CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Başbakan Binali Yıldırım'ın yanıtlaması için bir soru önergesi verdi.
Son günlerde cezaevlerinde yaşanan sorunlara ilişkin hukukçular ve insan hakları örgütleri tarafından hazırlanan raporlar basına yansımıştır.
Bu bağlamda;
1.Türkiye genelinde illere göre Cezaevlerinde “ağır hasta” olarak nitelendirilen kaç tutuklu ve kaç hükümlü vardır?
2.Bu tutuklu ve hükümlülerin cezaevlerine göre dağılımı nedir?
3.Hastaneye götürülen mahkumların kelepçe çıkarılmadan muayene ve tedaviye zorlanmasının insan haklarına ve uluslararası sözleşmelere uygun olmaması konusunda bir açıklama yapılacak mıdır?
4.Bu durum “güvenlik, kaçma riski” ile açıklanacaksa, hasta bir mahkumun kelepçe çıkarılmadan muayeneye zorlanmasından başka bir güvenlik önlemi alınmamakta mıdır?
5.Raporlara göre, Silivri 5 Nolu Cezaevi’nde Y.K ve Y.B hastaneye sevk sırasında jandarma tarafından dövüldüğü ve hakarete maruz kaldığı ifade edilmiştir. Bu konuda açılan bir soruşturma var mıdır? Varsa, akıbeti nedir?
6.Raporlara göre, Y.K ve Y.B’nun kelepçenin çıkarılması talebi üzerine Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi psikiyatri bölümünde görevli doktorun “Kabul ediyorsan et yoksa çek git. Tedavi olma” demesi ve Bolu Cezaevi’nde E.Z'nin, kelepçeyi açtırmaması sonucu muayene olamadan geri dönmesine ilişkin söz konusu doktorlar hakkında soruşturma başlatılmış mıdır ya da başlatılacak mıdır?
7.Raporlara göre, cezaevlerinde mahkumların kendi aralarındaki görüşme hakları engellendiği, mahkumların sürekli olarak aynı kişilerle ortak alana çıkarıldığı ifade edilmektedir. Bolu F Tipi Cezaevi’nde ortak alana çıkma hakkı ayda 40 saatten dört saate indirildiği, Silivri 9 Nolu Kapalı Cezaevi’nde
H.Ç'nin 10 ay boyunca tek başına tutulduğu ve tek başına avluya çıkarıldığı, aynı cezaevinde Avukat Y.T'nin de halen tecritte tutulduğu iddiaları doğru mudur?
8.İddialar doğru ise, cezaevi görevlileri hakkında soruşturma başlatılmış mıdır ya da başlatılacak mıdır? Başlatılmışsa, güncel akıbeti nedir?
9.Cezaevlerinde çok sık karşılaşılan hak ihlallerinden “tecrit” sorununun çözümü için Adalet Bakanlığının bir çalışması var mıdır?
10.Uluslararası standartlar gereğince yasalarla güvence altına alınan “savunma hakkı”nın ayrılmaz bir parçası olan avukat-müvekkil görüşmelerinin gizliliği, son dönemde çıkarılan kanun hükmünde kararnameler ile kısıtlanmıştır. Raporlarda da dile getirildiği gibi avukat görüşmeleri kayıt altına alınmaktadır. Bu sorunun giderilmesi, avukat-müvekkil mahremiyetinin sağlanması için Adalet Bakanlığının bir girişimi olacak mıdır?
11.Raporlara göre, birçok cezaevinde mahkumların, İnfaz Hakimliğine, TBMM İnsan Hakları Komisyonu gibi resmi kurum ve kuruluşlara gönderilen dilekçe ve mektupların akıbetini öğrenemediği; Bolu F Tipi Cezaevi’nde ise mahkumların uygulamalara karşı yaptıkları hukuki ve idari başvuruların “örgütlü ve organize hareket edildiği” gerekçesi ile disiplin soruşturmalarına konu edildiği ifadeleri göz önüne alındığında; mahkumların yaşadıkları sorunları ilgili makamlara iletmesi hangi gerekçe ile soruşturma konusu yapılmıştır? Mahkumlara isnat edilen suçlama nedir?
12.Bolu F Tipi Cezaevi’nde mahkumların soruşturmaya konu olan başvurularında dile getirdikleri sorunlar nelerdir? Söz konusu sorunların çözümü için herhangi bir adım atılmış mıdır?
13.Bolu F Tipi Cezaevi’nde sorunlarını yetkili makamlara duyurmaya çalışan mahkumlar hakkında soruşturma açan cezaevi yöneticileri hakkında inceleme başlatılarak soruşturma açılmış mıdır? Açıklamışsa, gerekçesi nedir?
14.Raporlara göre, cezaevlerinde telefon görüşmeleri ve ziyaret hakları ciddi bir biçimde kısıtlanmaktadır. Mahkumların dışarı ile tek bağlantısı olan mektuplaşma, telefon görüşmeleri ve yakınlarının, arkadaşlarının ziyaretlerinin kolaylaştırılması için Adalet Bakanlığının bir çalışması var mıdır? Yoksa, gerekçesi nedir?
15.Mahkumların mektuplaşma ve dilekçe yazma haklarının yasal bir dayanak olmadan engellenmesinin gerekçesi nedir? Bu nedenle cezaevi yöneticileri hakkında açılmış soruşturma var mıdır? Mahkumların mektup ve dilekçe hakkının iyileştirilmesi için Adalet Bakanlığının bir çalışması var mıdır?
16.Raporlara göre, mahkumların kitap ve gazetelere erişimi ciddi bir şekilde kısıtlanmaktadır. Yasaklama ya da toplatma kararı olmayan, piyasada satılan gazete ve kitapların mahkumlara verilmemesinin gerekçesi nedir?
17.Raporlarda, mahkumların sevkinde kullanılan araçların son derece havasız ve dar olduğu, özellikle hasta mahkumlar için tehlike arz ettiği dile getirilmektedir. Bu tür araçların kullanılmasının gerekçesi nedir? Söz konusu sorunun çözümü için bir çalışma var mıdır?
18.Raporlara göre, Bolu Cezaevi’nde havalandırma kapıları keyfi bir şekilde erken kapatılmakta ve geç açılmaktadır. Radyolar toplatılmıştır. Gazeteler verilmemekte, televizyonda sadece idarenin izin verdiği kanallar izlenebilmektedir. Aylardır ailesi ile görüşemeyen mahkumlar bulunduğu, sohbet hakkının haftada 10 saatten ayda iki kez 2-2.5 saate indirildiği, ayda bir kez, bir saatlik spora izin verildiği, hastanelerde kelepçeli muayeneyi kabul etmeyen mahkumların tedavi yapılmadan cezaevine geri getirildiği ifade edilmektedir. Hastaların sağlık raporlarının kendilerine verilmediği göz önüne alındığında; Bolu Cezaevi’nde dile getirilen bu sorunlardan Adalet Bakanlığının haberi var mıdır?
19.Mahkumların, insan haklarına aykırı uygulamalara maruz kalmaması için herhangi bir çalışma var mıdır? İnsan haklarına aykırı uygulamalar nedeniyle cezaevi yöneticileri hakkında herhangi bir inceleme, soruşturma açılmış mıdır?
20.Raporlara göre, Karabük T Tipi Kapalı Cezaevi’nde kapalı spor salonu mahkum koğuşu olarak kullanılmaktadır. Açık spor salonu, kapalı spor salonunda tutulan tutukluların havalandırması olarak kullanıldığı için mahkumlar spora çıkarılmamaktadır. Atölye ise kantin deposuna çevrildiği için mahkumlar kurs ve benzeri faaliyetlere yapamamaktadır. 2 yıldan bu yana burada tutulan 100 kadar tutuklunun tek tuvalet ve tek banyo kullandığı iddiası doğru mudur? Mahkumların insan haklarına uygun bir biçimde tutulması için herhangi bir çalışma var mıdır?
21.Raporlara göre, Bünyan 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan M.B, 10 Ocak günü akşama doğru sırt ve göğüs bölgelerinde aniden meydana çıkan kızarıklık ve morluklar nedeniyle zile basarak hastaneye götürülmeyi talep etmiştir. Tansiyonu ölçülüp “odana git, ambulans çağırdık, gelince alacağız” denilip odasına gönderildiği, iki saat sonra kimse gelmeyince tekrar zile basarak durumu sorduğunda, kendisine; “Müdür, ‘bir iki kızarıklık için ambulans çağırmayız, ne zaman el kolunuz çıkarsa veya komaya girdiğinizde ambulans çağırırız’ dedi” denildiği ifadeleri göz önüne alındığında; bir insanın hastalığıyla açıkça alay edilmesinin cezaevlerine ilişkin mevzuatta yeri var mıdır? Bu konuda cezaevi yöneticileri hakkında soruşturma başlatılmış mıdır ya da başlatılacak mıdır?
22.Raporlarda, cezaevleri kantinlerinde ürünlerin piyasa değerinin çok üstünde satıldığı, mahkumların istediği ürünlerin getirilmediği, yemeklerin iaşe bedeline denk gelmediği, genelde yetersiz-kalitesiz ve çeşitsiz olduğu dile getirilmektedir. Cezaevlerinde kantin fiyatları hangi kritere göre belirlenmektedir? İaşe bedeline uygun, sağlıklı yemekler verilmemesinin gerekçesi nedir? Bu konuda Adalet Bakanlığının bir çalışması var mıdır?
23.Cezaevlerinde mahkumların isnad edilen suçne olursa olsun insan onuruna yakışır bir biçimde tutulması için Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ilgili maddelerinin ve diğer uluslararası anlaşmaların uygulanması düşünülmekte midir?
24.Kanun hükmünde kararnamelerle getirilen uluslararası anlaşmalara açıkça aykırı düzenlemelerin gözden geçirilmesi, düzeltilmesi düşünülmekte midir? Bu yönde bir çalışma var mıdır? Yoksa, gerekçesi nedir?