Baktığınız her parçada çok farklı özellikler/karakteristikler bulunsa da aslında her şeyi birlikte okumanın zorunlu olduğu bir dönemden geçiyoruz. Birlikte okumayı başaramamak, kavrayamamak aslında hiçbir sonuç üretmeyecek bir debelenmenin y
Türkiye’de rejim değişmiştir ve bu rejimi değiştiren sadece AK
Hazırlanmış bir sosyolojiye eşlik ve önderlik eden AKP, dünya sisteminin temel çelişkilerine karşı bir siyaset üretme der
Sürekli değişim dediği hâlde bunu bir türlü başaramayan, neyi değiştirmek istediğini anlatamayan ve her defasında aynı sonuç ve hareket tarzlarına mahkûm olan solun her renginin bu çıkmazdan kurtulması elbette mümkündür; ama bu zihniyetle değil! Kendisini, rakibini tanımayan, buradaki gerçekliği çözümlemeyen ve kendisi dışındaki etkenleri sorumluluk makamına otur
Sol çoktandır kendi iç ik
Bu çerçevede AKP ve solun geneline bakıldığında karşımıza bir ölçek sorunu çıkmaktadır. Bir tarafta egemen dünya siyasetine eklemlenen ve o çerçevede kendi rejimini inşa etmek için alan yaratan AKP, diğer tarafta ne bunu yapacak gücü ve kudreti olan ne de bunun karşı siyasetini oluşturup egemen kılacak dermanı bulunan bir sol karşımıza çıkmaktadır. Meseleyi seçim yenilgileri, kurultay hesapları arasına sıkıştıran bir siyasetsizliğin getirisi ne olabilir ki? O nedenle diyoruz ki solun krizi sistemin, AKP’nin krizinden daha derindir. Yaşanabilecek bir ekonomik krizde sol, bir alternatif olarak gündeme gelmeyecektir. O nedenle kimse kriz beklentisiyle solun iktidarını eşlememelidir; çünkü kitlelerin yüzü sola dönük değildir. Bu, kitlelerin sağcı oluşuna ilişkin değildir; bu, solun aktör olmayışı, siyaset ve çözüm üretemeyişi ile ilgilidir. Dolayısıyla en büyük kriz solun kendi krizidir ve bu durum görülmedikçe, tartışılmadıkça, tedavi edilmedikçe seçim ve yenilgi rutini devam edecektir.
Bir tarafta akan bir
Geniş toplum kesimlerinin gerisinde bir siyaset, geniş toplum kesimlerinin gerisinde bir kadro ile ne değişim ne iktidar mümkün olabilir. Memleketi, dünyayı ve bu ikisine dair beklentileri olan geniş kesimleri iyi tanıyan, anlayan bir kadro; bu kadronun inşa edeceği politikayı üretecek ve yayacak kurumlar, doğru iletişim mekanizmalarıyla sağlıklı ilişki kurma düzlemi ve bütün bunların sonucunda ortaya çıkan etki/tepkiyi ölçümleyecek kurum ve yöntemler oluşturulmadığı sürece değişim olası değildir. Bunlar gerçekleşmediği sürece her değişi
