BAYRAMDA ASLA ŞUNU…

YAYINLAMA:

Hasta, yaşlı, bebek vs vardır, rahatsız olurlar gibi insani duygulardan tamamen uzak gürültülü patırtılı, kulakları, gönülleri rahatsız edici, bununla birlikte kimsenin bu cayırtıyla fikrini, zikrini, anlayışını değiştirmesinde etkili olmayan, boşa masraf etmekten başka da bir şey olmayan seçim gürültülerinin her tarafı sardığı değişik bir döneme denk geldi ramazan ve bayram.

Etrafımızın ateş çemberi olduğu bir dönemde, içimiz dışımız, bezdiren bıktıran, kardeşi kardeşe, aileleri birbirine düşüren, kardeşlik, din kardeşliği, insanlık gibi özelliklerimizi yerle bir eden, güvenilir bahis siteleri Alevi, Sünni, …. Partili, Türk, Kürt, sosyal demokrat, laik vs ayrıştırmalarla barut fıçısı haline getiren bölünmüşlükler yanında kalp ve gönül parçalanmışlıkları iyice artmadan birbirimizi dinleyip doğru anlamaya çok ihtiyacımız var. İşte bu meseleleri çözmek adına büyük bir fırsat.

Ramazan ayı ve bayram…

Modern dönemde, bir bakıma; eşi dostu, uzak yakın akrabayı, konu komşuyu, çeşitli bahanelerle insanların birbirini ziyaret edememenin telafi edilme günleri.

Bayram…

İnsanları birbirine yaklaştıran, insanların birbirlerine karşı hak hukuklarının helalleşme yoluyla silinmesi, insanların birbirlerini affederek düne sünger çekilip yeni bir sayfa açılmasıdır.

Bayram…

Rabbe yaklaşma…

Dost ile dost olma.

Dost ile daha da yaklaşıp rızayı kazanma, belki sılayı rahim.

Bayram…

Müsaade eden dostlara, akrabalara tabiki.

Niçin bunu dedim?

Çünkü…

Bayramlarda eş dost, akraba diye evlerine bayram ziyaretine gittiğiniz kişilerin, facebookta yer bildirimlerinden, whatsappta durum bildirimlerinden, instangramda hikaye paylaşımlarından bilmem ne sahilinde güneşlendiğini, kumda oynadığını görüyorsunuz.

Acı geliyor bu bana…

Bu ne haldir be dost… Bayram bu be!

Dur evinde  kardeşim yüzünü görelim, sosyal medyadaki fotoğrafını değil!..

Tamam, git ama daha sonra…

Bayramdan sonra…

Eş dost, akraba ziyaretleri zaten azalmış bir âdet günümüzde...

Hâlbuki toplumumuzda bugün bu ziyaretlere özellikle ihtiyaç var. Birbirimizi görmediğimiz için, bir birimizi tanımıyor, birbirimizin ne dediğini anlamıyoruz, anladık deyince ise yanlış anlıyoruz.

Hele şu günlerde, etrafımız ateş çemberi olduğu bir dönemde, içimiz dışımız bezdiren bıktıran, kardeşi kardeşe, aileleri birbirine düşüren, kardeşlik, din kardeşliği, insanlık gibi özelliklerimizi yerle bir eden, Alevi, Sünni, …. Partili, Türk, Kürt, sosyal demokrat, laik vs ayrıştırmalarla barut fıçısı halindeyken birbirimizi dinleyip doğru anlamaya daha çok ihtiyacımız var.

Bayramlar da bu ihtiyacımızı fevkalade görür.

***

Gidilen bayram ziyaretlerinde her türden, her çeşit akıldan, her çeşit makam ve mevkiden, her meslekten, çeşit çeşit partilerden, değişik değişik insanla tanışılıp bayramlaşılıyor, kucaklaşılıyor. Doğru olan, tabii olanı da budur. Bu kıymetli zaman diliminde, inanın birbirimizi yargılamaya, sorgulamaya, dışlamaya, ötekileştirmeye değil, kucaklamaya, anlamaya, kendimizi onun yerine koymaya, el ele tutuşmaya millet olarak ihtiyacımız var.

Birbirimize tebessüm etmeye, bir kahve içimi kadar da olsa zaman ayırmaya, birkaç kelimeden ibaret de olsa hal hatır sormaya, ön yargısız samimi olmaya her zamandan çok bugün ihtiyacımız var.  

Ve bu zor günler, samimi olarak bu duygularla aşılır.

Bayramda kesinlikle şu mevzunun kapağı kaldırılmamalı, konusu açılmamalı, açılmasına da müsaade edilmemelidir.

Seçimler öncesi şunu asla unutmamalıdır ve uygulamalıdır.

MÖ 384. Yılda doğmuş fizik, gökbilim, felsefe, zooloji, mantık, siyaset ve biyoloji gibi konularda pek çok eser vermiş olan Aristoteles şöyle der. ‘Sevdiklerinizle siyaset yapmayınız. Zira siyaset dostlukları zedeler. Siyasetçiler yollarına devam ederken; siz dostlarınızı yitirdiğinizle kalırsınız.’

Her konuyu konuşun, medenice müzakere edin ama kesinlikle dostlarınızla bayramda parti ve siyaset konuşmayın.

Parti, kelime olarak bölüm, bölünme demektir, doğal olarak bölücülük demektir. Bizim birleşmeye, birleştiriciliğe ihtiyacımız var. Partiler hiçbir zaman bu birleşmeyi sağlayamamıştır, sağlayamaz.

Dün olan bugün olmayan birçok parti olduğu gibi bugün olup da yarın olmayacak olan bugünün partileri için kalp kırmaya, gönül yıkmaya gerek yoktur. Millet olarak parti görüşümüz ne olursa olsun partiler ve seçimler bahanesiyle bölünmeye, parçalanmaya, birbirimize kin kusmaya, hakaretler yağdırmaya değil her şeyi bir tarafa bırakıp bayramı neşeyle, huzurla, kardeşlikle, güzellikleri paylaşmaya, kucaklaşmaya, ellerimizi, kalplerimizi birleştirmeye vesile yapmalıyız.

Yapmalıyız ki zor günler yaşayan ülkemiz, milletimiz rahat nefes alsın, her yönüyle büyük devlet büyük millet olmanın gereği yerine getirilmiş olsun.

Millet olarak basit partizancılık mevzularına takılmadan aşarsak çıkan her türlü engeli inşallah, o zaman ise çifte bayram olur.

***

Ramazan Bayramınızı tebrik eder devletimize, milletimize, memleketimize, insanımıza, Müslümanlara hatta bütün insanlığa hayırlar getirmesini her şeye gücü yeten Allah’tan isterim.

Nice güzel bayramlara…14.06.2018

 

 

bahis siteleri - deneme bonusu veren bahis siteleri - kaçak iddaa illegal bahis - kaçak bahis

.illegal{text-align: center; display: table-column;}
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız