Gazete Kritik Sağlık Diş hekimlerinden istihdam ve TUK kararı tepkisi: “Planlama krizi derinleşiyor”

Diş hekimlerinden istihdam ve TUK kararı tepkisi: “Planlama krizi derinleşiyor”

Diş Hekimleri Dayanışma Platformu ile DİŞHEK-SEN, ağız ve diş sağlığı hizmetlerine erişim, yetersiz kamu atamaları ve diş hekimliği fakültelerindeki kontenjan artışlarına ilişkin açıklama yaptı. TUK’un 2826 sayılı kararının geri çekilmesini isteyen DİŞHEK-SEN, aksi durumda yargıya başvuracağını duyurdu.

Diş Hekimleri Dayanışma Platformu ile Diş Hekimliği Sendikası (DİŞHEK-SEN), 24 Haziran 2026 tarihli basın açıklamalarında mesleğin karşı karşıya bulunduğu istihdam ve planlama sorunlarına dikkat çekti.

Açıklamalarda, bir tarafta ağız ve diş sağlığı hizmetine ulaşmakta zorlanan vatandaşların, diğer tarafta ise kamuya atanmayı bekleyen binlerce diş hekiminin bulunduğu belirtildi. Yeni fakülte ve kontenjan artışlarının sürdürülmesine tepki gösterilirken koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve Aile Diş Hekimliği sisteminin ülke genelinde uygulanması istendi.

“22 milyonun üzerinde randevu talebi bulunuyor”

Diş Hekimleri Dayanışma Platformu, Sağlık Bakanlığı verilerine dayanarak diş hekimliğinin 22 milyon 313 bin randevuyla Türkiye’de en fazla randevu alınan ikinci branş olduğunu bildirdi.

OECD ülkelerinde kişi başına diş hekimine başvuru ortalamasının 6,5, Türkiye’de ise 0,7 seviyesinde bulunduğu belirtilen açıklamada, bu tablonun mevcut kamu altyapısının talebi karşılamakta yetersiz kaldığını gösterdiği savunuldu.

Kamuda görev yapan bir diş hekiminin günde ortalama 25 hastaya bakmak zorunda kaldığı kaydedildi. Yoğunluk nedeniyle hastaların aynı seansta tedavi edilemediği, yalnızca muayene edilerek yeni bir randevuya yönlendirildiği ifade edildi.

Platform, vatandaşların önce randevu bulmakta zorlandığını, ardından tedavilerini tamamlayabilmek için uzun süre beklediğini belirtti.

Aile Diş Hekimliği çağrısı

Açıklamada, 2005 öncesinde sağlık ocaklarında diş hekimlerinin görev yaptığı ve koruyucu hizmetlerin birinci basamakta verildiği hatırlatıldı. Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında bu birimlerin kaldırıldığı ancak aradan geçen sürede yeterli sayıda Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi kurulmadığı ileri sürüldü.

Diş Hekimleri Dayanışma Platformu, Aile Diş Hekimliği sisteminin ülke genelinde hayata geçirilmesini istedi. Sağlık ocakları ile birinci basamak sağlık kuruluşlarına yeniden diş hekimi atanması gerektiği belirtilerek şu hizmetlerin bu merkezlerde sunulması önerildi:

  • Düzenli ağız ve diş muayenesi
  • Flor uygulaması
  • Fissür örtücü işlemleri
  • Koruyucu tedaviler
  • Basit dolgu ve çekimler

Bu model sayesinde hastalıkların ilerlemeden önlenebileceği, Ağız ve Diş Sağlığı Merkezlerindeki yoğunluğun azaltılabileceği ve kamu kaynaklarının daha verimli kullanılabileceği savunuldu.

“Yaklaşık 17 bin diş hekimi atama bekliyor”

Platform, yaklaşık 17 bin diş hekiminin kamuya atanmayı beklediğini ve her yıl yaklaşık 11 bin kişinin fakültelerden mezun olduğunu açıkladı.

2026 yılının ilk atamasında yalnızca 524 kadro açıldığı belirtilirken Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı’na giren 8 bin 508 adaydan 897’sinin uzmanlık eğitimine yerleşebildiği kaydedildi.

Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde yeni bir Diş Hekimliği Fakültesi açılmasının gündeme gelmesine de tepki gösterildi. Kamu istihdamı artırılmadan yeni fakülteler açılmasının mevcut sorunları büyüteceği ifade edildi.

Mevcut gidişatın sürmesi durumunda Türkiye’deki diş hekimi sayısının 2030 yılında 100 bine ulaşabileceği öngörüsüne yer verildi.

DİŞHEK-SEN’den TUK’un 2826 sayılı kararına itiraz

DİŞHEK-SEN’in açıklamasının merkezinde ise Tıpta Uzmanlık Kurulunun 16 Haziran’da aldığı 2826 sayılı karar yer aldı.

Sendikanın aktardığına göre kararla, 2011-2026 yılları arasında doktora eğitimine başlayan veya eğitimini tamamlayan diş hekimlerine belirli şartlar altında uzmanlık unvanı verilmesinin önü açıldı.

Düzenlemenin ilgili branşın son beş yıllık DUS taban puanı ortalamasını karşılayan, belirlenen klinik işlem ve rotasyon koşullarını tamamlayan ya da üç yıl akademisyenlik yapan diş hekimlerini kapsaması öngörülüyor.

DİŞHEK-SEN, doktora eğitiminin akademik bir derece, uzmanlık eğitiminin ise farklı standartlara dayanan klinik bir süreç olduğunu vurguladı. TUK’un bir kurul kararıyla kanunda bulunmayan yeni bir uzmanlık kazanma yolu oluşturamayacağını savunan sendika, kararın hukuki dayanağının kamuoyuna açıklanmasını istedi.

“DUS sıralama ve rekabet sınavıdır”

DUS’un yalnızca yeterliliği ölçen bir sınav olmadığını belirten sendika, sınırlı kontenjanlara yerleşebilmek için adayların sıralandığı bir yarışma sistemi uygulandığına dikkat çekti.

Sadece geçmiş yıllardaki taban puanlarının ortalamasını karşılamanın uzmanlık için yeterli sayılmasının, yüksek puan almasına rağmen kontenjan yetersizliği nedeniyle yerleşemeyen diş hekimlerinin emeğini görmezden geleceği savunuldu.

Doktora programlarında kesin ve ortak bir klinik standardın bulunmadığını öne süren DİŞHEK-SEN, hızlandırılmış işlem ve rotasyon uygulamalarının uzmanlık eğitiminin niteliğini düşürebileceği, bunun uzun vadede halk sağlığı açısından risk oluşturabileceği uyarısında bulundu.

Karar geri çekilmezse yargıya gidilecek

Her iki kuruluş da yeni fakülte açılışlarının durdurulmasını, mevcut kontenjanların bilimsel insan gücü planlamasına göre düzenlenmesini ve kamu istihdamının artırılmasını istedi.

Açıklamalarda ayrıca Ağız ve Diş Sağlığı Merkezlerinin bütçelerinin yükseltilmesi, uygun kamu binalarının diş polikliniklerine dönüştürülmesi ve özel sektörde çalışan diş hekimleri için taban maaş düzenlemesi yapılması talep edildi.

DİŞHEK-SEN, tartışmanın doktora mezunu diş hekimlerinin akademik yetkinlikleriyle ilgili olmadığını, uzmanlık unvanının hangi şartlarla kazanılacağına odaklandığını belirtti. Sendika, TUK’un 2826 sayılı kararının derhal geri çekilmesini istedi ve aksi durumda kararın iptali için yargı yoluna başvuracağını açıkladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *