Devlet Bahçeli: Küçük ortak olmaktan gocunmuyoruz

banner458

Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Meral Akşener’in MHP’den sürekli ‘küçük ortak’ diye bahsettiğini hatırlatan Devlet Bahçeli, “Küçük ortaklıktan gocunmuyoruz” dedi.

banner459
SİYASET 13.04.2021, 00:00 13.04.2021, 11:55
Devlet Bahçeli: Küçük ortak olmaktan gocunmuyoruz

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e seslenen Bahçeli, “Bize devamlı 'küçük ortak' diyor. Küçük ortaklıktan gocunmuyoruz” dedi.

Bahçeli, şunları söyledi:

“Bu iplikçi başı mahalle aralarında dedikodu yapar gibi konuşmaktadır. Biz küçük ortaklıktan gocunmuyoruz. Büyüklüğün Allah'a mahsus olduğu inancındayız. Küçük diye hafife aldığı partimizi FETÖ oyunlarıyla ele geçirme oyunlarını unutmuş değiliz. Biz küçüğüz ama rabbim kimsenin küsuratı yapmasın."

104 emekli amiralin imza attığı Montrö Bildirisi’ne ilişkin de konuşan Bahçeli, “104 emekli amiralin servis ettiği darbe bildirisini haklı çıkarmaya, düşünce özgürlüğü kisvesiyle maskelemeye çalışanlar vesayetçi çevrelerdir. Bu bildirinin arkasında duranların kimler olduğu, neyin amaçlandığı bağımsız ve tarafsız mahkemelerce bulunacaktır” ifadelerini kullandı. Bildiri üzerinden de İYİ Parti’yi hedef alan Bahçeli, “Eğer bildirinin son hali İP'in yönetiminde bulunan Ergun Mengi tarafından hazırlanmamış haliyle milletimiz açıklama beklemektedir” şeklinde konuştu.

Bahçeli'nin konuşmasından satır başları şöyle:

"Başı rahmet ortası mağfiret sonu ise cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan 11 ayın sultanıdır. Bu kutlu ay inananlar için bereket ve bolluk vahası, sabır ve hoşgörü vadisidir. Doğru yolun delili olan yüce kitabımızın indirildiği aydır. İnsanlığın maruz ve mahrum kaldığı belaların dallandığı dönemde nefis temizliğine, vicdan tefekkürüne çok ihtiyacımız vardır. Bu ihtiyaç her geçen gün daha da şiddetlenmektedir.

İnsanlık tehlikeli bir girdabın ortasındadır. Bir yandan süre gelen kanlı çatışmalar, sonuçsuz çekişmeler, iç savaşlar, hakimiyet kavgaları, istikrarsız coğrafyalar, ekonomik zorluklar varken, diğer yanda gözle görülemeyecek kadar küçük bir virüsün insanlığa meydan okuyuşu söz konusudur. İlkel dürtüler, ilkesiz yönetimler beşeriyetin susadığı barış, refah ve huzur ortamını perdelemektedirler.

KORONAVİRÜS SALGINI: DİŞİMİZİ SIKMALIYIZ

Covid-19 böyle bir dönemde insanlığa musallat olmuştur. Elbette her şey Allah'tandır. Her zorluğun içinde bir kolaylığın olacağını unutmadan önce tedbiri sonra tevekkülü rehber edinmeliyiz. Bu mübarek ayda kendimize dönerek, sevdiklerimize yönelerek akıp giden hayatın hızını keserek virüsün yayılımını engelleyebiliriz. Vuslat için sabretmeliyiz, biraz daha dişimizi sıkmalıyız. Covid-19'dan kurtulabilmek için seferberlik halinde hareket etmeliyiz. Dayanışmanın, duyarlılığın, empatinin güzelliğini hep birlikte göstermeliyiz.

Terörle mücadele kararlılık ve kahramanlıkla sürdürülmektedir. Eren Operasyonları başarıyla ve yüksek bir moralle icra edilmektedir. PKK'nın yuvalandığı yerler temizlenmektedir. Hainler Türk devletinin gücünü ve kudretini görmüşlerdir. Onlar kaçacak biz kovalayacağız. Onlar saklanacak biz bulacağız. Şehitlerimizin hesabını sonuna kadar soracağız. PKK can çekişmekte, her yerinden dağılmaktadır. Bu kanlı ve hain şebeke çocuklardan bile terörist devşirecek kadar haindir, şerefsizdir.

HDP YİNE HEDEFTE

HDP ile ittifak kuranlar aynı zamanda çocuklarımızın düşmanıdır. Terörist Demirtaş'a müspet yaklaşanlar çocuklarımızın, kadınlarımızın, güvenlik güçlerimizin karşısında oluşmuş zillet cephesidir. 3 Eylül 2019'dan itibaren Diyarbakır'da başlayan haklı eylemlerle HDP il binaları önünde evladının peşine düşen anaları selamlıyorum. 7 Nisan'da Zeytindalı Harekat Bölgesi'nde kahraman uzman çavuşlarımız, 9 Nisan'da Eruh'ta kahraman uzman çavuşumuz şehit oldular. Türk Yıldızlarına ait eğitim uçağının kaza kırıma uğraması sonucu pilot yüzbaşı şehit düştü. Milli varlığımız üzerinde operasyon yapmak isteyen emperyalist ve uşaklarını asla affetmeyiz.

Milli şahsiyetleri ihmal etmek, tarihin çağrılarına kulak tıkamak bir milleti zamanda öksüz bırakacaktır. Milletimize ve devletimize hizmeti geçmiş müstesna isimleri saygıyla hatırlamak hepimizin boyun borcudur. Rahmetle yad ettiğimiz merhum Fevzi Çakmak adına ve şanına yakışır şekilde konuşulmamaktadır. Cumhuriyet döneminde Atatürk, orduyu teslim ettiği Fevzi Paşa'ya güven duymuştur. Bu güvenin kaynağı askerin siyasete karışmasına karşı oluşu, meşru hükümete sadakat ve itaatidir. Merhum İnönü'nün Cumhurbaşkanı seçilmesinde tarihi rolü olduğu herkesin ortak kanaatidir. Önce Demokrat Parti listesinden bağımsız milletvekili oluşu, sonra Millet Partisi'ne katılarak demokrasi mücadelesi yürütmesi takdire şayandır. Fevzi Paşa 10 Nisan 1950'de hayata gözlerini yummuş, dönemin hükümeti cenaze günü şarkılar türküler yayınlayarak vefasızlığı tescillemiştir.

Yorumlar (0)