İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Turhan Çömez, 36. NATO Zirvesi öncesinde Ankara'daki çeşitli uygulamaları sert bir dille eleştirdi. Çömez, yaptığı açıklamalarla şehrin sokak düzenlemelerinin yanı sıra, zirveye yönelik alınan güvenlik önlemlerini ve medyaya uygulanan kısıtlamaları gündeme getirdi. Özellikle, iktidarın basın akreditasyonunu etkilediği ve muhalif sesleri susturmak adına çeşitli baskılar kurulmasını kınadı.
NATO Zirvesi'ne Hazırlıklar Eleştirildi
Çömez, basın toplantısında 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek olan NATO Zirvesi için hazırlanan güvenlik önlemlerini eleştirdi. Özellikle, toplantılar sırasında medyanın belirli gruplarına akreditasyon verilmemesinin altını çizen Çömez, bu durumun sadece iktidar tarafından yönlendirildiğini savundu. NATO Sözcüsü’nün basın akreditasyonu konusunda yaptığı açıklamalara dikkat çeken Çömez, bu durumun Türkiye’nin uluslararası imajına nasıl zarar verdiği hakkında endişelerini dile getirdi. Ayrıca, basının kendine verilen hakları nasıl kullanması gerektiğinin kısıtlanmasının, demokrasiyi tehdit ettiğini belirtti.
Gösteri Yasağı ve Demokrasi Eleştirisi
Zirve dolayısıyla getirilen yasakları sert bir şekilde eleştiren Çömez, Ankara'da öğretmenler tarafından yürütülen açlık grevine bile yasak getirildiğini ifade etti. Çömez, Brüksel ve ABD'deki NATO toplantılarında protestolara izin verildiğini hatırlatarak, Türkiye'de Anayasa’nın 34. maddesine atıfta bulunarak gösteri hakkının kısıtlanmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bu bağlamda, medyanın ve sokaktaki aktivistlerin seslerini duyurmasının engellendiği bir ortamda demokrasi diye bir kavramın kalmadığını dile getirdi.
NATO Aleyhine Baskılar
Çömez, Ankara’daki firmaların arayarak NATO aleyhine afiş, poster ve döviz basmamaları için uyarıldığını belirtirken, bunu demokrasi adına büyük bir utanç olarak değerlendirdi. Ankara’da bu tür uygulamaların olmaması gerektiğini savunan Çömez, “Dünyanın hiçbir ülkesinde bu tür baskı uygulamaları yok" dedi. Aramalarda firmalara yapılan uyarıların, iktidarın baskıcı tutumunun bir yansıması olduğunu ifade etti ve halkı bu tür baskılara karşı durmaya çağırdı.
Toplum Sağlığı ve Kamu Harcamaları Üzerine Eleştiriler
Zirve hazırlıkları için 12 milyar lira harcandığına dikkat çeken Çömez, bu harcamaların nereden geldiği ve hangi yolla bu paranın kullanıldığına dair soruların yanıtlanmadığını belirtirken, halk adına hesap soracaklarını vurguladı. Kamu harcamalarını bir kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşmayan iktidarın, bu, türden sorulara muhatap olması gerektiğini dile getiren Çömez, sosyal medya üzerinde getirilen kısıtlamaları da eleştirdi.
Bariyer Uygulamaları ve Çocukların Hakları
Ankara'da yapılan uygulamaların, özellikle çocukların oyun alanlarını da kapsadığını savunan Çömez, bazı bölgelerde barikatların konulmasının, yoksulluk ve açlığın gizlenmeye çalışıldığını gösterdiğini belirtti. Bu tür uygulamaların, toplumda derin yaralar açacağını ifade eden Çömez, engelli bireylerin de bu durumdan nasıl etkilendiğini sorguladı. Bu durumda, toplumun her kesiminin bu tür haksız hukuk uygulamalarına karşı durması gerektiğini vurguladı.
Yeni Uygulamalara Sert Tepki
Gösterilen yatırımların gerekliliği üzerine tartışmalara değinen Çömez, Ankara’da güzel olan şeylerin bile toplumdan gizlenmeye çalışıldığını sorguladı. Özellikle, dinozor heykellerinin ve diğer turistik yatırımların önlerinin kapatılmasının, şehrin uluslararası imajında nasıl bir eksiklik oluşturduğunu ifade etti. "Gurur duyuyorsanız bu eserlerle, neden onları saklama ihtiyacı duyuyorsunuz?" diye sordu.
Çöplerle İlgili Düzenlemeler ve Çocuk Hakları
Çömez, belediyenin çöpler hakkında aldığı yeni kararların toplumda daha fazla sorun yaratacağını söyleyerek, çocukların eğitim kurumlarından uzaklaştırılmasıyla ilgili uygulamaların, çocuk hakkı ihlali olduğunu belirtti. Ayrıca, üniversite öğrencilerinin ailelerine yapılan telefonların, ülkede var olan baskı ortamını gösterdiğini ve bu tür uygulamaların toplum üzerindeki olumsuz etkilerini artıracağını ifade etti. Çömez, gençlerin sesinin kısıldığı bir ortamda demokrasi olmadığını ve bunun Türkiye’nin geleceği açısından son derece tehlikeli olduğunu belirtti.
Çözüm Bekleyen Sorular
Çömez, tüm bu yaşananların bir sorunlar silsilesi olduğunu belirterek, iktidarın toplumu nasıl baskıladığına dair somut örnekler sunmaya çalıştı. Toplumun bu tür uygulamalara karşı durması gerektiğine değinen Çömez, demokrasi adına daha fazla sesi yükseltmek gerektiğini savundu. "Bu sorunları çözmek için halkın sesine kulak tıkamamalısınız" diyerek, iktidara bir çığlık attı.