Gazete Kritik Siyaset Hüseyin Baş’tan İran savaşı çıkışı: “Asıl mesele petrolün dolar yerine yuanla satılması”

Hüseyin Baş’tan İran savaşı çıkışı: “Asıl mesele petrolün dolar yerine yuanla satılması”

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, İran’a yönelik saldırının temel nedeninin petrol ticaretinde dolar yerine yuan kullanılmak istenmesi olduğunu savunarak, savaşın kazananının İran halkı ve Müslüman dünya olduğunu söyledi.

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, katıldığı televizyon programında İran’a yönelik saldırılar, Türkiye’nin bölgesel duruşu, mezhep tartışmaları, NATO, ABD politikaları ve iç gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Baş, özellikle İran’da yaşanan gelişmelerin arka planında enerji ve para sistemi merkezli bir hesap bulunduğunu savundu.

Hüseyin Baş, İran’a yönelik saldırının ana sebebinin petrol ticaretinin dolar yerine yuan ile yapılması kararı olduğunu öne sürerek, savaşın esas hedefinin İran petrolünü kontrol etmek, Çin’e giden akışı kesmek ve petrol satışında doları yeniden hakim kılmak olduğunu dile getirdi.

“Bu savaşın kazananı İran halkıdır ve Müslüman dünyadır”

Baş, İran’da çok farklı etnik grupların bir arada yaşadığına dikkat çekerek, bu yapıyı bir arada tutan temel unsurun vatanseverlik olduğunu söyledi. Türkiye’de de birleştirici unsurun vatan sevgisi olması gerektiğini ifade eden Hüseyin Baş, İran’daki tablo üzerinden bu değerlendirmeyi yaptığını belirtti.

Açıklamalarında Türkiye hükümetinin son İran gelişmeleri karşısındaki pozisyonunu genel hatlarıyla yanlış bulmadığını da ifade eden Baş, Türkiye’nin Irak ve Libya süreçlerindeki durduğu yerle bugünkü duruşu arasında fark bulunduğunu savundu. Hüseyin Baş, bunu önemli bir değişim olarak değerlendirdi.

Mezhepçilik eleştirisi ve hükümetin söylemlerine destek

Hüseyin Baş, Türkiye’de bu savaş üzerinden mezhepçilik üretildiğini savunarak, mazluma dini ya da mezhebi sorulamayacağını söyledi. Hiçbir mezhebin kabul etmediği bazı tarihi kişiliklerin büyük din önderleri gibi sunulduğunu ifade eden Baş, mezhepler arasında kavganın ithal edilmiş emperyalist düşüncelerle büyütüldüğünü öne sürdü.

Bu başlıkta hükümet yetkililerinin söylemlerini doğru bulduğunu söyleyen Hüseyin Baş, savaşın kazananının İran halkı ve Müslüman dünya olduğunu savundu. Baş’a göre yaşananlar, Amerikan emperyalizminin birkaç füze ile yıkılabileceğini ve İsrail’in çok konuşulan savunma sistemlerinin aşılabileceğini gösterdi.

“Savaşın ana amacı İran petrolünü yeniden dolar sistemine bağlamak”

Baş, bugün İran’da yaşanan sürecin temelinde petrol ve enerji ticareti bulunduğunu belirtti. İran petrolünün ABD lehine yönlendirilmek istendiğini, Çin’e yapılan ihracatın sınırlandırılmasının hedeflendiğini ve petrol satışının yeniden dolar üzerinden yapılmasının amaçlandığını ileri sürdü.

Bu değerlendirmesini Venezuela örneğiyle de destekleyen Hüseyin Baş, geçmişte Çin’e petrol satışı ve ödemenin dolar dışında yuan ile alınmasının benzer müdahalelere yol açtığını savundu. Baş, petro-dolar sisteminin uzun süredir küresel sorunların merkezinde yer aldığını ifade etti.

NATO ve ABD’ye yönelik sert eleştiriler

Hüseyin Baş, ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO’ya ilişkin sözlerini de değerlendirdi. Trump’ın “NATO bize sahip çıkmadı” şeklindeki yaklaşımını ele alan Baş, dünyada savaş çıkaran asıl ülkenin ABD olduğunu, Vietnam’dan Güney Kore’ye, İran’dan Irak’a kadar birçok bölgede savaşların Washington öncülüğünde çıktığını savundu.

Türkiye’nin yaklaşık 30 yıldır terörle mücadele ettiğini hatırlatan Baş, Türkiye’nin de NATO üyesi olmasına rağmen bu süreçte ne NATO’nun ne de ABD’nin yanında durduğunu, hatta çoğu zaman karşısında yer aldığını öne sürdü. Bu tablo üzerinden ittifak anlayışını sorgulayan Hüseyin Baş, mevcut müttefiklik ilişkisini eleştirdi.

“Amerika sürecin net kaybedeni”

ABD’nin güçlü olduğu için değil, güçsüz olduğu için daha sert refleksler verdiğini savunan Hüseyin Baş, Donald Trump döneminin Amerikan tarihinin en zayıf dönemlerinden birine denk geldiğini söyledi. Baş, NATO’nun kağıttan kaplan olup olmadığını bilmediğini ancak Amerika’nın kağıttan bir imparatorluk olduğunun dünya tarafından görüldüğünü ifade etti.

Baş’a göre devletlerin kendi milli para birimleriyle ticaret yapmaya yönelmesi, dolar merkezli düzeni sarstı. Bu nedenle Hüseyin Baş, savaşın gerçek kazanan ve kaybedenlerinin belki yıllar sonra daha net görüleceğini ancak Amerika’nın bu sürecin açık kaybedeni olduğunu savundu. İsrail’in de insanlık açısından utanç verici bir tablo ortaya koyduğunu söyledi.

Terör, Güneydoğu ve “terörsüz Türkiye” süreci değerlendirmesi

Hüseyin Baş, açıklamalarında terör ve Güneydoğu meselesine de değindi. Terörle bölge halkının hiçbir zaman aynı çatı altında görülemeyeceğini belirten Baş, başından beri “terörsüz Türkiye” sürecine tepki göstermelerinin nedenlerinden birinin de Güneydoğu’daki vatandaşlarla terör örgütünün aynı zeminde gösterilmesi olduğunu söyledi.

Bu sürecin ne terörle ne de Türkiye ile ilgili olduğunu düşündüğünü ifade eden Baş, sürecin isminden farklı bir amaçla yürütüldüğünü savundu. Kendisinin sürecin içinde olmadığını ancak ortaya çıkan tablonun bu yönde bir kanaat oluşturduğunu dile getirdi.

Yargılamalar üzerinden dikkat çeken karşılaştırma

Programda yargı süreçlerine ilişkin de değerlendirmede bulunan Hüseyin Baş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi dosyasındaki yargılamaların süresine dikkat çekti. Mevcut dosyada yaklaşık 400 sanık bulunduğunu ve toplam yargılama süresinin 12,5 yıl olarak konuşulduğunu belirten Baş, bunu Nürnberg Mahkemeleri ile karşılaştırdı.

İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki Nürnberg yargılamalarında 200’den fazla sanık bulunduğunu, buna rağmen sürecin 11,5 ayda tamamlandığını hatırlatan Baş, bugünün teknolojik ve hukuki imkanları düşünüldüğünde bu kadar uzun yargılama öngörülmesini eleştirdi. Özellikle sağlık sorunları bulunan bazı isimlerin tutukluluk halinin sürmesini de “ayarsız bir durum” olarak nitelendirdi.

Hüseyin Baş’ın açıklamalarında ekonomi, dış politika ve iç siyaset öne çıktı

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın değerlendirmelerinde İran savaşı, dolar-yuan eksenli enerji rekabeti, NATO, ABD’nin bölgesel rolü, Türkiye’nin güvenlik politikaları ve yargı süreçleri başlıkları birlikte öne çıktı. Baş, hem dış politikada hem de iç siyasette mevcut gelişmeleri geniş bir çerçevede ele alarak dikkat çeken mesajlar verdi.

 
 
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *