<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:g="http://base.google.com/ns/1.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
>

    <channel>
        <title>Gazetekritik.com</title>
        <link>https://www.gazetekritik.com</link>
        <description>Türkiye&#039;nin Özgür Haber Sitesi</description>
        <atom:link href="https://www.gazetekritik.com/rss/categorynews/saglik" rel="self" type="application/rss+xml" />
        <lastBuildDate>Fri, 07 Aug 2026 19:59:42 +0300</lastBuildDate>
        <category>News</category>
        <language>tr</language>
        <generator>Gazete Kritik</generator>
        <ttl>1</ttl>
                        <item>
                      <title>TBMM&#039;de Sezaryen Tartışması: Kadın Vekillerin Tepkisi Gündem Oldu</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/saglik/tbmmde-sezaryen-tartismasi-kadin-vekillerin-tepkisi-gundem-oldu/413839</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/saglik/tbmmde-sezaryen-tartismasi-kadin-vekillerin-tepkisi-gundem-oldu/413839</guid>
            
            <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:59:40 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/9987-tbmmde-sezaryen-tartismasi-kadin-vekillerin-tepkisi-gundem-oldu.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/9987-tbmmde-sezaryen-tartismasi-kadin-vekillerin-tepkisi-gundem-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ TBMM&#039;de Sezaryen Tartışması: Kadın Vekillerin Tepkisi Gündem Oldu ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Sağlık</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/saglik/tbmmde-sezaryen-tartismasi-kadin-vekillerin-tepkisi-gundem-oldu/413839"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/9987-tbmmde-sezaryen-tartismasi-kadin-vekillerin-tepkisi-gundem-oldu.jpg" /></a>
               TBMM&#039;de CHP&#039;nin doğum hizmetlerindeki sorunların araştırılması önerisi görüşülürken, erkek milletvekillerinin konuşma süresi dikkat çekti. Kadın vekiller, mevcut sezaryen oranlarının ele alınması ve kadın haklarının korunması gerektiğini vurguladı. Öneri, AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[  TBMM Genel Kurulu'nda CHP'nin doğum hizmetlerindeki sorunların araştırılması önerisi görüşülürken, kadın doğum ve sezaryen tartışmasına erkek milletvekillerinin ağırlıklı olarak söz alması DEM Parti Milletvekili Sevilay Çelenk'in tepkisine neden oldu. Çelenk, "Kadınların bedeni, doğurganlığı, kadın hakları ve kadın kazanımları çerçevesinde ele alınması gereken bir konuda bir kadın milletvekiline söz verdikleri için" partisinin teşekkür ettiğini belirtirken, Yeni Parti Milletvekili Asu Kaya, "Tıbben gerekli sezaryen bir tercih değildir, hayat kurtaran bir tedavidir" dedi.CHP'nin doğum hizmetlerinde yaşanan yapısal sorunların, sezaryen oranlarının yüksekliğinin nedenlerinin ve anne-bebek sağlığını önceleyen kalıcı çözümlerin belirlenmesi amacıyla verdiği Meclis araştırması önerisinin görüşmelerinde, parti temsilcileri değerlendirmelerde bulundu.KARAOBA: KADIN DOĞUMCULARDAN ELİNİZİ ÇEKİNCHP Grubu adına söz alan CHP Uşak Miletvekili Ali Karaoba, Antalya Tabip Odası'nın yaptığı açıklamaya dikkati çekerek, primer sezaryen oranlarının yüksek olduğu gerekçesiyle beş kadın doğum uzmanının görevden alınarak meslekten men edildiğini ve eğitime gönderildiğini söyledi.Karaoba, 36 yıllık bir kadın doğum uzmanıyla görüştüğünü belirterek, "sanki lise mezunu gibi kendisini eğitime göndermişler, şu an doğumhanede oturuyor ve normal doğum oranını bu yöntemle düşüreceğini düşünerek ceza veriyorlar" dedi. Gebelik risk profili, önceki sezaryen öyküleri, hastanın sevk merkezindeki durumu, ebe sayısı, doğumhanenin koşulları, nöbet yükü ve malpraktisin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karaoba, kadın doğum uzmanlarının malpraktis nedeniyle yüksek tazminatlarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.Türkiye'de 10 doğumdan 6'sının sezaryenle gerçekleştiğini, bu oranın özel hastanelerde yüzde 78, üniversite hastanelerinde yüzde 74, kamuda ise yüzde 46 olduğunu söyleyen Karaoba, "Devletteyken normal doğum yaptıranlar neden özel hastaneye geçince sezaryen yapıyorlar?" diye sordu. Karaoba, "Bu, kadın doğumculardan ve hekimlerden elinizi çekin" dedi.Sağlık sisteminde performans, hız, ciro ve işlem sayısının öne çıkarıldığını savunan Karaoba, normal doğumun hekimlere korku salarak değil, doğuma yeterli zaman, güçlü ebe desteği, hukuki güvence ve kadın merkezli bakım sağlanarak mümkün olduğunu söyledi. Karaoba, "kadınların vücudundan da elinizi çekin; onların bedeni, onların kararıdır" dedi.YILMAZ: SEZARYENLE DOĞUMLARIN SEBEPLERİ ARAŞTIRILSINYENİ YOL Grubu adına konuşan DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Medeni Yılmaz, CHP'nin grup önerisi üzerine söz aldığını belirterek, Ali Karaoba'nın sözlerine ve gerekçelerine tamamen katıldığını söyledi.Sezaryenle doğum oranlarının son yıllarda arttığını belirten Yılmaz, 2003 yılında yüzde 20'lerde olan sezaryenle doğum oranının günümüzde yüzde 60'lara çıktığını ve 3 kat arttığını ifade etti. Normal doğum oranının ise yüzde 80'lerden yüzde 40'ların altına düştüğünü kaydetti.Özel hastanelerde sezaryen oranının 2000'lerin başında yüzde 40 iken günümüzde yüzde 80'lere yaklaştığını, devlet hastanelerinde yüzde 20'lerden 40'lara, üniversite hastanelerinde ise yüzde 36'dan 70'lere çıktığını belirten Yılmaz, "sezaryenle doğumlardaki artışın sebeplerinin enine boyuna araştırılması gerekir" dedi.Yılmaz, hekimlerin normal doğumda yaşanabilecek komplikasyonlar nedeniyle cezai veya hukuki davalarla karşılaşma endişesinin, yani malpraktis korkusunun ve defansif tıp uygulamalarının sezaryen oranlarının yükselmesinde etkili olduğunu söyledi. Kadın doğum uzmanlarının nöbet, iş yükü, malpraktis ve idari baskı sorunları ile ebelerin sayısı, görev tanımı ve çalışma koşullarının yanı sıra doğumhane altyapısı, yenidoğan bakım ünitelerinin denetimi, doğum sonrası anne ve bebek izlemleri ile kırsal doğum hizmetlerine erişimin araştırılması gerektiğini ifade etti.ÇÖMEZ: SEZARYEN ORANI YÜZDE 60İYİ Parti Grubu adına konuşan Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, Sağlık Bakanlığı tarafından iki buçuk yıl önce yayınlanan "Anneciğim başardık" videosuna dikkati çekti.Çömez, Sağlık Bakanlığı'nın sezaryen oranlarının yüksekliğinden şikayet ettiğini ve bunun önüne geçmek amacıyla milyonlarca lira harcandığını belirterek, "Milyonlarca lira harcadınız, videolar hazırladınız, 'Anneciğim başardık.' falan filan, işiniz gücünüz zaten propaganda ama sezaryen oranı artmaya devam etti" dedi.AK Parti iktidara geldiğinde sezaryen oranının yüzde 20 olduğunu, bugün ise yüzde 60'a çıktığını belirten Çömez, artışın nedenleri arasında hastanelerdeki yoğunluğu, Malpraktis Yasası'nı, yardımcı sağlık hizmetlerinin ve ebelerin yetersizliğini, performans uygulamasını ve denetleme mekanizmasının bulunmamasını saydı.Çömez, "Hiçbir şeyi başaramadınız siz. İktidara geldiğinizde yüzde 20'ydi, bugün yüzde 60; kalkıp hesap vermeniz lazım neden arttı diye" dedi. Sezaryenin yalnızca maliyet açısından değil sağlık açısından da önemli bir konu olduğunu belirten Çömez, bu meselenin reklam malzemesi yapılmaması ve ciddi biçimde ele alınması çağrısında bulundu.ÇELENK'TEN KADIN DOĞUMUNA İLİŞKİN KONUŞAN ERKEK VEKİLLERE TEPKİDEM Parti Grubu adına konuşan Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, kadınların bedeni, doğurganlığı, kadın hakları ve kadın kazanımları çerçevesinde ele alınması gereken bir konuda kadın milletvekiline söz verilmesi nedeniyle partisinin teşekkür ettiğini söyledi.Çelenk, doğumun "normal" ya da "cerrahi müdahale", "normal" ya da "anormal" şeklinde bir ikilik üzerinden ele alınmaması gerektiğini belirtti. Dünya kadın hareketi ve kadın örgütlerinin de bu konuda benzer yaklaşımları savunduğunu ifade eden Çelenk, kadınların bedensel özerklikleri ve bedensel hakları çerçevesinde konunun ele alınması gerektiğini söyledi.Avrupa Parlamentosu Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Hakları Forumu'nun üyesi ve Meclisteki irtibat noktası olduğunu belirten Çelenk, doğum konusunun başarı ve başarısızlık hikâyesi olarak kodlanan bir dilden uzak durulması gerektiğini ifade etti.Çelenk, kadınların kendi doğurganlıkları ve bedenleriyle ilgili kararları almaları için gerekli donanıma ve kapasiteye sahip olmalarını sağlamanın yanı sıra sağlık çalışanları, hekimler, ebeler ve hemşireler üzerindeki baskının kaldırılması gerektiğini söyledi. Sağlıktaki ticarileşmenin yarattığı baskıyla birlikte konunun ele alınması gerektiğini belirten Çelenk, "makul, etik ve adil bir yaklaşım" önerdiklerini ifade etti.KAYA: TIBBEN GEREKLİ SEZARYEN BR TERCİH DEĞİL, HAYAT KURTARAN BİR TEDAVİDİRYeni Parti Grubu adına konuşan Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, Türkiye'nin sezaryen doğum oranında en yüksek ülkelerden biri olduğunu belirterek, 2022 verilerine göre Türkiye'de sezaryen doğum oranının yüzde 60, OECD ortalamasının ise yaklaşık yüzde 28 olduğunu söyledi.Kaya, "Türkiye'yi bu duruma getiren kadın doğum uzmanları mı yoksa yirmi dört yıldır sağlık sistemini çökerten sizin iktidarınız mı?" diye sordu. Sağlık Bakanlığı'nın çözüm üretmek yerine hekimleri hedef aldığını savunan Kaya, sezaryen oranlarını gerekçe göstererek kadın hastalıkları ve doğum uzmanları hakkında soruşturmalar açıldığını ve "mesleki yeterlilik eğitimi" adı altında yaptırımlar uygulandığını söyledi.Sezaryen oranlarını tek başına hekimin tercihine bağlamanın bilimi inkâr etmek olduğunu belirten Kaya, koruyucu sağlık hizmetlerinin zayıflatıldığını, aile hekimliği ve gebelik izlemlerinin güçsüz bırakıldığını, ebelerin sistemin dışına atıldığını ve hekimlerin malpraktis davalarıyla baş başa bırakıldığını savundu.Kaya, Türk Tabipleri Birliği'nin "Sezaryen kararına idari baskıyla müdahale etmek hekimlerin klinik bağımsızlığını zedeler, tıbben gerekli sezaryenlerin gecikmesine ve anne ve bebek sağlığı açısından telafisi olmayan sonuçlara yol açabilir" uyarısında bulunduğunu aktardı. "Tıbben gerekli sezaryen bir tercih değildir, hayat kurtaran bir tedavidir" diyen Kaya, güvenli doğum ortamının kurulması, ebe sayılarının artırılması, gebelik takibinin nitelikli hâle getirilmesi ve hekimlerin hukuk güvencesiyle korunması gerektiğini söyledi.AK Parti Grubu adına söz alan Elazığ Milletvekili Erol Keleş ise bu yıl bin 75 özel hastanede tıbbi endikasyon denetimi yapıldığını ve 2 bin 400 dosyanın bilimsel kurul tarafından değerlendirildiğini söyledi. Keleş, "Sezaryen oranlarının yüksekliğini tek bir nedene ya da tek bir aktöre indirgemiyoruz, hekimlerimizi hedef gösteren bir yaklaşımı asla kabul etmiyoruz. Amacımız suçlu aramak değil sistemi bütüncül olarak güçlendirmektir" dedi.CHP'nin önerisi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Rusya&#039;nın Kanser Aşısında İlk Sonuç: Hasta İyileşme Yolunda!</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/saglik/rusyanin-kanser-asisinda-ilk-sonuc-hasta-iyilesme-yolunda/413595</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/saglik/rusyanin-kanser-asisinda-ilk-sonuc-hasta-iyilesme-yolunda/413595</guid>
            
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:21:27 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/7443-rusyanin-kanser-asisinda-ilk-sonuc-hasta-iyilesme-yolunda.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/7443-rusyanin-kanser-asisinda-ilk-sonuc-hasta-iyilesme-yolunda.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Rusya&#039;nın Kanser Aşısında İlk Sonuç: Hasta İyileşme Yolunda! ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Sağlık</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/saglik/rusyanin-kanser-asisinda-ilk-sonuc-hasta-iyilesme-yolunda/413595"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/7443-rusyanin-kanser-asisinda-ilk-sonuc-hasta-iyilesme-yolunda.jpg" /></a>
               Rusya tarafından geliştirilen ve kişiye özel hazırlanan &quot;Neooncovac&quot; adlı mRNA kanser aşısı, uygulandığı ilk hastada son derece olumlu sonuçlar verdi. İleri evre melanom (cilt kanseri) hastasında denenen aşı, bağışıklık sistemini kanserli hücreleri tanıyarak yok etmek üzere harekete geçirmeyi başardı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İlk Hastadan Müjdeli Haber: Bağışıklık Sistemi Harekete GeçtiNisan 2026'da Moskova'daki Herzen Onkoloji Araştırma Enstitüsü'nde tedavi gören 60 yaşındaki evre III metastatik melanom hastasına uygulanan Neooncovac aşısı ilk meyvesini verdi. Aşı geliştirme çalışmalarını yürüten Gamaleya Araştırma Enstitüsü Bilimsel Direktörü Aleksandr Ginzburg, hastanın şu anda oldukça sağlıklı olduğunu ve tedavi rejiminin sorunsuz devam ettiğini açıkladı.Yapılan ilk testler, vücudun aşıya karşı güçlü bir bağışıklık yanıtı oluşturduğunu ve savunma sisteminin tümörler ile metastazları tanıyıp saldırmak için gerekli bileşikleri üretmeye başladığını gösterdi.Kanser Hücrelerini 'Eğiten' Yeni Nesil TeknolojiGeliştirilen bu yeni yöntem, geleneksel tedavilerden farklı olarak doğrudan kanser hücrelerini yok etmeyi değil, vücudun kendi bağışıklık sistemini kötü huylu hücreleri tanıyıp aktif olarak saldırması yönünde "eğitmeyi" hedefliyor.Aşı süreci şu adımlarla kişiye özel hale getiriliyor:Genetik Analiz: Hastanın tümörlü ve sağlıklı dokularından örnekler alınarak detaylı genetik haritası çıkarılıyor.Kişiye Özel Tasarım: Her bireyin tümör yapısına özgü kişiselleştirilmiş aşı dozu hazırlanıyor.Hedeflenmiş Saldırı: Aşı sayesinde bağışıklık sistemi, sağlıklı hücrelere zarar vermeden yalnızca kanserli hücreleri hedef almayı öğreniyor.Diğer Kanser Türleri İçin de Umut Kapısıİlk hastadan alınan başarılı sonuçların ardından Gamaleya Araştırma Enstitüsü, 10 farklı melanom hastası için daha özel aşı dozları hazırlamaya başladığını duyurdu.Bilim insanları bu teknolojiyi yalnızca melanom ile sınırlı tutmayarak pankreas, böbrek ve küçük hücreli olmayan akciğer kanseri gibi tedavi süreci zorlu olan diğer kanser türlerine de uyarlamak için araştırmalarını genişletiyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Dinlenmek Yetmiyorsa Dikkat! Yorgunluğun Altından Bu Çıktı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/saglik/dinlenmek-yetmiyorsa-dikkat-yorgunlugun-altindan-bu-cikti/413580</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/saglik/dinlenmek-yetmiyorsa-dikkat-yorgunlugun-altindan-bu-cikti/413580</guid>
            
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 11:33:09 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8134-dinlenmek-yetmiyorsa-dikkat-yorgunlugun-altindan-bu-cikti.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8134-dinlenmek-yetmiyorsa-dikkat-yorgunlugun-altindan-bu-cikti.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Dinlenmek Yetmiyorsa Dikkat! Yorgunluğun Altından Bu Çıktı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Sağlık</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/saglik/dinlenmek-yetmiyorsa-dikkat-yorgunlugun-altindan-bu-cikti/413580"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8134-dinlenmek-yetmiyorsa-dikkat-yorgunlugun-altindan-bu-cikti.jpg" /></a>
               Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Dr. Melek Aksu Geyik, yeterince dinlenilmesine rağmen geçmeyen kronik yorgunluğun ardında hormonal dengesizliklerin yatabileceğini belirtti. Yorgunluğun sadece yoğun iş temposu ya da uykusuzlukla açıklanmaması gerektiğini vurgulayan Geyik; tiroit, insülin, kortizol ve cinsiyet hormonlarındaki değişimlerin vücudun enerji mekanizmasını doğrudan etkilediğini ifade etti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Tiroit Hastalıkları Enerjiyi TüketiyorSürekli halsizliğin en yaygın nedenlerinden birinin tiroit bezinin yetersiz çalışması (hipotiroidi) olduğunu belirten Dr. Melek Aksu Geyik, bu durumda metabolizmanın yavaşladığını söyledi. Hipotiroidiye üşüme, kilo alma, cilt kuruluğu ve unutkanlık gibi belirtilerin eşlik edebileceğini kaydeden Geyik, tiroit hormonunun fazla salgılandığı hipertiroidide ise uykusuzluk ve çarpıntıya bağlı enerji kaybı yaşandığını aktardı.Yemek Sonrası Gelen Uykunun Nedeni İnsülin Direnci OlabilirKan şekerini ve hücresel enerji kullanımını düzenleyen insülin mekanizmasının bozulmasının da kronik bitkinliğe yol açtığını belirten uzman isim; özellikle yemeklerin ardından gelen aşırı uyku hali, tatlı isteği, sık acıkma ve odaklanma güçlüğünün insülin direncine işaret edebileceğini belirtti.Kortizol ve Cinsiyet Hormonlarına Dikkat!Stres yönetimi ve hormonal dengelerle ilgili dikkat çeken uyarılarda bulunan Dr. Geyik, süreci şu sözlerle detaylandırdı:Kortizol (Stres Hormonu): Böbreküstü bezlerinden salgılanan kortizolün düşük seviyeleri sabah yorgunluğu ve kas güçsüzlüğüne, uzun süreli strese bağlı dengesizlikler ise gün boyu süren bitkinliğe sebep oluyor.Kadınlarda Östrojen ve Progesteron: Özellikle menopoz ve polikistik over sendromu (PKOS) dönemlerindeki hormonal değişimler kronik yorgunluğu tetikliyor.Erkeklerde Testosteron: Düşen testosteron seviyeleri; kas gücünde azalma, motivasyon eksikliği ve belirgin enerji kaybı ile kendisini gösteriyor."Her Yorgunluk Hormonal Değil Ama Vücudun Bir Uyarısı"Halsizliğin tek sebebinin hormonlar olmadığını; B12, D vitamini ve demir eksikliklerinin de yaygın bir şekilde enerji düşüklüğü yaptığını ifade eden Dr. Melek Aksu Geyik, haftalarca süren ve günlük yaşamı kısıtlayan yorgunluk durumunda mutlaka kan testleriyle kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Déjà Vu’nun Gizemli İkizi: Jamais Vu Nedir? Beynin Şaşırtan Oyunu!</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/saglik/dj-vunun-gizemli-ikizi-jamais-vu-nedir-beynin-sasirtan-oyunu/413568</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/saglik/dj-vunun-gizemli-ikizi-jamais-vu-nedir-beynin-sasirtan-oyunu/413568</guid>
            
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:16:27 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2572-deja-vunun-gizemli-ikizi-jamais-vu-nedir-beynin-sasirtan-oyunu.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2572-deja-vunun-gizemli-ikizi-jamais-vu-nedir-beynin-sasirtan-oyunu.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Déjà Vu’nun Gizemli İkizi: Jamais Vu Nedir? Beynin Şaşırtan Oyunu! ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Sağlık</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/saglik/dj-vunun-gizemli-ikizi-jamais-vu-nedir-beynin-sasirtan-oyunu/413568"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2572-deja-vunun-gizemli-ikizi-jamais-vu-nedir-beynin-sasirtan-oyunu.jpg" /></a>
               Günlük hayatta sürekli kullandığınız basit bir kelime, her gün uyuduğunuz odanız ya da çok iyi bildiğiniz bir yüz aniden size tamamen yabancı geldi mi? Psikoloji ve nörolojide &quot;Jamais vu&quot; (Hiç görülmemiş) olarak adlandırılan bu zihinsel süreç, déjà vu hissinin tam zıttı olarak tanımlanıyor. Bilim insanları, beynimizin bize oynadığı bu şaşırtıcı &quot;zihinsel kilitlenme&quot; ve anlık yabancılaşma mekanizmasının arkasındaki nörolojik sırrı çözdü. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Déjà Vu’nun Gizemli İkizi: "Jamais Vu" Nedir?Çoğumuz bir yere ilk kez gittiğimiz halde "Burayı daha önce yaşamıştım" hissiyle déjà vu tecrübe ederiz. Ancak bunun tam tersi bir durum da oldukça yaygındır: Çok iyi bildiğiniz, her gün ezbere yaptığınız veya gördüğünüz bir şeyi aniden tamamen yabancı bir nesne veya kavram gibi algılamak.Fransızcada "hiç görülmemiş" anlamına gelen Jamais vu, beynimizdeki tanıma mekanizmasının anlık olarak devre dışı kalmasıyla ortaya çıkar. Bu durum, kişinin o an kendi hayatına adeta dışarıdan bakan bir yabancı gibi hissetmesine neden olur.Bilim İnsanları Laboratuvarda Nasıl Test Etti?Nörobilimci Dr. Chris Moulin ve ekibi, bu nadir ve tuhaf zihinsel durumu incelemek için kapsamlı bir deney gerçekleştirdi. Çalışmada katılımcılardan "kapı" gibi son derece basit ve tanıdık kelimeleri defalarca ve aralıksız olarak yazmaları istendi.Deneyin ilerleyen aşamalarında katılımcıların büyük bir kısmı, kelimenin anlamını tamamen yitirdiğini, harflerin gözlerine garip bir yığın gibi görünmeye başladığını ve beyinlerinin kelimeyi tanılamayı reddettiğini bildirdi. Bilim dünyasında bu fenomene semantik doygunluk (semantic satiation) adı veriliyor.Beyin Neden Aniden Kilitleniyor?Nörolojik açıdan Jamais vu, beynin temporal lobunda bulunan hafıza ve anlam merkezlerinin geçici olarak aşırı yüklenmesiyle tetiklenir.Bir bilgi, kelime, yüz veya mekan beyne aralıksız olarak sunulduğunda, sinir hücreleri (nöronlar) bir süre sonra sinyal iletmeyi yavaşlatır. Beyin, tanıdıklık hissini üreten devreyi korumak ve sisteme aşırı yük binmesini engellemek için salisaniyelik bir "sigorta" attırır. İşte o an tanıdıklık hissi kaybolur ve yerini mutlak bir yabancılaşmaya bırakır.Kendi Evinizde Yabancı Gibi HissedebilirsinizJamais vu sadece kelimelerde değil, mekanlarda ve insan yüzlerinde de yaşanabilir. Örneğin, yıllardır kaldığınız odanıza gece yarısı girdiğinizde, eşyaların yerini bilseniz dahi o an her şey size bir otel odası kadar yabancı gelebilir. Uzmanlar, bu durumu beynin çevreyi algılama filtresinde oluşan kısa süreli bir "yazılım hatası" olarak nitelendiriyor.Korkulacak Bir Şey Mi, Yoksa Beynin Koruma Kalkanı Mı?İnsanların büyük bir bölümünün hayatının belirli dönemlerinde tecrübe ettiği Jamais vu, genellikle zararsız bir zihinsel yorgunluk belirtisidir. Uzun süreli stres, zihinsel tükenmişlik ve aşırı odaklanma durumlarında beyin bu tür kısa devreler yapabilir.Bilim insanlarına göre bu durum, beynin kendini korumak ve monotonlaşan uyarılara karşı duyarlılığını tazelemek amacıyla kullandığı harika bir "yeniden başlatma" (reset) mekanizmasıdır. Tanıdık bir kelime veya mekan size aniden yabancı gelirse endişelenmeyin; beyniniz sadece kısa bir molaya ihtiyaç duyuyor demektir. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Astım Hastalığı: Astım Nedir, Tedavisi 2026 da Mümkün mü?</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/saglik/astim-hastaligi-astim-nedir-tedavisi-2026-da-mumkun-mu/413551</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/saglik/astim-hastaligi-astim-nedir-tedavisi-2026-da-mumkun-mu/413551</guid>
            
