Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), hükümete ulaşan açık mektubunda, 2025 yılıyla ilgili enflasyon hedefinin etrafındaki belirsizliklerin aşıldığını ve sapmanın sebeplerini, alınacak tedbirlerin yanı sıra detaylarıyla aktardı. Mektupta yer alan ifadelerde, dezenflasyon sürecinin sürmesine rağmen arz kaynaklı gelişmelerin, fiyatlama davranışlarının katılaşması ve beklentilerin hedeflerle uyumsuzluğunun bu süreci olumsuz etkilediğine dikkat çekildi.
Enflasyon Hedefine Ulaşılamamasının Sebepleri
TCMB, Merkez Bankası Kanunu’nun 42. maddesine atıfta bulunarak, enflasyon hedefi tutturulamaması durumunda, sapmanın nedenleri ve alınacak önlemleri hükümete bildirmenin yükümlülüğünü hatırlattı. Mektupta, 2025 yılı enflasyonunun hedefin etrafında ana belirleyici olarak belirsizlik aralığını aşarak gerçekleştiği ifade edildi. Bu sebeple, enflasyonu yeniden belirlenen hedefle uyumlu hale getirmek için uygulanan ve ileride uygulanacak olan ekonomik politikaların taslağına yer verildi.
Dezenflasyon Sürecinin Dinamikleri
Mektupta, dezenflasyon sürecinin 2024 yılı Haziran ayında başladığı ve 2025 yılı boyunca devam ettiği bilgisi verildi. Bu sürecin destekleyicisi olarak sıkı parasal politikalar, finansal koşullardaki disiplin ve talep dengesinin sağlanması gibi unsurlar sıralandı. Ancak, arz yönlü etkenler ve fiyatlamadaki esneklik eksiklikleri, dezenflasyon hızını kısıtlayan faktörler arasında yer aldı. Küresel emtia fiyatlarının bu yılın ilk yarısında enflasyon dinamiklerini olumlu yönde etkilediği ancak enerji ve tarımsal emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların maliyet baskılarını artırdığına dikkat çekildi.
Yerel Pazar Etkileri ve Gıda Enflasyonu
TCMB’nin mektubunda, yerel düzeyde yaşanan kuraklık ve don olaylarının gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturduğu belirtildi. Bitkisel üretimdeki azalmalar, üçüncü çeyrekte fiyat dalgalanmalarına yol açtı. Bu durumun, beklentiler üzerindeki etkisi nedeniyle dezenflasyon sürecini "geçici olarak yavaşlattığı" ifade edildi. Gıda fiyatlarındaki dalgalanmalar, yılın son dönemlerinde hava koşullarının normalleşmesi ile kısmen azalırken, bu durum enflasyon trendinde geçici bozulmalara neden oldu.
Kurlar ve Hizmet Enflasyonu Üzerindeki Etkiler
Mektupta, 2025 yılında döviz kurlarının enflasyon üzerindeki etkisinin önceki dönemlere kıyasla daha sınırlı kaldığı vurgulandı. Türk lirasındaki istikrar ve talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde tutulması, kur geçişkenliğini azalttı. Bunun yanı sıra, kira ve eğitim gibi hizmet kalemlerinde belirgin fiyat artışları gözlemlendi. Kira ve eğitim gibi sektörlerin geçmiş enflasyona sahip birikimleriyle fiyat artışlarının devam ettiğine dikkat çekildi. Bu durum, telafi edici fiyat ayarlamalarını da beraberinde getirdi ve genel olarak hizmet enflasyonunu yükseltti.
Yönetilen Fiyatlar ve Talep Koşulları
Yönetilen ve yönlendirilen fiyatlar üzerindeki ayarlamaların yıl içerisinde enflasyon üzerinde önemli etkilere sahip olduğu belirtilmektedir. Özellikle, tütün ürünleri, doğal gaz ve suya yapılan zamların göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Ayrıca, genel talep koşullarının yıl boyunca dezenflasyonist seviyelerde kalmasını olumlu bir durum olarak değerlendirdi. Ancak, deprem sonrası konut inşaat faaliyetleri ve bazı dayanıklı tüketim malzemelerindeki eğilimler, talepteki dengelemenin kademeli bir şekilde yaşanmasına neden oldu.
Beklentilerin İyileşmesi ve Mali Disiplin
Yıl boyunca enflasyon beklentilerinin gerilemesine rağmen bu iyileşmenin hedeflerin altında kalması sürecin aksamalarına yol açtı. Çoğu ekonomist, beklentilerdeki düzelmenin para politikalarının orta vadeli etkinliğini olumlu yönde etkilediğini ancak yavaşlamanın sürece zarar verdiğini ifade etmektedir. Mali disiplinin sağlanmasının ve etkin para politikasının tutulmasının, 2025 yılındaki enflasyon hedefleri ile ilgili önemli sonuçlar doğuracağı düşünüldü. Bütçe açığının milli gelire oranının %2,9 seviyelerine gerilediği not edilmiştir.
Para Politikası Stratejileri ve Faiz Ayarlamaları
2025 yılı boyunca TCMB, enflasyon hedefleri doğrultusunda ihtiyatlı bir para politikası yürüteceklerini belirtti. Ocak ve Mart aylarında toplamda 500 baz puanlık bir faiz indirimine giderek politika faizini %42,5 seviyesine çekti. Mart ortasında finansal piyasalardaki gelişmeler doğrultusunda gecelik borç verme faiz oranı %46’ya ulaşarak, bir süreliğine repo ihalelerine ara verildi. Nisan ayında ise, politika faizi %46, gecelik borç verme faizi %49 ve borçlanma faiz oranı %44,5 seviyelerine çıkarıldı. Haziran ayına kadar sabit kalan faiz oranları sonrası, Aralık ayında toplamda %38'e düşürüldü; 2026 Ocak ayında ise %37 seviyesine firar edildi.
Makroihtiyati Önlemler ve Hedefler
TCMB'nın 2025'te uyguladığı makroihtiyati önlemler, kur korumalı mevduat hesaplarının sona ermesi ve Türk lirası mevduat oranlarının artırılması gibi tedbirlerle desteklendi. Merkez Bankası, ana hedefinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu ifade etti. Olası enflasyon bozulmaları durumunda para politikalarının sıkılaştırılacağı, kredi ve mevduat piyasalarında öngörülmeyen gelişmelerin yakından takip edileceği bildirildi.