Gazete Kritik Siyaset Türkiye'de 5 yılda 130 bin şirket kapandı, CHP'li Canpolat: "Kapanmaların sorumlusu AKP iktidarıdır!"

Türkiye'de 5 yılda 130 bin şirket kapandı, CHP'li Canpolat: "Kapanmaların sorumlusu AKP iktidarıdır!"

CHP’li Cemal Canpolat, şirket kapanmaları, iflaslar, konkordato süreçleri hakkında çarpıcı veriler paylaştığı bir açıklama yaptı. Bu verilere göre şirket kapanmaları ve iflaslar çığ gibi büyüyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İşveren Sendikaları ve İş Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, “9 başlıkta Türkiye’de üretimin ağır bilançosu” konulu bir açıklama yayımladı. Açıklamasında, şirket kapanmalarına, iflaslara ve konkordato ilan süreçlerine dair güncel verileri derleyen CHP’li Canpolat, “Fabrikalar, imalat atölyeleri onar onar kapanıyor. Her kapanan fabrika Türkiye’den bir parça daha koparıyor. Çünkü o kentin üretim kapasitesi eksiliyor, onlarca ailenin geliri kesiliyor, yan sanayicinin siparişi buhar oluyor, çiftçinin alıcı ortadan yok oluyor. Ve bunca yıldır Türkiye’yi yöneten AKP iktidarı, bu tablonun yalnız başarılarını sahiplenip maliyetlerini ‘piyasa koşulları’ diyerek başkalarının sırtına yüklüyor” değerlendirmesini yaptı. Ne bu yükün taşınabilir olduğunu, ne de AKP iktidarının hesap vermekten kaçabileceğini belirten Canpolat, iktidara “Yükü bir kez daha Türkiye’nin üstüne çığ gibi bırakıp köşenize çekilmenize izin vermeyeceğiz” diye seslendi.

‘BİR DE MADALYONUN DİĞER YÜZÜ VAR…’

Açıklamasına, Türkiye ekonomisinin yalnızca büyüme oranlarıyla, ihracat rekorlarıyla, açılış törenleriyle ve yatırım müjdeleriyle değerlendirmesinin mümkün olmadığını belirterek başlayan CHP’li Canpolat, “Bir de madalyonun diğer yüzü var. Kapanan şirketler, konkordato korumasına sığınmak zorunda kalan üreticiler, iflas kararları, sanayide kaybolan yüz binlerce iş, özelleştirme sonrasında üretimi sona ermiş fabrikalar var. Üretici fiyatlarındaki artışla mücadele eden, finansmana erişmekte zorlanan ve işletme sermayesini koruyamayan reel sektör var” diye konuştu.

BEŞ YILDA YAKLAŞIK 130 BİN ŞİRKET KAPANDI

“Bu tabloyu sadece siyasi sloganlarla değil, derli toplu olarak dokuz başlıkla ortaya koyalım” diyen Canpolat, ilk başlık olarak son 5 yılda yaklaşık 130 bin şirketin kapandığını, bu kapanmaların özellikle 2021 yılından sonra sıçrama yaptığını şu ifadelerle aktardı:

“2021–2025 arasında, yani beş yılda Türkiye'de 129 bin 961 şirket kapandı. 2021'de 16 bin 222 olan şirket kapanma sayısı, 2022'de 23 bin 170, 2023'te 25 bin 883, 2024'te 31 bin 416, 2025'te ise 33 bin 270’e ulaştı. Bunlar yorum değil; TOBB verilerinden derlenen rakamlar.

Elbette aynı dönemde yeni şirketler de kuruldu. Hatta sayıca kapanan şirket sayısından da fazla. Ancak bunu bir ilerleme saymak, Türkiye ekonomisine at gözlükleriyle bakmak olur. Aşırı borç yükü yüzünden A kişisinin üstüne olup da kapatılan şirketin başka bir isimle ama aynı aileden B kişisinin üstüne açılması, bir ilerleme değildir. Dolayısıyla Türkiye’de şirket kurmak kolaydır ama o şirketi yaşatmak, ayakta tutmak neredeyse imkansız hale gelmiştir.”

KAPANMALAR DÖRT YILDA İKİ KATINI AŞTI

2021 yılından 2025 yılına kapanan şirket artışının yüzde 105 olduğunu belirten Cemal Canpolat, “Başka bir ifadeyle, yalnızca dört yıl içinde bir yılda kapanan şirket sayısı iki katını aştı. Üstelik kırılma bir yıldan ibaret değil: 2022'de şirket kapanışları bir önceki yıla göre yüzde 42,8 sıçradı; 2024'te yüzde 21,4, 2025'te ise yüzde 5,9 daha arttı” diye konuştu.

Bu tablonun yalnızca “serbest piyasanın doğal sonucu” denilerek geçiştirilemeyeceğini belirten CHP’li Canpolat, “Çünkü Türkiye'yi yirmi yılı aşkın süredir aynı siyasi iktidar yönetiyor. Vergi sistemini, teşvikleri, kredi politikasının genel çerçevesini, yatırım ortamını, ithalat rejimini ve sanayi politikasını belirleyen de küçük esnaf ya da Anadolu'daki sanayici değil. İktidar açılan işletmeleri başarı hanesine yazıyorsa, kapanışların neden bu kadar hızlandığını da açıklamak zorundadır” ifadelerini kullandı.

SEKTÖRLERİNE GÖRE KAPANAN İŞLETMELER

Kapanma sayılarını sektörlere ayırdıklarında tablonun daha da karardığını belirten Canpolat, KOSGEB'in TOBB verilerinden hazırladığı 2024 raporunda, şirket, kooperatif, gerçek kişi ticari işletmeler birlikte değerlendirildiğinde bir yılda kapanan işletmelerin bölümlenmesini şöyle aktardı:

  • 6 bin 449 imalat işletmesi,
  • 6 bin 759 inşaat işletmesi,
  • 18 bin 643 ticaret işletmesi,
  • 2 bin 602 ulaştırma-depolama işletmesi,
  • 2 bin 617 konaklama ve yiyecek hizmetleri işletmesi kapandı.

Buradaki rakamların yalnız şirketleri değil, kooperatifleri ve gerçek kişi ticari işletmelerini de içerdiğini özellikle vurgulayan Cemal Canpolat, “Yani toplam kapanan işletme sayısı 50 bin 257” dedi.

TÜRKİYE İÇİN ‘KONKORDATO YÜZYILI’

Türkiye’nin içinden geçtiği yılları “konkordato yüzyılı” olarak tarif eden Cemal Canpolat, “Konkordato iflas değildir. Bunu özellikle söylüyoruz. Konkordato, borçlarını mevcut vadeleriyle ödemekte güçlük yaşayan işletmenin mahkeme koruması altında yeniden yapılandırma aramasıdır” derken “Fakat tam da bu nedenle rakam ağırdır” ifadelerini kullandı. Binlerce işletmenin normal ticari düzen içinde borç çeviremeyip mahkemenin korumasına ihtiyaç duymasının reel sektörün finansal sağlığı konusunda ciddi bir alarm anlamına geldiğini belirten Cemal Canpolat, “Türkiye’nin bugününü ‘konkordato’ cehennemine çeviren AKP iktidarı, bunun da hesabını verememektedir” şeklinde konuştu.

CHP’li Canpolat, konkordato süreçleriyle ilgili şu verileri aktardı:

“2023 yılında mahkemeler 519 dosya için geçici konkordato mühleti verdi. Bu sayı 2024'te, bin 723, 2025'te ise 2 bin 817 oldu. Sadece 2023'ten 2025'e artış yaklaşık yüzde 443. Sadece 2024'ten 2025'e artış bile yaklaşık yüzde 63,5.

Daha çarpıcısı var… 2022, 2023 ve 2024'ün üçünde verilen geçici mühlet kararlarının toplamı 2 bin 646. 2025'in tek başına rakamı 2 bin 817. Yani Türkiye, bir yılda önceki üç yılın toplamından daha fazla geçici konkordato mühleti gördü.”

KONKORDATOLAR İFLASA EVRİLİYOR

Konkordato dosyalarının hepsinin iflasla sonuçlanmadığını ama iflas kararlarındaki yükselişin de dikkat çekici olduğunu vurgulayan Cemal Canpolat, “2024'te 132 iflas kararı bulunurken 2025'te bu rakam 247'ye çıktı. Artış yaklaşık yüzde 87. Türkiye'nin reel sektör bilançosunun mahkeme koridorlarına kadar taşındığını gösteren bir tablo önümüzde öylece durmaktadır” diye konuştu.

EN ÇOK ÜRETİCİLER BORÇ KRİZİNDE

2025 konkordato verilerinin sektör dağılımının problemin niteliğini daha açık gösterdiğini belirten İşveren Sendikaları ve İş Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Canpolat, “Tekstilde tek başına 177 dosya var. Giyim, ayakkabı, halı, çanta, iplik ve deri işleme de dahil edildiğinde geniş tekstil-hazır giyim grubu 234 konkordato ile karşımıza çıkıyor. Tekstili, 134 ile inşaat, 84 ile metal ürün imalatı, 58 ile sebze-meyve toptancılığı, 56 ile de gıda takip ediyor” dedi.

‘5’Lİ ÇETELERİN ZENGİNLİKLERİNE ZENGİNLİK KATAN İKTİDAR…’

Burada yalnızca finansal hizmetlerden ya da spekülatif alanlardan bahsetmediğini vurgulayan Canpolat, “Makine çalıştıran, işçi çalıştıran, hammadde alan, elektrik tüketen, ihracat yapan, yan sanayiyi besleyen üreticiden bahsediyoruz. Dolayısıyla soru yalnızca kaç şirketin konkordato ilan ettiği değildir. Asıl soru, Türkiye’nin neden üreticisini mahkeme korumasına ihtiyaç duymadan yaşatacak ekonomik ortamı oluşturamadığıdır” ifadelerini kullandı. CHP’li Canpolat, “5’li çetelerin zenginliğine geçen her saniye zenginlik katan iktidar, bunun acısını da Türkiye ekonomisini ayakta tutan üreticilerden çıkarmaktadır” vurgusunu yaptı.

İMALAT YILDA 175 BİN İŞÇİ KAYBETTİ

TÜİK verilerine bile bakıldığında görüntünün hiç iç açıcı olmadığını “Bakınız, taraflı veri yayını yaptığını her fırsatta dile getirdiğimiz, gerçekleri gizlediğine çok kez şahit olduğumuz TÜİK’in verileri bile korkunç” ifadeleriyle tarif eden Cemal Canpolat, “Ocak 2025'te imalat sanayisinde ücretli çalışan sayısı 4 milyon 585 bin 80’di. Ocak 2026'da bu sayı 4 milyon 409 bin 738’e geriledi. Bir yıldaki kayıp, TÜİK’e göre bile 175 bin 342 çalışandır” dedi.

‘BU SORUNUN YANITI DA AKP’DE YOK’

Bu durumun Ocak ayına özgü bir istatistiki veri olarak da kalmadığını belirten Cemal Canpolat, “Mayıs 2026'da da imalat sanayisindeki ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 156 bin 348 kişi daha düşük kaldı. Sanayinin tamamında yıllık istihdam gerilemesi yüzde 3,2, imalatta yüzde 3,4 oldu” değerlendirmesini yaparken şöyle devam etti:

“Bir ülkede ‘sanayimiz büyüyor’ deniyorsa şu sorunun yanıtı da en baştan verilmelidir: İmalat büyüyorsa, imalat işçileri nereye gidiyor? AKP iktidarı bu sorunun yanıtını da veremeyecektir.”

ÜRETİM DÜŞERKEN FİYATLAR KATLANIYOR

Üreticinin darboğazının başka verilerde de görüldüğüne işaret eden Cemal Canpolat, “Mayıs 2026'da imalat sanayisi üretim endeksi önceki aya göre yüzde 3,3 geriledi. Aynı ay imalat ürünlerindeki yurt içi üretici fiyatları bir yıl öncesine göre yüzde 30,72 yükseldi. Bir tarafta ciddi maliyet artışları, diğer tarafta sanayi istihdamında gerileme. Bir tarafta konkordato, diğer tarafta iflas ve kapanmalar… Bunların her biri tek başına farklı nedenlerle açıklanabilir. Ancak hepsi aynı dönemde aynı yöne işaret ediyorsa ve iktidar bu tabloda bolluk bereket görmekte ısrar ediyorsa, Türk sanayisinin bu iktidarı daha fazla sırtında taşıma şansı kalmamıştır” diye konuştu.

BANKALARIN TAKİPTEKİ ALACAKLARI 800 MİLYAR LİRAYI AŞTI!

Konkordatonun buz dağının sadece görünen yüzü olduğuna vurgu yapan Canpolat, BDDK'nın 23 Temmuz 2026 günlük bankacılık verisinde bankacılık sektörünün takipteki alacaklarının 808 milyar 670 milyon TL düzeyinde olduğunu belirtti. Bu rakamın tamamının sanayiciye veya şirkete ait olmadığına; bireysel ve ticari kredi sisteminin bütünündeki takipteki alacakları da kapsadığına değinen Canpolat, “Ama yaklaşık 809 milyar liralık takipteki alacak, Türkiye'deki borç ödeme kapasitesinde biriken stresin kanıtı niteliğindedir. AKP iktidarının ise bu stresi azaltmaya dönük hiçbir faaliyeti, bırakın faaliyeti hiçbir programı bulunmamaktadır. Bu ekonomik körlük hali, Türkiye’yi o buz dağının üstüne üstüne sürmektedir” değerlendirmesini yaptı.

‘BU İKTİDAR KURDELA KESMEYİ HEP ÇOK SEVDİ…’

Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığın günbegün kırıldığına atıf yapan Canpolat, “25 yaşına basmak üzere olan AKP iktidarı, siyasi mirasçısı olduğu sağcı iktidarlar gibi makasla kurdela kesmeyi, temel atma törenleri düzenlemeyi kısa tarihi boyunca hep çok sevdi. Bunu yine mirasçısı olduğu sağ iktidarlar gibi iç politikayı dizayn etmekte de kullandı, kullanmaya da devam ediyor” diyerek açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Açılış törenlerinde makas tutmak kolaydır, zor olan ise o fabrikanın on yıl sonra hâlâ çalışmasını sağlamaktır.

Yeni şirket kuruluşlarını anlatmak kolaydır, zor olan ise işletmenin beş yıl sonra hâlâ ayakta olup olmadığını açıklamaktır.

İhracat rakamını açıklamak kolaydır, zor olan ise tekstilcinin, metalcinin, gıdacının neden konkordato mahkemesinde olduğunu açıklamaktır.

Sanayi yatırımlarını anlatmak kolaydır, zor olan ise bir yılda imalattan 175 bin ücretli çalışanın neden eksildiğini açıklamaktır.

Türkiye'nin ihtiyacı daha fazla ekonomik slogan değil; üreticinin neden ayakta kalamadığına ilişkin hesap verilebilir bir sanayi politikasıdır. Bunun yerine AKP iktidarı, sanayi derneklerinin yöneticilerini bir çıkış yaptıkları için yargılatmakla meşgul. Aynı dernek, o yargılamalar başladığından beri Türk sanayisine dair rapor yayımlayamaz, ekonomiye dair konuşamaz hale gelmiştir.”

CANPOLAT: AKP İKTİDARI HESAP VERMEKTEN KAÇAMAZ!

Bir fabrikanın kapanmasının etkilerinin çok boyutlu olduğuna vurgu yapan CHP İşveren Sendikaları ve İş Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, “Fabrikalar, imalat atölyeleri onar onar kapanıyor. Her kapanan fabrika Türkiye’den bir parça daha koparıyor. Çünkü o kendin üretim kapasitesi eksiliyor, onlarca ailenin geliri kesiliyor, yan sanayicinin siparişi buhar oluyor, çiftçinin alıcı ortadan yok oluyor. Ve bunca yıldır Türkiye’yi yöneten AKP iktidarı, bu tablonun yalnız başarılarını sahiplenip maliyetlerini ‘piyasa koşulları’ diyerek başkalarının sırtına yüklüyor” diye konuştu.

“Ne bu yük taşınabilir, ne de AKP iktidarı hesap vermekten kaçabilir” diyen Cemal Canpolat, açıklamasını AKP iktidarına hitaben “Yükü bir kez daha Türkiye’nin üstüne çığ gibi bırakıp köşenize çekilmenize izin vermeyeceğiz” sözleriyle noktaladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *