Türkiye genelinde sayıları 90 bini bulan ücretli öğretmenler ile Halk Eğitim Merkezleri'nde görev yapan yaklaşık 100 bin usta öğretici, 2026-2027 eğitim öğretim yılı eylül ayında başlamadan önce özlük haklarının iyileştirilmesi için taleplerini hızlandırdı. Aldıkları aylık toplam ücretlerin mevcut ekonomik şartlarda asgari ücretin çok altında kaldığını belirten eğitimciler, parça başı ders ücreti sisteminin artık sürdürülemez boyutlara ulaştığını ifade etti.
Sadece derse girdikleri saat kadar ücret alan ve sigorta primleri 30 gün üzerinden tam yatırılmayan eğitimciler, özellikle yaz aylarında ve ara tatillerde tamamen maaşsız kalıyor. Sosyal medyada örgütlenen ve sendikaların da destek verdiği ortak çağrıda, "Aynı öğretmenler odasını, aynı müfredatı paylaştığımız kadrolu meslektaşlarımızla aramızdaki bu devasa gelir uçurumu iş barışını bozuyor" denilerek acil yasal düzenleme istendi.
Ekim ayında Meclis'in açılmasıyla birlikte torba yasa beklentisi içine giren ücretli öğretmenler ve usta öğreticilerin masadaki en acil talepleri şunlardan oluşuyor:
Ders saati taban ücretlerinin insan onuruna yaraşır ve enflasyon gerçeğine uygun bir seviyeye çekilmesi.
Yarım yatan SGK primlerinin eksiksiz olarak 30 tam gün üzerinden hesaplanması.
Belirli bir prim gününü ve hizmet yılını dolduran tecrübeli eğitimcilere şartsız kadro tahsis edilmesi.
Resmi tatillerde, kar tatillerinde ve yaz dönemlerinde yaşanan maaş ile sigorta kesintisi uygulamasına son verilmesi.