DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada adalet kavramının yalnızca yargı süreçleriyle sınırlı olmadığını söyledi. Adaletin eğitimden istihdama kadar hayatın her alanında hissedilmesi gerektiğini ifade eden Babacan, özellikle gençlerin işe giriş süreçlerinde yaşadığı sorunlara dikkat çekti.
Üniversite eğitimini tamamlayan gençlerin iş bulma aşamasında ciddi engellerle karşılaştığını belirten Babacan, kamu personeli alımlarında uygulanan mülakat sistemini eleştirdi. KPSS’den yüksek puan alan adayların dahi mülakat aşamasında elenebildiğini savunan Babacan, bu durumun fırsat eşitliğini zedelediğini dile getirdi.
“Mülakat Torpilin Kibar Adıdır”
Konuşmasının önemli bölümünü kamuya personel alımlarına ayıran Babacan, mülakat uygulamasını “torpilin kibar adı” olarak nitelendirdi. Kamuya alımların objektif ve şeffaf kriterlerle yapılması gerektiğini vurgulayan Babacan, seçim dönemlerinde verilen mülakatın kaldırılması yönündeki vaatlerin yerine getirilmediğini söyledi.
Mülakat uygulamasının devam etmesinin gençlerin devlete olan güvenini sarstığını belirten Babacan, liyakat ilkesinin esas alınması gerektiğini ifade etti. Kamu kurumlarında görevlendirmelerin siyasi görüşlere göre değil, başarı ve yeterlilik kriterlerine göre yapılmasının önemine dikkat çekti.
Ücretli Öğretmenlerin Sorunlarını Gündeme Taşıdı
Babacan, konuşmasında ücretli öğretmenlerin çalışma koşullarına da değindi. Yıllarca ücretli öğretmen olarak görev yapan kişilerin emeklilik hakkından yararlanamamasını eleştiren Babacan, bu durumun önemli bir mağduriyet oluşturduğunu söyledi.
Uzun yıllar boyunca aynı görevi yapan öğretmenlerin güvenceli çalışma şartlarına kavuşması gerektiğini ifade eden Babacan, maaşların da kadrolu öğretmenlerle uyumlu seviyelere çıkarılmasının önem taşıdığını belirtti. Mevcut uygulamanın öğretmenler açısından ciddi hak kayıplarına yol açtığını savunan Babacan, gerekli düzenlemelerin yapılması çağrısında bulundu.
Hazır Giyim Sektöründeki İşten Çıkarmalara Dikkat Çekti
Ekonomide yaşanan sorunların istihdam üzerindeki etkilerine de değinen Babacan, özellikle hazır giyim sektöründe yaşanan iş kayıplarının dikkat çekici boyutlara ulaştığını söyledi.
Hazır giyim sektöründe işten çıkarılanların sayısının 390 bine ulaştığını belirten Babacan, birçok çalışanın bir anda gelir kaynağını kaybettiğini ifade etti. İstanbul Kuyumcukent’te son bir yıl içerisinde binlerce kişinin işten çıkarıldığını hatırlatan Babacan, ekonomik koşullar düzelmeden ve finansman maliyetleri makul seviyelere inmeden bu sorunların çözülmesinin zor olduğunu savundu.
Beyaz Et Sektörü Üzerinden Enflasyon Eleştirisi
Babacan, son dönemde beyaz et sektöründe yaşanan gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Kırmızı et fiyatlarının yüksekliği nedeniyle vatandaşların daha çok tavuk etine yöneldiğini belirten Babacan, beyaz et sektörünün Türkiye’de büyüyerek ihracat yapan güçlü bir alan haline geldiğini söyledi.
Sektörde yaşanan gelişmelerin enflasyonla mücadele kapsamında değerlendirilmesini eleştiren Babacan, fiyat artışlarını engellemek amacıyla uygulanan yöntemlerin yatırım ortamını olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Üretim ve yatırımın artmasının enflasyonla mücadelede temel unsur olduğunu dile getiren Babacan, güven ortamının korunmasının önem taşıdığını vurguladı.
“Enflasyonun Sorumlusu Başka Yerde Aranmamalı”
Konuşmasının sonunda ekonomi yönetimine yönelik eleştirilerini sürdüren Babacan, Türkiye’deki yüksek enflasyonun temel sorumlusunun iktidarın uyguladığı politikalar olduğunu savundu. Enflasyonun dış kaynaklı nedenlerle ortaya çıkmadığını belirten Babacan, geçmiş dönemde ekonomi yönetiminde alınan kararların bugünkü tablonun oluşmasında etkili olduğunu söyledi.
Enflasyonla mücadelenin üretimi artıran, yatırımı teşvik eden ve piyasalara güven veren politikalarla mümkün olacağını ifade eden Babacan, ekonomik sorunların kaynağının doğru tespit edilmesi gerektiğini belirterek konuşmasını tamamladı.