Gazete Kritik Siyaset Devlet Bahçeli: "Birleşmiş Milletler, hukuksal işlevini ve bağlayıcılığı iradesini kaybetmiştir"

Devlet Bahçeli: "Birleşmiş Milletler, hukuksal işlevini ve bağlayıcılığı iradesini kaybetmiştir"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’deki grup toplantısında hem “Terörsüz Türkiye” sürecine hem de bölgedeki savaş ortamına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, ihtiyaç duyulan demokratik ve hukuki düzenlemelerin ilgili komisyon raporu doğrultusunda adım adım uygulanacağını söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada gündemin öne çıkan başlıklarına dair değerlendirmelerde bulundu. Ramazan ayının ardından bayram günlerinin buruk da olsa yaşandığını belirten Bahçeli, savaşların gölgesinde geçirilen bu dönemde toplumsal birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti.

Bahçeli, nifak tohumlarını çürütmek için her zamankinden daha kararlı olduklarını ifade ederek, daha güçlü bir Türkiye, daha müreffeh bir millet ve daha kuvvetli bir devlet hedefiyle hareket ettiklerini vurguladı.

“Terörsüz Türkiye” hedefi yeniden öne çıktı

Konuşmasının önemli bölümünü “Terörsüz Türkiye” hedefine ayıran Bahçeli, bu hedefin hem ilahi bir lütuf hem de Türk milletinin hikmetli aklının bir sonucu olduğunu söyledi. Terörsüz Türkiye çağrısına karşı çıkanların şimdi geri planda kaldığını belirten Bahçeli, bu sürecin ülkenin her köşesinde milli yürekleri sulayan bir anlayış olduğunu ifade etti.

Bahçeli, Türk ile Kürt’ün ebedi kardeşliğine vurgu yaparak, ortak kader ve keder paydasında yekvücut olmanın önemini dile getirdi. Vatanın, acının, amacın ve mazinin bir olduğunu söyleyen Bahçeli, hep birlikte Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti olduklarını kaydetti.

Demokratik ve hukuki düzenlemeler için “adım adım” vurgusu

Bahçeli, Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında ihtiyaç duyulan demokratik ve hukuki düzenlemelerin, ilgili komisyonun hazırladığı rapora göre aşama aşama yerine getirileceğini söyledi. Bu süreçte yanlış anlamalara yol açacak, iyi niyetle çelişecek, kırılganlıkları artıracak ve sancılı sonuçlar doğurabilecek açıklamalardan özenle kaçınılması gerektiğini ifade etti.

Sürecin aceleye getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, tartışmaları alevlendirmenin anlamı olmadığını belirtti. Bayramın ardından kapsamlı reformların aşama aşama hayata geçeceğine inandığını dile getirdi.

“Yasal ve demokratik adımlar sırasıyla atılacak”

Bahçeli, Türk milletinin kardeşliğine ve ortak kaderine ön şartı olmadan sahip çıkacağını ifade ederek, Terörsüz Türkiye sürecinin belirli süreli bir mücadele ya da mevsimlik bir girişim olmadığını söyledi. Bu çerçevede mağlup olan ya da sahadan boynu bükük ayrılacak bir taraf bulunmadığını vurguladı.

Ucuz hesaplara kapılmadan, küçük anlaşmazlıklardan çıkar devşirmeden ve basit yargıların peşine takılmadan, toplum vicdanının beklentisine uygun yasal ve demokratik adımların sırayla atılacağını belirtti. Türkiye’nin yeni yüzyılda kronikleşmiş sorunlarından kurtarılmasının gerçek vatanseverlik olduğunu ifade etti.

Uluslararası sistem ve savaş ortamına sert eleştiri

Bahçeli konuşmasında uluslararası sisteme yönelik sert eleştiriler de dile getirdi. Birleşmiş Milletler’in hukuksal işlevini ve bağlayıcılık iradesini kaybettiğini söyleyen Bahçeli, uluslararası insancıl hukukun dikkate alınmadığını ve adeta paçavraya döndüğünü ifade etti.

ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının 25’inci gününde komşu coğrafyaların toz duman içinde kaldığını belirten Bahçeli, Trump’ın İran’ı yok etme tehdidi, İran Dışişleri Bakanı’nın müzakerelerin tamamen sona erdiğine dair açıklaması ve İsrail Başbakanı’nın savaşın gerektiği kadar süreceğini söylemesinin barış umutlarını zayıflattığını kaydetti.

İsrail’e sert tepki, Türkiye’ye destek mesajı

Bahçeli, Türkiye’nin barışçıl arayışlarını samimiyetle sürdürdüğünü belirterek, Türk dış politikasının dikkatli, ciddi, saygılı ve yapıcı bir çizgide ilerlediğini söyledi. Cumhurbaşkanı’nın diplomatik temaslarını aralıksız sürdürdüğünü ifade etti.

Bölgedeki gerilimin giderek arttığını vurgulayan Bahçeli, Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelerin ve karşılıklı tehditlerin tehlikenin boyutunu açıkça gösterdiğini dile getirdi. Körfez ülkelerini de içine alabilecek bir savaşın dalga dalga yayılabileceğini söyleyen Bahçeli, uluslararası toplumun sıcak savaş ortamını tribünden izlemeyi bırakması gerektiğini savundu.

“Asıl rejim değişikliği İsrail’de yaşanmalıdır”

İsrail’in bölgedeki saldırgan tutumuna da tepki gösteren Bahçeli, asıl rejim ve yönetim değişikliğinin İsrail’de yaşanması gerektiğini söyledi. İsrail’in ABD yönetim sistemi üzerinde etkili olmasının büyük bir tehlike olduğunu ve Amerikan halkı açısından da doğrudan hakaret anlamına geldiğini belirtti.

Ramazan ayı boyunca Mescid-i Aksa’nın abluka altına alınmasına ve uzun yıllar sonra ilk kez bayram namazının kılınamamasına da değinen Bahçeli, bu durumun Müslüman gönülleri derinden yaraladığını ifade etti. Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın İslam’ın ayrılmaz parçaları olduğunu vurguladı.

“Milli güvenliğimizi başkalarının inisiyatifine bırakmayacağız”

Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın milletin bekası ve ülkenin bağımsız geleceği için her zamankinden daha önemli bir görevle karşı karşıya olduğunu söyledi. Ülkenin ve bölgenin maruz kaldığı stratejik tehditlerin, küresel senaryoların bugünkü yansıması olduğunu belirtti.

Milli birliğin, milli güvenliğin, milli çıkarların ve milli varlığın; sömürge saplantılarına, siyonist planlara ve egemen güçlerin yönlendirmesine terk edilmeyeceğini vurgulayan Bahçeli, dünyanın enerji ve su kaynaklarını kontrol etmek isteyen yeni emperyalizmin bu kaynaklara sahip milletler üzerinde operasyonlar peşinde olduğunu ifade etti.

 
 
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *