Gazete Kritik Meclis Haydar Altıntaş’tan TBMM’de eğitim çıkışı: “Eğitim siyasi müdahalelerden arındırılmalı”

Haydar Altıntaş’tan TBMM’de eğitim çıkışı: “Eğitim siyasi müdahalelerden arındırılmalı”

Demokrat Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada eğitim sistemindeki yapısal sorunlara dikkat çekti. Altıntaş, eğitimin kurumsal akılla yönetilmesi gerektiğini vurgulayarak siyasi ve ideolojik müdahalelerin sona erdirilmesi çağrısında bulundu.

Demokrat Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada eğitim sistemine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Son dönemde Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olayların eğitim alanındaki yapısal sorunları yeniden görünür hale getirdiğini belirten Altıntaş, kamuoyunda çoğu zaman sorunların sebeplerinden çok sonuçlarının tartışıldığını söyledi.

Altıntaş’a göre eğitimde yaşanan aksaklıklar, yalnızca okul binaları ya da güvenlik başlığıyla sınırlı değil. Toplumsal yapıdan ekonomik koşullara, aile düzeninden öğretmenlerin çalışma şartlarına kadar geniş bir alana yayılan sorunlar, eğitim sisteminin genel niteliğini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle eğitim alanında kalıcı bir iyileşme için günübirlik çözümler yerine daha köklü ve bilimsel bir yaklaşım gerektiğini ifade etti.

Ekonomik sorunların eğitim üzerindeki etkisine dikkat çekti

Konuşmasında toplumdaki gelir dağılımı bozukluğuna da değinen Altıntaş, ekonomik sorunların aile yapısını olumsuz etkilediğini, bunun da doğrudan eğitim sistemine yansıdığını dile getirdi. Ailelerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların çocukların eğitim süreçlerini etkilediğini vurgulayan Altıntaş, eğitimde yaşanan sorunların toplumsal koşullardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini ortaya koydu.

Okulların ödenek yetersizliği nedeniyle kendi kaynaklarını oluşturmak zorunda kaldığını söyleyen Altıntaş, bunun eğitim kurumlarının asli işlevi dışında bir yük üstlenmesine neden olduğunu ifade etti. Eğitim kurumlarının finansman sıkıntısıyla karşı karşıya kalmasının, okul yönetimlerinden öğretmenlere kadar birçok alanda baskı oluşturduğunu belirten Altıntaş, mevcut tablonun eğitimde kalite ve eşitlik hedeflerini zayıflattığını kaydetti.

Öğretmenlerin hak kaybı ve liyakat tartışması öne çıktı

Haydar Altıntaş’ın konuşmasında en dikkat çeken başlıklardan biri de öğretmenlerin özlük hakları ve atama süreçleri oldu. Öğretmenlerin ekonomik ve sosyal haklarında yaşanan gerilemenin, mesleğin saygınlığını zedelediğini ifade eden Altıntaş, bu durumun eğitim sisteminin genel niteliğini de olumsuz etkilediğini söyledi.

Öğretmen atamalarında liyakat ilkesinden uzaklaşıldığını belirten Altıntaş, özellikle mülakat uygulamalarının yoğun eleştirilere neden olduğunu dile getirdi. Eğitim politikalarında sık sık yapılan değişikliklerin de istikrarsızlığa yol açtığını vurgulayan Altıntaş, pedagojik formasyon yetersizliğinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Ona göre eğitim politikaları, kişisel ya da ideolojik tercihlerle değil; kurumsal akıl ve bilimsel esaslarla şekillendirilmeli.

“Andımız” ve ÇEDES vurgusu

Altıntaş, konuşmasında eğitim sisteminin niteliğini etkilediğini düşündüğü bazı uygulamalara da değindi. “Andımızın kaldırılması ve ÇEDES gibi uygulamalar, eğitim sistemimizin vasıflarını yok etmiştir” değerlendirmesinde bulunan Altıntaş, bu tür değişikliklerin eğitim alanında tartışmaları derinleştirdiğini belirtti.

Bu eleştiriyi, eğitimde yön belirleyen politikaların sık değişmesiyle birlikte değerlendiren Altıntaş, sistemin daha tutarlı ve uzun vadeli bir yapıya kavuşturulması gerektiğini savundu. Eğitim gibi toplumun tamamını ilgilendiren stratejik bir alanda, günübirlik müdahalelerin ve ideolojik tartışmaların değil; ortak aklın ve kurumsal anlayışın esas alınması gerektiğini söyledi.

“Okula siyaset sokmayınız” hatırlatması

Konuşmasında Süleyman Demirel’in “Okula, kışlaya, mektebe siyaset sokmayınız” sözünü hatırlatan Altıntaş, eğitimin siyasetin etkisinden çıkarılması gerektiğini vurguladı. Eğitim kurumlarının toplumsal kutuplaşmanın değil, ortak geleceğin inşa edildiği alanlar olması gerektiğini belirten Altıntaş, çocukların ve gençlerin daha özgür, daha nitelikli ve daha güvenli bir eğitim ortamında yetişmesinin önemine işaret etti.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “fikri hür, vicdanı hür nesiller” vurgusuna da konuşmasında yer veren Altıntaş, güçlü bir Türkiye’nin ancak güçlü bir eğitim sistemiyle mümkün olacağını söyledi. Bu çerçevede eğitimin her türlü siyasi etkiden uzak, bilimsel esaslara dayalı ve fırsat eşitliğini gözeten bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade etti.

Güvenlik tedbirlerine eleştiri: Asıl nedenler konuşulmalı

Altıntaş, okullarda güvenlik önlemleri kapsamında gündeme gelen bazı uygulamaları da eleştirdi. Okulları x-ray cihazları ve turnikelerle donatmanın en son başvurulması gereken yöntem olduğunu söyleyen Altıntaş, asıl tartışılması gereken konunun bu güvenlik ihtiyacını doğuran sosyal ve yapısal sorunlar olduğunu ifade etti.

Bu değerlendirme, eğitimde güvenlik tartışmasının yalnızca teknik önlemlerle sınırlı kalmaması gerektiğine işaret etti. Altıntaş’a göre öğrencileri, öğretmenleri ve okul iklimini etkileyen temel problemler çözülmeden alınacak fiziki tedbirler, sorunun özüne inmeye yetmeyecek.

Bilimsel esaslara dayalı yeni yapı çağrısı

Konuşmasının sonunda eğitim sisteminin bilimsel esaslara göre yeniden yapılandırılması gerektiğini söyleyen Altıntaş, Talim ve Terbiye Kurulu’nun güçlendirilmesi, öğretmenlerin ekonomik ve sosyal haklarının iyileştirilmesi ve fırsat eşitliğinin sağlanması çağrısında bulundu.

Demokrat Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, eğitim alanında kalıcı çözümün ancak kurumsal istikrar, liyakat, bilimsel yaklaşım ve sosyal adaletle mümkün olacağını vurgularken, konuşmasının sonunda 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluş yıl dönümünü de kutladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *