Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, savaşın Türkiye üzerindeki olası ekonomik etkilerine ilişkin dikkat çeken bir çıkış yaptı. Avşar, tarımda, enerjide ve ticarette alınması gereken acil önlemlerin belirlenmesi amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle 4 ayrı yazılı soru önergesi sundu.
Avşar, yaptığı değerlendirmede, Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda savaşın Türkiye’ye olası etkilerinin gündeme geldiğini ancak kamuoyuna somut bir eylem planı açıklanmadığını vurguladı. Konunun ciddiyetine uzman görüşleri ve çeşitli raporların da dikkat çektiğini belirten Avşar, Türkiye’nin kırılgan ve dışa bağımlı ekonomik yapısı nedeniyle sürecin etkilerinin ağır olabileceğini ifade etti.
“Ekonomi Koordinasyon Kurulu’ndan somut öneri çıkmadı” mesajı
Avşar, Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun savaşın olası etkileri gündemiyle toplandığını ancak ortaya konan mesajların daha çok genel ve soyut ifadelerden oluştuğunu dile getirdi. Kurul açıklamalarında küresel belirsizlikler ve jeopolitik gerilimlerin ekonomiye muhtemel etkilerini sınırlamak amacıyla koordinasyon içinde gereken tedbirlerin alınacağının ifade edildiğini hatırlatan Avşar, buna rağmen ihtiyaca uygun somut bir acil eylem planının paylaşılmadığını savundu.
Bu durumun kamuoyunda belirsizliği artırdığını belirten Avşar, yalnızca genel ifadelerle yetinilmemesi gerektiğini, savaşın ekonomik sonuçlarına karşı açık, uygulanabilir ve toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir hazırlığın ortaya konulmasının önem taşıdığını kaydetti.
Uzman uyarıları: Kırılgan ekonomi daha fazla etkilenebilir
Avşar, uzmanların Türkiye ekonomisinin kırılgan yapısına dikkat çektiğini söyledi. Enerji maliyetlerindeki artışın cari denge ve fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu, bunun makroekonomik dengeleri zorladığını belirten Avşar, bu sürecin finansal koşulları daha da sıkılaştırdığına işaret etti.
Kredi kanallarındaki daralma ile yatırımların ertelenmesinin büyümeyi yavaşlatabileceğini aktaran Avşar, savaşın yalnızca dış politika veya bölgesel güvenlik açısından değil, aynı zamanda ekonomi yönetimi bakımından da acil ve somut tedbirler gerektiren bir alan olduğunu vurguladı.
“Dışa bağımlılık yüzde 90’lar düzeyinde” vurgusu
Açıklamasında Türkiye’nin doğal gaz, ham petrol, gübre ve gıda başta olmak üzere kritik alanlarda yüksek dışa bağımlılığa sahip olduğunu belirten Avşar, bu bağımlılığın savaş gibi küresel şoklarda etkileri daha ağır hale getirdiğini ifade etti. Enerji ithalat faturasındaki artışın cari açığı büyütebileceğini, akaryakıt ve enerji maliyetlerindeki yükselişin ise enflasyonu besleyebileceğini söyledi.
Üretim maliyetlerindeki yükselişin enflasyon üzerinde ek baskı yaratacağını belirten Avşar, aynı zamanda bu girdilerin ithalat faturasını artırarak cari açığı daha da genişletebileceğine dikkat çekti. Bu nedenle dışa bağımlılığı azaltacak somut ve kalıcı politikaların önem kazandığını dile getirdi.
Oxford Economics raporuna dikkat çekti
Cem Avşar, 20 Mart 2026 tarihli Oxford Economics raporundaki değerlendirmelere de işaret etti. Raporda büyümenin yavaşladığı, enflasyonun arttığı, enerjinin pahalandığı ve artan enerji maliyetleri ile ticaret yollarındaki aksaklıkların küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğunun ifade edildiğini belirtti.
Avşar, Türkiye gibi dışa bağımlılığı görece yüksek ekonomiler açısından bu tür küresel dalgalanmalara karşı dayanıklılığı artırmanın yolunun, enerji ve gıda başta olmak üzere stratejik alanlarda arz güvenliğini güçlendirmekten geçtiğini söyledi. Dış bağımlılığın kademeli şekilde azaltılması ve ekonomik yapının daha dengeli, daha sürdürülebilir bir zemine oturtulması gerektiğini vurguladı.
“Acil önlem paketi derhal açıklanmalı”
Tüm bu değerlendirmeler ışığında Avşar, savaşın ekonomik etkileri ve risklerine karşı toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir acil önlem paketinin artık zorunlu hale geldiğini ifade etti. Bu kapsamda yalnızca genel değerlendirmelerle yetinilmemesi gerektiğini, kamuoyunun doğrudan bilgilendirilmesi ve sektörlerin de sürece dahil edilmesi gerektiğini belirtti.
Avşar’ın soru önergelerinde öne çıkan başlıklar arasında Ekonomik ve Sosyal Konsey’in yeniden işlevsel hale getirilmesi, dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik özel programların hazırlanması, kırılgan ekonomik yapının korunmasına dönük somut tedbirlerin belirlenmesi ve üst politika belgeleri ile planların yeniden gözden geçirilmesi yer aldı.
Tarım, enerji, ticaret ve KOBİ’ler için hangi adımlar soruldu?
Avşar, süreçten olumsuz etkilenebilecek firmalar için Kredi Garanti Fonu teminatlı kredi paketlerinin devreye alınıp alınmayacağını da sordu. İhracat yapan KOBİ’ler için Eximbank desteklerinin genişletilmesi, sınır illerinde faaliyet gösteren esnafa vergi indirimi, SGK teşviki, elektrik ve doğal gaz desteği gibi başlıkların da önergelere taşındığını belirtti.
Tarım tarafında ise kimyevi gübre tüketiminde yüksek dışa bağımlılığa dikkat çekilerek, jeopolitik gerilimlerin gübre tedariki, hammadde temini ve tarımsal üretim maliyetleri üzerindeki etkilerine karşı hazırlanmış bir risk analizi ve acil eylem planı olup olmadığı soruldu. Çiftçilerin krediye erişimi, faizsiz gübre ve akaryakıt kredileri ile ekim döneminde tedarik zincirinin korunmasına yönelik çalışmalar da gündeme taşındı.
Enerji alanında ise arz güvenliğinin sağlanması, alternatif tedarik hatlarının güçlendirilmesi ve yerli-yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılmasına ilişkin programların olup olmadığı soruldu. Ayrıca akaryakıtta Eşel Mobil Sistemi’nin yüzde 100 uygulanmasına yönelik bir çalışmanın bulunup bulunmadığı da dikkat çeken başlıklardan biri oldu.
Gözler hükümetten gelecek yanıtlara çevrildi
Cem Avşar’ın Meclis gündemine taşıdığı bu başlıklar, savaşın ekonomik etkilerine karşı Türkiye’nin nasıl bir hazırlık içinde olduğu sorusunu yeniden gündeme getirdi. Avşar, mevcut koşullar altında yalnızca değerlendirme değil, somut ve uygulanabilir adımların açıklanması gerektiğini savunuyor.
Önergelerde yöneltilen sorular, özellikle enerji arz güvenliği, tarımsal üretim, ticaret akışının korunması, KOBİ’lerin desteklenmesi ve ekonomik kırılganlığın azaltılması gibi temel alanlarda hükümetin nasıl bir yol haritası izleyeceğine ilişkin beklentiyi daha da artırdı. Bu nedenle önümüzdeki süreçte ilgili kurumlardan gelecek yanıtlar, ekonomi yönetiminin savaşın etkilerine karşı nasıl bir pozisyon alacağını göstermesi açısından yakından izlenecek.