Cumhuriyet Halk Partisi Muğla Milletvekili Avukat Gizem Özcan, Akbelen direnişinin öne çıkan isimlerinden Esra Işık’ın tutuklanmasına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Özcan, yaşanan sürecin yalnızca bir gözaltı ve tutuklama meselesi olmadığını, aynı zamanda yaşam alanlarını korumaya çalışan yurttaşlara yönelik yaklaşımı da gözler önüne serdiğini ifade etti.
Akbelen’de uzun süredir devam eden direnişe dikkat çeken Özcan, bölge halkının en temel haklarından biri olan yaşam hakkını savunduğunu belirtti. Yurttaşların toprağını, suyunu, zeytinini ve geleceğini korumaya çalıştığını vurgulayan Özcan, buna rağmen tam tersine bir tabloyla karşı karşıya kalındığını söyledi.
“Toprağını savunanlar suçlu ilan ediliyor”
Gizem Özcan açıklamasında, ülkede düzenin tersine döndüğünü savundu. Toprağını savunanların suçlu ilan edildiğini, buna karşılık talana imza atanların korunduğunu ifade eden Özcan, bu durumun kamu vicdanında derin bir tartışma yarattığını dile getirdi.
Akbelen direnişini omuzlayan isimlerden Esra Işık’ın gece saatlerinde evinden gözaltına alındığını hatırlatan Özcan, bu müdahalenin gerekçesini de eleştirdi. Özcan’a göre Işık’ın söylediği şey, “acele kamulaştırmayla köylerimizin yok edilmemesi” talebinden ibaretti.
“Toprağını savunmak ne zamandan beri suç?”
CHP’li Özcan, Esra Işık’ın bugün itibarıyla tutuklandığını belirterek bu karara tepki gösterdi. Açıklamasında, “Toprağını savunmak ne zamandan beri suç?” sorusunu yönelten Özcan, yaşananların yalnızca bir hukuk tartışması değil, aynı zamanda çevre ve yaşam hakkı mücadelesi açısından da önemli olduğunu vurguladı.
Özcan, asıl suçun bu ülkenin ortak mirasını bir avuç sermayeye devretmek ve zeytinlikleri yok etmek olduğunu savundu. Böylece açıklamasında, Akbelen’deki mücadelenin yalnızca bölgesel değil, daha geniş bir kamu yararı meselesi olduğunu ifade etti.
Akbelen direnişi yeniden gündemde
Esra Işık’ın tutuklanmasına yönelik bu açıklama, Akbelen direnişini yeniden gündemin merkezine taşıdı. Özellikle bölgedeki yurttaşların çevre, toprak ve yaşam alanlarını korumaya yönelik tepkileri uzun süredir kamuoyunda dikkatle izleniyordu.
Gizem Özcan da açıklamasında bu direnişin arkasında durduklarını açık şekilde ortaya koydu. “Esra’yı alacağız, Akbelen’i vermeyeceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamlayan Özcan, hem Esra Işık’a destek verdi hem de Akbelen’deki mücadelenin süreceği mesajını verdi.
Yaşam alanları ve zeytinlikler tartışmanın merkezinde
Açıklamada öne çıkan en önemli başlıklardan biri, zeytinlikler ve yaşam alanlarının korunması oldu. Özcan, yurttaşların yalnızca kendi mülkiyetini değil, aynı zamanda geleceğini ve ortak doğal mirası savunduğunu vurguladı.
Bu nedenle Esra Işık’ın tutuklanmasının yalnızca bireysel bir olay olarak değil, toprağını savunan yurttaşlara yönelik yaklaşımın bir yansıması olarak değerlendirildiği görüldü. Akbelen üzerinden yürüyen tartışma, çevre mücadelesi ve kamusal değerlerin korunması başlıklarını yeniden öne çıkardı.