Bahçeli: 'Her şey çok güzel olacak' diyen FETÖ'cüler, PKK'lılar var

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İmamoğlu'nun "Her şey çok güzel olacak" sloganını eleştirerek, güvenilirliğini yitirdiğini savundu. Ayrıca, seçim döneminde sanatçıların rolünü sorguladığı gibi Kılıçdaroğlu'na da sert eleştirilerde bulundu.

Bahçeli: 'Her şey çok güzel olacak' diyen FETÖ'cüler, PKK'lılar var

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun "Her şey çok güzel olacak" sloganının kökenine dikkat çekerek bu ifadenin yanlış olduğunu savundu. Bahçeli, aynı zamanda CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na da eleştirilerde bulundu ve bazı sanatçıların seçimle ilgili tavırlarını tartışmaya açtı.

Bahçeli'nin Slogana Yönelik Eleştirileri

Bahçeli, iftar yemeğinde gazetecilere yaptığı açıklamada İmamoğlu'nun kullandığı sloganın aslında uzun yıllar önce Emre Uslu tarafından paylaşıldığını belirtti. Bu sloganın çok sayıda kişi tarafından istismar edildiğini ifade eden Bahçeli, bir zamanlar FETÖ ve PKK gibi yapılar tarafından da dile getirildiğini öne sürdü. Onun için bu sloganın toplumda yarattığı algının kesin anlamda yanlış olduğunu vurguladı. Eğer bir slogan bu kadar çok kişinin elinde dolaşıyorsa, güvenilirliğini yitirdiğine ve siyasi istismara açık hale geldiğine işaret etti. Özellikle siyasi bir söylemin bu kadar farklı gruplarca kullanılması, onun amacını da sorgulatıyor. Bu söylemin yalnızca bir siyasetçinin değil, Türkiye'nin sosyal bütünlüğünün de selameti açısından tartışılması gereken bir konu olduğunu belirtti.

Bahçeli'nin Sanatçılar Hakkındaki Görüşleri

MHP lideri Bahçeli, seçim döneminde sanatçıların katılımlarının halk nezdinde kabul görmediğini ve bu durumun kaygı verici olduğunu ifade etti. Özellikle TÜSİAD'ı hedef alarak, bu tür konuşmaların artık alışkanlık haline geldiğini söyledi. Bahçeli, Galatasaray Divan Kurulu üyesi Hayri Kozak’a da değinerek, kulüp yönetiminin bu tür destek verici tavırları aforoz etmesi gerektiğini belirtti. "Bu ve benzeri durumların, toplumu veya belirli birleşimleri istismar etmesine izin vermemeliyiz." vurgusunda bulundu. Bu durum, sadece müzikal veya sanatsal bir mesele olmaktan çıkarak, sosyal bir sorun haline geliyor. Sanatçıların bu tür siyasi toplumlarda daha dikkatli olması gerektiğini ifade eden Bahçeli, bireysel olarak bu balığın içine çekilmesinin önüne geçilmesini talep etti.

Cem Yılmaz'a Yönelik Açıklamaları

Bahçeli, Cem Yılmaz’ı da gündeme getirerek, komedyenin siyasi tavırlarından rahatsız olduğunu dile getirdi. Yılmaz’ın yüksek bir popülariteye sahip olduğunu kabul etti ancak onun bu durumu siyaseten istismar etmesine karşı çıktığını net bir şekilde belirtti. "Kendisi herkes tarafından sevilir, ama benim için bu durumu bir değişim gerektiriyor." diyen Bahçeli, Cem Yılmaz’ın siyasi lezzetlerden kaçınması gerektiği konusunda uyarıda bulundu. Özellikle toplumsal bir konumda yer alıp toplumun farklı kesimlerini de önemsiyorsa, bu tarz bir tavır sergilemesinin uygun olmadığını ifade etti. Bahçeli, Yılmaz’ın sadece bireysel görüşleriyle değil, toplumun genel yapısını da örtüşecek şekilde hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Kılıçdaroğlu'na Yönelik Eleştiriler

Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyeleri hakkında yürüttüğü eleştiriler nedeniyle tekrar hedef aldı. Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlık konusundaki tavrının yanı sıra, savcıların da soruşturma açma ihtimalinin bulunduğunu belirtti. Bahçeli, böyle bir durum söz konusu olduğunda kendilerinin sonlanmasını talep ettikleri konunun üstünden atlamasına karşı, dokunulmazlığın kaldırılması yönündeki görüşlerini yineledi. CHP’nin ortaya koyduğu söylemlere yanıt vermek isteyen Bahçeli, bu konuyu bir yarışmaya benzeterek reddetti. "Kılıçdaroğlu, hodri meydan diyorsa bu meydanın ihallere uğramaması için daha dikkatlice bir tutum takınmalıdır." dedi.

İmralı'daki Durum ve Abdullah Öcalan

Bahçeli, İmralı Cezaevi'nde Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmelere de değindi. Bu görüşmelerin arka planında yatan nedenleri gündeme getirerek, yalnızca bir talep meselesi olduğunu ifade etti. Son zamanlarda cezaevinde ölüm orucuna yatmış bir milletvekilinin olduğunu belirten Bahçeli, bu durumun İmralı’daki görüşmeleri etkileyip etkilemeyeceğiyle ilgili değerlendirmede bulundu. "Bu görüşmeler Kandil'den haberleşmelerle de şekilleniyor. Bu durum, taraflar arasında gerçek bir iletişim sağlandığı anlamına gelmiyor." dedi. Bahçeli, bu sürecin çözüm süreci gibi algılanmamakla birlikte, bir talep üzerine gerçekleştiğine vurgu yaparak, mevcut koşulların sağlanmasını önemsediğini söyledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız