CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin, hükümetin ekonomik yasaklarına dair sert eleştirilerde bulundu. Engin, “Güçlü Türkiye’yi bu şekilde mi inşa edeceksiniz? Ülkemizi dünya ekonomisinde ilk 10’a taşımak için bu yöntemler yeterli mi? İhracatı 2023 yılında 500 milyar dolara çıkaracak mısınız?" diyerek yönetime olan tepkisini dile getirdi. Engin, mevcut yönetimin halkın gündeminden uzaklaştığını ve başkanlık hırsıyla hareket ettiğini vurgulayarak, “Kadrolar, ülke meselelerine çözüm üretmekte ve dünya genelindeki ekonomik gelişmeleri anlamakta yetersiz kalmıştır” ifadelerini kullandı.
Yatırımlar ve Ekonomik Durum Üzerine Eleştiriler
Didem Engin, Türkiye’nin ihracat rakamlarının yıldan yıla 140-150 milyar dolarda sabit kaldığını belirtti. Yabancı yatırımlardaki düşüşe dikkat çekerek, geçtiğimiz yıl doğrudan yabancı yatırımların neredeyse yarı yarıya azaldığını kaydetti. Engin, bu düşüşün Türkiye’nin yurt dışındaki yatırımcılar tarafından artık riskli bir ülke olarak değerlendirilmesinden kaynaklandığını ifade etti. Kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’nin notunu düşürdüğünü, bunun da yatırımcıların ülkeye olan güvenini azalttığını söyledi. Engin, istihdam yaratacak yatırımların giderek azaldığını ve Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler arasında en riskli üçüncü ülke olarak gösterildiğini aktardı.
Radikal Farklılıklar Gerekiyor
Engin, AKP'nin ekonomik canlanmayı sağlamak için devrim niteliğinde köklü değişimlere ihtiyacı olduğunu savundu. Mevcut yönetimin artık “Yorgun, halk ile bağlantısını kaybetmiş bir durum” sergilediğini belirtti. Engin, toplamda 14 yıldır tek başına ülkeyi yöneten AKP’nin, sadece kendi iktidari hırsları peşinde koşmakla birlikte, önemli ekonomik sorunları hiçe sayarak yürüdüğünü vurguladı. Bu iddialarını güçlü bir şekilde savunarak, yönetime çağrıda bulundu: “Halkın acil ihtiyaçlarına yanıt verecek çözümler üretin, yoksa ülkemiz daha da derin bir kriz içine girecek.”
Acele Kamulaştırma İddiaları
Serbest Bölgeler Kanunu’nda yapılması planlanan değişikliklere değinen Engin, bu tasarının birçok konu ile birleştirilerek hazırlandığını ifade etti. “Rant içeren her durum gibi, AKP’nin acele kamulaştırma taktiği yine ortaya çıkıyor” diyerek tasarının detaylarını sorguladı. Engin’in belirttiğine göre, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kullanımına tahsis edilen alanlar da bu süreçte acele kamulaştırmaya dahil ediliyor. Bu durumun, yönetimin güvenilirliğini sorgulattığını aktardı. Ayrıca, Ekonomi Bakanlığı’nın ilgili kurumların görüşlerini almak için hazırlık yapmadığını ve bu konuda ciddiyetten uzak olduklarını örneklerle gösterdi.
Önerge Skandalları
Engin, ekonomi bakanlığından gelen kanun tasarısındaki önerge skandalına dikkat çekti. Önergede önceden iki kurumun görüşlerinin alınacağı belirtilirken, sonradan bu ibarenin kaldırılmasının ardında kopyala yapıştır yöntemi ile hazırlanan bir önerge olduğunu ifade etti. Yapılan hatalara dikkat çekerek, son önerge ile sadece Milli Savunma Bakanlığı'nın görüşüne yer verildiğini duyurdu. Bu durumun, yasa hazırlıklarında ne kadar ciddi bir yönetim anlayışının olmadığına kanıt olarak gösterilebileceğini söyledi. Engin, Türkiye’nin yasama süreçlerinin ciddiyetsizliğinin bu şekilde devam edemeyeceğini vurguladı.
Tanıtım Gruplarının Tasfiyesi
İhracat artırma hedefleri doğrultusunda kurulan sektör bazlı tanıtım gruplarının ortadan kaldırılmasına değinen Engin, bunun yerine oluşturulan “Türkiye Tanıtım Grubu” nun derin analizlerden yoksun olduğunu açıkladı. "Markalaşma ve tanıtım gibi ihracatımız için kritik alanların, ciddiyetle ele alınması gerekirken, bu tasarıda kayda değer bir şekilde sıkıştırıldığını” söyledi. Engin, Meclis komisyondaki görüşmeler sırasında bu yaklaşımın ciddiyetsizliğini detaylı bir şekilde belirtti. Türkiye’nin geleceğini etkileyen önemli konuların bu şekilde değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Halk Üzerindeki Baskı ve Sonuçları
Didem Engin, hükümetin baskıcı tutumunu eleştirerek, halkın tepkilerini bastırma çabasında olduğunu savundu. “Hayal satmaya çalışıyorsunuz ama halk gerçeği görecektir” diyerek mevcut durumun halk üzerindeki olumsuz etkilerini dile getirdi. Ekonomik sorunların ele alınmadığını, bunun yerine gündemin sadece iktidar hırsı ile meşgul olduğunu kaydetti. Ayrıca, Meclis’te kabul edilen anayasa değişikliği teklifi ile halkın iradesinin hiçe sayıldığını savundu.
Sonuç Olarak
Engin, halkın bu baskılar karşısında gereken cevabı vereceğini savunarak, hükümeti tarihsel bir ders vermeye çağırdı. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik dar boğazdan çıkış için gerçekçi adımlar atılması gerektiğini ifade etti. "Halk, bugüne kadar verdiği destek sonrası yaşanan sorunları sorgulayacak ve gereken cevabı sandıkta verecektir" şeklinde bir değerlendirme yaparak sözlerini tamamladı.