CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, Nefes Gazetesi’nden Aytunç Erkin’e verdiği röportajda CHP’den ayrılan isimlerin kurduğu Yeni Parti, muhalefetin siyasi programı ve cumhurbaşkanlığı seçiminde izlenmesi gereken yol hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Yeni Parti’nin kurulmasının ardından ilk kez konuşan Kuşoğlu, CHP’de yaşanan süreci bir “bölünme” olarak değerlendirmediğini söyledi. Parti tabanında sosyolojik veya ideolojik bir ayrışma bulunmadığını savunan Kuşoğlu, yaşananları “duygusal bir kopuş” olarak nitelendirdi.
“İdeolojik bir farklılık ortaya koymadılar”
CHP’den yaşanan ayrılık nedeniyle üzgün olduklarını belirten Kuşoğlu, bölünmeden söz edilebilmesi için tabanda ve siyasi düşüncede belirgin bir farklılık bulunması gerektiğini ifade etti.
Yeni Parti’yi kuran isimlerin CHP’den farklı bir siyasi görüş ortaya koymadığını savunan Kuşoğlu, “Bu bir ayrılma. Sosyolojik olarak partinin tabanında bir ayrışma yok. İdeolojik olarak da bir farklılık bulunmuyor. Bu duygusal bir kopuş” değerlendirmesinde bulundu.
Kuşoğlu, ayrılığın temelinde gelecek ve görev beklentilerinin bulunduğunu ileri sürerken, söz konusu sürecin düşünsel veya ideolojik bir bölünme olarak görülemeyeceğini söyledi.
“Halkın umudu yüksek ancak programların içi dolu değil”
Özgür Özel’e ve Yeni Parti’ye yönelik toplumsal desteğin hatırlatılması üzerine Kuşoğlu, seçmenin iktidar değişikliği istediğini ve kendisine umut veren siyasi hareketleri desteklediğini belirtti.
Toplumdaki değişim beklentisinin son derece yüksek olduğunu vurgulayan Kuşoğlu, geçmişte CHP’de ortaya çıkan değişim hareketlerinin halkta heyecan yarattığını ancak bu beklentilerin zamanla sönümlendiğini söyledi.
Özgür Özel’in samimiyetsiz olduğunu düşünmediğini dile getiren Kuşoğlu, buna karşın Yeni Parti’nin programını yetersiz bulduğunu ifade etti. Dünyada ekonomi, dış politika ve devlet yönetimi alanlarında önemli değişiklikler yaşandığını belirten Kuşoğlu, açıklanan programın bu dönüşüme yeterli cevap vermediğini savundu.
Kuşoğlu, halkın umutlarını somut sonuçlara dönüştürecek projelerin ortaya konulması gerektiğini belirterek, Türk siyasetinin bu konuda yeterli hazırlığa sahip olmadığını söyledi.
“CHP yeni kamuculuğu öne çıkarmalı”
Yeni Parti’nin programını “fazla liberal” bulduğunu ifade eden Kuşoğlu, CHP ile Yeni Parti arasındaki temel farkın devletçilik ve kamuculuk anlayışında ortaya çıkacağını söyledi.
Tarım, eğitim, sağlık, enerji, yüksek teknoloji ve savunma sanayisi gibi alanlarda kamunun daha güçlü rol üstlenmesi gerektiğini savunan Kuşoğlu, CHP’nin Altı Ok içerisinde yer alan devletçilik ilkesini daha fazla öne çıkarması gerektiğini belirtti.
Kuşoğlu, CHP’nin “yeni kamuculuk” anlayışını ayrıntılı bir programa dönüştürmesi gerektiğini vurgulayarak ayrılık yerine ortak çalışma ve birlik çağrısında bulundu.
“Halkın umudunu ve heyecanını boşa çıkarmayalım” diyen Kuşoğlu, siyasi programların yalnızca umut vermekle sınırlı kalmaması, bu umudun nasıl gerçekleştirileceğinin de açık şekilde ortaya konulması gerektiğini ifade etti.
Muhalefete ortak aday çağrısı
Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 50 artı 1 şartına dikkat çeken Kuşoğlu, mevcut sistemde yalnızca milletvekili çoğunluğuna ulaşmanın iktidar olmak için yeterli olmadığını söyledi.
Muhalefetin güçlü bir cumhurbaşkanı adayı etrafında birleşmesi gerektiğini savunan Kuşoğlu, ayrışarak seçim kazanmanın mümkün olmadığını belirtti. Millet İttifakı döneminde izlenen yöntemin doğru olduğunu ifade eden Kuşoğlu, tüm muhalefetin ortak bir aday üzerinde uzlaşması gerektiğini söyledi.
Kuşoğlu, bu çağrının yalnızca CHP ve Yeni Parti ile sınırlı olmadığını, bütün muhalefet partilerini kapsadığını belirtti.
“Devlet aklı derken atanmışların yönetimini eleştirdim”
Daha önce kullandığı “devlet aklı” ifadesinin yanlış yorumlandığını belirten Bülent Kuşoğlu, sözleriyle Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine devlet tarafından getirildiğini kastetmediğini söyledi.
Kuşoğlu, Türkiye’de siyasetin ve parlamentonun zayıflamasıyla atanmış bürokratların karar alma süreçlerinde daha etkili hâle geldiğini savundu. Demokrasinin güçlenmesi için seçilmiş siyasetçilerin ön plana çıkması gerektiğini ifade eden Kuşoğlu, CHP’nin ekonomi, adalet ve dış politika gibi alanlarda daha fazla proje üretmesi gerektiğini belirtti.
“Devlet aklı” sözleriyle atanmışların değil, seçilmişlerin yönettiği bir Türkiye’ye ihtiyaç bulunduğunu anlatmak istediğini söyleyen Kuşoğlu, açıklamalarının “kötü niyetle” okunduğunu savundu.
“Diyalog kurulması gerekiyordu”
CHP’de yaşanan ayrılığın daha önce diyalog yoluyla önlenip önlenemeyeceğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Kuşoğlu, süreç içerisinde tarafların konuşması gerektiğini birçok kez dile getirdiğini söyledi.
Bu çağrıları nedeniyle hem kendi tarafında hem de karşı tarafta eleştirildiğini belirten Kuşoğlu, tarafların rasyonel bir zeminde görüşmemesinin mevcut ayrılığa zemin hazırladığını ifade etti.
CHP’nin kendi iç tartışmalarına kapanmak yerine halkın sorunlarına çözüm üreten güçlü bir siyasi program hazırlaması gerektiğini vurgulayan Kuşoğlu, birlik ve beraberliğin yeniden sağlanması çağrısında bulundu.