Gazete Kritik Gündem Karadeniz’de alarm veren saldırı sonrası güvenlik önlemleri artırıldı

Karadeniz’de alarm veren saldırı sonrası güvenlik önlemleri artırıldı

26 Mart sabahı İstanbul Boğazı’na 26 kilometre kala petrol yüklü Türk sahipli tanker Altura’ya düzenlenen saldırı sonrası Karadeniz’de güvenlik tedbirleri yeniden gündemin merkezine yerleşti. Milli Savunma Bakanlığı’nın bölgedeki gözetleme ve önleme faaliyetlerine ilişkin verileri dikkat çekti.

26 Mart sabahı Karadeniz’den İstanbul Boğazı’na 26 kilometre kala, 1 milyon varil petrol taşıyan Türk sahipli “Altura” adlı tanker koordineli İHA ve İDA saldırısıyla vuruldu. Saldırının ardından tanker telsizle yardım çağrısında bulundu.

Yaşanan olay, Karadeniz’de süregelen güvenlik risklerini yeniden gündeme taşırken, bölgedeki deniz ulaşımı ve enerji güvenliğine yönelik tehditlerin boyutunu da bir kez daha ortaya koydu.

Cem Gürdeniz: “Bu küstah hamle cevapsız kalmamalı”

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, yaptığı değerlendirmede ilk tespitlere göre saldırının Ukrayna tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini öne sürdü. Gürdeniz, bu saldırının Türkiye’ye gözdağı vermeyi hedeflediğini savunarak, yaşanan gelişmenin karşılıksız bırakılmaması gerektiğini ifade etti.

Bu açıklama, saldırının yalnızca bir deniz güvenliği olayı değil, aynı zamanda bölgesel dengeler açısından da kritik bir gelişme olarak değerlendirildiğini gösterdi.

Karadeniz kıyılarında İDA ve İHA parçaları dikkat çekiyor

Son haftalarda Karadeniz’den Türkiye kıyılarına vuran insansız deniz araçlarına yenileri eklenmeye devam ediyor. Son olarak Sakarya’nın Karasu sahilinde, menşei henüz belirlenemeyen bir insansız hava aracına ait parçalar bulundu.

Bu gelişme, Karadeniz çevresindeki tehditlerin yalnızca açık denizle sınırlı kalmadığını, kıyı şeridinde de somut izler bıraktığını ortaya koydu.

Milli Savunma Bakanlığı harekete geçti

Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Karadeniz’de ortaya çıkan sürüklenen mayın tehlikesine karşı 11 Ocak 2024’te İstanbul’da Türkiye öncülüğünde önemli bir adım atıldı. Türkiye, Romanya ve Bulgaristan’ın katılımıyla Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu Mutabakat Muhtırası imzalandı.

Bu yapının aktivasyon süreci ise 2 Temmuz 2024’te başladı. Böylece Karadeniz’de çok uluslu güvenlik iş birliği daha görünür hale geldi.

Deniz Kuvvetleri bölgede yoğun görev yürütüyor

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Rusya-Ukrayna savaşının başlamasının ardından 26 Mart 2022’den itibaren keşif, gözetleme, karakol ve tespit edilen mayın, İDA, İHA ile mühimmatların etkisiz hale getirilmesine yönelik faaliyetlere başladı.

Bu kapsamda Karadeniz Uyumu Harekatı çerçevesinde 2 fırkateyn, 1 denizaltı, 1 karakol gemisi, 1 deniz karakol uçağı, 1 helikopter ve 1 İHA görev yapıyor. Ayrıca mayın gözetleme faaliyetleri için 2 mayın avlama gemisi, 1 hücumbot, 3 helikopter, 1 SAS timi ve 1 İHA bölgede aktif olarak kullanılıyor.

28 bin saati aşan seyir ve binlerce saat uçuş yapıldı

Bugüne kadar gerçekleştirilen harekat ve gözetleme faaliyetleri kapsamında toplam 28 bin 150 saat seyir yapıldığı açıklandı. Deniz karakol uçakları, helikopterler ve İHA’lar tarafından ise 1554 sorti ile 7 bin 711 saat uçuş gerçekleştirildi.

Bu yoğun faaliyetler sırasında toplam 275 şüpheli cisim tespit edildi. Bunlardan 10’unun mayın, 8’inin kamikaze İHA, 11’inin ise kamikaze İDA olduğu belirlendi. Tespit edilen şüpheli unsurların SAS timleri tarafından imha edildiği bildirildi.

Karadeniz’de ilave önlemler devreye alındı

Karadeniz’de tanımlanmış deniz ve hava resminin güçlendirilmesi, kimliği belirsiz hava temasları ile İHA ve İDA’ların gerektiğinde etkisiz hale getirilmesi amacıyla 17 Aralık 2025’ten itibaren ek tedbirler de devreye sokuldu.

Bu çerçevede Kocaeli Cengiz Topel Meydanı’na 3 TB-2 İHA konuşlandırıldı. Ayrıca Karadeniz’de 2 fırkateyn görevlendirildi. Hâlihazırda bölgede haftada 4 sorti deniz karakol uçuşu, 4 sorti İHA uçuşu ve helikopter destekli mayın gözetleme faaliyetleri yürütülüyor.

Sivil kurumlarla yakın koordinasyon sürüyor

Bakanlık açıklamasında, söz konusu faaliyetlerin yalnızca askeri unsurlarla sınırlı olmadığı da vurgulandı. Sahil Güvenlik Komutanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile sivil denizcilik kurumlarının sürece dahil olduğu belirtildi.

Ayrıca Karadeniz’e kıyısı bulunan ülkelerin Batı Karadeniz’de yürüttüğü istihbarat, gözetleme ve keşif faaliyetleriyle de yakın koordinasyon sağlandığı ifade edildi.

Sondaj ve araştırma gemileri çevresinde gözetleme sürüyor

Mayın gözetleme faaliyetleri ve Karadeniz Uyumu Harekatı kapsamında görev yapan unsurların, Batı Karadeniz’de bulunan sondaj ve araştırma gemileri ile bu gemilere destek sağlayan unsurların bulunduğu alanlarda da keşif ve gözetleme faaliyetlerini kesintisiz sürdürdüğü aktarıldı.

Bu durum, Karadeniz’de sadece askeri tehditlerin değil, enerji ve stratejik lojistik hatların korunmasının da öncelikli başlıklar arasında yer aldığını gösterdi.

 
 
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *