CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: Siyasi tutuklamaları doğru bulmuyorum!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mekke Anlaşması'na yönelik İran'ın destek vermesinin olumlu olduğunu belirtti. Ayrıca, tutuklamaların siyasi nedenlerden değil, başka gerekçelerle yapıldığını savundu ve siyasi etik yasasının gerekliliğine vurgu yaptı.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: Siyasi tutuklamaları doğru bulmuyorum!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen Mekke Anlaşması'na ilişkin anlaşma imzalandığında kaygıları bulunduğunu belirterek, "Ama kaygımı İran giderdi. İran'ın karşı çıkmaması, üç ülkenin dışışleri bakanının Tahran'ı ziyaret etmesi, bizim açımızdan çok değerli, Bu proje aslında CHP'nin projesi. Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı kurulmalı diye bir iddiamız vardı. İran'ın buna sıcak bakması fikrimizi değiştirdi" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV'de katıldığı programda, milletvekili dokunulmazlıklarına ilişkin fezlekelerin TBMM'ye gelmesi durumunda tavrının ne olacağına yönelik soru üzerine, "Siyasi tutukluluğa bir şey demem, düşünce özgürlüğünü savunurum. Siyaseten, düşüncesini ifade etti diye dokunulmazlığının kaldırılmasını doğru bulmam. Maddi açıdan güçleniyorsa, yani halkın parasını yiyorsa, iş takipçiliği yapıyorsa, halka değil de kendisine ve ailesine hizmet ediyorsa, onun parlamentoda işi olmamalı. O, milletin vekili değil artık. O, başka bir amaçla gelmiş parlamentoya, zenginleşmek için. Mutlaka Siyasi Etik Kanunu çıkması lazım" ifadelerini kullandı.

"İMAMOĞLU'NUN TUTUKLANMASI SİYASİ DÜŞÜNCELERİNDEN ÖTÜRÜ DEĞİL"

Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğuna ilişkin bir soru üzerine, "Tutuklanma gerekçeleri siyasi düşüncesinden ötürü değil. Bir siyasi söyleminden ötürü değil. Başka nedenlerle tutuklandı ve başka nedenlerle yargılanıyor. Diğer belediye başkanları da siyasi nedenlerle tutuklanmadı. Ama şu bir gerçek. Yargı siyasi iktidarın elinde bir sopa gibi kullanılmaz. Hiçbir belediye başkanının tutuklanıp, hapse atılmasını doğru bulmam. Kim olursa olsun, hangi partiden olursa olsun. Delil bulmazsanız ne olacak? Yargılama sistemini de doğru bulmuyorum hangi partiden olursa olsun. Demokrasilerde bunların olmaması lazım" ifadesini kullandı.

"KAYGIMI İRAN GİDERDİ"

Kılıçdaroğlu, Mekke Anlaşması'na ilişkin bir soru üzerine, "Tezkerenin geliş amacı önemli. Bizim askerimiz o bölgede var, eğitim amacıyla. Eğitim amacıyla gidebilir. Bölgede yaşanacak bir savaşın parçası olarak askerimizin orda olmasını istemeyiz. Türk askerinin kanı parayla satılamaz. Askerimiz elbette oraya gidecek. Oluşan yeni dünya düzeninde kurucu bölgesel güç olmak zorundasınız. Yeni dünya düzeninde bölgesel güç olmazsanız, çok şey kaybedersiniz. Libya ile yapılan anlaşma mükemmel bir anlaşma. Destek verdik, en ufak bir tereddüdüm yok bunda. Bu coğrafya, Türkiye'ye olağanüstü fırsatlar sunan bir coğrafya. Doğu Akdeniz'de haklarımız var. Akdeniz Havzası'nda Türkiye oyun kurucu olmak zorundadır. Siz, bu gücünüzü göstermezseniz, oyun kurucu olamazsınız. Asker oraya gidecek, Yemen'de çarpışacak, hayır. Öyle bir şey söz konusu değil, Asker gidecekse Parlamentoya yasa gelir. Asker oraya savunma için gidiyorsa ona hayır oyu veririz. Ama Türkiye büyüyecekse, gelişecekse, sözü dinlenecekse elbette ki buna hayır demeyiz" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, "Mekke Anlaşması dolayısıyla kaygım yok muydu? Vardı. Ama kaygımı İran giderdi. İran, bu sürecin içinde olmadığı takdirde, sorunumuz var dedim. İran'ın buna karşı çıkmaması, üç ülkenin dışışleri bakanının Tahran'ı ziyaret etmesi, bizim açımızdan çok değerli, Bir süre sonra Mısır'ın, İran'ın oraya dahil edilmesi, süreci büyütür ve Türkiye'nin gücünü daha görünür hale getirir. Bu proje aslında CHP'nin projesi. Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı kurulmalı diye bir iddiamız vardı. Pakistan bizim kadim dostumuzdur. İran'ın buna sıcak bakması fikrimizi değiştirdi" diye konuştu.

"LİSTELER NEDEN AÇIKLANMIYOR"

Kılıçdaroğlu, fon soruşturmasına ilişkin olarak şunları kaydetti:

"Siyasette, bürokraside müthiş bir çürüme var. Siyasetçiyle, kirli bürokrat el ele verdiler, devletin kurumlarında vatandaşı soydular. Bu, örtülecek bir şey değil. Çünkü her şey dijital ortamda oldu ve bunun sıfırlanması, delillerin tümüyle karartılması mümkün değil. İktidar, üzerine gidiyoruz diyor. O zaman bu vurgunu yapanların, halkı soyanların listelerini niye açıklamıyorlar. Açıklasınlar, kaç kişi var, kimler çaldı. Bir kişiyi aldılar içeri, diğerleri kim? Bu süreç içerisinde hala kurumların başkanları, yönetim kurulu üyeleri hala görevlerinin başında. Bunların derhal açığa alınması lazım. Bunun örgütlü suç kapsamında değerlendirilmesi lazım. Örgütlü suç bu. Kimlerin yaptığı belli. Kamu görevlileri belli, ana aktörler belli, eski milletvekilleri belli. Bunlar birbirlerinden haberdar olarak bu işi yapıyorlar."

"TÜRKİYE, GÜCÜNÜ, ENERJİSİNİ BAŞKA ALANLARA HARCAMALI"

Kılıçdaroğlu, Kürt sorununun çözümüne ilişkin sürece yönelik bir soru üzerine, "Süreci doğru buluyorum. Grup Başkanımız yasa teklifine imza attı. CHP olarak biz, 1980'lerden beri bu sorunun çözülmesi için uğraştık, raporlar yazdık. Bu sorunun çözüm adresinin TBMM olduğunu söyledim. Meclise geldi, oturuldu, konuşuldu, yasa Parlamentodan çıktı. Bu yasanın sağlıklı şekilde sonuçlanmasını bekliyoruz. Kürt sorununun çözülmesi, Türkiye açısından da Kürt kardeşlerimiz açısıdan da olumlu sonuca evrileceğini düşünüyorum. Barış anneleri geldi, onlara şunu söyledim: 'Ağlarsa annem ağlar, gerisi yalan ağlar'. Sizin gözyaşlarınızı ben de gayet iyi biliyorum. Bu sorunun çözülmesi için elimden geliyorsa yapacağıma onlara söz verdim. Türkiye'nin artık acılara katlanacak zamanı yok. Türkiye gücünü, enerjisini başka alanlara harcamalı" ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, ABD ara seçim sonuçlarına ilişkin, "Amerika'nın dünyada ana aktör olarak ve tek aktör olarak varlığını sürdürme konusunda bir kararlılıktan vazgeçeceğini düşünmüyorum. Trump, İran'ı Irak gibi biliyordu. Orada 600 yıllık devlet geleneği var. Hürmüz Boğazı'nı kontrol etmek istedi, ilk karşı çıkan İngiltere oldu. Bunu, siyasilerimizin çok iyi okuması lazım" dedi.

"ARINMA YÜZDE 90 ORANINDA GERÇEKLEŞTİ"

Kılıçdaroğlu, yeniden CHP Genel Başkanı olmasının ardından kendisine yönelen eleştirilerin sorulması üzerine, "Eleştirenlerin çoğu gerçeği bilmiyorlar veya niye eleştirdiklerini bilmiyorlar. Bir kurultayımız oldu, o kurultayda parayla bazı üyelerin iradesi satın alındı. Bunu ben söylemiyorum. CHP kurultaylarında tartışma olur, adaylar olur ama asla irade parayla satın alınamaz. Tarihinde ilk kez CHP'nin kurultayında iradeler parayla satın alındı. Satın alan söylüyor, para alan söylüyor. Karar çıkınca, buraya geldik. Yoksa ben, bu tartışmaların hiçbir yerinde yokum. Ben hatta geldiğimde de Özgür Bey istiyorsa her zaman genel başkan adayı olabilir, hiçbir zaman neden genel başkan adayı oldun diye kimseyi eleştirmedim. İkna etmek ayrı, iradeyi parayla satın almak ayrı. Mahkeme, yeni bir kurultay yapın diyor, biz de geldik yeni bir kurultay yapacağız. Gemiyi güvenli limana getirdikten, yani CHP'yi kuruluşundaki ahlaki kodlara getirdikten, CHP'de gerçek bir arınmayı sağladıktan sonra genel başkanlar yarışacaklar ben de büyük bir keyifle o yarışmayı oturacağım, partinin bir üyesi olarak izleyeceğim. Uzun sürmez bu. Zaten, arınmanın büyük bir kısmı kendiliğinden gerçekleşti. Yüzde 90'a yakını gerçekleşti. Arınma, sadece CHP ile sınırlı kalmamalı. Siyaset, kirlilikten arınmalı" diye konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız