CHP'li Yüceer: 'Aladağ ile adaletin tabutuna bir çivi daha çakıldı'

CHP'li Candan Yüceer, Adana Aladağ'daki yurt yangınında 12 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından mahkemenin tahliye kararı vermesini eleştirdi. Yüceer, bu durumun hukuk sistemine olan güveni sarstığını ve adaletin çürüdüğünü belirtti.

CHP'li Yüceer: 'Aladağ ile adaletin tabutuna bir çivi daha çakıldı'

CHP PM Üyesi ve Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, Adana Aladağ'da meydana gelen ve 11 öğrenci dahil 12 kişinin yanarak hayatını kaybetmesine neden olan yurt yangını hakkında sert eleştirilerde bulundu. Bu trajik olayın ardından mahkemenin söz konusu yangınla bağlantılı kişilere tahliye kararı vermesi, kamuoyunda derin bir infiale neden oldu. Yüceer, bu kararın sadece insanların hukuka olan güvenini sarsmakla kalmayıp, aynı zamanda toplumsal bir yaraya dönüşerek herkesin yüreğini dağladığını ifade etti.

Yangın ve Mahkeme Kararı Üzerine

Adana Aladağ’da gerçekleşen yurt yangını sonucunda çok sayıda gencin hayatını kaybetmesi, toplumda büyük bir şok yaratmıştı. Candan Yüceer, mahkemenin bu olayla ilgili olarak verdiği tahliye kararının, olayda ihmali bulunan kişilerin serbest bırakılmasını hukuka ve vicdana aykırı bir durum olarak nitelendirdi. Yangında kaybedilen gençlerin sadece bir yangında hayatlarını kaybetmediğini, aynı zamanda bir sistemin ihmali ve yetersizliğinin de bir yansıması olduğunu vurgulayarak, hukukun işlerliğinin ciddi şekilde sorgulanması gerektiğine dikkat çekti.

Adaletin Zedelenmesi ve Güvensizlik

Yüceer, Türkiye’nin hukuk devleti olma iddiasının ciddi bir biçimde sorgulanmaya başladığını ifade etti. Son yaşanan olaylarla birlikte, adaletin nasıl bir çürüme sürecine girdiğini gözler önüne seren bir durumla karşı karşıya kalındığını söyledi. “Bir kereden bir şey olmaz” mantığının hüküm sürdüğü bir ortamda, hukuk sisteminin sıklıkla ihlal edildiğini dile getiren Yüceer, bu gibi davaların hukukun üstünlüğünü zedelediğini ve toplumda adalete olan güvenin azalmasına yol açtığını belirtti.

Geçmişten Günümüze Hukuk Garabetleri

Candan Yüceer, hukuksuzluğun Türkiye'deki geçmişine de değindi ve daha önce Ensar Vakfı davasında olduğu gibi çocukların maruz kaldığı ağır suçların akıbetinin, toplumda adalete olan güveni zedelediğini vurguladı. Yüceer, muhalefet mensuplarının haksız yere cezaevlerine gönderilmesi durumunu hatırlatarak, iktidarın kendi ideolojisine yakın olan derneklere ve cemaatlere karşı farklı bir tavır sergilediğinin altını çizdi. Bunu yaparken, hukuk ve adalet anlayışının nasıl çift standartlı hale geldiğini ortaya koydu.

Çocuk Aileleri Üzerinden Yapılan Pazarlıklar

Ayrıca, çocuklarını kaybetmiş aileler üzerinde yapılan baskılara ve pazarlıklara da değinen Yüceer, bu durumun vicdanları yaralayıcı olduğunu belirtti. Ailelere, şikâyetçi olmamaları durumunda diğer çocuklarının eğitiminin ücretsiz karşılanacağı tehdidi, toplumda adaletin ne denli bir çürümeye uğradığını gözler önüne seriyor. Bu tür etik dışı davranışlar, yaşanan acıları daha da derinleştirirken, hukuk sisteminin ne hale geldiğinin de göstergesi oldu. Yüceer, bu haksızlıkların geçici olduğunu ancak bunlara göz yumanların asla unutulmayacağını vurguladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız