Evrim Rızvanoğlu’ndan ‘Adil Geçiş’ ve Yapay Zekâ Soruları

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda yeşil dönüşüm ve yapay zekânın çalışma hayatına etkilerini gündeme taşıdı. Kömür bölgelerinde çalışan 40 bin kişinin geleceğine ve yapay zekâ dönüşümüne dikkat çeken Rızvanoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına "2027 bütçesinde adil geçiş için ne kadar kaynak ayırdınız?" sorusunu yöneltti.

Evrim Rızvanoğlu’ndan ‘Adil Geçiş’ ve Yapay Zekâ Soruları

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda gerçekleşen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı bütçe görüşmelerinde söz alarak yeşil dönüşüm ve yapay zekânın çalışma hayatı üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

Kömür bölgelerinde çalışan işçilerin geleceğinin güvence altına alınması gerektiğinin altını çizen Rızvanoğlu, adil geçiş politikalarının hayata geçirilmesi için somut bir takvim ve bütçe çağrısı yaptı. Rızvanoğlu ayrıca, yapay zekâ ve otomasyon süreçlerinin istihdamda yaratacağı değişimlere dikkat çekti.

"Adil Geçiş Hızlanmalı"

İklim kriziyle mücadele kapsamında dünya ekonomilerinin yeniden şekillendiğini ve ülkelerin kömürden aşamalı çıkışı planladığını belirten Rızvanoğlu, yenilenebilir enerji yatırımlarının arttığını ve sanayinin daha temiz teknolojilere yöneldiğini ifade etti.

Yeni sektör ve meslekler ortaya çıkarken bazı bölgelerde mevcut istihdam alanlarının daraldığına işaret eden Rızvanoğlu, "İşte tam da bu noktada adil geçiş önem kazanıyor. Adil geçiş, ekonomi dönüşürken çalışanların işini, gelirini ve geleceğini güvence altına almak demek." ifadelerini kullandı.

"Bir Maden Kapandığında Bütün Bölgenin Ekonomisi Etkileniyor"

Kömürden aşamalı çıkış sürecinde Zonguldak, Soma, Tavşanlı ve Afşin-Elbistan gibi bölgelerde yaşanabilecek istihdam kayıplarına değinen Rızvanoğlu, bu bölgelerde doğrudan 40 bin kişinin çalıştığını ve binlerce insanın geçimini kömür ekonomisinden sağladığını vurguladı.

Bir madenin kapanmasının işçiyi, ailesini, esnafı ve nakliyeciyle birlikte tüm bölge ekonomisini etkilediğini belirten Rızvanoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi'nin çalışmaları da kömürden çıkış senaryolarında binlerce çalışanın istihdamının risk altına girebileceğine işaret ediyor. Peki, bu insanlara nasıl bir gelecek sunacağız? Bir madenciye başka bir sektörde çalışın demek kolay. Ama yaşadığı bölgede yeni iş alanları yoksa, mesleki eğitim alamıyorsa, gelirini kaybediyorsa nasıl geçinecek? İşte adil geçişin özü bu. Çalışanlara yeni beceriler kazandırmak, yatırımları bu bölgelere yönlendirmek, yerel ekonomileri güçlendirmek ve gelir güvencesi sağlamak zorundayız."

Türkiye'de ne eğitimde ne de istihdamda yer alan gençlerin oranının OECD ortalamasının yaklaşık iki katı olduğunu hatırlatan Rızvanoğlu, yeşil dönüşümün yaratacağı yeni iş alanlarının gençler için bir fırsata dönüşmesi gerektiğini belirtti.

"2027 Bütçesinde Adil Geçiş İçin Ne Kadar Kaynak Ayırdınız?"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının hazırladığı Ulusal Adil Geçiş Stratejisi ve Eylem Planı'nı önemli bir adım olarak nitelendiren ancak somut bir uygulama takviminin şart olduğunu vurgulayan Rızvanoğlu, Bakanlığa şu soruları yöneltti:

  • İklim Kanunu'nun 12'nci maddesi, ilgili gelirlerin yüzde 10'una kadarının adil geçiş faaliyetlerinde kullanılmasına imkân tanıyor. Bu kaynak hangi bölgeye, hangi çalışana, hangi programla ulaşacak?
  • Kömür bölgeleri için istihdam ve sosyal etki analizleri yapıldı mı?
  • Çalışanlara ücretli çalışma saatleri içinde mesleki eğitim, gelir desteği, iş garantisi ve yeni işe yerleştirme imkânı sağlanacak mı?
  • 2027 bütçesinde adil geçiş için ne kadar kaynak ayırdınız ve somut hedefler neler?

"Yapay Zekâ, Fabrikadaki İşçiden Ofisteki Grafikere Kadar Pek Çok Mesleği Dönüştürüyor"

Yeşil dönüşümün yanı sıra yapay zekâ ve otomasyonun da çalışma hayatını kökten değiştirdiğini ifade eden Rızvanoğlu, uluslararası kuruluşların verilerini komisyonla paylaştı:

  • Dünya Ekonomik Forumu (WEF) verilerine göre: 2030 yılına kadar 170 milyon yeni iş ortaya çıkacak, buna karşılık 92 milyon mevcut iş yer değiştirecek veya ortadan kalkacak.
  • Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre: Dünyada her dört çalışandan yaklaşık biri üretken yapay zekâdan etkilenebilecek mesleklerde görev yapıyor.

Yapay zekânın fabrikadaki işçiden ofisteki grafikere kadar pek çok mesleği dönüştürdüğünü, işlerin daha kısa sürede yapılarak üretkenliğin arttığını belirten Rızvanoğlu, "Elbette bunlar önemli fırsatlar. Ancak asıl mesele şu: Teknolojinin yarattığı kazançtan çalışanlar ne kadar pay alacak?" sorusunu gündeme getirdi.

"Çalışanların Algoritmik Kararlara İtiraz Hakkı Olacak mı?"

Avrupa Birliği'nin Yapay Zekâ Yasası ile işe alım ve çalışan performansının değerlendirilmesinde kullanılan sistemleri "yüksek riskli" kabul ettiğini, şeffaflığı ve insan denetimini esas aldığını hatırlatan Rızvanoğlu, Türkiye'nin de bu dönüşüme hazırlanması gerektiğini söyledi.

Teknoloji ilerlerken çalışan haklarının geriye gidemeyeceğini vurgulayan Rızvanoğlu, Bakanlığa yapay zekâ süreciyle ilgili şu soruları sordu:

  • Türkiye’de nasıl bir mekanizma işliyor, çalışanların algoritmik kararlara itiraz hakkı olacak mı?
  • Mesleği dönüşenlere ücretli çalışma saatleri içinde eğitim sağlanacak mı ve verimlilik artışından çalışanlar da yararlanabilecek mi?
  • Yapay zekânın istihdama etkilerine ilişkin sektör ve meslek bazında analiz yaptınız mı?
  • Mesleği dönüşen çalışanlar için eğitim ve gelir güvencesi programları hazırlıyor musunuz?

"Yeni Fırsatlar Ortaya Çıkarken Kimse Geride Bırakılmamalı"

Konuşmasının sonunda hem yeşil hem de dijital dönüşümün iki büyük fırsat olduğu kadar iki büyük sorumluluk da getirdiğini ifade eden Evrim Rızvanoğlu, "Yeni yatırımlar yapılırken istihdam korunmalı. Teknoloji gelişirken emeğin hakkı gözetilmeli. Yeni fırsatlar ortaya çıkarken kimse geride bırakılmamalı. Bu konulardaki bütün sorularımızın cevabını öğrenmek istiyoruz." sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız