Gazete Kritik Meclis CHP’li Semra Dinçer: “Kadın cinayetleri siyasi bir tercihin sonucudur”

CHP’li Semra Dinçer: “Kadın cinayetleri siyasi bir tercihin sonucudur”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Semra Dinçer, TBMM Genel Kurulu’nda kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri hakkında konuştu. Adana’da aynı gece öldürülen Hatice Mine K. ile Reyhan A.’yı anan Dinçer, kadın cinayetlerinin münferit olmadığını belirterek Meclis’i sorumluluk almaya ve harekete geçmeye çağırdı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Semra Dinçer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri ve kadınların ekonomik bağımsızlığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dinçer, konuşmasına Adana’da aynı gece yaşamını yitiren Hatice Mine K. ile Reyhan A.’yı anarak başladı.

Boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından evinde uyuduğu sırada tabancayla vurulan Hatice Mine K. ile sokakta yürürken tanımadığı bir kişinin silahlı saldırısı sonucu hayatını kaybeden Reyhan A.’nın ölümüne dikkat çeken Dinçer, iki kadının farklı yerlerde ve farklı kişiler tarafından öldürüldüğünü söyledi.

Dinçer, “Biri evinde, biri sokakta… Biri eşinin elinden, biri bir yabancının elinden… Bu iki kadının tek ortak noktası, ikisinin de bu ülkede güvende olmayı hak ettiği hâlde güvende olamamış olmasıdır” ifadelerini kullandı.

“Kadın cinayetleri münferit değil”

Kadın cinayetlerinin birbirinden bağımsız ve münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Dinçer, 2026 yılının ilk altı ayında 150 kadının cinayete kurban gittiğini, 151 kadının ölümünün ise “şüpheli” olarak kayıtlara geçtiğini belirtti.

Yıllardır akıbeti aydınlatılamayan Gülistan Doku’yu da konuşmasında anan Dinçer, öldürülen kadınların yüzde 61’inin kendi evlerinde yaşamını yitirdiğini söyledi. Kadınların en güvende olmaları gereken yerde şiddete maruz kaldığını vurgulayan Dinçer, iktidarın aile politikalarını eleştirdi.

AKP iktidarının “Aile Yılı” söylemiyle kadınlara ev, aile ve bakım sorumluluğu yüklediğini ileri süren Dinçer, “Veriler apaçık gösteriyor: Kadın en çok o evde öldürülüyor. Bu bir tesadüf değil, AKP iktidarının kurmaya çalıştığı toplumsal düzenin bir sonucudur” dedi.

Kadınların ekonomik bağımsızlığına dikkat çekti

Kadına yönelik şiddetin yalnızca fiziksel boyutuyla ele alınamayacağını ifade eden Semra Dinçer, kadınların ekonomik bağımsızlıktan yoksun bırakılmasının şiddet ortamından uzaklaşmalarını da zorlaştırdığını kaydetti.

Yaklaşık yarım milyon kadının, çocuk ve yaşlı bakım sorumluluğu nedeniyle çalışma hayatından ayrılmak zorunda kaldığını belirten Dinçer, Türkiye’nin kadın istihdamında OECD ülkeleri arasında son sıralarda bulunduğunu söyledi.

Dinçer, “Kadını ekonomik olarak bağımlı hâle getiren bu düzen, kadını şiddetin karşısında da savunmasız bırakıyor. Ekonomik kriz derinleştikçe şiddet farklı bahanelerle karşımıza çıkıyor ve bundan en çok kadınlar mağdur oluyor” ifadelerini kullandı.

Af ve ceza indirimlerini eleştirdi

CHP’li Dinçer, af düzenlemeleri, cezalarda yapılan indirimler ve uzaklaştırma kararlarının etkisiz kalması nedeniyle şiddet geçmişi bulunan kişilerin yeniden sokaklarda dolaştığını savundu. Bu kişilerin ilk hedeflerinin yeniden savunmasız kadınlar olduğunu belirten Dinçer, mevcut uygulamaların kadınların güvenliğini sağlamada yetersiz kaldığını ifade etti.

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin ardından kadın cinayetlerinin arttığını söyleyen Dinçer, yaşananların bir rastlantı olarak değerlendirilemeyeceğini dile getirdi.

“İşte bu bir rastlantı değil, siyasi bir tercihin sonucudur” diyen Semra Dinçer, konuşmasının sonunda Hatice Mine K., Reyhan A., Gülistan Doku ve yaşam hakkı elinden alınan bütün kadınları andı.

Dinçer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne seslenerek kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini söyledi. Meclis’i sorumluluk almaya çağıran Dinçer, kadınların yaşam hakkının korunması için derhal harekete geçilmesini istedi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *