Gazete Kritik Siyaset Mahmut Arıkan: NATO hazırlıkları utanç verici, iktidar branda iktidarı!

Mahmut Arıkan: NATO hazırlıkları utanç verici, iktidar branda iktidarı!

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Ankara'daki NATO Zirvesi hazırlıklarını eleştirerek, iktidarın sorunları örtmekle suçladı. Ayrıca, emeklilere yönelik maaş talepleri ve Kıbrıs meselelerine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Saadet Partisi Genel Başkan Mahmut Arıkan, Ankara'da düzenlenecek olan NATO Zirvesi öncesinde yapılan hazırlıkların oldukça utanç verici olduğunu dile getirdi. Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı'nda konuşan Arıkan, mevcut hükümeti eleştirerek, "Bu iktidar branda iktidarıdır" ifadesini kullandı. Konuşmasında, iktidarın sorunları çözmek yerine, sadece göz ardı etmeyi ve örtmeyi tercih ettiğini belirten Arıkan, bu durumu örneklerle destekledi. Cumhurbaşkanı'nın çeşitli bölgelerdeki ziyaretleri için yapılan hazırlıkları eleştiren Arıkan, "Düşünsenize, Hatay'a gidecek branda, Adıyaman'a gidecek branda, şimdi de Trump gelecek diye Ankara her yerden brandalarla örtülüyor. Bugüne kadar yaşanan tüm bu beceriksizlikleri branda ile örtmek mümkün değildir." dedi.

Adıyaman Tütününü Gözler Önüne Serdi

Mahmut Arıkan, Adıyaman'dan getirdiği tütün örneği ile ülke tarımındaki durumu gözler önüne serdi. "Elimde tuttuğum sadece bir tarım ürünü değil, aynı zamanda bu ülkenin emeği, hafızası ve üretim isteğidir" diyerek adeta bir tarımın iç yüzünü aktardı. AK Parti iktidarı öncesinde tütün üretiminden geçimini sağlayan insan sayısının 500 binin üzerinde olduğunu ifade eden Arıkan, bu sayının günümüzde 35 binlere düştüğünü vurguladı. Üretim düşerken, sigara tüketiminin rekor seviyelere ulaştığına dikkat çeken Arıkan, "Türkiye’de yıllık sigara tüketimi 160 milyar adedi geçerek en yüksek düzeye çıktı. Faizle ilgili söylemlere rağmen, ülke tarihinin en yüksek faiz oranlarıyla karşı karşıyayız. Aynı zamanda enflasyon da yükselmeye devam ediyor" şeklinde konuştu. Bu çelişkilerin, hükümetin tarım ve ekonomi politikalarını sorgulamasına neden olduğunu belirtti.

Emeklilerin Mağduriyetine Dikkat Çekti

Arıkan konuşmasının devamında, Dünya Emekliler Günü nedeniyle emeklilerin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti. Hükmetin "Emeklilerin enflasyona ezdirmedik" açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını savunan Arıkan, mevcut enflasyon oranlarının halkın gerçek yaşam koşullarıyla uyuşmadığını ifade etti. Geçmişteki en kötü ekonomik kriz dönemlerinde bile en düşük emekli maaşının asgari ücretin 1,6 katı olduğunu belirten Arıkan, bugünün koşullarında bu oranın sağlanabilseydi, emekli maaşlarının 45 bin lira olması gerektiğini dile getirdi. İktidarla yaptığı hesaplamalarda, "45 bin lira nerede, 20 bin lira nerede?" diye sorarak, emeklilerin durumunun daha iyi bir düzeye getirilmesi için kalıcı bir kanuni düzenlemenin elzem olduğunu vurguladı.

Sıkı Yönetim Endişesi ve Hükümete Eleştiriler

Ankara'daki NATO Zirvesi öncesi gerçekleştirilen hazırlıklar hakkında yorum yapan Arıkan, hükümetin ülkenin temel sorunlarını göz ardı ettiğini ve sadece NATO ile ilgilendiğini ifade etti. İlgili hazırlıkların halk açısından son derece utanç verici bir duruma soktuğunu kaydeden Arıkan, "Sırf eylem yapma ihtimali olan bireyler tutuklanıyor. Matbaalara, eylemlerle alakalı içeriklerin basılması engelleniyor. Gazetecilere uygulanan kısıtlamalar, halkın yoksulluk konusunu goz ardı etmesine neden oluyor" dedi. Ayrıca, iktidarın, uluslararası ziyaretlerinde benzer yasaklamaların uygulanmadığını belirterek, bu tür özel yönetim uygulamalarının halka yansımasının düşündürücü olduğunu vurguladı. "Hükümetin aklından ne geçiyor, yoksa ülkeyi sıkı yönetime mi hazırlıyorsunuz?" diyerek eleştirel bir şekilde hükümete seslendi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Muhmut Arıkan, bazı basın kuruluşlarında yer alan "Trump elinde büyük bir hediye paketi ile geliyor" haberlerine yanıt verdi. Arıkan, Kaan jetinin motorlarının neden ABD’den geldiğini sorgulayarak, "Yüzde yüz yerli ve milli dediğiniz jetin motorunu neden Trump bize hediye ediyor?" ifadesini kullandı. Verdiği mesajda, Türk milletinin yalnızca algıyla değil, gerçek icraatlarla ilgilendiğini vurguladı. Ayrıca, "Kaportası bizden, motoru Amerika’dan gelen bir jetin kullanım izni bizde mi olacak yoksa ABD’de mi?" diyerek hükümetin bu konudaki tutumunu eleştirdi. Arıkan, Türk savunma sanayisinin bağımsızlık adına ilerlemesi gerektiğinin altını çizerek, Atak Helikopteri ve Kaan Jeti’nin tamamen yerli motorlarla donatılması gerektiğini söyledi.

Trump’tan Gelen Hediye Paketinin Anlamı

Başkan Trump’ın Türkiye’ye gerçekleştireceği ziyaretteki "hediye paketi" konusunun tartışmalara neden olduğunu belirten Arıkan, özellikle Kaan jetinin motorları üzerinde durdu. Yüzde yüz yerli üretim iddialarının çelişkisini ortaya koyarak, bu durumun Türkiye’nin savunma sanayisinin geleceği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu savundu. Türkiye’nin savunma sanayisinde kendine yeterliliğin sağlanması gerektiğini ifade eden Arıkan, ABD’ye olan bağımlılığın sona ermesi gerektiğini vurguladı. Devletin, savunma projelerinde yerli ürünlere yönelmesi gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca bu sürecin hızlandırılmasının önemine değinerek, Türkiye’nin güçlü bir askeri sanayiye sahip olmasının gerekliliğini ifade etti.

Kıbrıs Meselesinde Verilecek Tavizler

Arıkan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik de çok ciddi iddiaların gündeme geldiğini belirtti ve bu konuda dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Kıbrıs’ın stratejik önemine dikkat çeken Arıkan, "Kıbrıs Türkü’nün, Mehmetçiğimizin kanıyla kazanılmış toprakları hiçbir müzakerenin konusu olamaz" ifadesini kullandı. Rum medyası üzerinden yapılan açıklamaların güvenilirliğine şüpheyle yaklaşarak, Türkiye’nin bu iddialara karşı net bir duruş sergilemesini istedi. "Verilecek en küçük bir taviz bile Türkiye’nin bekası açısından büyük tehlikeler taşıyabilir" diyen Arıkan, hükümetin bu konudaki gizli görüşmeleri açıkça kamuoyuna duyurması gerektiğini savundu. Kıbrıs meselesinin yalnızca yerel bir sorun değil, aynı zamanda uluslararası bir mesele olduğunu dile getirdi.

İsrail’in 1915 Olaylarına Dair Kararına Tepkiler

Arıkan, İsrail hükümetinin 1915 olaylarını "soykırım" olarak tanıma kararına sert tepki gösterdi. Bu kararın, tarihsel gerçeklerle çeliştiğini belirten Arıkan, İsrail hükümetinin geçmişte gerçekleştirdiği insan hakları ihlallerini hatırlatarak, "Eğer soykırım arıyorsanız, Gazze'ye bakın" ifadesini kullandı. 1915 yılı olaylarıyla ilgili tartışmaların, gündemi değiştirmeye yönelik bir silah olduğunu ifade eden Arıkan, sözde soykırımın tartışılmasının asıl amacının gündemi saptırmak olduğunu kaydetti. Arıkan, bu tepkinin yalnızca politik bir duruş değil, tüm Türk milletinin onurunu koruma anlamına geldiğini vurgulayarak, bu meseleyi asla göz ardı etmemek gerektiğinin altını çizdi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *