CHP Genel Başkanı Özgür Özel, muhalefet partileriyle yürüttüğü ara seçim gündemli temaslar kapsamında İstanbul’da Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan ve beraberindeki heyetle bir araya geldi. CHP Genel Başkanlık İstanbul Çalışma Ofisi’nde gerçekleşen görüşmede Özel’e, CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve CHP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun eşlik etti. Saat 11.30’da başlayan görüşme 1 saat 10 dakika sürdü ve ardından iki lider ortak basın açıklaması yaptı.
Görüşmenin ardından konuşan Özgür Özel, buluşmanın ana başlıklarının Anayasa’ya sahip çıkmak, Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulması ve ülkenin temel sorunlarına karşı ortak tavır geliştirilmesi olduğunu belirtti. Özel, halkın geçim sıkıntısının giderek arttığını, vatandaşın ekmeğinin küçüldüğünü, emekçinin, asgari ücretlinin ve emeklinin yaşam mücadelesinin ağırlaştığını söyledi. Bu tablo karşısında iktidarın ne enflasyona karşı etkili adım attığını ne de krize hazırlıklı bir yönetim sergilediğini savundu.
“Halkın gücünü göstermek gerekiyor”
Özgür Özel, açıklamasında mevcut iktidarın Türkiye’nin gerçeklerini görmediğini ifade ederek, halkın gücünü göstermek için bir dizi adım atılması gerektiğini söyledi. Bu konuda kendi düşüncelerini Seyit Aslan ve heyetiyle paylaştığını aktaran Özel, karşı taraftan gelen değerlendirmelerin de kendi gündemleriyle örtüştüğünü belirtti. Görüşmenin oldukça verimli geçtiğini vurgulayan Özel, muhalefet partileri arasındaki diyalogun ülkenin içinde bulunduğu koşullar açısından önem taşıdığı mesajını verdi.
Özel’in açıklamasında öne çıkan noktalardan biri de ekonomik sorunlarla hukuki ve demokratik sorunların iç içe geçtiği yönündeki değerlendirme oldu. Artan enflasyonun ücretleri hızla erittiğini belirten CHP lideri, geçim koşullarının ağırlaşmasının toplum üzerindeki baskıyı artırdığını dile getirdi. Bu nedenle yalnızca siyasi değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik talepler etrafında da ortak bir mücadele zemininin güçlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
Seyit Aslan’dan dayanışma mesajı
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan da görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, buluşmanın verimli geçtiğini söyledi. Türkiye’nin mevcut koşulları ve güncel gelişmeleri değerlendirme fırsatı bulduklarını belirten Aslan, özellikle 19 Mart’ta başlayan CHP belediyelerine yönelik gözaltı, tutuklama ve yargılama süreçlerine dikkat çekti. Aslan, seçme ve seçilme hakkı ile halkın demokratik hak ve özgürlükleri için dayanışma göstermek amacıyla bu görüşmede yer aldıklarını ifade etti. Bu dayanışmanın süreceğini de özellikle vurguladı.
Aslan, demokratik haklara yönelik baskıların son bulması, yargılanan kişilerin serbest bırakılması ve siyasi operasyonların sona ermesi gerektiğini söyledi. Bu çerçevede, dayanışmanın sadece sözle değil, mücadeleyle büyütülmesi gerektiğini belirten Aslan, önümüzdeki dönemde de bu konudaki ortak tutumu sürdüreceklerini dile getirdi.
İran, ateşkes ve bölgesel gerilim değerlendirmesi
Seyit Aslan, açıklamasında bölgedeki gelişmelere de değindi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının 40 gündür sürdüğünü, gece saat 02.00’de ise bir ateşkes ilan edildiğini hatırlattı. Daha önce de müzakereler sürerken İran’a yönelik saldırı dalgasının başlatıldığını anımsatan Aslan, bu tablo karşısında dünya halklarının dayanışmasının ve mücadelesinin etkili olduğunu savundu. Özellikle ABD, İngiltere, Almanya, Yunanistan ve başka birçok ülkede halkların gösterdiği tepkinin, Trump yönetimini en azından bugünlük bir ateşkese yönelttiğini söyledi.
Ancak Aslan, bunun ABD ve İsrail’in yeniden İran’a saldırmayacağı anlamına gelmediğini de vurguladı. İran halkı, işçileri, emekçileri ve yoksullarıyla dayanışmanın büyütülmesi gerektiğini belirten Aslan, dünyanın her tarafında bu saldırganlığa karşı ses çıkarılması çağrısında bulundu. Böylece ateşkesin tek başına yeterli görülmediğini, bölgesel gerilimin dikkatle izlenmesi gerektiğini ifade etti.
AYM ve AİHM kararları ile tutuklular gündemdeydi
Seyit Aslan, Türkiye’de Anayasa’nın var olmasına rağmen uygulanmadığını, AİHM ve AYM kararlarının da hayata geçirilmediğini söyledi. Türkiye’nin demokratikleşmesi için gerekli adımların atılmadığını savunan Aslan, bu nedenle partilerle birlikte emek ve meslek örgütlerinin mücadelesini yükselteceğini ifade etti. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Can Atalay ve Tayfun Kahraman gibi isimlerin AİHM ve AYM kararlarına rağmen cezaevinde tutulduğunu belirten Aslan, bu isimlerin serbest bırakılması ve demokratik hayata katılmalarının sağlanması yönündeki taleplerini sürdüreceklerini kaydetti.
Ayrıca CHP’li belediyelere yönelik operasyonların siyasi olduğunu savunan Aslan, belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması, serbest bırakılması ve seçildikleri görevlere geri dönmesi gerektiğini söyledi. Kayyum uygulamalarının son bulmasını isteyen Aslan, ifade özgürlüğü alanındaki baskılara ve gazetecilerin tutuklanmasına da dikkat çekti.
Ekonomi, ücretler ve 1 Mayıs çağrısı
Aslan, Körfez ve İran’daki saldırıların ardından Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla petrol fiyatlarının yükseldiğini, bunun da Türkiye’de zaten ağır olan ekonomik tabloyu daha da zorlaştırdığını ifade etti. Yıl başında açlık sınırının altında belirlenen asgari ücretin kayıplarının büyüdüğünü, emeklilerin durumunun daha da ağırlaştığını ve kamu emekçileriyle işçilerin açlık sınırında yaşamaya zorlandığını söyledi. Buna karşılık sarayın şatafatlı harcamalarının sürdüğünü belirten Aslan, ülkenin gerçek değerlerini yaratanların refah içinde yaşaması ve ücretlerin artırılması talebini yineledi.
Son olarak 1 Mayıs’a dikkat çeken Aslan, işçilerin, emekçilerin, kadınların ve gençlerin kendi talepleriyle meydanları doldurması gerektiğini söyledi. Türkiye’de milyonlarca insanın borçlu olduğunu, ekonomik politikalar ile antidemokratik uygulamalara karşı birleşik bir mücadele yürütmenin zorunlu hale geldiğini ifade etti. Aslan’a göre, yaklaşan 1 Mayıs bu tepkinin ve ortak mücadelenin görünür hale geleceği önemli bir tarih olacak.