Wimbledon’da gecenin maçı: Djokovic ile Auger-Aliassime kortu ateşe verdi
Wimbledon 2026’da tenis tutkunlarının uzun süre unutamayacağı bir çeyrek final mücadelesi yaşandı. Novak Djokovic ile Felix Auger-Aliassime arasında oynanan karşılaşma, turnuvanın en yüksek tempolu ve en dramatik maçlarından biri oldu. Beş sete uzayan mücadelede iki oyuncu da fiziksel sınırlarını zorlarken, kortta karar anlarını daha iyi yöneten isim Djokovic oldu.
Maça dengeli başlayan Djokovic, ilk seti tie-break sonunda alarak avantajı yakaladı. Ancak Kanadalı raket Auger-Aliassime, güçlü servisleri ve agresif forehand vuruşlarıyla ikinci sette oyunun ritmini değiştirdi. İkinci seti hanesine yazdıran Auger-Aliassime, maçın kolay geçmeyeceğini daha erken dakikalarda gösterdi.
Üçüncü sette Djokovic’in deneyimi öne çıktı. Sırp raket, oyunu daha fazla çizgi gerisinden kontrol etmeye başladı ve kritik puanlarda hata sayısını düşük tuttu. Bu bölümde servis oyunlarında daha sağlam kalan Djokovic, setlerde yeniden öne geçti. Ancak maçın kırılma noktası dördüncü sette geldi.
Auger-Aliassime geri döndü, maç final setine taşındı
Djokovic’in üçüncü setin ardından kontrolü eline aldığı düşünülürken Auger-Aliassime dördüncü sette büyük bir direnç ortaya koydu. Kanadalı tenisçi, geriye düştüğü anlarda oyundan kopmadı ve özellikle servis performansıyla ayakta kaldı. Dördüncü set tie-break’e giderken Centre Court tribünleri de karşılaşmanın temposuna ortak oldu.
Tie-break bölümünde daha cesur oynayan Auger-Aliassime, seti kazanarak mücadeleyi karar setine taşıdı. Böylece maç, yalnızca skor açısından değil, psikolojik açıdan da yeni bir seviyeye çıktı. Djokovic’in tecrübesi ile Auger-Aliassime’in fizik gücü arasındaki savaş, final sette zirveye ulaştı.
5 saati aşan maraton nefes kesti
Karar setine gelindiğinde maçın süresi 5 saate yaklaşmıştı. İki oyuncu da uzun rallilerde büyük efor harcarken, Djokovic’in savunmadan hücuma geçişleri ve Auger-Aliassime’in servis baskısı karşılaşmayı ayakta tuttu. Özellikle final setinin son oyunlarında her puan tribünlerden büyük reaksiyon aldı.
Djokovic, ilerleyen yaşına rağmen fiziksel direncini korudu ve kritik anlarda soğukkanlılığını kaybetmedi. Auger-Aliassime ise maç boyunca üst düzey servis performansı ve cesur vuruşlarıyla Djokovic’i son ana kadar zorladı. Ancak belirleyici anlarda daha az hata yapan Djokovic, beş setlik maratonu kazanmayı başardı.
Djokovic’in Wimbledon yürüyüşü sürüyor
Bu galibiyet, Djokovic’in Wimbledon’daki derin turnuva alışkanlığını bir kez daha gösterdi. Daha önce Roman Safiullin’i geçerek çeyrek finale yükselen Sırp tenisçi, bu sonuçla bir kez daha Grand Slam sahnesinde büyük maçları nasıl oynadığını gösterdi.
Auger-Aliassime ise mağlubiyete rağmen turnuvanın en dikkat çekici performanslarından birine imza attı. Kanadalı raket, Djokovic karşısında oyundan kopmayarak hem fiziksel hem de mental olarak ne kadar güçlü bir seviyeye geldiğini ortaya koydu.
Wimbledon’da gecenin özeti ise çok netti: Djokovic yine pes etmedi, Auger-Aliassime sonuna kadar direndi ve tenis dünyası 5 setlik unutulmaz bir mücadele izledi.