CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, yılın ilk çeyreğine ilişkin kamu harcama verilerini değerlendirerek iktidarın bütçe anlayışına yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kış, Türkiye’de kamu kaynaklarının yanlış önceliklerle kullanıldığını savunurken, bunun yalnızca ekonomik bir tercih değil, doğrudan toplumun güvenliğini etkileyen siyasi bir karar olduğunu ifade etti.
Açıklamasında bütçe politikalarının sonuçlarının artık yalnızca rakamlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Kış, yapılan tercihler nedeniyle vatandaşların çok ağır bedeller ödediğini söyledi. Özellikle çocukların güvenliği söz konusu olduğunda gerekli adımların atılmadığını belirten Kış, kamu yönetiminin kaynak yetersizliğinden değil, kaynakların nereye ayrıldığından sorumlu olduğunu dile getirdi.
Kış’ın değerlendirmeleri, kamu harcamalarının yalnızca mali bir planlama değil, aynı zamanda siyasi iradenin önceliklerini ortaya koyan bir tercih olduğunu öne çıkaran sert bir çerçeve çizdi. CHP’li vekil, yaşanan tabloyu ekonomiyle sınırlı görmediklerini, bunun aynı zamanda toplumsal sonuçları olan ciddi bir yönetim sorunu olduğunu savundu.
“Bu bir bütçe değil, tercih meselesidir”
Gülcan Kış, kamu harcamalarının önemli bir bölümünün faiz giderlerine ayrıldığını belirterek bu tabloya sert tepki gösterdi. Kemer sıkma politikaları adı altında vatandaşa sabır çağrısı yapılırken, faize 411,4 milyar lira ödenmesini eleştiren Kış, çocukların güvenliği için kaynak bulunamamasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Kış, bu durumun ekonomik bir zorunluluk olarak açıklanamayacağını savunarak, bunun açık bir siyasi tercih olduğunu ifade etti. Kamu kaynaklarının nereye ayrıldığının iktidarın önceliklerini gösterdiğini vurgulayan Kış, vatandaşın temel ihtiyaçları ve güvenliği geri planda bırakılırken başka kalemlere rahatlıkla büyük bütçeler aktarılmasının ağır bir çelişki yarattığını belirtti.
Bu değerlendirmeyle birlikte Kış, bütçe politikasını yalnızca teknik bir maliye meselesi olarak değil, toplumun yaşamını doğrudan etkileyen bir yönetim anlayışı olarak ele aldı. Ona göre burada asıl mesele para yokluğu değil, hangi alana ne kadar önem verildiğiydi.
Okullardaki personel ihtiyacını rakamlarla anlattı
Eğitim sistemindeki yapısal eksiklere dikkat çeken Gülcan Kış, okullarda acil personel ihtiyacının artık ertelenemez bir noktaya geldiğini söyledi. Kış’ın verdiği bilgilere göre, Türkiye genelinde okullarda 75 bin hemşire, 100 bin temizlik görevlisi ve 65 bin güvenlik görevlisine ihtiyaç bulunuyor.
Toplamda 250 bin kişilik bir istihdamın 224 milyar lirayla sağlanabileceğini belirten Kış, buna rağmen iktidarın bu kaynağı çocukların güvenliği için değil, farklı harcama kalemleri için kullanmayı tercih ettiğini savundu. Bu karşılaştırmayla birlikte eğitim kurumlarında ihtiyaç duyulan insan kaynağının neden hâlâ karşılanamadığı sorusunu gündeme taşıdı.
Kış’ın vurgusu, okullarda güvenlikten sağlığa, temizlikten genel koruyucu hizmetlere kadar birçok temel alanda eksiklik bulunduğu yönünde oldu. Bu eksikliklerin yalnızca idari bir sorun değil, aynı zamanda doğrudan can güvenliğiyle ilgili bir mesele olduğunu söyledi.
“İhmal zinciri bütçede başlıyor”
CHP’li Gülcan Kış, Kahramanmaraş’ta yaşanan ve 9 öğrenci ile 1 öğretmenin hayatını kaybettiği olaya da değinerek açıklamalarını daha da sertleştirdi. Yaşananları bir kaza olarak nitelendirmenin doğru olmadığını söyleyen Kış, bunun açık biçimde bir ihmaller zinciri olduğunu ifade etti.
Kış’a göre denetimin olmaması, yeterli personelin bulunmaması ve gerekli önlemlerin alınmaması, bütçedeki öncelik eksikliğinden kaynaklanıyor. Eğer ihtiyaç duyulan kadrolar zamanında oluşturulmuş olsaydı, bugün bu kadar ağır bir tablonun konuşulmuyor olabileceğini savundu.
Bu nedenle bütçe tercihlerinin doğrudan sahadaki sonuçlarla bağlantılı olduğunu belirten Kış, ihmal zincirinin yalnızca olay anında değil, çok daha önce bütçe hazırlanırken başladığını öne sürdü. Ona göre kamu kaynaklarının farklı alanlara yönlendirilmesi, eğitim kurumlarında oluşan eksikliği büyüttü ve toplum güvenliğini zayıflattı.
“Saray harcamayı biliyor ama sorumluluk almayı bilmiyor”
Bütçe önceliklerinin doğrudan siyasi iradenin tercihi olduğunu vurgulayan Gülcan Kış, iktidara yönelik en sert eleştirilerini bu başlık altında dile getirdi. Saray’ın harcamayı bildiğini ancak sorumluluk almayı bilmediğini söyleyen Kış, bakanların kaynak bulamamaktan değil, kaynakları yanlış yerlere harcamaktan sorumlu olduğunu ifade etti.
Bu sözlerle birlikte Kış, yaşanan sorunların arkasında plansızlık değil, bilinçli tercihler bulunduğunu savundu. Ona göre bu yanlış tercihler nedeniyle çocuklar, öğretmenler ve vatandaşlar bedeli canıyla ödüyor. Bu durumun yalnızca bir yönetim kriziyle açıklanamayacağını söyleyen Kış, asıl meselenin vicdan ve ahlak sorunu olduğunu ileri sürdü.
Faize milyarlar bulunurken çocukların güvenliği için kaynak bulunamamasını sert sözlerle eleştiren Kış, bunun kamu vicdanında kabul edilemeyecek bir tablo yarattığını söyledi. Açıklamalarında, iktidarın harcama kalemleriyle topluma verdiği mesajın son derece net olduğunu ifade etti.
Milli Eğitim Bakanı’na istifa çağrısı yaptı
Gülcan Kış, yaşanan gelişmelerin ardından Milli Eğitim Bakanlığı’nı da doğrudan sorumluluğa davet etti. Eğitim alanındaki eksiklerin ve yaşanan ihmallerin artık görmezden gelinemeyeceğini belirten Kış, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in derhal istifa etmesi gerektiğini söyledi.
Bu çağrı, Kış’ın yalnızca bütçe tercihlerine değil, bu tercihlerin uygulanmasından sorumlu siyasi kadrolara da doğrudan hesap sorma isteğini ortaya koydu. CHP’li vekil, yaşanan olayların ardından yalnızca açıklama yapmakla yetinilmemesi, siyasi sorumluluğun da üstlenilmesi gerektiğini savundu.
Kış’ın kamu harcamaları üzerinden yaptığı bu sert değerlendirme, bütçe tartışmalarını yeniden siyaset gündeminin merkezine taşırken, eğitimde güvenlik ve kamu kaynaklarının kullanımı başlıklarını da bir kez daha öne çıkardı. Açıklamanın ana mesajı ise netti: Sorun kaynak yokluğu değil, kaynakların kim için ve neye göre kullanıldığıdır.