DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Partisi’nin TBMM’de düzenlenen haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’de yoksulluk ve yolsuzluğun yeniden yoğun biçimde konuşulduğunu söyleyen Babacan; temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan emeklilere, çocuklarının ihtiyaçlarını alamayan ailelere, iş bulamayan üniversite mezunlarına ve çalışma koşullarından şikâyetçi öğretmenlere dikkat çekti.
“1 Temmuz’u es geçmek kul hakkına girmektir”
Asgari ücrete ara zam yapılması yönündeki çağrısını tekrarlayan Babacan, iktidarın bu konuyu gündeminden çıkardığını savundu.
Yılın ilk beş ayında enflasyonun yüzde 16’ya ulaştığını, ilk altı aylık oranın ise yüzde 20’ye yaklaşacağını belirten Babacan, “1 Temmuz’u es geçmek halkın hakkını gasbetmek, kul hakkına girmektir” ifadelerini kullandı.
Konunun unutturulmaya çalışıldığını öne süren Babacan, ara zam talebini gündemde tutmaya devam edeceğini söyledi.
“Kredi kartı artık geçim aracı oldu”
Ekonomi yönetiminin enflasyon ve faiz politikasını eleştiren Babacan, vatandaşların temel ihtiyaçlara ulaşmakta zorlandığını dile getirdi. Fiyatların gün içinde bile değiştiğini ve gelirlerin ay sonuna yetmediğini belirten Babacan, insanların çözümü kredi kartlarında aradığını söyledi.
Kredi kartının ödeme aracı olmaktan çıkarak geçim aracına dönüştüğünü ifade eden Babacan, vatandaşların kredi borçlarının her ay arttığını kaydetti. Esnaf ve KOBİ’lerin de yüksek faiz yükü altında bulunduğunu vurgulayan Babacan, Merkez Bankasının faizi yüzde 37’den yüzde 40’a çıkardığını savundu.
Aylık kredi faizlerinin yüzde 4 ile yüzde 4,5 seviyelerine ulaştığını belirten Babacan, bunun yıllık bileşik olarak yüzde 60-70 arasında bir maliyet oluşturduğunu söyledi. Bir işletmenin bu faiz oranlarıyla ayakta kalmasının mümkün olmadığını öne süren Babacan, uzun süreli yüksek faizin üretim ve ticarete zarar verdiğini ifade etti.
“İktidarın mesajı, paranızı faize yatırın”
Mevcut ekonomi politikalarının iş dünyasına yatırım ve üretimden uzak durma mesajı verdiğini söyleyen Babacan, sermayenin faize yönlendirildiğini savundu.
Üretim yapanların KDV, ÖTV, gelir ve kurumlar vergisi gibi yüklerle karşılaştığını belirten Babacan, parasını faize yatıranların ise düşük stopaj ödediğini söyledi. Herkesin faize yönelmesi durumunda temel ihtiyaçları üretecek işletmelerin kalmayacağı uyarısında bulundu.
Türkiye’nin bu anlayışla üretmeyen, tüketen ve sürekli borçlanan bir ülkeye dönüşeceğini savunan Babacan, kırmızı etin yüzde 25’inin ithal edildiğini söyledi. Hazır giyim sektöründe işini kaybedenlerin sayısının 390 bine ulaştığını belirten Babacan, kıyafet etiketlerinde Türkiye dışındaki ülkelerin giderek daha sık görüldüğünü ifade etti.
Çiftçi ve mevsimlik işçilerin sorunlarını anlattı
Bir fabrikanın veya işletmenin kapatılmasının kısa sürede gerçekleşebileceğini ancak yeniden kurulmasının zaman ve emek istediğini vurgulayan Babacan, yılların birikiminin kaybedildiğini söyledi.
Hasat döneminde çiftçiler ile hayvancılıkla uğraşan üreticilerin ciddi ekonomik sorunlarla karşılaştığını belirten Babacan, mevsimlik tarım işçilerinin durumuna da değindi.
Her yıl on binlerce ailenin geçimini sağlamak için farklı şehirlere gitmek zorunda kaldığını söyleyen Babacan, bu kişilerin barınma, sağlık ve eğitim gibi temel ihtiyaçlara ulaşmakta güçlük çektiğini dile getirdi.
Yabancı yatırım sözleşmesine tepki
Özel bir şirket yatırımının uluslararası anlaşma yoluyla TBMM’den geçirilerek teşvik edilmesini eleştiren Babacan, bunun Türkiye’de ilk kez yaşandığını söyledi.
Daha önce teşvik uygulamalarının başında bulunduğunu hatırlatan Babacan, geçmişte Hazine Müsteşarlığı tarafından yayımlanan tebliğlerin yatırımcıya güven vermek için yeterli olduğunu belirtti.
Bir yabancı yatırımcıyı ülkeye getirebilmek için Meclisten uluslararası sözleşme geçirilmesine ihtiyaç duyulmasının güven kaybını gösterdiğini savunan Babacan, bu yöntemin gelecekte her yabancı yatırım için talep edilebileceği uyarısında bulundu.
“Hey yavrum hey, nerede vekilleriniz?”
Babacan, TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti milletvekilleri adına 79 pusula verilmesine rağmen salonda yalnızca 4 milletvekilinin bulunduğunu belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi.
Yaşananları “ciddiyet krizi” olarak nitelendiren Babacan, bunun millete karşı sorumluluk duygusunun ortadan kalktığını gösterdiğini ve millet iradesine saygısızlık anlamına geldiğini savundu.
“Hey yavrum hey, nerede vekilleriniz?” diyen Babacan, Meclisin sorumluluk taşınan bir kurum olduğunu vurgulayarak, “Karar var, sorumluluk yok. Pusula var, vekil yok. İmza var, temsil yok” ifadelerini kullandı.
İktidarı “lakaytlık, sorumsuzluk ve kurumsal çürümüşlükle” suçlayan Babacan, TBMM’nin göstermelik bir yapı olmadığını belirtti. Meclisin millet iradesinin tecelli ettiği en yüksek makam olduğunu söyleyen Babacan, bu iradenin salondaki birkaç kişiyle temsil edilemeyeceğini ifade etti.