İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Konuşmasına geçtiğimiz cumartesi günü Tandoğan Meydanı’nda düzenlenen “Bayrak açıyorum” mitingini hatırlatarak başlayan Dervişoğlu, meydanda ortaya çıkan tablonun milletin hafızasının ve iradesinin diri olduğunu gösterdiğini söyledi.
Dervişoğlu, Tandoğan’da yükselen sesin geçici bir tepki olmadığını belirterek, bu iradenin Türkiye’nin geleceğine yönelik güçlü bir mesaj taşıdığını ifade etti. Türk milletinin sabrının çaresizlik, sükûnetinin ise teslimiyet olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Eğitim Politikalarına Eleştiri
Konuşmasında eğitim başlığına geniş yer ayıran Dervişoğlu, Türkiye’de meselenin yalnızca müfredatla sınırlı olmadığını söyledi. Çocukların okula aç gitmesi, öğretmenlerin huzurla sınıfa girememesi ve ailelerin eğitim yükünü taşımakta zorlanmasının temel sorunlar arasında olduğunu dile getirdi.
Milli eğitimin yalnızca ders programlarından ibaret olmadığını belirten Dervişoğlu, eğitimin milletin kendisini geleceğe taşıma iradesi olduğunu ifade etti. Türkçeyi doğru konuşan, doğru yazan ve doğru düşünen nesiller yetiştirilmesi gerektiğini söyleyen İYİ Parti lideri, okulların vakıf ve dernek ağlarına bırakılmaması gerektiğini savundu.
Dervişoğlu’na göre Tandoğan’da yükselen itirazın sebeplerinden biri de eğitim politikalarıydı. Bu anlayışı “millîsiz eğitim” olarak nitelendiren Dervişoğlu, torpil düzeni, pedagojik yetersizlik ve gençlerin baskı altına alınmasına karşı mücadele edeceklerini söyledi.
“Gençlerin Yakasından Düşün”
Dervişoğlu’nun konuşmasında en sert çıkışlarından biri gençler üzerinden yapılan siyasete yönelik oldu. Gençlerin burs, yurt, mülakat ve sosyal medya paylaşımları üzerinden baskı altına alındığını savunan Dervişoğlu, iktidara “Gençlerimizin yakasından düşün” diye seslendi.
Bir sosyal medya paylaşımı nedeniyle gençlerin hayatlarının karartılmaması gerektiğini söyleyen Dervişoğlu, genç fikirlerden korkulmaması gerektiğini belirtti. Türk gençliğinin baskıyı değil, hürriyeti, adaleti ve eşitliği hak ettiğini vurguladı.
Dervişoğlu, geçmişte farklı toplumsal ayrışmalar üzerinden kuşakların yıpratıldığını, bugün ise sosyal medyanın dili üzerinden yeni bir kutuplaşma oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Gençlerin birbirine düşman edilmesine izin vermeyeceklerini ifade etti.
Terörsüz Türkiye Süreci İçin Uyarı
İYİ Parti lideri, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in son açıklamalarına da değindi. Dervişoğlu, söz konusu açıklamaların Terörsüz Türkiye sürecinde temel çerçevenin değiştiği anlamına geldiğini savundu.
Daha önce “önce şartsız silah bırakılacak, ihtiyaç varsa hukuki düzenlemeler değerlendirilecek” yaklaşımının öne çıktığını belirten Dervişoğlu, artık “silah bırakmayı sağlayacak yasal zeminin oluşması gerekiyor” anlayışına geçildiğini söyledi.
Bu durumun yalnızca yöntem değişikliği olmadığını dile getiren Dervişoğlu, TBMM’nin hiçbir silahlı yapının beklentilerini karşılamak için önceden yasa çıkaran bir kurum olmadığını vurguladı.
NATO Zirvesi Hazırlıklarına Tepki
Dervişoğlu, gelecek hafta Ankara’da yapılacağını belirttiği NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi hazırlıklarını da eleştirdi. Türkiye’nin böyle bir zirveye ev sahipliği yapabilecek büyüklükte ve kapasitede bir devlet olduğunu söyleyen Dervişoğlu, asıl meselenin hazırlıkların kurumsal ciddiyet ve millet onuruyla yürütülmesi olduğunu ifade etti.
Ankara’da yolların kapatılması, üniversiteler ve kamu kurumlarında düzenlemeler yapılması, gündelik hayatın güvenlik tedbirleriyle zorlaştırılması ve gazetecilerin akreditasyonlarının tartışma konusu olmasını eleştiren Dervişoğlu, “Devlet ciddiyeti bu değildir” dedi.
Ankara Esnafı İçin Kanun Teklifi
İYİ Parti Meclis Grubu olarak bir kanun teklifi verdiklerini açıklayan Dervişoğlu, NATO Zirvesi kapsamında alınan tedbirlerden doğabilecek ekonomik yükün esnafın omzundan alınması gerektiğini söyledi.
Dervişoğlu, 1-31 Temmuz 2026 tarihleri arasında Ankara genelinde faaliyet gösteren işletmelerin kira ödemeleri üzerinden gelir vergisi stopajı alınmamasını önerdi. Aynı dönemde Ankara’daki özel sektör işverenlerinin sigorta primlerinin işveren payı ile Bağ-Kur kapsamındaki bazı primlerin Hazine tarafından karşılanması gerektiğini belirtti.
“Türkiye’nin İtibarı Hukukla Ölçülür”
Dervişoğlu, Türkiye’nin itibarının boyanan duvarlarla, kapatılan yollarla ya da susturulan gazetecilerle ölçülemeyeceğini söyledi. Ona göre Türkiye’nin gerçek itibarı hukukunun güvenilirliği, kurumlarının ciddiyeti ve dış politikasının tutarlılığıyla belirlenir.
Konuşmasının sonunda birlik çağrısı yapan Dervişoğlu, adalet, eğitim, emek, üretim ve Cumhuriyet çatısı altında birleşme vurgusu yaptı. “Bizim kavgamız adaletsizlikledir, yoksullukladır, liyakatsizlikledir” diyen Dervişoğlu, Türkiye için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.