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 21:23:05 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/1239-astim-hastaligi-astim-nedir-tedavisi-2026-da-mumkun-mu.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/1239-astim-hastaligi-astim-nedir-tedavisi-2026-da-mumkun-mu.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Astım Hastalığı: Astım Nedir, Tedavisi 2026 da Mümkün mü? ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Sağlık</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/saglik/astim-hastaligi-astim-nedir-tedavisi-2026-da-mumkun-mu/413551"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/1239-astim-hastaligi-astim-nedir-tedavisi-2026-da-mumkun-mu.jpg" /></a>
               Astım hastalığı kronik bir rahatsızlık olup hava duyarlılığıyla artmaktadır. Ayrıca öksürük ve boğazda hışıltı ile görülmektedir. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Son yıllarda ciddi oranda hastalıkta bir artış gözükmektedir. Sebebi ise ev tozları, kapalı alanlarda durma, hava kirliliği, alerjenlere maruz kalınmasıdır. Aniden nefes almada zorlanma, krizler şeklinde ataklar yaşanmaktadır. Toz, duman, ağır kokular, polen gibi hasas durumlardan kaçınılmalıdır.Astım nedenleri nelerdir?Yapılan bazı mesleklerin, solunum yoluyla maruz kaldıkları toz veya kimyasal maddelere maruz kalmasıyla neden olmaktadır. Bebeklik dönemlerinde alerjenlere maruz kalınınca astı gibi hatalıklar meydana gelebilmektedir. Anne gebeyken sigara içmesi bebeği olumsuz etkileyip solunum sıkıntısı çekmesine sebep olmaktadır. Sigara içilen ortamlarda sık durma ve fazlasıyla maruz kalmak nedenler arasındadır.Astım belirtileri nelerdir?Astım hastalıkları ataklar sırasında, bronşlarda ödem ve salgı artışı yaşanmaktadır. Tam bu sırada ise öksürük, nefes darlığı, göğüs sıkışması gibi şikayetlerle ortaya çıkmasıdır. Bazı ataklar kendiliğinden düzelirken bazı ataklar ise hastaneye yatış kadar ciddi de olabilmektedir. Yaşanan öksürükler sıklıkla kuru ve bal gamsızdır. Soluk alıp verilirken genelde değişik bir ses duyula bilmektedir.Astım hastalığının tanısı kolaylıkla konulabilmektedir. Öncelikle doktor hastadan tam olarak ne yaşadığına dair bir bilgi talep etmektedir. Öksürüğünün ne sıklıkla yaşadığını, kuru olup olmadığı, ne zamanları yaşadığını, ailede bulunup bulunmadığını ve her hangi bir şeye alerjisi olup olmadığı tespiti yapmaktadır. Daha sonra test aşamasına geçilmektedir, solunum testi, alerji, burun salgısı ve akciğer testi ile tetkikler yapılmaktadır.Astım tedavisi nasıl yapılır?Astım hastalığı kronik bir rahatsızlık olup ağırlık derecesine göre tedavi planlanmaktadır. Hastalık eğer bir alerji üzerine ise alerji ilaçları temin edilir. Krizler anında hastayı rahatlatmak adına solunum yoluyla uygulanan spreyler verilmektedir. Kortizon, bu tedavi yolunda önemli bir adımdır hem sprey hem de ağız yoluyla uygulanmaktadır. Tedavinin gidişatına göre ataklarda azalma olacaktır.Astımlı hastalar nelere dikkat etmelidir?1. Astım hastalığını tetikleyen bazı unsurlar bulunmaktadır bunlar mesela halılar, kilimler, peruş olan ürünler gibi toz tutan eşyalar kaldırılmalı ve kullanılmamalıdır. Kullanılan ürünlerin pamuk yerine sentetik yorganlar kullanılmalıdır. Halılar, kilimler güçlü bir süpürgelerle temizlenmelidir. Bulunduğunuz ortam nemli ve iyi havalandırılmalıdır.2. Bahar ayarında alerjik astımın artmaması için araba ve evlerinin kapıları kapalı olmalıdır. Yaşadığınız ortamda evcil hayvan bulundurmamalı ve uzak durulmalıdır. Maske kullanmaya alışmakla birlikte polen mevsiminde maskeyi kullanmalısınız.3. Astım hastalığınızın artmaması ve ilerlememesi için yapmanız gereken en önemli konu sigara içilen ortamda barınmama4. Astım hastalarının solunum yolunun güçsüz olduğundan dolayı, solunum hastalıklarına kolay yakalana bilmektedir. Her yıl eylül ve ekim aylarında grip aşısı yaptırmaları daha sağlıklı olmaktadır. Enfeksiyon kapmaları halinde antibiyotik ilacının yanında ilaç dozları artırılabilmektedir.5. Soğuk havaya maruz kalmamaya önem gösterilmelidir.6. Bazı astımlı hastalarda egzersiz astım atağını başlatabilir. Bu nedenle egzersize başlamadan önce solunum yolunu genişletici ilaç almalarında fayda vardır. Tozlu ortamlarda egzersizden uzak durmak gerekir. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Kalp Sağlığı İçin Nelere Dikkat Etmeliyiz? Kalp Hastalıkları Belirtileri Nelerdir? Kalp Nedir?</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/saglik/kalp-sagligi-icin-nelere-dikkat-etmeliyiz-kalp-hastaliklari-belirtileri-nelerdir-kalp-nedir/413549</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/saglik/kalp-sagligi-icin-nelere-dikkat-etmeliyiz-kalp-hastaliklari-belirtileri-nelerdir-kalp-nedir/413549</guid>
            
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 21:08:18 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/3239-kalp-sagligi-icin-nelere-dikkat-etmeliyiz-kalp-hastaliklari-belirtileri-nelerdir-kalp-nedir.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/3239-kalp-sagligi-icin-nelere-dikkat-etmeliyiz-kalp-hastaliklari-belirtileri-nelerdir-kalp-nedir.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Kalp Sağlığı İçin Nelere Dikkat Etmeliyiz? Kalp Hastalıkları Belirtileri Nelerdir? Kalp Nedir? ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Sağlık</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/saglik/kalp-sagligi-icin-nelere-dikkat-etmeliyiz-kalp-hastaliklari-belirtileri-nelerdir-kalp-nedir/413549"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/3239-kalp-sagligi-icin-nelere-dikkat-etmeliyiz-kalp-hastaliklari-belirtileri-nelerdir-kalp-nedir.jpg" /></a>
               Kalp sağlımızı korumak için ilk olarak kalbi tanımak güzel bir başlangıç olacaktır. Kalp, kanı dokulara dağıtma görevi gören, bir pompa gibi, kas ve bağ dokudan oluşmuş yumruk büyüklüğünde olan bir organdır. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Diyaframın üstünde, akciğerlerin arasında, göğüs kafesinin altında bulunur. Yapısal olarak baktığımızda kalbin her iki tarafında karıncıklar ve kulakçıklar vardır. Karıncıklar büyük pompa işlevi görürken, kulakçıklar küçük pompa işlevi görüyor diyebiliriz. Kalbimizde 4 adet odacık bulunmaktadır. Bunlar:* Sağ karıncık (ventriculus dexter)* Sol karıncık (ventriculus sinister)* Sağ kulakçık (atrium dexter)* Sol kulakçık(atrium sinister)'dır. Kalbin solu ve sağı septum ile birbirinden ayrılır ve kalp içi boş dört bölmeden oluşur. Sol kalp sol karıncık ve sol kulakçıktan oluşurken; sağ kalp sağ karıncık ve sağ kulakçıktan oluşmaktadır.Kalp Nasıl Çalışır?Kalp vücudumuza gerekli olan oksijeni ve maddeleri sağlayan kanı, dolaşım sistemimizde hareket ettirerek işlevini tamamlar. 29 Eylül Dünya Kalp Günü her yıl geleneksel olarak kutlanıyor diyebiliriz. Aslında amaç ölüm sebeplerinin büyük bir kısmı olan kalp ve damar hastalıklarına dikkat çekmektir, bilinç artırmaktır. Kalp sağlığımızı korumak için yapabileceğimiz maddelerden biraz bahsedelim:-Temiz hava soluyun, diyafram nefesi alın, stresten uzak durun.-İhtiyacınız kadar su için.-Egzersizi artırın.-Zararlı olduğunu düşündüğünüz, size iyi gelmeyen ne varsa bırakın.-Uyku ve cinsel yaşam kalitenize değer verin.-Kilonuza dikkat edin.-Tuza dikkat edin.-Hamur işlerinden uzak durmaya çalışın, dengeli ve düzenli beslenin. Vücudunuzu ihtiyacı olan besinden yoksun bırakmayın.Kalp atış hızıKalp atış hızı kişiden kişiye değişse de dakikada 60-100 arasında olması idealdir. Uzun zaman sporla uğraşanlarda ise 45-60 arasında olabilir.Kalp hastalıklarının genel olarak; aşırı kilo ve obezite, sigara kullanmak, hareketsiz kalmak (yaşın da etkisiyle), kolesterol ve yüksek tansiyon kontrol altına alınmazsa kalp zamanla hasar görür bu durum kalp hastalıklarına yol açabilir. Beslenme düzeninde fast-food ürünlerle, hazır gıdalarla beslenmek neden olabilir. Kalp hastalıklarının belirtilerini ise şöyle sıralayalım:-Boyun, çene, boğaz, sırt, karın bölgelerinde ağrı,-Baş dönmesi, bayılma,-Göğüs ağrısı, göğüs sıkışması,-Çarpıntı,-Kalp damarı sertleşmesi veya daralması. Buna bağlı olarak kol ve bacaklarda uyuşukluk, ağrı, halsizlik,-Göğüste rahatsızlık hissi, göğüs basıncı,-Aşırı halsizlik,-Mide bulantısı,-Bir anda ortaya çıkan nefes darlığı-Deride ve ciltte görülen döküntüler,-Ateş,-Bacak, karın ve göz çevresinin şişmesi,-Kuru ve sürekli öksürük,-Soluk gri veya da mavi ten rengi.Kalp hastalıkları tedavilerinde hastalığa göre bir tedavi planı oluşturulur. Mesela hastalık kalp enfeksiyonuysa antibiyotik tedavisi uygulanabilir. Kalbinizi koruyun çünkü içinde sevdikleriniz var! Sağlıklı günler dileriz.  ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Ses kısıklığı: Ses kısıklığı nedir? Ses kısıklığının Tedavisi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/saglik/ses-kisikligi-ses-kisikligi-nedir-ses-kisikliginin-tedavisi/413541</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/saglik/ses-kisikligi-ses-kisikligi-nedir-ses-kisikliginin-tedavisi/413541</guid>
            
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 19:41:08 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/3456-ses-kisikligi-ses-kisikligi-nedir-ses-kisikliginin-tedavisi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/3456-ses-kisikligi-ses-kisikligi-nedir-ses-kisikliginin-tedavisi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Ses kısıklığı: Ses kısıklığı nedir? Ses kısıklığının Tedavisi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Sağlık</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/saglik/ses-kisikligi-ses-kisikligi-nedir-ses-kisikliginin-tedavisi/413541"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/3456-ses-kisikligi-ses-kisikligi-nedir-ses-kisikliginin-tedavisi.jpg" /></a>
               Ses kısıklığı, çeşitli sebeplerden kaynaklanan seste yaşanan anormal değişikliktir. Ses kısıklığı tipik olarak sese hırıltılı ve sert bir kalite verir, ancak sesin perdesinde ve ses seviyesinde bir değişikliğe de neden olabilir. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Ses kısıklığı, ses tellerinin iltihaplandığı veya tahriş olduğu larenjitin en belirgin belirtisi olabilir. Bu iltihaplanmaya eşlik eden şişlik, ses tellerinizin düzgün bir şekilde titreşmesini engelleyerek sesinizin ve sesinizin hacminde değişikliklere neden olur. Sesin tamamen kaybolmasına kadar çeşitli şiddet seviyelerinde ortaya çıkabilen bu değişiklik , gırtlakta gelişen patolojik bir sürecin belirtisidir.Ses kısıklığı bir çok nedenden kaynaklanabilir. Ses kısıklığının en yaygın nedeni, çoğunlukla bir üst solunum yolu enfeksiyonu ve daha az yaygın olarak sesin aşırı veya yanlış kullanımından kaynaklanan akut larenjittir. Ses kısıklığı genellikle iyi huylu bir rahatsızlık olarak kabul edilir ve tipik olarak öksürük , ateş ve solunum güçlüğü ile ilişkilidir.Ses kısıklığının nedenleriSes kısıklığı genellikle ses telleri tahrişi veya hasarından kaynaklanır. Bu kaslar gırtlak lümeninde V harfi şeklinde bulunur. Konuşurken veya şarkı söylerken içlerinden bir hava akımı geçer, bağlar titreşir ve ses titreşimleri üretir.Boğuk, boğuk bir sesin ortaya çıkmasının ana nedenleri:Ses telleri iltihaplanıp şişmesi; sonuç olarak, daha zayıf ve daha yavaş titreşirler ve yanlış bir tını ile daha düşük bir ses oluştururlarÜst solunum yolu enfeksiyonu; ani bir yüksek sesle bağırma veya uzun süreli şarkı söyleme gibi ses hijyeni kurallarına uyulmaması durumunda ses telleri üzerinde oluşan aşırı stresSes kısıklığının diğer olası nedenleri şunlardır:Tahriş edici gazların solunmasıAşırı sigara kullanımıAsetik asit zehirlenmesi veya sürekli alkol tüketimiHipotiroidizm - larinks dokuları da dahil olmak üzere yaygın ödeme yol açan tiroid bezi tarafından hormon üretiminde azalmaSolunum yollarının şişmesine neden olan alerjik reaksiyonlarÜst solunum yolu enfeksiyonuHava yollarının sıkıştırıldığı genişlemiş bir tiroid beziYemek borusu veya trakeada yabancı cisimlerSkuamöz hücreli karsinom, akciğer kanseriErgenlik döneminde gırtlaktaki değişikliklerFlutikazon ile aerosol tedavisiYemek borusu veya trakeada yabancı cisimlerTravma veya ameliyattan kaynaklanan sinir ve kas hasarıGırtlak lezyonlarıAkut enfeksiyon varlığında ses kısıklığı varsa, bu gırtlak ödeminin ilk belirtisi olabilirSes kısıklığı nasıl önlenirSes kısıklığı geçene kadar sigara içmeyinAlkol, kafein ve baharatlı yiyeceklerden kaçınınSesi zorlamadan veya uzun süre kullanmadan önce ısınma egzersizleri yapınSesinizi birkaç gün dinlendirin; yüksek sesle şarkı söylemek, ağlamak, bağırmak gibi aşırı yorucu ses kullanımı gerektiren durumlardan kaçınınSes kısıklığı yaşamanızın nedeni gastroözofageal reflü neden oluyorsa, mide asidini azaltmak için ilaçlar alınSes terapistleri veya şan öğretmenleri, belirli durumlarda bireylere ses eğitimi ve ses modifikasyonu konusunda yardımcı olabilirGün boyunca bol sıvı tüketin: hidrasyon boğazı nemli tutmaya yardımcı olur ve ses tellerini yağlamaya yardımcı olurSes kısıklığı geçene kadar şiddetli öksürmemeye veya boğazınızı temizlememeye çalışınBoğazı tahriş edebileceği veya kurutabileceği için dekonjestanlar kullanmayınSes kısıklığı kısa süreli (akut) veya uzun süreli (kronik) olabilir. Ses kısıklığının haftalar veya aylarca devam etmesi durumunda, rahatsızlığı tetikleyen nedenlerin belirlenmesi ve en uygun tedavinin belirlenmesi için bir kulak burun boğaz uzmanına görünmeniz tavsiye edilir. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Kemik Sağlığı İçin Nelere Dikkat Etmeliyiz? Kemikler Nedir? Kemik Hastalıkları</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/saglik/kemik-sagligi-icin-nelere-dikkat-etmeliyiz-kemikler-nedir-kemik-hastaliklari/413500</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/saglik/kemik-sagligi-icin-nelere-dikkat-etmeliyiz-kemikler-nedir-kemik-hastaliklari/413500</guid>
            
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 20:54:35 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9806-kemik-sagligi-icin-nelere-dikkat-etmeliyiz-kemikler-nedir-kemik-hastaliklari.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9806-kemik-sagligi-icin-nelere-dikkat-etmeliyiz-kemikler-nedir-kemik-hastaliklari.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Kemik Sağlığı İçin Nelere Dikkat Etmeliyiz? Kemikler Nedir? Kemik Hastalıkları ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Sağlık</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/saglik/kemik-sagligi-icin-nelere-dikkat-etmeliyiz-kemikler-nedir-kemik-hastaliklari/413500"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9806-kemik-sagligi-icin-nelere-dikkat-etmeliyiz-kemikler-nedir-kemik-hastaliklari.jpg" /></a>
               Kemikler vücudu oluşturan parçalar arasında en sert olanıdır. Organizmada destek görevi yapan ayrıca organizmanın kalsiyumunu depolayan vücut dokusudur. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Bir kemik kalsiyum bakımında zenginse serttir. Kıkırdak dokulardan farkı damar içermesidir. Kemiklerde farklı tipte hücreler bulunmaktadır. Yetişkin bir insanda 207 kemik bulunur. Yeni doğan bebeklerin ise 300'e yakın kemiği bulunur. Bu farklılığın temel sebebi insanların yetişkin hale gelirken kemiklerinin zamanla birleşmesiyle yeni kemiklerin ortaya çıkmasıdır. Kemikler yedi bölümden oluşur:Eklem kıkırdağı: Boyca uzamayı sağlar.Kırmızı ilik: Süngerimsi kemiklerde bulunur. Alyuvarları üretir.Kemik zarı: Enine büyümeyi sağlar.Sarı ilik: Yağ depolar. Gerektiğinde kan hücresi üretir.Süngerimsi kemik: Gözenekli yapıdadır. Kırmızı ilik bulundurur.Kan damarları: Üretilen kanı vücut damarlarına taşır.Sert kemik: Kemiğin orta kısmında yer alır. Sarı ilik bulundurur.Kemikler bedeni ayakta ve dik tutar. Yürümemizi, yaşam aktivitlerimizi sürdürmemizi sağlar. Vücudumuzdaki kalsiyum dengesini sağlayan kemiklerin sağlığını korumak bütün vücudumuzun sağlığı açısından önemlidir.Kemik ErimesiKemik erimesi, kemiklerin kendi içlerindeki yoğunluğunun kaybolduğu bir hastalıktır. İnsanlarda basit hareketlerle yani düşük enerjili egzersizlerde kemik kırılmalarına veya kemik ağrılarına sebep olabilir. Her iki cinsiyette de görülen bu hastalık, özellikle kadınlarda menopoz sonrası görülür.OsteoporozOsteoporoz, kemiklerin tehlikeli bir şekilde zayıflamasına özellikle omurga, bilek ve kalçada kırık problemiyle karşı karşıya gelme ihtimalimizi artıran bir tür kemik hastalığıdır. Bu sebeple doktorunuz düzenli olarak kemik yoğunluğunuzu ölçmek isteyebilir.Tip 1 DiyabetÇocukluk döneminden başlayarak görülen bir hastalık olan diyabette, vücut hiç ya da çok az miktarda insülin salgıladığından kemiklerimiz zayıflar. Tam etkisi bilinmiyor olsa da insülin olmadan kemiklerimiz büyüyemez. Ya da en yüksek kemik kütlelerine ulaşabilir.Çölyak HastalığıVücudumuzun buğday, tahıl ve benzerinde bulunan proteini yani gluteni tutamayacağı anlamına geliyor. Biz yemek yerken bağışıklık sistemimiz de ince bağırsaklarımıza saldırır ve zarar verir. Vücudumuz kalsiyum da bunların içinde bulunarak kemiklerin ihtiyacı olan besinleri yeterli miktarda alamaz. Bu yüzden çölyak hastalığında kemik zayıflığı yaygındır.Eğer kronik bir hastalığımız yoksa kemiklerimizi güçlendirmek adına kendimizce bir şeyler yapabiliriz. Uzman doktorlar bu konuda bizim için bazı maddeler sıraladı:Günde 2 su bardağı süt ve süt ürünü tüketmek: Çocuk yaşlarında özellikle kadınlar için kalsiyum almak çok önemlidir. Kalsiyum kemiklerin yapı taşıdır. Kalsiyum alımı için ise kişinin herhangi bir alerjisi yoksa günde en az 2 su bardağı süt ve süt ürünleri tüketmesi yararlı olacaktır. Kişinin alerjisi varsa veya süt ürünü tükettiğinde kendini rahatsız hissediyorsa doktoru tarafından kalsiyum takviyesi alması yararlı olacaktır.D vitamini alımına özen göstermek: Vücudumuza aldığımız kalsiyumun aktive olabilmesi için kesinlikle D vitamini alması gerekir. Güneşi bol bir ülkede yaşasak da zamanımızın çoğu iş yerlerinde, kapalı ortamlarda geçiyor. Bu yüzden güneşli havalarda ellerimizi, kollarımızı ve yüzümüzü en az 20 dakika güneşlendirmek sağlıklı olacaktır. Hiç zamanımız yoksa doktordan D vitamini takviyesi almamız da bir çözümdür.Hareket ve egzersizler yapmak: Egzersiz için mutlaka zaman ayırmak kendimize yapabileceğimiz en güzel şeylerden biridir. Yapılan büyük hatalardan biri de "İşten zaman kalmıyor, işten dönünce de yorgun oluyorum." diyerek hareketsiz bir hayatta yaşamaktır. Hareketsiz bedenlerdeki kemikler daha çok zayıflar ve kırılganlığı artar. Yürüyüş en kolay hareketlerdendir. Günde en az 10.000 adım atmak kemik sağlımızı korumada bize yardımcı olacaktır.  ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Karaciğer Sağlığını Korumak İçin Ne Yapmalıyız? Karaciğer Hastalıkları Nelerdir? Karaciğer Anatomisi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/saglik/karaciger-sagligini-korumak-icin-ne-yapmaliyiz-karaciger-hastaliklari-nelerdir-karaciger-anatomisi/413495</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/saglik/karaciger-sagligini-korumak-icin-ne-yapmaliyiz-karaciger-hastaliklari-nelerdir-karaciger-anatomisi/413495</guid>
            
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 20:30:40 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2876-karaciger-sagligini-korumak-icin-ne-yapmaliyiz-karaciger-hastaliklari-nelerdir-karaciger-anatomisi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2876-karaciger-sagligini-korumak-icin-ne-yapmaliyiz-karaciger-hastaliklari-nelerdir-karaciger-anatomisi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Karaciğer Sağlığını Korumak İçin Ne Yapmalıyız? Karaciğer Hastalıkları Nelerdir? Karaciğer Anatomisi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Sağlık</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/saglik/karaciger-sagligini-korumak-icin-ne-yapmaliyiz-karaciger-hastaliklari-nelerdir-karaciger-anatomisi/413495"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2876-karaciger-sagligini-korumak-icin-ne-yapmaliyiz-karaciger-hastaliklari-nelerdir-karaciger-anatomisi.jpg" /></a>
               Karaciğer organı insalarda simetrik olarak bulunmaz. Kırmızımsı kahverengi ve dört lobu bulunan bir organdır. Karaciğer, karın boşluğunun sağ üst kısmında ve diyaframın hemen altında bulunur. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Aynı zamanda safra kesesini ve midenin sağ kısmını örter. Karaciğerin plazma ve protein sentezi, detosifikasyon (Zehirli maddeleri canlı organizmalardan uzaklaştırma eylemidir.), kırmızı kan hücrelerinin üretimi, hormon üretimi, glikojen depolamak gibi ve daha birçok işlevleri vardır.Bunların yanında yağ sindirimi yapar, safrayı ve safra asitlerinin üretimini sağlar. Karaciğerin 500 tane işlevi olduğu düşünülmektedir farklı kaynaklarda az miktarda çeşitlilik gösterse de. Bu yüzden de karaciğer sağlığını korumanın aslında vücudumuzda meydana gelebilecek birçok hastalığın önüne geçmek açısından büyük bir önemi vardır. İlk zamanlarda belirti göstermeyen karaciğer hastalıkları, daha sonraki zamanlarda damarların daha belirgin hale gelmesi, karında şişlik, cilt renginin sarıya dönmesi, tırnaklarda matlaşma gibi belirtilerle karşımıza çıkabilir. Karaciğer Sağlığını KorumakUzman doktorlar kronik karaciğer hastalığının genellikle toksik ilaçlara ve mantar zehirlenmelerinin yol açtığını düşünüyor. İşte bunun gibi kronik karaciğer hastalıklarına sebep olabilen durumlar hakkında doktorların verdiği bilgiler:* Bitkisel karışımlar sandığımız kadar masum olmayabilir.(Piyasada farklı rahatsızlıklar için satılan bitkisel karışımların içindeki maddeler tam olarak bilinmiyor. Olumsuz sonuçlar doğurabilir.)* Dengeli ve düzenli beslenme alışkanlığı edinmemek. (Kola, gazoz, bal, çay şekeri, reçel, çikolata gibi ıdalar az tüketilmelidir. Hazır market ürünleri ve fast-food tarzı besinlerden uzak durulmalıdır.)* Karaciğerinizin yağlanmasına izin vermeyin. (Karaciğer rahatsızlıklarının birçoğu yağlanmadan kaynaklanır. Yanlış beslenme ve fazla alkol tüketimine bağlı olarak gelişir.)* Kültür mantarları haricinde başka mantarlar tüketmeyin.* Hepatitlere karşı aşılanmayı ihmal etmeyin.(Hepatit A, B, C virüsleri karaciğere yerleşebilir. Bunun sonucunda enfeksiyon oluşur. Uygun bir şekilde tedavi edilmezse siroza veya karaciğer yetmezliğine sebep olabilir.)* Gereksiz yere ağrı kesici ve antibiyotik kullanmak. (Bazı antibiyotik veya ağrı kesiciler zehirli etkilerle karaciğer hücrelerinii öldürebiliyor.)* Kalbiniz karaciğerinizi etkileyebilir. (Kalp yetmezliği gibi hastalıklarda kan akımı bozulur ve kirli kan karaciğerde daha uzun süre kalır bu sebeple "kardiya siroz" denilen hastalık oluşabilir.)Karaciğer birçok işleviyle vücudumuzdaki önem sırası yukarılarda bulunan organlardan biridir. Bu yüzden ona iyi bakmalı ve sağlığımızı korumak için elimizden gelen tüm gayreti göstermeliyiz. Daha bilinçli olmak ve karaciğer sağlığımızın önemini daha iyi kavrayabilmek adına bazı karaciğer hastalıklarından bahsedelim.Siroz Karaciğer yağlanmaları , alkole bağlı karaciğer yağlanmaları ve Hepatit B, C, D gibi hastalıklar karaciğerin hasar almasına yol açar. Hücrelerde bozulmaların meydana gelmesi sonucunda da karaciğer birçok fonksiyonunu yerine getiremez. Bu da sirozun başlangıç seviyesidir ve belirtisiz ilerler. Hasar arttıkça hastalık daha da ilerler, karaciğer küçülür ve sertleşir. Hastalığın son dönemlerinde karaciğer yetmezliği görülür.Karaciğer KanseriEn sık görülen beşinci kanser türüdür karaciğer kanseri. Erkeklerde kadınlara bakılarak daha sık görüldüğü söylenebilir. Hepatit C, B, fazla alkol tüketimi, siroz ve karaciğer yağlanması başlıca kanseri tetikler. Genellikle siroz hastalarında görülür. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Beyin Sağlığımız İçin Yapabileceklerimiz Nelerdir?</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/saglik/beyin-sagligimiz-icin-yapabileceklerimiz-nelerdir/413485</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/saglik/beyin-sagligimiz-icin-yapabileceklerimiz-nelerdir/413485</guid>
            
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 18:43:56 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9111-beyin-sagligimiz-icin-yapabileceklerimiz-nelerdir.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9111-beyin-sagligimiz-icin-yapabileceklerimiz-nelerdir.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Beyin Sağlığımız İçin Yapabileceklerimiz Nelerdir? ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Sağlık</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/saglik/beyin-sagligimiz-icin-yapabileceklerimiz-nelerdir/413485"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9111-beyin-sagligimiz-icin-yapabileceklerimiz-nelerdir.jpg" /></a>
               Beyin sinir sistemimizin merkezi olarak vücudumuza hizmet eden bir organdır. Omurgalı hayvanların hepsinde ve omurgasız olanların çoğunda, tulumlular, knidliler, derisi dikenliler ve bazı süngerler hariç, beyne sahiptir. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Baş kısmımızda bulunan beyin, duyma, koklama, görme, tatma, denge gibi duyuların işlevini yerine getirmesini sağlar. Beyin canlıların vücudundaki en kompleks organdır. Normal bir insanda beynin en geniş kısmında 15-33 milyar nöronun varlığı tahmin ediliyor. Bunlar sinaps denen bağlantılar ile birbirine bağlıdır. Nöronlar ise birbirlerine akson denilen liflerle iletim sağlıyorlar. Aksonlar da bilgiyi spesifik alıcı hücrelerine veya beynin başka kısımlarına taşıyor. Beynin vücudumuzdaki serüveninden kısaca bahsettik. Beynin işlevi ise saydığımız duyu organlarından gelen bilgileri toplayıp bu bilgilerle canlının yapacağı hareketi belirlemektir. Beyin kendisine gelmiş olan veriyi değerlendirerek çevre yapısı ile ilgili çıkarımlar yapar. Yaptığı çıkarımları da geçmişteki anılarla ve şu anki ihtiyaçlar doğrultusunda birleştirir. Bu işlemler sonucunda hareket örgüleri oluşur.Türk kahvesinden vazgeçmeyinTürk kahvesi geleneksel kültürümüzde yeri olan ve beynin çalışmasına katkı sağlayan uyarıcılardandır. Kafein kahvenin içinde bulunup, uyanıklığı yükseltir, yorgunluğu azaltır ve beyinde uyarıcı görevler yapar. Türk kahvesi fiziksel etkilerinin yanı sıra gündelik yaşamımızda bize tatlı bir mola olanağı sağlar ve beynimizi dinlendirir.Beyin gelişimini destekleyen ve sağlığını koruyan besinlerBeyin gelişimi hepimizin bildiği gibi anne karnında başlar. Bu yüzden hamile annelerin besin değeri olarak folik asit içeriği fazla olacak düzenli ve dengeli beslenmesi önemlidir. Bunama ve alzheimer riskleri göz önünde bulundurulmasına karşın yetişkin bireylerin de beyin sağlığı için dikkat etmesi gereken yegane şeylerden biridir folik asit. Fasulye, ıspanak, portakal, şalgam, limon ve bezelye gibi besinler folik asit bakımından zengin içeriğe sahiptir. -Balık: Beyin fonksiyonlarının daha iyi çalışmasını sağlar ve hafızayı güçlendirici etkisi vardır. Omega 3 bakımından zengin balıkları tüketmek belli aralıklarla gereklidir.-Kaju ve yer fıstığı: E vitamini bakımından oldukça zengindir. Yaşlandıkça ortaya çıkan beyinde gerilemeyi yavaşlatıcı etkisi vardır.-Muz ve kuru baklagiller: Kuru baklagiller ve muzun içinde B vitamini bulunur ve B vitamini zeka gelişimi ve hafıza bakımından önemlidir.-Üzüm ve çilek: Üzüm dopamin salgılanmasını sağlar ve problem çözme yeteneğini artırır. Çilek antioksidanca zengindir. Bunların dışında; Beyninize aşırı yüklenmeyin.Beyninizi sporla güçlendirin.Bulmaca çözün ve sosyal aktivitelere önem verin.Erken yatıp, erken kalkın.Beyninizin yükünü kahkaha ile hafifletin.Kendinizle baş başa kalın. Kendinizle özel anları artırın. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Antibiyotik İçin Bilinmeyen Gerçeklere Hazır Olun! Antibiyotik Zararlı mı, Faydalı mı?</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/saglik/antibiyotik-icin-bilinmeyen-gerceklere-hazir-olun-antibiyotik-zararli-mi-faydali-mi/413473</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/saglik/antibiyotik-icin-bilinmeyen-gerceklere-hazir-olun-antibiyotik-zararli-mi-faydali-mi/413473</guid>
            
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 16:12:16 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/3800-antibiyotik-icin-bilinmeyen-gerceklere-hazir-olun-antibiyotik-zararli-mi-faydali-mi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/3800-antibiyotik-icin-bilinmeyen-gerceklere-hazir-olun-antibiyotik-zararli-mi-faydali-mi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Antibiyotik İçin Bilinmeyen Gerçeklere Hazır Olun! Antibiyotik Zararlı mı, Faydalı mı? ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Sağlık</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/saglik/antibiyotik-icin-bilinmeyen-gerceklere-hazir-olun-antibiyotik-zararli-mi-faydali-mi/413473"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/3800-antibiyotik-icin-bilinmeyen-gerceklere-hazir-olun-antibiyotik-zararli-mi-faydali-mi.jpg" /></a>
               Antibiyotikler yosunlardan, küften, maya ve mantarlardan çeşitli mikroorganizmalar vasıtasıyla biyosentez veya kimyasal yollarla elde edilir. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Antibiyotiğin Latince manası “hayata karşı”dır. Antibiyotikler bakterilerin neden olduğu hastalıkların tedavisinde, kanser ve mantar enfeksiyonlarında kullanılmaktadır. Bilinenin aksine nezle grip vb. gibi virüs kaynaklı hastalıkların tedavisinde bir etkisi yoktur.Antibiyotik Nasıl Kullanılmalıdır?Antibiyotikler, mutlaka doktor tavsiyesi ve kontrolünde hastalığın yapısına ve bakterilerin türüne göre dozajı belirlenerek kullanılmalıdır. Rastgele Antibiyotik kullanımı doğru değildir. Özellikle pnömoni ve menenjit gibi hastalıklarda doğru Antibiyotik seçimi hayati önemdedir. Aynı zamanda bilinçsizce rastgele Antibiyotik kullanımı mikroorganizmaların ilaca karşı direnç geliştirerek etkisiz kalmasına yol açmaktadır.Antibiyotik kullanımı zorunlu mu?Menenjit veya zatürre gibi bakterilerin neden olduğu ciddi enfeksiyonlar ve idrar yolu enfeksiyonlarının böbreklere yayılmasını engellemek için Antibiyotik kullanımı zorunludur.Antibiyotik Her Derde Deva mı?Antibiyotik hatalı olarak toplumda her derde deva gibi görünse de bu yanlış bir düşüncedir. Özellikle virüs kaynaklı hastalıklara Antibiyotiklerin bir faydası yoktur. Aynı şekilde her durumda Antibiyotik kullanılması vücuttaki mikroorganizmalarda antibiyotiğe karşı direnç oluşturmakta ve ilacın etkisiz kalmasına yol açmaktadır.Antibiyotiğin yan etkileriAntibiyotikler gereksiz kullanımı birçok yan etkilere yol açan ilaçlardır. Bazı insanlarda ise alerjiye sebep olabilmektedir. Özellikle Penisilin ve Sefalosporin insanlarda kuvvetli Antibiyotik alerjisine neden olabilmektedir. Deride kaşıntı ve dökülme, solunum zorluğu, yükselen kalp ritmi, bilinç kaybı ve ani tansiyon düşüklüğü gözlemlenen alerjik reaksiyonlardır. Antibiyotikler, İştah kaybı, karın ağrısı gibi sindirim sistemine olumsuz etki ettikleri gibi; bulantı, kusma, ishal, kabızlık gibi rahatsızlıklara da yol açabilmektedir. Diğer bir olumsuzluk ise, zararlı bakterileri yok eden Antibiyotikler, bağırsaklarda bulunan ve K vitaminini sentezleyip, vitaminlerin emilimini, gıdaların sindirimini sağlayan yararlı bakterileri de yok etmekte ve bağışıklık sistemini çökertmektedir. Bağırsak yapısına verdiği zararlardan dolayı obezite ve aşırı zayıflık gibi metabolik rahatsızlıklara da yol açabilmektedir. Karaciğer yağlanması, tip1 ve tip2 diyabet riskini artırıcı etki, genital bölgelerde maya oluşumu, bağırsak dengesinin bozulması, ağız yaraları, dudak kenarlarında çatlaklar ve pamukçuk neden olduğu diğer rahatsızlıklardır.Dünyada Antibiyotik kullanımıDünya üzerinde, özellikle az gelişmiş ülkelerde Antibiyotik kullanımı çok fazla olduğu, gelişmiş Avrupa ülkelerinde ise Antibiyotik kullanımı oldukça azalmaktadır. Antibiyotiklerin yoğun olarak kullanımından dolayı etkileri zamanla azalmakta, buna bağlı olarak daha yüksek spektrumlu Antibiyotikler üretilmektedir. Bu durum Antibiyotiklerin olumsuz etkilerinin artmasına neden olmaktadır.Türkiye’de Antibiyotik kullanımıTürkiye de maalesef Antibiyotik kullanımın yüksek olduğu ülkelerdendir. Bu yüzden sağlık bakanlığı tarafından sürekli olarak antibiyotiğe karşı bilinçlendirme çalışmaları yürütülmektedir.Antibiyotik kullanımı önemli sağlık meselelerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilinçsiz Antibiyotik kullanımı hastalıklarımızla mücadele yerine hastalığı yapan bakterilerin direncinin artmasına neden olmaktadır. Bu yüzden doktor kontrolü olmaksızın Antibiyotik kullanılmaması sağlığımızın korunmasında çok önemli yer teşkil etmektedir. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Zatürre (Pnömoni) Nedir? Nasıl Bulaşır, Tedavisi Var mı?</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/saglik/zaturre-pnomoni-nedir-nasil-bulasir-tedavisi-var-mi/413467</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/saglik/zaturre-pnomoni-nedir-nasil-bulasir-tedavisi-var-mi/413467</guid>
            
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 15:12:51 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8833-zaturre-pnomoni-nedir-nasil-bulasir-tedavisi-var-mi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8833-zaturre-pnomoni-nedir-nasil-bulasir-tedavisi-var-mi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Zatürre (Pnömoni) Nedir? Nasıl Bulaşır, Tedavisi Var mı? ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Sağlık</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/saglik/zaturre-pnomoni-nedir-nasil-bulasir-tedavisi-var-mi/413467"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8833-zaturre-pnomoni-nedir-nasil-bulasir-tedavisi-var-mi.jpg" /></a>
               Zatürre yani tıbbi adıyla ‘pnömoni’; virüs bakteri ve bazı zamanlar parazitlerin sebep olduğu akciğer enfeksiyonu olarak bilinir. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Akciğerde oluşan bu enfeksiyon, alveollere yani akciğerde bulunan içi hava dolu küçük keseciklerin içerisinde iltihap hücrelerinin birikmesi sonucu oluşur. Alveoller içleri iltihap ile dolu olduğu için solunum görevini yerine getiremezler. Bu nedenle ağır zatürrelerde hastalar solunum sorunları yaşayabilirler.Zatürre nasıl bulaşır?Hastalık sağlıklı kişilere aynı ortamda bulundukları hasta kişilerin konuşmasın öksürmesi ya da aksırması sonucu havaya yayılan damlacıkların sağlıklı kişiler tarafından solunması sonucu bulaşır. Kapalı alanlar, okullar, yurtlar, askeriye, toplu yaşanılan alanlar ve kalabalık yerler zatürrenin bulaşma riskinin en yüksek olduğu yerlerdir. Halk arasında üşütmenin de zatürre olduğuna dair bir inanış vardır; ama aslında üşütmek kış aylarında bağışıklık sistemimizin kısa süreli olarak zayıflaması sonucu olur. Zatürre ise yaz aylarında da görülür. Üşütmek sadece bağışıklık sistemimizi zayıflattığı için bizleri enfeksiyona açık hale getirir ve zatürreye yakalanma ihtimalimiz arttırır.Zatürre (Pnömoni) risk faktörleri nelerdir?İleri yaş, zararlı gazlara maruz kalmak, sigara kullanımı, bilinç bozukluğu ve öksürük refleksinin bozulması ile seyreden bazı nörolojik hastalıklar, madde bağımlılığı, yabancı cisim aspirasyonu, kronik bir kalp ya da akciğer hastalığının varlığı gibi bazı faktörler zatürre için risk faktörleri olarak sıralanabilir.Zatürre (Pnömoni) belirtileri nelerdir?Tipik zatürre belirtileri gürültülü başlar. İlk başta görülen belirtiler genellikle titreme, aniden yükselen ateş, üşüme, öksürük, iltihaplı balgam ve nefes almakta zorlamadır. Zatürre tedavi edilmezse hastayı 48-72 saat içerisinde solunum yetmezliğine sokabilir. A tipik zatürrelerde ise belirtiler daha siliktir. Halsizlik, ateş, baş ağrısı, kuru öksürük veya açık renkli balgam görülür. Bu süreç içerisinde hastalarda nefes darlığı, hırıltılı solunum gelişebilir. Bunlara kas ağrıları, bulantı, kusma, şiddetli baş ağrısı, halsizlik ve ishal eşlik edebilir.Zatürre (Pnömoni) tedavisinde neler yapılır?Zatürre tedavisi yapılan hastalarda zatürrenin ağırlığını gösteren faktörler ve tedavi edilen hastaya ait risk faktörleri gözünde alınıp değerlendirilerek hastanın durumuna göre hastaneye yatış ya da evde tedavi kararı verilir. Olası durumlara göre kültürde çoğalma beklemeden tedavi başlanır. Viral zatürrede antiviraller, bakteriyel zatürrede antibiyotikler, mantar zatürresinde antifungaller tedavinin temelini oluşturur. Uygun tedaviye gecikmeden başlanılması ise hayat kurtarır.Zatürre (Pnömoni) korunmak için nelere dikkat edilmeli?Hasta kişilerden etrafa yayılan damlacıkları solunum sonucuyla alınan zatürreden korunmak için en önemli yol hasta kişiler ile yakın temasta bulunmamak ya da onların bulunduğu ortamlarda maske takmaktır. Vitamin ve mineralleri düzenli almak, dengeli, düzenli beslenmek, sigara içmemek gibi önlemler hastalığın ortaya çıkmasında koruyucu bir rol oynar. Ayrıca risk grubundaki olan kişilerin aşı yaptırması önerilir.Zatürre (Pnömoni) aşısını kimler yaptırmalı?Zatürre aşısının sağlıklı olan 2-65 yaş arasındaki bireylerin yaptırmasına gerek duyulmamaktadır. Ancak risk grubunda olan yani 2 yaşından küçük çocuklar ve 65 yaşından büyük olan yetişkinlerin, diyabetikler, dalağı işlev görmeyen veya alınmış hastalar, kalp-damar hastalığı veya kronik akciğer hastalığı bulunanlar, siroz hastaları, organ nakli olanlar, kronik böbrek yetmezliği olanlar, kemoterapi veya radyoterapi görenler, kanser hastaları, AIDS’li hastalar, huzurevlerinde yaşayan hastalar zatürre aşısı yaptırmalıdır.Zatürre (Pnömoni) aşısının yan etkisi var mıdır?Zatürre aşısı alerjik reaksiyon gösterme riski olan bir aşı olduğu için sağlık kurumlarında yapılması gerekmektedir. Aşıya bağlı lokal yan etkiler şunlardır; enjekte edilen uzuvda şişme, kızarıklık, enjeksiyon yerinde acı, ateş enjeksiyon yerinde şişme ve sertleşme sayılabilir. Aşının içerisinde bulunan madde veya yardımcı maddelere alerjisi olduğu bilinen kişilere aşığı yapılmaz. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Kalp Zarı İltihabı: Perikardit (Kalp Zarı İltihabı) Nedir?</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/saglik/kalp-zari-iltihabi-perikardit-kalp-zari-iltihabi-nedir/413454</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/saglik/kalp-zari-iltihabi-perikardit-kalp-zari-iltihabi-nedir/413454</guid>
            
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 13:21:29 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9451-kalp-zari-iltihabi-perikardit-kalp-zari-iltihabi-nedir.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9451-kalp-zari-iltihabi-perikardit-kalp-zari-iltihabi-nedir.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Kalp Zarı İltihabı: Perikardit (Kalp Zarı İltihabı) Nedir? ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Sağlık</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/saglik/kalp-zari-iltihabi-perikardit-kalp-zari-iltihabi-nedir/413454"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9451-kalp-zari-iltihabi-perikardit-kalp-zari-iltihabi-nedir.jpg" /></a>
               Perikardit, kalp zarının hasar görmesi sonucu oluşan iltihaptır. Çeşitli nedenlerle kalp zarının dış yüzeyini kaplayan ve iki katmandan oluşan kalp zarı iltihabıdır. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Membranın iltihaplanması, yaralar, cilt birikimi ve kızarıklık gibi olaylara yol açabilir. Membran iltihaplanır ve içinde sıvı birikir. Enflamasyona ek olarak, sıvı da bu tabakalar arasında birikebilir. Kalbin etrafında toplanan bu sıvıya perikardiyal efüzyon denir. Bu sıvı miktarı, kalbin taşıyabileceği aralığı aşarsa kalbi sıkıştırır. Bu rahat çalışmasını engelleyecektir. Bu duruma kalp tamponadı denir. Kardiyak tamponad yaşamı tehdit eden bir hastalıktır ve acil müdahale gerektirir.Perikardit (Kalp Zarı İltihabı) Belirtileri ve Şikayetler Nelerdir?Göğüs ağrısı gelişir. Keskin ve bıçaklanma (kalp ve kalp zarı arasındaki sürtünmeden kaynaklanır). Ağrı, özellikle derin nefes alırken kötüleşir. Öksürmek, yutmak, derin nefes almak veya uzanmak durumu daha da kötüleştirebilir. Tersine, oturduğunuzda ve öne doğru eğildiğinizde azalacaktır. Sıvının konumuna bağlı olarak sırt veya omuzlar da ağrı hissedebilir. Uzanarak ve çok çalışırken nefes almada zorluk meydana gelir. Eşlik eden enfeksiyona bağlı olarak kuru öksürük ve ateş oluşabilir. Hızlı yorulma gelişimi.Perikardit (Kalp Zarı İltihabı) Tanısı Nasıl Konur? Fizik muayene, laboratuvar muayenesi ve kardiyak görüntüleme teknolojisi ile teşhis edin. Perikard birbirine sürtünürse, stetoskopla yapılan fizik muayene sırasında sürtünme sesini duyarsınız. Ancak bazı hastalar bu sesi duymadı. Kalbin ultrasonu olan ekokardiyogram sayesinde kalp zarında iltihaplanma, kalınlaşma ve sıvı birikimi tespit edilir. Ekokardiyografide perikardiyal efüzyon olmaması perikardit olmadığı anlamına gelmez, bu nedenle perikardiyal kalınlık ve parlaklık değerlendirilmelidir. Ayırıcı tanı için bir elektrokardiyogram ile bir elektrokardiyogram yapın. Ayırıcı tanıyı ve tedaviye yanıtı takip etmek için inflamatuar yanıtın kapsamını anlamak için bazı kan testleri yapın.Perikardit (Kalp Zarı İltihabı) Tedavisi Hafif vakalarda sorun genellikle kendiliğinden çözülür. Bununla birlikte, ilaçlar genellikle perikardit teşhisi konduğunda reçete edilir. Bu ilaçların çoğu aynı zamanda ağrıyı hafifletmek ve iltihabı azaltmak için ağrı kesicilerdir. Doktorlar ayrıca iltihabı azalttığı ve atakları önlediği için kolşisin reçete edebilir. Bununla birlikte, karaciğer veya böbrek hastalığı olan veya diğer ilaçları kullanan hastalar için uygun değildir. Ek olarak, kolşisin işe yaramazsa, doktor kortikosteroid ilaçlar reçete edebilir. Perikardite bakteri neden oluyorsa antibiyotik verilmelidir. Perikardiyal efüzyon, kalbin tolere edemeyeceği miktarı aştığında, efüzyon kalbe baskı uygular. Bu rahat çalışmasını engelleyecektir. Bu duruma kalp tamponadı denir. Kardiyak tamponad yaşamı tehdit eden bir hastalıktır ve acil müdahale gerektirir. Bu durumda perikardiyosentez yapılmalıdır.Kronik perikardit, tedaviye ve nüksetmeye yanıt veren perikarditte veya tedaviye dirençli perikarditte nadiren görülür. Bu hastalarda uzun süreli antiinflamatuar tedavi verilmelidir. Kesinlikle gerekli olmadıkça kortizon adı verilen antiinflamatuvar bir ilaç kullanılmamalıdır. Bir virüs enfeksiyonundan kaynaklanıyorsa enfeksiyonu artırabilir. Ayrıca kronikleşme ve nüks eğilimlerine neden olabilir. Bakteriyel bir enfeksiyondan kaynaklanıyorsa, perikardit tedavisine antibiyotik ekleyin. Bir virüs ise, genellikle özel bir ek tedavi gerekmez. Antiinflamatuar ve destekleyici tedaviler yeterlidir. Genellikle bu tedavi yeterli olduğu için özellikle buna neden olan virüse ilişkin daha fazla inceleme yapılmasına gerek yoktur. Perikarditin antiinflamatuvar tedavisi farklıdır Perikardit, kalp krizi veya kalp ameliyatı sonrasında gelişir. Bununla birlikte, günümüzde modern tedavilerle miyokardın kalıcı hasar görmesi çok yaygın olmadığından, kalp krizi sonrası perikardit çok nadirdir.Perikardiyosentez Nedir?Bu, bir iğne varlığında kalp etrafındaki sıvının perikardiyal boşluktan çıkarılması işlemidir. Kalp tamponad tedavisi ve teşhisi için kullanılabilir. Bazen iğne ile atılamayan sıvı olduğunda sıvı cerrahi kesiden dışarı atılabilir.Perikardiyektomi Nedir?Perikardın kalp çevresindeki bir kısmının ameliyatla alınmasıdır. Perikardektomi, özellikle tekrarlayan ve tedavi edilemeyen kalp genişlemesini kısıtlıyorsa, son tedavi seçeneğidir.  ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Kilomuzun Sağlımızla Etkileşimi, İdeal Kilomuzun Üstündeysek Sağlıksız Mıyız? Neden Kilo Alırız? Zararlı Yeme Davranışları</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/saglik/kilomuzun-saglimizla-etkilesimi-ideal-kilomuzun-ustundeysek-sagliksiz-miyiz-neden-kilo-aliriz-zararli-yeme-davranislari/413450</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/saglik/kilomuzun-saglimizla-etkilesimi-ideal-kilomuzun-ustundeysek-sagliksiz-miyiz-neden-kilo-aliriz-zararli-yeme-davranislari/413450</guid>
            
            <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:53:16 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8874-kilomuzun-saglimizla-etkilesimi-ideal-kilomuzun-ustundeysek-sagliksiz-miyiz-neden-kilo-aliriz-zararli-yeme-davranislari.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8874-kilomuzun-saglimizla-etkilesimi-ideal-kilomuzun-ustundeysek-sagliksiz-miyiz-neden-kilo-aliriz-zararli-yeme-davranislari.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Kilomuzun Sağlımızla Etkileşimi, İdeal Kilomuzun Üstündeysek Sağlıksız Mıyız? Neden Kilo Alırız? Zararlı Yeme Davranışları ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Sağlık</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/saglik/kilomuzun-saglimizla-etkilesimi-ideal-kilomuzun-ustundeysek-sagliksiz-miyiz-neden-kilo-aliriz-zararli-yeme-davranislari/413450"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8874-kilomuzun-saglimizla-etkilesimi-ideal-kilomuzun-ustundeysek-sagliksiz-miyiz-neden-kilo-aliriz-zararli-yeme-davranislari.jpg" /></a>
               İnsan ihtiyaçları için bir piramit çizecek olursak mutlaka ilk başa insanların temel ihtiyaçlarını -beslenme, barınma güvenli bir hayat sürme, adalet, sağlıklı bir yaşam- yazmamız gerekir. Çünkü bunlar olmazsa insan yaşamı sürdürülemez hale gelebilir. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Temel ihtiyaçlarımızdan biri olan beslenme, günlük hayatımızda canlıların yaşamını sürdürebilmesi, sağlıklarını koruması, gerekli hareket ve işlevleri yapabilmeleri ve büyümesi için gerekli enerjinin sağlanmasıdır. Bu mantıkla baktığımızda beslenmek bizim için olumlu bir aktivitedir. Fakat beslenirken aşırıya kaçarsak veya stres, kaygı vb. durumlar içinde aşırı yeme isteğiyle, aç olmadan yemek yersek olumsuz bir aktiviteye dönüşebilir. Ve bunların sonucunda karaciğer yağlanması, obezite, safra kesesi hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, felç, astım solunum zorluğu gibi ciddi hastalıklar karşımıza çıkabilir. Dengeli ve Düzenli Beslenme Nasıl Olur?Dengeli ve düzenli beslenmek insan sağlığını büyük ölçüde olumlu etkiler. İdeal kilomuzu bulmak için beden kütle indeksinizi hesaplayabilirsiniz. Beden kütle indeksiniz 18.5'dan küçük çıkmışsa zayıf; 18.5-24.0 arasında çıkmışsa normal; 24.0-30.0 çıkmışsa hafif şişman; 30'dan büyük çıkmış ise de şişman kabul ediliyor denilebilir. Bu durum cinsiyet, yaş, çevre gibi etkenlerden dolayı değişebilir. Bu yüzden ideal kilonuzun üstündeyseniz kesinlikle sağlıksızsınız ya da tam ideal kilonuzdaysanız kesinlikle sağlıklısınız diyemeyiz. Kilo almamızın sebebi genel olarak tek tip beslenme alışkanlığıdır. Vücudumuza devamlı olarak ihtiyacımız olmaksızın karbonhidrat alırsak bu besinler vücudumuzda yağa dönüşerek depolanır. Bu da kilo almamıza yol açar.Yemek yemekteki en temel amaç karnımızı doyurmak ve bedenimizi dinç tutmaktır. Kimi zamanlarda ise beslenme amacının aksine rahatlama, paylaşım, stres, kaygı, eğlence, içimizdeki öfke veya üzüntü duygusunu bastırmak adına yemek yeriz. Çevresel koşullar da yeme alışkanlıklarımıza yansır. Yaşadığımız toplum, duygularımız, fiziksel görünüm standartları, içsel faktörler, tüm bunlara karşı yansıttığınız tepki yemek yemenin sizin için bir problem haline gelip gelmeyeceğini etkiler. Yeme bozuklukları, zararlı yeme alışkanlığı, yemek yeme sorunları sıkça ifade edilen kelimeler olsa da en uygunu yemekle mücadeledir. Yeme Davranışı Nasıl Düzelir?Yeme davranışındaki bozukluklar daha çok 10-30 yaşları arasında görülür diyebiliriz. Yani gençlik dönemini içine alan bu dönemde duygularımızı en yoğun yaşadığımız, bazen boşlukta kaldığımız hissi, stres durumları, belirsizlik hissiyatı, öfke, sınav stresi, başarısızlık korkusu gibi durumlarda yaşam bize zor gelebilir. Yaşamın akışını görüp kontrollü ilerleyerek iyi seçimler yapmak kolay olmayabilir. Bu gibi durumlarda ya daha az beslenerek ya da fazlasıyla beslenerek üstünü kapatmaya, bastırmaya çalışabiliriz. Bunlar da kişinin kendini yavaş yavaş geliştirerek aşabileceği olumsuzluklardır.  ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Birlik ve Dayanışma Sendikası: Bakanlık e-Sevk uygulaması ile aile hekimlerini hedef tahtasına koyuyor</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/saglik/birlik-ve-dayanisma-sendikasi-bakanlik-e-sevk-uygulamasi-ile-aile-hekimlerini-hedef-tahtasina-koyuyor/413150</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/saglik/birlik-ve-dayanisma-sendikasi-bakanlik-e-sevk-uygulamasi-ile-aile-hekimlerini-hedef-tahtasina-koyuyor/413150</guid>
            
            <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 12:09:35 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/6551-birlik-ve-dayanisma-sendikasi-bakanlik-e-sevk-uygulamasi-ile-aile-hekimlerini-hedef-tahtasina-koyuyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/6551-birlik-ve-dayanisma-sendikasi-bakanlik-e-sevk-uygulamasi-ile-aile-hekimlerini-hedef-tahtasina-koyuyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Birlik ve Dayanışma Sendikası: Bakanlık e-Sevk uygulaması ile aile hekimlerini hedef tahtasına koyuyor ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Sağlık</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/saglik/birlik-ve-dayanisma-sendikasi-bakanlik-e-sevk-uygulamasi-ile-aile-hekimlerini-hedef-tahtasina-koyuyor/413150"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/6551-birlik-ve-dayanisma-sendikasi-bakanlik-e-sevk-uygulamasi-ile-aile-hekimlerini-hedef-tahtasina-koyuyor.jpg" /></a>
               Birlik ve Dayanışma Sendikası Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, Sağlık Bakanlığı&#039;nın e-Sevk uygulamasının hastanelerde sağlıkta şiddeti artırabileceği uyarısında bulundu. Ayrıca, uygulamanın mevcut sağlık sorunlarını çözmekten uzak olduğunu vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, Sağlık Bakanlığı’nın e-Sevk uygulamasının Merkezi Hekim Randevu Sistemi’ndeki soruna çözüm getirmediğini, aksine yükü aile hekimlerine devrettiğini ifade etti. Mehlepçi, uygulamanın sağlıkta şiddet riskini artırabileceği uyarısında bulundu.Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, Sağlık Bakanlığı'nın kamuoyuna duyurduğu "e-Sevk" uygulamasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Bakanlığın yıllardır çözülemeyen Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) sorununa kalıcı çözüm üretmek yerine yeni bir uygulama geliştirdiğini belirten Dr. Mehlepçi, aile hekimlerinin vatandaş ile sağlık sistemi arasındaki gerilimin odağına yerleştirildiğini ifade etti.Bakanlığın "Randevu olmasa da bakılacaksınız" söyleminin sağlık hizmetinin mevcut kapasitesiyle örtüşmediğini belirten Dr. Ahmet Mehlepçi, uzman hekim sayısının artırılmadığını, yeni poliklinikler açılmadığını ve muayene sürelerinde herhangi bir iyileştirme yapılmadığını vurguladı. Randevu bulunamayan polikliniklere randevusuz hasta yönlendirilmesinin çözüm olmadığını kaydeden Birlik ve Dayanışma Sendikası Başkanı Dr. Mehlepçi, "MHRS ekranındaki kuyruk hastane koridorlarına taşınmaktadır" dedi."SEVK, VATANDAŞIN TALEBİYLE VERİLEN BİR İŞLEM DEĞİLDİR"Aile hekimlerinin yalnızca tıbbi gereklilik doğrultusunda sevk kararı verebileceğini vurgulayan Dr. Mehlepçi, "Sevk, vatandaşın talebiyle verilen bir işlem değildir. Hangi hastanın hangi branşa yönlendirileceğine tıp bilimi, klinik gereklilik ve hekimin mesleki değerlendirmesi karar verir" ifadelerini kullandı. Sağlık sistemindeki temel sorunun sevk mekanizması değil, yapısal sorunlar olduğunu anlatan Birlik ve Dayanışma Sendikası Başkanı Dr. Mehlepçi; kamudan ayrılan sağlık çalışanları, performans sistemi ve kısa muayene sürelerinin çözülmesi gerektiğini belirtti. Acil servislere yılda 100 milyonu aşan başvurunun başarı olarak sunulamayacağını ifade eden Dr. Mehlepçi, bunun sağlık sistemindeki sorunların göstergesi olduğunu dile getirdi."RANDEVUSUZ HASTALARI HANGİ HEKİM MUAYENE EDECEK?"Sağlık Bakanlığına çeşitli sorular yönelten Dr. Mehlepçi, sevki tıbben gerekli görmeyen aile hekimlerinin oluşabilecek baskı ve şiddet olaylarından nasıl korunacağını, randevusuz hastaların hangi uzman hekim tarafından ve hangi kapasiteyle değerlendirileceğini, uygulamanın hastanelerde oluşturacağı yeni iş yükünün nasıl planlandığını kamuoyuyla paylaşmaya çağırdı. Dr. Mehlepçi “Randevu bulunmayan bir polikliniğe randevusuz hasta göndermek çözüm değildir; MHRS ekranındaki kuyruğu hastane koridorlarına taşımaktır. Bakanlık vatandaşa söz veriyor, aile hekimini ise muayene odasında bu sözün hesabıyla baş başa bırakıyor. Vatandaş gelecek 'Bakanlık ‘bakılacaksınız dedi, beni sevk edin' diyecek. Peki hekim sevki tıbben gerekli görmezse ne olacak? Vatandaşa bu beklentiyi yaratanlar gelip açıklama mı yapacak? Elbette hayır. Yine hekim hedef olacak” değerlendirmesinde bulundu."SAĞLIKTA ŞİDDET RİSKİ ARTIYOR"Uygulamanın hem aile sağlığı merkezlerinde hem de hastanelerde sağlıkta şiddet riskini artırabileceğini öne süren Dr. Mehlepçi, geçmiş yıllarda görevleri başında yaşamını yitiren sağlık çalışanlarını anımsatarak, sağlık sistemindeki yapısal sorunların sorumluluğunun hekimlere yüklenemeyeceğini ifade etti.Dr. Ahmet Mehlepçi, "Vatandaşa söz verip hekimi hedef tahtasına koymayın. Sağlık sistemindeki yapısal sorunların bedeli hekimlere ve sağlık çalışanlarına ödetilemez” dedi. Dr. Mehlepçi şunları kaydetti:“Yılda 100 milyonu aşan acil servis başvurusunu başarı gibi anlatmak trajikomiktir. Nezle olan hastayla beyin kanaması geçiren hastanın aynı acil servis kapısına yığıldığı sistem başarı değil, iflastır. Bunun adı sağlık yönetimi değil PİAR’dır. Sağlık, PR çalışmalarıyla değil, bilimsel ve ortak akılla yönetilir. Açık söylüyoruz; vatandaşa söz verip hesabı hekime ödetemezsiniz.” ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Aile hekimliği çalışanları, uzun hastalıklarda hak kaybı yaşıyor, değişim talep ediyorlar</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/saglik/aile-hekimligi-calisanlari-uzun-hastaliklarda-hak-kaybi-yasiyor-degisim-talep-ediyorlar/413027</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/saglik/aile-hekimligi-calisanlari-uzun-hastaliklarda-hak-kaybi-yasiyor-degisim-talep-ediyorlar/413027</guid>
            
            <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:32:06 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9678-aile-hekimligi-calisanlari-uzun-hastaliklarda-hak-kaybi-yasiyor-degisim-talep-ediyorlar.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9678-aile-hekimligi-calisanlari-uzun-hastaliklarda-hak-kaybi-yasiyor-degisim-talep-ediyorlar.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Aile hekimliği çalışanları, uzun hastalıklarda hak kaybı yaşıyor, değişim talep ediyorlar ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Sağlık</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/saglik/aile-hekimligi-calisanlari-uzun-hastaliklarda-hak-kaybi-yasiyor-degisim-talep-ediyorlar/413027"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9678-aile-hekimligi-calisanlari-uzun-hastaliklarda-hak-kaybi-yasiyor-degisim-talep-ediyorlar.jpg" /></a>
               AHESEN, aile hekimliği çalışanlarının uzun süreli hastalık ve izinlerde yaşadığı hak kayıplarına dikkat çekti. Sendika, sağlık çalışanlarının iş güvencelerinin korunmasını ve maddi kayıplarını önleyecek yeni düzenlemeler talep etti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN), aile hekimliği alanında görev yapan çalışanların uzun süreli sağlık sorunları nedeniyle yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekmek amacıyla bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Sendika, bu süreçte aile hekimliği çalışanlarının sadece maddi kayıplarla karşılaşmadığını, aynı zamanda uzun süreli sağlık raporları nedeniyle sözleşmelerinin feshedilme riskiyle de karşı karşıya olduklarını vurguladı.Hüseyin Kandemir'in AçıklamalarıAHESEN Başkanı Hüseyin Kandemir, aile hekimliği yönetmeliğinin mevcut durumunun sağlık çalışanlarını olumsuz etkilediğini belirtti. Kandemir, bu yönetmelikle beraber aile hekimliği çalışanlarının hastalanmasının neredeyse bir "lüks" olarak görüldüğünü dile getirdi. Özellikle ani ve beklenmedik durumlardaki sağlık sorunları için 180 günü aşan rapor sürelerini göz önünde bulundurarak, bu tür bir uygulamanın kabul edilemeyeceğini ifade etti. Ülkelerdeki sağlık sistemlerinin vicdani değerlerini sorgulayan Kandemir, bu durumun dünya genelindeki normlarla da örtüşmediğini belirtti.Hekimlerin Karşılaştığı RisklerKandemir, uzun süreli hastalık durumlarında karşılaşılan riskler arasında iş güvencesinin kaybedilmesi olduğuna dikkat çekti. Aile hekimleri, ebeler ve hemşirelerin yaşadığı bu sıkıntılar, yalnızca maddi kayıplarla sınırlı kalmayıp aynı zamanda mesleki gelecekleri üzerinde de olumsuz etkilere neden olmaktadır. Bu durumun, gerekli düzenlemelerin acilen yapılması gerekliliğini de ortaya koyduğunu vurgulayan AHESEN, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından bir an önce çözüme kavuşturulması gerektiğini belirtti. Sendika, yönetmelikte yapılacak değişikliklerin sağlık çalışanlarının yaşam standartlarını artıracağına inanıyor.Aciliyet VurgusuAçıklamanın son bölümünde, sağlık sisteminin doğasında mevcut olması gereken destekleyici politikaların eksikliği üzerine de eleştirilerde bulunuldu. AHESEN, aile hekimliği çalışanlarının daha sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamına sahip olabilmeleri için acilen gereken değişikliklerin gerçekleştirileceğine dair umudunu koruyor. Salgının ve mevcut sağlık krizlerinin getirdiği toplumsal değişimler göz önüne alındığında, sağlık çalışanlarının daha fazla koruma altına alınması ve haklarının güvence altına alınması gerektiği üzerinde duruldu. Böylelikle, sağlık alanında sunulan hizmet kalitesinin de artırılması bekleniyor.Kandemir, sağlık çalışanlarının karşılaştığı ciddi sorunlara dikkat çekti. Aile hekimleri, ebeler ve hemşirelerin, hastalanmaları veya kaza geçirmeleri durumunda mevcut performans sisteminin getirileri nedeniyle büyük maddi kayıplar yaşadıklarını ifade etti. Kandemir, uzun süreli hastalık veya yoğun bakım ihtiyaçlarının altı ayı aşması durumunda sözleşmelerin feshedilmesinin sağlık çalışanlarını oldukça zor bir duruma soktuğunu belirtti. Hastaları iyileştirmek için özveriyle çalışan bu bireylerin, kendileri hastalandıklarında işlerini kaybetmelerinin oldukça adaletsiz olduğunu vurguladı. Kanser tedavisi gören veya ağır hastalıklarla mücadele eden sağlık çalışanlarının iş güvencesinin korunması gerektiğini savundu.Ücret Kesintileri ve İzin HaklarıDr. Kandemir, sağlık sektörü çalışanlarının yaşadıkları mağduriyetlerin sadece uzun süreli hastalıklar ile sınırlı kalmadığını dile getirdi. Aile hekimliği sisteminin çalışanlara sunması gereken temel yasal haklar, yıllık izinler, doğum izinleri, babalık izinleri ve gebelik izinleri gibi dönemlerde de sıkıntıya giriyor. Bu süreler zarfında, sağlık çalışanlarının maaşlarına kesintiler yapılması, onların maddi anlamda zor duruma düşmelerine neden oluyor. Bu haksız uygulamanın son bulması gerektiğini belirten Kandemir, mağduriyetlerin önlenmesi adına kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini dile getirdi.Sağlık Bakanlığı'na ÇağrıKandemir, sağlık çalışanlarının haklarını koruyabilmek için Sağlık Bakanlığı'na çağrıda bulundu. Uzun süreli hastalık süreleri nedeniyle hiçbir aile hekimliği çalışanının sözleşmesinin feshedilmemesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, performans nedeniyle oluşan gelir kayıplarının önlenmesi için yeni yasal düzenlemelerin yaşama geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Sağlık çalışanlarının temel izin haklarını kullanırken maddi kayba uğramamalarının sağlanmasını talep eden Kandemir, bu konudaki çözüm önerilerinin acilen değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, sağlık çalışanlarının özveriyle yaptıkları işin karşılığını görmelerinin önemine işaret etti. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP&#039;li Erbay: Sağlık emekçisinin güvencesi, toplumun sağlık güvencesidir</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/saglik/chpli-erbay-saglik-emekcisinin-guvencesi-toplumun-saglik-guvencesidir/412963</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/saglik/chpli-erbay-saglik-emekcisinin-guvencesi-toplumun-saglik-guvencesidir/412963</guid>
            
            <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/627-chpli-erbay-saglik-emekcisinin-guvencesi-toplumun-saglik-guvencesidir.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/627-chpli-erbay-saglik-emekcisinin-guvencesi-toplumun-saglik-guvencesidir.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP&#039;li Erbay: Sağlık emekçisinin güvencesi, toplumun sağlık güvencesidir ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Sağlık</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/saglik/chpli-erbay-saglik-emekcisinin-guvencesi-toplumun-saglik-guvencesidir/412963"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/627-chpli-erbay-saglik-emekcisinin-guvencesi-toplumun-saglik-guvencesidir.jpg" /></a>
               Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Rıza Erbay sağlık konusunda bir basın açıklaması yaptı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Rıza Erbay kanser, ağır kronik hastalıklar ve ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele eden hekimlerin 180 günü aşan rapor süreleri gerekçe gösterilerek sözleşmelerinin feshedilmesine sert tepki göstererek, “Kanser, kronik hastalık gibi sağlık sorunları yüzünden rapor alan aile hekimlerimizin iş güvenceleri ellerinden alınıyor. Hastalığın değil, hastanın cezalandırıldığı böylesi bir anlayış ne hukukla, ne vicdanla, ne de sosyal devlet ilkesiyle bağdaşır” dedi.CHP Sağlık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Rıza Erbay, iktidarın dayattığı aile hekimleri yönetmeliği ile aile hekimlerinin iki kere cezalandırıldığını vurgulayarak, “Bugün iktidarın uyguladığı yönetmelik, kanserle mücadele eden, ağır kronik hastalıklar nedeniyle tedavi gören aile hekimlerini ikinci kez cezalandırıyor. Önce gelirleri kesiliyor, ardından rapor süreleri gerekçe gösterilerek iş güvenceleri ellerinden alınıyor.  Pandemide balkonlardan alkışlanan, “kahraman” ilan edilen hekimlerimiz bugün en zor günlerinde yalnız bırakılıyor. İktidarın sağlık çalışanına bakışı, alkış bittiğinde değerin de bittiğini gösteriyor” açıklamasında bulundu.CHP’li Prof. Dr. Erbay şunları kaydetti:“Bir ülkenin gerçek vicdanı, hekimleri hastalandığında ortaya çıkar.Şunu herkes bilmelidir: Sağlık çalışanını koruyamayan bir devlet, toplumun sağlığını da koruyamaz. Hekimini güvencesizliğe mahkûm eden, hastalığını bile korkuyla yaşamak zorunda bırakan bir sistem sürdürülebilir değildir.Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu vicdansız anlayışı kabul etmiyoruz. Hasta olduğu için cezalandırılan değil, güvence altına alınan sağlık çalışanlarının olduğu; insanı önceleyen, adaleti esas alan bir sağlık sistemini mutlaka kuracağız. Çünkü sağlık emekçisinin güvencesi, toplumun sağlık güvencesidir.” ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Diş hekimlerinden istihdam ve TUK kararı tepkisi: “Planlama krizi derinleşiyor”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/saglik/dis-hekimlerinden-istihdam-ve-tuk-karari-tepkisi-planlama-krizi-derinlesiyor/412782</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/saglik/dis-hekimlerinden-istihdam-ve-tuk-karari-tepkisi-planlama-krizi-derinlesiyor/412782</guid>
            
            <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 22:12:56 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/3783-s.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/3783-s.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Diş hekimlerinden istihdam ve TUK kararı tepkisi: “Planlama krizi derinleşiyor” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Sağlık</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/saglik/dis-hekimlerinden-istihdam-ve-tuk-karari-tepkisi-planlama-krizi-derinlesiyor/412782"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/3783-s.jpg" /></a>
               Diş Hekimleri Dayanışma Platformu ile DİŞHEK-SEN, ağız ve diş sağlığı hizmetlerine erişim, yetersiz kamu atamaları ve diş hekimliği fakültelerindeki kontenjan artışlarına ilişkin açıklama yaptı. TUK’un 2826 sayılı kararının geri çekilmesini isteyen DİŞHEK-SEN, aksi durumda yargıya başvuracağını duyurdu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Diş Hekimleri Dayanışma Platformu ile Diş Hekimliği Sendikası (DİŞHEK-SEN), 24 Haziran 2026 tarihli basın açıklamalarında mesleğin karşı karşıya bulunduğu istihdam ve planlama sorunlarına dikkat çekti.Açıklamalarda, bir tarafta ağız ve diş sağlığı hizmetine ulaşmakta zorlanan vatandaşların, diğer tarafta ise kamuya atanmayı bekleyen binlerce diş hekiminin bulunduğu belirtildi. Yeni fakülte ve kontenjan artışlarının sürdürülmesine tepki gösterilirken koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve Aile Diş Hekimliği sisteminin ülke genelinde uygulanması istendi.“22 milyonun üzerinde randevu talebi bulunuyor”Diş Hekimleri Dayanışma Platformu, Sağlık Bakanlığı verilerine dayanarak diş hekimliğinin 22 milyon 313 bin randevuyla Türkiye’de en fazla randevu alınan ikinci branş olduğunu bildirdi.OECD ülkelerinde kişi başına diş hekimine başvuru ortalamasının 6,5, Türkiye’de ise 0,7 seviyesinde bulunduğu belirtilen açıklamada, bu tablonun mevcut kamu altyapısının talebi karşılamakta yetersiz kaldığını gösterdiği savunuldu.Kamuda görev yapan bir diş hekiminin günde ortalama 25 hastaya bakmak zorunda kaldığı kaydedildi. Yoğunluk nedeniyle hastaların aynı seansta tedavi edilemediği, yalnızca muayene edilerek yeni bir randevuya yönlendirildiği ifade edildi.Platform, vatandaşların önce randevu bulmakta zorlandığını, ardından tedavilerini tamamlayabilmek için uzun süre beklediğini belirtti.Aile Diş Hekimliği çağrısıAçıklamada, 2005 öncesinde sağlık ocaklarında diş hekimlerinin görev yaptığı ve koruyucu hizmetlerin birinci basamakta verildiği hatırlatıldı. Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında bu birimlerin kaldırıldığı ancak aradan geçen sürede yeterli sayıda Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi kurulmadığı ileri sürüldü.Diş Hekimleri Dayanışma Platformu, Aile Diş Hekimliği sisteminin ülke genelinde hayata geçirilmesini istedi. Sağlık ocakları ile birinci basamak sağlık kuruluşlarına yeniden diş hekimi atanması gerektiği belirtilerek şu hizmetlerin bu merkezlerde sunulması önerildi:Düzenli ağız ve diş muayenesiFlor uygulamasıFissür örtücü işlemleriKoruyucu tedavilerBasit dolgu ve çekimlerBu model sayesinde hastalıkların ilerlemeden önlenebileceği, Ağız ve Diş Sağlığı Merkezlerindeki yoğunluğun azaltılabileceği ve kamu kaynaklarının daha verimli kullanılabileceği savunuldu.“Yaklaşık 17 bin diş hekimi atama bekliyor”Platform, yaklaşık 17 bin diş hekiminin kamuya atanmayı beklediğini ve her yıl yaklaşık 11 bin kişinin fakültelerden mezun olduğunu açıkladı.2026 yılının ilk atamasında yalnızca 524 kadro açıldığı belirtilirken Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı’na giren 8 bin 508 adaydan 897’sinin uzmanlık eğitimine yerleşebildiği kaydedildi.Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde yeni bir Diş Hekimliği Fakültesi açılmasının gündeme gelmesine de tepki gösterildi. Kamu istihdamı artırılmadan yeni fakülteler açılmasının mevcut sorunları büyüteceği ifade edildi.Mevcut gidişatın sürmesi durumunda Türkiye’deki diş hekimi sayısının 2030 yılında 100 bine ulaşabileceği öngörüsüne yer verildi.DİŞHEK-SEN’den TUK’un 2826 sayılı kararına itirazDİŞHEK-SEN’in açıklamasının merkezinde ise Tıpta Uzmanlık Kurulunun 16 Haziran’da aldığı 2826 sayılı karar yer aldı.Sendikanın aktardığına göre kararla, 2011-2026 yılları arasında doktora eğitimine başlayan veya eğitimini tamamlayan diş hekimlerine belirli şartlar altında uzmanlık unvanı verilmesinin önü açıldı.Düzenlemenin ilgili branşın son beş yıllık DUS taban puanı ortalamasını karşılayan, belirlenen klinik işlem ve rotasyon koşullarını tamamlayan ya da üç yıl akademisyenlik yapan diş hekimlerini kapsaması öngörülüyor.DİŞHEK-SEN, doktora eğitiminin akademik bir derece, uzmanlık eğitiminin ise farklı standartlara dayanan klinik bir süreç olduğunu vurguladı. TUK’un bir kurul kararıyla kanunda bulunmayan yeni bir uzmanlık kazanma yolu oluşturamayacağını savunan sendika, kararın hukuki dayanağının kamuoyuna açıklanmasını istedi.“DUS sıralama ve rekabet sınavıdır”DUS’un yalnızca yeterliliği ölçen bir sınav olmadığını belirten sendika, sınırlı kontenjanlara yerleşebilmek için adayların sıralandığı bir yarışma sistemi uygulandığına dikkat çekti.Sadece geçmiş yıllardaki taban puanlarının ortalamasını karşılamanın uzmanlık için yeterli sayılmasının, yüksek puan almasına rağmen kontenjan yetersizliği nedeniyle yerleşemeyen diş hekimlerinin emeğini görmezden geleceği savunuldu.Doktora programlarında kesin ve ortak bir klinik standardın bulunmadığını öne süren DİŞHEK-SEN, hızlandırılmış işlem ve rotasyon uygulamalarının uzmanlık eğitiminin niteliğini düşürebileceği, bunun uzun vadede halk sağlığı açısından risk oluşturabileceği uyarısında bulundu.Karar geri çekilmezse yargıya gidilecekHer iki kuruluş da yeni fakülte açılışlarının durdurulmasını, mevcut kontenjanların bilimsel insan gücü planlamasına göre düzenlenmesini ve kamu istihdamının artırılmasını istedi.Açıklamalarda ayrıca Ağız ve Diş Sağlığı Merkezlerinin bütçelerinin yükseltilmesi, uygun kamu binalarının diş polikliniklerine dönüştürülmesi ve özel sektörde çalışan diş hekimleri için taban maaş düzenlemesi yapılması talep edildi.DİŞHEK-SEN, tartışmanın doktora mezunu diş hekimlerinin akademik yetkinlikleriyle ilgili olmadığını, uzmanlık unvanının hangi şartlarla kazanılacağına odaklandığını belirtti. Sendika, TUK’un 2826 sayılı kararının derhal geri çekilmesini istedi ve aksi durumda kararın iptali için yargı yoluna başvuracağını açıkladı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Sağlık Bakanlığı 12 İldeki 92 Hastaneyi Denetime Aldı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/saglik/saglik-bakanligi-12-ildeki-92-hastaneyi-denetime-aldi/412593</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/saglik/saglik-bakanligi-12-ildeki-92-hastaneyi-denetime-aldi/412593</guid>
            
            <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 15:43:36 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/8395-saglik-bakanligi-12-ildeki-92-hastaneyi-denetime-aldi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/8395-saglik-bakanligi-12-ildeki-92-hastaneyi-denetime-aldi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Sağlık Bakanlığı 12 İldeki 92 Hastaneyi Denetime Aldı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Merve Nehir ]]></media:credit>
            <category>Sağlık</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/saglik/saglik-bakanligi-12-ildeki-92-hastaneyi-denetime-aldi/412593"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/6/8395-saglik-bakanligi-12-ildeki-92-hastaneyi-denetime-aldi.jpg" /></a>
               Sağlık Bakanlığı, 3. Etap Genel Teftiş Programı kapsamında 12 ilde toplam 10 bini aşkın yatak kapasitesine sahip 92 hastanede kapsamlı denetim süreci başlattı. 50 müfettişin görev aldığı denetimlerde acil servislerden yoğun bakımlara, ameliyathanelerden hasta hakları birimlerine kadar kritik alanlar mercek altına alınacak. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmetlerinde kalite standartlarını yükseltmek, hasta güvenliğini güçlendirmek ve vatandaş memnuniyetini artırmak amacıyla yeni bir denetim sürecini hayata geçirdi. Bakanlık tarafından başlatılan 3. Etap Genel Teftiş Programı kapsamında 12 ildeki 92 hastane kapsamlı şekilde incelenecek.Denetim programı, Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı koordinasyonunda yürütülüyor. Program kapsamında toplam 10 bini aşkın yatak kapasitesine sahip hastanelerde hizmet süreçleri, fiziki koşullar, işleyiş düzeni ve hasta odaklı uygulamalar değerlendirilecek.Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun talimatları doğrultusunda yürütülen çalışma, yalnızca eksiklikleri tespit etmeyi değil, aynı zamanda sağlık tesislerinde hizmet kalitesini artıracak rehberlik mekanizmasını güçlendirmeyi de hedefliyor.50 Müfettiş Sahada Görev YapacakYeni teftiş sürecinde 50 müfettiş sahada görev alacak. Müfettişler, denetime alınan hastanelerde farklı birimlerde incelemeler yapacak. Denetimlerde özellikle hasta güvenliği, hizmete erişim, tıbbi süreçlerin işleyişi, birimler arası koordinasyon ve vatandaş memnuniyeti gibi başlıklar ön plana çıkacak.Programın 3 Haziran 2026 tarihinde başladığı ve 3 Temmuz 2026 tarihine kadar devam edeceği bildirildi. Böylece yaklaşık bir aylık süreçte 12 ildeki 92 hastanenin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi planlanıyor.Denetimlerin belirli bir takvim çerçevesinde yapılması, sağlık tesislerindeki mevcut durumun daha sistematik şekilde ortaya konmasını sağlayacak. Elde edilen bulgular doğrultusunda gerekli iyileştirme adımlarının atılması bekleniyor.Acil Servisler ve Yoğun Bakımlar Öncelikli Alanlar ArasındaDenetimlerde hastanelerin en yoğun kullanılan ve kritik öneme sahip birimleri öncelikli olarak incelenecek. Bu kapsamda acil servisler, poliklinikler, ameliyathaneler, yoğun bakım üniteleri, evde sağlık hizmetleri ve hasta hakları birimleri mercek altına alınacak.Acil servislerde başvuru yoğunluğu, hasta karşılama süreçleri, triyaj uygulamaları, bekleme süreleri ve müdahale kapasitesi değerlendirilecek. Yoğun bakım ünitelerinde ise yatak kapasitesi, hasta takibi, enfeksiyon kontrol uygulamaları ve sağlık personeli organizasyonu gibi konuların incelenmesi bekleniyor.Ameliyathanelerde sterilizasyon süreçleri, operasyon güvenliği ve tıbbi ekipman kullanımı gibi başlıklar öne çıkarken, hasta hakları birimlerinde vatandaş başvurularının nasıl ele alındığı değerlendirilecek.Denetim Seferberliğinin Devamı NiteliğindeSağlık Bakanlığı’nın başlattığı 3. Etap Genel Teftiş Programı, geçen yıl uygulamaya alınan denetim seferberliğinin devamı olarak değerlendiriliyor. Daha önce gerçekleştirilen birinci ve ikinci etap genel teftiş programlarında aralarında Antalya, Çanakkale, Muğla ve Uşak’ın da bulunduğu 19 ildeki 204 kamu sağlık tesisi denetlenmişti.Önceki süreçlerde 91 müfettiş görev almış, hastanelerin hizmet kapasitesi ve kalite standartları çeşitli yönleriyle incelenmişti. Yeni etapla birlikte denetim kapsamı genişletilerek farklı illerdeki hastaneler programa dahil edildi.Bakanlık, denetim süreçleriyle sağlık tesislerinde standartların güçlendirilmesini, hizmet sunumunda aksayan noktaların belirlenmesini ve vatandaşların sağlık hizmetlerinden daha etkin şekilde yararlanmasını amaçlıyor.Dördüncü Etap Yılın İkinci YarısındaEtap Genel Teftiş Programı’nın tamamlanmasının ardından denetim çalışmalarının yılın ikinci yarısında da devam etmesi planlanıyor. Genel Teftiş Programı’nın dördüncü etabının 2026 yılının ikinci yarısında diğer illerde uygulanacağı bildirildi.Bu adımla birlikte Sağlık Bakanlığı’nın denetim faaliyetlerini yıl geneline yayarak daha kapsamlı bir kontrol mekanizması oluşturmayı hedeflediği görülüyor. Denetimlerin periyodik şekilde devam etmesi, hastanelerde hizmet kalitesinin sürdürülebilir hale getirilmesi açısından önem taşıyor.Vatandaş Memnuniyeti ve Hizmet Kalitesi HedefleniyorBakanlığın yürüttüğü denetim programında temel hedeflerden biri vatandaş memnuniyetini artırmak. Hastanelerde hizmete erişim, başvuru süreçleri, bekleme süreleri, hasta bilgilendirme uygulamaları ve sağlık çalışanlarıyla iletişim gibi başlıklar bu kapsamda değerlendirilecek.Denetimlerin yalnızca idari bir kontrol faaliyeti olarak değil, aynı zamanda sağlık sisteminde iyileştirme sağlayacak bir rehberlik süreci olarak yürütülmesi bekleniyor. Eksik görülen alanlarda hastane yönetimlerine yol gösterilmesi, standartların güçlendirilmesi ve sağlık hizmetlerinin daha verimli hale getirilmesi amaçlanıyor.12 ilde 92 hastaneyi kapsayan yeni denetim süreci, sağlık hizmetlerinde kalite, güvenlik ve erişilebilirlik açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Bakanlığın yıl içinde farklı etaplarla sürdüreceği teftişlerin, hastanelerde hizmet süreçlerinin daha yakından izlenmesine katkı sağlaması bekleniyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

        
    </channel>

</rss>

