Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda devam eden bütçe görüşmeleri sırasında, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın mali durumu masaya yatırıldı. CHP Antalya Milletvekili Aydın Özer, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’yi çiftçilerin sorunlarına kayıtsız kalmakla eleştirerek, bu yılki kullanabileceği notların yanı sıra bakanlığının verimliliği hakkında da sert eleştirilerde bulundu. Özer, “Çiftçilerimizin dertlerine kulak vermek için Türkiye’nin dört bir yanını dolaştık, sorunları dinledik,” diyerek, Pakdemirli’nin bakanlık için yeterli olmadığını savundu. Özer, “Kendisi istifa edemediği için görevden alınması gerektiğine inanıyorum,” diye ekledi.
Bakanın Performans Değerlendirmesi
CHP'li Aydın Özer, Bakan Bekir Pakdemirli’nin tarım alanındaki başarısızlıklarını değerlendirerek, çeşitli sorunlarla ilgili net rakamlar sunmayı ihmal etmedi. Kendisi, Bakanlık’a ait karne notlarını kamuoyuyla paylaştı. İlk olarak tarımsal sorunları görmeme konusundaki notu 100 üzerinden 100 olarak değerlendiren Özer, çiftçilerin maliyetlerini düşürme ve artan maliyetlere karşı çözüm bulma konusundaki yetersizliklerinin de aynı şekilde yüksek not aldığını belirtti. Ayrıca, besicilere yeterli destek verememek ve tarımsal destekleme kanununa uymama konularında da benzer notlar verildi. Özer, “Türk çiftçisi değil, yabancı çiftçiler için iyi işler yaptığını düşünen Bakan, elbette bu notları aldı,” şeklinde konuştu.
Çarpıcı İstatistikler
Özer, Pakdemirli’nin yönetimi altında yaşanan olayların yanı sıra güncel verilere de dikkat çekti. 2021 yılının ilk sekiz ayında üretimi durduran çiftçi sayısının 128 bin 620 olduğunu belirten Özer, çiftçilere ödenmesi gereken destek miktarının 66,5 milyar TL olduğunu fakat gerçekte verilmediğini ifade etti. Bu durum, çiftçilerin yaşadığı ekonomik zorlukları gözler önüne serdi. Özer, ihracat gelirinin 37,6 milyar TL, ithalat için ödenen miktarın ise 66,2 milyar TL olduğu, böylece 28,6 milyar TL’lik bir açık bulunduğu konusunda da uyarılarda bulundu. Çiftçilerin toplam borç miktarının 200 milyardan fazla olduğu ifade edildi. Ayrıca, orman yangınları sonucunda yanan alanların büyüklüğü ise 178 bin hektarı buldu; bu da tarım alanlarının gün geçtikçe azalmasına neden olmakta.
Rüşvet İddiaları
CHP'li Özer, meclisteki konuşmasında, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin adını karıştıran rüşvet iddialarını gündeme getirdi. Sözü geçen sığır ithalatı sürecinde 120 bin dolarlık bir rüşvet alındığına dair iddiaları hatırlatarak, Bakan’ın sadece teşkilatın başında bulunduğunu söylemekle yetindiğini, ancak eylemlerinin bu durumu yeterince karşılamadığını dile getirdi. Özer, “Bakan’a dosya sunacağım,” dediğinde Bakanın tepkisi sert oldu, “Ne biliyorsan hemen savcılara ilet, aksi halde şerefini kaybedersin,” şeklinde bağırdığı öğrenildi. Özer bunun üzerine dosyayı sunma niyetini yineledi, Bakan ise “Niye bugüne kadar gitmedin?” şeklinde karşılık verdi.
Vatandaşların Mağduriyetleri
Özer, bahsedilen rüşvet olayına dair bir vatandaştan gelen örneği de paylaştı. 40 yaşlarında bir birey, iş başvurusu yaptığı dönemde yaşadığı maddi kayıpları dile getirerek kendisinin bir bürokrat tarafından dolandırıldığını iddia etti. Ekim 2017’de bir sendika aracılığıyla işe gireceği konusunda yazı aldı; fakat işe alınamadı. İddiaya göre, bürokrata para verildiğinde dahi vaad edilen iş gerçekleşmedi. Bu olayın ardından vatandaş, Orman Genel Müdürü’ne şikayette bulundu ancak durumu düzeltecek hiçbir önlem alınmadı. Durumun mahkeme sürecinde hala devam ettiği belirtiliyor. Özer, bu tür durumların takipçisi olacaklarını vurguladı.
Ahlaklı Bürokrasi Üzerine Düşünceler
Bürokratların adil ve etik bir çalışma yürütmesi gerektiğinin altını çizen Özer, bu dosyaların içinde vatandaşların maruz kaldığı sahte belgelerin yer aldığını belirtti. Taleplerin yanı sıra, bu tür belgelerle mağduriyetlerin üstünün kapatılmaya çalışıldığını vurguladı. Ayrıca, daha önce Banana bu konuyla ilgili resmi bir yazı gönderdiği hatırlatıldı. “Bu kişi yalan söylüyor,” diyerek verilen yanıtın, konunun üzüntü verici bir boyuta ulaşmasına neden olduğunu ifade etti. Özer, mağdur vatandaşların değil, ahlaklı bürokratların sayısının artması yönünde bir talepte bulundu ve çabalarını bu doğrultuda sürdüreceklerini belirtti.