CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alınan Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere için uygulanan ev hapsi kararını sert bir dille eleştirdi. Adem, bu kararın, Adıyaman halkının iradesine karşı bir müdahale olduğunu ifade etti. Özellikle halkın seçtiği temsilcilerin özgürlüklerinin sınırlanmasının kabul edilemeyeceğini belirten Adem, bu durumu hukuksuzluk olarak nitelendirdi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin ev hapsine alınmasını eleştirerek, bu durumun Adıyaman halkının iradesine karşı ciddi bir tehdit oluşturduğunu dile getirdi. Adem, “Bu haksız karar ile halkın seçilmiş iradesi hedef alınıyor. Başkanımız Tutdere, yıllardır Adıyaman’ın sorunlarını gündeme getirerek, özellikle 6 Şubat depreminin ardından büyük bir çaba sarf etti. Yaraları sarmak için halkıyla beraber çalışan bir liderin, bu tür bir muameleye tabi tutulması asla kabul edilemez. Hükümetin halkı susturma çabaları, halkın hizmetkarı olanları değil, asıl haksız yere ceza alanları yargılanmalıdır” diye konuştu.
Adem, Tutdere’nin ev hapsine alınmasının sadece bir hukuki mesele değil, aynı zamanda siyasi bir manevra olduğunun altını çizdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı, bu tür uygulamaların, demokrasiye ve halk iradesine yönelik bir tehdit oluşturduğunu belirterek, "Seçilmiş bir belediye başkanının, halk için yaptığı mücadeleler engellenmek isteniyor" ifadesinde bulundu. Bu olayın, sadece Adıyaman ile sınırlı kalmayıp, tüm Türkiye'deki yerel yönetimlerin siyasi anaforlar içinde uygulamalara tabi tutulması ihtimalini artırdığını savundu.
Erhan Adem, Abdurrahman Tutdere'nin, Adıyaman halkı için önemli bir figür olduğunu ve sürekli olarak yerel meseleleri dile getirdiğini vurguladı. 6 Şubat tarihindeki büyük depremin ardından bölgede yaşanan sıkıntılarla ilgili başkanın, halkıyla birlikte omuz omuza çalışarak önemli adımlar attığını kaydetti. Bu tür kararlar ile halkın iradesinin hiçe sayıldığını ve bunun sonucunda yerel yönetimlerin işlevselliğinin zayıflatılmaya çalışıldığını ifade eden Adem, “Halka hizmet edenlerin değil, halkı susturmaya çalışanların cezalandırılması gerektiği görüşündeyiz” şeklinde konuştu.