CHP'li Yılmazkaya: Vatandaşların Sağlık Ve Ekonomik Sorunları Dururken Meclis Neyi Görüşüyor?

TBMM Genel Kurulanda milletvekillerine hitap eden Yılmazkaya, pandemi nedeniyle toplumun ve ülkenin büyük sıkıntılar içinde olduğunu, bu sorunların çözülmesine yönelik çalışmalar yerine gündeme suni konular getirilmesini iyi niyetli bulmadığını belirtti.

CHP'li Yılmazkaya: Vatandaşların Sağlık Ve Ekonomik Sorunları Dururken Meclis Neyi Görüşüyor?

Korona salgını nedeniyle vatandaşın ekonomik ve sağlık sorunları başta olmak üzere birçok sıkıntısı olduğunu dile getiren CHP Gaziantep Milletvekili Opr. Dr. Bayram Yılmazkaya, Kovit-19 nedeniyle kapalı olan Meclisin, uzun bir aradan sonra açılır açılmaz mahalle bekçilerine yeni haklar tanınmasıyla ilgili gündemi işgal etmesini sert bir şekilde eleştirdi.

TBMM Genel Kurulanda milletvekillerine hitap eden Yılmazkaya, pandemi nedeniyle toplumun ve ülkenin büyük sıkıntılar içinde olduğunu, bu sorunların çözülmesine yönelik çalışmalar yerine gündeme suni konular getirilmesini iyi niyetli bulmadığını belirtti.

Bedellide uzaktan eğitim, bedelli affı, tecil hakkı gibi yüzbinlercevatandaşımızıngeleceğini ilgilendiren bu önemli konuları TBMM Genel Kurulunda bir kez daha gündeme getiren Yılmazkay, “Milli Savunma Bakanlığımızın gerekli düzenlemeleri yapması mağdur olan onbinlerce gencimizin sağlığı ve geleceğiaçısındanbüyükönem arz etmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak gençlerimizin bu haklı taleplerine sonuna kadar destek veriyor, tüm partileri bu konuda daha duyarlı olmaya davet ediyoruz” dedi.

Yılmazkaya TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi;

“Maalesef salgın döneminde ülkemizin ve vatandaşlarımızın başta sağlık ve ekonomik olmak üzere birçok sorunu var iken Meclisimizin ilk işi bekçi arkadaşlarımıza geniş yetkiler veren yasa teklifini görüşmek oldu. Üstelik dünyada ve ülkemizde kolluk kuvvetlerinin şiddet uygulaması tartışılmaktayken maalesef bu yasa hızlıca Meclis'imize gelmiştir. Acaba neden?”

Gençlerin Bedelli Affı, Uzaktan Eğitim ve Tecil Hakkı Ne Olacak?

Gençlerin yaşadığı mağduriyetleri de dile getiren Yılmazkaya, “Değerli arkadaşlar, oysa sorunlarımız sayamayacağımız kadar çok. Bakın, liseli gençlerimiz daha önce ilan edilen tarihten bir ay önceye alınarak hayatlarının en önemli sınavına sokuluyor. Gelin, bu gençlerimizi tartışalım, konuşalım sorunu çözelim. Gelin, açık öğretim eğitimi gören binlerce gencimizin 29 yaştan 22 yaşa indirilip aniden yoklama kaçağı durumuna düşmesini konuşalım. Tecil hakları, bedelli hakları ve üniversiteye kayıt yapma haklarını düzeltmeyi konuşalım. Gelin, salgında ölen sağlık personelimizin, doktorlarımızın görev şehidi olmasını konuşalım. Gelin, değerli arkadaşlar Covid-19 salgınından dolayı Nisan ayın celbinde olacak iken 20 Haziran'a kalan bedellilerin durumunu, sıkıntılarını konuşalım. Sayıları 40 bini geçen bu grubu sağlık yönünden tehlikeye atmayalım. Nisan ayında bedelli yapacağı için iş yerini borcunu, kredisini, KPSS sınavı dahi ayarlamışken Haziranda gitmek zorunda kaldıklarından dolayı bütün planları bozulan bu vatandaşlarımızın mağduriyetini konuşalım. Bu gençlerimizi bu seferlik, yurt dışı bedelli yapanlar gibi uzaktan eğitime alıp salgından da koruyalım, bunlara çözüm olalım”ifadelerini kullandı.

Güvenlik Görevlisi Sayısı Arttıkça Suç Azalmıyor

Yılmazkaya, “Ama maalesef "Yok, illaki ilave kolluk kuvvetini, bekçi kanununu konuşalım." diyorsunuz. Bu acele niye? Zaten ülkemizde birçok ülkeden daha fazla, mevcutta 180 kişiye bir kolluk kuvveti düşmekte. Güvenlik görevlisi sayısı arttıkça suç azalmıyor arkadaşlar. Aksine, son günlerde kolluk kuvvetlerimizin şiddeti daha da artmakta. Bu kanunda gösteri ve yürüyüş bakımından gece bekçilerimize verilen yetki anlamsızdır. Düzenlemede "karışıklık" sözcüğü belirsizdir. Yine, önleyici tedbirlerin somut olarak ne gibi tedbirleri kapsayacağı belirsizdir. Bakın, bu keyfî uygulamalara neden olan, belirsiz bir ibareden yola çıkarak silah taşıyan yardımcı kolluk mensuplarına verilecek kapsamı belirsiz bu yetki, Anayasa'mızın 2'nci maddesindeki hukuk devleti ilkesiyle de uyumlu değildir. Yine, "engellemek" ibaresinin somut tedbirleri ne kadar karşılayacağı da belirsizdir. Bu da hak ve hürriyetler açısından Anayasa 13'üncü maddeye aykırıdır” dedi.

Liyakati Olmayan Referansı Olan Kişileri Bekçi Yapacaklar

Demokrasi ve anayasa vurgusu yapan Yılmazkaya, “Kimlik sormada olası orantısız güç ve işte bu belirsizliklerle olması ihtimali artan polis ve bekçi şiddetine dair görüntüler maalesef bizleri üzmektedir. Vatandaşa dayak atılıyor, herkesin önünde dayak atan görevli "Ben devletim." diye bağırıyor ve hiç çekinmiyor, rahatsız bile olmuyor arkadaşlar. Bu aşırı güç yaralanma ve ölümlere neden olabilecektir, işte, bunun vebali çok büyük olur. Belirli bir liyakat olmaksızın mülakat ile, iktidara yakın referanslar ile sayıları 30 bine ulaşacak bekçi kardeşlerimize, arkadaşlarımıza karşı bu hâliyle toplum karşısında ön yargı oluşturup iktidarın yeni ilave kuvveti gibi algılanmalarına neden olacaksınız. Sonuçta dikkatli olmaz isek Meclis eliyle polis devleti görünümü ortaya çıkacaktır. Biz bekçilik kanununa karşı değiliz ancak tipik polis devleti görüntüsünde olmayıp hızlıca demokratik hukuk devleti görünümüne dönüşmeliyiz. Şiddetin daha çok konuşulduğu, hukukun azaldığı, olmadığı düzen dünyanın hiçbir yerinde karşılık bulamaz değerli arkadaşlar. Bu konuda mutlaka dikkatli olalım. Siyasi iktidar ve kolluk güçleriyle halk arasında gerilimin olmaması için uğraşmalıyız. Demokrasi güçlendirilmeli, hukuku ön plana, adaleti ön plana almalıyız diyorum, yanlıştan dönelim diyorum” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER