Küresel şirketlerin yapay zekâ yarışında daha fazla bütçe ayırması, iş gücü politikalarında yeni bir dönemin kapısını araladı. Teknoloji devleri ve yazılım şirketleri, pazarda geri kalmamak için yapay zekâ altyapısı, uzman istihdamı, ürün geliştirme ve veri merkezi yatırımlarına yönelirken, bu yüksek maliyetin çalışan maaşları ve yan haklar üzerinde baskı oluşturduğu görülüyor.
Son örnek ABD merkezli bulut yazılım şirketi Teradata oldu. Şirket, 2026 yılı için planlanan yıllık maaş artışlarını durdurma ve bu bütçeyi yapay zekâ yatırımlarına yönlendirme kararı aldı. Ekonomim’in aktardığına göre Teradata CEO’su Steve McMillan, şirket içi yazışmada önceliğin “yapay zekâ ile pazarda kazanmak” olduğunu belirtti.
Teradata’da 5 bin 100 çalışan için zam beklentisi değişti
Teradata’nın aldığı karar, yaklaşık 5 bin 100 çalışanı doğrudan ilgilendiriyor. Business Today’in haberine göre şirket, 2026’da yıllık maaş artışı yapılmayacağını çalışanlarına bildirdi ve zam bütçesinin yapay zekâ yatırımlarına aktarılacağını duyurdu.
Karar, çalışanlar açısından yalnızca bir ücret düzenlemesi değil, şirketlerin önceliklerini nasıl değiştirdiğini gösteren önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor. Teradata’da uzun yıllardır çalışan bazı personelin, şirketin geçmişte genellikle yüzde 2 ila yüzde 4 arasında yıllık maaş artışı yaptığını belirttiği aktarıldı. Ancak bu artışların garanti olmadığı, şirketin 2026 için farklı bir bütçe tercihi yaptığı ifade edildi.
Buna karşın şirket, performansa bağlı primlerin ve hisse bazlı ödüllerin devam edebileceğini bildirdi. NDTV’nin haberine göre karar, yalnızca piyasa koşullarına göre maaş güncellemesini yasal olarak zorunlu kılmayan ülkelerde uygulanacak.
Zam bütçesi neden yapay zekâya aktarılıyor?
Şirketlerin bu yönde karar almasının temel nedeni, yapay zekâ yatırımlarının hızla büyüyen maliyeti. Yapay zekâ projeleri yalnızca yazılım lisansı ya da model kullanımıyla sınırlı değil. Şirketler; uzman mühendisler, veri bilimcileri, yapay zekâ ürün ekipleri, bulut altyapısı, veri güvenliği ve yüksek işlem gücü gerektiren sistemler için ciddi kaynak ayırmak zorunda kalıyor.
Business Today’e göre küçük ölçekli bir yapay zekâ projesi bile on binlerce dolara mal olabilirken, şirket genelinde uygulanacak büyük yapay zekâ dönüşümleri milyonlarca dolarlık bütçeler gerektirebiliyor. Bu tablo, bazı şirketlerin işe alımları yavaşlatmasına, işten çıkarmalara gitmesine, maaş artışlarını sınırlamasına ya da yan hakları azaltmasına yol açıyor.
Yan haklarda da kesinti sinyali
Yapay zekâ yatırımlarının etkisi yalnızca maaş zammı kararlarıyla sınırlı kalmıyor. NDTV’nin aktardığına göre teknoloji hizmetleri şirketi TTEC, ABD’deki çalışanları için 401(k) emeklilik katkılarını 2026 sonuna kadar geçici olarak durdurdu. Bu kararın da yapay zekâ araçları, eğitim ve kapasite yatırımlarına kaynak oluşturmak amacıyla alındığı belirtildi.
Ekonomim’in haberinde de Meta, Snap, Cisco ve Salesforce gibi şirketlerin son dönemde iş gücü azaltma ve işe alımları yavaşlatma adımlarında yapay zekâ yatırımlarının maliyet baskısının öne çıktığı aktarıldı.
Araştırmalar şirketlerde daha geniş bir eğilime işaret ediyor
Bu tablo yalnızca tekil şirket kararlarından ibaret görünmüyor. Reward Strategy’nin aktardığı ResumeBuilder araştırmasına göre şirketlerin yüzde 54’ü, 2026’da yapay zekâ projelerine kaynak ayırmak için çalışan ücret paketlerinde kesinti yaptığını ya da yapmayı planladığını bildirdi. Araştırmada kesintilerin primler, hisse ödülleri, planlanan zamlar, yan haklar ve bazı durumlarda temel maaşları kapsadığı belirtildi.
Uzmanlara göre bu gelişme, çalışan-işveren dengesinde yeni bir gerilime neden olabilir. Şirketler yapay zekâyı verimlilik ve rekabet avantajı için zorunlu görürken, çalışanlar aynı dönüşümün ücret artışlarını ve sosyal hakları sınırlamasından endişe ediyor.
İş dünyasında yeni soru: Verimlilik kime kazandıracak?
Yapay zekâ yatırımlarının şirketlere hız, maliyet avantajı ve yeni ürün geliştirme kapasitesi sağlaması bekleniyor. Ancak bu kazancın çalışanlara nasıl yansıyacağı belirsizliğini koruyor. Eğer verimlilik artışı ücretlere, yan haklara ve iş güvencesine dönüşmezse, yapay zekâ dönüşümü çalışanlar açısından daha fazla baskı anlamına gelebilir.
Teradata örneği, küresel iş dünyasında büyüyen bir tartışmayı görünür hale getirdi: Şirketler yapay zekâya yatırım yaparken, bu dönüşümün faturasını çalışanların maaş artışlarından mı karşılayacak? Önümüzdeki dönemde teknoloji sektöründe zam politikaları, yan haklar ve yapay zekâ yatırımları arasındaki denge daha fazla tartışılacak gibi görünüyor.