CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlatılan “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 104’üncüsü Nevşehir’de düzenlendi. Miting kapsamında Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den gönderdiği mektup, CHP Nevşehir İl Başkanı Bülent Yumuş tarafından kamuoyu ile paylaşıldı.
İmamoğlu’nun mektubunda öne çıkan başlıklar arasında millet iradesi, adalet, hukuk, demokrasi, birlik ve beraberlik vurgusu yer aldı. Mesajında Türkiye’nin huzur ve refah içinde, kardeşçe yaşamak isteyen büyük bir millet olduğunu belirten İmamoğlu, toplumun en büyük gücünü vatan sevgisinden ve zor zamanlarda ayakta tutan birlik duygusundan aldığını ifade etti.
İmamoğlu, içten bölünmüş bir milletin hiçbir güç tarafından ayakta tutulamayacağını belirterek, bu nedenle ne pahasına olursa olsun birlik ve beraberliğin korunması gerektiğini vurguladı. Mektubunda, siyasi çıkarların toplumsal bütünlüğe zarar verdiğini savunan İmamoğlu, hukukun ve demokrasinin zedelendiği her adımın milletin ortak duygularına da zarar verdiğini dile getirdi.
“Birliğimize sahip çıkmak zorundayız”
Nevşehir’de paylaşılan mektubunda Ekrem İmamoğlu, iktidardaki anlayışın siyasi geleceğini toplumun birlik duygusunu zedelemek üzerine kurduğunu öne sürdü. Hukuk ve demokrasiye zarar veren uygulamaların, ülkede hem adalet duygusunu hem de toplumsal güveni sarstığını belirten İmamoğlu, insanların yoksulluk, güvencesizlik ve belirsizlik içinde bırakıldığını ifade etti.
Bu düzeni değiştirme kararlılığını vurgulayan İmamoğlu, mücadelelerinin Türkiye’yi 86 milyonun adalet şemsiyesi altında buluştuğu bir kurum ve kurallar ülkesi haline getirme mücadelesi olduğunu söyledi. Mesajında, bu hedefin yalnızca siyasi bir değişim değil; aynı zamanda milletin adalet, hürriyet, huzur, refah, birlik ve kardeşlik arayışının bir parçası olduğunu anlattı.
İmamoğlu’nun mektubunda kullandığı dilde, yalnızca bugüne dair bir eleştiri değil, aynı zamanda geleceğe dair bir yönetim iddiası da dikkat çekti. Türkiye’nin geçim derdi çekmeden, gelecek kaygısı taşımadan yaşayan özgür ve mutlu insanların ülkesi olması gerektiğini belirten İmamoğlu, emeğin, üretimin, yatırımın ve girişimin karşılığının eksiksiz alınacağı bir düzen vaat etti.
“Bizi saf dışı etmeye çalışıyorlar, başaramayacaklar”
Mektubunda belediyelerde ortaya koydukları yönetim anlayışına da değinen Ekrem İmamoğlu, halkçı ve icraatçı bir yönetim modeliyle vatandaşın güvenini kazandıklarını ifade etti. Şehirlerin sorunlarını çözmede ve halkın taleplerine yanıt vermede etkili olduklarını savunan İmamoğlu, bu nedenle her seçimde oylarını artırdıklarını ve milletin kendilerini artık ülke yönetiminde görmek istediğini belirtti.
İmamoğlu, kendilerine yönelik yargı süreçlerinin nedenini de bu siyasi yükselişe bağladı. Adil bir seçimde yenilemeyeceklerini düşündüğü çevrelerin, yargının arkasına sığınarak kumpas davalarıyla kendilerini saf dışı bırakmaya çalıştığını savundu. Ancak buna rağmen başarılı olamayacaklarını ifade eden İmamoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk temeli üzerinde yükseleceğini ve eninde sonunda hukukun kazanacağını dile getirdi.
Bu bölümde özellikle siyasi mücadelenin yalnızca seçim hesaplarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan İmamoğlu, meseleyi hukuk devleti ve demokratik düzen başlığı altında değerlendirdi. Türkiye’nin bir kişinin iradesine tabi hale getirildiğini savunan İmamoğlu, ortak akıl ve ortak değerlerin yeniden hakim olduğu bir yönetim anlayışını savundu.
“Millet ne derse o olur”
Ekrem İmamoğlu’nun mektubunda en dikkat çeken bölümlerden biri ise hukuksuzluk ve millet iradesine ilişkin kullandığı ifadeler oldu. İmamoğlu, hiçbir iktidarın kendi yarattığı hukuksuzluğun ağırlığına dayanamayacağını belirterek, hukuku çiğneyenlerin bir gün mutlaka kendi adaletsizliklerinin bedelini adalet karşısında ödeyeceğini söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti’nde eninde sonunda milletin kazanacağını ifade eden İmamoğlu, milletin ortak iradesini hiçbir gücün engelleyemeyeceğini vurguladı. Sandığın kurulacağını, milletin gerçeği haykıracağını ve son sözü yine milletin söyleyeceğini belirten İmamoğlu, geçmişte olduğu gibi çok yakında yine aynı sonucun yaşanacağını dile getirdi.
Hayatın her alanında adaletin hakim olması gerektiğini belirten İmamoğlu, temel hakların, özgürlüklerin ve güvenliğin adaletin koruması altında olacağını söyledi. Bir şahsın, bir grubun ya da bir partinin değil; ortak aklın ve ortak değerlerin kazanması için mücadele edeceklerini ifade eden İmamoğlu, demokrasi, Cumhuriyet, adalet ve hürriyet için el ele verilmesi çağrısında bulundu.
Adalet ve hürriyet vurgusu öne çıktı
Nevşehir mitingine gönderilen mektup, Ekrem İmamoğlu’nun siyasi mesajlarında adalet ve özgürlük eksenini öne çıkardığını bir kez daha gösterdi. Mektubunda huzur, kardeşlik, refah ve bereket kavramlarına da yer veren İmamoğlu, Türkiye’nin ancak adaletten ayrılmadan özgür ve mutlu bir geleceğe ulaşabileceğini ifade etti.
“Herkes için her yerde önce adalet önce hürriyet” anlayışının kazanacağını söyleyen İmamoğlu, mesajını “Her şey çok güzel olacak” sözleriyle tamamladı. Silivri’den Nevşehir’e gönderilen bu mektup, mitingin en çok öne çıkan başlıklarından biri olurken, millet iradesi ve hukuk vurgusuyla siyasi gündemde dikkat çeken bir çıkış olarak öne çıktı.