Gazete Kritik Siyaset Devlet Bahçeli’den enerji ve bölgesel gelişmeler mesajı: “Enerjide bağımsızlık Türkiye’nin Kızılelma’sıdır”

Devlet Bahçeli’den enerji ve bölgesel gelişmeler mesajı: “Enerjide bağımsızlık Türkiye’nin Kızılelma’sıdır”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM’de düzenlenen grup toplantısında yaptığı açıklamada, enerji güvenliğinden İran-İsrail-ABD hattındaki savaşa, muhalefete yönelik eleştirilerden “Terörsüz Türkiye” sürecine kadar birçok başlıkta dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, enerji alanında bağımsızlığın Türkiye için stratejik ve milli bir hedef olduğunu vurguladı.

iç siyaset hem de enerji güvenliği başlıklarında dikkat çeken mesajlar verdi. Konuşmasına Alparslan Türkeş’i anarak başlayan Bahçeli, Türk milletinin ortak hafızasında silinmez izler bırakan Türkeş’i ebediyete irtihalinin 29. yıl dönümünde rahmet ve minnetle andıklarını ifade etti.

Bahçeli, konuşmasının devamında özellikle ABD, İsrail ve İran arasında süren çatışmalara dikkat çekti. Savaşın 39’uncu gününde karşılıklı saldırılarla sürdüğünü belirten Bahçeli, bu saldırıların meşruiyetten yoksun olduğunu ve insan onuru ile haysiyetini hedef aldığını söyledi. İran’a yönelik saldırıların can kaybını artırdığını, altyapıda büyük tahribat yarattığını ve İran’ın İsrail ile ABD’nin yıkıcı gücüyle bir çıkmaza sürüklenmek istendiğini dile getirdi. Buna rağmen İran halkının gösterdiği mukavemetin, kararlılığın ve toplumsal refleksin dünya kamuoyunun dikkatini çektiğini vurguladı.

İran savaşı ve Hürmüz Boğazı üzerinden enerji uyarısı

Bahçeli, Hürmüz Boğazı odaklı çatışmaların yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını, bunun dünya genelinde enerji krizini besleyen ve tedarik zincirlerini etkileyen daha büyük bir sorun haline dönüştüğünü ifade etti. Ona göre bu savaş, uluslararası örgütlerin işlevsizliğini de ortaya koyuyor ve kalıcı barış konusunda etkili arabuluculuk yapılamadığını gösteriyor. Bahçeli, ortaya çıkan tablonun öngörülemez bir istikrarsızlığı derinleştirdiğini savundu.

Enerjinin yalnızca ekonomik bir başlık olmadığını vurgulayan Bahçeli, tarladaki bereketten fabrikadaki üretime, hastanelerdeki hizmetten savunma sistemlerine kadar hayatın her alanında belirleyici olduğunu söyledi. Bugün yaşanan gelişmelerin küresel enerji sisteminin ciddi bir risk altında bulunduğunu açık biçimde gösterdiğini belirten Bahçeli, artık sadece enerjiye ulaşmanın değil, enerjiyi mümkün kılan bütün altyapının tehdit altında olduğuna dikkat çekti. Hürmüz Boğazı’nda yaşananların dar bir geçiş hattı sorunu olmadığını, enerji limanlarından rafinerilere, boru hatlarından depolama tesislerine kadar tüm sistemin risk altına girdiğini söyledi.

“Enerjide bağımsızlık Türkiye’nin Kızılelma’sıdır”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, tam da bu yeni dönemde Türkiye’nin rolünün yeniden tanımlandığını belirtti. Karadeniz’deki doğal gaz, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki petrol keşifleri ile uluslararası enerji arama faaliyetlerine dikkat çeken Bahçeli, Türkiye’nin güçlü altyapısının katkısıyla artık yalnızca bir geçiş ülkesi olmadığını ifade etti. Türkiye’nin bölgede enerji istikrarının, güvenin ve barışın merkezi haline geldiğini söyledi.

Bahçeli’ye göre Türkiye; farklı kaynakları buluşturan, değişik güzergahları yöneten, kriz anlarında alternatif üretebilen ve gerektiğinde denge kurabilen bir güç konumuna yükseldi. Bu gelişmenin sadece ekonomik bir kazanım değil, aynı zamanda milli kudretin tahkimi, bağımsızlığın pekişmesi ve devletin stratejik kapasitesinin güçlenmesi anlamına geldiğini dile getirdi. Enerjiye erişim, enerji akışlarını yönetebilme ve bu akışlara yön verebilme kapasitesinin ülkelerin küresel sistemdeki yerini doğrudan belirlediğini ifade eden Bahçeli, “Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızılelma’sıdır” sözleriyle bu hedefi milli bir duruş ve zorunluluk olarak tanımladı.

CHP’ye eleştiri: “Sosyalist enternasyonale teslim olmaktadır”

Bahçeli, konuşmasında muhalefete de sert eleştiriler yöneltti. CHP’nin siyaset üretmek yerine laf ürettiğini, sorunların çözümüne katkı sunmak yerine basit ve çıkarcı bir tavır içinde olduğunu söyledi. Millet için en değerlisinin ne olduğunun farkında olunmadığını savunan Bahçeli, CHP’nin çeşitli küresel odaklara sığındığını, yanlış adreste doğru kişiyi aradığını ifade etti. Gerçekle arasına mesafe koyan bu anlayışın köklerle değil yapraklarla uğraştığını ileri süren Bahçeli, CHP’nin sosyalist enternasyonale teslim olduğunu söyledi.

Ayrıca bazı belediye başkanları üzerinden CHP zihniyetini eleştiren Bahçeli, milletin emanet ettiği makamların istismar edildiğini görmekten üzüntü duyduklarını belirtti. MHP’nin yalnızca gelişmeleri izleyen bir yapı olmadığını, gerektiğinde yön veren, gerektiğinde uyaran ve milli duruşu en açık şekilde ortaya koyan bir iradeyi temsil ettiğini vurguladı. Onun açıklamasında devletin varlığı, milletin birliği ve vatanın bölünmez bütünlüğü temel eksen olarak öne çıktı.

“Terörsüz Türkiye” süreci için dikkat çeken vurgular

Bahçeli, konuşmasının önemli bir bölümünü de “Terörsüz Türkiye” sürecine ayırdı. Daha önce yaptığı “Barış tek kanatlı bir kuş değildir” değerlendirmesini hatırlatan Bahçeli, bu sürecin bir kanadının yapılan çağrı ve fesih kararıyla ortaya çıktığını, diğer kanadının ise milletin tamamı tarafından oluşturulması gerektiğini söyledi. TBMM’de yürütülen komisyon çalışmasının büyük bir olgunluk, sorumluluk ve devlet ciddiyeti içinde sonuçlandığını ifade etti.

Bu sürecin, milletin uzun süredir yorulduğu bir sorundan kurtulmanın net göstergesi olduğunu belirten Bahçeli, meselenin günübirlik tartışmaların ötesinde, devletin istikbali ve toplumsal huzurla doğrudan ilgili stratejik bir konu olduğunu vurguladı. “Terörsüz Türkiye”yi doğru zamanda atılmış doğru bir adım ve tarihi önemde bir dönüm noktası olarak tanımladı. Ona göre bu süreç, akıl, vizyon, emek, sabır ve vatan sevgisiyle ilerletilecek hayırlı bir sürecin ürünü olacak.

Bahçeli, barışın teslimiyet ya da taviz olmadığını da özellikle belirtti. Barışın; milletin onurunu koruyarak, devletin gücünü muhafaza ederek sağlanan bir denge olduğunu ifade etti. Aynı zamanda adaletin, kardeşliğin ve milli varlığın birlikte yükseldiği bir ülkü olarak tanımladığı barışın, Türkiye Cumhuriyeti’nin ortak kader ve sarsılmaz birlik ruhuyla geleceğe taşınacağını söyledi. Konuşmasının sonunda ise Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan A Milli Futbol Takımı’nı tebrik etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *