Gazete Kritik Siyaset Ali Babacan’dan ekonomi ve iktidar eleştirisi: “Sorun çözmüyor, sorun üretiyor”

Ali Babacan’dan ekonomi ve iktidar eleştirisi: “Sorun çözmüyor, sorun üretiyor”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Partisi’nin grup toplantısında yaptığı açıklamalarda hem bölgesel gelişmelere hem de Türkiye ekonomisine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Babacan, üreticinin yalnız bırakıldığını, ekonomide sorumluluktan kaçıldığını ve iktidarın sorun çözen değil, sorun üreten bir yapıya dönüştüğünü söyledi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Partisi’nin grup toplantısında yaptığı konuşmada hem dış politika hem de ekonomi başlıklarında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Babacan, özellikle İran, Lübnan, Gazze ve Hürmüz Boğazı etrafında şekillenen gelişmelere değinerek, Türkiye’nin bu süreçte sessiz kalmaması gerektiğini vurguladı. Bölgedeki krizlerin yalnızca belirli ülkeleri değil, daha geniş bir coğrafyayı etkileyebilecek boyuta ulaştığını belirten Babacan, sivillerin korunmasının ve kalıcı ateşkesin sağlanmasının temel öncelik olması gerektiğini ifade etti.

Babacan, Gazze’de yaşananların sürdüğünü, bölgede her gün yeni acıların ortaya çıktığını söylerken, Türkiye’nin hem insan hakları hem de egemenlik hakkı bakımından net bir duruş sergilemesi gerektiğini dile getirdi. Ona göre Türkiye’nin sessizliği, bölgede yaşanan zulmün daha da büyümesine zemin hazırlayabilir. Bu nedenle daha güçlü ve ilkeli bir tutumun önemine işaret etti.

Çiftçinin, esnafın ve üreticinin yalnız bırakıldığını savundu

Konuşmasında ekonomi başlığına geniş yer ayıran Babacan, hafta sonunda Konya’da çiftçilerle bir araya geldiğini anlattı. Çiftçilerin üretmek istediğini ancak maliyetlerin altında ezildiğini söyleyen Babacan, gübre, mazot ve elektrikte yaşanan yüksek maliyetlerin üreticiyi zor durumda bıraktığını belirtti. Toplumun çalışkan olduğunu ancak mevcut sistemin üretimi desteklemediğini savunan Babacan, devletin mevcut anlayışla üretenden çok parayı faize yatıranı teşvik ettiğini ifade etti.

Babacan’a göre çiftçi, esnaf ve sanayici desteklenmek yerine yalnız bırakılıyor. Tarım alanında ortaya çıkan tabloyu rakamlarla değerlendiren Babacan, traktör plaka sayılarındaki düşüşün üreticinin içinde bulunduğu durumu açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi. 2023’te 77 bin olan traktör plaka sayısının 2024’te 63 bine, 2025’te ise 40 bine gerilediğini belirten Babacan, yılın ilk iki ayındaki düşüşün de tabloyu daha çarpıcı hale getirdiğini vurguladı.

Tarım politikaları ve bütçe tercihleri eleştirildi

Babacan, tarım ve hayvancılıkta yaşanan sorunların tesadüfi olmadığını söyledi. Ona göre bu tablo, uzun süredir ihmal edilen tarım politikalarının ve yanlış bütçe tercihlerinin sonucu olarak ortaya çıktı. Türkiye’de tarımın bir yol haritasının bulunmadığını savunan Babacan, üreticiden uzak bir yönetim anlayışının hakim olduğunu ileri sürdü.

Bütçede üretim yerine faize öncelik verildiğini söyleyen Babacan, bu yıl faize ödenecek tutarın 2 trilyon 700 milyar lira olduğunu, tarıma ayrılan desteğin ise 163 milyar lirada kaldığını ifade etti. Bu tabloyu eleştiren Babacan, iktidarın çiftçiye verdiğinin çok daha fazlasını faize ayırdığını belirtti. Tarımsal üretimin ve hayvancılığın, ithalata dayalı bir anlayış yüzünden baskı altında kaldığını öne süren Babacan, mevcut sistemin üreticiyi korumadığını savundu.

“İktidar sorun çözen değil, sorun üreten bir yapıya dönüştü”

Ekonomide yaşanan sıkıntıları yalnızca rakamlarla değil, toplumsal etkileriyle de değerlendiren Babacan, 2025 sonu itibarıyla icra dairelerindeki icra ve iflas dosya sayısının birikenlerle birlikte 35 milyonu geçtiğini söyledi. Çiftçinin, esnafın ve üreticinin borç yükü altında kaldığını ifade eden Babacan, vergi, sigorta ve banka borçlarının yeniden yapılandırılması gerektiğini dile getirdi.

Babacan, enflasyonun ve ekonomik krizin sorumlusunun üretici olmadığını, ülkeyi yönetenler olduğunu savundu. Eski borçlar yapılandırılırken yeni finansman imkanlarının da sağlanması gerektiğini belirten Babacan, üretime kaynak aktarılması halinde üretimin artacağını, bunun da enflasyonun gerilemesine katkı sunacağını söyledi. İktidarın ise talebi baskılayarak enflasyonu düşürmeye çalıştığını öne sürdü.

Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde iktidara sert sözlerle yüklenen Babacan, sorun çözmek bir yana, mevcut yapının artık doğrudan sorun ürettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı’nın ekonomi yönetimindeki sorumluluğu Maliye Bakanı’na bıraktığını savunan Babacan, iktidarın sokağın sesini duymadığını ifade etti.

Sanal kumar ve Meclis eleştirisi de gündeme geldi

Babacan, konuşmasında sanal kumar ve bahis konusunda da sert ifadeler kullandı. Bir neslin kumar ve bahis nedeniyle kaybedildiğini söyleyen Babacan, her cep telefonunun adeta bir kumarhaneye dönüştüğünü belirtti. Sanal kumar ve sanal bahse verilen lisansların kaldırılmasının mümkün olduğunu ifade ederek, bu konuda acil adım atılması gerektiğini savundu.

Türkiye’nin karanlık bir tünelde ilerlediğini dile getiren Babacan, ekonominin ve toplumun durumunun ortada olduğunu söyledi. Başkanlık sistemiyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin değersizleştirildiğini öne süren Babacan, Meclis çalışmalarında yaşanan aksaklıklara da dikkat çekti. Türkiye’nin artık bekleyecek vaktinin kalmadığını belirten Babacan, ülkede bir şeyin değişmesiyle her şeyin değişeceğini ifade etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *