Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Zirvesi öncesindeki hazırlıkları eleştirdi. Başkentte günlük yaşamın olumsuz etkilendiğini belirten Arıkan, eğitimden dış politikaya kadar gündemdeki birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. Konuşmasına cuma günü karne alacak öğrencileri kutlayarak başlayan Arıkan, eğitim sürecindeki katkıları nedeniyle velilere de teşekkür etti.
Arıkan’dan eğitim sistemine eleştiri
2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı’nı değerlendiren Arıkan; öğrencilerin okula aç gitmesi, okullardaki güvenlik sorunları, öğretmenlerin atama ve yer değiştirme süreçleri ile Milli Eğitim Akademisi üzerinden iktidara eleştiriler yöneltti.
Öğretmen maaşlarının yoksulluk sınırının altında kaldığını savunan Arıkan, haklarını arayan özel sektör öğretmenleriyle mülakat mağduru öğretmenlere yönelik müdahalilere de tepki gösterdi.
Grup toplantısında özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenlerin de bulunduğunu belirten Arıkan, bu kesimlerin taleplerinin dinlenmesi gerektiğini söyledi. Bakanlığın ve devletin garantörlüğünde yapılacağı belirtilen toplantının gerçekleştirilmesini isteyen Arıkan, iktidara “Neden bu toplantıyı yapmıyorsunuz?” diye seslendi.
“Öğretmenin sesi duyulursa gerçek sorunlar ortaya çıkar”
Öğretmenlerin dinlenmesi hâlinde eğitim sistemindeki temel problemlerin daha görünür olacağını savunan Arıkan, özel okul öğretmenlerinin çalışma koşullarına, mülakat mağdurlarının yaşadığı adaletsizliğe ve tayin sorunları nedeniyle aile bütünlüğü bozulan öğretmenlere dikkat çekti.
Arıkan, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için başsağlığı dileğinde bulunurken hak arayışını sürdüren özel sektör öğretmenleriyle mülakat mağduru öğretmenlerin mücadelesini desteklediğini ifade etti.
“Bu iktidar sınıfta kaldı”
İktidar için temsili bir karne hazırlayan Arıkan; güvenlik, hijyen, güven, adalet ve liyakat başlıklarına “sıfır”, edebiyat başlığına ise “yüz” verdi.
Hazırladığı karnenin yalnızca eğitim sistemini değil, iktidarın çocuklara yönelik yaklaşımını da gösterdiğini söyleyen Arıkan, “Bu karne bize açıkça bu iktidarın sınıfta kaldığını söylüyor” dedi.
NATO Zirvesi hazırlıklarını eleştirdi
Arıkan’ın gündemindeki bir diğer konu, 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi oldu. İki gün sürecek zirve nedeniyle Ankara’nın olağanüstü koşullara hazırlandığını belirten Arıkan, bazı bölgelerin “kırmızı alan” ilan edildiğini, trafik akışının durdurulacağını ve bazı yolların tamamen kapatılacağını söyledi.
Alınan önlemlerin bedelini Ankara halkının ödediğini savunan Arıkan, şu ifadeleri kullandı:
“NATO Zirvesi için Başkent’in yaşamı askıya alınırken bunun bedelini Ankaralılar ödüyor. Gündelik işlerde çalışanlar işlerine ulaşmakta zorlanıyor. İşçiler ücretsiz izin uygulamalarıyla karşılaşıyor. Esnaf müşteri kaybediyor. Başkent halkı kendi şehrinde ikinci plana itiliyor.”
Arıkan, Ankaralıların yaşadığı mağduriyet üzerinden NATO’nun kimin güvenliğini sağladığının sorgulanması gerektiğini dile getirdi.
NATO’nun geçmişine ilişkin değerlendirmeler
NATO’nun tarihsel rolünü de eleştiren Arıkan; Bosna, Srebrenitsa, Irak, Afganistan, Libya, Suriye ve Gazze’de yaşananları hatırlattı. NATO’nun insan haklarını, güvenliği ve uluslararası hukuku savunduğu yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.
NATO üyesi ülkelerin önemli bir bölümünün Gazze’de yaşananlara rağmen İsrail’e siyasi ve askerî destek verdiğini söyleyen Arıkan, örgütün yalnızca bir güvenlik yapılanması olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.
“Ankara’da adeta makyaj yapılıyor”
Zirve hazırlıkları kapsamında yeni yollar ve havalimanı yapıldığını, refüjlerin düzenlendiğini ve kötü görüntülerin brandalarla kapatıldığını öne süren Arıkan, bunların ABD Başkanı Trump’ın gelişi nedeniyle gerçekleştirildiğini iddia etti.
Zirve sırasında kamu hastanelerindeki muayene sürelerinin 20 dakikaya çıkarılacağını söyleyen Arıkan, Ankara Tabip Odasının bu talebi yıllardır dile getirdiğini belirtti. Değnekçilere yönelik çalışmaların da zirve öncesinde başlatılmasını eleştiren Arıkan, yol güzergâhındaki eski binaların ücretsiz boyandığını söyledi.
Arıkan, iktidara “Neyi saklamaya çalışıyorsunuz?” diye sorarak icra dosyalarının, sosyal yardıma ihtiyaç duyan insanların, ev gençlerinin ve hak arayan kesimlerin yaşadığı sorunların yapılan düzenlemelerle gizlenemeyeceğini ifade etti.
İran konusunda “kırılgan mutabakat” vurgusu
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından gündeme gelen ateşkes ve barış tartışmalarına da değinen Arıkan, Amerika ile İsrail’in ateşkes açıklamalarına güvenmediklerini söyledi.
Irak, Libya, Afganistan, Gazze ve Lübnan’daki gelişmeleri hatırlatan Arıkan, mevcut durumda kırılgan bir mutabakat bulunduğunu belirtti. Bu kırılganlığın İran’dan kaynaklanmadığını savunan Arıkan, kalıcı barışın önündeki en büyük engelin İsrail’in mevcut politikaları olduğunu ifade etti.
İktidar ve muhalefete çağrı
Konuşmasının sonunda iktidara seslenen Arıkan; milletin iradesine ve hukuka güvenilmesi, devlet ile hükümetin birbirinden ayrılması ve eleştirilerin düşmanlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin daha fazla gerilime ve kutuplaşmaya değil, adalete ve kardeşliğe ihtiyacı olduğunu vurguladı.
Muhalefete de karamsarlığa kapılmama çağrısı yapan Arıkan, milletin değişim iradesine güvenilmesi gerektiğini belirtti. Muhalefetin daha fazla çalışmasını ve vatandaşlarla daha yakın ilişki kurmasını isteyen Arıkan, Türkiye’nin geleceğini korkunun değil umudun, baskının değil özgürlüğün, çatışmanın değil kardeşliğin belirleyeceğini söyledi.