Tiroit Hastalıkları Enerjiyi Tüketiyor
Sürekli halsizliğin en yaygın nedenlerinden birinin tiroit bezinin yetersiz çalışması (hipotiroidi) olduğunu belirten Dr. Melek Aksu Geyik, bu durumda metabolizmanın yavaşladığını söyledi. Hipotiroidiye üşüme, kilo alma, cilt kuruluğu ve unutkanlık gibi belirtilerin eşlik edebileceğini kaydeden Geyik, tiroit hormonunun fazla salgılandığı hipertiroidide ise uykusuzluk ve çarpıntıya bağlı enerji kaybı yaşandığını aktardı.
Yemek Sonrası Gelen Uykunun Nedeni İnsülin Direnci Olabilir

Kan şekerini ve hücresel enerji kullanımını düzenleyen insülin mekanizmasının bozulmasının da kronik bitkinliğe yol açtığını belirten uzman isim; özellikle yemeklerin ardından gelen aşırı uyku hali, tatlı isteği, sık acıkma ve odaklanma güçlüğünün insülin direncine işaret edebileceğini belirtti.
Kortizol ve Cinsiyet Hormonlarına Dikkat!
Stres yönetimi ve hormonal dengelerle ilgili dikkat çeken uyarılarda bulunan Dr. Geyik, süreci şu sözlerle detaylandırdı:
Kortizol (Stres Hormonu): Böbreküstü bezlerinden salgılanan kortizolün düşük seviyeleri sabah yorgunluğu ve kas güçsüzlüğüne, uzun süreli strese bağlı dengesizlikler ise gün boyu süren bitkinliğe sebep oluyor.
Kadınlarda Östrojen ve Progesteron: Özellikle menopoz ve polikistik over sendromu (PKOS) dönemlerindeki hormonal değişimler kronik yorgunluğu tetikliyor.
Erkeklerde Testosteron: Düşen testosteron seviyeleri; kas gücünde azalma, motivasyon eksikliği ve belirgin enerji kaybı ile kendisini gösteriyor.
"Her Yorgunluk Hormonal Değil Ama Vücudun Bir Uyarısı"

Halsizliğin tek sebebinin hormonlar olmadığını; B12, D vitamini ve demir eksikliklerinin de yaygın bir şekilde enerji düşüklüğü yaptığını ifade eden Dr. Melek Aksu Geyik, haftalarca süren ve günlük yaşamı kısıtlayan yorgunluk durumunda mutlaka kan testleriyle kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi.