CHP Karabük Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Cevdet Akay, kayıt dışı ekonomiyle etkin mücadele edilmemesinin kamu maliyesinde ciddi kayıplara yol açtığını söyledi. TBMM Genel Kurulu’nda konuşan Akay, kayıt dışılık nedeniyle oluştuğunu belirttiği 2,7 trilyon liralık vergi kaybının hem bütçe açığını hem de faiz giderlerini karşılayabilecek büyüklüğe ulaştığını ifade etti.
Kayıt dışı ekonominin, yasal yükümlülüklerin yerine getirilmediği geniş bir ekonomik alan oluşturduğunu belirten Akay, bu yapının kamu bütçesi üzerindeki etkisinin görmezden gelindiğini savundu. Kayıt dışı ekonomiyle kararlı ve etkin şekilde mücadele edilmesi hâlinde bütçe dengesinin önemli ölçüde iyileştirilebileceğini söyleyen Akay, sosyal destekler için kaynak yetersizliği gerekçesinin de geçerliliğini yitireceğini kaydetti.
“Vergi kaybı bütçe açığına yakın”
Cevdet Akay, tahminlere göre kayıt dışı ekonominin gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 3 ila 4’üne ulaştığını belirtti. Bu büyüklüğün yaklaşık 2,7 trilyon liralık vergi kaybı anlamına geldiğini ifade eden Akay, söz konusu rakamı 2026 yılı bütçe verileriyle karşılaştırdı.
Akay, 2,7 trilyon liralık vergi kaybının 2026 yılı bütçesinde öngörülen 2 trilyon 712 milyar liralık bütçe açığına ve 2 trilyon 742 milyar liralık faiz giderine neredeyse eşit olduğunu söyledi.
“Demek ki kayıt dışı ekonomiyle etkin ve kararlı mücadele edilse bütçe açığını önemli ölçüde ortadan kaldırmak, hatta bir kalemde faiz giderlerini karşılayabilecek bir kaynak oluşturmak mümkündür” diyen Akay, kamu maliyesindeki kaynak sorununun tercih meselesi olduğunu savundu.
“Kaynak var, tercih yanlış”
Emeklilere hak ettikleri refah payının verilmemesinin gerekçesi olarak sürekli kaynak yetersizliğinin gösterildiğini belirten Akay, kayıt dışı ekonominin vergilendirilmesiyle milyarlarca liralık kaybın önlenebileceğini ifade etti.
Akay, kayıt dışı alanda etkili denetim mekanizmalarının kurulması ve Mali Suçları Araştırma Kurulu başta olmak üzere ilgili kurumların koordinasyon içinde çalışması gerektiğini söyledi.
“Emekliye hak ettiği refah payını veremedik deniliyor. Gerekçe ise hep aynı: ‘Kaynak yok.’ Oysa kayıt dışı ekonomi etkin şekilde vergilendirilse, bu alanda güçlü denetim mekanizmaları kurulsa, MASAK başta olmak üzere ilgili tüm kurumlar koordinasyon içinde çalıştırılsa milyarlarca liralık vergi kaybı önlenebilir” ifadelerini kullandı.
“Esnafın peşine düşmek çözüm değil”
Vergi denetimlerinin kayıt dışı ekonominin merkezine yönelmesi gerektiğini vurgulayan CHP’li Akay, küçük esnafın sürekli denetlenmesiyle vergi adaletinin sağlanamayacağını belirtti.
Kayıt altında faaliyet gösteren esnafın ayda birkaç kez veya yılda defalarca denetlenmesinin gönüllü vergi uyumunu zedelediğini söyleyen Akay, devletin görevinin kayıtlı çalışanları cezalandırmak değil, kayıt dışı çalışanları sisteme dâhil etmek olduğunu ifade etti.
Akay, “Kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almak yerine ayda birkaç kez, yılda defalarca esnafın kapısını çalarak vergi tahsil etmeye çalışırsanız vergi adaletini sağlayamazsınız. Bu yaklaşım gönüllü vergi uyumunu da zedeler” dedi.
“Vergi yükünü dar gelirli taşıyor”
Kamu maliyesinde tasarruf gerekçesiyle sosyal desteklerin azaltıldığını ancak kayıt dışı ekonomiyle aynı kararlılıkla mücadele edilmediğini söyleyen Akay, bu politikanın bedelini emekli, işçi, üretici ve dar gelirlilerin ödediğini savundu.
Devletin Sosyal Güvenlik Kurumuna yaptığı katkıyı azalttığını, İşsizlik Sigortası Fonu’na yönelik devlet katkısını ise yüzde 1’den binde 5’e düşürdüğünü belirten Akay, buna karşın kayıt dışı ekonomiye yönelik mücadelenin yetersiz kaldığını ifade etti.
Akay, kayıt dışı ekonomiyle mücadele edilmediği sürece vergi adaletinin sağlanamayacağını ve vatandaşlara sunulan sosyal desteklerin sürdürülebilir hâle getirilemeyeceğini belirtti.
Türkiye’nin ihtiyacının vergiyi sürekli aynı kesimlerden toplamak olmadığını söyleyen Akay, kayıt dışılığı ortadan kaldıran, adil ve etkin bir vergi sisteminin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.