Oruç, sağlıklı bireylerin gerçekleştirmesi gereken bir ibadet olup, vücut sağlığına pek çok fayda sağlamaktadır. Ancak yaz aylarındaki yoğun sıcaklar, uzun süre aç kalmayı zorlaştırabilir. Bu sebeple oruç tutmayı planlayan bireylerin, öncelikle sağlık durumlarını göz önünde bulundurarak doktorları ile görüşmeleri oldukça önemlidir.
Oruç ve Kalp Sağlığı Üzerindeki Etkileri
Oruç tutan kişilerde kan pıhtılaşma süreçlerinin azaldığı, iyi kolesterol seviyelerinin (HDL) yükseldiği, kötü kolesterol (LDL) seviyelerinin ise düştüğü gözlemlenmiştir. Özellikle, kalp sağlığı açısından risk oluşturabilecek homosistein seviyelerinin düşük seyretmesi, oruç tutmanın kalp hastalıklarından korunmada etkili olduğunu göstermektedir. Araştırmalar, düzenli olarak oruç tutmanın kalp hastalıklarının ilerlemesini yavaşlattığını ve bu koşullarda kalp sağlığını olumlu yönde etkilediğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, oruç tutmanın kalp hastalıkları üzerindeki faydaları, yapılan çalışmalarda daha belirgin hale gelmiştir.
Hangi Bireyler Oruç Tutamaz?
Oruç tutma konusu, bazı sağlık problemleri olan kişiler için oldukça hassas bir durumdur. Son bir yıl içerisinde kalp krizi geçiren bireyler, kalp ameliyatı olmuş olanlar ve kontrolsüz hipertansiyon hastaları oruç tutmamalıdır. Ayrıca çoklu ilaç kullanmak zorunda kalan kalp yetmezliği, kalp kapak rahatsızlığı veya ritim bozukluğu olan kişilerin de oruç tutmaması gerekmektedir. Özellikle inme riski taşıyan ve kan sulandırıcı ilaç kullanan bireylerin oruç tutması önerilmez. İlaç kullanmasına rağmen kalp hastalığı belirtileri devam eden kişiler ve son bir yıl içinde stent takılmış olan ve ikili kan sulandırıcı kullanan hastalar için de oruç tutma durumu geçerli değildir.
Oruç Tutabilecek Hastalar
Kronik koroner arter hastalığı mevcut olup durumu stabil giden bireyler, eğer doktor onayı almışlarsa ve tedavi sürecinde yalnızca aspirin kullanmaktalarsa oruç tutabilirler. Ayrıca, ilaç saatlerini etkilemeyecek bir düzenle oruç tutabilen tansiyon hastalarının da ilgili sağlık durumlarını gözeterek bu ibadeti yerine getirmeleri mümkün olmaktadır. Dolayısıyla, oruç tutma yönünde karar alacak kişilerin, sağlık uzmanları ile bu konuyu görüşmeleri önemli bir adım olacaktır.
İftar ve Sahurda Beslenme Önerileri
İftar saatinde uzun bir açlığın ardından aşırı yemek yeme isteği meydana gelebilir, bu yüzden dikkatli olmak hayati önem taşır. Kalp sağlığını korumak adına, ağır ve fazla yemek tüketiminden kaçınmak gerekmektedir. Hızlı yemek yemenin kalp üzerindeki yükü artırabileceği unutulmamalıdır. Yağlı, ağır işlenmiş ve kızartılmış yemeklerden uzak durulmalı; bunun yerine çorba, peynir, makarna, komposto gibi hafif yiyeceklerle iftar açılmalıdır. Hamur işleri tercih edilecekse, içerisine bol sebze eklenerek fırında yapılan yemekler tercih edilmelidir. Ayrıca, nohut, mercimek ve fasulye gibi yoğun lif içeren baklagillerin tüketimi sınırlanmalıdır. İftardan sonra ise şerbetli tatlılardan kaçınılması oldukça önemlidir. Su alımının 2 litre düzeyinde tutulmasına özen gösterilmelidir. İftardan 2 saat sonra hafif yürüyüşler de kalp sağlığı için faydalıdır. Sahurda gün boyu tok tutacak, kan şekerini dengeleyecek sağlıklı besinler tercih edilmelidir. Yumurtalı, sütlü ve sebze ağırlıklı besinler ile dengeli bir öğün oluşturmak önemlidir.
Kardiyolog Dr. Selim PANÇ