Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni kaldırıldı. Kararda, kurucu vakfına kayyım atanan üniversiteye ilişkin işlemin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 11’inci maddesi kapsamında alındığı belirtildi. Karar sayısı 11384 olarak duyuruldu.
Gece yarısı yayımlanan karar, yükseköğretim gündeminin en çok konuşulan başlıklarından biri oldu. Türkiye’nin köklü vakıf üniversiteleri arasında yer alan İstanbul Bilgi Üniversitesi’ne ilişkin kararın ardından öğrencilerin, akademisyenlerin ve idari personelin durumunun nasıl şekilleneceği merak konusu haline geldi.
Kararda hangi ifade yer aldı?
Resmî Gazete’de yer alan kararda, “Kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izninin kaldırılmasına, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 11 inci maddesi gereğince karar verilmiştir” ifadesi kullanıldı. Böylece üniversitenin mevcut faaliyet izni Cumhurbaşkanı Kararı ile resmen kaldırılmış oldu.
Kararın ardından kamuoyunda en çok araştırılan soruların başında “İstanbul Bilgi Üniversitesi kapatıldı mı?”, “Öğrenciler ne olacak?”, “Diplomalar geçerli mi?” ve “Eğitim hangi üniversitede devam edecek?” başlıkları geldi.
Gözler YÖK’ün açıklamasında
Karar sonrası sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin ayrıntıların Yükseköğretim Kurulu tarafından duyurulması bekleniyor. Özellikle mevcut öğrencilerin eğitimlerine hangi üniversitede ya da hangi geçiş mekanizmasıyla devam edeceği, akademik ve idari personelin durumunun ne olacağı yapılacak açıklamayla netleşecek.
Vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izninin kaldırılması halinde öğrencilerin haklarının korunması, eğitim süreçlerinin kesintiye uğramaması ve diplomalara ilişkin geçiş hükümleri, ilgili mevzuat çerçevesinde ele alınıyor. Bu nedenle kararın ardından YÖK’ten gelecek resmi bilgilendirme, öğrenciler ve veliler açısından kritik önem taşıyor.
İstanbul Bilgi Üniversitesi 1996’da kurulmuştu
İstanbul Bilgi Üniversitesi, Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı’nın başvurusunun ardından 7 Haziran 1996’da Türk yükseköğretim sisteminde yerini aldı. Üniversite, zaman içinde Kuştepe, Dolapdere ve santralistanbul kampüsleriyle büyüdü; resmi tanıtım bilgilerinde 20 binden fazla öğrenci, 70 binden fazla mezun, 8 fakülte, 3 enstitü, 3 meslek yüksekokulu ve 150’den fazla program bilgisi yer alıyordu.
Bu nedenle faaliyet izninin kaldırılması kararı, yalnızca idari bir işlem olarak değil, aynı zamanda binlerce öğrenciyi ve mezunu ilgilendiren geniş kapsamlı bir yükseköğretim gelişmesi olarak değerlendiriliyor.
Öğrencilerin süreci yakından takip etmesi gerekiyor
Kararın ardından öğrencilerin ve velilerin resmi duyuruları takip etmesi büyük önem taşıyor. Eğitim-öğretim sürecinin nasıl devam edeceği, kayıtlı öğrencilerin hangi usulle başka bir kuruma aktarılacağı ya da mevcut programların nasıl tamamlanacağı konusunda nihai açıklamanın YÖK tarafından yapılması bekleniyor.
Şu aşamada en kritik başlıklar; öğrencilerin eğitim hakkı, burs ve ücret durumları, akademik takvim, sınav süreçleri, mezuniyet aşamasındaki öğrencilerin diplomaları ve personelin hukuki statüsü olarak öne çıkıyor.
Yükseköğretimde yeni tartışma başlığı
İstanbul Bilgi Üniversitesi kararının ardından vakıf üniversitelerinin yönetim yapısı, kurucu vakıfların durumu ve kayyım süreçlerinin yükseköğretim kurumlarına etkisi yeniden gündeme geldi. Karar, üniversite öğrencileri ve akademik çevrelerin yanı sıra hukuk ve eğitim alanında da yakından izlenecek bir başlık haline geldi.
Önümüzdeki süreçte YÖK’ün yapacağı açıklama, hem öğrencilerin mağduriyet yaşamaması hem de yükseköğretimde idari geçiş sürecinin nasıl işleyeceğinin netleşmesi açısından belirleyici olacak.