İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, Türkiye genelinde yaşanan çevre tahribatına dikkat çekerek ormanların ve doğal kaynakların rant uğruna yok edildiğini ifade etti. Özellikle tarım, hayvancılık ve turizm sektörlerinin ciddi tehdit altında olduğunu vurgulayan Subaşı, yerel halkın bu duruma tepkisinin göz ardı edilmeyeceğini belirtti. Subaşı, koruma altındaki Patara bölgesinde kum hırsızlığına dur diyen bir orman memurunun görevden alınmasını da oldukça üzücü bir durum olarak değerlendirdi.
Doğal Kaynakların Tahribi
Subaşı, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması için TBMM’ye sunduğu iki ayrı soru önergesi ile bu durumu detaylı bir şekilde ele aldı. İlk önergesinde, maden, taş ve kömür ocaklarının doğaya zarar verme biçimlerine dikkat çeken Subaşı, ülkenin çeşitli bölgelerinde ormanların bu alanlarla dolup taşmasına sebep olduğunu kaydetti. Yıllar içinde gelişen maden ocaklarının, doğal yaşamı tehdit ettiğini belirten Subaşı, kömür ocaklarının bulunduğu yerlerdeki tarım ve hayvancılığın tehlikeye girdiğini dile getirdi.
Kömür Madeni Ruhsatları ve Halk Mücadelesi
Özellikle Antalya İli Korkuteli ilçesindeki Dereköy Mahallesi’nde 1.972 dönümlük bir alanda yürütülen kömür madeni ruhsat sürecinin devam ettiğine dikkat çeken Subaşı, bu durumun yerel halk üzerinde yarattığı büyük endişeyi ortaya koydu. Korkuteli’nde yaşayanların hayatlarını sürdürmek için verdikleri mücadelenin önemine vurgu yapan Subaşı, köylülerin doğal kaynaklarının korunması adına sergiledikleri gayreti öne çıkardı. Zira köylüler, hayatlarına müdahale eden bu projeye karşı büyük bir direnç gösteriyor.
ÇED Raporunun Önemi ve Yasal İhlaller
Subaşı, Antalya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından “ÇED Raporuna gerek yoktur” kararı alınmasının hukuka, vicdana ve anayasal haklara aykırı olduğunu vurguladı. Dereköy Yaylası’nda açılması planlanan kömür madeninin, su kaynaklarının poşet olarak değişmesini sağlayacağı endişesinin yanı sıra yerel tarım faaliyetlerini de riske atacağı uzmanlar tarafından ifade edilmektedir. Bu durum, çevre sağlığı açısından büyük bir tehlike oluştururken, yargının işleri garantilemesi amacıyla kamu kurumlarının bu duruma kayıtsız kalması, anayasal bir ihlali de beraberinde getirmektedir.
Patara'da Kum Hırsızlığı İddiaları
Hasan Subaşı, tarihi bir öneme sahip Patara antik kenti üzerinde yaşanan kum hırsızlığı olayını da meclise taşıdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2020 yılını “Patara Yılı” olarak ilan etmesine rağmen, bu bölgeden 2000 kamyon kum çalındığını tespit eden memurun başına gelen olaylar dikkat çekmektedir. Subaşı, memurun hazırladığı rapor ve tutanakların ardından görevden alınmasının adaletsiz bir durum olduğunu savundu ve bu meseledeki müdahalelerin son derece yanlış olduğuna değindi.
Çevrenin Korunması ve Politika Soruları
Son olarak, Subaşı, Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum’a çeşitli sorular yöneltti. Bu sorular arasında maden ocaklarının çevreye zarar verme potansiyelinin göz önünde bulundurulmadan sürecin ilerletilmesi ve hukuki süreçlerin ne ölçüde işletildiği yer almaktadır. Bölgedeki doğal kaynakları koruma adına atılması gereken adımların sorgulanması gerektiğine vurgu yapan Subaşı, bu soruların yanıtsız kalmadığı takdirde doğanın korunması için bir umut ışığı olacağını ümit ettiğini belirtti.