Gazete Kritik Gündem Akın Gürlek’ten faili meçhul ve Yazıcıoğlu açıklaması

Akın Gürlek’ten faili meçhul ve Yazıcıoğlu açıklaması

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının yaklaşık dört ayda 46 olayı aydınlattığını açıkladı. Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasındaki mevcut tespitlerin FETÖ bağlantısına işaret ettiğini söyleyen Gürlek, soruşturmanın derinleşebileceğini belirtti.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, TV100 canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Gürlek; faili meçhul dosyalar, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü, Uğur Mumcu ve Behçet Oktay soruşturmaları, Alihan Kuriş ve Kuytulcular operasyonları, İBB davası, 12. Yargı Paketi, nafaka düzenlemesi ve sosyal medya hesaplarına ilişkin hazırlıklar hakkında açıklamalarda bulundu.

Gürlek’in Muhsin Yazıcıoğlu dosyasına ilişkin sözleri, devam eden bir soruşturmadaki değerlendirme ve tespitlere dayanıyor. Dosyada henüz FETÖ’nün sorumluluğunu kesinleştiren bir yargı kararı bulunmuyor.

Faili meçhul 46 olayın aydınlatıldığını açıkladı

Gürlek, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının yaklaşık dört aydır faaliyet gösterdiğini söyledi.

Başkanlığın elinde yaklaşık 690 dosya bulunduğunu belirten Gürlek, bu dosyaların özellikle faili belirlenemeyen cinayetler ile toplumda derin iz bırakan şüpheli ölümlerden oluştuğunu kaydetti. Teknik ekiplerin dosyaları yalnızca mevcut belgeler üzerinden incelemediğini; gerektiğinde olay yerlerinde yeniden araştırma yaptığını ve savcılıklarla birlikte çalıştığını ifade etti.

Gürlek, dört aylık dönemde 46 olayın aydınlatıldığını belirterek yeni bazı dosyalarda da yakın zamanda sonuç alınabileceğini söyledi.

Bakan Gürlek, faili meçhul bir ölümün devlet açısından kapanmamış bir hesap olduğunu savunarak çalışmaların suçun işlendiği tarihe bakılmaksızın sürdürüleceğini ifade etti.

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında FETÖ iddiası

BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki beş kişinin 2009 yılında helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma da canlı yayının öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

Gürlek, dosyaya geniş bir çerçeveden bakıldığında FETÖ’nün organizasyon halinde gerçekleştirdiği bir eyleme ilişkin bulgular gördüklerini söyledi. Yazıcıoğlu’nun ölümünden önce Elazığ’da yapıldığı belirtilen bir toplantıya pilotun yanı sıra Adil Öksüz ve Kemal Batmaz’ın da katıldığının tespit edildiğini ileri sürdü.

Bakan Gürlek ayrıca pilotun eşine ait parmak izinin Adil Öksüz’ün evinde bulunduğunu ve pilotun örgütün “mahrem imamları” olarak nitelendirilen kişilerle bağlantılarının tespit edildiğini ifade etti.

Yazıcıoğlu dosyasına ilişkin açıklamasında ilk operasyonun ağırlıklı olarak FETÖ mensubu olduğu iddia edilen kişiler ve askerî personel üzerinde yoğunlaştığını anlatan Gürlek, soruşturmanın yeni operasyonlarla genişleyebileceğini söyledi.

“Ucu nereye dokunursa dokunsun sonuna kadar gideceğiz” diyen Gürlek, mevcut tespitlerin FETÖ bağlantısına işaret ettiğini ancak soruşturmanın devam ettiğini belirtti.

Uğur Mumcu ve Behçet Oktay dosyaları

Gürlek, gazeteci Uğur Mumcu ile eski Özel Harekât Daire Başkanı Behçet Oktay’ın ölümüne ilişkin dosyalarda da çalışmaların sürdüğünü açıkladı.

Behçet Oktay’ın ölümü başlangıçta intihar olarak değerlendirilmişti. Gürlek, yapılan yeni incelemelerde ölümün intihar olmayabileceğine ilişkin tespitlerin bulunduğunu söyledi. Dosyadaki delillerin ve olayın gerçekleşme biçiminin yeniden değerlendirildiğini belirtti.

Uğur Mumcu cinayetinde devam eden bir yargılama ve firari bir sanık bulunduğunu hatırlatan Gürlek, bu kişinin Türkiye’ye getirilmesi için çalışıldığını ifade etti. Cinayetin arkasında henüz ortaya çıkarılmamış başka bağlantıların olup olmadığının da araştırıldığını söyledi.

Çağla Tuğaltay, Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş dosyalarına ilişkin incelemelerin devam ettiğini açıklayan Gürlek, “Devlet bu işlerin kararlılıkla takipçisi olacak” ifadesini kullandı.

Alihan Kuriş soruşturması

Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda “Alihan Kuriş soruşturması” olarak bilinen dosyanın üçüncü operasyonunda 54 şüphelinin gözaltına alındığını söyledi.

Soruşturma kapsamında 11 şirkete TMSF’nin kayyum olarak atandığını, dört dernek hakkında da kayyum kararı verildiğini belirten Gürlek, operasyonun bir dinî gruba değil, suç örgütü olduğu iddia edilen mali yapılanmaya yönelik olduğunu savundu.

Şüpheliler hakkında kara para aklama, örgüt kurma ve yönetme ile kamu kurumlarını zarara uğratacak şekilde dolandırıcılık iddialarının araştırıldığını kaydetti. Yurt dışına para çıkarıldığına ilişkin tespitler bulunduğunu ve yeni başvurularla soruşturmanın genişlediğini söyledi.

Gürlek ayrıca eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılındaki ölümünün şüpheli bulunması üzerine fethi kabir işlemi yapıldığını hatırlattı. Kesin değerlendirme için Adli Tıp Kurumundan gelecek raporun beklendiğini ifade etti.

Bu dosyadaki suçlamalar soruşturma aşamasında bulunuyor ve şüpheliler bakımından masumiyet karinesi geçerliliğini koruyor.

Kuytulcular soruşturması

Adana Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü “Kuytulcular” soruşturmasına da değinen Gürlek, dosyada 35 şüphelinin tutuklandığını söyledi.

İnsanlara baskı ve tehditle senet imzalatıldığı, para alındığı ve kişilerin sistematik olarak kayıt altına alındığı iddialarının incelendiğini belirten Gürlek, aramalardan önce bazı bilgisayarların kasalarının sökülerek götürüldüğünün tespit edildiğini aktardı.

Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsisli bir aracın firari şüphelilerin taşınmasında kullanıldığı iddiasıyla ilgili olarak da araç kayıtları ile Şahin’in açıklamalarının örtüşmediğini öne sürdü. Bu konudaki incelemenin sürdüğünü belirtti.

İBB davası ve itirafçı ifadeleri

Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davaya ilişkin konuşan Gürlek, mahkemelerin siyasi tartışma alanı olmadığını söyledi. İmamoğlu’nun daha önce yaptığı duruşmaların canlı yayımlanması çağrısını hatırlatan Gürlek, bu talebin hâlâ sürdürülüp sürdürülmediğini sordu.

Soruşturmaların yalnızca etkin pişmanlıktan yararlanan kişilerin ifadeleri üzerine kurulmadığını savunan Gürlek, anlatımların HTS ve MASAK kayıtlarıyla karşılaştırıldığını söyledi.

Gürlek’in İmamoğlu hakkındaki sözleri kendi değerlendirmesi niteliğinde bulunuyor. İmamoğlu ve diğer sanıklar bakımından yargılama tamamlanıncaya kadar masumiyet karinesi geçerli.

Alo Adalet 135 devreye giriyor

Adalet Bakanı Gürlek, vatandaşların dava dosyalarının hangi aşamada olduğunu öğrenebileceği “Alo Adalet 135” hattının 1 Eylül 2026’da üç ilde faaliyete geçeceğini duyurdu.

Uygulamanın ekim ayında Türkiye geneline yayılması planlanıyor. Gürlek, dava türlerine göre hedef süreler belirlendiğini, yargılamaların gecikme nedenlerinin yapay zekâ destekli sistemlerle takip edileceğini söyledi.

  1. Yargı Paketi’nin ikinci bölümünün TBMM’nin açılmasının ardından gündeme geleceğini belirten Gürlek, bilirkişilik uygulamasının sınırlandırılacağını ve hukuki değerlendirmelerin bilirkişilere bırakılamayacağını kaydetti.

Nafaka ve sosyal medya düzenlemesi

Gürlek, boşanma, velayet ve nafaka konularının birbirinden ayrılmasıyla boşanma davalarının iki veya üç ay içerisinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini açıkladı.

Ekim ayında Meclis’e sunulması planlanan düzenlemede hâkimlere nafakanın süresini belirleme yetkisi verilmesinin öngörüldüğünü söyledi. Tarafların sosyal ve ekonomik durumuna göre hâkimin süreli veya süresiz nafakaya karar verebileceğini ifade etti.

Sosyal medya hesapları konusunda da yeni bir düzenleme hazırlandığını belirten Gürlek, hesabı açan kişinin kimlik bilgilerinin Siber Güvenlik Başkanlığında tutulacağını söyledi. Bu bilgilerin yalnızca katalog suçlarla ilgili bir soruşturma veya dava kapsamında savcılık ve mahkemelere verileceğini ifade etti. Düzenlemenin ekim ayında TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

Bahis ve şike operasyonu açıklaması

Futbolda yasa dışı bahis ve şike iddialarını araştırmak üzere ayrı bir birim kurulduğunu açıklayan Gürlek, incelemelerde HTS ve MASAK kayıtlarının esas alındığını belirtti.

Gürlek, gerekli delillerin elde edilmesi halinde yakın zamanda yeni soruşturmalar veya operasyonlar yapılabileceğini söyledi. Bu açıklama, kesinleşmiş bir operasyon takvimi bulunduğu anlamına gelmiyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *