CHP İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, son yıllarda Türkiye genelinde artış gösteren orman yangınlarına ilişkin kapsamlı bir araştırma yapılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na başvuruda bulundu. Özdemir’in önergesinde, yangınların yalnızca sayısal artışına değil, aynı zamanda nedenlerine, müdahale kapasitesine ve uzun vadeli etkilerine dikkat çekildi.
Hazırlanan teklifte; yangınların çıkış sebepleri, iklim değişikliği ile olan ilişkisi, kullanılan teknolojik altyapı, müdahale süreçleri ve yangınların ekosistem üzerindeki etkilerinin detaylı biçimde incelenmesi talep edildi.
Veriler Riskin Boyutunu Ortaya Koyuyor
Önergede yer alan bilgilere göre Türkiye’de orman varlığı 23 milyon hektarın üzerinde bulunuyor ve bu alanların yüzde 60’tan fazlası yangına hassas bölgelerden oluşuyor. Son yıllara ait veriler ise yangın riskinin giderek büyüdüğünü ortaya koyuyor.
2022 yılında 2 bin 160 yangında 12 bin 799 hektar alan zarar görürken, 2023’te bu rakam 2 bin 579 yangın ve 15 bin 520 hektara yükseldi. 2024’te ise 3 bin 797 yangın sonucu 27 bin 485 hektarlık alan etkilendi. Geçtiğimiz yıl kayıtlara geçen 3 bin 224 yangında ise 81 bin hektardan fazla orman alanının zarar gördüğü ifade edildi.
Bu artışın, iklim değişikliğine bağlı olarak yükselen sıcaklıklar, artan kuraklık ve değişen rüzgâr rejimleriyle doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı.
“Sorun Çok Boyutlu”
Nimet Özdemir, orman yangınlarının yalnızca ekolojik bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Yangınların ekonomik ve sosyal etkilerine de dikkat çekilen başvuruda, yaşanan afetlerin yerleşim alanlarını da ciddi şekilde etkilediği ifade edildi.
İzmir, Bilecik ve Manisa’da yaşanan yangınların ardından çok sayıda konut ve işyerinin zarar gördüğü, afetzedeler için 21,6 milyon TL’nin üzerinde destek sağlandığı hatırlatıldı. Bu durumun, yangınların toplum üzerindeki etkisinin ne denli geniş olduğunu ortaya koyduğu ifade edildi.
Can Kayıpları ve Müdahale Kapasitesi Tartışması
Teklifte en dikkat çeken başlıklardan biri de geçtiğimiz yıl yaşanan can kayıpları oldu. 23 Temmuz’da çıkan büyük bir yangında 5 orman işçisi ile 5 AKUT gönüllüsünün hayatını kaybettiği hatırlatılarak, bu durumun müdahale kapasitesi ve koordinasyon süreçlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiği belirtildi.
Yangınlara müdahale sürecinde kullanılan yöntemlerin ve risk yönetimi stratejilerinin kapsamlı şekilde ele alınması gerektiği vurgulandı.
Kiralama Modeli ve Teknoloji Kullanımı İncelensin
Önergede, yangın söndürme uçakları ve helikopterlerinin önemli bir kısmının kiralama yöntemiyle temin edilmesinin yarattığı sorunlara da dikkat çekildi. Sezonluk kiralama modelinin, uzun vadeli planlama açısından eksikliklere yol açabileceği ve kritik anlarda müdahaleyi zorlaştırabileceği ifade edildi.
Ayrıca insansız hava araçları, erken uyarı sistemleri ve gözetleme kulelerinin yeterliliğinin de araştırılması gerektiği belirtildi. Teknolojik altyapının güçlendirilmesinin yangınlarla mücadelede kritik rol oynadığı vurgulandı.
Ekosistem ve Yaban Hayatı Üzerindeki Etkiler
Yangınların yalnızca orman varlığını değil, aynı zamanda tüm ekosistemi etkilediği ifade edilen teklifte, yaban hayatı üzerindeki olumsuz sonuçlara dikkat çekildi. Yangınların birçok canlı türü için geri dönüşü olmayan habitat kayıplarına yol açtığı belirtildi.
Bu nedenle yangın sonrası rehabilitasyon ve restorasyon süreçlerinin bilimsel yöntemlerle ele alınmasının önemine işaret edildi.
Meclis Araştırması Talebi
Nimet Özdemir, tüm bu başlıkların ayrıntılı şekilde incelenmesi, mevcut eksikliklerin tespit edilmesi ve iklim değişikliğiyle uyumlu sürdürülebilir bir orman yönetim modeli oluşturulması için TBMM bünyesinde bir araştırma komisyonu kurulmasını talep etti.
Özdemir, yangın riskinin artık geçici bir sorun değil, yapısal bir tehdit haline geldiğini belirterek, bu konuda kapsamlı ve kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini vurguladı.