Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Orta Doğu’da yükselen askeri gerilimin ardından Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Brüksel’de gerçekleştirilen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı sonrasında konuşan Kallas, savaş öncesinde boğazın herhangi bir geçiş ücreti alınmadan uluslararası deniz taşımacılığına açık olduğunu hatırlattı.
Kallas, çatışmaların sona ermesinin ardından da aynı düzenin korunması gerektiğini belirterek, Hürmüz Boğazı’nın ücretsiz, güvenli ve kesintisiz şekilde açık tutulmasının uluslararası toplumun ortak çıkarına olduğunu vurguladı.
“Seyrüsefer Serbestisine Saygı Gösterilmeli”
AB Yüksek Temsilcisi, boğazdan geçen ticari gemilere yönelik ücret veya izin mekanizması oluşturulmasına karşı olduklarını açık biçimde ifade etti.
Uluslararası deniz taşımacılığında seyrüsefer serbestisinin temel bir ilke olduğuna işaret eden Kallas, Hürmüz Boğazı’nda tek taraflı olarak uygulanacak ücretlerin küresel ticaret yolları açısından tehlikeli bir örnek oluşturabileceği mesajını verdi.
Kallas, AB ülkelerinin bölgedeki gelişmelerden doğrudan etkilendiğini belirterek, enerji ve ticaret akışındaki kesintilerin yalnızca Körfez ülkelerini değil Avrupa, Asya ve Afrika ekonomilerini de zor durumda bırakabileceğini söyledi.
Gıda, Gübre ve Enerji Sevkiyatları İçin Acil Çağrı
Kaja Kallas’ın açıklamalarında enerji taşımacılığının yanı sıra gıda ve gübre sevkiyatları da önemli bir yer tuttu.
Boğazdan yapılan sevkiyatların yeniden başlamasını acil öncelik olarak tanımlayan Kallas, uzun süreli bir kesintinin özellikle enerji ve gıda ithalatına bağımlı ülkeler açısından ciddi ekonomik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Hürmüz Boğazı’nın küresel petrol ve doğal gaz taşımacılığında merkezi bir konuma sahip olması, bölgedeki askeri ve siyasi gelişmelerin dünya piyasaları tarafından yakından izlenmesine neden oluyor.
Deniz trafiğinde yaşanan her yavaşlama; petrol fiyatları, nakliye giderleri, sigorta maliyetleri ve küresel tedarik zincirleri üzerinde baskı oluşturuyor.
ABD’nin Geçiş Ücreti Açıklaması Tartışma Yarattı
Kallas’ın ücretsiz geçiş çağrısı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndan taşınan yüklerden yüzde 20 oranında ücret alınabileceği yönündeki açıklamasının ardından geldi.
ABD yönetimi, boğazda seyrüsefer güvenliğini sağlamak için askeri varlığını kullanacağını belirtirken, bu hizmet karşılığında ücret talep edilmesi ihtimali uluslararası kamuoyunda tartışma yarattı.
Uluslararası denizcilik kuruluşları ise uluslararası ulaşıma açık boğazlardan zorunlu geçiş ücreti alınmasının hukuki dayanağı bulunmadığını savunuyor.
Avrupa Birliği de hem İran’ın hem de ABD’nin tek taraflı ücret planlarına mesafeli yaklaşarak, boğazın uluslararası hukuk çerçevesinde herkese açık kalması gerektiğini belirtiyor.
AB Gerilimin Düşürülmesini İstiyor
Kaja Kallas, Avrupa Birliği’nin bölgede uzun süreli ve kontrolsüz bir savaş istemediğini vurgulayarak, önceliklerinin gerilimin azaltılması olduğunu söyledi.
AB’nin Hürmüz Boğazı konusunda Birleşmiş Milletler ve Körfez ülkeleriyle temaslarını sürdürdüğünü belirten Kallas, taraflar arasında diplomatik bir çözüm bulunması için girişimlerin devam ettiğini ifade etti.
Avrupa Birliği ülkeleri, boğazdaki ticari gemilerin güvenliğinin nasıl sağlanabileceği konusunda farklı seçenekleri değerlendiriyor. Ancak AB’nin mevcut deniz misyonunun görev alanının doğrudan Hürmüz Boğazı’na genişletilmesi konusunda henüz ortak bir karar alınmış değil.
Aspides Misyonunun Güçlendirilmesi Gündemde
AB’nin Kızıldeniz’de ticari gemileri korumak amacıyla yürüttüğü Aspides deniz misyonu da toplantıda ele alınan başlıklar arasında yer aldı.
Kallas, üye ülkeler arasında misyonun güçlendirilmesi yönünde bir istek bulunduğunu ancak mevcut aşamada görev alanının Hürmüz Boğazı’nı kapsayacak biçimde değiştirilmesine yönelik yeterli siyasi irade oluşmadığını açıkladı.
Bu nedenle AB’nin kısa vadede askeri müdahaleden çok diplomatik girişimler, uydu verilerinin paylaşılması ve bölgedeki ortaklarla koordinasyon seçeneklerine ağırlık vermesi bekleniyor.
Hürmüz Boğazı Küresel Ekonominin Merkezinde
İran ile Umman arasında bulunan Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlıyor. Körfez ülkelerinin petrol ve doğal gaz ihracatının önemli bir bölümü bu dar deniz yolundan gerçekleştiriliyor.
Boğazın kapanması veya geçişlerin uzun süre aksaması, enerji fiyatlarında hızlı yükselişlere ve dünya ticaretinde yeni maliyet baskılarına neden olabiliyor.
Kaja Kallas’ın son açıklaması, Avrupa Birliği’nin Hürmüz Boğazı konusunda temel yaklaşımının değişmediğini ortaya koydu. AB yönetimi, boğazın herhangi bir ülkenin tek taraflı kontrolü altında olmadan, geçiş ücreti alınmaksızın ve uluslararası deniz taşımacılığına kesintisiz şekilde açık tutulmasını istiyor.
Önümüzdeki süreçte gözler, ABD ve İran’dan gelecek yeni açıklamalara, Körfez ülkelerinin diplomatik girişimlerine ve boğazdaki ticari gemi hareketliliğine çevrilecek.