz'un 10. Yılı Anısına Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Sergisi" ile Basın İlan Kurumunun "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi Sergisi"nin açılışı gerçekleştirildi.Sergileri gezen Kurtulmuş, burada yaptığı açıklamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, hain bombalamanın gerçekleştiği alanın hemen yanında böyle bir serginin açılmasının anlamlı olduğunu söyledi.Darbe girişiminden bu yana 10 yıl geçtiğine işaret eden Kurtulmuş, "15 Temmuz ihanetini asla unutmadık, asla unutturmayacağız. Hep beraber birlik ve dayanışma ruhu içerisinde bu ülkenin geleceğine, bu ülkenin istiklaline ve istikbaline kasteden, bildiğimiz ve bilmediğimiz bütün düşmanlara karşı yekvücut olarak birlikte olacağız. Demokrasi, insan hakları, özgürlükler ve ülkenin ileriye gitmesi için mücadelemizi güçlendireceğiz. İnşallah bu sergi acımızı asla unutmamaya vesile olur. 15 Temmuz'un o hain darbe teşebbüsüne karşı millet olarak hep uyanık olmamıza vesile olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İYİ Partili Erhan Usta: &quot;Bu kadar yolsuzluk olursa, bütün faturayı emeklinin üzerine yıkarsınız&quot;</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/iyi-partili-erhan-usta-bu-kadar-yolsuzluk-olursa-butun-faturayi-emeklinin-uzerine-yikarsiniz/413167</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/iyi-partili-erhan-usta-bu-kadar-yolsuzluk-olursa-butun-faturayi-emeklinin-uzerine-yikarsiniz/413167</guid>
            
            <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:48:51 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8004-iyi-partili-erhan-usta-bu-kadar-yolsuzluk-olursa-butun-faturayi-emeklinin-uzerine-yikarsiniz.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8004-iyi-partili-erhan-usta-bu-kadar-yolsuzluk-olursa-butun-faturayi-emeklinin-uzerine-yikarsiniz.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İYİ Partili Erhan Usta: &quot;Bu kadar yolsuzluk olursa, bütün faturayı emeklinin üzerine yıkarsınız&quot; ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/iyi-partili-erhan-usta-bu-kadar-yolsuzluk-olursa-butun-faturayi-emeklinin-uzerine-yikarsiniz/413167"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8004-iyi-partili-erhan-usta-bu-kadar-yolsuzluk-olursa-butun-faturayi-emeklinin-uzerine-yikarsiniz.jpg" /></a>
               İYİ Parti Milletvekili Erhan Usta, bütçe yetersizliklerini eleştirerek ekonomik sorunların emeklilerin üzerine yıkılamayacağını belirtti. Ayrıca, emekli aylıklarının artırılmasının emeklilerin sorunlarını çözmediğini savunan DEM Parti Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç da TÜİK&#039;in açıkladığı enflasyonu eleştirdi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, bütçe imkanlarının yetersiz olduğu yönündeki değerlendirmelere tepki göstererek, hükümetin ekonomi yönetimini eleştirdi. Usta, "'Çok fazla bütçe imkanlarımız yok' deniliyor. Bütçenin geçmişte, 2002'de imkanları vardı da niye şimdi imkanları yok? Bu kadar yolsuzluk olursa şimdi gelirsiniz, bütün faturayı emeklinin üzerine yıkarsınız" dedi.TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Komisyonda bugün, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesi, turizm sektörüne prim desteği sağlanması ile imalat sanayine yönelik istihdam teşviklerinin de yer aldığı "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" görüşülüyor.Teklifin tümü üzerinde söz alan CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, sinema filmlerinin değerlendirilmesi, sınıflandırılması ve desteklenmesine ilişkin desteklerin Kültür ve Turizm Bakanlığı döner sermayesi kaynaklarından karşılanmasının öngörüldüğü maddeyi desteklediklerini söyledi.Arı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerine Antalya Altın Portakal Film Festivali'ne verilen desteği de sordu. Türkiye'nin en büyük sinema festivali olarak nitelendirdiği Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin bu yıl 62'ncisinin düzenleneceğini hatırlatan Arı, şöyle konuştu:"62 yıldır bu ülkede çok sayıda farklı iktidar geldi geçti. Çok sayıda turizm bakanı geldi geçti. Çok sayıda farklı partiden Antalya Büyükşehir ve Antalya Belediye Başkanı geldi geçti. 2022 yılından bu tarafa Bakanlığınız, iktidarınız, Antalya Film Festivali'ne hangi yardımı yapıyor? Hangi desteği veriyor? Ben size soruyorum. Mademki sizin niyetiniz sinema sektörüne destek, alın size işte Antalya Film Festivali, bu yıl 62'ncisi düzenlenecek. Ne maddi yardım yapıyorsunuz ne de oraya bakanlık temsilcisi ne de oraya bakanlığı temsil edecek bir bürokrat gönderiyorsunuz. Hatta yereldeki resmi bürokratlar dahi gelmiyor. Sizin sinemaya bakışınız işte ancak bu kadar."Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Antalya Altın Portakal Film Festivali'ne son desteğini 2022 yılında verdiğini söyleyen Arı, "Üstünden bu yılla beraber 4 yıl geçiyor. Antalya Film Festivali'ne maddi desteğiniz de yok, manevi desteğiniz de yok, açılışında da yoksunuz, ödül töreninde de yoksunuz. Böyle sizin sinema sektörüne olan desteğiniz. Sizden bu yılki film festivaline gerçekçi bir destek bekliyoruz. O zaman sizin samimi olduğunuzu ancak görebiliriz" ifadelerini kullandı.DEM PARTİLİ OLUÇ: "TÜİK YÖNETİCİLERİ AĞIR VEBAL ALTINDADIR"DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, en düşük emekli aylığının 20 bin liradan 23 bin 552 liraya yükseltilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, düzenlemenin emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunları çözmediğini söyledi.Emeklilerin sorunlarının Plan ve Bütçe Komisyonu toplantılarında sürekli gündeme geldiğine işaret eden Oluç, buna karşın yeterli adımların atılmadığını savundu. Teklifte esas alınan enflasyon oranına da değinen Oluç, "TÜİK tarafından açıklanan 6 aylık tüketici enflasyonu olan yüzde 17,76 esas alınıyor. Bunun gerçek bir oran olmadığını herkes çok açık biçimde biliyor" ifadelerini kullandı.TÜİK Başkanı'nın daha önce Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görev yaptığını belirten Oluç, "Çok değerli bir bürokrattı ve yeni başkan oldu. Başarılar dileyeceğiz kendisine ama TÜİK'in bu tarzını devam ettirmesi, aslında emekliler ve emekçiler açısından son derece ağır bir yük yaratıyor. TÜİK yöneticileri, bu enflasyon oranı açıklamalarıyla ağır vebal altındadır. Özellikle, ocak ve haziran aylarında, aralık ve haziran aylarında yaptıkları açıklamalar için bu söylediğim geçerlidir" değerlendirmesinde bulundu."EMEKLİLER RESMİ ENFLASYONUN ÜZERİNDE BİR ENFLASYONU YAŞIYOR"Emeklilerin harcama kalemlerinin ağırlıklı olarak gıda, kira, enerji ve sağlık giderlerinden oluştuğuna dikkati çeken Oluç, şunları kaydetti:"Bu kalemlerdeki enflasyon oranlarının artışının, ortalama enflasyon artışının çok üstünde olduğunu görüyoruz. Emekliler zaten resmi enflasyon oranının çok üzerinde bir enflasyonu fiilen yaşıyorlar, bu gıda, kira, enerji ve sağlık giderlerindeki fazla artışlar nedeniyle. Dolayısıyla emeklilerin yaşadığı yoksullaşmanın sadece enflasyon oranıyla açıklanmayacak bir yoksullaşma olduğunun görülmesi gerekiyor ama bu da görülmüyor. Yani esas itibarıyla emekliler artan milli gelir artışından, ekonomik büyümeden hak ettikleri payı alamıyorlar. Esas mesele buradan kaynaklanıyor. Yoksa '3 bin mi arttı, 5 bin mi arttı?' mesele bu değil."İYİ PARTİLİ USTA: "BÜTÇENİN İMKANLARI NEDEN ORTADAN KALKTI?"İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, bütçe imkanları ve emekli aylıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bütçe imkanlarının sınırlı olduğu yönündeki değerlendirmelere tepki gösteren Usta, "'Efendim, çok fazla bütçe imkanlarımız yok. Ondan sonra ne yapalım? Buradan kısmak durumundayız'. Bütçenin geçmişte, 2002'de imkanları vardı da niye şimdi imkanları yok? Bu kadar yolsuzluk olursa şimdi gelirsiniz, bütün faturayı emeklinin üzerine yıkarsınız. 'Emekli sabretsin, emekli tahammül etsin, emekli beklesin...' Böyle bir şey kabul edilemez. 'Çalmadık da şundan dolayı bozduk' diye söylersin. Kötü yönetim, verimsizlik ve hırsızlıktır bu ülkenin sorunu" ifadelerini kullandı.Konuşmasında Irak petrolüyle ilgili iddialarını da dile getiren Usta, "Irak petrolü ile ilgili 1,5 milyar dolar hırsızlıkları yüzünden, orada birileri hırsızlık yapacak, cebine para koyacak diye benim devletim tazminat ödeyecek. Daha 30 milyar dolar da, turpun büyüğü de heybede bekliyor" dedi. Daha önce komisyonda dile getirdiği EPDK'yla ilgili sözlerini hatırlatan Usta, "Burada anlattım. 53 milyar dolar yolsuzluğu Excel dosyasını vererek anlattım. Bir taneniz çıkıp bir şey söyleyebildi mi? EPDK Başkanı buradaydı. Cevap verebildi mi? Enerji Bakanı buradaydı. Cevap verebildi mi?" diye konuştu.Usta, konuşmasının sonunda ekonomik sorunların sorumluluğunun emeklilere yüklenemeyeceğini belirterek, "Bu kadar çalarsanız ondan sonra olacak iş bu. Çalmayacaksınız kardeşim, çalmayacaksınız. Hırsızlık yapıldı. Bu hırsızlığın ve kötü yönetimin sonucunda fatura getiriliyor, emekliye kesiliyor" ifadelerini kullandı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP: Kredi kartı limit kısıtlamaları dar gelirliyi zor durumda bırakır</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chp-kredi-karti-limit-kisitlamalari-dar-gelirliyi-zor-durumda-birakir/413077</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chp-kredi-karti-limit-kisitlamalari-dar-gelirliyi-zor-durumda-birakir/413077</guid>
            
            <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 15:21:31 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/4445-chpli-ilgezdi-kredi-karti-limit-kisitlamalari-dar-gelirliyi-zor-durumda-birakir.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/4445-chpli-ilgezdi-kredi-karti-limit-kisitlamalari-dar-gelirliyi-zor-durumda-birakir.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP: Kredi kartı limit kısıtlamaları dar gelirliyi zor durumda bırakır ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chp-kredi-karti-limit-kisitlamalari-dar-gelirliyi-zor-durumda-birakir/413077"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/4445-chpli-ilgezdi-kredi-karti-limit-kisitlamalari-dar-gelirliyi-zor-durumda-birakir.jpg" /></a>
               CHP&#039;li Gamze Akkuş İlgezdi, BDDK&#039;nın kredi kartı limit kısıtlamalarına ve yüksek POS komisyonlarına tepkisini dile getirerek, bu uygulamaların dar gelirli ve esnafa zarar vereceğini, alternatif çözümler gerektiğini vurguladı. Meclis&#039;te konuya dair önerge verdi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, BDDK’nın kredi kartı limitlerine yönelik kısıtlama kararına ve bankaların POS komisyonlarına tepki göstererek, “Vatandaş bakkala, pazara bile kredi kartıyla gidiyor. Şimdi bu limitlere dokunmak, dar gelirliyi ve esnafı ekonomik bir çıkmaza sürüklemektir” dedi.CHP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Gamze Akkuş İlgezdi kredi kartı limitlerine getirilen sınırlama ve banka komisyonlarının vatandaşa dert olduğunu belirterek konuyu Meclis gündemine taşıdı. Dr. Akkuş İlgezdi Hazine ve Maliye Bakanlığına soru önergesi verdi. “KULLANILMAYAN LİMİTLER VATANDAŞIN GÜVENCESİDİR”Kredi kartı limitlerinin özellikle dar gelirli vatandaşlar için bir zorunluluk olduğunu ifade eden Dr. Akkuş İlgezdi, “Temel ihtiyaçlarını dahi kredi kartı limitleri sayesinde karşılayabilen milyonlarca kişi için bu yönde bir kısıtlama kararı, ekonomik bir çıkmaz anlamına gelecektir. Vatandaşların enflasyonist ortamda sağlık, eğitim ve beklenmedik giderler gibi acil ihtiyaçları için bir güvence olarak tuttuğu 'kullanılmayan limitlerin' geri çekilmesi, dar ve orta gelirli ailelerin finansal güvenliğini tamamen ortadan kaldıracaktır” ifadelerini kullandı.ESNAF POS KOMİSYONLARI ALTINDA EZİLİYORKısıtlama kararlarının sadece vatandaşı değil küçük esnafı da etkilediğini vurgulayan Dr. Akkuş İlgezdi, “Esnaflarımız, bankaların uyguladığı yüksek POS komisyonları nedeniyle büyük bir maliyet baskısı altındadır. Kredi kartı limitlerinin daraltılması hem esnafın satışlarını düşürecek hem de vatandaşın en temel ihtiyaçlarına erişimini engelleyecektir. Bankaların esnaftan aldığı yüksek komisyon oranlarının düşürülmesine yönelik bir tavan fiyat uygulaması derhal getirilmelidir” dedi.GERÇEK ÇÖZÜM FAİZ İNDİRİMİ VE YAPILANDIRMADIRKısıtlamalar yerine borç yükünü hafifletecek somut adımlar atılması gerektiğini belirten Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, “Vatandaşların temel gıda ve ihtiyaç maddelerine erişimini zorlaştıracak limit kısıtlamaları yerine, borç yükünü hafifletecek faiz indirimi veya yapılandırma gibi alternatif bir destek paketi açıklanmalıdır. Sadece borç ötelemeye dayalı modeller yerine, yüksek enflasyon mağduru yurttaşlar için 'faiz silinmesi' veya kamu bankaları aracılığıyla düşük faizli kapatma kredisi gibi gerçek bir rahatlama paketi hayata geçirilmelidir” diyerek sözlerini tamamladı. SORU ÖNERGESİNDE NE SORDU?CHP’li Dr. Gamze Akkuş İlgezdi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde şu sorulara yanıt aradı:Vatandaşların enflasyonist ortamda acil ihtiyaçları (sağlık, eğitim, beklenmedik giderler) için bir güvence olarak tuttuğu "kullanılmayan limitlerin" geri çekilmesinin, dar ve orta gelirli ailelerin finansal güvenliği üzerindeki etkileri analiz edilmiş midir?Bankaların esnaftan aldığı yüksek POS komisyon oranlarının düşürülmesine ve bu yolla hem esnafın hem de tüketicinin üzerindeki maliyet yükünün azaltılmasına yönelik bir tavan fiyat uygulaması getirilmesi planlanmakta mıdır?Kredi kartı faiz oranlarının yüksekliği ve limit kısıtlamaları nedeniyle yasal takibe düşecek vatandaş sayısındaki artış öngörülmekte midir? Buna karşı alınan bir önlem var mıdır?Vatandaşların temel gıda ve ihtiyaç maddelerine erişimini zorlaştıracak limit kısıtlamaları yerine, borç yükünü hafifletecek faiz indirimi veya yapılandırma gibi alternatif bir destek paketi gündeminizde midir?Sadece borç ötelemeye dayalı yapılandırma modelleri yerine, yüksek enflasyon mağduru dar gelirli yurttaşlar için "faiz silinmesi" veya "kamu bankaları aracılığıyla düşük faizli kapatma kredisi" gibi gerçek bir rahatlama paketi gündeminizde midir?   ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>EMEP&#039;li Vekil Sevda Karaca&#039;dan İliç maden faciası davasında tutuklu sanık kalmamasına tepki</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/emepli-vekil-sevda-karacadan-ilic-maden-faciasi-davasinda-tutuklu-sanik-kalmamasina-tepki/413068</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/emepli-vekil-sevda-karacadan-ilic-maden-faciasi-davasinda-tutuklu-sanik-kalmamasina-tepki/413068</guid>
            
            <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:49:40 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/5847-emepli-vekil-sevda-karacadan-ilic-maden-faciasi-davasinda-tutuklu-sanik-kalmamasina-tepki.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/5847-emepli-vekil-sevda-karacadan-ilic-maden-faciasi-davasinda-tutuklu-sanik-kalmamasina-tepki.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ EMEP&#039;li Vekil Sevda Karaca&#039;dan İliç maden faciası davasında tutuklu sanık kalmamasına tepki ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/emepli-vekil-sevda-karacadan-ilic-maden-faciasi-davasinda-tutuklu-sanik-kalmamasina-tepki/413068"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/5847-emepli-vekil-sevda-karacadan-ilic-maden-faciasi-davasinda-tutuklu-sanik-kalmamasina-tepki.jpg" /></a>
               EMEP Milletvekili Sevda Karaca, Erzincan İliç&#039;te 9 işçinin ölümüyle ilgili davada tutuklu sanıkların tahliye edilmesini eleştirerek, adaletin sağlanmadığını savundu. İktidarın uluslararası yatırımcılara maden politikalarıyla işçilerin emeğini sömürdüğünü vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Erzincan İliç’te 9 işçinin yaşamını yitirmesine ilişkin 43 sanıklı davada 2 tutuklu sanığın tahliyesinin ardından açıklama yaptı.Davada tutuklu tek bir sanığın bile kalmadığını söyleyen Karaca, "Adaleti yine bir sonraki duruşmaya, 20 Ekim'e ertelediler. Yeni bir bilirkişi heyeti arkasına saklanıp suçluları gözümüzün önünde aklamaya çalışacaklar. Tonlarca altını paylaşıp zenginleşen tekellerin, komisyoncuların vahşi sömürü politikalarının bedelini canıyla, kanıyla İliç'in işçileri, İliç'in halkı ödedi. Peki, bu katliamcıları, Kanadalı şirketleri yargı eliyle neden koruyorlar biliyor musunuz? Çünkü tam da şu anda bu ülkenin dağını, taşını, toprağını uluslararası pazarlarda satıyorlar. Katilleri kaçırmak için NATO Zirvesi'ni fırsat bildiler" diye konuştu.İktidarın uluslararası yatırımcılara "Türkiye’de can da ucuz, doğa da ucuz, işçi yaşamı da ucuz. Ne yaptırım var ne ceza. Buyurun yağmalayın" mesajı verdiğini söyleyen Karaca, bunun yeni maden ve hammadde politikalarının da zemini olduğunu dile getirdi.Karaca, şöyle devam etti:"NATO'nun sadık müttefiki olmakla övünenler bu ülkeyi madenleriyle, nadir toprak elementleriyle, ucuz, örgütsüz emek gücüyle emperyalistlerin hizmetine sunuyorlar. Trump'ın Türkiye için kullandığı o 'en sadık müttefik' sözü hiç boşuna değil, anlıyoruz.Şimdi soruyoruz, yanıt verin: Bu kez nereleri parselleyeceksiniz? Hangi dağları, hangi vadileri, hangi maden sahalarını NATO'nun savaş sanayisine peşkeş çekeceksiniz? Hangi işçinin emeği, hangi köylünün toprağı, hangi derenin suyu füze, radar, İHA, mühimmat üretiminin girdisi haline getirilecek?"SAHTE PRESTİJİNİZ ADALET ARAYAN AİLELERİN KARARLILIĞI KARŞISINDA YOK HÜKMÜNDE"Siz o uluslararası zirvelerde, emperyalistlerin masalarında meşruiyet ve prestij devşirmeye çalışıyorsunuz ya, şunu çok iyi bilin; sizin o sahte prestijiniz, adalet arayan ailelerin kararlılığı karşısında yok hükmündedir, bizim hükmümüzde yoktur. Sizin o koltuklarınızın meşruiyeti toprağına, emeğine, canına sahip çıkan işçilerin iradesi karşısında hiç hükmündedir.Yok saymaya çalıştığınız bu halk, sizin o parıltılı masalarınızı da pazarlıklarınızı da başınıza yıkacak. Biz bu ülkenin zenginliklerini de doğasını da işçinin alın terini de NATO'nun, tekellerin, patronların yağma düzenine teslim etmeyeceğiz. İliç'in de memleketin de hesabını er ya da geç ödeyeceksiniz." ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İYİ Parti&#039;den en düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyinde olması için kanun teklifi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/iyi-partiden-en-dusuk-emekli-maasinin-asgari-ucret-duzeyinde-olmasi-icin-kanun-teklifi/412987</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/iyi-partiden-en-dusuk-emekli-maasinin-asgari-ucret-duzeyinde-olmasi-icin-kanun-teklifi/412987</guid>
            
            <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:13:10 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/7944-cihan-pacaci-emekli-maasindaki-artis-zam-degil-gercek-enflasyon-goz-ardi-ediliyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/7944-cihan-pacaci-emekli-maasindaki-artis-zam-degil-gercek-enflasyon-goz-ardi-ediliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İYİ Parti&#039;den en düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyinde olması için kanun teklifi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/iyi-partiden-en-dusuk-emekli-maasinin-asgari-ucret-duzeyinde-olmasi-icin-kanun-teklifi/412987"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/7944-cihan-pacaci-emekli-maasindaki-artis-zam-degil-gercek-enflasyon-goz-ardi-ediliyor.jpg" /></a>
               İYİ Parti Milletvekili Cihan Paçacı, TÜİK&#039;in enflasyon verilerini eleştirerek, emekli maaşlarına yapılan artışın gerçek bir zam olmadığını vurguladı. Emeklilere asgari ücret düzeyinde maaş ve bayram ikramiyelerinin artırılması amacıyla kanun teklifi sunduklarını belirtti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İYİ Parti İstanbul Milletvekili Cihan Paçacı, TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranlarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, emekli maaşlarına yapılan artışın "zam" olmadığını söyledi. Paçacı, emeklilere asgari ücret düzeyinde maaş, bayram ikramiyelerinin artırılması ve sağlık katkı payının kaldırılmasını içeren 5 maddelik kanun teklifini TBMM'ye sunduklarını açıkladı.İYİ Parti İstanbul Milletvekili Cihan Paçacı, TÜİK'in enflasyon verileriyle emeklilerin durumunu ANKA Haber Ajansı'na değerlendirdi.Paçacı, TÜİK'in haziran enflasyon verilerine ilişkin, "Bugüne kadar yaptıklarının tekrarı. Gerçek enflasyon bir türlü açıklanmıyor. TÜİK'e artık kimse inanmıyor, vatandaşlarımız. Çünkü enflasyonu bizzat yaşıyorlar. Dolayısıyla yüzde 0,99'luk enflasyon rakamı, aslında emeklilere ve memurlara verilecek zammın düşük gösterilmesi, düşük oluşturulması için yapılmış bir manipülasyondur. Gerçek enflasyon bunun çok daha üzerindedir. Aslında hepimiz gerçek enflasyonun ne olduğunu biliyor ve yaşıyoruz" diye konuştu."HERHANGİ BİR ZAM SÖZ KONUSU DEĞİL"Cihan Paçacı, AK Parti'nin TBMM Başkanlığı'na sunduğu en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya çıkarılmasını öngören kanun teklifine ilişkin şöyle konuştu:"Şimdi emekli dediğimiz kesim 17 milyon. Çok büyük bir rakam bu, çok büyük bir kesim. Ve bunlar ekonomik olarak yaşam mücadelesi veriyorlar. Çok ciddi sıkıntı içerisindeler, çok ciddi mağduriyet içerisindeler. Ve AK Parti iktidarlarında hayatlarının en kötü, en zor dönemini yaşıyorlar. Şimdi dün en düşük emekli maaşının 23 bin 552 lira olduğunu söylediler. Aslında bu bir zam değil. 6 aylık enflasyonu yüzde 17,76 olarak açıkladılar. 20 bin lira olan en düşük emekli maaşına yüzde 17,76'yı ilave ederek 23 bin 552 lirayı buldular. Yani herhangi bir zam söz konusu değil. Bu yasa gereği 6 ayda bir bunu yapmak zorundalar. Yani herhangi bir zam söz konusu değil."EMEKLİLER İÇİN 5 MADDELİK KANUN TEKLİFİ...Emekli ikramiyesiyle mütevazı bir ev veya iyi bir araba alınabildiğini hatırlatan Paçacı, "Ama bugün maalesef aldığı emekli ikramiyesiyle ancak kredi kartı borçlarını ödemeye çalışıyor. Biz İYİ Parti olarak emeklilerimizin bu mağduriyetinin giderilmesi, en azından bir nefes alınması için bir kanun teklifi verdik" dedi.İYİ Partili Paçacı, kanun teklifinin 5 maddeden oluştuğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:"İlk madde: 2023 Mayıs'ında memurlarımıza bir iyileştirme adı altında 8 bin 77 lira seyyanen zam yapmışlardı. Niye yapmışlardı bu zammı? Çünkü seçim vardı. Seçimde oy kaygısıyla oy alabilmek için böyle bir seyyanen zam yapmışlardı. Ancak o tarihte yine iktidar yetkilileri, bu zammın memur emeklilerine de yansıtılacağını söylemişti. Ancak aradan geçen 3 yıla rağmen böyle bir zam yansıtılmadı. Biz kanun teklifimizde bunun en azından yarısının yansıtılması gerektiğini ifade ettik. Ve 2023'teki 8 bin 77 liranın bugünkü karşılığı 22 bin lira. Biz 11 bin liralık bir memur emeklisine seyyanen zammı teklif ettik.İkinci madde: Emeklilerimiz tabii yaş aldıkları için sağlık harcamaları ve sağlık giderleri de söz konusu olabiliyor. Ve emeklilerimizden sağlıkla ilgili olarak ilaçlar ve muayene ile ilgili bir katkı payı alıyorlar. Bu katkı payının kaldırılmasını talep ettik.Üçüncü madde: Asgari ücret denilen bir ücret var. Bu, her yıl ocak ayında tespit ediliyor. Asgari ne demek? Asgari, en az demek. Yani en az ücret tespiti. Şimdi en az ücret 28 bin lira. Peki emeklilerimiz ne alıyor? İşte 20 bin liraydı, 23 bin 552 liraya çıkacak. Demek ki en azın da azı… Azın azı olmaz aslında. En azın azı açlıktır, sefalettir. Biz emeklilerimize en düşük emekli aylığının asgari ücret düzeyine çıkartılmasını ve bunun da yasal güvenceye kavuşturulmasını talep ettik.Dördüncü madde: Biliyorsunuz, 2018 yılında Ramazan ve Kurban Bayramımızda, emeklilerimize bin lira ikramiye verilmeye başlandı. Ve bugün o ikramiye 4 bin liraya çıktı. 2018'de bin lira ile 250 dolar alınıyordu. Bugün 4 bin lira ile ancak 90 dolar alınabiliyor. Bizim teklifimizde, her bayramda asgari ücretin yarısı kadar ikramiye verilmesini öngördük. Yani iki bayramda bir asgari ücret toplamı kadar ikramiye verilmesini öngördük.Beşinci madde: Diğer taraftan SSK ve Bağ-Kur emeklileri için, işte dün açıkladılar, yüzde 17,76'lık bir artış yaptılar. Bunun adı zam değil. Bunun adı enflasyondan etkilenmemesi. Hangi enflasyondan? TÜİK'in enflasyonundan, ama gerçek enflasyondan değil. Dolayısıyla biz emeklilerimize bu temmuz ayında verilmek üzere yüzde 40'lık bir artış öngördük."Önergelerini TBMM'ye sunduklarını belirten Paçacı, "Tahmin etmiyorum ama umut ederim ki bu kanun teklifimiz gündeme alınır ve Meclis'te yasalaşır. Böylece İYİ Parti, emeklilerimize en azından bir nefes alma imkanı tanımış olur" dedi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Erdoğan ve Milletvekillerine Zam: İşte Erdoğan’ın Yeni Maaşı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/erdogan-ve-milletvekillerine-zam-iste-erdoganin-yeni-maasi/412974</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/erdogan-ve-milletvekillerine-zam-iste-erdoganin-yeni-maasi/412974</guid>
            
            <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2023-erdogan-ve-milletvekillerine-zam-iste-erdoganin-yeni-maasi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2023-erdogan-ve-milletvekillerine-zam-iste-erdoganin-yeni-maasi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Erdoğan ve Milletvekillerine Zam: İşte Erdoğan’ın Yeni Maaşı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/erdogan-ve-milletvekillerine-zam-iste-erdoganin-yeni-maasi/412974"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2023-erdogan-ve-milletvekillerine-zam-iste-erdoganin-yeni-maasi.jpg" /></a>
               Haziran enflasyonunun açıklanmasıyla memur zammı netleşti. Yeni oran, Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlar, milletvekilleri ve emekli milletvekillerinin maaşlarına da yansıdı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Erdoğan ve Milletvekillerinin Zamlı Maaşları Belli OlduTemmuz ayı maaş artışlarını belirleyen haziran enflasyonunun açıklanmasının ardından, kamu görevlileriyle birlikte Cumhurbaşkanı, bakanlar, milletvekilleri ve emekli milletvekillerinin zamlı maaşları da netleşti. Son 2 saatlik Google News akışında öne çıkan verilere göre, memur ve memur emeklisi için zam oranı yüzde 13,52 olarak hesaplandı. Bu oran, kamu görevlerine bağlı maaş kalemlerinde de yeni rakamların oluşmasına neden oldu.Açıklanan hesaplamalara göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı maaşı 312 bin 718 TL’den 354 bin 497 TL’ye yükseldi. Erdoğan’ın aynı zamanda emekli milletvekili aylığı da aldığı belirtilirken, bu kalemdeki ödeme 201 bin 658 TL seviyesine çıktı. Böylece Erdoğan’ın toplam aylık gelirinin 556 bin 155 TL’ye ulaştığı ifade edildi.Milletvekili Maaşı 310 Bin TL’yi AştıZamlı maaş hesaplamasında en dikkat çeken başlıklardan biri de milletvekillerinin aylıkları oldu. Yeni artışla birlikte milletvekili maaşının 310 bin 332 TL’ye yükseldiği hesaplandı. Emekli milletvekili aylığı ise 201 bin 677 TL seviyesine çıktı.Meclis’te görev yapan bazı milletvekillerinin hem aktif milletvekili maaşı hem de emekli milletvekili aylığı aldığı biliniyor. Bu durumda olan vekillerin aylık toplam gelirinin 512 bin TL bandına çıktığı belirtildi. Söz konusu rakamlar, özellikle emekli ve asgari ücretli maaşlarıyla yapılan karşılaştırmalar nedeniyle sosyal medyada ve ekonomi gündeminde geniş yankı buldu.Zam Oranı Nasıl Belirlendi?Maaş artışlarının temelinde haziran ayı enflasyon verisi yer aldı. Haziran enflasyonunun aylık yüzde 0,99 olarak açıklanmasının ardından yılın ilk 6 aylık enflasyon tablosu tamamlandı. Buna göre SSK ve Bağ-Kur emeklileri için zam oranı yüzde 17,76 olurken, memur ve memur emeklileri için artış yüzde 13,52 olarak belirlendi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>TSK personelinin hakları düzenlendi, sözleşmeli erlere kamuda istihdam yolu açıldı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/tsk-personelinin-haklari-duzenlendi-sozlesmeli-erlere-kamuda-istihdam-yolu-acildi/412957</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/tsk-personelinin-haklari-duzenlendi-sozlesmeli-erlere-kamuda-istihdam-yolu-acildi/412957</guid>
            
            <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 08:07:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/4162-tsk-personelinin-haklari-duzenlendi-sozlesmeli-erlere-kamuda-istihdam-yolu-acildi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/4162-tsk-personelinin-haklari-duzenlendi-sozlesmeli-erlere-kamuda-istihdam-yolu-acildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ TSK personelinin hakları düzenlendi, sözleşmeli erlere kamuda istihdam yolu açıldı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/tsk-personelinin-haklari-duzenlendi-sozlesmeli-erlere-kamuda-istihdam-yolu-acildi/412957"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/4162-tsk-personelinin-haklari-duzenlendi-sozlesmeli-erlere-kamuda-istihdam-yolu-acildi.jpg" /></a>
               TBMM, TSK personelinin özlük hakları ve sözleşmeli erbaşların kamu istihdamını düzenleyen yeni yasayı onayladı. Yasa, uzman erbaşların astsubaylığa geçişi ve yeni alımlar için çeşitli kriterler belirliyor. Değişiklikler, kamu güvenliği pozisyonlarına atanma şartlarını da kapsamaktadır. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ TBMM Genel Kurulu'nda, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personelinin özlük haklarının düzenlenmesi ile sözleşmeli erbaş ve erlere kamuda istihdam verilmesine yönelik Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi. Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplanan Genel Kurulda, 17 maddeden oluşan bu teklifle ilgili görüşmeler yapıldı ve ardından oylama gerçekleştirildi.Kamuda İstihdam ve Özlük Hakları DüzenlemeleriYeni kanun teklifinin hayata geçirilmesiyle, Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki personelin özlük hakları iyileştirilecek ve sözleşmeli erbaş ile erlerin kamu sektöründe istihdam edilmeleri sağlanacak. Bu uygulama kapsamında, en az yedi yıl TSK’da görev yapmış ve başvuru tarihinde 41 yaşını geçmemiş erbaş ve erler, çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilebilecek. Alım yapılacak pozisyonlar arasında infaz ve koruma memurluğu, çarşı ve mahalle bekçiliği, orman muhafaza memurluğu gibi görevler bulunuyor. Bu değişiklik, TSK personelinin kariyerine yeni bir yön vermek üzere tasarlandı.Harcırah Kanunu’ndaki YeniliklerTebliğ edilen kanunla birlikte, Harcırah Kanunu'nda önemli değişiklikler de yapıldı. Askeri birliklerde görev yapan personele uygulanan gündelik ödemelerinde yeni kurallar belirlendi. Özellikle, denizaltı gemilerinde görev yapan, fakat yurtiçinde konaklama imkanına sahip olmayan personelin, konaklama giderlerinin ödenmeyeceği hükmü getiriliyor. Bu durum, askeri personelin maddi koşullarını etkileyeceğinden dolayı dikkatle takip edilecek.İç Hizmet Kanunu’nda DeğişikliklerTürk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nda yapılan düzenlemelerle, orduevleri, askeri gazinolar ve kışla gazinoları gibi yapılar askeri alan olarak değerlendirilecek. Bu değişiklik, TSK’nın farklı hizmet birimlerinin daha kapsamlı bir yönetim altında toplanmasını amaçlıyor. Böylece, bu mekanların askeri bina statüsü kazanması sağlanmış oluyor. Bu yeni yaklaşım, TSK’nın lojistik ve sosyal ihtiyaçlarının daha etkin bir şekilde karşılanmasına zemin hazırlıyor.Personel Alımına İlişkin Yasal DeğişikliklerTürk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nda yapılan bu düzenleme ile, TSK’dan ayrılmış ancak yeniden hizmete alınmak istenen astsubaylarla ilgili değişiklikler yapıldı. Daha önce, her sebepten dolayı silahlı kuvvetlerden ayrılan astsubayların, tekrar muvazzaf olarak hizmete giremeyecekleri kesin olarak belirlenmişti. Ancak yapılan bu yeni düzenlemeyle, yalnızca subaylar için geçerli olan bir istisna eklenerek, silahlı kuvvetlerden farklı nedenlerle ayrılan subayların tekrar hizmete alınmamaları gerektiği hükme bağlanıyor.Uzman Erbaşlık Sürecinde Önemli DeğişikliklerUzman erbaşların astsubaylığa geçiş şartları, yeni kanunla birlikte yeniden düzenleniyor. Artık, uzman erbaşların astsubaylığa geçişinde sicil notu şartı aranmayacak. Müracaat tarihi itibarıyla en az dört yıllık sicil notu geçmişi olan uzman erbaşlar, belirlenen kriterlere uygunluk göstermeleri halinde astsubay çavuşu olarak atanabilecekler. Ayrıca, astsubaylık için başvuracak olan uzman erbaşların aldıkları sicil notlarının, tam not üzerinden en az yüzde 90 veya daha fazlasında olması bekleniyor.Başarı Ölçme Sisteminde YeniliklerUzman erbaşlığa geçiş sürecinde adayların, fiziki yeterlilik ve değerlendirme testlerini başarıyla geçmeleri gerekecek. Bu kapsamda yapılacak yazılı veya mülakat sınavlarında en az 50 puan almak şartı getirilmiş durumda. Adayların başarı seviyeleri, fiziksel yeterlilik ve değerlendirme sınavlarının yanı sıra genel kültür ve meslek bilgisi konularını içeren yazılı sınavla belirlenecek. Ayrıca, mülakat sürecinde de adayların kişisel becerileri ve psikolojik durumları ele alınarak, 100 üzerinden değerlendirilerek not verilecektir.Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nda önemli değişiklikler yapılmaya başlandı. Yeni düzenlemeye göre; seferberlik, savaş veya terörle mücadele gibi zorunlu durumlar dışında, sözleşmeli erbaş ve er olarak en az 7 yıl hizmet süresini tamamlayarak ayrılanlardan nitelik belgesi olumlu olanlar, kamu kurumlarında çeşitli pozisyonlarda görevlendirilmek için başvuruda bulunabilecekler. Söz konusu kişiler, ilgili mevzuatlardaki diğer şartları karşıladıktan sonra, 41 yaşını doldurmamış olmaları durumunda infaz ve koruma memurluğu, çarşı ve mahalle bekçiliği, orman muhafaza memurluğu gibi pozisyonlara atanabilecek.Başvuru Süreçleri ve YenilemeBu düzenlemeden yararlanmak isteyenlerin her yıl başvuru yapmaları gerekecek. Bu başvurularla birlikte, İçişleri veya Milli Savunma Bakanlığı, alım şartlarına ilişkin kişisel bilgileri, Ekim ayı sonunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına iletmek zorunda olacak. Adayların her yıl başvuru süreçlerini yenilemeleri esas olacak. Ancak, belirtilen bilgiler, otomatik olarak atama sağlamak için yeterli olmayacaktır; bu kişilerin diğer kriterlere de uyması gerekecek.Kontenjan ve Atama İzinleriKamu kurumları, alım yapacakları kontenjanların yüzde 10'unu sözleşmeli erbaş ve erlerden oluşan bu grubun alımına ayırmak zorunda olacak. Her yıl, alım şartlarıyla birlikte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, Aralık ayı sonuna kadar yapılacak bildirimler gerekiyor. Önceki yıllara ait kontenjanlar ise, yeni yılı etkilemeden kullanılabilecek ve yeni atama süreçlerine tabi olmayacaktır.Sınav Süreci ve Değerlendirmeİçişleri veya Milli Savunma Bakanlığından gelen listeye göre atamaya tabi tutulan adaylar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlenen şartları taşıyanlardan oluşacak. Sözlü sınav süreci, 1 Mart cephesinde gerçekleştirilecek olan yerleştirme ile başlayacak. Yayımlanacak kılavuzda yer alan şartları sağlayan adaylar arasından seçilenlerin, kura ile belirlenen bir miktarı, tercihleri doğrultusunda belirlenecek. Sınavda başarılı olanlar için atama süreçleri de hızlandırılmış olacak.Sözlü Sınav KriterleriSözlü sınavlarda adayların, genel kültür, muhakeme yeteneği, özgüven, ikna kabiliyeti ve bilimsel-gelişmeler hakkındaki bilgileri değerlendirilecek. Sınav, her bir aday için oluşturulan komisyon tarafından, belirtilen kriterlere göre ayrı ayrı değerlendirilecek ve sonuçlar tutanaklarla kaydedilecek. En yüksek puanlar, adayların genel performansını yansıtacak şekilde toplam değerlendirmeye tabi tutulacak.Eğitim Süreçleri ve Mevcut ŞartlarSözleşmeli erbaş ve erlerden ayrılanların, özel güvenlik eğitimi alma şartı, bazı durumlarda askıya alınacak. Silah taşıyacak olanlar için sadece belirli eğitim seviyeleri gereken alanlarda geçerlilik arz edecek. Güncel mevzuatlara göre bu alanlarda eğitim pencereleri ve gerekliliklerini sağlayan bazı düzenlemeler, yeni katılımcılar için esnetilirken, yerel güvenlik ihtiyaçları da göz önüne alınacak.Uzman Erbaş Kanununda Yapılan DeğişikliklerUzman Erbaş Kanunu'na "sicil" alanının eklenmesi ile uzman erbaşların performanslarını ölçümleyebilmek için gerekli bir düzenleme getirilmektedir. Bu yeni düzenlemede, sicil yıllarının başlangıcı 2 Mayıs tarihi olarak belirlenecek ve sonraki tarihleri kapsayacak şekilde uygulanacak. Uzman erbaşların sözleşme imzaladıktan sonraki 2 Mayıs tarihi itibarıyla sicil belgeleri tanzim edilecek olup, süreçlerin şeffaf ve net bir şekilde yürütülmesi hedefleniyor.Kamu Taşınmazları İle İlgili DeğişikliklerKamulaştırılması gereken taşınmazlara ilişkin olarak, 12 Ocak 1963 tarihinden sonra bu taşınmazlarla ilgili ileri sürülen talepler kabul edilmeyecek. Bu durum, mevcut süreçlerdeki adalet mekanizmasını da etkileyecek olan yeni bir yasak niteliğine sahip. Kamulaştırma ile ilgili tüm yargılama süreçlerinde harçlar ve ücretler açısından standartlaştırma sağlanacak. Taşınmazların tescil süreçleri ise, ilgili kamu kurumlarına bağlı olarak yürütülecek. Dava süreçleri ve malvarlığı sorunları açısından atılacak adımlar, yatırımcı ve mülk sahipleri için daha fazla netlik sağlayacak bir çerçevede düzenleniyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İYİ Parti: &quot;Bigudi yapılmış atları göstereceğinize, ziyaretçileri gecekondu mahallelerine götürsenize&quot;</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/iyi-parti-bigudi-yapilmis-atlari-gostereceginize-ziyaretcileri-gecekondu-mahallelerine-gotursenize/412936</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/iyi-parti-bigudi-yapilmis-atlari-gostereceginize-ziyaretcileri-gecekondu-mahallelerine-gotursenize/412936</guid>
            
            <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/5724-comezden-sert-elestiriler-ankarada-atlar-icin-bigudi-halkin-sefaleti-yok-sayiliyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/5724-comezden-sert-elestiriler-ankarada-atlar-icin-bigudi-halkin-sefaleti-yok-sayiliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İYİ Parti: &quot;Bigudi yapılmış atları göstereceğinize, ziyaretçileri gecekondu mahallelerine götürsenize&quot; ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/iyi-parti-bigudi-yapilmis-atlari-gostereceginize-ziyaretcileri-gecekondu-mahallelerine-gotursenize/412936"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/5724-comezden-sert-elestiriler-ankarada-atlar-icin-bigudi-halkin-sefaleti-yok-sayiliyor.jpg" /></a>
               İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, NATO Zirvesi hazırlıklarını eleştirerek, yapılan harcamaları ve basın akreditasyonu krizini sorguladı. Ayrıca, Ankara&#039;da gösteri yasaklarını ve sosyal medyaya getirilen kısıtlamaları da eleştirerek hükümeti tenkit etti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Turhan Çömez, 36. NATO Zirvesi öncesinde Ankara'daki çeşitli uygulamaları sert bir dille eleştirdi. Çömez, yaptığı açıklamalarla şehrin sokak düzenlemelerinin yanı sıra, zirveye yönelik alınan güvenlik önlemlerini ve medyaya uygulanan kısıtlamaları gündeme getirdi. Özellikle, iktidarın basın akreditasyonunu etkilediği ve muhalif sesleri susturmak adına çeşitli baskılar kurulmasını kınadı.NATO Zirvesi'ne Hazırlıklar EleştirildiÇömez, basın toplantısında 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek olan NATO Zirvesi için hazırlanan güvenlik önlemlerini eleştirdi. Özellikle, toplantılar sırasında medyanın belirli gruplarına akreditasyon verilmemesinin altını çizen Çömez, bu durumun sadece iktidar tarafından yönlendirildiğini savundu. NATO Sözcüsü’nün basın akreditasyonu konusunda yaptığı açıklamalara dikkat çeken Çömez, bu durumun Türkiye’nin uluslararası imajına nasıl zarar verdiği hakkında endişelerini dile getirdi. Ayrıca, basının kendine verilen hakları nasıl kullanması gerektiğinin kısıtlanmasının, demokrasiyi tehdit ettiğini belirtti.Gösteri Yasağı ve Demokrasi EleştirisiZirve dolayısıyla getirilen yasakları sert bir şekilde eleştiren Çömez, Ankara'da öğretmenler tarafından yürütülen açlık grevine bile yasak getirildiğini ifade etti. Çömez, Brüksel ve ABD'deki NATO toplantılarında protestolara izin verildiğini hatırlatarak, Türkiye'de Anayasa’nın 34. maddesine atıfta bulunarak gösteri hakkının kısıtlanmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bu bağlamda, medyanın ve sokaktaki aktivistlerin seslerini duyurmasının engellendiği bir ortamda demokrasi diye bir kavramın kalmadığını dile getirdi.NATO Aleyhine BaskılarÇömez, Ankara’daki firmaların arayarak NATO aleyhine afiş, poster ve döviz basmamaları için uyarıldığını belirtirken, bunu demokrasi adına büyük bir utanç olarak değerlendirdi. Ankara’da bu tür uygulamaların olmaması gerektiğini savunan Çömez, “Dünyanın hiçbir ülkesinde bu tür baskı uygulamaları yok" dedi. Aramalarda firmalara yapılan uyarıların, iktidarın baskıcı tutumunun bir yansıması olduğunu ifade etti ve halkı bu tür baskılara karşı durmaya çağırdı.Toplum Sağlığı ve Kamu Harcamaları Üzerine EleştirilerZirve hazırlıkları için 12 milyar lira harcandığına dikkat çeken Çömez, bu harcamaların nereden geldiği ve hangi yolla bu paranın kullanıldığına dair soruların yanıtlanmadığını belirtirken, halk adına hesap soracaklarını vurguladı. Kamu harcamalarını bir kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşmayan iktidarın, bu, türden sorulara muhatap olması gerektiğini dile getiren Çömez, sosyal medya üzerinde getirilen kısıtlamaları da eleştirdi.Bariyer Uygulamaları ve Çocukların HaklarıAnkara'da yapılan uygulamaların, özellikle çocukların oyun alanlarını da kapsadığını savunan Çömez, bazı bölgelerde barikatların konulmasının, yoksulluk ve açlığın gizlenmeye çalışıldığını gösterdiğini belirtti. Bu tür uygulamaların, toplumda derin yaralar açacağını ifade eden Çömez, engelli bireylerin de bu durumdan nasıl etkilendiğini sorguladı. Bu durumda, toplumun her kesiminin bu tür haksız hukuk uygulamalarına karşı durması gerektiğini vurguladı.Yeni Uygulamalara Sert TepkiGösterilen yatırımların gerekliliği üzerine tartışmalara değinen Çömez, Ankara’da güzel olan şeylerin bile toplumdan gizlenmeye çalışıldığını sorguladı. Özellikle, dinozor heykellerinin ve diğer turistik yatırımların önlerinin kapatılmasının, şehrin uluslararası imajında nasıl bir eksiklik oluşturduğunu ifade etti. "Gurur duyuyorsanız bu eserlerle, neden onları saklama ihtiyacı duyuyorsunuz?" diye sordu.Çöplerle İlgili Düzenlemeler ve Çocuk HaklarıÇömez, belediyenin çöpler hakkında aldığı yeni kararların toplumda daha fazla sorun yaratacağını söyleyerek, çocukların eğitim kurumlarından uzaklaştırılmasıyla ilgili uygulamaların, çocuk hakkı ihlali olduğunu belirtti. Ayrıca, üniversite öğrencilerinin ailelerine yapılan telefonların, ülkede var olan baskı ortamını gösterdiğini ve bu tür uygulamaların toplum üzerindeki olumsuz etkilerini artıracağını ifade etti. Çömez, gençlerin sesinin kısıldığı bir ortamda demokrasi olmadığını ve bunun Türkiye’nin geleceği açısından son derece tehlikeli olduğunu belirtti.Çözüm Bekleyen SorularÇömez, tüm bu yaşananların bir sorunlar silsilesi olduğunu belirterek, iktidarın toplumu nasıl baskıladığına dair somut örnekler sunmaya çalıştı. Toplumun bu tür uygulamalara karşı durması gerektiğine değinen Çömez, demokrasi adına daha fazla sesi yükseltmek gerektiğini savundu. "Bu sorunları çözmek için halkın sesine kulak tıkamamalısınız" diyerek, iktidara bir çığlık attı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Orhan Sümer, askeri hastaneler ve uzman erbaş alımındaki sorunları TBMM&#039;de gündeme getirdi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/orhan-sumer-askeri-hastaneler-ve-uzman-erbas-alimindaki-sorunlari-tbmmde-gundeme-getirdi/412929</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/orhan-sumer-askeri-hastaneler-ve-uzman-erbas-alimindaki-sorunlari-tbmmde-gundeme-getirdi/412929</guid>
            
            <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 11:51:46 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2090-orhan-sumer-askeri-hastaneler-ve-uzman-erbas-alimindaki-sorunlari-tbmmde-gundeme-getirdi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2090-orhan-sumer-askeri-hastaneler-ve-uzman-erbas-alimindaki-sorunlari-tbmmde-gundeme-getirdi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Orhan Sümer, askeri hastaneler ve uzman erbaş alımındaki sorunları TBMM&#039;de gündeme getirdi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/orhan-sumer-askeri-hastaneler-ve-uzman-erbas-alimindaki-sorunlari-tbmmde-gundeme-getirdi/412929"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2090-orhan-sumer-askeri-hastaneler-ve-uzman-erbas-alimindaki-sorunlari-tbmmde-gundeme-getirdi.jpg" /></a>
               CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer, TBMM&#039;de Uzman Erbaş Kanunu görüşmelerinde askeri hastanelerin kapatılması ve mülakat sistemini eleştirerek sorunları gündeme taşıdı. Ayrıca staj ve çıraklık dönemindeki primlerin emeklilik sigortasından sayılması gerektiğini vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Adana Milletvekili ve KİT Komisyonu Üyesi Orhan Sümer, TBMM içindeki Uzman Erbaş Kanunu Teklifi görüşmelerinde güvenlik güçleri ve toplum için önemli meseleleri gündeme taşıdı. Sümer, özellikle seçim bölgesi Adana'daki sorunlar ile birlikte kapatılan askeri hastaneler, uzman erbaş alımındaki mülakat uygulamaları ve staj/çıraklık dönemlerinin mağduriyetleri üzerine yoğunlaştı.Askerî Hastanelerin Kapatılması EleştirildiOrhan Sümer, konuşmasında milli güvenlik ve asker sağlığı açısından kritik bir öneme sahip olan askeri hastanelerin kapatılmasını cesurca eleştirdi. Özellikle seçim bölgesi Adana ve diğer illerdeki askerî sağlık hizmetleri eksikliğine dikkat çekerek, Türkiye'nin NATO ülkeleri arasında askeri sağlık sistemi bulunmayan iki ülkeden biri olduğunu belirtti. "Mehmetçiğimizin tedavisinde uzmanlaşmış bu kurumların yokluğu büyük bir eksikliktir" diyerek bu durumun ulusal güvenliği tehdit ettiğini vurguladı.Mülakat Sistemi Tartışmalara Neden OluyorUzman Erbaş Kanun Teklifi üzerindeki tartışmaları sürdüren Sümer, bu teklif kapsamında getirilen yazılı ve mülakat sınavı şartlarının, askerlik sistemine torpil ve kayırma gibi olumsuz durumların zeminini oluşturduğunu belirtti. "Tıpkı öğretmen atamalarında olduğu gibi, bu mülakat sınavları da adaylar ve aileleri arasında büyük bir tedirginlik yaratıyor" sözleriyle durumu eleştiren Sümer, hükümete bu uygulamanın son bulup bulmayacağını sordu. Askeri alandaki eşit şartların sağlanmasının önemine vurgu yaptı.Staj ve Çıraklık Mağdurlarına Destek ÇağrısıSon olarak, staj ve çıraklık dönemlerinin sosyal güvenlik sistemine entegrasyonu üzerine söz alan Sümer, bu süreçte ödenen primlerin emeklilik sigortası başlangıcı sayılması gerektiğini belirtti. Yüz binlerce vatandaşı etkileyen bu konunun önemine dikkat çeken Sümer, hükümete açık bir çağrıda bulunarak, "Staj ve çıraklıkta geçen süreyi sigorta başlangıcı olarak sayacak mısınız?" şeklinde sorular yöneltti. Bu alanın mağduriyetlerinin takipçisi olacağını da sözlerine ekledi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İYİ Parti&#039;nin askeri hastaneler önergesi AK Parti&#039;nin oylarıyla reddedildi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/iyi-partinin-askeri-hastaneler-onergesi-ak-partinin-oylariyla-reddedildi/412920</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/iyi-partinin-askeri-hastaneler-onergesi-ak-partinin-oylariyla-reddedildi/412920</guid>
            
            <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 20:23:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/4656-iyi-partinin-askeri-hastaneler-onergesi-ak-partinin-oylariyla-reddedildi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/4656-iyi-partinin-askeri-hastaneler-onergesi-ak-partinin-oylariyla-reddedildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İYİ Parti&#039;nin askeri hastaneler önergesi AK Parti&#039;nin oylarıyla reddedildi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/iyi-partinin-askeri-hastaneler-onergesi-ak-partinin-oylariyla-reddedildi/412920"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/4656-iyi-partinin-askeri-hastaneler-onergesi-ak-partinin-oylariyla-reddedildi.jpg" /></a>
               İYİ Parti&#039;nin askeri sağlık sistemi önergesi, TBMM&#039;de AK Parti oylarıyla reddedildi. MHP Genel Başkanı Bahçeli&#039;nin askeri hastanelerin açılması çağrısının ardından, MHP&#039;li milletvekilleri oylamada el kaldırmadı. Önerge tartışmaların ardından kabul edilmedi, Meclis&#039;te diğer konular gündeme alındı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, İYİ Parti tarafından askeri sağlık sisteminin yeniden inşa edilmesi ile ilgili sunulan genel görüşme önergesi, AK Parti milletvekillerinin oylarıyla reddedilmiştir. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin genel merkezinde yaptığı açıklamalarda, askeri hastanelerin yeniden açılması gerektiğine ilişkin vurgularının ardından, MHP'li vekiller önergenin oylamasında el kaldırmamışlardır.TBMM Genel Kurulu'nda Yapılan İlgili GörüşmelerTBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Tekin Bingöl yönetiminde toplandı. Genel Kurul’un gündemi, Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşülmesi üzerine yoğunlaşmaktaydı. Ancak öncelikli olarak, İYİ Parti'nin askeri sağlık sisteminin yeniden inşa edilmesine dair önergesi gündeme alındı. Bu önerge, Gülhane Askeri Tıp Akademisi ile diğer askeri hastanelerin Milli Savunma Bakanlığı ve Milli Savunma Üniversitesi bünyesine yeniden kazandırılmasının gerekliliğini ele almakta ve bunu milli güvenlik açısından kritik bir konu olarak değerlendirmekteydi.İYİ Parti'den AçıklamalarSöz alan İYİ Parti Ankara Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba, sivil hastanelerde yapılan operasyonlarla savaş koşullarındaki cerrahilerin arasındaki büyük farklılıklara dikkat çekti. Fakıbaba, sivil hastanelerde sadece genel ameliyatların yapılabileceğini ifade ederek, savaş zamanlarında yaşanan yaralanma çeşitlerinin çok daha karmaşık ve acil müdahale gerektiren durumlar olduğunu belirtti. Bu gibi durumlarda hızlı müdahalelerin hayat kurtarıcı olabileceğini vurguladı. Fakıbaba, Türkiye'nin NATO ülkeleri arasında askeri hastanesi ve askeri tıp akademisi bulunmayan tek ülke olduğunu ifade ederek, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kendi sağlık sisteminden mahrum kalmasının kabul edilemez olduğunu savundu.Bahçeli’nin Vurguları ve İYİ Parti’nin YanıtıFakıbaba, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin askerî hastanelerin yeniden açılması konusundaki açıklamalarına da vurgu yaptı. Bahçeli'nin "Türkiye, NATO içinde askeri hastanesi olmayan tek ülkedir ve askeri hastanelerin açılması hayati öneme sahiptir" şeklindeki ifadelerini belirtip, bu sözlere duydukları memnuniyeti dile getirdi. İYİ Parti olarak bu konuyu sürekli olarak gündeme getirdiklerini, kanun teklifleri ve araştırma önergeleri sunmalarına rağmen sonuç alınamadığını kaydetti. Fakıbaba, geçmişte reddedilen önerilerin günümüzde Cumhur İttifakı tarafından desteklenmesinin, haklılıklarının göstergesi olduğunu belirtti.Ortak Akıl ÇağrısıMeclis'e ortak akıl çağrısında bulunan Fakıbaba, meselelerin siyasi olmaktan öte, Mehmetçiklerin hayatı ve milletin güvenliği ile ilgili olduğunu ifade ederek, "Gelin, askeri hastaneleri yeniden açalım ve askeri hekimlik sistemini tesis edelim" diye konuştu. Fakıbaba’nın talebi, devletin güçlü bir ordu ve sağlıklı bireylerden oluştuğu prensibiyle, askeri sağlık sisteminin yeniden yapılandırılması yönündeydi. Askeri hastanelerin yeniden açılması ve Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini savunarak, bu hususun aciliyetine dikkat çekti.Selçuk Özdağ’ın Tarihsel VurgularıYeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, tarih boyunca kapanan kurumlar açısından Osmanlı'da nadir örneklere atıfta bulundu. Özdağ, FETÖ darbesi sonrasında askeri okulların ve hastanelerin kapatılmasının yanlış bir uygulama olduğuna dikkat çekerek, "Kurumu kapatmak yerine ıslah edilmelidir" dedi. Kurumların revizyon ve reorganizasyon ile yaşatılması gerektiğini vurgulayarak, siyasi kararların kurumları değil, hatalı bireyleri sorgulaması gerektiğini söyledi. Bilimsel ve teknolojik gelişmelere inanç vurgusu yapan Özdağ, infial tepkilerinin şahıslara yönelik olması gerektiğini belirtti.AK Parti’nin Yanıtı ve SavunmasıAK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hasan Arslan, askeri sağlık organizasyonu ile askeri tıp eğitiminin ayrı kavramlar olduğunu ifade etti. Arslan, tarihinde askeri ve sivil tıp eğitiminin birleştiğini belirten protokollere de değindi. 2018'de Sağlık Bakanlığı ile yapılan protokoller sonucunda askeri tıp teşkilatlarının yeniden düzenlendiğini ifade eden Arslan, mevcut yapıların yeniden aşamalarla ele alınması gerektiğini vurguladı. Özellikle "S1" ve "S2" tipi hastane sisteminin uygulandığı stratejik bölgeler üzerinde durdu. S1 tipi hastanelerin sadece Millî Savunma ve İçişleri Bakanlığına hizmet ettiğini belirtirken, S2 hastanelerinin ise sivil hastalara hizmet verdiği ve gerektiğinde güvenlik güçlerine ayrılabileceğini aktardı.Oylama Sonuçları ve Bahçeli’nin ÇağrılarıMilletvekillerinin görüşmelerinin ardından yapılan oylamada, İYİ Parti'nin askeri sağlık sisteminin yeniden inşasına dair önergesi kabul edilmedi. Oylama esnasında MHP grubunun oylamaya katılmadığı gözlemlendi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında Gülhane ruhunun yeniden canlandırılması gerektiğine vurgu yaparak, "Askeri hastanelerin açılması, vatanını korumaya çalışan Mehmetçiklere karşı bir borçtur" şeklinde bir çağrıda bulunmuştu. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP, emekli aylıklarının asgari ücrete eşitlenmesi için kanun teklifi verdi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chp-emekli-ayliklarinin-asgari-ucrete-esitlenmesi-icin-kanun-teklifi-verdi/412904</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chp-emekli-ayliklarinin-asgari-ucrete-esitlenmesi-icin-kanun-teklifi-verdi/412904</guid>
            
            <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 18:44:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/6723-chp-emekli-ayliklarinin-asgari-ucrete-esitlenmesi-icin-kanun-teklifi-verdi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/6723-chp-emekli-ayliklarinin-asgari-ucrete-esitlenmesi-icin-kanun-teklifi-verdi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP, emekli aylıklarının asgari ücrete eşitlenmesi için kanun teklifi verdi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chp-emekli-ayliklarinin-asgari-ucrete-esitlenmesi-icin-kanun-teklifi-verdi/412904"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/6723-chp-emekli-ayliklarinin-asgari-ucrete-esitlenmesi-icin-kanun-teklifi-verdi.jpg" /></a>
               CHP&#039;li Öztrak ve Akay, en düşük emekli aylığının asgari ücrete eşitlenmesi ve haczedilemezlik ilkesinin güçlendirilmesi için TBMM&#039;ye kanun teklifi sundu. Öztrak, emeklilerin sıkıntılarına dikkat çekerek, mevcut durumun sürdürülemez olduğunu vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP'li milletvekilleri, emekli aylıklarının asgari ücret seviyesine çekilmesi ve haczedilemezlik ilkesini güçlendiren bir yasa önerisini TBMM’ye sundu. Teklif, CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ve Karabük Milletvekili Cevdet Akay tarafından açıklandı. Öztrak, Türkiye'de emekli aylıklarının durumu ve mevcut ekonomik koşullar hakkında önemli açıklamalarda bulundu.Emekli Aylıkları ve Ekonomik GerçeklerÖztrak, ortalama emekli aylıklarının 2019 yılında en düşük emekli aylığının iki katı seviyesinde bulunduğunu, günümüzde ise yalnızca yüzde 16 kadar arttığını belirtti. Emekçiler için asgari ücretin sabitlenmesiyle, emeklilerin gelirlerinin de en düşük aylık seviyesine eşitlendiğini vurguladı. Öztrak, "Saray, milleti önce bölüyor, sonra vasatın altında birleştiriyor" ifadeleriyle iktidarın politikalarını eleştirdi. Emeklilerin yaşadığı zorluklara dikkat çeken Öztrak, dünya genelinde bazı ülkelerin emeklilerine sağladığı desteklere örnek vererek Türkiye'nin de benzer adımlar atabileceğini söyledi.Ülke Ekonomisinin KoşullarıEmeklilerin desteklenmesi amacıyla ülkelerde uygulanan "13. maaş" gibi sistemlerin Türkiye'de de hayata geçirilebileceğini kaydeden Öztrak, ülke genelinde 16 milyon emekli olduğunu ve yıllık 20 bin liralık ek ödemenin maliyetinin 300 milyar lirayı bulacağını belirtti. Bütçeden, sadece bu yılın ilk beş ayında faiz ödemeleri için 1,3 trilyon lira harcama yapıldığına dikkat çekti. Öztrak, kamu kaynaklarının daha adil bir şekilde yönlendirilmesi gerektiğini savunarak, "Bütçe her şeyden önce bir tercih meselesidir" mesajını verdi.Gençlerin Geleceği ve Demografik SorunlarÖztrak, Türkiye'de genç nüfusun büyük bir zorunlulukla karşı karşıya olduğunu, gençlerin iş bulmakta zorlandıklarını ve birçok gencin eğitim veya iş hayatına katılmadığını ifade etti. Türkiye'deki gençlerin geleceği üzerinde mevcut ekonomik koşulların olumsuz etkisinin büyük olduğunu vurguladı. Çalışan gençlerin, yalnızca iş bulmakla kalmayıp, doğurganlık oranının da düşmesiyle, toplumun genel yapısının değişmekte olduğunu belirtti. Nüfusun yaşlanmasının, emeklilik sistemini daha da zor hale getirdiğini ifade eden Öztrak, bu konuda acil eylem planları yapılması gerektiğini dile getirdi.Toparlanma İçin Gerekli AdımlarÖztrak, emeklilik sisteminin modernize edilmesi gerektiğini savundu. Geçmişte emeklilerin maaşlarının nasıl hesaplandığını ve mevcut durumda ne tür değişimlerin meydana geldiğini açıklayarak, bu sistemin vatandaşların haklarını koruyacak şekilde revize edilmesi gerektiğini vurguladı. Yüksek enflasyon, düşük maaşlar ve ortaya çıkan geçim sıkıntıları karşısında, var olan sistemin yetersiz kaldığını belirtti. Öztrak, en düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine çıkarılmasını ve emeklilik yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.Çözüm Önerileri ve Yasa TeklifleriCHP’li Cevdet Akay, emeklilerin yaşadığı zorlukları daha detaylı bir şekilde ele alarak, yasa teklifi içerisinde sunulan 7 maddelik öneriyi kamuoyuyla paylaştı. Akay, en düşük emekli aylığının net asgari ücret seviyesine çekilmesi ve emekli maaşlarının haczedilmemesine yönelik değişikliklerin de hedeflendiğini belirtti. Ayrıca, emekli hesaplarından haciz uygulamalarının kaldırılacağına dair güvence vereceklerini sözlerine ekledi.Sonuç ve BeklentilerCHP, bu yasa teklifinin tüm milletvekillerince desteklenmesini bekliyor. Emeklileri zor durumda bırakacak tüm yasaların geri çekilmesi gerektiğine vurgu yapan Akay, "Bu kanun teklifine kimsenin itiraz etme hakkı yok” diyerek, emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulmasının önemine dikkat çekti. Türkiye'nin geleceği için adaletli bir emeklilik sisteminin şart olduğunu belirterek, mücadele edeceklerinin altını çizdi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Isparta&#039;da kiraz üreticileri fiyattan şikayetçi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/ispartada-kiraz-ureticileri-fiyattan-sikayetci/412881</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/ispartada-kiraz-ureticileri-fiyattan-sikayetci/412881</guid>
            
            <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 19:28:28 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/2742-ispartada-kiraz-ureticileri-fiyattan-sikayetci.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/2742-ispartada-kiraz-ureticileri-fiyattan-sikayetci.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Isparta&#039;da kiraz üreticileri fiyattan şikayetçi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/ispartada-kiraz-ureticileri-fiyattan-sikayetci/412881"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/2742-ispartada-kiraz-ureticileri-fiyattan-sikayetci.jpg" /></a>
               CHP’li Hikmet Yalım Halıcı, Isparta&#039;daki kiraz üreticilerinin yüksek maliyetler yüzünden zorluk çektiğini belirtti. Üreticilerin düşük alım fiyatlarından şikayetçi olduğunu vurgulayan Halıcı, devletin acil çözüm üretmesi gerektiğini ifade etti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı, kiraz fiyatlarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Üreticiler ve işçilerin durumu hakkında bilgi veren Halıcı, pazarda yüksek fiyatlarla satılan kirazın, üreticinin eline düşük fiyatlarla geçtiğinin altını çizerek, "Ortada ciddi bir çarpıklık var" dedi.Kiraz Üreticilerinin SorunlarıUluborlu ve Senirkent gibi kiraz yetiştiriciliğinin yoğun olduğu yerlerdeki çiftçiler, artan gübre, işçilik ve mazot maliyetleri nedeniyle açıklanan alım fiyatlarının yetersiz olduğunu dile getiriyor. Üreticiler, bu maliyetlerin karşılanmadığı takdirde sürekli bir ekonomik sıkıntı içerisinde kalacaklarından endişe ediyorlar. Gerçekten de, kiraz talebinin yüksek olduğu bu dönemde bile, çiftçiler ürünlerini düşük fiyatlarla satmak zorunda kalıyor. Bu durum, gıda güvenliği açısından da endişe verici bir tablo ortaya çıkarıyor.İlgili Kurumlara ÇağrıHikmet Yalım Halıcı ve Zafer Partisi Isparta İl Başkanı Ercan Yılmaz, üreticilerin yaşadığı sıkıntıların bir an önce çözülmesi gerektiğine dikkat çekti. Halıcı, Isparta'da yalnızca kiraz değil, aynı zamanda elma ve gül üreticilerinin de benzer sorunlarla baş başa kaldığını belirterek, devletin bu duruma acil müdahale etmesi gerektiğini söyledi. Çiftçilerin yaşadığı zorlukların göz ardı edilemeyeceği, bu kesimi korumak için kalıcı çözümler üretilmesi gerektiği vurgulandı.Üretici ve İşçinin DurumuHikmet Yalım Halıcı, hem üreticilerin hem de işçilerin şikayetçi olduğunu ifade etti. Üreticilerin, ürünlerini en düşük fiyatlarla satarken, işçinin de yüksek maliyetler nedeniyle zor durumda kaldığını belirtti. "Isparta'nın en büyük tarım ürünleri gül, elma ve kirazdır. Şu anda bu ürünlerin üreticileri en sıkıntılı grupta yer alıyor" diyen Halıcı, tarım politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini savundu.Mali Yetmezlik ve Çözüm ÖnerileriArtan mazot, gübre ve işçilik maliyetleri nedeniyle çiftçilerin zor bir dönemden geçtiğini açıklayan Halıcı, "Gübrenin fiyatı bin 200 liradan 3 bin liraya yükseldi. Bunun yanı sıra işçilik maliyeti de geçen yılkiyle kıyaslandığında ciddi bir artış gösterdi. Fakat kirazın satış fiyatı henüz 50-60 lira civarında" dedi. Bu durumun sürdürülemez olduğunu savunan Halıcı, hükümetin hızlı bir şekilde çözüm üretmesi gerektiğini söyleyerek acil reformların yapılmasını talep etti.Çiftçilerin Ekonomik BaskılarıHalıcı, geçmişteki yüksek fiyatların vatandaşları kiraz tüketiminde kısıtladığını, mevcut durumda ise üreticilerin zararına satış yapmak zorunda kaldığını belirtti. "Bu çarpıklığın ortadan kaldırılması gerekli" diyerek, hükümetin kırılgan tarım sektörüne yönelik daha planlı ve bütüncül hareket etmesi gerektiğine vurgu yaptı. Halıcı, "Günübirlik tartışmalardan uzak durulmalı" diyerek, üreticilerin gerçek sorunlarının çözülmesi gerektiğini ifade etti.Üreticinin Desteklenmesi İhtiyacıZafer Partisi Isparta İl Başkanı Ercan Yılmaz ise benzer çarpıklıkları yaşadıklarını belirterek, gül yetiştiricilerinin de sorunlar içinde boğuştuğunu dile getirdi. Çiftçilerin ilaca ve gübreye erişiminde zorluklar yaşadığını, bu nedenle ekonomilerinin giderek kötüleştiğini ifade etti. Yılmaz, resmi desteklerin yetersiz kaldığını ve bu nedenle birçok üreticinin büyük borçlar altında ezildiğini belirtti.Gerçek Üretici UnsurlarıYılmaz, çiftçi festivalleri gibi etkinliklerin yanıltıcı olduğunu, gerçek sorunların arka planda kalmaması gerektiğini belirtti. Üreticilerin, borçlarıyla boğuştuğunu, festival alanlarında eğlencenin öne çıkarken, aslında zorluk çeken çiftçilerin acı gerçeğinin unutulmaması gerektiğini vurguladı. "Bu sıkıntılar göz ardı edilmemeli ve üreticilerin durumuna dikkat edilmelidir" dedi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>EMEP&#039;ten Deniz Göktaş soruları: &#039;Ölü Deniz&#039; milli güvenlik için nasıl bir tehdit?</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/emepten-deniz-goktas-sorulari-olu-deniz-milli-guvenlik-icin-nasil-bir-tehdit/412874</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/emepten-deniz-goktas-sorulari-olu-deniz-milli-guvenlik-icin-nasil-bir-tehdit/412874</guid>
            
            <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 15:50:10 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/1695-sanatciya-yonelik-erisim-engeli-ve-sorusturma-tbmm-gundeminde.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/1695-sanatciya-yonelik-erisim-engeli-ve-sorusturma-tbmm-gundeminde.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ EMEP&#039;ten Deniz Göktaş soruları: &#039;Ölü Deniz&#039; milli güvenlik için nasıl bir tehdit? ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/emepten-deniz-goktas-sorulari-olu-deniz-milli-guvenlik-icin-nasil-bir-tehdit/412874"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/1695-sanatciya-yonelik-erisim-engeli-ve-sorusturma-tbmm-gundeminde.jpg" /></a>
               Emek Partisi milletvekilleri, &quot;Ölü Deniz&quot; gösterisine getirilen erişim engelini ve sanatçıya yönelik soruşturmayı TBMM gündemine taşıyarak Adalet Bakanlığı&#039;na çeşitli sorular yöneltti. Sanatın sınırları ve kamu güvenliği konularında önemli tartışmalar gündeme geldi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca ile İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, "Ölü Deniz" gösterisinden alınan kesitlerin "millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle X’te erişime engellenmesini ve sanatçı hakkında TCK 216/3 (dini değerleri alenen aşağılama) iddiasıyla soruşturma başlatıldığı iddialarını TBMM gündemine taşıyarak, Adalet Bakanlığı’na sorular yöneltti.Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle verilen önergede, şu sorulara yanıt istendi:- Bakanlığınızın suç, şüphe veya kamu düzeni değerlendirmelerinde kişilerin “ses tonu frekansı” (tiz/bas), “konuşma ritmi”, “sahne enerjisi” veya "seyirciyle bağ kurma düzeyi" gibi kriterler kullanılmakta mıdır?- "Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisinde millî güvenliği tehdit eden unsur tam olarak nedir: Şakanın yapılması mı, şakanın anlaşılması mı, yoksa halkın şaka aracılığıyla memleketin halini fark etmesi midir?- Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının dijital mecralarda neleri izleyip nelere gülebileceğine, hangi şakalara "güvenli" şekilde reaksiyon verebileceğine dair bakanlığınızca hazırlanan bir "Resmi Kahkaha ve İroni Rehberi" bulunmakta mıdır, yoksa yayınlamayı düşünüyor musunuz?- Söz konusu erişim engeli ve "dini değerleri aşağılama" soruşturması iddialarına kaynaklık eden süreçte, sosyal medyadaki kimi linç odaklarının sanal platformlarda yürüttüğü hedef gösterme operasyonları resmi birer ihbar olarak mı kabul edilmiştir? Adalet Bakanlığı, adli süreçleri başlatmak için sosyal medyadaki kimi organize trol ağlarının "rahatsızlık" beyanlarını mı esas almaktadır? ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Sözleşmeli erbaş ve erlere kamuda istihdam yolu  bu hafta TBMM&#039;de görüşülecek</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/sozlesmeli-erbas-ve-erlere-kamuda-istihdam-yolu-bu-hafta-tbmmde-gorusulecek/412845</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/sozlesmeli-erbas-ve-erlere-kamuda-istihdam-yolu-bu-hafta-tbmmde-gorusulecek/412845</guid>
            
            <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 13:32:25 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/8681-sozlesmeli-erbas-ve-erlere-kamuda-istihdam-yolu-bu-hafta-tbmmde-gorusulecek.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/8681-sozlesmeli-erbas-ve-erlere-kamuda-istihdam-yolu-bu-hafta-tbmmde-gorusulecek.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Sözleşmeli erbaş ve erlere kamuda istihdam yolu  bu hafta TBMM&#039;de görüşülecek ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/sozlesmeli-erbas-ve-erlere-kamuda-istihdam-yolu-bu-hafta-tbmmde-gorusulecek/412845"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/8681-sozlesmeli-erbas-ve-erlere-kamuda-istihdam-yolu-bu-hafta-tbmmde-gorusulecek.jpg" /></a>
               TBMM Genel Kurulu’nda salı günü, Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin özlük haklarını güçlendiren 17 maddelik kanun teklifinin görüşmelerine başlanması bekleniyor. Teklifte sözleşmeli erbaş ve erlere kamu kurumlarında istihdam imkânı tanınmasından uzman erbaşların astsubaylığa geçişine kadar birçok düzenleme yer alıyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ TBMM’de TSK personeline yönelik teklif gündeme geliyorTBMM Genel Kurulu’nda salı günü, Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin özlük haklarını güçlendirmeyi amaçlayan 17 maddelik kanun teklifinin görüşmelerine başlanması bekleniyor. Teklif, sözleşmeli erbaş ve erlere belirli şartlarla kamu kurumlarında istihdam imkânı tanımasının yanı sıra, uzman erbaşlık başvuru şartları ve subay ile astsubayların yeniden göreve alınmasına ilişkin düzenlemeleri de içeriyor.Düzenlemeyle birlikte TSK personeline yönelik farklı alanlarda yeni haklar ve uygulamalar hayata geçirilecek. Teklifte, görev süresi, yaş şartı ve başvuru koşullarına bağlı olarak kamu kurumlarına geçiş imkânı da öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.Sözleşmeli erbaş ve erlere kamuda istihdam imkânıKanun teklifine göre en az 7 yıl hizmet yapan ve başvuru tarihi itibarıyla 41 yaşını doldurmamış sözleşmeli erbaş ve erler, belirlenen şartları sağlamaları halinde kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilebilecek.Bu kapsamda sözleşmeli erbaş ve erler; infaz ve koruma memuru, çarşı ve mahalle bekçisi, orman muhafaza memuru, idari gözetim personeli, koruma ve güvenlik personeli, zabıta memuru ve itfaiye eri olarak görev alabilecek.Subay ve astsubayların yeniden göreve alınmasına düzenlemeTeklifte, Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan subayların yeniden göreve alınmasına ilişkin hüküm de yer alıyor. Buna göre, TSK’dan her ne sebeple olursa olsun ayrılan subaylar, Askeralma Kanunu’nda yer alan istisnalar dışında muvazzaf olarak yeniden Silahlı Kuvvetler hizmetine alınamayacak.Uzman Erbaş Kanunu’nda yapılacak değişiklikle ise uzman erbaşların astsubaylığa geçirilmesine ilişkin usul, esas ve şartlar yeniden düzenlenecek. Bu kapsamda uzman erbaşların astsubaylığa geçişinde sicil notu şartı aranmayacak.Harcırah ve askeri mahal düzenlemesiHarcırah Kanunu’nda yapılacak değişikliğe göre, “askeri birliklerde harekatta harcırah” hükmü kapsamında gündelik ödenen personelden, denizaltı gemilerinde yurt içi limanlarda gemide konaklama imkânı sağlanamayanlar dışında kalanlara ayrıca konaklama gideri ödenmeyecek.Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nda yapılacak düzenlemeyle orduevleri, askeri gazinolar, kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezleri askeri bina kapsamında değerlendirilecek. Bu yerler askeri mahal vasıf ve mahiyetine sahip olacak.MSB eğitim kurumlarında ek ders ücreti süresi uzatılıyorTeklifte Milli Savunma Bakanlığı bünyesindeki eğitim öğretim kurumlarına ilişkin bir düzenleme de bulunuyor. Buna göre, idare tarafından belirlenen konu ve alanlarda gerekli şartlara sahip kişilere ders vermeleri karşılığında ödenen ek ders ücreti uygulaması, 2029-2030 eğitim ve öğretim dönemi sonuna kadar uzatılacak.Söz konusu uygulama daha önce 2024-2025 eğitim ve öğretim dönemi sonuna kadar geçerli olacak şekilde düzenlenmişti.Savunma ve güvenlik amaçlı hibe düzenlemesiKamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da yapılacak değişiklikle, Türkiye adına yabancı ülke ve kuruluşlara yapılacak savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardım faaliyetlerine ilişkin yeni hükümler getiriliyor.Düzenlemeyle, Milli Savunma ve İçişleri bakanlıklarının bütçelerine konulan ödeneğin etkin, ekonomik ve verimli kullanılması amacıyla Merkez Bankası’nda döviz cinsinden açılan hesapları yönetme yetkisi, ilgisine göre Milli Savunma Bakanı veya İçişleri Bakanına verilecek.Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülke ve kuruluşlarla savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardım görüşmeleri yapmaya ve anlaşmalar imzalamaya Cumhurbaşkanı veya Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenecek kişi ve kuruluşlar yetkili olacak. Bu kapsamda yapılacak anlaşmalar Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe girecek.Sosyal medya temsilcileri komisyonda dinlenecekTBMM’de 30 Haziran Salı günü Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul olayları ile dijital riskleri araştırmak üzere kurulan komisyonda sosyal medya ve dijital platform temsilcileri dinlenecek.Komisyonda YouTube, Facebook, Instagram, X, TikTok ve Netflix temsilcileri sunum yapacak ve milletvekillerinin sorularını yanıtlayacak.Komisyon çarşamba günü ise Türkiye Oyun Geliştiriciler Derneği, Oyun Tasarımcıları, Geliştiricileri, Yapım ve Yayımcıları Derneği, Türkiye Bilişim Derneği, Türkiye Espor Federasyonu ve Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı yetkililerini dinleyecek.TBMM’de salı ve çarşamba günleri siyasi partilerin grup toplantıları da gerçekleştirilecek. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>TBMM’ye 10 Milletvekili İçin 11 Dokunulmazlık Dosyası Sunuldu</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/tbmmye-10-milletvekili-icin-11-dokunulmazlik-dosyasi-sunuldu/412829</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/tbmmye-10-milletvekili-icin-11-dokunulmazlik-dosyasi-sunuldu/412829</guid>
            
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:47:31 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/183-tbmmye-10-milletvekili-icin-11-dokunulmazlik-dosyasi-sunuldu.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/183-tbmmye-10-milletvekili-icin-11-dokunulmazlik-dosyasi-sunuldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ TBMM’ye 10 Milletvekili İçin 11 Dokunulmazlık Dosyası Sunuldu ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/tbmmye-10-milletvekili-icin-11-dokunulmazlik-dosyasi-sunuldu/412829"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/183-tbmmye-10-milletvekili-icin-11-dokunulmazlik-dosyasi-sunuldu.jpg" /></a>
               Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına, 10 milletvekiline ait 11 yasama dokunulmazlığı dosyası sunuldu. Dosyaların Meclis sürecinde Karma Komisyona sevk edilmesi bekleniyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ TBMM’ye Yeni Dokunulmazlık Dosyaları GeldiTürkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına 10 milletvekiline ait 11 yasama dokunulmazlığı dosyası sunuldu. Meclis gündemine gelen dosyalar, siyasi kulislerde ve kamuoyunda yakından takip edilen başlıklardan biri oldu.Dokunulmazlık dosyalarının Meclis Başkanlığına ulaşmasının ardından süreç, Anayasa ve Adalet Komisyonları üyelerinden oluşan Karma Komisyon aşamasıyla devam edecek.10 Milletvekili İçin 11 DosyaMeclis’e sunulan dosyaların 10 milletvekiline ait olduğu, toplam dosya sayısının ise 11 olduğu bildirildi. Bu durum, bazı milletvekilleri hakkında birden fazla dosya bulunabileceği değerlendirmesini gündeme getirdi.Dosyaların içeriğine, hangi milletvekillerini kapsadığına ve hangi gerekçelerle hazırlandığına ilişkin ayrıntıların önümüzdeki süreçte netleşmesi bekleniyor.CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, CHP Diyarbakır Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu, CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, CHP Manisa Milletvekili Selma Aliye Kavaf, CHP Kocaeli Milletvekili Harun Özgür Yıldızlı, CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan ve Bağımsız İstanbul Milletvekili Selim Temurci'nin dosyaları sevk edildi.Süreç Nasıl İşleyecek?TBMM Başkanlığına sunulan dokunulmazlık dosyaları, Meclis’te ilgili komisyon sürecine sevk ediliyor. Bu aşamada dosyalar önce Karma Komisyonda ele alınıyor. Komisyonun değerlendirmesinin ardından dosyaların Genel Kurul gündemine gelip gelmeyeceği siyasi takvime göre şekilleniyor.Yasama dokunulmazlığının kaldırılması süreci, milletvekilleri açısından hem hukuki hem de siyasi sonuçlar doğurabildiği için Meclis gündeminde dikkatle izleniyor.Gözler Meclis TakvimindeYeni dokunulmazlık dosyalarının TBMM Başkanlığına sunulmasıyla birlikte gözler Meclis’in önümüzdeki günlerdeki çalışma takvimine çevrildi. Dosyaların hangi aşamada ele alınacağı ve komisyon sürecinin ne zaman başlayacağı merak ediliyor.Meclis’te yoğun gündem devam ederken, dokunulmazlık dosyalarının siyasi partiler arasında yeni tartışmalara yol açabileceği belirtiliyor.Siyasi Gündemin Yeni Başlığı10 milletvekiline ait 11 dokunulmazlık dosyasının TBMM Başkanlığına sunulması, Meclis gündeminin öne çıkan gelişmeleri arasında yer aldı. Sürecin ayrıntıları, dosyaların komisyona sevki ve olası Genel Kurul aşamasıyla birlikte netleşecek.Yeni dosyalarla birlikte, yasama dokunulmazlığına ilişkin tartışmaların önümüzdeki günlerde siyasetin önemli gündem maddelerinden biri olması bekleniyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Üniversiteden atılan öğrencilerin affı için kanun teklifi hazırlığı: Kapsama kimler girecek?</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/universiteden-atilan-ogrencilerin-affi-icin-kanun-teklifi-hazirligi-kapsama-kimler-girecek/412771</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/universiteden-atilan-ogrencilerin-affi-icin-kanun-teklifi-hazirligi-kapsama-kimler-girecek/412771</guid>
            
            <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 11:25:36 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/7799-universiteden-atilan-ogrencilerin-affi-icin-kanun-teklifi-hazirligi-kapsama-kimler-girecek.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/7799-universiteden-atilan-ogrencilerin-affi-icin-kanun-teklifi-hazirligi-kapsama-kimler-girecek.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Üniversiteden atılan öğrencilerin affı için kanun teklifi hazırlığı: Kapsama kimler girecek? ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/universiteden-atilan-ogrencilerin-affi-icin-kanun-teklifi-hazirligi-kapsama-kimler-girecek/412771"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/7799-universiteden-atilan-ogrencilerin-affi-icin-kanun-teklifi-hazirligi-kapsama-kimler-girecek.jpg" /></a>
               AK Parti, üniversitelerle ilişiği kesilen öğrencilerin eğitimlerine geri dönmesini öngören kanun teklifi taslağını tamamlamaya hazırlanıyor. Toplam 32 maddeden oluşan teklifin cuma günü veya gelecek pazartesi TBMM Başkanlığı’na sunulması planlanıyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ AK Parti, Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifi taslağına son şeklini verecek. Hazırlanan düzenlemeyle belirli şartları taşıyan ve üniversiteleriyle ilişiği kesilen öğrencilere yeniden eğitim hakkı tanınması hedefleniyor.32 maddeden oluşan teklif taslağının cuma günü ya da gelecek pazartesi günü Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulması bekleniyor.2022’den sonra ilişiği kesilenler kapsama alınacakTaslakta, üniversite affına ilişkin son düzenlemenin çıkarıldığı 2022 yılından sonra yükseköğretim kurumlarıyla ilişiği kesilen öğrencilerin üniversitelerine geri dönebilmelerine yönelik hükümler bulunuyor.Düzenlemenin özellikle tıp ve diş hekimliği gibi eğitim maliyeti yüksek fakültelerde öğrenim görürken sağlık veya ailevi gerekçeler nedeniyle yasal süresi içerisinde mezun olamayan öğrencileri kapsaması öngörülüyor. Bu kapsamda, son sınıftayken üniversiteyle ilişiği kesilen öğrencilere eğitimlerini tamamlama fırsatı verilmesi planlanıyor.Önceki düzenlemelerden yararlanmayanlara yeni hakTeklif taslağında yalnızca 2022’den sonra üniversiteden ayrılmak zorunda kalanlara yönelik düzenleme bulunmuyor. Daha önce çıkarılan kanunlardan hiç yararlanmamış kişilerin de üniversitelerine yeniden dönebilmelerine imkân tanınması hedefleniyor.Böylece şartları karşılayan kişilerin yarım kalan yükseköğrenimlerine devam edebilmelerinin önü açılacak.Kimler üniversite affından yararlanamayacak?Düzenlemede üniversiteye dönüş hakkının dışında tutulacak kişiler de belirlendi. Taslağa göre yüz kızartıcı suçlar ile terör gerekçesiyle üniversiteden atılanlar, tanınacak haklardan yararlanamayacak.Teklifte ayrıca öğretim elemanlarını ilgilendiren bazı düzenlemelerin de yer alması bekleniyor.En düşük emekli maaşı için ayrı teklif hazırlanıyorAK Parti, üniversitelerden ilişiği kesilenlere af getiren düzenlemenin yanı sıra yeni bir torba kanun teklifini de TBMM gündemine taşımayı planlıyor.Torba teklifte en düşük emekli maaşının artırılmasına yönelik bir madde bulunacak. Ayrıca Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen bazı kanuni düzenlemelerle ilgili yeni hükümlerin de teklif kapsamına alınması öngörülüyor.Meclis gündeminde beş kanun teklifi varTBMM’nin temmuz ayının son haftasında tatile girmesi beklenirken bu tarihe kadar beş kanun teklifinin yasalaştırılması planlanıyor.Meclis gündemindeki teklifler şöyle sıralanıyor:Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi12. Yargı PaketiTürk Kızılay Kanun TeklifiÜniversitelerden ilişiği kesilenlere af düzenlemesiEn düşük emekli maaşının artırılmasını içeren torba kanun teklifi ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP&#039;li Gizem Özcan&#039;dan orman yangınları için acil uyarı ve kalıcı çözümler talebi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gizem-ozcandan-orman-yanginlari-icin-acil-uyari-ve-kalici-cozumler-talebi/412753</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gizem-ozcandan-orman-yanginlari-icin-acil-uyari-ve-kalici-cozumler-talebi/412753</guid>
            
            <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 13:25:30 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/9174-chpli-gizem-ozcandan-orman-yanginlari-icin-acil-uyari-ve-kalici-cozumler-talebi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/9174-chpli-gizem-ozcandan-orman-yanginlari-icin-acil-uyari-ve-kalici-cozumler-talebi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP&#039;li Gizem Özcan&#039;dan orman yangınları için acil uyarı ve kalıcı çözümler talebi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-gizem-ozcandan-orman-yanginlari-icin-acil-uyari-ve-kalici-cozumler-talebi/412753"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/9174-chpli-gizem-ozcandan-orman-yanginlari-icin-acil-uyari-ve-kalici-cozumler-talebi.jpg" /></a>
               CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, TBMM&#039;de orman yangınları risklerini gündeme getirerek kalıcı, bilimsel politikalar ve gerekli önlemler alınmadığı takdirde gelecekte daha büyük felaketlere yol açılacağı uyarısında bulundu. Orman köylülerinin istihdamı ve eğitimine dikkat çekti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muğla Milletvekili Avukat Gizem Özcan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, havaların ısınmasıyla birlikte artan orman yangını risklerine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Orman yangınlarıyla mücadelede kalıcı ve bilimsel politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Özcan, personel istihdamından eğitim çalışmalarına, enerji nakil hatlarından ulusal hava filosuna kadar birçok somut öneriyi TBMM Genel Kurulu gündemine taşıdı.“Bir kentin hafızası yandı”Geçmiş yıllarda Muğla’da yaşanan büyük orman yangınlarının yarattığı yıkımı hatırlatan Özcan, yalnızca 2021 ve 2022 yıllarında yaklaşık 60 bin hektarlık orman alanının, başka bir ifadeyle yaklaşık 84 bin futbol sahası büyüklüğünde bir alanın kaybedildiğini söyledi. Yangınlarda canlıların yaşamını yitirdiğini, arıcılık faaliyetlerinin zarar gördüğünü ve su havzaların tahrip olduğunu belirten Özcan, “Bir kentin hafızası yandı” dedi.“Sorunlarımızın bel kemiğini yanlış ormancılık politikaları oluşturuyor”İklim krizinin yangın riskini artıran en önemli faktörlerden biri olduğunu vurgulayan Özcan, Akdeniz havzasının önümüzdeki yıllarda daha sıcak ve daha kurak bir iklimle karşı karşıya kalacağını ifade etti. Özcan, "Bu da daha büyük bir yangın riski demek, yangını söndürmeye dayalı ormancılık politikalarının daha fazla iflas etmesi demek, yangın sezonu gelmeden hazırlıklarımızı tam yapmazsak canımızın daha çok yanması demek. Ancak 'iklim krizi var' diyerek işin içinden çıkmak elbette mümkün değil. Bütün dünya iklim kriziyle boğuşuyor. Bizim sorunlarımızın bel kemiğini yanlış ormancılık politikaları oluşturuyor. Ancak günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir anlayışa ihtiyacımız var" dedi."Yangın emekçileri kadrolu ve güvenceli istihdama kavuşturulmalıdır"Orman yangınlarıyla mücadelede öncelikle kapsamlı bir strateji oluşturulması gerektiğini ifade eden Özcan, bütün yangın emekçilerinin mevsimlik işçi statüsünden çıkarılarak kadrolu ve güvenceli istihdama kavuşturulması çağrısında bulundu. Arazözlerin eksik personelle değil, olması gereken 5+1 personel düzeniyle görev yapması gerektiğini belirten Özcan, "Orman Genel Müdürlüğü'nün personel kapasitesi artırılmalı, yeni alımlarda orman köylülerimize öncelik verilmelidir" ifadelerini kullandı.“Kapatılan yangın eğitim yeniden faaliyete geçirilmelidir”Yangınlarla mücadelenin yalnızca alevler yükseldiğinde değil, yangın sezonu başlamadan önce yürütülmesi gerektiğini belirten Özcan, "Orman köylülerine, gönüllülere ve yerel yönetimlere düzenli eğitimler verilmelidir. Kapatılan yangın eğitim yeniden faaliyete geçirilmelidir. Erken uyarı sistemleri güçlendirilmeli, risk haritaları güncellenmeli, yerel yönetimlerle koordinasyon artırılmalıdır" dedi.“Enerji nakil hatları sıkı biçimde denetlenmeli “Enerji nakil hatlarından kaynaklanan yangın risklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Özcan, elektrik dağıtım şirketlerinin bakım yükümlülüklerinin sıkı şekilde denetlenmesini gerektiğini vurguladı. İhmal tespit edilen şirketlere ağır yaptırımlar uygulanması gerektiğini belirten Özcan, “Hiçbir şirketin kârı tek bir ağacımızdan ve yaşamdan daha önemli değildir” ifadelerini kullandı.“Türkiye kiralık uçak arayan bir ülke olmamalı”Türkiye’nin her yangın sezonunda kiralık uçak arayan bir ülke konumunda olmaması gerektiğini belirten Özcan, ülkenin coğrafi koşullarına uygun, sürekli hazır bekleyen güçlü bir ulusal hava filosunun oluşturulması gerektiğini söyledi. Özcan; "Muğla'ya ve arıcılıkta önde gelen illerimize arıcılık araştırma enstitüsü kurulmalıdır. Çünkü orman nefesimizdir, yaşamımızdır, suyumuzdur, toprağımızdır, arıcılığımızdır. Ormanı korumak gelecek kuşaklara karşı en temel sorumluluklarımızdan biridir. Bir daha aynı acıları yaşamak istemiyorsak bugünden harekete geçmek zorundayız" diyerek sözlerini tamamladı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>TİP&#039;li Sera Kadıgil’den özel okul patronlarına sert çıkış: “Boykot çağrısı yapacağız”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/tipli-sera-kadigilden-ozel-okul-patronlarina-sert-cikis-boykot-cagrisi-yapacagiz/412731</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/tipli-sera-kadigilden-ozel-okul-patronlarina-sert-cikis-boykot-cagrisi-yapacagiz/412731</guid>
            
            <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 15:16:46 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/5534-tipli-sera-kadigilden-ozel-okul-patronlarina-sert-cikis-boykot-cagrisi-yapacagiz.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/5534-tipli-sera-kadigilden-ozel-okul-patronlarina-sert-cikis-boykot-cagrisi-yapacagiz.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ TİP&#039;li Sera Kadıgil’den özel okul patronlarına sert çıkış: “Boykot çağrısı yapacağız” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/tipli-sera-kadigilden-ozel-okul-patronlarina-sert-cikis-boykot-cagrisi-yapacagiz/412731"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/5534-tipli-sera-kadigilden-ozel-okul-patronlarina-sert-cikis-boykot-cagrisi-yapacagiz.jpg" /></a>
               TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, TÖDER’in Babalar Günü paylaşımına tepki göstererek özel sektör öğretmenlerinin taleplerinin karşılanmaması halinde özel okul ve kurslara yönelik ifşa ve boykot çağrısı yapacaklarını açıkladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Kadıgil’den TÖDER’in Babalar Günü paylaşımına tepkiTürkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği’nin (TÖDER) Babalar Günü paylaşımını alıntılayarak özel sektörde çalışan öğretmenlerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti.Kadıgil, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, özel okul ve kurslarda görev yapan öğretmenlerin hak kayıplarına işaret ederek TÖDER’in paylaşımına sert sözlerle tepki gösterdi. Kadıgil, “Öğretmenlerin yerlerde sürüklendiği gün pişkin pişkin Babalar Günü kutlayan, profiline utanmadan Atatürk koyan bu kurum Türkiye'deki özel okul patronlarının derneği” ifadelerini kullandı.“Öğretmen emeği düşük ücretlerle sömürülüyor”Kadıgil açıklamasında yalnızca TÖDER’i değil, Özel Öğretim Derneği’ni de hedef aldı. Özel okul ve kurslardan milyonlarca lira gelir elde eden patronların, öğretmenlerin emeğini düşük ücretlerle sömürdüğünü savunan Kadıgil, bu kurumların öğretmenlerin sendikasıyla masaya oturmadığını belirtti.TİP’li Kadıgil, özel sektör öğretmenlerinin taleplerinin görmezden gelindiğini ifade ederek, Çalışma Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın da bu süreçte patron derneklerinin etkisi altında kaldığını öne sürdü.“İkisinin de başkanı Cumhurbaşkanlığı Eğitim Politikaları Kurulu Üyesi”Kadıgil, TÖDER ve ÖZDER’e yönelik eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:“Tanıştırayım, öğretmenlerin yerlerde sürüklendiği gün pişkin pişkin babalar günü kutlayan, profiline utanmadan Atatürk koyan bu kurum Türkiye’deki özel okul patronlarının derneği.Bir de ÖZDER var. Özel okullardan, kurslardan her yıl milyonlarca lira para kazanan ama üç beş istisna dışında öğretmenlerin emeğini üç kuruşa sömürerek semiren sonra da tenezzül edip öğretmenlerin sendikasıyla masaya bile oturmayan, Çalışma Bakanının da Milli Eğitim Bakanının da ağzının içine baktığı patronların dernekleri. Bu iki kurumun ortak özelliği ne biliyor musunuz? İkisinin de başkanı Cumhurbaşkanlığı Eğitim Politikaları Kurulu Üyesi!”“İfşa ve boykot çağrısıyla geçireceğiz”Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın taleplerinin karşılanması gerektiğini vurgulayan Kadıgil, aksi halde özel okul ve kurslara yönelik ifşa ve boykot çağrısı yapacaklarını söyledi.Kadıgil açıklamasında şu ifadeleri kullandı:“Buradan ilan ediyoruz; haklarını gasbettiği öğretmenlerin 7 gündür açlık grevinde olmasının, dün işkenceye maruz kalmalarının başlıca müsebbipleri duysun. Ya siz derhal Özel Sektör Öğretmenleri Sendikasının yerden göğe haklı taleplerini duyacaksınız ya da bilin ki biz öğretmenleri sömüren özel okulları, kursları yani pek kıymetli (!) üyelerinizi ifşa ve boykot çağrısıyla geçireceğiz önümüzdeki ‘altın’ aylarınızı. Temmuzda, ağustosta iyice alevlenen o yeni müşteri telaşenizi kursağınıza tıkacağız. Patronlar bu sesi ya duyacak ya duyacak.” ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İstanbul Milletvekili Celal Fırat’tan Tokat’taki Köy Yolu İçin Soru Önergesi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/istanbul-milletvekili-celal-firattan-tokattaki-koy-yolu-icin-soru-onergesi/412724</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/istanbul-milletvekili-celal-firattan-tokattaki-koy-yolu-icin-soru-onergesi/412724</guid>
            
            <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 13:21:27 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/4058-istanbul-milletvekili-celal-firattan-tokattaki-koy-yolu-icin-soru-onergesi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/4058-istanbul-milletvekili-celal-firattan-tokattaki-koy-yolu-icin-soru-onergesi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İstanbul Milletvekili Celal Fırat’tan Tokat’taki Köy Yolu İçin Soru Önergesi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/istanbul-milletvekili-celal-firattan-tokattaki-koy-yolu-icin-soru-onergesi/412724"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/4058-istanbul-milletvekili-celal-firattan-tokattaki-koy-yolu-icin-soru-onergesi.jpg" /></a>
               DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Tokat’ın Zile ilçesi Yıldıztepe ile Reşadiye ilçesi arasındaki yaklaşık 30 kilometrelik yolun bakım ve onarım sorunlarını TBMM gündemine taşıdı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Tokat ili Zile ilçesi Yıldıztepe ile Reşadiye ilçesi arasında bulunan yaklaşık 30 kilometrelik yolun durumuna ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru önergesi sundu.Fırat, önergesinde söz konusu yolun Tokat İl Özel İdaresi sorumluluğunda olduğunu belirterek, güzergâhın bölgesel ulaşım açısından hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.Ağır tonajlı araçlar ve köy ulaşımı için ana güzergâhÖnergede yer alan bilgilere göre Yıldıztepe-Reşadiye yolu, Artova’dan Ankara, Yozgat ve Çorum istikametine çimento taşıyan ağır tonajlı araçlar tarafından yoğun biçimde kullanılıyor. Aynı zamanda yol, Yozgat’ın Kadışehri ilçesi ile Zile’ye bağlı yaklaşık 20 köyün temel ulaşım hattı olma özelliği taşıyor.Celal Fırat, bu köylerin yaklaşık 15’inin Alevi köyü olduğunu belirterek, bölgede yaşayan yurttaşlardan aktarılan bilgilere göre yolda yaklaşık iki yıldır bakım ve onarım sorunu yaşandığını kaydetti.“Yol çukur mezarlığına dönmüş durumda”Soru önergesinde, yolun mevcut halinin vatandaşların günlük yaşamını olumsuz etkilediği vurgulandı. Fırat, yolun “çukur mezarlığı” haline geldiğine dikkat çekerek, güzergâhta kazalar yaşandığını ve araçlarda maddi hasar meydana geldiğini belirtti.Önergede ayrıca ambulans ve itfaiye gibi acil müdahale ekiplerinin de yolun kötü durumu nedeniyle köylere ulaşmakta geciktiği ifade edildi. Normal şartlarda 20 dakikada ulaşılabilen köylere, mevcut yol koşulları nedeniyle 40 dakikadan önce gidilemediği aktarıldı.Bakım ve asfaltlama çalışmaları sorulduCelal Fırat, yolun tamamen düz bir güzergâh olmasına rağmen bakım ve onarım çalışmalarının yapılmadığını belirterek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle çeşitli sorular yöneltti.Fırat, Tokat ili Zile ilçesi Yıldıztepe-Reşadiye arasında bulunan yaklaşık 30 kilometrelik yolda bakım çalışmalarının neden iki yılı aşkın süredir yapılmadığını sordu. Yolun bakım, onarım ve asfaltlama çalışmalarının ne zaman gerçekleştirileceğine ilişkin de açıklama talep etti.Kazalar, araç hasarları ve acil hizmet gecikmeleri gündemdeÖnergede, yolun mevcut durumu nedeniyle meydana gelen trafik kazaları, araç hasarları ve acil sağlık hizmetlerinde yaşanan gecikmelere ilişkin Bakanlıkta herhangi bir veri kaydı bulunup bulunmadığı da soruldu.Celal Fırat ayrıca, köylere yönelik yol ve altyapı yatırımlarının inanç grupları, nüfus yapısı, bölgesel farklılıklar veya sosyoekonomik göstergeler temelinde değerlendirilip değerlendirilmediğine dair bir çalışma olup olmadığını gündeme getirdi.Alevi köylerine yönelik altyapı iddiaları da önergeye girdiFırat, Alevi yurttaşların yoğun olarak yaşadığı köylerde yol ve altyapı çalışmalarının yetersiz yapıldığı yönündeki iddialara ilişkin Bakanlığın bir analiz çalışması yapıp yapmayacağını da sordu.Önergede son olarak, köy yollarının asfaltlanmasına yönelik yatırımların ayrımsız biçimde yapılmasını planlayan birimlerin denetlenip denetlenmediği ve bu konuda bir mekanizma bulunup bulunmadığı hakkında bilgi talep edildi.  ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>TBMM&#039;de Yoğun Görüşmelere Devam: Yeni Yargı Paketi ve Eğitim Sunumları Bekleniyor</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/tbmmde-yogun-gorusmelere-devam-yeni-yargi-paketi-ve-egitim-sunumlari-bekleniyor/412701</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/tbmmde-yogun-gorusmelere-devam-yeni-yargi-paketi-ve-egitim-sunumlari-bekleniyor/412701</guid>
            
            <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 13:24:23 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/6714-tbmmde-yogun-gorusmelere-devam-yeni-yargi-paketi-ve-egitim-sunumlari-bekleniyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/6714-tbmmde-yogun-gorusmelere-devam-yeni-yargi-paketi-ve-egitim-sunumlari-bekleniyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ TBMM&#039;de Yoğun Görüşmelere Devam: Yeni Yargı Paketi ve Eğitim Sunumları Bekleniyor ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/tbmmde-yogun-gorusmelere-devam-yeni-yargi-paketi-ve-egitim-sunumlari-bekleniyor/412701"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/6714-tbmmde-yogun-gorusmelere-devam-yeni-yargi-paketi-ve-egitim-sunumlari-bekleniyor.jpg" /></a>
               TBMM, bu hafta enerji anlaşmaları ve yargı düzenlemeleri gibi önemli konuları görüşecek. Ayrıca Şanlıurfa ve Kahramanmaraş&#039;daki okul saldırılarıyla ilgili sunumlar yapılacak. CHP&#039;nin grup toplantısı ise mutlak butlan sonrası merakla bekleniyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ TBMM’de bu hafta, Genel Kurul ve komisyonlarda yoğun mesai devam decek. TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmekte olan 26 maddelik torba kanun teklifinin 13 maddesi kabul edilmişti. TBMM’de geçen perşembe günü bu teklifin görüşmelerine ara verilip Suudi Arabistan’ın Türkiye’de enerji santralleri kurmasına ilişkin hükümetler arası anlaşmanın görüşmelerine geçilmiş, anlaşmanın oylanması sırasında muhalefet yoklama talep etmişti. Yoklama sırasında AK Partili 79 vekilin salonda olmadığı halde salondaymış gibi pusula gönderdiği belirtilmiş ve muhalefetin tepkisi üzerine oylamaya geçilemeden Genel Kurul kapatılmıştı. Bu hafta anlaşmanın Genel Kurul’da görüşülüp görüşülmeyeceği merak ediliyor.Emniyet ve basınla ilgili düzenlemeler içeren kanun teklifinin görüşmelerinin bu hafta tamamlanması halinde, Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine başlanması öngörülüyor.TBMM Genel Kurulunda bu hafta, görev süresi 25 Haziran’da sona erecek Sayıştaş Başkanı’nın yerine yeni başkan seçilmesi bekleniyor. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda geçen hafta yapılan seçimde, mevcut Başkan Metin Yener’in yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Bütçe Genel Müdürü Bahtiyar Sazlık aday olarak belirlenmişti.ARAŞTIRMA KOMİSYONUNDA EĞİTİMLE İLGİLİ KURULUŞLAR SUNUM YAPACAKTBMM’de bu hafta Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarını araştırmak üzere kurulan komisyonda, Türk Eğitim Derneği (TEDMEM), Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği, İlke İlim Kültür Eğitim Vakfı ile Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı temsilcileri sunum yapacak.Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Karma Komisyonda, bu hafta Kamu Denetçiliği Kurumunun kararlarına olumlu yönde cevap veren bazı kamu kurum ve kuruluşlarının üst düzey temsilcileri dinlenecek.AK PARTİ 12. YARGI PAKETİNİ SUNMAYA HAZIRLANIYORAK Parti, hazırlıkları uzun süredir devam eden 12. Yargı Paketi’ni bu hafta TBMM’ye sunmaya hazırlanıyor.Teklifte, ağırlıklı olarak “yargının etkin ve verimli işlemesine yönelik” düzenlemeler öngörülüyor. Bu kapsamda davaların daha kısa sürece sonuçlanması amacıyla hukuk yargılamalarında ön inceleme duruşmalarının ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla yapılabilmesi, Yargıtay tarafından, bölge adliye mahkemeleri hariç, ilk derece mahkemelerinin sadece görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle bozma kararı veremeyeceğine yönelik hükümlerin yer alması planlanıyor. Duruşmalar arası sürenin 3 aydan fazla olmaması hedefleniyor.Pakette Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen maddelere ilişkin maddelerin yer alması planlanıyor. Bu düzenlemeler arasında, kanuni faiz oranının yüzde 24 yerine Merkez Bankası'nın belirlemiş olduğu reeskont oranının yüzde 80’ine karşılık gelen yüzde 31 üzerinden belirlenmesi; iki duruşma arasındaki sürenin en fazla üç ay olması; kaçak sanığa bizzat mahkemede hazır bulunması kaydıyla yargılamanın yenilenmesini talep etme hakkı; suç soruşturması kapsamında ilgililerden alınan kan, saç, tırnak gibi örneklerin sonuçlarının ne kadar süreyle saklanacağı ve Türkiye Adalet Akademisi tarafından verilecek eğitim ve sınavlarla ilgili hükümler bulunuyor.Pakette kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak bilinen, hesaplarını başkanlarına kullandıran ancak farkında olmadan dolandırılanlara düzenlemenin yer alması bekleniyor. Bu durumdakilere "nitelikli dolandırıcılık" yerine yeni suç tanımı yapılması planlanıyor.GRUP TOPLANTILARITBMM’de salı ve çarşamba günleri partilerin grup toplantıları yapılacak.TBMM’de, mutlak butlan kararının ardından yaşanan gelişmeler nedeniyle son üç haftadır olduğu gibi bu hafta da gözler CHP’nin grup toplantısında olacak. CHP grup toplantısı geçen hafta yapılmamıştı. CHP Sözcüsü Müslüm Sarı, geçen hafta düzenlediği basın toplantısında soru üzerine, bu hafta salı günü grup toplantısının gerçekleştirileceğini açıklamıştı.AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çarşamba günü AK Parti grup toplantısında konuşacak. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Aralarında Özgür Özel&#039;inde bulunduğu 12 milletvekilinin dokunulmazlığı Meclis&#039;e sunuldu</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/aralarinda-ozgur-ozelinde-bulundugu-12-milletvekilinin-dokunulmazligi-meclise-sunuldu/412667</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/aralarinda-ozgur-ozelinde-bulundugu-12-milletvekilinin-dokunulmazligi-meclise-sunuldu/412667</guid>
            
            <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 21:39:49 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/7484-tbmmye-12-milletvekilinin-dokunulmazlik-dosyasi-sunuldu-gozler-karma-komisyonda.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/7484-tbmmye-12-milletvekilinin-dokunulmazlik-dosyasi-sunuldu-gozler-karma-komisyonda.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Aralarında Özgür Özel&#039;inde bulunduğu 12 milletvekilinin dokunulmazlığı Meclis&#039;e sunuldu ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/aralarinda-ozgur-ozelinde-bulundugu-12-milletvekilinin-dokunulmazligi-meclise-sunuldu/412667"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/7484-tbmmye-12-milletvekilinin-dokunulmazlik-dosyasi-sunuldu-gozler-karma-komisyonda.jpg" /></a>
               TBMM&#039;ye sunulan 14 dokunulmazlık dosyasının 12&#039;si milletvekillerine ait. Cumhurbaşkanlığı, 8 CHP&#039;li dahil 12 milletvekilinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını talep etti. Dosyalar, Karma Komisyon&#039;a havale edildi. Özgür Özel ve Mustafa Sarıgül de dosyaları bulunan vekiller arasında. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ TBMM'ye ikisi CHP Grup Başkanı Özgür Özel'e ait olmak üzere, 12 milletvekiline ait toplam 14 dokunulmazlık dosyası sunuldu.Meclis Başkanlığı, 8'i CHP'li toplam 12 milletvekilinin yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki Cumhurbaşkanlığı tezkerelerini, Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden kurulu Karma Komisyon'a havale etti. CHP Grup Başaknı Özgür Özel ile Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül'e ait ikişer adet dokunulmazlık dosyası bulunuyor.Dokunulmazlığının kaldırıması istenen vekiller şöyle:CHP Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, CHP Grup Başkanı Özgür Özel, CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, CHP İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt, Yeni Yol Partisi (Saadet Partisi) Ankara Milletvekili Mesut Doğan, CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Meclis&#039;te Öğretmen Gerginliği: Mülakat ve Taban Maaş Önergesi AK Parti ve MHP Oylarıyla Reddedildi!</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/mecliste-ogretmen-gerginligi-mulakat-ve-taban-maas-onergesi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi/412654</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/mecliste-ogretmen-gerginligi-mulakat-ve-taban-maas-onergesi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi/412654</guid>
            
            <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 19:17:06 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/2147-mecliste-ogretmen-gerginligi-mulakat-ve-taban-maas-onergesi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/2147-mecliste-ogretmen-gerginligi-mulakat-ve-taban-maas-onergesi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Meclis&#039;te Öğretmen Gerginliği: Mülakat ve Taban Maaş Önergesi AK Parti ve MHP Oylarıyla Reddedildi! ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/mecliste-ogretmen-gerginligi-mulakat-ve-taban-maas-onergesi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi/412654"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/2147-mecliste-ogretmen-gerginligi-mulakat-ve-taban-maas-onergesi-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi.jpg" /></a>
               İYİ Parti tarafından TBMM&#039;ye sunulan; atanamayan, mülakat mağduru, engelli ve özel sektör öğretmenlerinin yaşadığı sorunların meclis düzeyinde araştırılmasını talep eden önerge, AK Parti ve MHP&#039;nin oylarıyla reddedildi. Meclis kürsüsünden iktidara seslenen muhalefet vekilleri, Ankara&#039;da günlerdir hak arayan eğitimcilere yönelik sert polis müdahalesine ve düşük maaş politikalarına büyük tepki gösterdi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan’ın yönetiminde toplandı. Gündemde yer alan Emniyet Teşkilatı ve basınla ilgili yeni düzenlemeleri barındıran kanun teklifinin görüşmelerine geçilmeden hemen önce, siyasi partilerin grup önerileri masaya yatırıldı. Bu kapsamda İYİ Parti Grubu; eğitim sisteminin en büyük yaralarından biri haline gelen atanmayan öğretmenler, mülakat mağdurları, engelli öğretmenler ve özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlerin maruz kaldığı ağır çalışma şartları ile mobbing iddialarının araştırılması için bir önerge sundu. Ancak milyonlarca eğitimcinin ve ailenin gözünün çevrildiği bu Meclis Araştırması önerisi, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedilerek gündemden düşürüldü."Apaçık Hukuksuzluk Yapıyorsunuz"Önergenin reddedilmesi öncesinde gerekçeyi açıklamak üzere kürsüye gelen İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksek Selçuk Türkoğlu, iktidarın eğitim politikalarını sert bir dille eleştirdi. Türkiye'de 1 milyona yakın öğretmenin perişan halde olduğunu belirten Türkoğlu, özel okul öğretmenlerinin asgari ücretin dahi altında çalıştırılarak sömürüldüğünü, engelli öğretmenlerin ise "kontenjan" bahanesiyle bekletildiğini ifade etti.Ankara'nın göbeğinde, TBMM Çankaya Kapısı önünde seslerini duyurmaya çalışan eğitimcilere yönelik polis müdahalesine de değinen Türkoğlu, "Günlerdir 1.611 mülakat mağduru öğretmen meramını anlatmaya çalışıyor. Haklarını gasbettiniz, mahkemeler de bunu biliyor. Neden bu hakları vermiyorsunuz? Apaçık hukuksuzluk yapıyorsunuz. İnsanlar hak aramaya geldiğinde eylemcileri otellerinden çıkarmıyorsunuz. Hiç mi Allah korkunuz yok?" diyerek iktidar sıralarına tepki gösterdi."Öğretmenlik Son 24 Yılda En Çok İtibar Kaybeden Meslek Oldu"Önerge üzerine söz alan Yeni Yol Grubu Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan ise konuyu mesleki itibar ve ekonomik boyutlarıyla ele aldı. İktidarın, hak arayan öğretmenleri dinlemek yerine üzerlerine panzer ve biber gazı göndermesini eleştiren Çalışkan, "Devletin iptal edeceği tek bir büyük ihalenin bedeli, bu öğretmenlerin tüm taleplerini karşılamaya yeter" dedi.Mülakat sisteminin şekil değiştirerek akademi adı altında yıllara yayıldığını savunan Çalışkan, "Son 24 yılda en çok itibar kaybeden meslek maalesef öğretmenlik oldu. Eskiden öğretmenlerin açlık sınırındaki maaşlarını konuşuyorduk, şimdi açlık grevlerini ve mobbing yüzünden yaşanan intiharları konuşuyoruz. Bakanlık kör, sağır ve dilsizi oynuyor" ifadelerini kullandı.Özel Sektör Öğretmenlerinin 'Taban Maaş' ve '9 Aylık Sözleşme' İsyanıCumhuriyet Halk Partisi (CHP) Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı da Meclis kürsüsünden özel sektör öğretmenlerinin yaşadığı dramı dile getirdi. Günlerdir Ankara'nın çeşitli parklarında ve Meclis çevresinde dertlerini anlatmaya çalışan eğitimcilere sürekli engel olunduğunu hatırlatan Halıcı, özel okul öğretmenlerinin kamudaki meslektaşlarıyla aynı haklara sahip olmak istediklerinin altını çizdi.Halıcı, özel sektör öğretmenlerinin ayrıcalık değil, sadece insanca yaşanabilir bir düzen istediklerini belirterek şunları kaydetti: "Bu öğretmenlerimiz 1965 yılında kendilerine verilen ancak 2014 yılında ellerinden alınan 'taban maaş' hakkını geri istiyor. Asgari ücretin altında ezilmek istemiyorlar. Sadece 9 aylık sözleşmelerle çalıştırılıp yaz aylarında, nisan ve mayısta işsiz kalmak istemiyorlar. Sendikal haklarının doğru tanımlanmasını talep ediyorlar." ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP&#039;li Türeli&#039;den Türkiye&#039;de Çeteleşme ve Organize Suç Krizine Karşı Acil Eylem Çağrısı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-tureliden-turkiyede-cetelesme-ve-organize-suc-krizine-karsi-acil-eylem-cagrisi/412647</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-tureliden-turkiyede-cetelesme-ve-organize-suc-krizine-karsi-acil-eylem-cagrisi/412647</guid>
            
            <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 15:24:07 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/5546-chpli-tureliden-turkiyede-cetelesme-ve-organize-suc-krizine-karsi-acil-eylem-cagrisi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/5546-chpli-tureliden-turkiyede-cetelesme-ve-organize-suc-krizine-karsi-acil-eylem-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP&#039;li Türeli&#039;den Türkiye&#039;de Çeteleşme ve Organize Suç Krizine Karşı Acil Eylem Çağrısı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-tureliden-turkiyede-cetelesme-ve-organize-suc-krizine-karsi-acil-eylem-cagrisi/412647"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/5546-chpli-tureliden-turkiyede-cetelesme-ve-organize-suc-krizine-karsi-acil-eylem-cagrisi.jpg" /></a>
               Türkiye&#039;de giderek artan organize suç örgütleri ve çeteleşme faaliyetleri, hukuk devleti ilkesini ve toplumsal huzuru ciddi şekilde tehdit etmeye başladı. Özellikle derin yoksulluk ve işsizlik kıskacındaki gençlerin suça sürüklenmesi korkutucu istatistiklerle gözler önüne serilirken, bu yapısal sorunun çözümü için sadece polisiye önlemlerin değil, kapsamlı sosyal ve ekonomik reformların hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli bir basın açıklaması yaptı.İşte Türeli'nin o açıklaması:Türkiye’yi Bekleyen Organize Suç TehlikesiTürkiye'de suç örgütlerinin ve çeteleşme faaliyetlerinin ulaştığı boyut, artık yalnızca bir asayiş sorunu olmaktan çıkarak, ülkenin ekonomik ve sosyal düzenini derinden sarsan yapısal bir krize dönüşmüş durumda. Adalet Bakanlığı’nın resmi verileri, suçun toplum içinde nasıl kitleselleştiğini ve ürkütücü boyutlara ulaştığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Paylaşılan son verilere göre, 2025 yılı sonu itibarıyla “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma” suçlarından yürütülen ve kovuşturma evresine geçen dosya sayısı 7 bin 665’e ulaştı. Bu dosyalarda yargılanan sanık sayısı 61 bin 157 olarak kayıtlara geçerken, işlendiği belirtilen suç sayısı ise 77 bin 144 gibi korkutucu bir rakama dayandı. Kamuoyunda büyük infial yaratan bu tablo karşısında ilgili bakanlıkların sessiz kalması ve sorunun çözümüne yönelik somut adımların henüz atılmamış olması, tehlikenin boyutunu daha da artırıyor.Giderek Derinleşen Yoksulluk Gençleri Suça İtiyorTablonun bu denli vahim bir hal almasının arkasındaki temel nedenlere bakıldığında, karşımıza derin yoksulluk ve sosyal izolasyon çıkıyor. Eğitim sisteminin dışına itilmiş, işsiz kalmış ya da merdiven altı atölyelerde asgari ücretin bile altında ağır şartlarda çalıştırılan gençler, yaşadıkları dışlanmışlığın ve haksızlığın faturasını ne yazık ki şiddete yönelerek kesiyor. Özellikle büyükşehirlerin çeperlerinde, kentsel dönüşümün uğramadığı, devletin sosyal olarak boşluk bıraktığı kenar mahallelerde yaşayan gençler, suç örgütlerinin sahte güç ve hızlı para vaatleri arasında sıkışıp kalıyor. İddianamelere yansıyan istatistiklerde 2000 ile 2008 yılları arasında doğan gençlerin suç şebekelerinde ağırlıklı olarak yer alması, geleceğimiz olan nesillerin derin yoksulluk ve güvencesizlik yüzünden nasıl bir bataklığa çekildiğinin en net kanıtı olarak değerlendiriliyor.Sadece Polisiye Tedbirler Yeterli Değil: Sosyal Devlet VurgusuGiderek büyüyen bu organize suç dalgasıyla mücadelenin sadece polis operasyonları, gözaltılar ve cezaevi süreçleriyle çözülemeyeceği artık net bir şekilde görülüyor. Çeteleşme; ekonomik eşitsizliklerden ve sosyal adaletsizlikten beslenen bir sonuçtur. Güvenlik güçlerinin yakaladığı ve yargının cezalandırdığı süreç, aslında koca bir zincirin sadece en son halkasıdır. Gerçek ve kalıcı çözüm; nitelikli okullar, güvenli ve aydınlık sokaklar, güvenceli istihdam olanakları ve adil bir sosyal devlet politikasından geçiyor. Bu noktada, risk altındaki bölgelerde eğitim kalitesinin artırılması, deneyimli öğretmen atamalarının yapılması ve okulların sadece ders işlenen mekanlar olmaktan çıkarılıp gençleri sanatla, sporla buluşturan güvenli limanlar haline getirilmesi büyük bir zorunluluk taşıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı uzmanlarının sokak sokak gezerek risk haritaları çıkarması ve gençlere proaktif destek sağlaması, suçu daha oluşmadan önlemenin en kritik adımı olarak öne çıkıyor.Suçla Mücadelede Kapsamlı Eylem Planı ŞartÇocukların ve gençlerin çetelerin elinden kurtarılması için bütüncül bir eylem planının acilen devreye sokulması gerekiyor. Özellikle suç örgütlerinin lojistik üs olarak kullandığı gettolaşmış bölgelerde, kentsel dönüşüm sadece bina yenilemek olarak görülmemeli, bu alanlar suçtan arındırılarak gençlik merkezleri ve kütüphanelerle donatılmalıdır. Çocukların "yaşları küçük olduğu için az ceza alacakları" yalanıyla tetikçi olarak kullanılması gerçeğine karşı, çocuk ceza adalet sisteminin çok daha koruyucu bir yapıya bürünmesi şarttır. Cezaevinden çıkan veya suça sürüklenme riski taşıyan gençlere, yerel yönetimler ve iş dünyası iş birliğiyle hibe destekleri sunulmalı, istihdam garantili eğitim programları açılmalıdır. Ayrıca, infazını tamamlayan gençlerin en az 2 yıl boyunca uzmanlardan oluşan bir "Sosyal Takip Grubu" tarafından izlenerek rehabilitasyonlarının sağlanması, onları yeniden aynı karanlık sarmala düşmekten koruyacaktır. Ülke geleceğini tehdit eden bu soruna karşı vakit kaybetmeksizin, sivil toplum ve akademinin de dahil olduğu ulusal bir seferberlik başlatılmalıdır. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP&#039;li Orhan Sümer, Sağlık Çalışanlarının &#039;Mesai ve İzin&#039; İsyanını Meclis Gündemine Taşıdı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-orhan-sumer-saglik-calisanlarinin-mesai-ve-izin-isyanini-meclis-gundemine-tasidi/412646</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-orhan-sumer-saglik-calisanlarinin-mesai-ve-izin-isyanini-meclis-gundemine-tasidi/412646</guid>
            
            <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 15:11:57 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/1068-chpli-orhan-sumer-saglik-calisanlarinin-mesai-ve-izin-isyanini-meclise-tasidi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/1068-chpli-orhan-sumer-saglik-calisanlarinin-mesai-ve-izin-isyanini-meclise-tasidi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP&#039;li Orhan Sümer, Sağlık Çalışanlarının &#039;Mesai ve İzin&#039; İsyanını Meclis Gündemine Taşıdı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Meclis</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/meclis/chpli-orhan-sumer-saglik-calisanlarinin-mesai-ve-izin-isyanini-meclis-gundemine-tasidi/412646"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/1068-chpli-orhan-sumer-saglik-calisanlarinin-mesai-ve-izin-isyanini-meclise-tasidi.jpg" /></a>
               Sağlık personelleri arasında uygulanan çalışma saati farklılıkları ve bayram tatillerindeki idari izin mağduriyetleri Türkiye Büyük Millet Meclisi&#039;ne taşındı. Nöbet usulü çalışan personelin 125 saat, normal mesai yapanların ise 112 saat üzerinden değerlendirilmesi büyük tepki çekerken, Adana başta olmak üzere pek çok ilde artan personel eksikliğine karşı Sağlık Bakanlığı&#039;na acil çözüm çağrısı yapıldı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Türkiye'nin dört bir yanında, hastanelerde ve acil servislerde gece gündüz demeden halk sağlığı için ter döken sağlık çalışanlarının yaşadığı sistemsel mağduriyetler, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nun en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Özellikle aynı çatı altında, omuz omuza görev yapan personeller arasında uygulanan farklı mesai hesaplamaları ve izin haklarındaki uçurumlar, meclis kürsüsünden yüksek sesle dile getirildi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Orhan Sümer, sağlık sisteminin belkemiği olan nöbet usulü çalışan sağlık personellerinin ve hemşirelerin karşı karşıya kaldığı haksızlıkları tüm şeffaflığıyla ortaya koydu. Eşitlik ilkesinin çalışma barışı için vazgeçilmez olduğuna vurgu yapan Sümer, aynı kurumda ter döken çalışanlar arasında ayrımcılık yaratacak her türlü uygulamanın hukuka ve vicdana aykırı olduğunu kesin bir dille ifade etti.Saat Farkı Çıkmazı: 112 Saate Karşılık 125 Saatlik YükSağlık emekçilerinin çalışma planlamalarında göze çarpan en büyük adaletsizliklerden biri, mayıs ayı nöbet çizelgeleri ve mesai hesaplamalarında gün yüzüne çıktı. Yapılan incelemeler ve meclise sunulan verilere göre, hastanelerde standart mesai usulüyle görev yapan personelin aylık çalışma süresi 112 saat üzerinden hesaplanıp planlanırken, sistemin en ağır yükünü çeken, acil servislerde ve yoğun bakımlarda nöbet usulüyle çalışan hemşire ve diğer sağlık profesyonellerinin çalışma süresi 125 saat üzerinden değerlendirmeye tabi tutuluyor. Aradaki bu belirgin saat farkı, halihazırda bedensel ve ruhsal olarak yıpratıcı bir tempoda çalışan nöbetçi personelin iş yükünü haksız bir şekilde daha da ağırlaştırıyor. Bu durumun kurum içi adaletsizlik hissini derinleştirdiğini belirten Sümer, mesai hesaplamalarındaki bu dengesizliğin ve çifte standardın acilen düzeltilmesi gerektiğini savundu.Bayramda Kesintisiz Mesai Yapanlara İdari İzin DarbesiSağlık çalışanlarının mağdur edildiği bir diğer kritik nokta ise resmi tatil ve bayram dönemlerinde uygulanan idari izin prosedürleri olarak öne çıkıyor. Toplumun genelinin sevdikleriyle bayramlaştığı, dinlenme fırsatı bulduğu tatil günlerinde kesintisiz bir şekilde 7/24 sağlık hizmeti sunmaya devam eden nöbetçi personeller, ne yazık ki diğer kamu çalışanlarına tanınan idari izin haklarından mahrum bırakılıyor. Bu durumun açık bir hak gaspı olduğunu ve personelin motivasyonunu ciddi şekilde zedelediğini vurgulayan Orhan Sümer, konuyla ilgili tepkisini sert bir dille meclis kürsüsünden duyurdu. Gece gündüz demeden, ailelerinden ve sevdiklerinden büyük fedakarlıklar ederek şifa dağıtan sağlık kahramanlarının idari izin kapsamı dışında bırakılmasının kabul edilemez olduğunun altını çizen milletvekili, eşitlik ve hakkaniyet ilkelerinin sağlık sektöründe eksiksiz işlemesi gerektiğine dikkat çekti.Adana Şehir Hastanesi'nde Artan İş Yükü ve Personel AlarmıTürkiye genelindeki bu sistemsel ve idari sorunların yanı sıra yerel düzeydeki krizlere de ayna tutan Sümer, seçim bölgesi olan Adana'daki sağlık altyapısında yaşanan sıkıntıları detaylarıyla paylaştı. Bölgenin en büyük sağlık komplekslerinden biri konumunda olan devasa kapasiteli Adana Şehir Hastanesi başta olmak üzere, kentteki pek çok sağlık kuruluşunda çok ciddi boyutlarda personel eksikliği yaşandığı ifade edildi. Yeterli kadro atamasının yapılmaması, emekli olan ya da tayinle giden personelin yerinin doldurulamaması nedeniyle, halihazırda sahada görev yapan sağlık çalışanlarının omuzlarındaki iş yükü her geçen gün daha da katlanılamaz bir boyuta ulaşıyor. Hemşire, sağlık teknikeri ve hekim kadrolarındaki bu yetersizliğin hem mevcut çalışanların hızlıca tükenmişlik sendromu yaşamasına zemin hazırladığı hem de hastalara sunulan sağlık hizmetinin kalitesi üzerinde risk oluşturduğu uyarısı yapıldı.Sağlık Bakanlığı'na Kritik Çağrı: Çözüm İçin Harekete GeçinMeclis kürsüsünden yapılan bu kapsamlı durum tespitinin ve sahanın sesinin duyurulmasının ardından, çözümün asıl muhatabı olan Sağlık Bakanlığı'na net ve kararlı bir çağrıda bulunuldu. Hemşirelerin ve nöbet usulü görev yapan tüm sağlık çalışanlarının yaşadığı derin mağduriyet tablosunun daha fazla görmezden gelinemeyeceği belirtilerek, bakanlık yetkililerinin ivedilikle inisiyatif alması istendi. Orhan Sümer'in Sağlık Bakanlığı'na yönelttiği çağrının temelinde; çalışma sürelerindeki matematiksel adaletsizliğin ortadan kaldırılarak eşitliğin sağlanması, bayram ve resmi tatillerdeki idari izin haklarının sağlık çalışanlarına eksiksiz iade edilmesi ve başta Adana Şehir Hastanesi olmak üzere tüm Türkiye'deki sağlık tesislerinde giderek büyüyen personel açığının hızlı ve planlı atamalarla kapatılması talepleri yer aldı. Sağlık ordusunun hak ettiği saygın ve adil çalışma koşullarına kavuşması için gerekli tüm yasal adımların atılması bekleniyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

        
    </channel>

</rss>

