Gazete Kritik Siyaset Davutoğlu’ndan G-7 ve NATO Zirvesi tepkisi: Türkiye’nin olmadığı hiçbir masa kurulamayacak

Davutoğlu’ndan G-7 ve NATO Zirvesi tepkisi: Türkiye’nin olmadığı hiçbir masa kurulamayacak

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin G-7 Zirvesi’ne davet edilmemesini eleştirerek, Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’nde gösteri yerine Türkiye’nin çıkarlarını esas alan güçlü bir müzakere yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı’nda dış politika, ekonomi ve eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi nedeniyle dünyanın gözünün Türkiye’ye çevrildiğini belirten Davutoğlu, 2004 yılındaki zirve sürecini hatırlattı. O dönemde NATO ve Avrupa’nın, ABD’ye destek verenlerle karşı çıkanlar arasında bölündüğünü söyleyen Davutoğlu, bugün de benzer bir ayrışma yaşandığını savundu.

Türkiye’nin bu süreçte nasıl bir konum alacağının açıklanmadığını belirten Davutoğlu, zirve hazırlıklarının yolların kapatılması ve büyük bir gösteri düzenlenmesiyle sınırlı kaldığı eleştirisini yöneltti.

“Türkiye tam da şimdi ağırlığını koymalı”

ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO’yu önemsizleştirdiği ve Avrupa ülkelerinin savunma kaygısı yaşadığı bir dönemden geçildiğini belirten Davutoğlu, Ukrayna, İran ve Lübnan gibi önemli gelişmelerin Türkiye’nin çevresinde yaşandığına dikkat çekti.

Türkiye’nin 70 yıldır NATO için önemli bedeller ödediğini ve bütçesinin büyük bölümünü ittifakın güvenlik ihtiyaçlarına göre düzenlediğini söyleyen Davutoğlu, Ankara’nın artık taleplerini açık şekilde ortaya koyması gerektiğini ifade etti.

Türkiye’nin taleplerinin karşılanmaması durumunda NATO’nun önemli misyonlarında yer almayacağını söyleyebilmesi gerektiğini belirten Davutoğlu, şartların sağlanması hâlinde Türkiye’nin sahip olduğu potansiyelle ittifakı yeniden güçlendirebileceğini dile getirdi.

“Benim vatandaşlarım ikinci sınıf değil diyeceksin”

Avrupa’nın savunma ihtiyacı nedeniyle Türkiye’ye yeni roller biçildiğini söyleyen Davutoğlu, bu durumun vize meselesinin çözümü için değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Avrupalı liderlere Türkiye’nin güvenlik desteği karşılığında vize uygulamasının kaldırılması gerektiğinin söylenmesini isteyen Davutoğlu, Türk vatandaşlarının ikinci sınıf insan olmadığının açıkça dile getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Davutoğlu, Trump’a da Türkiye’nin neden G-7 Zirvesi’ne davet edilmediğinin, ABD-İran görüşmelerinde Ankara’nın neden devre dışı bırakıldığının ve Gazze’deki gelişmelere neden göz yumulduğunun sorulması gerektiğini söyledi.

“ABD-İran görüşmelerinde Türkiye ortada yok”

ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerde Türkiye’nin yer almamasını eleştiren Davutoğlu, 2010’daki Tahran Antlaşması’ndan 2016’ya kadar İran’la ilgili görüşmelerin Türkiye’nin arabuluculuğunda İstanbul’da yapıldığını hatırlattı.

2016’dan sonra bu kapsamda tek bir görüşme yapılmadığını belirten Davutoğlu, bunun nedenini iktidarın stratejik bakış açısını ve düşünce üretme kapasitesini kaybetmesine bağladı.

Pakistan ve Katar’ın görüşmelerde aktif rol üstlendiğini söyleyen Davutoğlu, hem İran’a hem de Ukrayna’ya komşu olan tek ülkenin Türkiye olduğunu vurguladı. İktidarın Trump’ı rahatsız etmemek için çekingen bir dil kullandığını ileri sürdü.

Kerbela’nın yıl dönümüne de değinen Davutoğlu, günümüzde Gazze ile İran’daki Minab saldırılarında çocukların öldürüldüğü bölgeleri Kerbela’ya benzetti. Mazlumlara sahip çıkmanın önemini vurgulayan Davutoğlu, yürütülen uluslararası kampanyalara Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dışındaki genel başkanların destek verdiğini söyledi.

“Bombalayan İsrail, parayı ödeyen Arap ülkeleri”

Mutabakat zaptında ABD’nin bölgedeki ortakları aracılığıyla İran’a aktaracağı belirtilen kaynağı değerlendiren Davutoğlu, ABD’nin bölgedeki temel ortağının İsrail olduğunu söyledi.

İsrail’in herhangi bir ödeme yapmayacağını savunan Davutoğlu, paranın Arap ülkelerinden alınarak İran’a verileceğini ileri sürdü. Davutoğlu, “Bombalayan İsrail, parayı ödeyen Arap ülkeleri” sözleriyle Arap liderlere politikalarını gözden geçirme çağrısı yaptı.

G-7 Zirvesi’ne davet edilen ülkeleri sıraladı

Geçen hafta düzenlenen G-7 Zirvesi’ne Türkiye’nin çağrılmamasına tepki gösteren Davutoğlu; Brezilya, Mısır, Hindistan, Kenya, Güney Kore, Katar, Suriye, Ukrayna ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin davet edildiğini söyledi.

Ukrayna ve İran gibi Türkiye’yi doğrudan ilgilendiren konuların ele alındığı bir zirvede Ankara’nın bulunmamasını eleştiren Davutoğlu, bunun Türkiye’nin müzakere masasının dışında kaldığını gösterdiğini savundu.

Ankara’ya gelecek liderlerin gerçek bir müzakere yerine düzenlenen gösterinin parçası olacağını ileri süren Davutoğlu, “Kenya ve Güney Kore davet ediliyor ancak Türkiye çağrılmıyorsa vah hâlimize” dedi.

Suriye politikası üzerinden iktidara eleştiri

Suriye konusunda en büyük bedeli şahsen kendisinin ödediğini söyleyen Davutoğlu, hem iktidarın hem de muhalefetin krizin sorumluluğunu kendisine yüklemeye çalıştığını ifade etti.

Yaşanan sürecin sonunda Şam’da Türkçe konuşan bir dışişleri bakanı bulunduğunu belirten Davutoğlu, iktidara bu avantajı neden kullanamadığını sordu. Trump’ın Ahmed Şara’ya Lübnan’da görev verdiğini söyleyebilmesini eleştiren Davutoğlu, Suriye’deki bedeli ABD’nin değil Türkiye’nin ödediğini vurguladı.

Ahmed Şara’ya da seslenen Davutoğlu, Suriye’nin hiçbir ülkenin uydusu veya aracı olmaması gerektiğini söyledi. Suriye yönetimine İsrail, ABD ve Fransa karşısında bağımsız bir duruş sergileme çağrısı yapan Davutoğlu, milyonlarca Suriyeliyi misafir eden Türk halkının yanlarında olduğunu belirtti.

Türkiye, Irak, Suriye ve İran arasında yeni ortaklıklar kurulması gerektiğini dile getiren Davutoğlu, Mezopotamya-Levant hattının Türkiye’nin öncülüğünde oluşturulmasını istedi.

“Türkiye mağduriyet cumhuriyetine döndü”

Türkiye’nin bir “mağduriyet cumhuriyetine” dönüştüğünü savunan Davutoğlu, eğitim yılının sona ermesi dolayısıyla öğretmenlerin sorunlarına değindi.

Mülakat mağduru öğretmenleri selamlayan Davutoğlu, öğretmenliğin mülakatla değil; vicdan, sevgi ve mesleki bağlılıkla belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Ücretli öğretmenlere yönelik uygulamaları da eleştiren Davutoğlu, çalışanlara ağır sorumluluklar yüklenirken haklarının verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu savundu. Sınırlı süreli sözleşmelerin İş Kanunu’na aykırı olduğunu belirten Davutoğlu, taşeron sisteminin de sona erdirileceğini söyledi.

Ücretli öğretmenlik, taşeron çalışma ve mevsimlik işçilik gibi uygulamaları “köleci yapılanmalar” şeklinde nitelendiren Davutoğlu, bu çalışma düzenini tamamen değiştireceklerini ifade etti.

Staj ve çıraklık mağdurlarına destek sözü

Staj ve çıraklık mağdurlarının haklarını alıncaya kadar sözcülüğünü yapacağını açıklayan Davutoğlu, bu kişilerin taleplerinin takipçisi olacağına dair söz verdi.

Çıraklığın kişiyi ezilen veya geri planda bırakılan biri hâline getirmemesi gerektiğini söyleyen Davutoğlu, çırağın kalfalığa, kalfanın ise ustalığa doğru ilerlediği bir meslek anlayışını savundu.

Çıraklık başlangıcının tescil edilememesini eleştiren Davutoğlu, mevcut uygulamayı “Çıraksın sen, çırak kal” sözleriyle eleştirdi. Staj ve çıraklık mağdurlarının haklarının görmezden gelinmesinin insanlığa ve İslam’a aykırı olduğunu söyledi.

“Garsonluk değil, şeflik yapacağız”

Konuşmasının sonunda siyasete, çiftçiye, esnafa ve Türkiye’nin gönül coğrafyasına yeniden itibar kazandıracaklarını belirten Davutoğlu, yüzde 39 faizle yapılandırma borcu ödemek zorunda bırakılan esnafın yanında olacaklarını kaydetti.

Türkiye’nin yer almadığı hiçbir uluslararası masanın kurulmaması gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, ülkede düzenlenen zirvelerin fikrî ve teorik çerçevesini Türkiye’nin oluşturması gerektiğini söyledi.

Davutoğlu, “Garsonluk yapmayacağız, dünyaya şeflik yapacağız. Gelenlere yalnızca ikram etmek için değil, dünyayı anlatmak ve ahlak öğretmek için siyaset yapacağız” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *