Gazete Kritik Siyaset Kılıçdaroğlu’ndan Diyarbakır’daki kuyumcu saldırısına tepki: “Can ve mal güvenliğimiz kalmadı”

Kılıçdaroğlu’ndan Diyarbakır’daki kuyumcu saldırısına tepki: “Can ve mal güvenliğimiz kalmadı”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası Başkanı Özer Sanal’ın iş yerine düzenlenen silahlı saldırıya tepki gösterdi. Kuyumcu esnafının tehdit ve haraç iddiaları nedeniyle kepenk kapattığını belirten Kılıçdaroğlu, saldırıların ve cezasızlık politikasının takipçisi olacaklarını açıkladı.

Kılıçdaroğlu’ndan Diyarbakır’daki kuyumcu saldırısına tepki: “Can ve mal güvenliğimiz kalmadı”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası Başkanı Özer Sanal’ın iş yerine sabaha karşı düzenlendiği belirtilen silahlı saldırının ardından sosyal medya hesabından kapsamlı bir açıklama yayımladı. Kılıçdaroğlu, kuyumcu esnafının uzun süredir tehdit, haraç talebi ve iş yerlerinin kurşunlanması gibi olaylarla karşı karşıya kaldığını belirterek yetkilileri göreve çağırdı.

Kılıçdaroğlu, Özer Sanal’ın iş yerine yönelik saldırıyı kentte yaşanan güvenlik sorunlarının son örneği olarak değerlendirdi. Açıklamasında bazı kuyumcuların can ve mal güvenliği endişesiyle kepenk kapatmak zorunda kaldığını aktaran CHP lideri, esnafın ortak feryadını “Can ve mal güvenliğimiz kalmadı” sözleriyle dile getirdiğini belirtti.

Kuyumculara yönelik saldırılar gündemde

Diyarbakır’da kuyumcu işletmelerinin hedef alındığı olaylar daha önce de kamuoyuna yansımıştı. Ekim 2025’te Bağlar ilçesinde bir kuyumcu dükkânına ateş açılmış, saldırının ardından iş yeri sahibinden yabancı bir telefon numarası üzerinden 100 bin dolar istendiği bildirilmişti. Polis, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatmıştı.

Mart 2026’da ise Diyarbakır’da aynı gün içerisinde üç kuyumcu işletmesi soygun girişimi ve silahlı saldırıların hedefi olmuştu. Olaylarda yaklaşık 1,5 kilogram altının çalındığı ve bir kişinin silahla yaralandığı açıklanmıştı. DİKO Başkanı Özer Sanal, saldırıları kınayarak sürecin takipçisi olacaklarını söylemişti. 

Haziran 2026’da Bağlar ilçesindeki Nükhet Coşkun Caddesi’nde bulunan başka bir kuyumcu dükkânına da gece saatlerinde 16 el ateş edilmişti. Yüzü maskeli saldırgan olay yerinden kaçarken emniyet ekipleri inceleme başlatmış, Özer Sanal ise kuyumcuların hedef olmaktan çıkarılması ve güvenlik önlemlerinin artırılması çağrısında bulunmuştu.

“Hangi güvenlikten söz ediyoruz?”

Kılıçdaroğlu, Diyarbakır’daki tablonun yalnızca kente özgü olmadığını savundu. Türkiye’nin farklı bölgelerinde de esnafın çetelerin tehdit, şantaj ve haraç talepleriyle karşı karşıya kaldığını ileri süren CHP Genel Başkanı, ödeme yapmayan işletmelerin kurşunlandığını ifade etti.

Açıklamasında güvenlik politikalarını da eleştiren Kılıçdaroğlu, “Esnafın dükkânı kurşunlanırken, çeteler haraç keserken, insanlar korkudan kepenk kapatırken hangi güvenlikten söz ediyoruz?” diye sordu. Güvenlik kavramının toplumun bütün kesimlerini kapsaması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, alın teriyle geçimini sağlayan vatandaşların can ve mal güvenliğinin korunmasının devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu kaydetti.

Saldırıların takipçisi olacaklarını açıkladı

Esnafın korku nedeniyle iş yerini açamadığı bir ortamda gerçek güvenlikten söz edilemeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, devletin vatandaşın canını, malını, emeğini ve geçim kaynağını korumakla yükümlü olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, açıklamasının sonunda Diyarbakır’daki kuyumcuların ve Türkiye genelindeki esnafın yanında olduklarını bildirdi. Silahlı saldırıların, tehditlerin, haraç iddialarının ve şantaj düzeninin sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade eden CHP lideri, “Bir ülkenin gerçek güvenliği, en mütevazı esnafının bile sabah gönül rahatlığıyla kepengini açabilmesiyle başlar” değerlendirmesinde bulundu.

İşte Kılıçdaroğlu'nun o açıklaması:

Diyarbakır’da kuyumcu esnafımız aylardır gece vakti kurşunlanan dükkânlarla, haraç talepleriyle ve can güvenliği kaygısıyla boğuşuyor.

Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası Başkanı Özer Sanal’ın iş yerine sabaha karşı düzenlenen silahlı saldırı, yaşanan vahim tablonun son halkasıdır. Esnaf kepenk kapatmak zorunda kalmış, kuyumcu esnafının ortak feryadı açıkça dile getirilmiştir:

“Can ve mal güvenliğimiz kalmadı.”

Bu tablo yalnızca Diyarbakır’a özgü değildir. Ülkenin birçok yerinde esnaf, çetelerin haraç, tehdit ve şantajıyla karşı karşıya kalmakta; ödeme yapmayanların iş yerleri kurşunlanmaktadır. İnsanlar ekmeklerini, mesleklerini ve yılların emeğini koruyamaz hâle gelmektedir.

Yıllardır “önce güvenlik” deniliyor. Pek çok uygulama “güvenlik” gerekçesiyle meşrulaştırılıyor.

O hâlde sormak gerekiyor:

Esnafın dükkânı kurşunlanırken, çeteler haraç keserken, insanlar korkudan kepenk kapatırken hangi güvenlikten söz ediyoruz?

Güvenlik yalnızca belli zümrelerin ve bazı sermaye gruplarının güvenliği midir?

Yoksa bu ülkenin her köşesinde alın teriyle ekmeğinin peşinde koşan milyonların can ve mal güvenliği midir?

Esnafın korkudan kepenk kapatmak zorunda kaldığı bir ülkede gerçek güvenlikten söz edilemez.

Devletin temel görevi; vatandaşının canını, malını, emeğini ve ekmeğini korumaktır. Bu görev yerine getirilmediği sürece “güvenlik” iddiası toplum nezdinde karşılık bulmaz; boş bir slogan olarak kalır.

Diyarbakır’daki kuyumcu kardeşlerimizin de Türkiye’nin dört bir yanındaki esnafımızın da yanındayız.

Bu saldırıların, bu tehditlerin, bu şantaj düzeninin ve cezasızlığın sonuna kadar takipçisi olacağız.

Çünkü bir ülkenin gerçek güvenliği, en mütevazı esnafının bile sabah gönül rahatlığıyla kepengini açabilmesiyle başlar.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *