CHP Parti Meclisi Üyesi ve Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, toplumun alt gelir grubunu ve yoksulları hedef alan konut ihtiyaçlarına yönelik çözüm üretmek için kurulan TOKİ’nin, zamanla büyük bir rant mekanizması haline dönüştüğünü belirtti. Yılmaz, yaşanan problemleri ve mağduriyetleri daha iyi anlayabilmek amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) bir araştırma komisyonu kurulmasını önerdi. Ayrıca, TOKİ'nin günümüzde lüks konut projeleri ve yüksek kar oranına sahip ticaret alanları ile gündeme geldiğini vurguladı. Yılmaz, “Hükümetin sürekli yoksullara yönelik projeler üretildiğini ifade ettiği TOKİ’nin, çoğu zaman kalitesiz malzeme kullanımı, hükümete yakın firmalara verilen ihaleler, şehir merkezlerinden uzaklığı, yetersiz site yönetimleri ve yüksek aidatlar gibi sorunlarla anıldığına” dikkat çekti. Konut fiyatlarının giderek arttığı ülkede yoksullar için mülk edinmenin neredeyse imkansız hale geldiğini ifade eden Yılmaz, konutların hala yoksul kesimin tek mülk türü olarak işlev gördüğüne vurgu yaptı.
Yoksullara Yönelik Konut Oranının Düşüklüğü
TBMM’ye sunduğu araştırma önergesinde, TOKİ’nin 1984 yılında dar ve orta gelirli vatandaşlar için nitelikli konut sağlamak amacıyla kurulduğunu hatırlatan Yılmaz, 2004 yılında Başbakanlığa bağlandığını belirtti. TOKİ’nin görevlerinin 2985 sayılı kanunla belirlendiğini, bu görevler arasında gecekondu alanlarının dönüşümü, köy mimarisinin geliştirilmesi ve tarihi dokunun yenilenmesi gibi maddelerin bulunduğunu ifade etti. Ancak, mevcut durumu eleştirerek, “Sosyal devlet anlayışı, yoksul vatandaşların barınma ihtiyaçlarını göz ardı ederken, TOKİ tarafından yapılan düşük kaliteli ve şehir merkezinden uzakta inşa edilen konutlarla değiştirildi” dedi. Yılmaz, TOKİ’nin Ocak 2017 tarihindeki verilere dayanarak, alt gelir grubuna yönelik konut uygulama oranının yalnızca yüzde 19,82 olduğunu, hükümetin bu projeleri etkin bir şekilde yürütmediğini vurguladı. Ayrıca, TOKİ'nin başlangıçta dar gelirli vatandaşları ev sahibi yapma amacıyla yola çıktığını, ancak günümüzde lüks konut projeleriyle anıldığını söyledi.
Kentsel Dönüşüm ve Rant Mekanizması
Yılmaz, 1164 Sayılı Kanun ile kamu arazilerinin TOKİ’ye bedelsiz devrinin kolaylaştırıldığını belirterek, bu durumu eleştirdi. Kent merkezlerinde uygulanan “arsa satışı yoluyla gelir paylaşımı” modeli ile büyük inşaat projelerinin özel şirketlere rant sağladığını vurguladı. Bu modelin, şehir merkezindeki kamu arazilerini büyük şirketlerle yapılan ortaklıklara ve yüksek kazançlara açtığını ifade eden Yılmaz, kentsel dönüşüm projelerinin büyük bir sorun haline geldiğine dikkat çekti. Gecekondu bölgeleri ve yoksul mahallelerde yaşayanların yaşam alanları üzerinde söz hakkının olmadığını, bu kişilerin çoğunlukla zorla yerlerinden edildiğini belirtti. Yılmaz, TOKİ'nin bu uygulamalar aracılığıyla yoksul kesimi kent içindeki arsalardan sıyırarak, üst sınıflara yönelik lüks projeler geliştirdiğini söyledi. Bu durum, hem sosyal dengesizlikleri artırmakta hem de şehrin dokusunun bozulmasına neden olmaktadır. Kentsel dönüşümün sadece yoksul mahallelerle sınırlı kalmayıp, tarihi yapıların da tehdit altında olduğunu vurgulayarak, bu süreçlerin hangi sonuçları doğurabileceğini ortaya koydu.
Yoksulluğun Artan Etkileri
Yılmaz, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine dayanarak, 2015 yılında nüfusun yüzde 23,3’ünün kiracı olduğunu, bu kişilerin kira ödemeyen nüfusun oranının ise yüzde 14,8 olduğunu aktardı. Konut fiyatlarındaki artışın, yoksullar için ev sahibi olmanın giderek imkansız hale geldiğine işaret ettiğini belirterek, “Yoksullar için bu ülkedeki tek taşınmaz mülk, maalesef mezar yeri olmaktan öte gidememektedir” dedi. Bunun yanı sıra, TOKİ’nin, 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 24. maddesi ile denetim dışına çıkarıldığını ve bu durumun inşaat sektöründe iş cinayetlerinin artmasına neden olduğunu ifade etti. Yılmaz, TOKİ’nin sadece kendi projelerinin değil, ortak olduğu özel şirketlerin de denetimden muaf kılındığını dile getirerek, sorunların araştırılması ve yoksul kesimlerin yaşadığı sıkıntıların sona ermesi için Meclis’te gerekli adımların atılması gerektiğine dikkat çekti.
